﻿{"id":219,"date":"2016-07-23T15:50:15","date_gmt":"2016-07-23T13:50:15","guid":{"rendered":"http:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/?p=219"},"modified":"2016-07-23T15:51:03","modified_gmt":"2016-07-23T13:51:03","slug":"ilmihal-dindarliginin-imkani-uezerine","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/?p=219","title":{"rendered":"\u0130lmih\u00e2l Dindarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n \u0130mk\u00e2n\u0131 \u00dczerine"},"content":{"rendered":"<p>Klasik f\u0131k\u0131h literat\u00fcr\u00fcn\u00fcn bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc olu\u015fturan taharet, namaz, oru\u00e7 ve hac gibi konular\u0131n, ba\u015f\u0131na\u00a0 akaid konular\u0131n\u0131n da eklenmesiyle, ba\u011f\u0131ms\u0131z eserler h\u00e2linde ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n\u0131n tarihi bizde 15. y\u00fczy\u0131la kadar geri g\u00f6t\u00fcr\u00fclmektedir.(1) Halk aras\u0131nda &#8216;Namaz Hocas\u0131&#8217; veya &#8216;\u0130lmihal&#8217; olarak bilinen bu t\u00fcr eserler, s\u00f6zl\u00fc k\u00fclt\u00fcr yan\u0131nda, halk\u0131m\u0131z\u0131n temel dini bilgilerinin ba\u015fl\u0131ca kayna\u011f\u0131n\u0131 te\u015fkil etmektedir. Bu bak\u0131mdan \u00fclkemiz insan\u0131n\u0131n din konusundaki bilgilerinin b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde namaz hocalar\u0131 veya ilmihaller taraf\u0131ndan \u015fekillendirildi\u011fini s\u00f6ylemek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Bu kadar etkili olmalar\u0131na ra\u011fmen, bu t\u00fcr eserlerin bilimsel de\u011feri \u00fczerinde yeterince duruldu\u011fu s\u00f6ylenemez. Bunlar\u0131n sundu\u011fu bilgilerin ne derece sa\u011fl\u0131kl\u0131 ve yeterli oldu\u011fu meselesi bir yana, bu bilgilerin ne t\u00fcr bir dindarl\u0131\u011fa yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 \u00fczerinde ise, neredeyse hi\u00e7 durulmam\u0131\u015ft\u0131r. Halbuki milyonlarca insan\u0131n dine dair bilgilenme s\u00fcrecinde muhtemelen okuyup okuyaca\u011f\u0131 yegane kaynak konumundaki bu t\u00fcr eserlerin, devaml\u0131 surette g\u00f6zden ge\u00e7irilmesi ve toplumun ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131 kar\u015f\u0131layacak \u015fekilde gerekli de\u011fi\u015fikliklerin yap\u0131lmas\u0131, ihmale gelmeyecek kadar \u00f6nemi haiz bir meseledir. Konunun b\u00f6ylesine kapsaml\u0131 bir bi\u00e7imde ele al\u0131nmas\u0131n\u0131n \u00e7ok y\u00f6nl\u00fc bir incelemeyi gerektirece\u011fi a\u015fikard\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla, bu s\u0131n\u0131rl\u0131 incelemede cevab\u0131 aranmas\u0131 gereken en \u00f6nemli soru, kanaatimizce, ilmihallerin bir dindarl\u0131k tasavvuruna sahip olup olmad\u0131\u011f\u0131, sahip ise, bunun ne t\u00fcr bir dindarl\u0131k tasavvuru oldu\u011fudur. A\u015fa\u011f\u0131da i\u015fte bu sorunun cevab\u0131 aranacakt\u0131r.(2)<\/p>\n<p>\u0130lmihallerin konumuz a\u00e7\u0131s\u0131ndan dikkat \u00e7eken ortak \u00f6zelliklerine i\u015faret ederek incelememize ba\u015flayabiliriz. Bu \u00f6zelliklerin ba\u015f\u0131nda &#8220;\u0130slam&#8217;\u0131n \u015fart\u0131 be\u015ftir&#8221; anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n belirleyicili\u011fi gelmektedir. Zira ilmihallerin neredeyse tamam\u0131, &#8220;\u0130slam&#8217;\u0131n \u015fart\u0131 be\u015ftir&#8221; anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 merkeze alm\u0131\u015f durumdad\u0131r. Bu i1mihaller, iman, namaz, oru\u00e7, hac ve zekattan olu\u015fan \u0130slam&#8217;\u0131n be\u015f \u015fart\u0131 (?) d\u0131\u015f\u0131nda baz\u0131 konulara da yer vermi\u015f olsalar da, bunlar\u0131n, ilmihallerin temel ilgi alan\u0131n\u0131 olu\u015fturduklar\u0131n\u0131 s\u00f6ylemek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Bu durum kar\u015f\u0131s\u0131nda, \u0130slam&#8217;\u0131n ku\u015fatt\u0131\u011f\u0131 alanlarla mukayese edildi\u011finde &#8220;\u0130slam\u0131n \u015fart\u0131 be\u015ftir&#8221; anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n, \u0130slam&#8217;\u0131 son derece dar bir alana hapsetti\u011fi a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6r\u00fclmektedir. Bu ise, ilmihallerin dindarl\u0131\u011f\u0131 dar bir alana s\u0131k\u0131\u015ft\u0131rarak &#8216;daralt\u0131lm\u0131\u015f&#8217; bir dindarl\u0131k \u00f6nerdi\u011fi \u015feklinde yorumlanabilecek bir durumdur.<\/p>\n<div align=\"justify\"><strong>Daralt\u0131lm\u0131\u015f Dindarl\u0131k<\/strong><\/div>\n<div align=\"justify\">Tekrar hat\u0131rlatal\u0131m ki, M\u00fcsl\u00fcman\u0131n bilmesi, inanmas\u0131 ve yapmas\u0131-yapmamas\u0131 gereken hususlar\u0131, yani \u0130slam&#8217;\u0131 bu be\u015f hususa hasretmek, son derece yanl\u0131\u015f ve yanl\u0131\u015f oldu\u011fu kadar, vahim sonu\u00e7lar do\u011furabilecek bir anlay\u0131\u015ft\u0131r. Zira \u0130slam, kesinlikle bu be\u015f husustan ibaret de\u011fildir.(3) Yusuf Ziya Y\u00f6r\u00fckan&#8217;\u0131n da dedi\u011fi gibi, \u0130slam binas\u0131n\u0131n ilkeleri yaln\u0131z bunlar de\u011fildir.<em>Kur&#8217;an-\u0131 Kerim&#8217;de Allah&#8217;\u0131n bir\u00e7ok buyruklar\u0131 vard\u0131r. ( &#8230; ) Bu hadiste g\u00f6sterilen d\u00f6rt ibadet [namaz, oru\u00e7, zekat, hac] emrinden yaln\u0131z namaz emri ilk emirlerdendir. Oru\u00e7 emri Medine&#8217;de gelmi\u015ftir. Milleti savunma [cihad] emri dahi zekat ve hac emirlerinden \u00f6nce gelmi\u015ftir. Bat\u0131l adetleri terk etmek, hurafelerle m\u00fccadele etmek, taassubu kald\u0131rmak emirleri de Mekke&#8217;de ilk zamanlarda gelen emirlerdendir. \u015e\u00fcphe yok ki bunlar\u0131n Kur&#8217;an&#8217;da \u00f6tekilerden \u00f6nce gelmesinin bir sebebi ve manas\u0131 vard\u0131r. Kald\u0131 ki M\u00fcsl\u00fcmanl\u0131k bir b\u00fct\u00fcnd\u00fcr, yaln\u0131z ibadetlere dair olanlar\u0131 al\u0131p, di\u011ferlerini b\u0131rakmak olmaz [vurgu bize ait, M.H.K.]. \u015eu halde, Peygamber&#8217;in bu d\u00f6rd\u00fcn\u00fc di\u011ferlerinden ay\u0131rmas\u0131, ibadetlerin iman\u0131 kuvvetlendirmekte ve ahlak\u0131 y\u00fckseltmekteki tesirini g\u00f6stermek maksad\u0131n\u0131 g\u00fcder. Nitekim \u00f6tekilerini de di\u011fer hadislerde ayn\u0131 suretle bildirmi\u015f bulunuyor. Peygamber diyor ki: &#8216;\u0130slam, insanlar\u0131n senin dilinden ve elinden\u00a0 emin olmalar\u0131d\u0131r.&#8217; Di\u011fer bir hadiste de, &#8216;\u0130slam kendiniz i\u00e7in arzu etti\u011finizi karde\u015finiz i\u00e7in de arzu etmenizdir.&#8217; deniliyor.(4)<br \/>\n<\/em><br \/>\nKald\u0131 ki, \u0130slam&#8217;\u0131n, kendisine g\u00f6n\u00fcl veren m\u00fcminlerine y\u00f6nelik taleplerinin, sadece \u0130slam&#8217;\u0131n \u015fart\u0131n\u0131n be\u015f oldu\u011fu anlay\u0131\u015f\u0131nda ifadesini bulan hususlardan ibaret oldu\u011funu ileri s\u00fcrmenin, tabir caizse, \u0130slam&#8217;\u0131 adeta ku\u015fa \u00e7evirmek anlam\u0131na gelebilece\u011fi de sa\u011fduyu sahiplerinin dikkatlerinden ka\u00e7mayacakt\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130lmihallerin \u00f6ng\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc din(darl\u0131k) anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n dinin alan\u0131n\u0131 nas\u0131l daraltt\u0131\u011f\u0131n\u0131 daha net g\u00f6rebilmek i\u00e7in, \u0130slami \u00f6\u011fretiler manzumesinin bir \u015fema halinde g\u00f6sterilmesi olduk\u00e7a ayd\u0131nlat\u0131c\u0131 olacakt\u0131r.<\/p>\n<p><em>1: Metafizik ilkeler alan\u0131 (Allah, ahiret, n\u00fcb\u00fcvvet, evrenin, hayat\u0131n, insan\u0131n anlam\u0131)<br \/>\n2: Ahl\u00e2ki ilkeler alan\u0131 (adalet, e\u015fitlik, karde\u015flik, yard\u0131mla\u015fma, iyili\u011fi emretmek, k\u00f6t\u00fcl\u00fckle m\u00fccadele etmek)<br \/>\n3: Rit\u00fceller alan\u0131 (namaz, oru\u00e7, hac, kurban)<br \/>\n4: Normatif d\u00fczenlemeler alan\u0131 (cemiyet, hukuk, siyaset ve ekonomi alan\u0131)<\/em><\/p>\n<p>\u015eemada konular\u0131n s\u0131ralan\u0131\u015f\u0131, ayn\u0131 zamanda \u00f6nem s\u0131ras\u0131n\u0131 da g\u00f6stermektedir. Buna g\u00f6re, ilmihallerin III. s\u0131rada yer alan konular\u0131 \u00f6n plana \u00e7\u0131karan, II. ve IV. s\u0131radaki konular\u0131 ikinci planda g\u00f6ren bir yakla\u015f\u0131m i\u00e7erisinde olduklar\u0131 rahatl\u0131kla s\u00f6ylenebilir. Bu hususu, ilmihallerin ele ald\u0131klar\u0131 konulara ne kadar yer ay\u0131rd\u0131klar\u0131na bakt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda da kolayca g\u00f6rmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Burada bir \u00f6rnek olarak \u00d6mer Nasuhi Bilmen&#8217;in <em>B\u00fcy\u00fck \u0130slam \u0130lmihali<\/em>&#8216;ndeki konular\u0131n yo\u011funluk oranlar\u0131na bakmak yeterli olacakt\u0131r. Bu ilmihalde belli ba\u015fl\u0131 konulara ayr\u0131lan sayfa say\u0131s\u0131n\u0131 \u015f\u00f6yle g\u00f6sterebiliriz (Tima\u015f Yay\u0131nlar\u0131, \u0130stanbul 1995):<\/p>\n<\/div>\n<div align=\"justify\"><\/div>\n<div align=\"justify\">\n<div align=\"justify\"><em>Namaz \u00a0\u00a0 \u00a0250<br \/>\nOru\u00e7 \u00a0\u00a0 \u00a050<br \/>\nZekat \u00a0\u00a0 \u00a050<br \/>\nHacc \u00a0\u00a0 \u00a035<br \/>\nKurban \u00a0\u00a0 \u00a015<br \/>\nKerahet-\u0130stihsan\u00a0 30<br \/>\nAhlak \u00a0\u00a0 \u00a030<br \/>\nSiyer \u00a0\u00a0 \u00a060<br \/>\nToplam \u00a0\u00a0 \u00a0520<\/em>Do\u011frudan \u0130slami \u00f6\u011fretiyle ilgili g\u00f6r\u00fcnmeyen siyer k\u0131sm\u0131 d\u0131\u015fta b\u0131rak\u0131lacak olursa, toplam 460 sayfan\u0131n 400 sayfas\u0131n\u0131n namaz, oru\u00e7, zekat, hac ve kurbana ayr\u0131ld\u0131\u011f\u0131 halde, ahlaka ve davran\u0131\u015flarla ilgili kurallara sadece 60 sayfa ayr\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131, tespitimizin do\u011frulu\u011funu g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne sermektedir. Bu tespitin, hemen b\u00fct\u00fcn ilmihaller i\u00e7in ge\u00e7erli bir tespit oldu\u011funu burada hat\u0131rlatmakta yarar vard\u0131r. Ortadaki bu durum, s\u00f6z konusu daralt\u0131lm\u0131\u015f din anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n, ayn\u0131 zamanda, \u0130slami \u00f6\u011fretinin \u00f6nemli y\u00f6nlerinin c\u0131l\u0131z kald\u0131\u011f\u0131, &#8220;zay\u0131flat\u0131lm\u0131\u015f bir din anlay\u0131\u015f\u0131&#8221; \u015feklinde de nitelendirilebilece\u011fini g\u00f6stermektedir.<\/p>\n<p><strong>Daralt\u0131lm\u0131\u015f Kulluk<\/strong><\/p>\n<\/div>\n<div align=\"justify\">Allah&#8217;a teslim olmak anlam\u0131na da gelen \u0130slam&#8217;\u0131n, Allah&#8217;\u0131n isteklerine boyun e\u011fip, O&#8217;na itaat etmek \u015feklinde \u00f6zetlenmesi m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Kur&#8217;an-\u0131 Kerim, insan ile Allah aras\u0131ndaki bu ili\u015fkiyi, ilk muhataplar\u0131n\u0131n anlayaca\u011f\u0131 bir dille &#8216;<em>ubudiyye-&#8216;ibade(t)<\/em> (kulluk) benzetmesiyle ifade etmi\u015f olup, Allah&#8217;\u0131n M\u00fcsl\u00fcmanlara y\u00f6nelik talepleri ise, bireysel, toplumsal ve evrensel boyutlar\u0131 olan taleplerdir. B\u00f6yle olunca da, \u2018ibadet\u2019in, her konuda Allah&#8217;a itaat etmek anlam\u0131na gelece\u011fi de a\u00e7\u0131kt\u0131r.(5) Mant\u0131ken de, Allah&#8217;a kulluk etmek ve O&#8217;nun isteklerini yerine getirmek anlam\u0131na gelen &#8216;ibadet&#8217;in, \u0130slami \u00f6\u011fretinin b\u00fct\u00fcn alanlar\u0131n\u0131 kapsamas\u0131 gerekti\u011fini anlamak zor olmasa gerektir. Ama buna mukabil, b\u00fct\u00fcn ilmihallerin, \u0130slam d\u00fc\u015f\u00fcncesinin hemen her alan\u0131nda da g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc \u00fczere, ibadet kavram\u0131n\u0131 da bir t\u00fcr anlam daralmas\u0131na maruz b\u0131rakt\u0131klar\u0131n\u0131 g\u00f6rmekteyiz. Zira ilmihaller, neredeyse ittifakla, ibadeti; namaz, oru\u00e7, zekat, hac, kurban, Kur&#8217;an okuma vb. birtak\u0131m rit\u00fcellerle s\u0131n\u0131rland\u0131rm\u0131\u015f durumdad\u0131r. Halbuki bunlar, zekat hari\u00e7 yukar\u0131daki \u015femada III no&#8217;lu alanda yer alan hususlardan ibarettir ki, sadece bunlar\u0131n ifas\u0131na &#8216;ibadet&#8217; ad\u0131n\u0131 verip de, di\u011fer \u00fc\u00e7 alan\u0131 d\u0131\u015far\u0131da b\u0131rakmak, hem kelimenin Arap dilindeki anlam\u0131na, hem de Kur&#8217;an&#8217;\u0131n bu kavram\u0131 kullan\u0131\u015f\u0131ndaki kapsay\u0131c\u0131l\u0131\u011fa ayk\u0131r\u0131 bir tasarruftur. Bu yanl\u0131\u015f anlay\u0131\u015f y\u00fcz\u00fcndendir ki, asl\u0131nda fenomenolojik olarak insan\u0131n iman ve salih amele y\u00f6nelmesini sa\u011flamak amac\u0131yla vazedilmi\u015f olan bu rit\u00fceller, ibadet kapsam\u0131nda de\u011ferlendirildi\u011fi halde, as\u0131l ama\u00e7 olan, her t\u00fcr\u00fcyle \u2018salih amel\u2019i ibadet kapsam\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda m\u00fctalaa etmenin izah\u0131 m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. \u0130slam gelene\u011finde egemen olan bu yanl\u0131\u015f ve eksik ibadet anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n, \u0130slami \u00f6\u011fretinin s\u0131n\u0131rl\u0131 bir alan\u0131n\u0131 ibadet olarak telakki edip, geni\u015f ve son derece \u00f6nemli pek \u00e7ok alan\u0131 ibadet kapsam\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda b\u0131rakmakla sonu\u00e7lanaca\u011f\u0131 a\u00e7\u0131k; bunun Allah&#8217;\u0131n istedi\u011fi ibadet (kulluk) olamayaca\u011f\u0131 ise ortadad\u0131r. San\u0131r\u0131z bug\u00fcn \u00fclkemizde de \u0130slam d\u00fcnyas\u0131n\u0131n di\u011fer b\u00f6lgelerinde de, M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n i\u00e7inde bulunduklar\u0131 durumun bir b\u00fct\u00fcn olarak \u0130slami \u00f6\u011fretiyi i\u00e7eren \u2018ibadet\u2019 kavram\u0131n\u0131n baz\u0131 rit\u00fcellere indirgenmesiyle ilgili oldu\u011funu s\u00f6ylemek yanl\u0131\u015f olmayacakt\u0131r. B\u00f6ylesi daralt\u0131lm\u0131\u015f bir kulluk\/ibadet anlay\u0131\u015f\u0131na dayal\u0131 bir dindarl\u0131\u011f\u0131n, \u0130slam&#8217;\u0131n hedefledi\u011fi bir dindarl\u0131k olamayaca\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemeye bile gerek yoktur.<\/div>\n<\/div>\n<div align=\"justify\"><\/div>\n<div align=\"justify\">\n<div align=\"justify\"><strong>Derinliksiz Dindarl\u0131k<\/strong><\/div>\n<div align=\"justify\">Dinin, \u00f6z\u00fcnde Allah ile insan aras\u0131nda ger\u00e7ekle\u015fen derinlikli bir i\u00e7 tecr\u00fcbe olarak nitelendirilmesi de m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Ne var ki, ilmihallerin b\u00f6ylesi derin bir dindarl\u0131k vurgusuna sahip olmad\u0131klar\u0131 da g\u00f6zden ka\u00e7mamaktad\u0131r. Asl\u0131nda, zaten alan\u0131 daralt\u0131lm\u0131\u015f bir ibadet\/kulluk anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n, derinlik (deruni) boyutunun da ihmal edilmesiyle, art\u0131k bir &#8216;dindarl\u0131k&#8217;tan bahsedilip bahsedilemeyece\u011fi bile tart\u0131\u015fmal\u0131 bir hal almaktad\u0131r. Hele Kur&#8217;an&#8217;\u0131n, kulluk bilincinin tezah\u00fcrleri olan namaz, oru\u00e7, zekat, hac vb.den ziyade, bizatihi bu bilince ve onun&#8217; derinle\u015ftirilmesine y\u00f6nelik s\u0131k ve \u0131srarl\u0131 vurgular\u0131yla mukayese edildi\u011finde, ilmihallerin &#8216;\u00f6z&#8217;\u00fcn \u00f6nemini yeterince kavrayamad\u0131klar\u0131 sonucuna varmak ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olmaktad\u0131r.(6) Bu a\u00e7\u0131dan, ilmihallerin arz etti\u011fi eksiklikleri daha yak\u0131ndan g\u00f6rebilmek i\u00e7in, en az\u0131ndan namaz, abdest, oru\u00e7, hac vb. rit\u00fcellerin klasik tasavvuf literat\u00fcr\u00fcndeki ve baz\u0131 \u00e7a\u011fda\u015f eserlerdeki ele al\u0131n\u0131\u015f bi\u00e7imlerine bakmak ve ilmihallerle bir mukayese yapmak yeterli olacakt\u0131r.(7)<strong>\u015eekilci-Mekanik Dindarl\u0131k<\/strong><\/p>\n<p>Dinin bu &#8216;derin bilin\u00e7&#8217; boyutunun ihmalinin, \u015fekilci ve mekanik bir dindarl\u0131kla sonu\u00e7lanmas\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131r. Asl\u0131nda bu a\u00e7\u0131dan bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, \u00f6nceki dinlerin ba\u015f\u0131na gelenler \u0130slami \u00f6\u011fretinin de ba\u015f\u0131na gelmi\u015f ve tasavvuf ehlinin, fukaha\/ulemaya y\u00f6nelik &#8216;zahir ehli&#8217; ele\u015ftirisini hakl\u0131 \u00e7\u0131kar\u0131rcas\u0131na, formalite ve \u015fekilcilik, olduk\u00e7a erken d\u00f6nemlerde zuhur edip yay\u0131lm\u0131\u015f ve varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 bug\u00fcne kadar etkili bir bi\u00e7imde s\u00fcrd\u00fcrmeye devam etmi\u015ftir. \u0130lmihaller de i\u015fte bu olumsuz geli\u015fmenin pek \u00e7ok \u00fcr\u00fcnlerinden birisi olarak \u00f6n\u00fcm\u00fczde durmaktad\u0131r. Zira mevcut ilmihallerin hemen hepsi, asl\u0131nda orta\u00e7a\u011fda yaz\u0131lm\u0131\u015f f\u0131k\u0131h kitaplar\u0131n\u0131n ilgili b\u00f6l\u00fcmlerinin \u00e7evirisine dayal\u0131 derlemeler oldu\u011fundan, ayn\u0131 zamanda orta\u00e7a\u011f d\u00fc\u015f\u00fcnce ve yakla\u015f\u0131mlar\u0131n\u0131 da temsil ettiklerini s\u00f6ylemek yanl\u0131\u015f olmasa gerektir.<\/p>\n<p>Burada ilmihallerin sergiledi\u011fi \u015fekilcilik \u00f6rneklerini tek tek saymak m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir; zira bu takdirde neredeyse ilmihallerin b\u00fcy\u00fck bir k\u0131sm\u0131n\u0131 aktarmak gerekecektir.(8) Bunu yapmak yerine, ilmihallerde namaz, abdest, sular, oru\u00e7, hac, zekat, hac vb. konular \u015fekle ili\u015fkin detaylar\u0131n, \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bir k\u0131sm\u0131na, ne Kuran&#8217;da ne de zay\u0131f ve uydurmalar\u0131 dahil hadis rivayetlerinde rastland\u0131\u011f\u0131n\u0131 dikkatlere sunmak yeterli olacakt\u0131r. Bunun anlam\u0131 ise, ilmihallerin verdikleri bu muazzam detaylar\u0131n b\u00fcy\u00fck bir k\u0131sm\u0131n\u0131n Hz. Peygamber ve ashab\u0131nca bilinen \u015feyler olmad\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Bu noktada sorulmas\u0131 gereken soru ise \u015fudur: Bu k\u0131l\u0131 k\u0131rk yaran detaylar\u0131 bilmeden de, Hz. Peygamber ve ashab\u0131 birtak\u0131m kulluk g\u00f6revlerini rahatl\u0131kla yerine getirebildiklerine g\u00f6re, bug\u00fcn M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131 bunlarla m\u00fckellef tutman\u0131n gere\u011fi ve yarar\u0131 nedir? Bizce bu sorunun cevab\u0131 da, \u00fczerinde uzun uzun durmay\u0131 gerektiren \u00e7ok \u00f6nemli bir meseleyle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya bulundu\u011fumuzu g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne serecektir.<\/p>\n<\/div>\n<\/div>\n<div align=\"justify\"><\/div>\n<div align=\"justify\">\n<p><strong>Anakronik Dindarl\u0131k<\/strong><\/p>\n<p>\u0130lmihallerin, kullan\u0131lan dil, kavramsal \u00e7er\u00e7eve ve verilen \u00f6rnekler a\u00e7\u0131s\u0131ndan, keza zihniyet ve bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131lar\u0131 bak\u0131m\u0131ndan bug\u00fcne ait olmad\u0131klar\u0131 hemen ilk bak\u0131\u015fta g\u00f6ze \u00e7arpmaktad\u0131r. Mesela bug\u00fcn i\u00e7in hi\u00e7bir anlam\u0131 olmayan \u2018k\u00f6leler\u2019le ilgili pek \u00e7ok h\u00fckme ilmihallerde yer verilmesi, buna iyi bir \u00f6rnek te\u015fkil etmektedir.(9) Keza sava\u015flarla al\u0131nm\u0131\u015f bir beldede hatibin sol elinde tutaca\u011f\u0131 bir k\u0131l\u0131ca dayanarak hutbe okumas\u0131 gerekti\u011fi (<em>Bilmen<\/em>, s. 158) seferilikten s\u00f6z ederken, yelkenli gemilerle seyahatten, kafile halinde develerle yolculuktan dem vurulmas\u0131 (s. 166), ancak ana dili Arap\u00e7a olanlar i\u00e7in anlaml\u0131 olan &#8216;zelletu&#8217;l-kari&#8217; konular\u0131 (s. 206, vd. 209, vd.), mescit lambalar\u0131nda kirli ya\u011f kullanmaktan (s. 233) yeni fethedilen bir yerdeki gayr-i m\u00fcslim kabirlerini a\u00e7maktan (s. 255), kad\u0131n\u0131n evinde oturup d\u0131\u015far\u0131 \u00e7\u0131kmamakla y\u00fck\u00fcml\u00fc oldu\u011fundan (s. 268) r\u00fc&#8217;yet-i hilal konusunda iki kad\u0131n\u0131n \u015fahitli\u011finin ancak bir erke\u011finkine denk oldu\u011fundan (s. 269), fakire kefaret olarak &#8220;boylu bir entari, k\u0131sa bir g\u00f6mlek veya yaln\u0131z bir don&#8221; verilebilece\u011finden (s. 292), devletin amil, a\u015fir, sai denilen zekat toplama memurlar\u0131n\u0131n bulundu\u011fundan (?) (s. 319), zekat ve sadaka-i f\u0131t\u0131r vb. konular\u0131 ilgilendiren \u00f6l\u00e7\u00fclerle ilgili olarak, orta\u00e7a\u011fa ait uzunluk, a\u011f\u0131rl\u0131k, hacim \u00f6l\u00e7\u00fclerinden -mesela, ar\u015f\u0131n, fersah, mil, dirhem, sa&#8217;, vesk, r\u0131tl, ok at\u0131m\u0131 mesafesi, yaya y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015f\u00fc- bahsedilmesi, burada \u00f6rnek verilebilir. Benzer \u015fekilde, fitre sadakas\u0131nda, bu\u011fday, arpa, hurma ve kuru \u00fcz\u00fcm\u00fcn de\u011fi\u015fmez \u00f6l\u00e7\u00fcler oldu\u011fu (10) iddias\u0131na da bu \u00e7er\u00e7evede yer verilebilir. Yine bug\u00fcnk\u00fc Irak topraklar\u0131n\u0131n &#8216;hara\u00e7 arazisi&#8217; oldu\u011fundan dem vurulmas\u0131 (s. 334), Hz. Peygamber soyundan gelenlere &#8216;hazinedeki&#8217; (?) &#8216;ganimet&#8217; (?) paylar\u0131ndan verilece\u011fi (s. 341), hac\u0131 aday\u0131n\u0131n beraberinde Mekke&#8217;ye kurbanl\u0131k g\u00f6t\u00fcrmesi (s. 368, 369), en faziletli kazan\u00e7 yolunun \u00f6nce cihad, sonra s\u0131rayla, ticaret, ziraat ve sanat \u015feklinde belirlenmesi (s. 417, 418), ihtikardan [karaborsac\u0131l\u0131k] s\u00f6z edilebilmesi i\u00e7in mallar\u0131n asgari k\u0131rk g\u00fcn depolanmas\u0131 gerekti\u011fi (s. 420), bor\u00e7lanma konusuna \u00f6rnek olarak bu\u011fday, arpa, yumurta ve ceviz bor\u00e7lan\u0131lmas\u0131ndan dem vurulmas\u0131 (s. 422), ameliyat amac\u0131yla hastaya, onun akl\u0131n\u0131 giderecek (?) temiz bir ila\u00e7 i\u00e7irilmesinde [narkoz] bir &#8216;sak\u0131nca g\u00f6r\u00fclmemesi&#8217; (?) (s. 426), erkeklerin etekli elbise giymesi ve elbiselerinin eteklerinin, bacaklar\u0131n\u0131n yar\u0131s\u0131na kadar uzat\u0131labilece\u011fi (s. 428), pek y\u00fcksek binalar yapt\u0131rman\u0131n &#8216;mekruh&#8217; oldu\u011fu (s. 429), oyun ve e\u011flence denilen birtak\u0131m zararl\u0131 ve &#8216;faydas\u0131z&#8217; e\u011flencelerin caiz olmad\u0131\u011f\u0131, yararl\u0131 e\u011flencelerin ise ki\u015finin ailesiyle e\u011flenmesi, at\u0131n\u0131 e\u011fitmesi ve ok yar\u0131\u015f\u0131 oldu\u011fu ve at terbiye edip, silah e\u011fitimi g\u00f6rmenin fazileti (s. 433), tavla, satran\u00e7 gibi oyunlar\u0131n harama yak\u0131n mekruh oldu\u011fu, zira bunlar\u0131n zaman kayb\u0131na sebep ve kumara itici oldu\u011fu (s. 433-434), ameliyatlar\u0131n baz\u0131 zaruretlere binaen &#8216;caiz&#8217; oldu\u011fu (?) (s. 435), on \u00fc\u00e7 ya\u015f\u0131na giren \u00e7ocuklar\u0131 namaz k\u0131lmazlarsa d\u00f6vmek, on alt\u0131 ya\u015f\u0131na giren \u00e7ocuklar\u0131 da evlendirmek gerekti\u011fi (s. 444), kad\u0131n\u0131n kocas\u0131n\u0131n dine uygun &#8217;emirlerini&#8217; tutmas\u0131 gerekti\u011fi (s. 444) gibi hususlar da burada zikredilebilir.<\/p>\n<p>Bu ve benzeri \u00f6rnekler, ilmihallerin bize bir gelecek perspektifi sunmak \u015f\u00f6yle dursun, bug\u00fcn\u00fcn ihtiya\u00e7lar\u0131na bile cevap vermekten uzak oldu\u011funu, hatta daha da vahimi, adeta bizi as\u0131rlar \u00f6ncesine s\u00fcr\u00fckledi\u011fini a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne sermektedir. Okuyucusunun zihnini ve bak\u0131\u015flar\u0131n\u0131 ge\u00e7mi\u015fe, as\u0131rlar \u00f6ncesine \u00e7eviren ilmihallerin sunaca\u011f\u0131 dindarl\u0131k anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n bug\u00fcne ait bir dindarl\u0131k olamayaca\u011f\u0131 a\u015fikard\u0131r.<\/p>\n<p>\u00c7a\u011f\u0131n ger\u00e7eklikleriyle ilgisi olmayan bu gibi hususlara ilmihallerde bol bol yer verilmi\u015f olmas\u0131, tekrar ifade edelim ki, bu ilmihallerin asl\u0131nda orta\u00e7a\u011f toplumsal \u015fart ve ihtiya\u00e7lar\u0131na g\u00f6re yaz\u0131lm\u0131\u015f olan Arap\u00e7a f\u0131k\u0131h kitaplar\u0131n\u0131n, bug\u00fcn\u00fcn \u015fartlar\u0131na uyarlanmaks\u0131z\u0131n, aynen T\u00fcrk\u00e7e\u2019ye terc\u00fcme edilmesinden kaynaklanmaktad\u0131r. Yoksa akl\u0131 ba\u015f\u0131nda hi\u00e7bir kimsenin, yukar\u0131daki \u00f6rnekleri, ciddiye alarak ve hi\u00e7bir rahats\u0131zl\u0131k duymadan 21. y\u00fczy\u0131l insan\u0131na sunmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Bu bak\u0131mdan \u00e7a\u011fda\u015f insana, \u00e7a\u011fda\u015f bir dille ve \u00e7a\u011fda\u015f duruma ait \u00f6rneklerle M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131 ge\u00e7mi\u015ften bu \u00e7a\u011fa getirecek, hatta gelecekteki muhtemel geli\u015fmeler konusunda da onlar\u0131 techiz edecek ilmihallere ihtiya\u00e7 oldu\u011funu rahatl\u0131kla ifade edebiliriz.<\/p>\n<\/div>\n<div align=\"justify\"><\/div>\n<div align=\"justify\">\n<div align=\"justify\">\n<p><strong>Eksik ve Yanl\u0131\u015f Bilgi, Eksik ve Yanl\u0131\u015f Bir Dindarl\u0131k Do\u011furur<\/strong><\/p>\n<p>Eksik ve yanl\u0131\u015f bilgiler \u00fczerine sa\u011fl\u0131kl\u0131 bir dindarl\u0131k bina etmek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Ne yaz\u0131k ki, mevcut ilmihallerin yapmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 \u015fey, bundan pek de farkl\u0131 de\u011fildir. Bunu da fazla garipsememek gerekir, zira biraz \u00f6nce de ifade etti\u011fimiz gibi, bu ilmihaller \u00e7a\u011fda\u015f durumlar\u0131n esas al\u0131nd\u0131\u011f\u0131 ve bilimsel ara\u015ft\u0131rmalardan beslenen eserler olmay\u0131p, orta\u00e7a\u011fa ait f\u0131k\u0131h kitaplar\u0131n\u0131n aynen terc\u00fcmesinden, yani bir ba\u015fka ifadeyle, ge\u00e7mi\u015fte \u00fcretilmi\u015f olan yorum ve bilgilerin, hi\u00e7bir tenkit s\u00fczgecinden ge\u00e7irilmeksizin bug\u00fcn\u00fcn insan\u0131na sunulmas\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Nitekim yine Bilmen&#8217;in ilmihalinden se\u00e7ti\u011fimiz a\u015fa\u011f\u0131daki \u00f6rnekler, durumu yeterince a\u00e7\u0131k bir \u015fekilde ortaya koymaktad\u0131r. Ancak, detaylara ge\u00e7meden \u00f6nce, bu ilmihalde zikredilen hadis rivayetlerin hi\u00e7birinin, ne kayna\u011f\u0131n\u0131n, ne de isnad\u0131n\u0131n bulundu\u011funa, bir\u00e7o\u011funun ara\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda hi\u00e7bir hadis kayna\u011f\u0131nda yerinin tespit edilemedi\u011fine dikkat \u00e7ekmek yerinde olacakt\u0131r.(11) Keza m\u00fcellifin Mira\u00e7 konusundaki rivayetlerin arzetti\u011fi muazzam problemler yuma\u011f\u0131ndan(12) habersiz oldu\u011funu g\u00f6steren ifadelere de rastlanmaktad\u0131r (s. 103). Yine mesela, on ya\u015f\u0131na geldi\u011finde namaz k\u0131lmayan veya Ramazanda oru\u00e7 tutmayan \u00e7ocu\u011fa, \u00fc\u00e7 tokattan ziyade olmamak \u00fczere, velisi taraf\u0131ndan hafif\u00e7e elle vurulmas\u0131 veya d\u00f6v\u00fclmesi gerekti\u011fine dair iddian\u0131n (s. 104, 282, 444) dayana\u011f\u0131 olan hadis rivayetlerinin s\u0131hhati ara\u015ft\u0131r\u0131lmam\u0131\u015f ve tabiat\u0131yla problemli bir rivayet oldu\u011fu(13) g\u00f6zden ka\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<\/div>\n<div align=\"justify\">Gelelim detayl\u0131 \u00f6rneklere: Kad\u0131nlar\u0131n imama uymas\u0131n\u0131n sahih olabilmesi i\u00e7in, imam\u0131n kad\u0131nlara imaml\u0131k yapmaya niyet etmesinin zorunlu oldu\u011fu ifade edilmi\u015ftir ki (s. 118), bunun \u015fer&#8217;i bir delili mevcut de\u011fildir. Namazlar\u0131n s\u00fcnnetlerinin -do\u011frusu naf\u0131lelerin- hak g\u00f6r\u00fclmemesinin, bo\u015f ve hikmetten uzak say\u0131larak k\u00fc\u00e7\u00fcmsenmesinin &#8216;k\u00fcf\u00fcr&#8217; oldu\u011fu iddias\u0131 da (s. 129) a\u011f\u0131r bir h\u00fck\u00fcm olup, bu konuda yeterli inceleme yap\u0131lmadan, eski kitaplara uyularak oldu\u011fu gibi aktar\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Kad\u0131nlar\u0131n cemaatle k\u0131l\u0131nan namazlara kat\u0131lmalar\u0131n\u0131n &#8220;kerahatten say\u0131ld\u0131\u011f\u0131&#8221; iddias\u0131 (s. 147) birtak\u0131m rivayetlerle desteklenmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131l\u0131rken, asr-\u0131 saadetteki uygulamalar\u0131n bu iddiay\u0131 nakzetti\u011fi ise, nas\u0131lsa dikkatlerden ka\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. Buna ba\u011fl\u0131 olarak, sabah namaz\u0131n\u0131n iki rekat farz\u0131 i\u00e7in kametin sadece erkeklere mahsus olmak \u00fczere getirilece\u011fi iddias\u0131n\u0131n da (s. 148) neye dayand\u0131\u011f\u0131 me\u00e7huld\u00fcr. Namazlar\u0131n cemaatle k\u0131l\u0131n\u0131\u015f\u0131na dair verilen bilgilerin bir k\u0131sm\u0131n\u0131n do\u011frulu\u011fu \u015f\u00fcpheli, bir k\u0131sm\u0131 ise, o konudaki farkl\u0131 uygulamalar i\u00e7erisinden sadece belli tercihleri yans\u0131tt\u0131\u011f\u0131 halde -mesela cemaatle k\u0131l\u0131nan namazda Fatiha suresinin sonunda amin&#8217;in gizlice s\u00f6ylenmesi gerekti\u011fi (s. 153) gibi- bunlar\u0131n toptan &#8220;Peygamber efendimizden \u015f\u00fcphe g\u00f6t\u00fcrmeyen bir rivayetle sabit olmu\u015f ve zaman\u0131m\u0131za kadar ge\u00e7en y\u0131llarda b\u00fct\u00fcn \u00fcmmetin ittifak\u0131 ile kararla\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.&#8221; \u015feklinde mutlakla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 (s. 154) da, rivayetler konusunda yeterli ara\u015ft\u0131rman\u0131n yap\u0131lmad\u0131\u011f\u0131n\u0131n a\u00e7\u0131k bir g\u00f6stergesidir. Hele Hz. Peygamber&#8217;in teravih namaz\u0131n\u0131 yirmi rekat olarak k\u0131ld\u0131klar\u0131 iddias\u0131 (s. 164) hi\u00e7bir delile dayanmayan, dolay\u0131s\u0131yla, tarihi ger\u00e7eklere ayk\u0131r\u0131 bir iddiad\u0131r. Arafat ve M\u00fczdelife d\u0131\u015f\u0131nda, \u00f6\u011fle ile ikindi ve ak\u015fam ile yats\u0131 namazlar\u0131n\u0131n birle\u015ftirilerek k\u0131l\u0131nmas\u0131n\u0131n caiz olmad\u0131\u011f\u0131 iddias\u0131 da, Hanefi f\u0131k\u0131h kitaplar\u0131ndaki bir h\u00fckm\u00fcn, do\u011fru olup olmad\u0131\u011f\u0131 ara\u015ft\u0131r\u0131lmaks\u0131z\u0131n, aynen tekrarlanmas\u0131ndan kaynaklanmaktad\u0131r (s. 170). Halbuki ara\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, di\u011fer mezheplerde oldu\u011fu gibi, Hanefilerin de gerekti\u011finde namazlar\u0131 bu \u015fekilde birle\u015ftirerek k\u0131lman\u0131n m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011fu kolayca g\u00f6r\u00fclmektedir.(14) Ki\u015finin uyuyakalmak, unutmak veya dalg\u0131nl\u0131k dolay\u0131s\u0131yla k\u0131lamad\u0131\u011f\u0131 say\u0131l\u0131 namazlar d\u0131\u015f\u0131nda, aylar, hatta y\u0131llar boyunca k\u0131lmad\u0131\u011f\u0131 ge\u00e7mi\u015f namazlar\u0131n kaza edilmesi gerekti\u011fi iddias\u0131 da (s. 172, vd.) sa\u011flam bir delile dayanmayan, \u00fcstelik Hz. Peygamber d\u00f6nemindeki uygulamaya da ters bir iddiad\u0131r. Bilhassa, on d\u00f6rt secde ayetini bir mecliste okuyup, her biri i\u00e7in ayr\u0131 ayr\u0131 secde yapan, ard\u0131ndan da hepsine birden on d\u00f6rt secde yapan kimsenin, d\u00fcnya ve ahiret i\u015flerinde, Allah&#8217;\u0131n kendisini \u00fcz\u00fcnt\u00fc ve kederden koruyaca\u011f\u0131na dair, kayna\u011f\u0131 me\u00e7hul bir rivayetten bahsedilmesi ve bu rivayetin g\u00fcvenilirli\u011finde hi\u00e7bir ku\u015fku yokmu\u015f\u00e7as\u0131na, herhangi bir ara\u015ft\u0131rma ve incelemeye gerek g\u00f6r\u00fclmeksizin okuyucuya sunulmas\u0131 da (s. 193) kanaatimizce son derece yanl\u0131\u015ft\u0131r. Ayn\u0131 \u015fekilde, sa\u011flam hi\u00e7bir rivayete dayanmayan, &#8220;Kandil gecelerinin ve bu gecelerde yap\u0131lacak ibadetlerin faziletine&#8221; dair g\u00f6r\u00fc\u015f ve kanaatler de (s. 196-197) yanl\u0131\u015f bir dindarl\u0131k anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n do\u011fmas\u0131na yol a\u00e7maktad\u0131r. Halbuki klasik d\u00f6nem ulemas\u0131n\u0131n, bu konudaki rivayetlerin son derece g\u00fcvenilmez oldu\u011funu ortaya koyan eserlerine(15) vak\u0131f olunsayd\u0131, bu gibi bir yanl\u0131\u015f\u0131n ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131na f\u0131rsat verilmezdi. Benzer \u015fekilde, istihareden sonra r\u00fcyada beyaz ve ye\u015fil g\u00f6r\u00fclmesinin hayra, siyah ve k\u0131rm\u0131z\u0131 g\u00f6r\u00fclmesinin ise \u015ferre i\u015faret oldu\u011fu iddias\u0131 da (s. 199), &#8216;mushafa bakma&#8217;n\u0131n bir ibadet oldu\u011fu iddias\u0131 da (s. 215) dini bir temelden yoksundur. Kald\u0131 ki, Hz. Peygamber&#8217;in, kendi d\u00f6neminde olmayan bir mushaf\u0131n faziletinden s\u00f6z etmesi de m\u00fcmk\u00fcn olmasa gerektir. Iskat-\u0131 sal\u00e2t denilen uygulaman\u0131n da dinde hi\u00e7bir temeli olmad\u0131\u011f\u0131 halde, uzun uzun nas\u0131l yap\u0131laca\u011f\u0131 anlat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r (s. 227-230). Bir mescidin i\u00e7i ve arsas\u0131 mescid oldu\u011fu gibi, semaya kadar olan \u00fcst taraf\u0131n\u0131n da mescid h\u00fckm\u00fcnde oldu\u011fu, onun i\u00e7in mescidlerde yap\u0131lmas\u0131 mekruh ve yasak olan \u015feylerin, bunlar\u0131n \u00fcstlerinde de mekruh oldu\u011fu iddias\u0131 (s. 230), hem temelsiz, hem de mant\u0131ks\u0131zd\u0131r. Ayn\u0131 \u015fekilde, en faziletli mescid s\u0131ralamas\u0131nda Kabe, Mescid-i Nebevi ve Beytu&#8217;I-Makdis&#8217;den sonra, s\u0131ras\u0131yla en eski mescidlerin, daha sonra da en b\u00fcy\u00fck mescidlerin geldi\u011fine dair ifade de (s. 231) dini temellerden yoksundur. Hele hele recm ve irtidaddan dolay\u0131 verilen \u00f6l\u00fcm cezas\u0131n\u0131n kesin dini temelleri varm\u0131\u015f\u00e7as\u0131na,(16) ta\u015flanarak \u00f6ld\u00fcr\u00fclenin cenaze namaz\u0131n\u0131n k\u0131l\u0131n\u0131p k\u0131l\u0131n\u0131lmayaca\u011f\u0131n\u0131n tart\u0131\u015f\u0131lmas\u0131 (s. 245) ve m\u00fcrtedin cenaze namaz\u0131n\u0131n k\u0131l\u0131nmay\u0131p, cesedinin bo\u015f bir arazideki \u00e7ukura g\u00f6m\u00fclece\u011fi iddias\u0131 (s. 246) da \u00f6ncekilerden farks\u0131zd\u0131r. Bug\u00fcn de uygulanmakta olan \u015fekliyle &#8220;\u00f6l\u00fclere telkin verme&#8221;nin (s. 249) de hi\u00e7bir sa\u011flam dini dayana\u011f\u0131 yoktur.(17) \u00d6l\u00fcn\u00fcn yak\u0131nlar\u0131n\u0131n ilk hafta i\u00e7inde fakirlere sadaka verip, sevab\u0131n\u0131 \u00f6l\u00fcye ba\u011f\u0131\u015flamalar\u0131n\u0131n S\u00fcnnet oldu\u011fu iddias\u0131 da (s. 253) as\u0131ls\u0131zd\u0131r. \u00d6l\u00fclere Yasin suresi okunmas\u0131n\u0131n sevap oldu\u011fu iddias\u0131 da (s. 254) temelsizdir.(18) Suda bo\u011fulan, ate\u015fte yanan, enkaz alt\u0131nda kalan, veba, taun, ishal, s\u0131tma ve zat\u00fclcenb hastal\u0131klar\u0131ndan birisiyle veya akrep sokmas\u0131 ile \u00f6len, nifas halinde veya gurbet elinde veya ilim yolunda veya Cuma gecesinde \u00f6len kimselerle; sevab\u0131n\u0131 Allah&#8217;tan bekleyen m\u00fcezzinin ve do\u011fru al\u0131\u015fveri\u015f yapan M\u00fcsl\u00fcman bir t\u00fcccar\u0131n, ailesinin ge\u00e7imini kazanmak i\u00e7in, hak \u00fczere bir \u00e7al\u0131\u015fma sonunda \u00f6lenin &#8216;\u015fehid&#8217; say\u0131laca\u011f\u0131 iddias\u0131 da (s. 257) son derece \u00e7\u00fcr\u00fck rivayetlere ve zorlama te&#8217;villere dayal\u0131 bir iddiadan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Uyku halinde bir \u015fey yiyip i\u00e7me&#8217;nin orucu bozaca\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc ise (s. 276) \u0130slam&#8217;\u0131n m\u00fckellefiyet anlay\u0131\u015f\u0131yla uyu\u015fmayan bir g\u00f6r\u00fc\u015ft\u00fcr.(19) Benzer bir durum, oru\u00e7lunun v\u00fccuduna saplan\u0131p kaybolan odun ve demir benzeri bir \u015feyin, orucu bozaca\u011f\u0131 iddias\u0131 (s. 279) i\u00e7in de s\u00f6z konusudur. Ramazan orucunu bozan\u0131n pe\u015fpe\u015fe iki ay (altm\u0131\u015f g\u00fcn) oru\u00e7 tutmas\u0131 gerekti\u011fi g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc de (s. 282, 290-291) do\u011frulu\u011fu yeterince ara\u015ft\u0131r\u0131lmadan verilmi\u015f acele bir h\u00fck\u00fcmd\u00fcr.(20) &#8220;Allah i\u00e7in bir g\u00fcn oru\u00e7 tutay\u0131m&#8221; diyece\u011fi yerde yan\u0131larak &#8220;Bir ay oru\u00e7 tutay\u0131m&#8221; diyen bir kimsenin, bir ay oru\u00e7 tutmas\u0131 gerekti\u011fi \u015feklindeki g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn (s. 306) de, \u0130slam&#8217;\u0131n m\u00fckellefiyet anlay\u0131\u015f\u0131yla ba\u011fda\u015f\u0131p ba\u011fda\u015fmad\u0131\u011f\u0131 olduk\u00e7a tart\u0131\u015fmal\u0131d\u0131r. Kurban sahibinin elinin hayvan\u0131 kesenin eli \u00fczerinde oldu\u011fu bir durumda, her ikisinin de besmele \u00e7ekmesi gerekti\u011fi, birisinin bile besmeleyi terk etmesi durumunda, hayvan\u0131n etinin yenmeyece\u011fi h\u00fckm\u00fc (s. 392) incelemeden verilmi\u015f acele bir h\u00fck\u00fcmd\u00fcr; zira yenmesi yasak olan, Allah&#8217;tan ba\u015fkas\u0131 -mesela putlar- ad\u0131na kesilen kurbanlard\u0131r. Besmele \u00e7ekilmemesi ise, onun Allah&#8217;tan ba\u015fkas\u0131 ad\u0131na kesildi\u011fini g\u00f6stermez. Kald\u0131 ki, bir ba\u015fka yerde, besmele \u00e7ekip \u00e7ekmedi\u011fi belli olmayan Ehl-i Kitaptan birinin kesti\u011fini yemenin caiz oldu\u011funu s\u00f6yleyip de (s. 399), yine besmele \u00e7ekmeyi terk eden bir M\u00fcsl\u00fcman\u0131n kesti\u011finin yenmeyece\u011fini s\u00f6ylemenin a\u00e7\u0131k bir \u00e7eli\u015fki oldu\u011funa da bu vesileyle i\u015faret etmek gerekir. Ayn\u0131 \u00e7eli\u015fki, besmelenin kasden terk edilmesi durumunda av\u0131n etinin yenmeyece\u011fi, hatta haram oldu\u011fu y\u00f6n\u00fcndeki h\u00fck\u00fcmde de (s. 401) s\u00f6z konusudur. Halbuki m\u00fcellifin de i\u015faret etti\u011fi, besmeleyi \u015fart g\u00f6rmeyen \u0130mam \u015eafi&#8217;i&#8217;nin, bug\u00fcn\u00fcn \u015fart ve ihtiya\u00e7lar\u0131 bak\u0131m\u0131ndan rahatlat\u0131c\u0131 olan g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn esas al\u0131nmas\u0131 daha isabetli olurdu. Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n kitaplar\u0131 ve peygamberleri yan\u0131nda, &#8216;velilerinin&#8217; de kudsiyet kazand\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemenin (s. 410) dini bir temele dayanmas\u0131 \u015f\u00f6yle dursun, bu, \u0130slam&#8217;a taban tabana z\u0131t inan\u00e7 ve uygulamalara davetiye \u00e7\u0131karmak anlam\u0131na gelecektir. \u00d6te yandan, abdestsiz Kur&#8217;an okuyabilmek ve mushaf\u0131 abdestsiz ele almakla ilgili olarak, bunun caiz olabilece\u011fi y\u00f6n\u00fcnde de g\u00f6r\u00fc\u015fler varken, aksi y\u00f6ndeki g\u00f6r\u00fc\u015fleri esas almak da (s. 411) bug\u00fcn\u00fcn \u015fart ve ihtiya\u00e7lar\u0131 y\u00f6n\u00fcnden insanlar\u0131n Kur&#8217;an ile olan ba\u011flar\u0131n\u0131 zay\u0131flat\u0131c\u0131 bir i\u015flev g\u00f6rmektedir. Keza bir suyun temiz olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, fas\u0131k veya gayri m\u00fcslimin haber vermesi halinde, bu bilgiye itibar edilmeyece\u011fini s\u00f6yleyip (s. 413), birka\u00e7 paragraf sonra, ayn\u0131 fas\u0131k ve gayri m\u00fcslimin s\u00f6zlerinin al\u0131m-sat\u0131m ve benzeri muamelelerde ge\u00e7erli say\u0131lmas\u0131 da (s. 413) a\u00e7\u0131k bir \u00e7eli\u015fkidir. Kur&#8217;an&#8217;\u0131n belli bir ba\u011flamda ve belli tarihsel \u015fartlar\u0131 g\u00f6zeterek, vadeli bor\u00e7lanmalara ili\u015fkin muamelelerde iki kad\u0131n\u0131n \u015fahitli\u011finin bir erke\u011fin \u015fahitli\u011fine denk oldu\u011fu yolundaki h\u00fckm\u00fc, herhangi bir gerek\u00e7e g\u00f6sterilmeksizin, nikah \u015fahitli\u011fine de te\u015fmil edilmi\u015ftir (s. 413) ki, bu h\u00fckm\u00fcn bug\u00fcn\u00fcn \u015fartlar\u0131nda ge\u00e7erli olup olamayaca\u011f\u0131 hi\u00e7 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmemi\u015f,(21) muhtemelen bu konuda klasik f\u0131k\u0131h kitaplar\u0131n\u0131n k\u00f6r\u00fc k\u00f6r\u00fcne taklidiyle yetinilmi\u015ftir. Bir doktorun tedavi edece\u011fi bir han\u0131m\u0131n herhangi bir organ\u0131na zaruret miktar\u0131 bakabilece\u011fi, fakat onun tedavisini bir kad\u0131na \u00f6\u011freterek ona yapt\u0131rmas\u0131n\u0131n daha uygun olaca\u011f\u0131 h\u00fckm\u00fc de (s. 417) bug\u00fcn\u00fcn \u015fartlar\u0131nda pek pratik g\u00f6r\u00fcnmemektedir. Yeme-i\u00e7me konusunda, insan\u0131n kuvvetlenmek i\u00e7in doyuncaya kadar yiyip i\u00e7ebilece\u011fi, bundan fazla yemenin ise haram oldu\u011fu h\u00fckm\u00fc (s. 427) \u015fer&#8217;i dayanaktan yoksun, \u00e7ok da sert bir h\u00fck\u00fcmd\u00fcr. Yeme\u011fe tuzla ba\u015flay\u0131p, tuzla bitirmenin &#8216;S\u00fcnnet&#8217; oldu\u011fu iddias\u0131 da (s. 428) tamamen temelsiz bir iddiad\u0131r.(22) Aile planlamas\u0131 ve gebeli\u011fi \u00f6nleyici tedbirler alma konusunda tak\u0131n\u0131lan olumsuz tav\u0131r da, konunun iyice incelenmemi\u015f olmas\u0131ndan ve bu uygulamalar\u0131n mutlaka M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n n\u00fcfusunu azaltma gibi olumsuz bir amaca hizmet edece\u011fi varsay\u0131m\u0131ndan kaynaklanmaktad\u0131r (s. 434). \u00d6len bir kad\u0131n\u0131n rahminde canl\u0131 bir bebek bulundu\u011fu takdirde, bu bebe\u011fi kurtarmak i\u00e7in kad\u0131n\u0131n karn\u0131n\u0131 sol taraftan yarmak gerekti\u011fi hususu ise (s. 435) ilmihalden ziyade t\u0131bb\u0131n karar verece\u011fi bir konu olsa gerektir.<\/div>\n<\/div>\n<div align=\"justify\"><\/div>\n<div align=\"justify\">\n<p>Aileyle ilgili g\u00f6revlerden bahsedilirken, kocan\u0131n ba\u015fl\u0131ca g\u00f6revleri aras\u0131nda, e\u015fiyle g\u00fczel ge\u00e7inmek, onu korumak ve ge\u00e7imini sa\u011flamaktan dem vuruldu\u011fu halde (s. 443) &#8216;e\u015fini sevmek&#8217;ten s\u00f6z edilmemesi, ayn\u0131 \u015fekilde kad\u0131n\u0131n kocas\u0131n\u0131 sevmesinden bahsedilmemesi, Hz. Peygamber&#8217;in S\u00fcnnet&#8217;inin yeterince incelenememi\u015f olmas\u0131ndan kaynaklanm\u0131\u015f olmal\u0131d\u0131r. Keza on alt\u0131 ya\u015f\u0131na giren \u00e7ocu\u011fun, bir manisi olmad\u0131\u011f\u0131 takdirde evlendirilmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131lmas\u0131 gerekti\u011fi g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc (s. 444), dinle do\u011frudan ilgisi olmayan, bug\u00fcn i\u00e7in ise pek de anlaml\u0131 olmayan bir a\u00e7\u0131klama olarak nitelendirilebilir. \u0130taat ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nda, \u00fcst amirin dince yasak olmayan emirlerini dinleyip ona itaatten bahsedildi\u011fi halde, onlar\u0131n \u0130slam&#8217;a ayk\u0131r\u0131 uygulama ve emirleri kar\u015f\u0131s\u0131nda g\u00f6sterilmesi gereken tepkiden s\u00f6z edilmemesi (s. 453), bug\u00fcn \u0130slam d\u00fcnyas\u0131nda sivil muhalefetin ve ele\u015ftirel d\u00fc\u015f\u00fcncenin ni\u00e7in geli\u015fmedi\u011fi konusunda bizlere ipucu vermektedir.<\/p>\n<p>\u00d6te yandan, peygamberler tarihine tahsis edilen b\u00f6l\u00fcmde yer alan birtak\u0131m bilgilerin de, ara\u015ft\u0131rma mahsul\u00fc olmay\u0131p, ge\u00e7mi\u015f kaynaklardan aynen derlenmi\u015f bilgiler olduklar\u0131 g\u00f6r\u00fclmektedir (Mesela, s. 476, 477, 478, 479, 480, 485, 486, 492, 496, 497, 498, 506). Bu konuda yeterli ara\u015ft\u0131rma yap\u0131lmadan, \u00f6nceki uleman\u0131n kanaatlerinin aynen s\u00fcrd\u00fcr\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcne dair tipik bir \u00f6rnek olmas\u0131 bak\u0131m\u0131ndan, Hz. \u0130sa&#8217;n\u0131n (a.s.) g\u00f6\u011fe y\u00fckseltildi\u011fi iddias\u0131n\u0131 burada zikretmek yerinde olur.(23) Yine sahabe tan\u0131m\u0131 ve sahabenin tamam\u0131n\u0131n m\u00fcbarek, mukaddes ve her y\u00f6nden sayg\u0131ya de\u011fer olduklar\u0131 y\u00f6n\u00fcndeki ifadeler (s. 500) de ara\u015ft\u0131rmaya dayal\u0131 olmaktan ziyade, ge\u00e7mi\u015fi toptan tezkiye ve takdis eden bir zihniyetin \u00fcr\u00fcn\u00fc olarak g\u00f6r\u00fclmelidir. Ayn\u0131 \u015fekilde ay&#8217;\u0131n b\u00f6l\u00fcnmesi ve Mira\u00e7 mucizelerine tahsis edilen b\u00f6l\u00fcmde verilen bilgiler, konuyla ilgili rivayetlerin \u00e7eli\u015fki, problem ve zaaflar\u0131 g\u00f6rmezlikten gelinerek, muhtemelen de b\u00f6yle bir durumun varl\u0131\u011f\u0131ndan habersiz bir \u015fekilde sunulmu\u015ftur (s. 504-505) ki, konuyla ilgili ara\u015ft\u0131rmalar\u0131n sonu\u00e7lar\u0131, burada verilen bilgileri do\u011frulamak \u015f\u00f6yle dursun, s\u0131hhatleri konusunda ortada son derece ciddi ku\u015fkular\u0131n bulundu\u011funu g\u00f6stermektedir.(24)<\/p>\n<\/div>\n<div align=\"justify\"><\/div>\n<div align=\"justify\">\n<p><strong>Erkek Egemen ve Yeti\u015fkin Merkezli Dindarl\u0131k<\/strong><\/p>\n<p>\u0130lmihallerin bilgi kaynaklar\u0131n\u0131n orta\u00e7a\u011f f\u0131k\u0131h literat\u00fcr\u00fc oldu\u011fu(25) tekrar hat\u0131rlanacak olursa, ge\u00e7mi\u015fte ve g\u00fcn\u00fcm\u00fczde hakim anlay\u0131\u015f olan erkek egemen bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131n, f\u0131kha, oradan da ilmihallere yans\u0131mas\u0131n\u0131 garipsememek gerekir. Halbuki Kur&#8217;an&#8217;dan ve Hz. Peygamber&#8217;in kad\u0131n konusundaki bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131 yans\u0131tan baz\u0131 rivayetlerden yola \u00e7\u0131k\u0131larak, tam tersine, kad\u0131n-erkek e\u015fitli\u011fini esas alan bir yakla\u015f\u0131m\u0131 da savunman\u0131n m\u00fcmk\u00fcn, hatta daha isabetli olaca\u011f\u0131na dair yap\u0131lm\u0131\u015f pek \u00e7ok \u00e7a\u011fda\u015f ara\u015ft\u0131rma kar\u015f\u0131s\u0131nda, ilmihallerin bu a\u00e7\u0131dan da g\u00f6zden ge\u00e7irilmesi cihetine gidilece\u011fi yerde, maalesef bu y\u00f6nde ciddi bir ad\u0131m hen\u00fcz at\u0131lm\u0131\u015f de\u011fildir. Cuma namaz\u0131n\u0131n ve te\u015frik tekbirlerinin kad\u0131nlar i\u00e7in gerekli g\u00f6r\u00fclmemesi (s. 163), asr-\u0131 saadetteki uygulamalar g\u00f6rmezlikten gelinerek, kad\u0131n ve \u00e7ocuklar\u0131n bayram namazlar\u0131na kat\u0131lmalar\u0131n\u0131n te\u015fvik edilmesi \u015f\u00f6yle dursun, bunun tamamen s\u00fckutla ge\u00e7i\u015ftirilmesi (s. 164), kad\u0131n\u0131n kocas\u0131n\u0131n niyetine g\u00f6re mukim ve misafir olaca\u011f\u0131 (s. 169), kocas\u0131n\u0131n izni olmadan, kad\u0131n\u0131n nafile oru\u00e7 bile tutamayaca\u011f\u0131ndan dem vurulurken, aksi durumda kad\u0131n\u0131n izninin gerekli g\u00f6r\u00fclmemesi (s. 261), ancak erke\u011fin, hasta, oru\u00e7lu veya hac ve umre i\u00e7in ihraml\u0131 olma durumunda kar\u0131s\u0131n\u0131 nafile oru\u00e7 tutmaktan menedemeyece\u011fi (s. 262), \u015eevval ve Zilhicce hilalleri konusunda iki kad\u0131n\u0131n \u015fahitli\u011finin bir erke\u011finkine denk olabilece\u011fi (s. 269-270), asr-\u0131 saadetteki uygulama tam ters y\u00f6nde oldu\u011fu halde, kad\u0131nlar\u0131n kendi evlerinde namaz k\u0131lmalar\u0131n\u0131n mescidlerde namaz k\u0131lmalar\u0131ndan daha hay\u0131rl\u0131 oldu\u011fu (s. 308) kad\u0131n\u0131n itikaf\u0131n\u0131n kocas\u0131n\u0131n iznine ba\u011fl\u0131 oldu\u011fu -ki kocas\u0131n\u0131n da itikaf i\u00e7in kar\u0131s\u0131ndan izin almas\u0131 gerekti\u011fi akla bile getirilmemektedir- (s. 308), Kur&#8217;an&#8217;da hacca gitmek i\u00e7in, kad\u0131n-erkek ayr\u0131m\u0131 yap\u0131lmaks\u0131z\u0131n, sadece maddi imkan ve yol g\u00fcvenli\u011fi \u015fart ko\u015fuldu\u011fu halde, kad\u0131n\u0131n -g\u00fcvenlik tehlikesinin bulunmad\u0131\u011f\u0131 durumlar\u0131 da kapsayacak \u015fekilde- mutlak olarak mahremsiz yolculu\u011fa \u00e7\u0131kamayaca\u011f\u0131 (s. 353), telbiye getirirken seslerini y\u00fckseltmemeleri, remel ve hervele gibi baz\u0131 uygulamalar\u0131 yerine getirememeleri sebebiyle kad\u0131nlar\u0131n haclar\u0131n\u0131n -ak\u0131l ve dinlerinin eksik oldu\u011fu iddias\u0131n\u0131n bir uzant\u0131s\u0131 olarak- erkeklere k\u0131yasla &#8216;noksan&#8217; oldu\u011fu (s. 378), hac yolunda kocas\u0131 veya mahremi \u00f6len kad\u0131n\u0131n &#8216;muhsar&#8217; say\u0131laca\u011f\u0131 ve hac yapmayarak ihramdan \u00e7\u0131kmas\u0131 gerekti\u011fi (s. 381), M\u00fcsl\u00fcman ve Ehl-i Kitaptan olanlar\u0131n &#8220;kad\u0131n dahi olsalar&#8221; (?) kestiklerinin yenebilece\u011fi (s. 399), -yine asr-\u0131 saadetteki uygulamalar\u0131n hilaf\u0131na olarak- \u0130slam kad\u0131nlar\u0131n\u0131n abdest, namaz ve oru\u00e7 gibi dinle ilgili birtak\u0131m meseleleri, ya kocalar\u0131 ve mahremleri arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla ya da &#8220;kocalar\u0131n\u0131n izni ile&#8221; ve &#8220;aras\u0131ra bir ilim meclisine giderek&#8221; \u00f6\u011frenmeye \u00e7al\u0131\u015fabilecekleri, ama kocalar\u0131n\u0131n r\u0131zas\u0131 olmad\u0131k\u00e7a bir ilim meclisine kat\u0131lamayacaklar\u0131n\u0131n ileri s\u00fcr\u00fclmesi(26) (s. 407), ancak kocas\u0131 bir meseleyi \u00e7\u00f6zemedi\u011fi veya sorup \u00f6\u011frenmekten \u00e7ekindi\u011fi takdirde, gidip ehlinden sorma hakk\u0131n\u0131n olabilece\u011fi (s. 407), yine evlilik konusundaki \u015fahitlikte de iki kad\u0131n\u0131n \u015fahitli\u011finin bir erke\u011fin \u015fahit- li\u011fine denk say\u0131laca\u011f\u0131 (s. 414), kocan\u0131n kar\u0131s\u0131na kar\u015f\u0131 g\u00f6revleri aras\u0131nda &#8220;zevcesi ile g\u00fczel ge\u00e7inmek&#8221; zikredilirken, kad\u0131na kocas\u0131n\u0131n dine uygun &#8217;emirlerini&#8217; tutma m\u00fckellefiyetinin d\u00fc\u015fmesi (s. 443-444) gibi hususlar, yukar\u0131da s\u00f6z\u00fc edilen erkek egemen bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131n birer yans\u0131mas\u0131 niteli\u011findedir.<\/p>\n<\/div>\n<div align=\"justify\"><\/div>\n<div align=\"justify\">\n<div align=\"justify\">\u00d6te yandan, \u00e7ocuk ve gen\u00e7lerden ziyade yeti\u015fkinlerin esas al\u0131nmas\u0131, \u00e7ocuk ve gen\u00e7lerin, hele k\u0131z \u00e7ocuklar\u0131n ve gen\u00e7 k\u0131zlar\u0131n d\u0131\u015flanmas\u0131, namaz haricinde \u00e7ocuklar\u0131n camiye sokulmamas\u0131 y\u00f6n\u00fcndeki telkinler (s. 232) \u00e7ocu\u011fun dayakla namaza ve oruca al\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131n tavsiye edilmesi (s. 282), \u015fu anda \u0130slam d\u00fcnyas\u0131n\u0131n -ve de \u00fclkemizin- n\u00fcfusunun \u00e7ok \u00f6nemli bir k\u0131sm\u0131n\u0131 olu\u015fturan gen\u00e7 nesillerin yok say\u0131lmas\u0131ndan ba\u015fka bir anlama gelebilir mi? \u0130slam d\u00fcnyas\u0131n\u0131n gelece\u011fi kendilerine ba\u011fl\u0131 olan gen\u00e7li\u011fin, ilmihallerde tamamen ihmal edilmesinin izah\u0131 m\u00fcmk\u00fcn olmasa gerektir.<\/div>\n<div align=\"justify\"><strong>Psikopatolojik Dindarl\u0131k<\/strong><\/div>\n<div align=\"justify\">\u0130lmihallerin belki de en zararl\u0131 y\u00f6nlerinden birisi, psikopatolojik baz\u0131 davran\u0131\u015flara yol a\u00e7abilecek birtak\u0131m bilgileri okuyucular\u0131na \u00e7ekinmeden sunabilmi\u015f olmalar\u0131d\u0131r. Bu konuda verilebilecek en yayg\u0131n ve tehlikeli \u00f6rnek, temizlikle ilgili vesvese ve obsesyonlara yol a\u00e7an, gus\u00fclle ilgili -hemen her ilmihalde kar\u015f\u0131la\u015f\u0131labilecek- \u015fu t\u00fcr a\u00e7\u0131klamalard\u0131r:<\/div>\n<div align=\"justify\"><em>V\u00fccut y\u0131kan\u0131rken i\u011fne ucu kadar bir yerin kuru kalmamas\u0131na dikkat edilecek, kulaklar ve g\u00f6bek oyu\u011fu y\u0131kanacak. Su sa\u00e7lar\u0131n, sakallar\u0131n, ka\u015flar\u0131n ve b\u0131y\u0131klar\u0131n aralar\u0131na ve altlar\u0131ndaki deriye kadar ge\u00e7ecektir. Bunlar s\u0131k olsa bile suyun ula\u015fmas\u0131 sa\u011flanacakt\u0131r. Bunlar\u0131n aralar\u0131 ve dipleri kuru kal\u0131rsa, gus\u00fcl tamamlanm\u0131\u015f olmaz. (&#8230;) Kapanm\u0131\u015f olan k\u00fcpe deliklerinin i\u00e7ini de y\u0131kamal\u0131d\u0131r. \u0130\u00e7lerine zorla su ge\u00e7ebilecek olan k\u00fcpe deliklerini de, i\u00e7lerine su ge\u00e7ecek bir \u015fekilde el ile \u0131slat\u0131p y\u0131kamal\u0131d\u0131r.(27)<\/em><\/div>\n<div align=\"justify\"><em><br \/>\n<\/em>Bu sat\u0131rlar\u0131 okuyan birinin vesveseci olmamas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Nitekim hemen hepimiz \u00f6zellikle abdest ve gus\u00fcl konusunda, bu gibi ifadelerden kaynaklanan ve bazen son derece ciddi sonu\u00e7lan da olabilen obsesyon \u00f6rneklerini \u00e7evremizde bol bol g\u00f6rebiliriz. Yukar\u0131da anlat\u0131lanlar bir yandan dini dayanaklardan yoksun iken, \u00f6te yandan da baz\u0131 rivayetlerin laf\u0131zc\u0131 bir \u015fekilde anla\u015f\u0131lmas\u0131 gibi bir yanl\u0131\u015ftan kaynaklanmaktad\u0131r. Bu bilgilerin hi\u00e7birisinin Hz. Peygamber&#8217;in hayat\u0131nda yeri ve kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 yoktur. Kald\u0131 ki, Hz. Peygamber d\u00f6nemindeki k\u0131s\u0131tl\u0131 su ve banyo imkanlar\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnde, bu a\u00e7\u0131klamalar\u0131n hi\u00e7 de ger\u00e7ek\u00e7i olmad\u0131\u011f\u0131 kolayl\u0131kla anla\u015f\u0131l\u0131r.<\/div>\n<div align=\"justify\">Bu noktada ilmihallerin dindar insanlar\u0131n psikolojilerini bozmakla m\u0131, yoksa onlara sa\u011fl\u0131kl\u0131 bir ruh hali sa\u011flamakla m\u0131 y\u00fck\u00fcml\u00fc olduklar\u0131n\u0131 sorman\u0131n zaman\u0131n\u0131n gelip ge\u00e7ti\u011fi kanaatindeyiz.<\/div>\n<div align=\"justify\">Elbette ilmihallerin olumsuz y\u00f6nleri bunlarla s\u0131n\u0131rl\u0131 de\u011fildir. \u0130lmihallerde verilen bilgiler aras\u0131ndaki \u00e7eli\u015fki ve tutars\u0131zl\u0131klar,(28) gereksiz ve anla\u015f\u0131lmaz a\u00e7\u0131klamalar,(29) \u015fekilcili\u011fin tabii bir sonucu olan &#8220;k\u0131l\u0131 k\u0131rk yarma&#8221; mant\u0131\u011f\u0131(30) ve ara\u00e7 niteli\u011findeki h\u00fck\u00fcmlerin ve hususlar\u0131n, ama\u00e7lan g\u00f6lgede b\u0131rakmas\u0131,(31) mezhep\u00e7ilik ve \u0131rk\u00e7\u0131l\u0131k say\u0131labilecek baz\u0131 ifadelerin mevcudiyeti(32) gibi hususlar, ilmihallerin hepsinde \u015fu veya bu \u00f6l\u00e7\u00fcde g\u00f6r\u00fclen olumsuzluklara dair verilebilecek baz\u0131 \u00f6rneklerdir. Hemen hemen T\u00fcrk\u00e7edeki b\u00fct\u00fcn ilmihallere b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde te\u015fmil edilebilecek olan bu gibi tespitleri daha da \u00e7o\u011faltmak her zaman m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. \u015eimdi bu tespitlerin \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda, \u015fu nihai soruyu sorma zaman\u0131 gelmi\u015ftir: Durumu bu olan ilmihaller, okuyucular\u0131nda nas\u0131l bir dindarl\u0131\u011fa yol a\u00e7abilir?<\/div>\n<div align=\"justify\">Bu soruya verilecek cevap k\u0131sa ve nettir: Mevcut ilmihallerin, \u2018nas\u0131l\u2019\u0131 bir yana, herhangi bir dindarl\u0131k &#8216;geli\u015ftirmesi&#8217; dahi s\u00f6z konusu de\u011fildir. Zira bu ilmihallerin, derinlik ifade eden &#8216;dindarl\u0131k&#8217; geli\u015ftirmesi \u015f\u00f6yle dursun, standart bir M\u00fcsl\u00fcman tipi yeti\u015ftirmesi bile m\u00fcmk\u00fcn g\u00f6r\u00fcnmemektedir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu ilmihaller her \u015feyden \u00f6nce, hayat\u0131n b\u00fct\u00fcn alanlar\u0131n\u0131 ku\u015fatan \u0130slam&#8217;\u0131, &#8220;\u0130slam&#8217;\u0131n \u015fart\u0131 be\u015ftir&#8221; \u015feklindeki dar ve yanl\u0131\u015f bir anlay\u0131\u015fa hapsetmekte, buna ba\u011fl\u0131 olarak da, hayat\u0131n her alan\u0131nda sergilenmesi gereken ibadet=kullu\u011fu; namaz, abdest, oru\u00e7, hac, kurban vb. ibadat-\u0131 mersumeye hasretmektedir. Yine bu yakla\u015f\u0131m\u0131n bir uzant\u0131s\u0131 olarak ilmihaller, derinliksiz, \u015fekilci ve mekanik bir &#8216;formalite M\u00fcsl\u00fcmanl\u0131\u011f\u0131&#8217;na, ister istemez yol a\u00e7maktad\u0131r. Dinin \u015fekil kadar, hatta ondan da \u00f6nemli olarak, &#8216;ruh ve \u00f6z&#8217; oldu\u011fu unutulmu\u015f, bu formalite M\u00fcsl\u00fcmanl\u0131\u011f\u0131, \u015fer\u2019ili\u011fi tart\u0131\u015fmal\u0131 pek \u00e7ok f\u0131khi detaylara bo\u011fulmak suretiyle ilmihaller, adeta bir &#8216;talimatname&#8217;ye d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. O kadar ki, Allah&#8217;a kulluk g\u00f6revlerinin bir k\u0131sm\u0131n\u0131 te\u015fkil eden, namaz\u0131 k\u0131lmak, orucu tutmak, zekat\u0131 vermek, hacca gitmek, kurban kesmek vs. i\u00e7in bir M\u00fcsl\u00fcman\u0131n bilmesi gerekenler (?) d\u00f6rt cilt (toplam 1800 sayfa) tutacak kadar teferruata bo\u011fulabilmi\u015ftir.(33) Tam da bu noktada insan\u0131n akl\u0131na ister istemez \u015fu soru tekrar gelmektedir: Acaba namaz k\u0131lan, oru\u00e7 tutan, zekat veren, hacca giden, kurban kesen Hz. Peygamber ve ashab\u0131, bu 1800 sayfal\u0131k bilginin ne kadar\u0131n\u0131 biliyordu? Ku\u015fkusuz \u00e7o\u011fu yorum ve ictihad \u00fcr\u00fcn\u00fc olan bu detaylar\u0131n \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bir k\u0131sm\u0131n\u0131 bilmiyorlard\u0131, buna ra\u011fmen kulluk g\u00f6revlerini en iyi \u015fekilde yerine getirebiliyorlard\u0131. Hem de bunlar\u0131 sadece formalite olarak de\u011fil, ger\u00e7ek bir dindarl\u0131\u011fa ve ger\u00e7ek bir \u0130slam\u00ee bilince d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrerek bunu ba\u015far\u0131yorlard\u0131.<\/div>\n<\/div>\n<div align=\"justify\"><\/div>\n<div align=\"justify\">Bu noktada ilmihallerin topluma sundu\u011fu, d\u00f6nemi ge\u00e7mi\u015f, yanl\u0131\u015f, eksik, temelsiz ve hatta baz\u0131s\u0131 zararl\u0131 bilgileri de bir tarafa b\u0131rakacak olursak, M\u00fcsl\u00fcmanda bireysel, toplumsal ve evrensel boyutlar\u0131yla \u0130slam\u00ee bir bilin\u00e7 do\u011furacak, derinlikli, \u00f6z\u00fc formalitelere feda etmeyen, insan\u0131 \u00f6zellikle ahlak\u00ee alanda olgunla\u015ft\u0131r\u0131p d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmeyi ama\u00e7layan, sa\u011flam bilgi temeline dayal\u0131, psikolojik ve pedagojik boyutlar\u0131 ihmal etmeyen, \u00e7a\u011f\u0131n ruhuna hitap edebilecek bir ilmihale \u2013 \u00f6zellikle de gelece\u011fimizin teminat\u0131 olan gen\u00e7 nesiller a\u00e7\u0131s\u0131ndan- acilen ve \u015fiddetle ihtiya\u00e7 oldu\u011funda en ufak bir \u015f\u00fcphe olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtmek bir zorunluluktur.<\/div>\n<div align=\"justify\"><\/div>\n<div align=\"justify\">\n<div align=\"justify\"><em>Dipnotlar:<\/em><\/div>\n<div align=\"justify\"><em>\u00a0<\/em><\/div>\n<div align=\"justify\"><em>1. TDV \u0130slam Ansiklopedisi &#8220;\u0130lmihal&#8221; maddesi.<br \/>\n2. Literat\u00fcr taramas\u0131na dayal\u0131 bu incelemede, toplumdaki yayg\u0131nl\u0131k ve etki d\u00fczeyleri sebebiyle, M\u0131zrakl\u0131 \u0130lmihal, \u00d6mer Nasuhi Bilmen&#8217;in B\u00fcy\u00fck \u0130slam \u0130lmihali, Ahmet Hamdi Akseki&#8217;nin \u0130slam Dini, D\u0130B&#8217;\u011f\u0131n\u0131n ilmihali ile TDV&#8217;n\u0131n ilmihali esas al\u0131nm\u0131\u015f, \u00f6rnekler ise Bilmen&#8217;den verilmi\u015ftir. Ancak, bu \u00f6rneklerin hemen tamam\u0131n\u0131n b\u00fct\u00fcn ilmihallerde \u015fu veya bu \u00f6l\u00e7\u00fcde tekrarland\u0131\u011f\u0131n\u0131 da burada vurgulayal\u0131m.<br \/>\n3. &#8220;\u0130slam&#8217;\u0131n \u015fart\u0131 be\u015ftir&#8221; anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131nn geni\u015f ele\u015ftirisi i\u00e7in bkz. M. Hayri K\u0131rba\u015fo\u011flu, &#8220;Bir Hadis ve Yorumu: \u0130slam&#8217;\u0131n \u015eartlan&#8221;, Diyanet Gazetesi (Ocak, 1989),say\u0131: 359, s. 3 ve 27.<br \/>\n4. Yusuf Ziya Y\u00f6r\u00fckan, M\u00fcsl\u00fcmanl\u0131k ve Kur\u2019an-\u0131 Kerim\u2019den\u00a0 AyetIerle \u0130slam Esaslar\u0131, Ankara 2002, s. 65-66.<br \/>\n5. Nitekim \u0130bn Manzur (\u00d6. 711\/1311) da el-ibadetu: et-ta&#8217;atu demek suretiyle bu hususa i\u015faret etmektedir. Bkz. Lisanu&#8217;l -&#8216;arab, Beyrut t.y., III. 272.<br \/>\n6. Hakk\u0131 itiraf etmek gerekirse, bu bak\u0131mdan Ahmet Hamdi Akseki&#8217;nin M\u00fcsl\u00fcmana B\u00fcy\u00fck \u0130lmihal adl\u0131 eserinin (\u0130stanbul 1971) mevcut i1mihaller i\u00e7erisinde en iyi durumda oldu\u011funu da belirtmeden ge\u00e7memek gerekir ..<br \/>\n7. B\u00f6yle bir mukayese i\u00e7in konuyla ilgili en geni\u015f eserlerden olmas\u0131 itibar\u0131yla \u0130mam Gazali&#8217;nin (\u00f6. 505\/1111) \u0130hya\u2019u &#8216;ul\u00fcmi&#8217;d-din adl\u0131 eserinin tamam\u0131na, keza \u015eah Veliyullah ed-Dehlevi&#8217;nin Huccetu\u2019llahi&#8217;l-bali\u011fa&#8217;s\u0131na ve Ali \u015eeriati&#8217;nin Hac adl\u0131 eseri ile Garaudy&#8217;nin \u0130slam ve \u0130nsanl\u0131\u011f\u0131n Gelece\u011fi, \u0130slam&#8217;\u0131n Vaat Ettikleri, Ya\u015fayan \u0130slam gibi eserlerinde yer yer yapt\u0131\u011f\u0131 konuyla ilgili yorumlara ba\u015fvurulabilir.<br \/>\n8. Mamafih burada. yine \u00d6mer Nasuhi Bilmen&#8217;in B\u00fcy\u00fck \u0130slam \u0130lmihali&#8217;nde (\u0130stanbul 1995) tespit etti\u011fimiz baz\u0131 \u00f6rneklerin yerlerine i\u015faret etmeden de ge\u00e7meyelim: Bkz. s. 121-122, 123, 129, 130, 131, 132, 136, 145-147, 157, 162, 189, 216, 222, 223,224, 225, 228, 232, 237, 244, 246, 279, 294, 295, 296, 298, 299, 300, 318, 336, 362, 365, 366, 396,\u00a0 402,\u00a0 403, 412,\u00a0 429, 433.<br \/>\n9. Bkz. \u00d6. N. Bilmen, age., s. 108, 155, 169, 290, 292, 298, 340, 344,424.<br \/>\n10. Bu yakla\u015f\u0131m\u0131n ele\u015ftirisi i\u00e7in bkz.M. Hayri K\u0131rba\u015fo\u011flu, \u0130slam D\u00fc\u015f\u00fcncesinde S\u00fcnnet-Ele\u015ftirel Bir Yakla\u015f\u0131m-. Ankara Okulu. Ankara 1999. s. 97-98.<br \/>\n11. Bu konuda geni\u015f bilgi i\u00e7in bkz. Nihat Ko\u00e7ak, \u00d6mer Nasuhi Bilmen&#8217;in B\u00fcy\u00fck \u0130slam \u0130lmiha1indeki Hadislerin Tahrici (bas\u0131lman\u0131\u0131\u015f lisans tezi), A\u00dc\u0130F, Ankara 1989.<br \/>\n12. Mira\u00e7 rivayetlerinin fevkalade problemli durumunu g\u00f6rmek i\u00e7in bkz. Ahmet Molu, Mira\u00e7 Hadislerinin Hadis Bilimi A\u00e7\u0131s\u0131ndan De\u011ferlendirilmesi (yay\u0131mlanmam\u0131\u015f y\u00fcksek lisans tezi, A\u00dc\u0130F, Ankara 2001.<br \/>\n13. Bu konudaki rivayetlerin isnad ve metin a\u00e7\u0131s\u0131ndan arz etti\u011fi problemlerle ilgili olarak bkz. Mustafa Ert\u00fcrk, &#8220;\u00c7ocu\u011fun Dini E\u011fitiminde Kullan\u0131lan Bir Hadis ve Tahlili&#8221;, Marife, II (Konya, 2002), say\u0131: 2, s. 53-79.<br \/>\n14. Bu konuda geni\u015f bilgi i\u00e7in bkz. M. Hayri K\u0131rba\u015fo\u011flu, Namazlar\u0131n Birle\u015ftirilmesi, \u0130lahiyat Yay\u0131nlar\u0131, Ankara 2002.<br \/>\n15. Bkz. Eb\u00fb \u015eame el-Makdisi, el-Ba\u2019is &#8216;ala inkari\u2019l-bida\u2019i ve&#8217;l-havadls, Kahire, t.y.; ayr\u0131ca bkz. Salih \u00d6zer, Hadis Literat\u00fcr\u00fcnde M\u00fcbarek Zaman\/Kutsal An Mefhumu ve Kandiller \u00d6rne\u011finin Tetkiki (yay\u0131mlanmam\u0131\u015f y\u00fcksek lisans tezi), A\u00dc\u0130F, Ankara 1995.<br \/>\n16. Kur&#8217;an&#8217;da yer almayan ve sadece hadis rivayetlerine dayand\u0131r\u0131lan recm cezas\u0131yla, m\u00fcrted i\u00e7in \u00f6ng\u00f6r\u00fclen \u00f6l\u00fcm cezas\u0131na dair rivayetlerin isnad ve metin a\u00e7\u0131s\u0131ndan arz ettikleri problemler konusunda bkz. M. Hayri K\u0131rba\u015fo\u011flu, &#8220;\u0130slam&#8217;a Yamanan Sanal \u015eiddet: Recm ve \u0130rtidat Meselesi&#8221;, \u0130slamiyat V (2002), say\u0131: 1, s. 125-132.<br \/>\n17. Bu konuda bkz. Muhammed Ahmed Abdusselam, Kur&#8217;an Ni\u00e7in \u0130ndlrlldi?, Fecr Yay\u0131nlar\u0131, Ankara 1989, s. 55-56.<br \/>\n18. Bkz. age., s. 54-55.<br \/>\n19. Bu konuda bkz. Mehmed S.Hatibo\u011flu, &#8220;\u0130slam M\u00fckellefiyet Anlay\u0131\u015f\u0131 ve Buna Ayk\u0131r\u0131 Bir Maliki- Hanefi K\u0131yas\u0131&#8221;, A\u00dc\u0130FD, XXI (1976) s. 185-197.<br \/>\n20. Oru\u00e7lu iken cinsi m\u00fcnasebette bulunmak veya yiyip i\u00e7mek suretiyle olsun, kasden orucunu bozanlar\u0131n iki ay s\u00fcrekli kefaret orucu tutmas\u0131 gerekti\u011fine dair yayg\u0131n h\u00fckm\u00fcn yanl\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131na dair geni\u015f bilgi i\u00e7in bkz. Musa Carullah Bigiyef, Kitabu&#8217;s-Sunne, Ankara Okulu, Ankara 2000, s. 115-117, dipnot, 87 (Yazara ait, Uzun G\u00fcnlerde Oru\u00e7, \u00e7ev. Yusuf Ura1giray, Ankara 1975, s. 213-217\u2019den naklen)<br \/>\n21. Kad\u0131n\u0131n \u015fahitli\u011fi meselesindeki de\u011ferlendirmeler ve yeni yakla\u015f\u0131mlar konusunda geni\u015f bilgi i\u00e7in bkz. M. Hayri K\u0131rba\u015fo\u011flu, &#8220;Kad\u0131n Konusunda Kur&#8217;an&#8217;a Y\u00f6neltilen Ba\u015fl\u0131ca Ele\u015ftiriler&#8221;, \u0130slami Ara\u015ft\u0131rmalar (Kad\u0131n \u00d6zel Say\u0131s\u0131), V (1991), say\u0131: 4, s. 276-277; Hayreddin Karaman, &#8220;Kad\u0131n\u0131n \u015eahitli\u011fi, \u00d6rt\u00fcnmesi ve Kamu G\u00f6revi&#8221;, agd. s. 287; Ali Bula\u00e7, &#8220;Mekasidu&#8217;\u015f\u015eeria Ba\u011flam\u0131nda Kad\u0131n\u0131n \u015eahidi\u011fi Konusu&#8221;, agd. s. 297, vd. \u0130lhami G\u00fcler, &#8220;Kur&#8217;an&#8217;da Kad\u0131n-Erkek E\u015fitsizli\u011finin Temelleri&#8221;, agd. s. 315-316. S\u00fcleyman Ate\u015f, &#8220;\u0130slam&#8217;\u0131n Kad\u0131na Getirdi\u011fi Haklar&#8221;, agd., s. 324. H\u00fcseyin Hatemi, &#8220;Modern Mahrem ve \u0130slam&#8217;\u0131n Kad\u0131na Bak\u0131\u015f\u0131&#8221;, agd., s. 331.<br \/>\n22. Bu iddian\u0131n dayanaklar\u0131n\u0131 olu\u015fturan hadis rivayetlerinin uydurma oldu\u011fu konusunda bkz. M.Hayri K\u0131rba\u015fo\u011flu, \u0130slam D\u00fc\u015f\u00fcncesinde S\u00fcnnet -Ele\u015ftirel Bir Yakla\u015f\u0131m-, s. 46.<br \/>\n23. K\u00f6kleri as\u0131rlar \u00f6ncesine giden bu kadim telakkinin dayanaklar\u0131 ve ele\u015ftirisi i\u00e7in bkz. M. Hayri K\u0131rba\u015fo\u011flu, &#8220;Hz. \u0130sa&#8217;y\u0131 G\u00f6kten \u0130ndiren Hadislerin Tenkidi&#8221;, \u0130slamiyat III (2000), say\u0131: 4, s. 147-168; Mehmet \u00dcnal, &#8220;Tefsir Kaynaklar\u0131na G\u00f6re Hz. \u0130sa&#8217;n\u0131n \u00d6l\u00fcm\u00fc, Ref&#8217;i ve N\u00fczul\u00fc&#8221;, agd. s. 133-146.<br \/>\n24. Mira\u00e7 rivayetleriyle ilgili olarak bkz. dipnot, 12; ay\u0131n yar\u0131lmas\u0131yla ilgili olarak da bkz. M. Hayri K\u0131rba\u015fo\u011flu, Alternatif Hadis Metodolojisi, Kitabiyat Yay\u0131nlar\u0131, Ankara 2002, s. 341-343.<br \/>\n25. Mesela, Bilmen&#8217;in i1mihalinde zikredilen kaynaklar \u015funlard\u0131r: Kur&#8217;an-\u0131 Kerim, Sahih-i Buhari, Sahih-i M\u00fcslim, Cami&#8217;u&#8217;s-Sa\u011fir, Kirabu&#8217;t-Ter\u011fib ve&#8217;t-Terhib, \u015eema&#8217;il-i Tirmizi, \u015eifa-i \u015eerif, Mevahib- i Led\u00fcnniye, Akaid-i Nesefiye, \u015eerh-i Mekas\u0131d, \u015eerh-i Mevak\u0131f, Mebsut-\u0131 Serahsi, eI-Bedayi, elHidaye, el-Bahru&#8217;r-Ra&#8217;ik, erD\u00fcrer ve&#8217;l-Gurer, M\u00fclteka, Halebi, Merak\u0131&#8217;l-Felah, Ha\u015fiye-i Tahtavi, . ed-D\u00fcrr\u00fc&#8217;l-Muhtar, Redd\u00fc&#8217;l-Muhtar, Mecmu&#8217;a-i \u0130bn Abidin, Feteva-y\u0131 Hindiyye, Feyziyye, Beh\u00e7e, Netice, Ali Efendi, Abdurrahim Fetvalar\u0131 ve Mecmu&#8217;a-i Cedide, Muhtasar-\u0131 Ebi&#8217;z-Ziya, \u015eerh-i Ebi&#8217;l-Berekat, Ha\u015fiye-i D\u00fcs\u00fcki, Kitabu&#8217;l-\u00dcmm, Tuhfet\u00fc&#8217;l-Muhta\u00e7, Neyl\u00fc&#8217;l-Mera&#8217;ib, Ke\u015f\u015faf\u00fc&#8217;l-K\u0131na, Kirabu&#8217;l-Muhalla, Bidayet\u00fc&#8217;l-M\u00fcctehid, Nihayetu&#8217;l-Muktasit [Bu son isim ayn\u0131 bir eser de\u011fil, Bidayetu&#8217;l-Muctehid&#8217;in isminin devam\u0131d\u0131r.], el-Mizanu&#8217;l-K\u00fcbra, \u0130hya&#8217;u&#8217;l-Ul\u00fcm, Tarikat-\u0131 Muhammediye, \u015eerh-i \u015eir&#8217;at\u00fc&#8217;l-\u0130slam, Siyer-i \u0130bn Hi\u015fam, Tarih-i \u0130bn Esir, Siyer-i Halebi.<br \/>\n26. Bu sat\u0131rlar adeta \u0130ncil&#8217;deki \u015fu ifadelerin bir yans\u0131mas\u0131 gibidir: &#8220;Mukaddeslerin b\u00fct\u00fcn kiliselerinde oldu\u011fu gibi, kiliselerde kad\u0131nlar s\u00fckut etsinler; \u00e7\u00fcnk\u00fc onlara s\u00f6ylemek i\u00e7in izin yoktur; ancak \u015feriat\u0131n da dedi\u011fi gibi, tabi olsunlar. E\u011fer bir \u015fey \u00f6\u011frenmek isterlerse, evde kendi kocalar\u0131na sorsunlar, \u00e7\u00fcnk\u00fc kad\u0131ya kilisede s\u00f6ylemek ay\u0131pt\u0131r&#8221; (Korintoslulara I.Mektup, 14: 34-35). Bu anlay\u0131\u015f\u0131n ele\u015ftirisi ve \u0130slam&#8217;da yeri olmad\u0131\u011f\u0131 konusunda bkz. R\u0131za Tahiri, &#8220;\u0130slam&#8217;da Genel Haklar ve Masuniyetler&#8221;, Yeni \u00dcmit (Ocak-Mart, 2002), say\u0131: 55, s. 40.<br \/>\n27. Bilmen, age., s. 92-93, no: 186, 187. Hemen hemen ayn\u0131 ifadeler Diyanet \u0130lmihali\u2019nde (Ankara 1999), s. 108-109&#8217;da mevcut olup, ayr\u0131ca Diyanet \u0130\u015fleri Ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131 bu sa\u011fl\u0131ks\u0131z anlay\u0131\u015f\u0131 Diyanet Takvimi arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla (bkz. 08.01.2003 tarihli takvim yapra\u011f\u0131) geni\u015f halk kitlelerine yaymaya \u00e7al\u0131\u015fmaktad\u0131r.<br \/>\n28. Bu konuda bkz. Bilmen, age., s. 118\/76; 121\/103; 124\/122-123; 153-154\/5, 6, 7; 167\/253; 168\/256; 188\/363; 196\/5, 7, 8; 217\/13; 222-223\/5; 225\/23; 238\/534; 273\/71 (namaza k\u0131yasla); 341\/99 (Burada zekat ve sadakalar\u0131n insanlar\u0131n y\u0131kant\u0131s\u0131 [kiri] say\u0131ld\u0131\u011f\u0131, dolay\u0131s\u0131yla Ha\u015fimo\u011fullar\u0131n\u0131n \u015feref ve k\u0131ymetine yak\u0131\u015fmayaca\u011f\u0131 ifade edilirken, bunlar\u0131n s\u0131radan M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n \u015feref ve k\u0131ymetine yak\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131, dolay\u0131s\u0131yla s\u0131radan M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n \u015feref ve k\u0131ymetlerinin pek de \u00f6nemli olmad\u0131\u011f\u0131 sonucu \u00e7\u0131kmaz m\u0131?); 363\/43-1 (Hacc\u0131 helal mal ile yapmak hacc\u0131n sadece bir edebi mi, yoksa \u00f6nemli bir \u015eart\u0131 m\u0131d\u0131r?); 372\/4; 375\/78 413\/48-51; 425\/109 (Burada verilen bilgilerle, at ve e\u015fek etinin haram oldu\u011fu h\u00fckm\u00fc aras\u0131nda bir \u00e7eli\u015fki do\u011fmaktad\u0131r.); 430\/146; 473 (Dinin kolayl\u0131k oldu\u011funa dair burada yer alan a\u00e7\u0131klamalar, bizatihi bu ilmihaldeki zorla\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 ve k\u0131l\u0131 k\u0131rk yanc\u0131 h\u00fck\u00fcmlerle bir arada de\u011ferlendirildi\u011finde, ortaya a\u00e7\u0131k bir \u00e7eli\u015fki \u00e7\u0131kmaktad\u0131r.)<br \/>\n29. Bkz. age., s. 134 (T\u00fcrk\u00e7e ezanla ilgili a\u00e7\u0131klamalar); 164\/232, 235; 165\/241; 176\/299; 190\/377; 195\/403-2; 196\/5; 218\/30; 227\/480; 239\/543 (Hunsa-i mii\u015fkil&#8217;in cenazesinin y\u0131kanmayaca\u011f\u0131na dair); 315\/9-1 (M\u00fcrtedin irtidad \u00f6ncesi zekat bor\u00e7lar\u0131n\u0131n d\u00fc\u015fece\u011fi hakk\u0131nda); 316\/3; 319\/13 (Bug\u00fcn s\u00f6z konusu olmayan zekat memurlar\u0131 hakk\u0131nda); 375\/75; 395\/40; 396\/47 (Saksa\u011fan, kumru, b\u00fclb\u00fcl ve keklik eti yiyenin belaya tutulaca\u011f\u0131na inan\u0131ld\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in yenmelerinin iyi olmad\u0131\u011f\u0131 hakk\u0131nda); 398\/56 (&#8220;Deniz insan\u0131&#8221;n\u0131n (?) yenmesinin helal olmad\u0131\u011f\u0131 hakk\u0131nda); 401\/75; 423\/102; 427\/122-123; 430\/142-144; 431\/148 vd. 434\/165; 465\/63 (Taassubu olumlar g\u00f6r\u00fcnen a\u00e7\u0131klamalar hakk\u0131nda).<br \/>\n30. Mesela bkz. Bilmen, age., s. 190\/375-379; 205\/406 ve pek \u00e7ok yerde.<br \/>\n31. Mesela bkz. Bilmen, age., s. 114\/58 (Namaz vakitlerinden bir-ikisi bulunmay\u0131nca, o vakit namazlar\u0131n\u0131n ora halk\u0131na farz olmayaca\u011f\u0131); 271-272\/67 (Ramazan hilalinin hesapla tespitinin caiz olmad\u0131\u011f\u0131 hakk\u0131nda); 336\/77-2, 3 (Kire\u00e7, al\u00e7\u0131 ta\u015f\u0131, yakut, elmas, firuze, su, tuz, zift, neft (petrol) gibi maddelerden humus al\u0131nmayaca\u011f\u0131 hakk\u0131nda).<br \/>\n32. Mesela bkz. Bilmen, age., s. 217\/10 ve pek \u00e7ok yerde; 496\/78-79 (Hz. Peygamber&#8217;in &#8216;nesebinin&#8217;, &#8216;m\u00fcbarek&#8217; ve &#8216;y\u00fcksek&#8217;li\u011fi); 527\/179 (Kurey\u015f&#8217;in asalet ve \u015ferefi).<br \/>\n33. Burada kastetti\u011fimiz eser, Vecdi Aky\u00fcze ait Mukayeseli \u0130badetler \u0130lmihali (\u0130slam F\u0131kh\u0131nda \u0130badetler) adl\u0131, \u0130z yay\u0131nc\u0131l\u0131k taraf\u0131ndan yay\u0131mlanan (\u0130stanbul 1995) ve Yeni \u015eafak gazetesi taraf\u0131ndan promosyon olarak da\u011f\u0131t\u0131lan eserdir.<br \/>\n34. Asl\u0131ndad b\u00f6yle bir ilmih\u00e2l yazman\u0131n son derece yararl\u0131 olaca\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmekle birlikte, bunu, hadis\/S\u00fcnnet alan\u0131ndaki problemlerin \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcne y\u00f6nelik projemizin tamamlanmas\u0131ndan sonraki bir tarihe tehir ediyorduk. Ancak toplumdan gelen yo\u011fun talepler kar\u015f\u0131s\u0131nda, b\u00f6yle bir ilmih\u00e2l yazma i\u015finin daha fazla tehir edilmemesi gerekti\u011fi anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r. Cenab-\u0131 Hak\u2019tan bizi bu konuda ba\u015far\u0131l\u0131 k\u0131lmas\u0131n\u0131 niyaz ederiz.<\/em><\/div>\n<\/div>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Klasik f\u0131k\u0131h literat\u00fcr\u00fcn\u00fcn bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc olu\u015fturan taharet, namaz, oru\u00e7 ve hac gibi konular\u0131n, ba\u015f\u0131na\u00a0 akaid konular\u0131n\u0131n da eklenmesiyle, ba\u011f\u0131ms\u0131z eserler h\u00e2linde ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n\u0131n tarihi bizde 15. y\u00fczy\u0131la kadar geri g\u00f6t\u00fcr\u00fclmektedir.(1) Halk aras\u0131nda &#8216;Namaz Hocas\u0131&#8217; veya &#8216;\u0130lmihal&#8217; olarak bilinen bu t\u00fcr eserler, s\u00f6zl\u00fc k\u00fclt\u00fcr yan\u0131nda, halk\u0131m\u0131z\u0131n temel dini bilgilerinin ba\u015fl\u0131ca kayna\u011f\u0131n\u0131 te\u015fkil etmektedir. Bu bak\u0131mdan \u00fclkemiz insan\u0131n\u0131n din konusundaki bilgilerinin b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde namaz hocalar\u0131 veya ilmihaller taraf\u0131ndan \u015fekillendirildi\u011fini s\u00f6ylemek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Bu kadar etkili olmalar\u0131na ra\u011fmen, bu t\u00fcr eserlerin bilimsel de\u011feri \u00fczerinde yeterince duruldu\u011fu s\u00f6ylenemez. Bunlar\u0131n sundu\u011fu bilgilerin ne derece sa\u011fl\u0131kl\u0131 ve yeterli oldu\u011fu meselesi bir yana, bu bilgilerin ne t\u00fcr bir dindarl\u0131\u011fa yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 \u00fczerinde ise, neredeyse hi\u00e7 durulmam\u0131\u015ft\u0131r. Halbuki milyonlarca insan\u0131n dine dair bilgilenme s\u00fcrecinde muhtemelen okuyup okuyaca\u011f\u0131 yegane kaynak konumundaki bu t\u00fcr eserlerin, devaml\u0131 surette g\u00f6zden ge\u00e7irilmesi ve toplumun ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131 kar\u015f\u0131layacak \u015fekilde gerekli de\u011fi\u015fikliklerin yap\u0131lmas\u0131, ihmale gelmeyecek kadar \u00f6nemi haiz bir meseledir. Konunun b\u00f6ylesine kapsaml\u0131 bir bi\u00e7imde ele al\u0131nmas\u0131n\u0131n \u00e7ok y\u00f6nl\u00fc bir incelemeyi gerektirece\u011fi a\u015fikard\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla, bu s\u0131n\u0131rl\u0131 incelemede cevab\u0131 aranmas\u0131 gereken en \u00f6nemli soru, kanaatimizce, ilmihallerin bir dindarl\u0131k tasavvuruna sahip olup olmad\u0131\u011f\u0131, sahip ise, bunun ne t\u00fcr bir dindarl\u0131k tasavvuru oldu\u011fudur. A\u015fa\u011f\u0131da i\u015fte bu sorunun cevab\u0131 aranacakt\u0131r.(2) \u0130lmihallerin konumuz a\u00e7\u0131s\u0131ndan dikkat \u00e7eken ortak \u00f6zelliklerine i\u015faret ederek incelememize ba\u015flayabiliriz. Bu \u00f6zelliklerin ba\u015f\u0131nda &#8220;\u0130slam&#8217;\u0131n \u015fart\u0131 be\u015ftir&#8221; anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n belirleyicili\u011fi gelmektedir. Zira ilmihallerin neredeyse tamam\u0131, &#8220;\u0130slam&#8217;\u0131n \u015fart\u0131 be\u015ftir&#8221; anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 merkeze alm\u0131\u015f durumdad\u0131r. Bu i1mihaller, iman, namaz, oru\u00e7, hac ve zekattan olu\u015fan \u0130slam&#8217;\u0131n be\u015f \u015fart\u0131 (?) d\u0131\u015f\u0131nda baz\u0131 konulara da yer vermi\u015f olsalar da, bunlar\u0131n, ilmihallerin temel ilgi alan\u0131n\u0131 olu\u015fturduklar\u0131n\u0131 s\u00f6ylemek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Bu durum kar\u015f\u0131s\u0131nda, \u0130slam&#8217;\u0131n ku\u015fatt\u0131\u011f\u0131 alanlarla mukayese edildi\u011finde &#8220;\u0130slam\u0131n \u015fart\u0131 be\u015ftir&#8221; anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n, \u0130slam&#8217;\u0131 son derece dar bir alana hapsetti\u011fi a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6r\u00fclmektedir. Bu ise, ilmihallerin dindarl\u0131\u011f\u0131 dar bir alana s\u0131k\u0131\u015ft\u0131rarak &#8216;daralt\u0131lm\u0131\u015f&#8217; bir dindarl\u0131k \u00f6nerdi\u011fi \u015feklinde yorumlanabilecek bir durumdur. Daralt\u0131lm\u0131\u015f Dindarl\u0131k Tekrar hat\u0131rlatal\u0131m ki, M\u00fcsl\u00fcman\u0131n bilmesi, inanmas\u0131 ve yapmas\u0131-yapmamas\u0131 gereken hususlar\u0131, yani \u0130slam&#8217;\u0131 bu be\u015f hususa hasretmek, son derece yanl\u0131\u015f ve yanl\u0131\u015f oldu\u011fu kadar, vahim sonu\u00e7lar do\u011furabilecek bir anlay\u0131\u015ft\u0131r. Zira \u0130slam, kesinlikle bu be\u015f husustan ibaret de\u011fildir.(3) Yusuf Ziya Y\u00f6r\u00fckan&#8217;\u0131n da dedi\u011fi gibi, \u0130slam binas\u0131n\u0131n ilkeleri yaln\u0131z bunlar de\u011fildir.Kur&#8217;an-\u0131 Kerim&#8217;de Allah&#8217;\u0131n bir\u00e7ok buyruklar\u0131 vard\u0131r. ( &#8230; ) Bu hadiste g\u00f6sterilen d\u00f6rt ibadet [namaz, oru\u00e7, zekat, hac] emrinden yaln\u0131z namaz emri ilk emirlerdendir. Oru\u00e7 emri Medine&#8217;de gelmi\u015ftir. Milleti savunma [cihad] emri dahi zekat ve hac emirlerinden \u00f6nce gelmi\u015ftir. Bat\u0131l adetleri terk etmek, hurafelerle m\u00fccadele etmek, taassubu kald\u0131rmak emirleri de Mekke&#8217;de ilk zamanlarda gelen emirlerdendir. \u015e\u00fcphe yok ki bunlar\u0131n Kur&#8217;an&#8217;da \u00f6tekilerden \u00f6nce gelmesinin bir sebebi ve manas\u0131 vard\u0131r. Kald\u0131 ki M\u00fcsl\u00fcmanl\u0131k bir b\u00fct\u00fcnd\u00fcr, yaln\u0131z ibadetlere dair olanlar\u0131 al\u0131p, di\u011ferlerini b\u0131rakmak olmaz [vurgu bize ait, M.H.K.]. \u015eu halde, Peygamber&#8217;in bu d\u00f6rd\u00fcn\u00fc di\u011ferlerinden ay\u0131rmas\u0131, ibadetlerin iman\u0131 kuvvetlendirmekte ve ahlak\u0131 y\u00fckseltmekteki tesirini g\u00f6stermek maksad\u0131n\u0131 g\u00fcder. Nitekim \u00f6tekilerini de di\u011fer hadislerde ayn\u0131 suretle bildirmi\u015f bulunuyor. Peygamber diyor ki: &#8216;\u0130slam, insanlar\u0131n senin dilinden ve elinden\u00a0 emin olmalar\u0131d\u0131r.&#8217; Di\u011fer bir hadiste de, &#8216;\u0130slam kendiniz i\u00e7in arzu etti\u011finizi karde\u015finiz i\u00e7in de arzu etmenizdir.&#8217; deniliyor.(4) Kald\u0131 ki, \u0130slam&#8217;\u0131n, kendisine g\u00f6n\u00fcl veren m\u00fcminlerine y\u00f6nelik taleplerinin, sadece \u0130slam&#8217;\u0131n \u015fart\u0131n\u0131n be\u015f oldu\u011fu anlay\u0131\u015f\u0131nda ifadesini bulan hususlardan ibaret oldu\u011funu ileri s\u00fcrmenin, tabir caizse, \u0130slam&#8217;\u0131 adeta ku\u015fa \u00e7evirmek anlam\u0131na gelebilece\u011fi de sa\u011fduyu sahiplerinin dikkatlerinden ka\u00e7mayacakt\u0131r. \u0130lmihallerin \u00f6ng\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc din(darl\u0131k) anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n dinin alan\u0131n\u0131 nas\u0131l daraltt\u0131\u011f\u0131n\u0131 daha net g\u00f6rebilmek i\u00e7in, \u0130slami \u00f6\u011fretiler manzumesinin bir \u015fema halinde g\u00f6sterilmesi olduk\u00e7a ayd\u0131nlat\u0131c\u0131 olacakt\u0131r. 1: Metafizik ilkeler alan\u0131 (Allah, ahiret, n\u00fcb\u00fcvvet, evrenin, hayat\u0131n, insan\u0131n anlam\u0131) 2: Ahl\u00e2ki ilkeler alan\u0131 (adalet, e\u015fitlik, karde\u015flik, yard\u0131mla\u015fma, iyili\u011fi emretmek, k\u00f6t\u00fcl\u00fckle m\u00fccadele etmek) 3: Rit\u00fceller alan\u0131 (namaz, oru\u00e7, hac, kurban) 4: Normatif d\u00fczenlemeler alan\u0131 (cemiyet, hukuk, siyaset ve ekonomi alan\u0131) \u015eemada konular\u0131n s\u0131ralan\u0131\u015f\u0131, ayn\u0131 zamanda \u00f6nem s\u0131ras\u0131n\u0131 da g\u00f6stermektedir. Buna g\u00f6re, ilmihallerin III. s\u0131rada yer alan konular\u0131 \u00f6n plana \u00e7\u0131karan, II. ve IV. s\u0131radaki konular\u0131 ikinci planda g\u00f6ren bir yakla\u015f\u0131m i\u00e7erisinde olduklar\u0131 rahatl\u0131kla s\u00f6ylenebilir. Bu hususu, ilmihallerin ele ald\u0131klar\u0131 konulara ne kadar yer ay\u0131rd\u0131klar\u0131na bakt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda da kolayca g\u00f6rmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Burada bir \u00f6rnek olarak \u00d6mer Nasuhi Bilmen&#8217;in B\u00fcy\u00fck \u0130slam \u0130lmihali&#8216;ndeki konular\u0131n yo\u011funluk oranlar\u0131na bakmak yeterli olacakt\u0131r. Bu ilmihalde belli ba\u015fl\u0131 konulara ayr\u0131lan sayfa say\u0131s\u0131n\u0131 \u015f\u00f6yle g\u00f6sterebiliriz (Tima\u015f Yay\u0131nlar\u0131, \u0130stanbul 1995): Namaz \u00a0\u00a0 \u00a0250 Oru\u00e7 \u00a0\u00a0 \u00a050 Zekat \u00a0\u00a0 \u00a050 Hacc \u00a0\u00a0 \u00a035 Kurban \u00a0\u00a0 \u00a015 Kerahet-\u0130stihsan\u00a0 30 Ahlak \u00a0\u00a0 \u00a030 Siyer \u00a0\u00a0 \u00a060 Toplam \u00a0\u00a0 \u00a0520Do\u011frudan \u0130slami \u00f6\u011fretiyle ilgili g\u00f6r\u00fcnmeyen siyer k\u0131sm\u0131 d\u0131\u015fta b\u0131rak\u0131lacak olursa, toplam 460 sayfan\u0131n 400 sayfas\u0131n\u0131n namaz, oru\u00e7, zekat, hac ve kurbana ayr\u0131ld\u0131\u011f\u0131 halde, ahlaka ve davran\u0131\u015flarla ilgili kurallara sadece 60 sayfa ayr\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131, tespitimizin do\u011frulu\u011funu g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne sermektedir. Bu tespitin, hemen b\u00fct\u00fcn ilmihaller i\u00e7in ge\u00e7erli bir tespit oldu\u011funu burada hat\u0131rlatmakta yarar vard\u0131r. Ortadaki bu durum, s\u00f6z konusu daralt\u0131lm\u0131\u015f din anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n, ayn\u0131 zamanda, \u0130slami \u00f6\u011fretinin \u00f6nemli y\u00f6nlerinin c\u0131l\u0131z kald\u0131\u011f\u0131, &#8220;zay\u0131flat\u0131lm\u0131\u015f bir din anlay\u0131\u015f\u0131&#8221; \u015feklinde de nitelendirilebilece\u011fini g\u00f6stermektedir. Daralt\u0131lm\u0131\u015f Kulluk Allah&#8217;a teslim olmak anlam\u0131na da gelen \u0130slam&#8217;\u0131n, Allah&#8217;\u0131n isteklerine boyun e\u011fip, O&#8217;na itaat etmek \u015feklinde \u00f6zetlenmesi m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Kur&#8217;an-\u0131 Kerim, insan ile Allah aras\u0131ndaki bu ili\u015fkiyi, ilk muhataplar\u0131n\u0131n anlayaca\u011f\u0131 bir dille &#8216;ubudiyye-&#8216;ibade(t) (kulluk) benzetmesiyle ifade etmi\u015f olup, Allah&#8217;\u0131n M\u00fcsl\u00fcmanlara y\u00f6nelik talepleri ise, bireysel, toplumsal ve evrensel boyutlar\u0131 olan taleplerdir. B\u00f6yle olunca da, \u2018ibadet\u2019in, her konuda Allah&#8217;a itaat etmek anlam\u0131na gelece\u011fi de a\u00e7\u0131kt\u0131r.(5) Mant\u0131ken de, Allah&#8217;a kulluk etmek ve O&#8217;nun isteklerini yerine getirmek anlam\u0131na gelen &#8216;ibadet&#8217;in, \u0130slami \u00f6\u011fretinin b\u00fct\u00fcn alanlar\u0131n\u0131 kapsamas\u0131 gerekti\u011fini anlamak zor olmasa gerektir. Ama buna mukabil, b\u00fct\u00fcn ilmihallerin, \u0130slam d\u00fc\u015f\u00fcncesinin hemen her alan\u0131nda da g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc \u00fczere, ibadet kavram\u0131n\u0131 da bir t\u00fcr anlam daralmas\u0131na maruz b\u0131rakt\u0131klar\u0131n\u0131 g\u00f6rmekteyiz. Zira ilmihaller, neredeyse ittifakla, ibadeti; namaz, oru\u00e7, zekat, hac, kurban, Kur&#8217;an okuma vb. birtak\u0131m rit\u00fcellerle s\u0131n\u0131rland\u0131rm\u0131\u015f durumdad\u0131r. Halbuki bunlar, zekat hari\u00e7 yukar\u0131daki \u015femada III no&#8217;lu alanda yer alan hususlardan ibarettir ki, sadece bunlar\u0131n ifas\u0131na &#8216;ibadet&#8217; ad\u0131n\u0131 verip de, di\u011fer \u00fc\u00e7 alan\u0131 d\u0131\u015far\u0131da b\u0131rakmak, hem kelimenin Arap dilindeki anlam\u0131na, hem de Kur&#8217;an&#8217;\u0131n bu kavram\u0131 kullan\u0131\u015f\u0131ndaki kapsay\u0131c\u0131l\u0131\u011fa ayk\u0131r\u0131 bir tasarruftur. Bu yanl\u0131\u015f anlay\u0131\u015f y\u00fcz\u00fcndendir ki, asl\u0131nda fenomenolojik olarak insan\u0131n iman ve salih amele y\u00f6nelmesini sa\u011flamak amac\u0131yla vazedilmi\u015f olan bu rit\u00fceller, ibadet kapsam\u0131nda de\u011ferlendirildi\u011fi halde, as\u0131l ama\u00e7 olan, her t\u00fcr\u00fcyle \u2018salih amel\u2019i ibadet kapsam\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda m\u00fctalaa etmenin izah\u0131 m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. \u0130slam gelene\u011finde egemen olan bu yanl\u0131\u015f ve eksik ibadet anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n, \u0130slami \u00f6\u011fretinin s\u0131n\u0131rl\u0131 bir alan\u0131n\u0131 ibadet olarak telakki edip, geni\u015f ve son derece \u00f6nemli pek \u00e7ok alan\u0131 ibadet kapsam\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda b\u0131rakmakla sonu\u00e7lanaca\u011f\u0131 a\u00e7\u0131k; bunun Allah&#8217;\u0131n istedi\u011fi ibadet (kulluk) olamayaca\u011f\u0131 ise ortadad\u0131r. San\u0131r\u0131z bug\u00fcn \u00fclkemizde de \u0130slam d\u00fcnyas\u0131n\u0131n di\u011fer b\u00f6lgelerinde de, M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n i\u00e7inde bulunduklar\u0131 durumun bir b\u00fct\u00fcn olarak \u0130slami \u00f6\u011fretiyi i\u00e7eren \u2018ibadet\u2019 kavram\u0131n\u0131n baz\u0131 rit\u00fcellere indirgenmesiyle ilgili oldu\u011funu s\u00f6ylemek yanl\u0131\u015f olmayacakt\u0131r. B\u00f6ylesi daralt\u0131lm\u0131\u015f bir kulluk\/ibadet anlay\u0131\u015f\u0131na dayal\u0131 bir dindarl\u0131\u011f\u0131n, \u0130slam&#8217;\u0131n hedefledi\u011fi bir dindarl\u0131k olamayaca\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemeye bile gerek yoktur. Derinliksiz Dindarl\u0131k Dinin, \u00f6z\u00fcnde Allah ile insan aras\u0131nda ger\u00e7ekle\u015fen derinlikli bir i\u00e7 tecr\u00fcbe olarak nitelendirilmesi de m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Ne var ki, ilmihallerin b\u00f6ylesi derin bir dindarl\u0131k vurgusuna sahip olmad\u0131klar\u0131 da g\u00f6zden ka\u00e7mamaktad\u0131r. Asl\u0131nda, zaten alan\u0131 daralt\u0131lm\u0131\u015f bir ibadet\/kulluk anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n, derinlik (deruni) boyutunun da ihmal edilmesiyle, art\u0131k bir &#8216;dindarl\u0131k&#8217;tan bahsedilip bahsedilemeyece\u011fi bile tart\u0131\u015fmal\u0131 bir hal almaktad\u0131r. Hele Kur&#8217;an&#8217;\u0131n, kulluk bilincinin tezah\u00fcrleri olan namaz, oru\u00e7, zekat, hac vb.den ziyade, bizatihi bu bilince ve onun&#8217; derinle\u015ftirilmesine y\u00f6nelik s\u0131k ve \u0131srarl\u0131 vurgular\u0131yla mukayese edildi\u011finde, ilmihallerin &#8216;\u00f6z&#8217;\u00fcn \u00f6nemini yeterince kavrayamad\u0131klar\u0131 sonucuna varmak ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olmaktad\u0131r.(6) Bu a\u00e7\u0131dan, ilmihallerin arz etti\u011fi eksiklikleri daha yak\u0131ndan g\u00f6rebilmek i\u00e7in, en az\u0131ndan namaz, abdest, oru\u00e7, hac vb. rit\u00fcellerin klasik tasavvuf literat\u00fcr\u00fcndeki ve baz\u0131 \u00e7a\u011fda\u015f eserlerdeki ele al\u0131n\u0131\u015f bi\u00e7imlerine bakmak ve ilmihallerle bir mukayese yapmak yeterli olacakt\u0131r.(7)\u015eekilci-Mekanik Dindarl\u0131k Dinin bu &#8216;derin bilin\u00e7&#8217; boyutunun ihmalinin, \u015fekilci ve mekanik bir dindarl\u0131kla sonu\u00e7lanmas\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131r. Asl\u0131nda bu a\u00e7\u0131dan bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, \u00f6nceki dinlerin ba\u015f\u0131na gelenler \u0130slami \u00f6\u011fretinin de ba\u015f\u0131na gelmi\u015f ve tasavvuf ehlinin, fukaha\/ulemaya y\u00f6nelik &#8216;zahir ehli&#8217; ele\u015ftirisini hakl\u0131 \u00e7\u0131kar\u0131rcas\u0131na, formalite ve \u015fekilcilik, olduk\u00e7a erken d\u00f6nemlerde zuhur edip yay\u0131lm\u0131\u015f ve varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 bug\u00fcne kadar etkili bir bi\u00e7imde s\u00fcrd\u00fcrmeye devam etmi\u015ftir. \u0130lmihaller de i\u015fte bu olumsuz geli\u015fmenin pek \u00e7ok \u00fcr\u00fcnlerinden birisi olarak \u00f6n\u00fcm\u00fczde durmaktad\u0131r. Zira mevcut ilmihallerin hemen hepsi, asl\u0131nda orta\u00e7a\u011fda yaz\u0131lm\u0131\u015f f\u0131k\u0131h kitaplar\u0131n\u0131n ilgili b\u00f6l\u00fcmlerinin \u00e7evirisine dayal\u0131 derlemeler oldu\u011fundan, ayn\u0131 zamanda orta\u00e7a\u011f d\u00fc\u015f\u00fcnce ve yakla\u015f\u0131mlar\u0131n\u0131 da temsil ettiklerini s\u00f6ylemek yanl\u0131\u015f olmasa gerektir. Burada ilmihallerin sergiledi\u011fi \u015fekilcilik \u00f6rneklerini tek tek saymak m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir; zira bu takdirde neredeyse ilmihallerin b\u00fcy\u00fck bir k\u0131sm\u0131n\u0131 aktarmak gerekecektir.(8) Bunu yapmak yerine, ilmihallerde namaz, abdest, sular, oru\u00e7, hac, zekat, hac vb. konular \u015fekle ili\u015fkin detaylar\u0131n, \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bir k\u0131sm\u0131na, ne Kuran&#8217;da ne de zay\u0131f ve uydurmalar\u0131 dahil hadis rivayetlerinde rastland\u0131\u011f\u0131n\u0131 dikkatlere sunmak yeterli olacakt\u0131r. Bunun anlam\u0131 ise, ilmihallerin verdikleri bu muazzam detaylar\u0131n b\u00fcy\u00fck bir k\u0131sm\u0131n\u0131n Hz. Peygamber ve ashab\u0131nca bilinen \u015feyler olmad\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Bu noktada sorulmas\u0131 gereken soru ise \u015fudur: Bu k\u0131l\u0131 k\u0131rk yaran detaylar\u0131 bilmeden de, Hz. Peygamber ve ashab\u0131 birtak\u0131m kulluk g\u00f6revlerini rahatl\u0131kla yerine getirebildiklerine g\u00f6re, bug\u00fcn M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131 bunlarla m\u00fckellef tutman\u0131n gere\u011fi ve yarar\u0131 nedir? Bizce bu sorunun cevab\u0131 da, \u00fczerinde uzun uzun durmay\u0131 gerektiren \u00e7ok \u00f6nemli bir meseleyle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya bulundu\u011fumuzu g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne serecektir. Anakronik Dindarl\u0131k \u0130lmihallerin, kullan\u0131lan dil, kavramsal \u00e7er\u00e7eve ve verilen \u00f6rnekler a\u00e7\u0131s\u0131ndan, keza zihniyet ve bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131lar\u0131 bak\u0131m\u0131ndan bug\u00fcne ait olmad\u0131klar\u0131 hemen ilk bak\u0131\u015fta g\u00f6ze \u00e7arpmaktad\u0131r. Mesela bug\u00fcn i\u00e7in hi\u00e7bir anlam\u0131 olmayan \u2018k\u00f6leler\u2019le ilgili pek \u00e7ok h\u00fckme ilmihallerde yer verilmesi, buna iyi bir \u00f6rnek te\u015fkil etmektedir.(9) Keza sava\u015flarla al\u0131nm\u0131\u015f bir beldede hatibin sol elinde tutaca\u011f\u0131 bir k\u0131l\u0131ca dayanarak hutbe okumas\u0131 gerekti\u011fi (Bilmen, s. 158) seferilikten s\u00f6z ederken, yelkenli gemilerle seyahatten, kafile halinde develerle yolculuktan dem vurulmas\u0131 (s. 166), ancak ana dili Arap\u00e7a olanlar i\u00e7in anlaml\u0131 olan &#8216;zelletu&#8217;l-kari&#8217; konular\u0131 (s. 206, vd. 209, vd.), mescit lambalar\u0131nda kirli ya\u011f kullanmaktan (s. 233) yeni fethedilen bir yerdeki gayr-i m\u00fcslim kabirlerini a\u00e7maktan (s. 255), kad\u0131n\u0131n evinde oturup d\u0131\u015far\u0131 \u00e7\u0131kmamakla y\u00fck\u00fcml\u00fc oldu\u011fundan (s. 268) r\u00fc&#8217;yet-i hilal konusunda iki kad\u0131n\u0131n \u015fahitli\u011finin ancak bir erke\u011finkine denk oldu\u011fundan (s. 269), fakire kefaret olarak &#8220;boylu bir entari, k\u0131sa bir g\u00f6mlek veya yaln\u0131z bir don&#8221; verilebilece\u011finden (s. 292), devletin amil, a\u015fir, sai denilen zekat toplama memurlar\u0131n\u0131n bulundu\u011fundan (?) (s. 319), zekat ve sadaka-i f\u0131t\u0131r vb. konular\u0131 ilgilendiren \u00f6l\u00e7\u00fclerle ilgili olarak, orta\u00e7a\u011fa ait uzunluk, a\u011f\u0131rl\u0131k, hacim \u00f6l\u00e7\u00fclerinden -mesela, ar\u015f\u0131n, fersah, mil, dirhem, sa&#8217;, vesk, r\u0131tl, ok at\u0131m\u0131 mesafesi, yaya y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015f\u00fc- bahsedilmesi, burada \u00f6rnek verilebilir. Benzer \u015fekilde, fitre sadakas\u0131nda, bu\u011fday, arpa, hurma ve kuru \u00fcz\u00fcm\u00fcn de\u011fi\u015fmez \u00f6l\u00e7\u00fcler oldu\u011fu (10) iddias\u0131na da bu \u00e7er\u00e7evede yer verilebilir. Yine bug\u00fcnk\u00fc Irak topraklar\u0131n\u0131n &#8216;hara\u00e7 arazisi&#8217; oldu\u011fundan dem vurulmas\u0131 (s. 334), Hz. Peygamber soyundan gelenlere &#8216;hazinedeki&#8217; (?) &#8216;ganimet&#8217; (?) paylar\u0131ndan verilece\u011fi (s. 341), hac\u0131 aday\u0131n\u0131n beraberinde Mekke&#8217;ye kurbanl\u0131k g\u00f6t\u00fcrmesi (s. 368, 369), en faziletli kazan\u00e7 yolunun \u00f6nce cihad, sonra s\u0131rayla, ticaret, ziraat ve sanat \u015feklinde belirlenmesi (s. 417, 418), ihtikardan [karaborsac\u0131l\u0131k] s\u00f6z edilebilmesi i\u00e7in mallar\u0131n asgari k\u0131rk g\u00fcn depolanmas\u0131 gerekti\u011fi (s. 420), bor\u00e7lanma konusuna \u00f6rnek olarak bu\u011fday, arpa, yumurta ve ceviz bor\u00e7lan\u0131lmas\u0131ndan dem vurulmas\u0131 (s. 422), ameliyat amac\u0131yla hastaya, onun akl\u0131n\u0131 giderecek (?) temiz bir ila\u00e7 i\u00e7irilmesinde [narkoz] bir &#8216;sak\u0131nca g\u00f6r\u00fclmemesi&#8217; (?) (s. 426), erkeklerin etekli elbise giymesi ve elbiselerinin eteklerinin, bacaklar\u0131n\u0131n yar\u0131s\u0131na kadar uzat\u0131labilece\u011fi (s. 428), pek y\u00fcksek binalar yapt\u0131rman\u0131n &#8216;mekruh&#8217; oldu\u011fu (s. 429), oyun ve e\u011flence denilen birtak\u0131m zararl\u0131 ve &#8216;faydas\u0131z&#8217; e\u011flencelerin caiz olmad\u0131\u011f\u0131, yararl\u0131 e\u011flencelerin ise ki\u015finin ailesiyle e\u011flenmesi, at\u0131n\u0131 e\u011fitmesi ve ok yar\u0131\u015f\u0131 oldu\u011fu ve at terbiye edip, silah e\u011fitimi g\u00f6rmenin fazileti (s. 433), tavla, satran\u00e7 gibi oyunlar\u0131n harama yak\u0131n mekruh oldu\u011fu, zira bunlar\u0131n zaman kayb\u0131na sebep ve kumara itici oldu\u011fu (s. 433-434), ameliyatlar\u0131n baz\u0131 zaruretlere binaen &#8216;caiz&#8217; oldu\u011fu (?) (s. 435), on \u00fc\u00e7 ya\u015f\u0131na giren \u00e7ocuklar\u0131 namaz k\u0131lmazlarsa d\u00f6vmek, on alt\u0131 ya\u015f\u0131na giren \u00e7ocuklar\u0131 da evlendirmek gerekti\u011fi (s. 444), kad\u0131n\u0131n kocas\u0131n\u0131n dine uygun &#8217;emirlerini&#8217; tutmas\u0131 gerekti\u011fi (s. 444) gibi hususlar da burada zikredilebilir. Bu ve benzeri \u00f6rnekler, ilmihallerin bize bir gelecek perspektifi sunmak \u015f\u00f6yle dursun, bug\u00fcn\u00fcn ihtiya\u00e7lar\u0131na bile cevap vermekten uzak oldu\u011funu, hatta daha da vahimi, adeta bizi as\u0131rlar \u00f6ncesine s\u00fcr\u00fckledi\u011fini a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne sermektedir. Okuyucusunun zihnini ve bak\u0131\u015flar\u0131n\u0131 ge\u00e7mi\u015fe, as\u0131rlar \u00f6ncesine \u00e7eviren ilmihallerin sunaca\u011f\u0131 dindarl\u0131k anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n bug\u00fcne ait bir dindarl\u0131k olamayaca\u011f\u0131 a\u015fikard\u0131r. \u00c7a\u011f\u0131n ger\u00e7eklikleriyle ilgisi olmayan bu gibi hususlara ilmihallerde bol bol yer verilmi\u015f olmas\u0131, tekrar ifade edelim ki, bu ilmihallerin asl\u0131nda orta\u00e7a\u011f toplumsal \u015fart ve ihtiya\u00e7lar\u0131na g\u00f6re yaz\u0131lm\u0131\u015f olan Arap\u00e7a f\u0131k\u0131h kitaplar\u0131n\u0131n, bug\u00fcn\u00fcn \u015fartlar\u0131na uyarlanmaks\u0131z\u0131n, aynen T\u00fcrk\u00e7e\u2019ye terc\u00fcme edilmesinden kaynaklanmaktad\u0131r. Yoksa akl\u0131 ba\u015f\u0131nda hi\u00e7bir kimsenin, yukar\u0131daki \u00f6rnekleri, ciddiye alarak ve hi\u00e7bir rahats\u0131zl\u0131k duymadan 21. y\u00fczy\u0131l insan\u0131na sunmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Bu bak\u0131mdan \u00e7a\u011fda\u015f insana, \u00e7a\u011fda\u015f bir dille ve \u00e7a\u011fda\u015f duruma ait \u00f6rneklerle M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131 ge\u00e7mi\u015ften bu \u00e7a\u011fa getirecek, hatta gelecekteki muhtemel geli\u015fmeler konusunda da onlar\u0131 techiz edecek ilmihallere ihtiya\u00e7 oldu\u011funu rahatl\u0131kla ifade edebiliriz. Eksik ve Yanl\u0131\u015f Bilgi, Eksik ve Yanl\u0131\u015f Bir Dindarl\u0131k Do\u011furur Eksik ve yanl\u0131\u015f bilgiler \u00fczerine sa\u011fl\u0131kl\u0131 bir dindarl\u0131k bina etmek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Ne yaz\u0131k ki, mevcut ilmihallerin yapmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 \u015fey, bundan pek de farkl\u0131 de\u011fildir. Bunu da fazla garipsememek gerekir, zira biraz \u00f6nce de ifade etti\u011fimiz gibi,&#8230;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":221,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_monsterinsights_skip_tracking":false,"_monsterinsights_sitenote_active":false,"_monsterinsights_sitenote_note":"","_monsterinsights_sitenote_category":0,"footnotes":""},"categories":[8],"tags":[],"class_list":["post-219","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-yazilar"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/219","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcomments&post=219"}],"version-history":[{"count":2,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/219\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":222,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/219\/revisions\/222"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/media\/221"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fmedia&parent=219"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcategories&post=219"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Ftags&post=219"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}