﻿{"id":248,"date":"2016-08-05T14:52:56","date_gmt":"2016-08-05T12:52:56","guid":{"rendered":"http:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/?p=248"},"modified":"2016-08-05T14:52:56","modified_gmt":"2016-08-05T12:52:56","slug":"klasik-hadis-usuluenuen-problemleri","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/?p=248","title":{"rendered":"Klasik Hadis Usul\u00fcn\u00fcn Problemleri"},"content":{"rendered":"<p>En k\u0131sa ifadeyle Hz. Peygamber\u2019in (s.a.v) \u0130slam\u2019\u0131 diyebilece\u011fimiz s\u00fcnnetin en \u00f6nemli kayna\u011f\u0131n\u0131n hadisler oldu\u011fu \u015feklinde genel kanaatin aksine, en \u00f6nemli kayna\u011f\u0131n Kur\u2019an-\u0131 Kerim oldu\u011funu, onun ard\u0131ndan ikinci derecede \u00f6nemli kaynak olan M\u00fctevatir, M\u00fctevaris veya Ya\u015fayan S\u00fcnnetler, ya da ameli tevat\u00fcr denilen ve m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n kitlesel rivayet yoluyla nesilden nesile aktard\u0131klar\u0131 uygulama ve bilgilerin geldi\u011fini, bug\u00fcn k\u00fct\u00fcphanelerimizi dolduran kaynaklardaki hadislerin ise \u00f6nem ve g\u00fcvenilirlik bak\u0131m\u0131ndan ancak \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc s\u0131rada yer alabilece\u011fini \u00e7e\u015fitli vesilelerle yaz\u0131lar\u0131m\u0131zda ifade etmi\u015ftik.<\/p>\n<p>S\u00fcnnet konusunda bize bilgi veren kaynaklar olarak Kur\u2019an-\u0131 Kerim ile m\u00fctevatir s\u00fcnnetlerin s\u00fcb\u00fbtu konusunda bug\u00fcne kadar ciddi bir problem s\u00f6z konusu olamam\u0131\u015ft\u0131r. Ancak hadislerin s\u00fcb\u00fbtu konusunda ise ayn\u0131 \u015feyleri s\u00f6ylemek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Zira bug\u00fcn kaynaklar\u0131m\u0131zda yaz\u0131ya ge\u00e7irilmi\u015f bulunan binlerce rivayet, ne Kur\u2019an-\u0131 Kerim gibi, ne de m\u00fctevatir s\u00fcnnetler gibi bize tevat\u00fcren, yani nesilden nesile kitlesel rivayet yoluyla nakledilmi\u015f de\u011fildir. Tam aksine, herkesin bildi\u011fi gibi bu hadislerin muhafazas\u0131 ve daha sonraki nesillere intikal ettirilmesi ferd\u00ee \u00e7abalarla olmu\u015ftur. Bu y\u00fczdendir ki, bu hadislere, hadis ilminin terminolojisiyle \u201c\u00e2h\u00e2d\u201d ad\u0131 verilmi\u015f ve bu s\u00fbretle bunlar\u0131n tek tek ravilerin naklettikleri birer rivayet oldu\u011funa dikkat \u00e7ekilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Durum bu oldu\u011fu halde, on d\u00f6rt as\u0131rl\u0131k ge\u00e7mi\u015fimiz boyunca genellikle s\u00fcnnet konusunda a\u011f\u0131rl\u0131k \u201c\u00e2h\u00e2d\u201d olan hadislere verilmi\u015f, m\u00fctevatir s\u00fcnnetlere, hele hele Kur\u2019an-\u0131 Kerim\u2019e bu ama\u00e7la ba\u015fvurmak nadiren d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Bu durumun tabii bir sonucu olarak da, hemen tamam\u0131 \u00e2h\u00e2d olan bu hadisler,(1) s\u00fcnnet konusunda, hatta daha genel bir ifadeyle \u0130slam anlay\u0131\u015f\u0131m\u0131z\u0131n belirlenmesinde en az Kur\u2019an-\u0131 Kerim kadar, zaman zaman ve belli konularda ondan da fazla etkili olmu\u015ftur. (2)<\/p>\n<p>Ancak \u0130slam D\u00fc\u015f\u00fcncesinde son derece etkili olan hadislerin hangilerinin ger\u00e7ekten Hz. Peygamber\u2019e ait oldu\u011fu konusunda tam bir ittifak hi\u00e7bir zaman ger\u00e7ekle\u015fmemi\u015ftir. (3) Zira ahad olan bu hadisler mahiyeti gere\u011fi tek tek fertlerin rivayetlerinden ibarettir. Ba\u015flang\u0131\u00e7ta \u2013yani sahabe nesli s\u00fcresince- toplumda hadis konusunda pek fazla teredd\u00fcde mahal b\u0131rakm\u0131yordu. Ancak \u00e7ok ge\u00e7meden \u2013hadis uydurma faaliyetlerinin giderek art\u0131\u015f ve yay\u0131l\u0131\u015f g\u00f6sterdi\u011fi malumdur. Bu sebeple bu tarihten itibaren, hadisleri rivayet edenlerin g\u00fcvenilir olup olmad\u0131klar\u0131n\u0131 ara\u015ft\u0131rma uygulamas\u0131, giderek sistematik bir \u015fekilde y\u00fcr\u00fcrl\u00fc\u011fe kondu. Bu suretle de hadis ilminin omurgas\u0131n\u0131 olu\u015fturan isnad sisteminin temelleri at\u0131lm\u0131\u015f oldu. \u0130lerleyen as\u0131rlarda isnad etraf\u0131nda bir\u00e7ok disiplinler olu\u015ftu. Bu geli\u015fmeler olurken isnadlarla rivayet edilen metinler konusunda \u2013metin tenkidi konusunda de\u011fil!- baz\u0131 esaslar da belirlendi. Bu suretle, hadisler etraf\u0131nda y\u00fczlerce inceleme konusu te\u015fekk\u00fcl etti. Gerek toplanan hadisler, gerek bu hadisler etraf\u0131nda olu\u015fan alt disiplinler ve bu konularla ilgili \u00e7al\u0131\u015fmalar sonucunda \u00f6yle muazzam bir literat\u00fcr olu\u015ftu ki, bu literat\u00fcr\u00fcn \u0130slami ilimler gelene\u011fi i\u00e7erisinde en zengin alan\u0131 olu\u015fturdu\u011fu rahatl\u0131kla s\u00f6ylenebilir. Bug\u00fcn bir k\u0131sm\u0131 matb\u00fb, bir k\u0131sm\u0131 ise h\u00e2l\u00e2 elyazmas\u0131 halinde k\u00fct\u00fcphanelerimizi dolduran bu literat\u00fcr\u00fcn, ge\u00e7mi\u015fte bu alanda ortaya konulanlar\u0131n tamam\u0131n\u0131 temsil etmedi\u011fini de burada hat\u0131rlatmak yerinde olur. \u00c7\u00fcnk\u00fc bug\u00fcn elimizde matb\u00fb ya da elyazmas\u0131 olarak mevcut olanlar d\u0131\u015f\u0131nda, k\u00fc\u00e7\u00fcmsenemeyecek say\u0131da eserin kaybolup, tarihin derinliklerine g\u00f6m\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc de bilinmektedir. Velhas\u0131l hi\u00e7bir dinin mensuplar\u0131, peygamberi hakk\u0131ndaki bilgileri gelecek nesillere aktarabilmek i\u00e7in b\u00f6ylesine muazzam bir \u00e7aba g\u00f6stermi\u015ftir. Yine hi\u00e7bir dinin peygamberi etraf\u0131nda b\u00f6ylesi muazzam bir literat\u00fcr olu\u015fmam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte bu noktada sorulmas\u0131 gereken soru \u015fudur: \u0130slam \u00fcmmetinin on d\u00f6rt as\u0131r boyunca g\u00f6stermi\u015f oldu\u011fu b\u00fct\u00fcn bu muazzam \u00e7abalara ra\u011fmen, Hz. Peygamber hakk\u0131nda bize bilgi veren bir kaynak daha geni\u015fletecek olursak, bug\u00fcn itibariyle, bize ula\u015fan her t\u00fcrl\u00fc rivayet \u2013hadis- eser-haber- v.b konusunda b\u00fct\u00fcn problemlerin bertaraf edildi\u011fi ileri s\u00fcr\u00fclebilir mi? \u00d6zetle aradan ge\u00e7en on d\u00f6rt as\u0131rdan sonra bug\u00fcn gelinen noktada, elimizdeki rivayetlerin ger\u00e7e\u011finin sahtesinden, sa\u011flam\u0131n\u0131n \u00e7\u00fcr\u00fc\u011f\u00fcnden tamamen ayr\u0131ld\u0131\u011f\u0131 matematik bir kesinlikle ifade edilebilir mi? \u0130\u015fte bu kitab\u0131n cevap arayaca\u011f\u0131 temel sorulardan biri budur.<\/p>\n<p>Her \u015feyin ortaya konulup, her konuda oldu\u011fu gibi bu konuda da son s\u00f6z\u00fcn s\u00f6ylendi\u011fine \u2013\u00fcstelik bunun bir defada ve b\u00fct\u00fcn zamanlar i\u00e7in s\u00f6ylendi\u011fine- inanan, ge\u00e7mi\u015fi kutsall\u0131k h\u00e2lesiyle ku\u015fatan, yani \u00f6zetle hakikatin selefimizin bize sundu\u011fu \u201cverili\u201d bir bilgiden ibaret oldu\u011funa inananlar\u0131n bu soruya verece\u011fi cevab\u0131n olumlu olaca\u011f\u0131 ku\u015fkusuzdur. Bunun tam aksine hakikatin verili olmay\u0131p \u201cke\u015ffedilmesi gereken\u201d bir \u015fey oldu\u011funa inananlar\u0131n, tetkik ve tahkik s\u00fczgecinden ge\u00e7irmeden hi\u00e7bir fikrin kabul edilmeyece\u011fi ilkesini benimseyenlerin, bu soruya verece\u011fi cevab\u0131n olumsuz olaca\u011f\u0131 da \u2013ayn\u0131 \u015fekilde- ku\u015fkusuzdur.<\/p>\n<p>On d\u00f6rt as\u0131rl\u0131k bir ge\u00e7mi\u015fe ra\u011fmen bug\u00fcn \u00e7e\u015fitli kaynaklarda yer alan binlerce rivayetin s\u0131hhat ve s\u00fcb\u00fbt a\u00e7\u0131s\u0131ndan tetkikinin tamamlan\u0131p, tam bir sonuca ula\u015f\u0131l\u0131p ula\u015f\u0131lmad\u0131\u011f\u0131na, sadece kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 iddialarla bir cevap bulmak m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Zira delilsiz, mesnetsiz, kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 iddialarla, genellemelerle bir yere var\u0131ld\u0131\u011f\u0131 hi\u00e7bir vakit g\u00f6r\u00fclmemi\u015ftir. Bu konuda sa\u011fl\u0131kl\u0131 bir kanaat sahibi olabilmenin yeg\u00e2ne yolu, m\u00fccerret iddialar\u0131 ve genellemeleri b\u0131rak\u0131p m\u00fc\u015fahhas delilere ve ilmi ara\u015ft\u0131rma sonu\u00e7lar\u0131na g\u00f6re hareket etmektir. Dolay\u0131s\u0131yla bug\u00fcn elimizdeki rivayetlerle ilgili hi\u00e7bir problemimiz yoktur veya bir\u00e7ok problemimiz vard\u0131r, \u015feklindeki m\u00fccerret iddialar\u0131 bir tarafa b\u0131rak\u0131p, mevcut durumu esas alarak bir sonuca gitmek gerekti\u011fi ortadad\u0131r. Bir ba\u015fka ifadeyle, \u0130slam d\u00fcnyas\u0131n\u0131n h\u00e2l-i haz\u0131rda hadislerle ilgili herhangi bir problemin bulunup bulunmad\u0131\u011f\u0131na \u2013yani iddialara de\u011fil ya\u015fanan ger\u00e7ekli\u011fe- bak\u0131larak bu sorunun cevab\u0131n\u0131 aramak gerekir.<\/p>\n<p>Mesele bu a\u00e7\u0131dan ele al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda, i\u00e7inde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z son iki y\u00fczy\u0131lda \u0130slam d\u00fc\u015f\u00fcncesindeki temel tart\u0131\u015fma konular\u0131 i\u00e7erisinde hadislerden kaynaklanan bir\u00e7ok problemin bulundu\u011fu kolayl\u0131kla g\u00f6r\u00fclebilir.<\/p>\n<p>XIX. yy\u2019da gerek Ortado\u011fu\u2019da (M\u0131s\u0131r-Suriye) gerek Hind alt k\u0131tas\u0131ndaki entelekt\u00fcel tart\u0131\u015fmalar\u0131n en \u00f6nemlilerinden birisinin hadisler etraf\u0131nda cereyan etti\u011fi malumdur. (4) XX. yy\u2019\u0131n ba\u015flar\u0131nda Osmanl\u0131 ayd\u0131n ve \u00e2limlerinin \u00f6nemli tart\u0131\u015fma konular\u0131 i\u00e7erisinde hadislerin ne \u00f6l\u00e7\u00fcde yer ald\u0131\u011f\u0131n\u0131 tam olarak bilmiyoruz. Kesin olan ise bu d\u00f6nemin d\u00fc\u015f\u00fcnce dinamizmine mukabil, Cumhuriyet d\u00f6neminde \u0130slam d\u00fc\u015f\u00fcncesinin bir duraklama d\u00f6nemine girdi\u011fi ve bunun 60\u2019l\u0131 y\u0131llara kadar devam etti\u011fidir. 1960-70\u2019li y\u0131llarda yo\u011fun olarak \u0130slam d\u00fcnyas\u0131n\u0131n \u00e7e\u015fitli b\u00f6lgelerinden yap\u0131lan terc\u00fcmelerin ak\u0131n\u0131na u\u011frayan T\u00fcrkiye, bu \u00e7eviriler arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla \u0130slam d\u00fcnyas\u0131n\u0131n \u00e7e\u015fitli b\u00f6lgelerindeki hadis-s\u00fcnnet ile ilgili tart\u0131\u015fmalardan haberdar oldu.<\/p>\n<p>XIX.-XX. yy\u2019da hadislerden kaynaklanan problemlere dikkat \u00e7eken ba\u015fl\u0131ca isimler aras\u0131nda Seyyid Ahmed Han, Muhammed Abduh, Re\u015fit R\u0131za, Mehmed Akif, Musa Carullah Bigiyef, Mustafa es-Sib\u00e2i, Ahmed Emin, M. Zahit el-Kevser \u00ee, el-Mevd\u00fbdi, Gulam Ahmed Perviz, Dr. Tevfik S\u0131dki, \u015eeyh Saffet Efendi, \u0130zmirli \u0130smail Hakk\u0131, Aksekili Ahmed Hamdi, Mahmud Ebu Rayye, e\u015f-Seyyid Salih Ebubekr, Muhammed el-Gazali, Yusuf el-Kardavi ve Fazlur Rahman ilk akla gelenlerdir. (5) \u0130slam d\u00fcnyas\u0131n\u0131n farkl\u0131 co\u011frafyalar\u0131nda ya\u015fam\u0131\u015f bu ilim, d\u00fc\u015f\u00fcnce ve eylem adamlar\u0131n\u0131n kimisi bu \u015f\u00fcphelere kar\u015f\u0131 hadisleri m\u00fcdafaaya giri\u015fmi\u015flerdir. Bu \u015fahsiyetlerin hadisler kar\u015f\u0131s\u0131nda tak\u0131nd\u0131klar\u0131 tav\u0131r elbette ayn\u0131 de\u011fildir. Bilakis onlar\u0131n tav\u0131rlar\u0131n\u0131n bir spektrum olu\u015fturdu\u011funu ifade etmek daha do\u011fru olur. Aralar\u0131ndaki ton farklar\u0131 ne olursa olsun, kesin olan \u015fudur ki, \u0130slam d\u00fcnyas\u0131n\u0131n bu d\u00fc\u015f\u00fcnce \u00f6nderleri hadis konusunda hi\u00e7bir zaman tam bir ittifak i\u00e7erisinde olmam\u0131\u015flard\u0131r. XIX ve XX. yy\u2019da hadis etraf\u0131nda cereyan eden yo\u011fun tart\u0131\u015fmalar kar\u015f\u0131s\u0131nda, ortada bir problemin bulunmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 iddia etmek i\u00e7in ise fazlaca iyimser olmak icap eder.<br \/>\nDi\u011fer yandan bu say\u0131lanlar d\u0131\u015f\u0131nda, ya hadislerle ilgili olarak ge\u00e7mi\u015fte yap\u0131lanlar\u0131 ele\u015ftirmek ya da hadislere y\u00f6neltilen bu ele\u015ftirilere cevap vermek amac\u0131yla eser yazm\u0131\u015f olan, ilmi d\u00fczeyleri farkl\u0131 pek \u00e7ok yazar\u0131n eserleri \u0130slam d\u00fcnyas\u0131ndaki kitabevlerinin vitrin ve raflar\u0131n\u0131 doldurmaktad\u0131r. Bunlar o kadar \u00e7oktur ki, bunlar\u0131 burada tek tek saymak dahi m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Yine bu konuda yaz\u0131lm\u0131\u015f olan mak\u00e2lelerin de burada tek tek zikredilemeyecek kadar \u00e7ok oldu\u011funu ilave etmek gerekir.<\/p>\n<p>\u0130slam d\u00fcnyas\u0131n\u0131n hadis konusunda g\u00fcn\u00fcm\u00fczde h\u00e2l\u00e2 baz\u0131 problemlerle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya bulundu\u011funun bir ba\u015fka delili de, s\u00fcnnet-hadis \u00fczerine yap\u0131lm\u0131\u015f ve yap\u0131lmakta olan say\u0131s\u0131z ilm\u00ee toplant\u0131lard\u0131r. Bu toplant\u0131lar ku\u015fkusuz ortada mevcut bir problemin varl\u0131\u011f\u0131ndan kaynaklanmaktad\u0131r. Bu toplant\u0131lar\u0131n zab\u0131tlar\u0131 ve tebli\u011fleri incelenecek olursa, \u0130slam \u00fcmmetinin hadis konusundaki s\u0131k\u0131nt\u0131lar\u0131n\u0131n ipu\u00e7lar\u0131n\u0131 yakalamak hi\u00e7 de zor olmayacakt\u0131r. (6)<\/p>\n<p>Meseleye bir ba\u015fka a\u00e7\u0131dan bak\u0131lacak olursa, \u0130slam d\u00fcnyas\u0131n\u0131n inan\u00e7 ve pratik alanlar\u0131nda mevcut problemlerin yatt\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fclecektir. Bu c\u00fcmleden olmak \u00fczere, bug\u00fcn genel halk kitlelerinin \u0130slam olarak alg\u0131land\u0131\u011f\u0131, ama asl\u0131nda \u0130slam\u2019la ilgisi bulunmayan veya do\u011frulu\u011fu tart\u0131\u015fmal\u0131 olan pek \u00e7ok hususun ya uydurma ya da s\u0131hhati son derece tart\u0131\u015fmal\u0131 rivayetlerden kaynakland\u0131\u011f\u0131na burada dikkat \u00e7ekilebilir. Ge\u00e7mi\u015fte oldu\u011fu gibi g\u00fcn\u00fcm\u00fczde de h\u00e2l\u00e2 tart\u0131\u015f\u0131lan, kader, \u015fefaat, s\u0131r\u00e2t inanc\u0131, Hz. Peygamber\u2019e izafe edilen y\u00fczlerce mucize, Hz. Peygamber hakk\u0131ndaki be\u015fer \u00fcst\u00fc anlat\u0131mlar, Kur\u2019an\u2019\u0131n faziletleriyle ilgili m\u00fcbala\u011fal\u0131 ifadeler, kabir ve t\u00fcrbelerle ilgili a\u015f\u0131r\u0131l\u0131klar, Hz. Peygamber\u2019in mensubu bulundu\u011fu Arap \u0131rk\u0131n\u0131n ve Arap\u00e7an\u0131n \u2013\u00fclkemizde ise T\u00fcrk \u0131rk\u0131n\u0131n- kutsalla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131, kad\u0131n\u0131n erke\u011fe nazaran ikinci s\u0131n\u0131f stat\u00fcde alg\u0131lanmas\u0131, kutsal gecelere (kandillere) olan inan\u00e7 ve bu gecelere mahsus \u00f6zel ibadetler, tasavvufun pek \u00e7ok \u00f6\u011fretisi ve \u00f6zellikle gayb ricaline olan inan\u00e7, evliy\u00e2 k\u00fclt\u00fc ve bunun etraf\u0131nda olu\u015fan mitolojik anlay\u0131\u015flar, yarat\u0131l\u0131\u015f konusundaki yanl\u0131\u015f inan\u00e7 ve d\u00fc\u015f\u00fcnceler, \u00fcmmetin \u00e7e\u015fitli f\u0131rkalara ayr\u0131lmas\u0131n\u0131n me\u015frula\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131, k\u0131yamet al\u00e2metleri, \u00e2hir zaman fitneleri, deccal-mehdi inanc\u0131, \u0130slam\u2019\u0131 terk eden birinin hukuken \u00f6ld\u00fcr\u00fclmesi gerekti\u011fine dair g\u00f6r\u00fc\u015f, siyasi ve idari otoritelere oldu\u011fu gibi, siyasi ve dini cemaat liderlerine, evliy\u00e2 ve \u00fcstadlara mutlak itaatin dini bir vecibe oldu\u011funa dair inan\u00e7, ruhbanl\u0131\u011f\u0131, a\u015f\u0131r\u0131 z\u00fchd ve ibadeti idealize eden din anlay\u0131\u015f\u0131, u\u011fursuzluk inanc\u0131, tembelli\u011fi me\u015frula\u015ft\u0131rmaya varan bir tevekk\u00fcl anlay\u0131\u015f\u0131 gibi, ilk anda akla gelebilecek problemler \u2013 Kur\u2019an-\u0131 Kerim\u2019in anla\u015f\u0131lmas\u0131 \u00f6n\u00fcndeki en b\u00fcy\u00fck engellerden birisinin, tefsirlerde yer alan ve \u00f6zelde \u0130srailiyy\u00e2t ad\u0131 verilen rivayetlerle, genel olarak s\u0131hhati tart\u0131\u015fmal\u0131, kayna\u011f\u0131 belirsiz ve \u00e7eli\u015fkili rivayetlerden olu\u015ftu\u011fu da ehline malum bir husustur. (7)<\/p>\n<p>Hadisler konusunda bug\u00fcn h\u00e2l\u00e2 problem olu\u015fturan farkl\u0131 bir alandan da burada s\u00f6z etmek gerekir. \u00d6zellikle \u00fclkemiz a\u00e7\u0131s\u0131ndan bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, \u0130slam\u2019\u0131 ve M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131 ele\u015ftirmek i\u00e7in yaz\u0131lan baz\u0131 eserlerde de, tart\u0131\u015fmalar\u0131n merkezinde pek \u00e7ok hadisin yer ald\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. \u0130lhan Arsel\u2019in \u015eeriat ve Kad\u0131n; Arap Milliyet\u00e7ili\u011fi ve T\u00fcrkler gibi eserleri yan\u0131nda, Turan Dursun\u2019un \u0130slam\u2019a sald\u0131rmak i\u00e7in yazd\u0131\u011f\u0131 kitaplar\u0131nda da bol miktarda hadis rivayeti, tenkid daha do\u011frusu sald\u0131r\u0131 amac\u0131yla kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bu ise hadisler meselesinin \u0130slam\u2019\u0131n sadece bir i\u00e7 mesele olmakla kalmay\u0131p, kendini ona mensup hissetmeyenlerin \u0130slam\u2019a kar\u015f\u0131 tak\u0131nd\u0131klar\u0131 menfi tutumlar\u0131n olu\u015fmas\u0131nda da belli \u00f6l\u00e7\u00fcde etkili oldu\u011funu g\u00f6stermektedir.<\/p>\n<p>Son olarak bunlara Oryantalizm d\u00fcnyas\u0131nda yap\u0131lan ve baz\u0131s\u0131 do\u011frudan, bir k\u0131sm\u0131 da dolayl\u0131 olarak hadislerle ilgili olan \u00e7e\u015fitli yay\u0131nlar\u0131 da ilave etmek yerinde olur. Burada bunlar\u0131 da tek tek saymak elbette m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. (8)<\/p>\n<p>Asl\u0131nda bunlara ilim \u00e7evrelerindeki problemlerle de ba\u011flant\u0131l\u0131 olarak, genel halk kitleleri nezdindeki birtak\u0131m olumsuzluklar\u0131 da eklemek icabeder. Bu c\u00fcmleden olmak \u00fczere, gerek \u0130slam d\u00fcnyas\u0131nda, gerek \u00fclkemizde, yay\u0131mlanan baz\u0131 din\u00ee ne\u015friyat\u0131n durumu \u00f6rnek olarak zikredilebilir. \u00d6zellikle hadisler konusunda iyi bir e\u011fitim g\u00f6rmemi\u015f, hatt\u00e2 hi\u00e7 e\u011fitim almam\u0131\u015f baz\u0131 hevesk\u00e2r kimselerin dini konularda yazd\u0131klar\u0131 eserlerin b\u00fcy\u00fck \u00e7o\u011funlu\u011funun, kullan\u0131lan hadisler a\u00e7\u0131s\u0131ndan tam bir felaket oldu\u011fu ac\u0131 bir ger\u00e7ektir. Bir\u00e7ok eser, ehil olmayan m\u00fctercimler taraf\u0131ndan terc\u00fcme edilmekte, eserin i\u00e7erdi\u011fi hadislerle ilgili hi\u00e7bir inceleme yap\u0131lmamakta, bazen \u2013R\u00e2m\u00fbzu\u2019l-Ebadis\u2019in bir gazete taraf\u0131ndan iki cilt olarak bas\u0131lan terc\u00fcmesinde (Milsan Bas\u0131m Sanayi Tesisleri, \u0130st. 1982) ve \u0130mam\u0131-\u0131 Gaz\u00e2l\u00ee\u2019nin \u0130hyau Ul\u00fbmi\u2019d-D\u00een adl\u0131 eserinin T\u00fcrk\u00e7e terc\u00fcmelerinde oldu\u011fu gibi \u2013 m\u00fcelliflerin hadislerle ilgili olarak yapt\u0131klar\u0131 uyar\u0131 ve a\u00e7\u0131klamalar ya terc\u00fcmeden tamamen \u00e7\u0131kar\u0131lmakta, ya da hadisin zay\u0131f veya uydurma oldu\u011funu ifade eden k\u0131sm\u0131 at\u0131lmakta, bu s\u00fbretle okuyucular da aldat\u0131lm\u0131\u015f olmaktad\u0131r. (9) Hatta \u2013mesela \u0130hyau Ul\u00fbmi\u2019d-D\u00een\u2019de- uydurma veya kayna\u011f\u0131 me\u00e7hul rivayetlerin say\u0131s\u0131 neredeyse 1000\u2019e var\u0131rken, (10) bu eserin terc\u00fcmesini ne\u015freden bir yay\u0131nevi sahibi, hi\u00e7 s\u0131k\u0131lmadan \u0130hy\u00e2\u2019da mevz\u00fb, kayna\u011f\u0131 belirsiz, asl\u0131 olmayan hadislerin mevcut olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00f6ns\u00f6zde yazabilmektedir. Yine baz\u0131 eserlerde durum \u00e7ok daha vahim boyutlara da ula\u015fabilmektedir. \u00d6rnek olarak baz\u0131 eserlerde y\u00fczlerce hadisin, ne isnad\u0131, ne kayna\u011f\u0131, ne de metni verilmeksizin okuyuculara sunulmu\u015f olmas\u0131, (11) bir yandan hadis konusunda kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya bulundu\u011fumuz durumun vahametini, \u00f6te yandan baz\u0131 M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n genelde din, \u00f6zelde ise hadis konusundaki ciddiyetsizlik ve l\u00e2kaydiliklerini g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne seren ac\u0131 \u00f6rneklerdir.<\/p>\n<p><strong>Asl\u0131nda \u0130slam d\u00fcnyas\u0131ndaki pratik ve teorik pek \u00e7ok problemin temelinde hadislerin yatt\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermek i\u00e7in ba\u015fl\u0131 bir\u00e7ok ara\u015ft\u0131rma yapmak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr.<\/strong> Bu sebeple biz \u015fahsen kendi \u00e7ap\u0131m\u0131zda da olsa uygulamal\u0131 ara\u015ft\u0131rmalar\u0131 te\u015fvik etmekteyiz. Bu ama\u00e7la yap\u0131lm\u0131\u015f birka\u00e7 Y\u00fcksek Lisans tezi de mevcuttur. Bu ara\u015ft\u0131rmalar\u0131n sonu\u00e7lar\u0131na g\u00f6re baz\u0131 v\u00e2izlerimizin (Ankara Merkez V\u00e2izleri ortalama %16) vaazlarda hal\u00e2 mevz\u00fb hadis kulland\u0131klar\u0131, din g\u00f6revlilerimizden baz\u0131lar\u0131n\u0131n ise ayet ile hadisi, sahih ile uydurmay\u0131 kar\u0131\u015ft\u0131rmakta olduklar\u0131 ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. (12)<br \/>\nBu konudaki problemlere dair daha iyi bir fikir edinebilmek i\u00e7in, \u0130slam\u00ee Ara\u015ft\u0131rmalar Dergisi\u2019nin Hadis-S\u00fcnnet \u00d6zel say\u0131s\u0131ndaki (1997) yaz\u0131lar\u0131n dikkatlice tetkik edilmesinin bile yeterli olabilece\u011fini burada ifade etmek isteriz.<\/p>\n<p>B\u00fct\u00fcn bunlara eklenmesi gereken bir ba\u015fka husus ise, bilhassa \u00fclkemizde verilen dini e\u011fitim ile ilgilidir. Gerek Kur\u2019an kurslar\u0131, gerek \u0130mam-Hatip Liseleri ve gerekse \u0130lahiyat Fak\u00fclteleri, \u00fclkemiz insan\u0131n\u0131 din\u00ee konularda ayd\u0131nlatacak insanlar yeti\u015ftirmektedirler. Ancak bu din\u00ee kurumlarda verilen hadis e\u011fitiminin de bir tak\u0131m problemleri bulundu\u011funu, \u015fahsi g\u00f6zlem ve incelemelerimize, \u00f6\u011frencilerle olan \u015fahsi tecr\u00fcbelerimize dayanarak rahatl\u0131kla ifade edebiliriz. Mamafih orta\u00f6\u011fretim kurumlar\u0131nda Din-Ahlak \u00f6\u011fretmenleri ile meslek \u00f6\u011fretmenlerinin s\u00fcnnet-hadis anlay\u0131\u015flar\u0131n\u0131 konu alan bir ara\u015ft\u0131rma da \u015fu anda s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmekte olup, sonu\u00e7lar al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda, bu kesimin durumu hakk\u0131nda daha net bir fikir edinmemiz m\u00fcmk\u00fcn olabilecektir.<\/p>\n<p>Buraya kadar anlat\u0131lanlar bile-kapsaml\u0131 ve yorucu bir \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n \u00fcr\u00fcn\u00fc olmay\u0131p, kabaca \u00e7izilen bir tablo olsa da- \u015fu anda \u0130slam d\u00fcnyas\u0131n\u0131n hadislerinden kaynaklanan pek \u00e7ok problemle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya bulundu\u011funu a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne serebilecek niteliktedir.<br \/>\nAncak bu problemli durumun sadece hadis disiplininin kendi i\u00e7 problemi oldu\u011fu zannedilmemelidir. Bilakis genel olarak \u0130slam d\u00fc\u015f\u00fcncesinin bug\u00fcn kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya bulundu\u011fu bir\u00e7ok problemin de temelinde hadislerle ilgili hususlar yatmaktad\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla \u0130slam d\u00fc\u015f\u00fcncesinin gelece\u011fi de belli oranda hadislerle ilgili problemlerin \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcne ba\u011fl\u0131d\u0131r. \u0130slam d\u00fcnyas\u0131n\u0131n bu problemleri \u00e7\u00f6zmeden kendi ayaklar\u0131 \u00fczerinde durup dikilmesi m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Bunun anlam\u0131 ise, hadisler meselesinin sadece hadis ilminin bilimsel bir ara\u015ft\u0131rma konusu olmaktan \u00f6te, sonu\u00e7 itibariyle \u0130slam d\u00fcnyas\u0131n\u0131n gelece\u011fini ilgilendiren bir \u00f6neme de sahip olgudur.<\/p>\n<p>\u00c7izilen bu tablodan \u00e7\u0131kan mant\u0131ki sonu\u00e7 \u015fudur: Aradan ge\u00e7en on d\u00f6rt as\u0131rl\u0131k s\u00fcre i\u00e7erisinde yap\u0131lan \u00e7al\u0131\u015fmalara, gayretlere ra\u011fmen; hadisler konusunun tamamen \u00e7\u00f6z\u00fcme kavu\u015fturuldu\u011funu, bug\u00fcn elimizdeki hadislerle ilgili olarak hi\u00e7bir problemin kalmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 iddia etmek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir.<\/p>\n<p>Bu noktada \u00f6nemli g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz bir hususu bilhassa belirtmekte yarar g\u00f6r\u00fcyoruz:<\/p>\n<p>Bilebildi\u011fimiz kadar\u0131yla gerek \u0130slam d\u00fcnyas\u0131nda, gerek \u00fclkemizde, genel halk kitlelerinden tutun da birtak\u0131m cemaatlere, \u0130slami hareketlere ve siyasi olu\u015fumlara var\u0131ncaya kadar h\u00e2kim olan zihniyet \u2013\u00e7ok nadir istisnalar\u0131 olsa da \u2013 \u015fudur:<br \/>\n\u201c\u0130slam\u2019da her \u015feyin \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc vard\u0131r, o her \u015feyi halletmi\u015ftir. Kur\u2019an ve s\u00fcnnette her \u015feyin \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc vard\u0131r.\u201d \u015eeklindeki naif s\u00f6ylemin ne kadar yayg\u0131n oldu\u011funu hepimiz yakinen biliyoruz. Biraz daha insafl\u0131 baz\u0131 kesimler nispeten m\u00fctevazi davranarak, her \u015feyin \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcn\u00fcn Kur\u2019an ve s\u00fcnnette bulundu\u011funu iddia edecek kadar ileri gitmezler, sadece Kur\u2019an ve s\u00fcnnetten hareketle her meselenin \u00e7\u00f6z\u00fclebilece\u011fini iddia etmekle yetinirler. Ancak her iki taraf da \u00f6zellikle hadislerden kaynaklanan ve kaynaklanmas\u0131 muhtemel problemleri g\u00f6rmezlikten gelmekte, ya da daha iyimser bir ifadeyle g\u00f6rememektedirler. Baz\u0131lar\u0131 bu problemin bir nebze fark\u0131na varsa da, onlar da bug\u00fcne kadar uygulanan klasik y\u00f6ntemlerle \u00e7\u00f6z\u00fcm \u00fcretebileceklerini zannetmektedirler. Bu sebeple \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131 tamamen klasik \u00fbsullere g\u00f6re y\u00fcr\u00fctmektedirler. \u00d6zellikle selefi e\u011filimli kesimlerde yap\u0131lan, hadislerle ilgili \u00e7al\u0131\u015fmalar bu t\u00fcr \u00e7abalardan olu\u015fmaktad\u0131r. Bu \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n baz\u0131 faydalar\u0131 olsa da, istenen neticeyi vermesi m\u00fcmk\u00fcn g\u00f6r\u00fcnmemektedir. Bu \u015fekilde, problemleri gizleyerek veya par\u00e7ac\u0131, y\u00f6ntemsiz, plans\u0131z ve programs\u0131z gayretlerle bir yere var\u0131lamayaca\u011f\u0131 ortadad\u0131r. Zira ge\u00e7mi\u015fteki b\u00fct\u00fcn \u00e7abalara ra\u011fmen, hadislerle ilgili problemleri istenen \u00e7\u00f6z\u00fcme kavu\u015fturmaktan uzak olan bir y\u00f6ntemi, bug\u00fcn tekrar uygulaman\u0131n bir anlam\u0131 yoktur. \u00c7\u00fcnk\u00fc y\u00f6ntem ayn\u0131 oldu\u011fu s\u00fcrece, ge\u00e7mi\u015fte yap\u0131lan \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n zaaflar\u0131n\u0131n tekrar ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Bu konudaki vurdumduymazl\u0131k, klasik hadis usul\u00fcn\u00fcn (kaynak ve isnad gibi) en basit kurallar\u0131n\u0131 dahi hi\u00e7e sayacak raddeye gelmi\u015f bulunmaktad\u0131r. Durumun vahametini bizzat g\u00f6rmek i\u00e7in burada bir-iki misal de vermeden ge\u00e7meyelim:<\/p>\n<p>\u201cOnun i\u00e7in biz kesinlikle diyoruz ki Cev\u015fen, manas\u0131 itibariyle Efendimiz\u2019e ilham veya vahiy yoluyla gelmi\u015ftir, Daha sonra da ehlullahtan birisi bu Cev\u015fen ke\u015fif yoluyla Efendimiz\u2019den alm\u0131\u015f ve Cev\u015fen bize kadar \u00f6yle ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131r.(\u2026) \u0130mam Gazali gibi bir allame, G\u00fcm\u00fc\u015fhanev\u00ee gibi bir b\u00fcy\u00fck veli ve Bedi\u00fczzaman gibi bir sahipk\u0131ran cev\u015feni kabullenip onu vird edinmi\u015flerdir. Hatta \u0130mam Gazali ona bir \u015ferh yazm\u0131\u015ft\u0131r. Cev\u015fenin mehazindeki kuvvet ve kutsiyete ait ba\u015fka hi\u00e7bir delil ve b\u00fcrhan olmasa, sadece isimlerini verdi\u011fimiz b\u00fcy\u00fcklerin bu kabulleni\u015fleri ve y\u00fczbinlerce insan\u0131n Cev\u015fene g\u00f6n\u00fclden ba\u011flan\u0131p atfetmeleri, Cev\u015fen hakk\u0131nda en az\u0131ndan ihtiyatl\u0131 konu\u015fmaya yetecek g\u00fc\u00e7 ve kuvvette delillerdir. Sadece senedine ait bir bo\u015fluktan dolay\u0131 Cev\u015fene dil uzatmak en \u0131l\u0131ml\u0131 ifadeyle haks\u0131zl\u0131kt\u0131r.\u201d (13)<\/p>\n<p>Bu ifadeler kar\u015f\u0131s\u0131nda, ilimden biraz nasipdar olan birisinin \u00fcrpermemesi, t\u00fcylerinin diken diken olmamas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Zira baz\u0131 \u00e7evrelerce yayg\u0131nla\u015fmas\u0131 i\u00e7in \u00e7aba sarf edilen; deri, g\u00fcm\u00fc\u015f v.b. k\u0131l\u0131flarda muska haline getirilen, baz\u0131 gazeteler taraf\u0131ndan promosyon olarak da\u011f\u0131t\u0131lan, bu keramet ve kutsiyeti kendinden menkul Cev\u015fen; hi\u00e7bir klasik kaynakta yer almayan, sadece ad\u0131 ge\u00e7en \u00e2limlerin eserlerine ald\u0131klar\u0131, isnad\u0131 olmayan, metnine bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda suni ve d\u00fczmece oldu\u011fu a\u015fikar olan uydurma bir hadisten ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. \u0130lim ehli olanlar da bilirler ki, Hz. Peygamber\u2019in dualar\u0131n\u0131n hi\u00e7birisi uzun de\u011fildir, en iyimser ifadeyle on sat\u0131r\u0131 bile bulmaz. B\u00f6ylesi sayfalar tutan bir duan\u0131n uydurma oldu\u011funda en k\u00fc\u00e7\u00fck bir \u015f\u00fcphe dahi yoktur.<\/p>\n<p>Baz\u0131 \u00e2limlerin bunu eserlerinde zikretmelerinin, onun s\u00fcbutu i\u00e7in yeterli addedilmesi ise, ak\u0131l alacak gibi de\u011fildir. Bunu s\u00f6yleyen hadis ilminden hi\u00e7 haberi olmayan biri de\u011filse, ortada \u00e7ok daha ciddi bir problem var demektir.<\/p>\n<p>Yine bir radyo program\u0131nda ayn\u0131 \u00e7evrelere mensup bir zat\u0131n \u201cD\u00fcnyan\u0131n \u00f6k\u00fcz\u00fcn boynuzunda oldu\u011funa\u201d dair hadisle ilgili bir soruya, bunun uydurma oldu\u011funu a\u00e7\u0131k\u00e7a ifade edece\u011fi yerde \u201cD\u00fcnyan\u0131n alt\u0131nda \u00f6k\u00fcz var m\u0131 bilmem ama, \u00fcst\u00fcnde pek \u00e7ok var!\u201d dedi\u011fi nakledilip a\u00e7\u0131k\u00e7a mugalata yap\u0131lm\u0131\u015f, yani bu uydurma hadis savunulmu\u015ftur. \u00b9(14)<\/p>\n<p>\u0130\u015fin do\u011frusu burada yap\u0131lan\u0131n ilimle de ilgisi yoktur. Bu uydurma rivayetlerin savunulmas\u0131n\u0131n tek sebebi Bedi\u00fczzaman\u2019\u0131n bunlar\u0131 eserlerinde zikretmi\u015f olmas\u0131d\u0131r. Ama ne yaz\u0131k ki Bedi\u00fczzaman\u2019\u0131 savundu\u011funu zannedenler, hem ona hem de hadislere, dolay\u0131s\u0131yla Hz. Peygamber\u2019in miras\u0131na ne b\u00fcy\u00fck k\u00f6t\u00fcl\u00fck ettiklerinin fark\u0131nda bile de\u011fillerdir.<\/p>\n<p>Daha \u00e7o\u011falt\u0131labilecek bu ve benzeri \u00f6rnekler bug\u00fcn M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n hadisler konusunda ne kadar ise kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya bulundu\u011fumuz problemin ne kadar ciddi oldu\u011funu g\u00f6sterir.<\/p>\n<p>O halde bug\u00fcn gelinen noktada yap\u0131lmas\u0131 gereken, klasik y\u00f6ntemi s\u00fcrd\u00fcrmeye \u00e7al\u0131\u015fmadan \u00f6nce, bu y\u00f6ntemin genel bir de\u011ferlendirmesini yapmakt\u0131r. Maalesef bug\u00fcn hadis us\u00fbl\u00fc diye bilinen klasik y\u00f6ntemin te\u015fekk\u00fcl\u00fcnden bug\u00fcne kadar, hemen hi\u00e7bir de\u011ferlendirme ya da \u00f6zele\u015ftiri yap\u0131lmad\u0131\u011f\u0131 gibi, mevcut us\u00fbl\u00fc daha da geli\u015ftirmek i\u00e7in ciddi bir \u00e7aba g\u00f6sterilmemi\u015ftir.<\/p>\n<p>Bunun sebebi ise, \u0130slam d\u00fc\u015f\u00fcncesinin ve \u0130slami ilimler gelene\u011finin hemen her alan\u0131nda da g\u00f6r\u00fclen donukla\u015fma ve kat\u0131la\u015fmad\u0131r. Di\u011fer bir ifadeyle hadis us\u00fbl\u00fc disiplininde g\u00f6r\u00fclen dinamizm yoklu\u011fudur. Hadis us\u00fbl\u00fc geli\u015fimini tamamlay\u0131p, bug\u00fcn de hal\u00e2 aynen s\u00fcrd\u00fcr\u00fclen klasikle\u015fmi\u015f yap\u0131s\u0131na kavu\u015ftuktan sonra, d\u00fc\u015f\u00fcnce alan\u0131ndaki tembellik ve durgunluk sebebiyle \u00e2deta bir dogma stat\u00fcs\u00fcne y\u00fckseltilmi\u015f; yan\u0131lmazl\u0131k ve kusursuzluk vasf\u0131yla tebcil edilerek, daha iyisinin olabilece\u011fi tahayy\u00fcl dahi edilememi\u015ftir.<\/p>\n<p>Ne var ki bug\u00fcn gelinen nokta, hadisler konusunda M\u00fcsl\u00fcmanlar aras\u0131nda g\u00f6r\u00fclen sert, demagojik ve tabii ki sonu\u00e7suz tart\u0131\u015fmalard\u0131r. Bu \u00e7\u0131kmazdan kurtulman\u0131n yolu -kanaatimizce- her \u015feyden \u00f6nce klasik hadis us\u00fbl\u00fcn\u00fcn geli\u015fim tarihinin incelenmesi, sonra bug\u00fcnk\u00fc \u015feklini alm\u0131\u015f olan bu us\u00fbl\u00fcn k\u00f6kl\u00fc bir bi\u00e7imde tenkit s\u00fczgecinden ge\u00e7irilmesi, ard\u0131ndan da daha etkin ve daha az kusurlu bir us\u00fbl geli\u015ftirmesidir.<\/p>\n<ol>\n<li>Fiil\u00ee tatbikat olarak de\u011fil de, birer rivayet olarak elimizdeki \u201chadisler\u201d i\u00e7erisinde ger\u00e7ek anlamda bir m\u00fctev\u00e2tirin bulunup bulunmad\u0131\u011f\u0131 konusu ileride ele al\u0131nacakt\u0131r.<br \/>\n2. S\u00fcnnetin Kur\u2019an-\u0131 Kerim\u2019i neshedebilece\u011fi iddias\u0131 (Bkz: Medet Co\u015fkun, S\u00fcnnet\u2019in Kur\u2019an-\u0131 Neshi Meselesi (Yay\u0131nlanmam\u0131\u015f Y. Lisans Tezi), A.\u00dc.\u0130.F. Ank. 1995) ve Kur\u2019an-\u0131 Kerim\u2019de olmayan itikadi ve f\u0131khi konularda, hadislere dayanan pek \u00e7ok inan\u00e7, d\u00fc\u015f\u00fcnce ve uygulama\u2019n\u0131n mevcudiyeti -ki say\u0131lamayacak kadar \u00e7oktur- burada \u00f6rnek olarak zikredilebilir. Bu durum \u015eia d\u00fcnyas\u0131 i\u00e7in daha da ge\u00e7erlidir. Zira \u201c\u011faib imam\u201d, \u201con iki imam\u201d, \u201cimamlar\u0131n masumiyeti\u201d, \u201cimamlar\u0131n nass ile tayini\u201d gibi konularda do\u011frudan Kur\u2019an\u2019da bir dayanak bulmak m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Bu konudaki dayanaklar\u0131n \u00e7o\u011funu rivayetler, daha do\u011frusu \u201cgelenek\u201d olu\u015fturmaktad\u0131r.<br \/>\n3.Hemen her bir ekol\u00fcn ve pek \u00e7ok \u0130slam aliminin sahih hadiste arad\u0131\u011f\u0131 \u015fartlar\u0131n \u015fu veya bu \u00f6l\u00e7\u00fcde farkl\u0131 oldu\u011fu ehline malumdur. Mamafih bu hususu dile getiren son bir esere burada i\u015faret etmeden ge\u00e7meyelim: \u0130smail Mansur, Tabs\u00eeru\u2019l-Umme bi-Hak\u00eekati\u2019s-Sunne, I (Minh\u00e2c) (M\u0131s\u0131r, 1995), s.363.<br \/>\n4.Bu konuyla ilgili olarak bkz: Halid Zaferullah D\u00e2vud\u00ee, Pakistan ve Hindistan\u2019da \u015eah Veliyyullah ed-Dehlev\u00ee\u2019de n G\u00fcn\u00fcm\u00fcze Kadar Hadis \u00c7al\u0131\u015fmalar\u0131 (\u0130st.1995); G.H.A. Juynboll, The Authenticity of the Tradition Literature-Discussions in Modern Egypt, Leiden, 1969; Mazharuddin S\u0131dd\u0131k\u00ee, \u0130slam D\u00fcnyas\u0131nda Modernist D\u00fc\u015f\u00fcnce (\u0130st., 1990)., s.85-92 vd., Bu konuda bir de doktora tezi yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r: \u0130brahim Hatibo\u011flu, \u0130slam\u2019da Yenilenme D\u00fc\u015f\u00fcncesi A\u00e7\u0131s\u0131ndan Modernistlerin S\u00fcnnet Anlay\u0131\u015f\u0131 (M.\u00dc.\u0130.F., \u0130st; 1996,). Konuyla ilgili zengin bir malzeme ihtiv\u00e2 etmesine ra\u011fmen, i\u015fleni\u015fi a\u00e7\u0131s\u0131ndan tezin ba\u015ftan ele al\u0131nmas\u0131 gerekmektedir. Zira tez ba\u015ftan \u00f6n yarg\u0131 olarak i\u015flenmi\u015f, nadir de olsa kaynaklardaki bilgilerin tahrif edilip sapt\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131 dahi olmu\u015ftur. Meslekta\u015f\u0131m\u0131z \u0130brahim Hatibo\u011flu\u2019na tezin yeniden yaz\u0131lmas\u0131 i\u00e7in ele\u015ftirilerimizi ve d\u00fc\u015f\u00fcncelerimizi iletmi\u015f bulunuyoruz. San\u0131r\u0131z bize d\u00fc\u015fen de budur. Ancak insan ister istemez j\u00fcri \u00fcyelerinin bu tezi nas\u0131l kabul edebildiklerini, \u00fcstelik TDV. \u0130slam Ara\u015ft\u0131rmalar\u0131 \u00f6d\u00fcl\u00fcn\u00fcn de bu teze nas\u0131l l\u00e2y\u0131k g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc kendi kendine sormadan edememektedir. Bize g\u00f6re bunun sebebi \u201ctenkit ve ara\u015ft\u0131rma\u201d zihniyetinin ilmi m\u00fcesseselerde bile kurumu\u015f olmas\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir.<br \/>\n5. Bu m\u00fcelliflerin konuyla ilgili makale ve kitaplar\u0131 ile fikirlerinin ele al\u0131nd\u0131\u011f\u0131 pek \u00e7ok \u00e7al\u0131\u015fma bulunmakla beraber, biz burada bunlardan sadece bir \u00f6nceki dipnotta zikredilen eserlere tekrar at\u0131fta bulunmakla yetiniyoruz. Bunlar\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda genelde Hadis literat\u00fcr\u00fc, \u00f6zelde Sahih-i Buhari ile ilgili problemlere i\u015faret eden, Fuad Sezgin\u2019in Buhari\u2019nin Kaynaklar\u0131 Hakk\u0131nda Ara\u015ft\u0131rmalar (Kitabiyat Yay., Ank. 2001) adl\u0131 eseri gibi, tam anlam\u0131yla akademik \u00e7al\u0131\u015fmalar da yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Ne var ki, bu \u00e7al\u0131\u015fmadan oryantalistlerin nisbeten haberdar oldu\u011fu s\u00f6ylenebilirse de, \u0130slam d\u00fcnyas\u0131n\u0131n, hele bu \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u00fclkemizin ilahiyat\u00e7\u0131lar\u0131n\u0131n bu eserden ya haberi yoktur, ya da bu \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n de\u011feri gere\u011fi gibi takdir edilememi\u015ftir.<br \/>\n6. 1976 (\u0130stanbul), 1979 (Katar), 1982 (Libya), 1982 (Cezayir), 1985 (M\u0131s\u0131r), 1989 (\u00dcrd\u00fcn), 1995 (\u0130stanbul) y\u0131llar\u0131nda S\u00fcnnet-Siret \u00fczerine bir dizi uluslar aras\u0131 toplant\u0131 d\u00fczenlemi\u015f ve tebli\u011fleri bas\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bu toplant\u0131lar, raporlar\u0131 ve de\u011ferlendirmeleri i\u00e7in bkz: es-Sunnetu\u2019n Nebevviyye ve Menbucab\u00e2 fi Bin\u00e2i\u2019l-Ma\u2019rifeti ve\u2019l-Had\u00e2ra (Muessesetu \u00c2li\u2019l-Beyt, Amm\u00e2n, 1991, I.cilt (Raporlar); Bir sempozyumun Anatomisi (18-20 Kas\u0131m Tarihlerinde \u0130stanbul\u2019da D\u00fczenlenen \u201cS\u00fcnnet\u2019in Dindeki Yeri\u201d Konulu Uluslar aras\u0131 Sempozyum) \u0130slam\u00ee Ara\u015ft\u0131rmalar-Hadis-S\u00fcnnet \u00d6zel Say\u0131s\u0131 (Ank., 1997\/1-3), s. 183-184.<br \/>\n7. Bu konuda Abdullah Aydemir\u2019in olduk\u00e7a ayd\u0131nlat\u0131c\u0131 olan iki \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131na i\u015faret etmek yeterli olacakt\u0131r: Tefsirde \u0130srailiyat (D.\u0130.B. Yay., Ank., 1979) ve \u0130slam\u00ee Kaynaklara G\u00f6re Peygamberler, (T.D.V yay. , Ank., 1992).<br \/>\n8. Zira sadece Almanca\u2019da yaz\u0131lm\u0131\u015f olan \u0130slam\u2019a dair makalelerin indeksi dahi pek \u00e7ok cilt tutmaktad\u0131r. Bkz: Bibliographie der Deutschspachigen Arabistik und Islamkunde, ( I-XIX), Hrsg. Von Fuat Sezgin, Frankurt am Main:. Institut f\u00fcr Geshichte Arabischen-Islamischen Wissenschaften, 1990-1993.Yine \u0130slam\u2019a dair \u0130ngilizce makalelerin ne kadar yo\u011fun olarak ne\u015fredildi\u011fi kolayca anla\u015f\u0131l\u0131r.<br \/>\n9. S\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fimiz eserler Arap\u00e7a metinleriyle kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda y\u00fczlerce \u00f6rnekle kar\u015f\u0131la\u015f\u0131laca\u011f\u0131nda \u015f\u00fcphe yoktur. Nitekim ileride bu konuda baz\u0131 \u00f6rnekler de verilecektir. Ancak bu t\u00fcr tasarruflar\u0131n hangi \u0130slam\u00ee (!) hassasiyetle yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 ise, bizce cevaps\u0131z bir sorudur.<br \/>\n10. Bu konuda geni\u015f bilgi i\u00e7in bkz. Es-Subk\u00ee, Tabak\u00e2tu\u2019\u015f-\u015e\u00e2fiiyye (M\u0131s\u0131r, 1968), VI.287-389.<br \/>\n11. Bu konuda verilebilecek \u00f6rnekler o kadar \u00e7oktur ki, bunlar\u0131 burada tek tek zikretmek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Ancak bir \u00f6rnek vermi\u015f olmak i\u00e7in Ahmed Hulusi\u2019nin bir dizi eserini \u2013 \u00f6zellikle de Ak\u0131l ve \u0130slam\u2019\u0131- zikredebiliriz.<br \/>\n12. Bkz. Recep Y\u0131lmaz, Din G\u00f6revlilerinin Hadis Birikim Seviyeleri \u00dczerine Tecr\u00fcb\u00ee Bir Ara\u015ft\u0131rma, (Yay\u0131nlanmam\u0131\u015f Y.L.Tezi, A.\u00dc.\u0130.F. ,Ank., 1994).<br \/>\n13.Fethullah G\u00fclen, Prizma, I., 150-151.<br \/>\n14.Radyo Moral FM\u2019de 23.7.1996, saat 15:40\u2019da Osman De\u011firmenci ile yap\u0131lan sohbetten.<br \/>\nProf. Dr. M. Hayri K\u0131rba\u015fo\u011flu, \u0130slam D\u00fc\u015f\u00fcncesinde Hadis Metodolojisi. Ankara Okulu yay\u0131nlar\u0131, Ankara 2006<\/li>\n<\/ol>\n<blockquote class=\"wp-embedded-content\" data-secret=\"CrRDCrx9AE\"><p><a href=\"http:\/\/ilsam.org.tr\/klasik-hadis-usulunun-problemleri-prof-dr-hayri-kirbasoglu\/\">Klasik Hadis Usul\u00fcn\u00fcn Problemleri &#8211; Prof. Dr. Hayri KIRBA\u015eO\u011eLU<\/a><\/p><\/blockquote>\n<p><iframe loading=\"lazy\" class=\"wp-embedded-content\" sandbox=\"allow-scripts\" security=\"restricted\" style=\"position: absolute; visibility: hidden;\" title=\"&#8220;Klasik Hadis Usul\u00fcn\u00fcn Problemleri &#8211; Prof. Dr. Hayri KIRBA\u015eO\u011eLU&#8221; &#8212; \u0130LSAM\" src=\"http:\/\/ilsam.org.tr\/klasik-hadis-usulunun-problemleri-prof-dr-hayri-kirbasoglu\/embed\/#?secret=JByqVPL92X#?secret=CrRDCrx9AE\" data-secret=\"CrRDCrx9AE\" width=\"600\" height=\"338\" frameborder=\"0\" marginwidth=\"0\" marginheight=\"0\" scrolling=\"no\"><\/iframe><\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>En k\u0131sa ifadeyle Hz. Peygamber\u2019in (s.a.v) \u0130slam\u2019\u0131 diyebilece\u011fimiz s\u00fcnnetin en \u00f6nemli kayna\u011f\u0131n\u0131n hadisler oldu\u011fu \u015feklinde genel kanaatin aksine, en \u00f6nemli kayna\u011f\u0131n Kur\u2019an-\u0131 Kerim oldu\u011funu, onun ard\u0131ndan ikinci derecede \u00f6nemli kaynak olan M\u00fctevatir, M\u00fctevaris veya Ya\u015fayan S\u00fcnnetler, ya da ameli tevat\u00fcr denilen ve m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n kitlesel rivayet yoluyla nesilden nesile aktard\u0131klar\u0131 uygulama ve bilgilerin geldi\u011fini, bug\u00fcn k\u00fct\u00fcphanelerimizi dolduran kaynaklardaki hadislerin ise \u00f6nem ve g\u00fcvenilirlik bak\u0131m\u0131ndan ancak \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc s\u0131rada yer alabilece\u011fini \u00e7e\u015fitli vesilelerle yaz\u0131lar\u0131m\u0131zda ifade etmi\u015ftik. S\u00fcnnet konusunda bize bilgi veren kaynaklar olarak Kur\u2019an-\u0131 Kerim ile m\u00fctevatir s\u00fcnnetlerin s\u00fcb\u00fbtu konusunda bug\u00fcne kadar ciddi bir problem s\u00f6z konusu olamam\u0131\u015ft\u0131r. Ancak hadislerin s\u00fcb\u00fbtu konusunda ise ayn\u0131 \u015feyleri s\u00f6ylemek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Zira bug\u00fcn kaynaklar\u0131m\u0131zda yaz\u0131ya ge\u00e7irilmi\u015f bulunan binlerce rivayet, ne Kur\u2019an-\u0131 Kerim gibi, ne de m\u00fctevatir s\u00fcnnetler gibi bize tevat\u00fcren, yani nesilden nesile kitlesel rivayet yoluyla nakledilmi\u015f de\u011fildir. Tam aksine, herkesin bildi\u011fi gibi bu hadislerin muhafazas\u0131 ve daha sonraki nesillere intikal ettirilmesi ferd\u00ee \u00e7abalarla olmu\u015ftur. Bu y\u00fczdendir ki, bu hadislere, hadis ilminin terminolojisiyle \u201c\u00e2h\u00e2d\u201d ad\u0131 verilmi\u015f ve bu s\u00fbretle bunlar\u0131n tek tek ravilerin naklettikleri birer rivayet oldu\u011funa dikkat \u00e7ekilmi\u015ftir. Durum bu oldu\u011fu halde, on d\u00f6rt as\u0131rl\u0131k ge\u00e7mi\u015fimiz boyunca genellikle s\u00fcnnet konusunda a\u011f\u0131rl\u0131k \u201c\u00e2h\u00e2d\u201d olan hadislere verilmi\u015f, m\u00fctevatir s\u00fcnnetlere, hele hele Kur\u2019an-\u0131 Kerim\u2019e bu ama\u00e7la ba\u015fvurmak nadiren d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Bu durumun tabii bir sonucu olarak da, hemen tamam\u0131 \u00e2h\u00e2d olan bu hadisler,(1) s\u00fcnnet konusunda, hatta daha genel bir ifadeyle \u0130slam anlay\u0131\u015f\u0131m\u0131z\u0131n belirlenmesinde en az Kur\u2019an-\u0131 Kerim kadar, zaman zaman ve belli konularda ondan da fazla etkili olmu\u015ftur. (2) Ancak \u0130slam D\u00fc\u015f\u00fcncesinde son derece etkili olan hadislerin hangilerinin ger\u00e7ekten Hz. Peygamber\u2019e ait oldu\u011fu konusunda tam bir ittifak hi\u00e7bir zaman ger\u00e7ekle\u015fmemi\u015ftir. (3) Zira ahad olan bu hadisler mahiyeti gere\u011fi tek tek fertlerin rivayetlerinden ibarettir. Ba\u015flang\u0131\u00e7ta \u2013yani sahabe nesli s\u00fcresince- toplumda hadis konusunda pek fazla teredd\u00fcde mahal b\u0131rakm\u0131yordu. Ancak \u00e7ok ge\u00e7meden \u2013hadis uydurma faaliyetlerinin giderek art\u0131\u015f ve yay\u0131l\u0131\u015f g\u00f6sterdi\u011fi malumdur. Bu sebeple bu tarihten itibaren, hadisleri rivayet edenlerin g\u00fcvenilir olup olmad\u0131klar\u0131n\u0131 ara\u015ft\u0131rma uygulamas\u0131, giderek sistematik bir \u015fekilde y\u00fcr\u00fcrl\u00fc\u011fe kondu. Bu suretle de hadis ilminin omurgas\u0131n\u0131 olu\u015fturan isnad sisteminin temelleri at\u0131lm\u0131\u015f oldu. \u0130lerleyen as\u0131rlarda isnad etraf\u0131nda bir\u00e7ok disiplinler olu\u015ftu. Bu geli\u015fmeler olurken isnadlarla rivayet edilen metinler konusunda \u2013metin tenkidi konusunda de\u011fil!- baz\u0131 esaslar da belirlendi. Bu suretle, hadisler etraf\u0131nda y\u00fczlerce inceleme konusu te\u015fekk\u00fcl etti. Gerek toplanan hadisler, gerek bu hadisler etraf\u0131nda olu\u015fan alt disiplinler ve bu konularla ilgili \u00e7al\u0131\u015fmalar sonucunda \u00f6yle muazzam bir literat\u00fcr olu\u015ftu ki, bu literat\u00fcr\u00fcn \u0130slami ilimler gelene\u011fi i\u00e7erisinde en zengin alan\u0131 olu\u015fturdu\u011fu rahatl\u0131kla s\u00f6ylenebilir. Bug\u00fcn bir k\u0131sm\u0131 matb\u00fb, bir k\u0131sm\u0131 ise h\u00e2l\u00e2 elyazmas\u0131 halinde k\u00fct\u00fcphanelerimizi dolduran bu literat\u00fcr\u00fcn, ge\u00e7mi\u015fte bu alanda ortaya konulanlar\u0131n tamam\u0131n\u0131 temsil etmedi\u011fini de burada hat\u0131rlatmak yerinde olur. \u00c7\u00fcnk\u00fc bug\u00fcn elimizde matb\u00fb ya da elyazmas\u0131 olarak mevcut olanlar d\u0131\u015f\u0131nda, k\u00fc\u00e7\u00fcmsenemeyecek say\u0131da eserin kaybolup, tarihin derinliklerine g\u00f6m\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc de bilinmektedir. Velhas\u0131l hi\u00e7bir dinin mensuplar\u0131, peygamberi hakk\u0131ndaki bilgileri gelecek nesillere aktarabilmek i\u00e7in b\u00f6ylesine muazzam bir \u00e7aba g\u00f6stermi\u015ftir. Yine hi\u00e7bir dinin peygamberi etraf\u0131nda b\u00f6ylesi muazzam bir literat\u00fcr olu\u015fmam\u0131\u015ft\u0131r. \u0130\u015fte bu noktada sorulmas\u0131 gereken soru \u015fudur: \u0130slam \u00fcmmetinin on d\u00f6rt as\u0131r boyunca g\u00f6stermi\u015f oldu\u011fu b\u00fct\u00fcn bu muazzam \u00e7abalara ra\u011fmen, Hz. Peygamber hakk\u0131nda bize bilgi veren bir kaynak daha geni\u015fletecek olursak, bug\u00fcn itibariyle, bize ula\u015fan her t\u00fcrl\u00fc rivayet \u2013hadis- eser-haber- v.b konusunda b\u00fct\u00fcn problemlerin bertaraf edildi\u011fi ileri s\u00fcr\u00fclebilir mi? \u00d6zetle aradan ge\u00e7en on d\u00f6rt as\u0131rdan sonra bug\u00fcn gelinen noktada, elimizdeki rivayetlerin ger\u00e7e\u011finin sahtesinden, sa\u011flam\u0131n\u0131n \u00e7\u00fcr\u00fc\u011f\u00fcnden tamamen ayr\u0131ld\u0131\u011f\u0131 matematik bir kesinlikle ifade edilebilir mi? \u0130\u015fte bu kitab\u0131n cevap arayaca\u011f\u0131 temel sorulardan biri budur. Her \u015feyin ortaya konulup, her konuda oldu\u011fu gibi bu konuda da son s\u00f6z\u00fcn s\u00f6ylendi\u011fine \u2013\u00fcstelik bunun bir defada ve b\u00fct\u00fcn zamanlar i\u00e7in s\u00f6ylendi\u011fine- inanan, ge\u00e7mi\u015fi kutsall\u0131k h\u00e2lesiyle ku\u015fatan, yani \u00f6zetle hakikatin selefimizin bize sundu\u011fu \u201cverili\u201d bir bilgiden ibaret oldu\u011funa inananlar\u0131n bu soruya verece\u011fi cevab\u0131n olumlu olaca\u011f\u0131 ku\u015fkusuzdur. Bunun tam aksine hakikatin verili olmay\u0131p \u201cke\u015ffedilmesi gereken\u201d bir \u015fey oldu\u011funa inananlar\u0131n, tetkik ve tahkik s\u00fczgecinden ge\u00e7irmeden hi\u00e7bir fikrin kabul edilmeyece\u011fi ilkesini benimseyenlerin, bu soruya verece\u011fi cevab\u0131n olumsuz olaca\u011f\u0131 da \u2013ayn\u0131 \u015fekilde- ku\u015fkusuzdur. On d\u00f6rt as\u0131rl\u0131k bir ge\u00e7mi\u015fe ra\u011fmen bug\u00fcn \u00e7e\u015fitli kaynaklarda yer alan binlerce rivayetin s\u0131hhat ve s\u00fcb\u00fbt a\u00e7\u0131s\u0131ndan tetkikinin tamamlan\u0131p, tam bir sonuca ula\u015f\u0131l\u0131p ula\u015f\u0131lmad\u0131\u011f\u0131na, sadece kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 iddialarla bir cevap bulmak m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Zira delilsiz, mesnetsiz, kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 iddialarla, genellemelerle bir yere var\u0131ld\u0131\u011f\u0131 hi\u00e7bir vakit g\u00f6r\u00fclmemi\u015ftir. Bu konuda sa\u011fl\u0131kl\u0131 bir kanaat sahibi olabilmenin yeg\u00e2ne yolu, m\u00fccerret iddialar\u0131 ve genellemeleri b\u0131rak\u0131p m\u00fc\u015fahhas delilere ve ilmi ara\u015ft\u0131rma sonu\u00e7lar\u0131na g\u00f6re hareket etmektir. Dolay\u0131s\u0131yla bug\u00fcn elimizdeki rivayetlerle ilgili hi\u00e7bir problemimiz yoktur veya bir\u00e7ok problemimiz vard\u0131r, \u015feklindeki m\u00fccerret iddialar\u0131 bir tarafa b\u0131rak\u0131p, mevcut durumu esas alarak bir sonuca gitmek gerekti\u011fi ortadad\u0131r. Bir ba\u015fka ifadeyle, \u0130slam d\u00fcnyas\u0131n\u0131n h\u00e2l-i haz\u0131rda hadislerle ilgili herhangi bir problemin bulunup bulunmad\u0131\u011f\u0131na \u2013yani iddialara de\u011fil ya\u015fanan ger\u00e7ekli\u011fe- bak\u0131larak bu sorunun cevab\u0131n\u0131 aramak gerekir. Mesele bu a\u00e7\u0131dan ele al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda, i\u00e7inde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z son iki y\u00fczy\u0131lda \u0130slam d\u00fc\u015f\u00fcncesindeki temel tart\u0131\u015fma konular\u0131 i\u00e7erisinde hadislerden kaynaklanan bir\u00e7ok problemin bulundu\u011fu kolayl\u0131kla g\u00f6r\u00fclebilir. XIX. yy\u2019da gerek Ortado\u011fu\u2019da (M\u0131s\u0131r-Suriye) gerek Hind alt k\u0131tas\u0131ndaki entelekt\u00fcel tart\u0131\u015fmalar\u0131n en \u00f6nemlilerinden birisinin hadisler etraf\u0131nda cereyan etti\u011fi malumdur. (4) XX. yy\u2019\u0131n ba\u015flar\u0131nda Osmanl\u0131 ayd\u0131n ve \u00e2limlerinin \u00f6nemli tart\u0131\u015fma konular\u0131 i\u00e7erisinde hadislerin ne \u00f6l\u00e7\u00fcde yer ald\u0131\u011f\u0131n\u0131 tam olarak bilmiyoruz. Kesin olan ise bu d\u00f6nemin d\u00fc\u015f\u00fcnce dinamizmine mukabil, Cumhuriyet d\u00f6neminde \u0130slam d\u00fc\u015f\u00fcncesinin bir duraklama d\u00f6nemine girdi\u011fi ve bunun 60\u2019l\u0131 y\u0131llara kadar devam etti\u011fidir. 1960-70\u2019li y\u0131llarda yo\u011fun olarak \u0130slam d\u00fcnyas\u0131n\u0131n \u00e7e\u015fitli b\u00f6lgelerinden yap\u0131lan terc\u00fcmelerin ak\u0131n\u0131na u\u011frayan T\u00fcrkiye, bu \u00e7eviriler arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla \u0130slam d\u00fcnyas\u0131n\u0131n \u00e7e\u015fitli b\u00f6lgelerindeki hadis-s\u00fcnnet ile ilgili tart\u0131\u015fmalardan haberdar oldu. XIX.-XX. yy\u2019da hadislerden kaynaklanan problemlere dikkat \u00e7eken ba\u015fl\u0131ca isimler aras\u0131nda Seyyid Ahmed Han, Muhammed Abduh, Re\u015fit R\u0131za, Mehmed Akif, Musa Carullah Bigiyef, Mustafa es-Sib\u00e2i, Ahmed Emin, M. Zahit el-Kevser \u00ee, el-Mevd\u00fbdi, Gulam Ahmed Perviz, Dr. Tevfik S\u0131dki, \u015eeyh Saffet Efendi, \u0130zmirli \u0130smail Hakk\u0131, Aksekili Ahmed Hamdi, Mahmud Ebu Rayye, e\u015f-Seyyid Salih Ebubekr, Muhammed el-Gazali, Yusuf el-Kardavi ve Fazlur Rahman ilk akla gelenlerdir. (5) \u0130slam d\u00fcnyas\u0131n\u0131n farkl\u0131 co\u011frafyalar\u0131nda ya\u015fam\u0131\u015f bu ilim, d\u00fc\u015f\u00fcnce ve eylem adamlar\u0131n\u0131n kimisi bu \u015f\u00fcphelere kar\u015f\u0131 hadisleri m\u00fcdafaaya giri\u015fmi\u015flerdir. Bu \u015fahsiyetlerin hadisler kar\u015f\u0131s\u0131nda tak\u0131nd\u0131klar\u0131 tav\u0131r elbette ayn\u0131 de\u011fildir. Bilakis onlar\u0131n tav\u0131rlar\u0131n\u0131n bir spektrum olu\u015fturdu\u011funu ifade etmek daha do\u011fru olur. Aralar\u0131ndaki ton farklar\u0131 ne olursa olsun, kesin olan \u015fudur ki, \u0130slam d\u00fcnyas\u0131n\u0131n bu d\u00fc\u015f\u00fcnce \u00f6nderleri hadis konusunda hi\u00e7bir zaman tam bir ittifak i\u00e7erisinde olmam\u0131\u015flard\u0131r. XIX ve XX. yy\u2019da hadis etraf\u0131nda cereyan eden yo\u011fun tart\u0131\u015fmalar kar\u015f\u0131s\u0131nda, ortada bir problemin bulunmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 iddia etmek i\u00e7in ise fazlaca iyimser olmak icap eder. Di\u011fer yandan bu say\u0131lanlar d\u0131\u015f\u0131nda, ya hadislerle ilgili olarak ge\u00e7mi\u015fte yap\u0131lanlar\u0131 ele\u015ftirmek ya da hadislere y\u00f6neltilen bu ele\u015ftirilere cevap vermek amac\u0131yla eser yazm\u0131\u015f olan, ilmi d\u00fczeyleri farkl\u0131 pek \u00e7ok yazar\u0131n eserleri \u0130slam d\u00fcnyas\u0131ndaki kitabevlerinin vitrin ve raflar\u0131n\u0131 doldurmaktad\u0131r. Bunlar o kadar \u00e7oktur ki, bunlar\u0131 burada tek tek saymak dahi m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Yine bu konuda yaz\u0131lm\u0131\u015f olan mak\u00e2lelerin de burada tek tek zikredilemeyecek kadar \u00e7ok oldu\u011funu ilave etmek gerekir. \u0130slam d\u00fcnyas\u0131n\u0131n hadis konusunda g\u00fcn\u00fcm\u00fczde h\u00e2l\u00e2 baz\u0131 problemlerle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya bulundu\u011funun bir ba\u015fka delili de, s\u00fcnnet-hadis \u00fczerine yap\u0131lm\u0131\u015f ve yap\u0131lmakta olan say\u0131s\u0131z ilm\u00ee toplant\u0131lard\u0131r. Bu toplant\u0131lar ku\u015fkusuz ortada mevcut bir problemin varl\u0131\u011f\u0131ndan kaynaklanmaktad\u0131r. Bu toplant\u0131lar\u0131n zab\u0131tlar\u0131 ve tebli\u011fleri incelenecek olursa, \u0130slam \u00fcmmetinin hadis konusundaki s\u0131k\u0131nt\u0131lar\u0131n\u0131n ipu\u00e7lar\u0131n\u0131 yakalamak hi\u00e7 de zor olmayacakt\u0131r. (6) Meseleye bir ba\u015fka a\u00e7\u0131dan bak\u0131lacak olursa, \u0130slam d\u00fcnyas\u0131n\u0131n inan\u00e7 ve pratik alanlar\u0131nda mevcut problemlerin yatt\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fclecektir. Bu c\u00fcmleden olmak \u00fczere, bug\u00fcn genel halk kitlelerinin \u0130slam olarak alg\u0131land\u0131\u011f\u0131, ama asl\u0131nda \u0130slam\u2019la ilgisi bulunmayan veya do\u011frulu\u011fu tart\u0131\u015fmal\u0131 olan pek \u00e7ok hususun ya uydurma ya da s\u0131hhati son derece tart\u0131\u015fmal\u0131 rivayetlerden kaynakland\u0131\u011f\u0131na burada dikkat \u00e7ekilebilir. Ge\u00e7mi\u015fte oldu\u011fu gibi g\u00fcn\u00fcm\u00fczde de h\u00e2l\u00e2 tart\u0131\u015f\u0131lan, kader, \u015fefaat, s\u0131r\u00e2t inanc\u0131, Hz. Peygamber\u2019e izafe edilen y\u00fczlerce mucize, Hz. Peygamber hakk\u0131ndaki be\u015fer \u00fcst\u00fc anlat\u0131mlar, Kur\u2019an\u2019\u0131n faziletleriyle ilgili m\u00fcbala\u011fal\u0131 ifadeler, kabir ve t\u00fcrbelerle ilgili a\u015f\u0131r\u0131l\u0131klar, Hz. Peygamber\u2019in mensubu bulundu\u011fu Arap \u0131rk\u0131n\u0131n ve Arap\u00e7an\u0131n \u2013\u00fclkemizde ise T\u00fcrk \u0131rk\u0131n\u0131n- kutsalla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131, kad\u0131n\u0131n erke\u011fe nazaran ikinci s\u0131n\u0131f stat\u00fcde alg\u0131lanmas\u0131, kutsal gecelere (kandillere) olan inan\u00e7 ve bu gecelere mahsus \u00f6zel ibadetler, tasavvufun pek \u00e7ok \u00f6\u011fretisi ve \u00f6zellikle gayb ricaline olan inan\u00e7, evliy\u00e2 k\u00fclt\u00fc ve bunun etraf\u0131nda olu\u015fan mitolojik anlay\u0131\u015flar, yarat\u0131l\u0131\u015f konusundaki yanl\u0131\u015f inan\u00e7 ve d\u00fc\u015f\u00fcnceler, \u00fcmmetin \u00e7e\u015fitli f\u0131rkalara ayr\u0131lmas\u0131n\u0131n me\u015frula\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131, k\u0131yamet al\u00e2metleri, \u00e2hir zaman fitneleri, deccal-mehdi inanc\u0131, \u0130slam\u2019\u0131 terk eden birinin hukuken \u00f6ld\u00fcr\u00fclmesi gerekti\u011fine dair g\u00f6r\u00fc\u015f, siyasi ve idari otoritelere oldu\u011fu gibi, siyasi ve dini cemaat liderlerine, evliy\u00e2 ve \u00fcstadlara mutlak itaatin dini bir vecibe oldu\u011funa dair inan\u00e7, ruhbanl\u0131\u011f\u0131, a\u015f\u0131r\u0131 z\u00fchd ve ibadeti idealize eden din anlay\u0131\u015f\u0131, u\u011fursuzluk inanc\u0131, tembelli\u011fi me\u015frula\u015ft\u0131rmaya varan bir tevekk\u00fcl anlay\u0131\u015f\u0131 gibi, ilk anda akla gelebilecek problemler \u2013 Kur\u2019an-\u0131 Kerim\u2019in anla\u015f\u0131lmas\u0131 \u00f6n\u00fcndeki en b\u00fcy\u00fck engellerden birisinin, tefsirlerde yer alan ve \u00f6zelde \u0130srailiyy\u00e2t ad\u0131 verilen rivayetlerle, genel olarak s\u0131hhati tart\u0131\u015fmal\u0131, kayna\u011f\u0131 belirsiz ve \u00e7eli\u015fkili rivayetlerden olu\u015ftu\u011fu da ehline malum bir husustur. (7) Hadisler konusunda bug\u00fcn h\u00e2l\u00e2 problem olu\u015fturan farkl\u0131 bir alandan da burada s\u00f6z etmek gerekir. \u00d6zellikle \u00fclkemiz a\u00e7\u0131s\u0131ndan bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, \u0130slam\u2019\u0131 ve M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131 ele\u015ftirmek i\u00e7in yaz\u0131lan baz\u0131 eserlerde de, tart\u0131\u015fmalar\u0131n merkezinde pek \u00e7ok hadisin yer ald\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. \u0130lhan Arsel\u2019in \u015eeriat ve Kad\u0131n; Arap Milliyet\u00e7ili\u011fi ve T\u00fcrkler gibi eserleri yan\u0131nda, Turan Dursun\u2019un \u0130slam\u2019a sald\u0131rmak i\u00e7in yazd\u0131\u011f\u0131 kitaplar\u0131nda da bol miktarda hadis rivayeti, tenkid daha do\u011frusu sald\u0131r\u0131 amac\u0131yla kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bu ise hadisler meselesinin \u0130slam\u2019\u0131n sadece bir i\u00e7 mesele olmakla kalmay\u0131p, kendini ona mensup hissetmeyenlerin \u0130slam\u2019a kar\u015f\u0131 tak\u0131nd\u0131klar\u0131 menfi tutumlar\u0131n olu\u015fmas\u0131nda da belli \u00f6l\u00e7\u00fcde etkili oldu\u011funu g\u00f6stermektedir. Son olarak bunlara Oryantalizm d\u00fcnyas\u0131nda yap\u0131lan ve baz\u0131s\u0131 do\u011frudan, bir k\u0131sm\u0131 da dolayl\u0131 olarak hadislerle ilgili olan \u00e7e\u015fitli yay\u0131nlar\u0131 da ilave etmek yerinde olur. Burada bunlar\u0131 da tek tek saymak elbette m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. (8) Asl\u0131nda bunlara ilim \u00e7evrelerindeki problemlerle de ba\u011flant\u0131l\u0131 olarak, genel halk kitleleri nezdindeki birtak\u0131m olumsuzluklar\u0131 da eklemek icabeder. Bu c\u00fcmleden olmak \u00fczere, gerek \u0130slam d\u00fcnyas\u0131nda, gerek \u00fclkemizde, yay\u0131mlanan baz\u0131 din\u00ee ne\u015friyat\u0131n durumu \u00f6rnek olarak zikredilebilir. \u00d6zellikle hadisler konusunda iyi bir e\u011fitim g\u00f6rmemi\u015f, hatt\u00e2 hi\u00e7 e\u011fitim almam\u0131\u015f baz\u0131 hevesk\u00e2r kimselerin dini konularda yazd\u0131klar\u0131 eserlerin b\u00fcy\u00fck \u00e7o\u011funlu\u011funun, kullan\u0131lan hadisler a\u00e7\u0131s\u0131ndan tam bir felaket oldu\u011fu ac\u0131 bir ger\u00e7ektir. Bir\u00e7ok eser, ehil olmayan m\u00fctercimler taraf\u0131ndan terc\u00fcme edilmekte, eserin i\u00e7erdi\u011fi hadislerle ilgili hi\u00e7bir inceleme yap\u0131lmamakta, bazen \u2013R\u00e2m\u00fbzu\u2019l-Ebadis\u2019in bir gazete taraf\u0131ndan iki cilt olarak bas\u0131lan terc\u00fcmesinde (Milsan Bas\u0131m Sanayi Tesisleri, \u0130st. 1982) ve \u0130mam\u0131-\u0131 Gaz\u00e2l\u00ee\u2019nin \u0130hyau Ul\u00fbmi\u2019d-D\u00een adl\u0131 eserinin T\u00fcrk\u00e7e terc\u00fcmelerinde oldu\u011fu gibi \u2013 m\u00fcelliflerin hadislerle ilgili olarak yapt\u0131klar\u0131 uyar\u0131 ve a\u00e7\u0131klamalar ya terc\u00fcmeden tamamen \u00e7\u0131kar\u0131lmakta, ya da hadisin zay\u0131f veya uydurma oldu\u011funu ifade eden k\u0131sm\u0131 at\u0131lmakta, bu s\u00fbretle okuyucular da aldat\u0131lm\u0131\u015f olmaktad\u0131r. (9) Hatta \u2013mesela \u0130hyau Ul\u00fbmi\u2019d-D\u00een\u2019de- uydurma veya kayna\u011f\u0131 me\u00e7hul rivayetlerin say\u0131s\u0131 neredeyse 1000\u2019e var\u0131rken, (10) bu eserin terc\u00fcmesini ne\u015freden bir yay\u0131nevi sahibi, hi\u00e7 s\u0131k\u0131lmadan \u0130hy\u00e2\u2019da mevz\u00fb, kayna\u011f\u0131 belirsiz, asl\u0131 olmayan hadislerin mevcut olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00f6ns\u00f6zde yazabilmektedir. Yine baz\u0131 eserlerde durum \u00e7ok daha vahim boyutlara da ula\u015fabilmektedir. \u00d6rnek olarak baz\u0131 eserlerde y\u00fczlerce hadisin, ne isnad\u0131, ne kayna\u011f\u0131, ne de metni verilmeksizin okuyuculara sunulmu\u015f olmas\u0131, (11) bir yandan hadis konusunda kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya bulundu\u011fumuz durumun vahametini, \u00f6te yandan baz\u0131 M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n genelde din, \u00f6zelde ise hadis konusundaki ciddiyetsizlik ve l\u00e2kaydiliklerini g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne seren ac\u0131 \u00f6rneklerdir. Asl\u0131nda \u0130slam d\u00fcnyas\u0131ndaki pratik ve teorik pek \u00e7ok problemin temelinde hadislerin yatt\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermek i\u00e7in ba\u015fl\u0131 bir\u00e7ok ara\u015ft\u0131rma yapmak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Bu sebeple biz \u015fahsen kendi \u00e7ap\u0131m\u0131zda da olsa uygulamal\u0131 ara\u015ft\u0131rmalar\u0131 te\u015fvik etmekteyiz. Bu ama\u00e7la yap\u0131lm\u0131\u015f birka\u00e7 Y\u00fcksek Lisans tezi de mevcuttur. Bu ara\u015ft\u0131rmalar\u0131n sonu\u00e7lar\u0131na g\u00f6re baz\u0131 v\u00e2izlerimizin (Ankara Merkez V\u00e2izleri ortalama %16) vaazlarda hal\u00e2 mevz\u00fb hadis kulland\u0131klar\u0131, din g\u00f6revlilerimizden baz\u0131lar\u0131n\u0131n ise ayet ile hadisi, sahih ile uydurmay\u0131 kar\u0131\u015ft\u0131rmakta olduklar\u0131 ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. (12) Bu konudaki problemlere dair daha iyi bir fikir edinebilmek i\u00e7in, \u0130slam\u00ee Ara\u015ft\u0131rmalar Dergisi\u2019nin Hadis-S\u00fcnnet \u00d6zel say\u0131s\u0131ndaki (1997) yaz\u0131lar\u0131n dikkatlice tetkik edilmesinin bile yeterli olabilece\u011fini burada ifade etmek isteriz. B\u00fct\u00fcn bunlara eklenmesi gereken bir ba\u015fka husus ise, bilhassa \u00fclkemizde verilen dini e\u011fitim ile ilgilidir. Gerek Kur\u2019an kurslar\u0131, gerek \u0130mam-Hatip Liseleri ve gerekse \u0130lahiyat Fak\u00fclteleri, \u00fclkemiz insan\u0131n\u0131 din\u00ee konularda ayd\u0131nlatacak insanlar yeti\u015ftirmektedirler. Ancak bu din\u00ee kurumlarda verilen hadis e\u011fitiminin de bir tak\u0131m problemleri bulundu\u011funu, \u015fahsi g\u00f6zlem ve incelemelerimize, \u00f6\u011frencilerle olan \u015fahsi tecr\u00fcbelerimize dayanarak rahatl\u0131kla ifade edebiliriz. Mamafih orta\u00f6\u011fretim kurumlar\u0131nda Din-Ahlak \u00f6\u011fretmenleri ile meslek \u00f6\u011fretmenlerinin s\u00fcnnet-hadis anlay\u0131\u015flar\u0131n\u0131 konu alan bir ara\u015ft\u0131rma da \u015fu anda s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmekte olup, sonu\u00e7lar al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda, bu kesimin durumu hakk\u0131nda daha net bir fikir edinmemiz m\u00fcmk\u00fcn olabilecektir. Buraya kadar anlat\u0131lanlar bile-kapsaml\u0131 ve yorucu bir \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n \u00fcr\u00fcn\u00fc olmay\u0131p, kabaca \u00e7izilen bir tablo olsa da- \u015fu anda \u0130slam d\u00fcnyas\u0131n\u0131n hadislerinden kaynaklanan pek \u00e7ok problemle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya bulundu\u011funu a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne serebilecek niteliktedir. Ancak bu problemli durumun sadece hadis disiplininin kendi i\u00e7 problemi oldu\u011fu zannedilmemelidir. Bilakis genel olarak \u0130slam d\u00fc\u015f\u00fcncesinin bug\u00fcn kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya bulundu\u011fu bir\u00e7ok problemin de temelinde hadislerle ilgili hususlar yatmaktad\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla \u0130slam d\u00fc\u015f\u00fcncesinin gelece\u011fi de belli oranda hadislerle ilgili problemlerin \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcne ba\u011fl\u0131d\u0131r. \u0130slam d\u00fcnyas\u0131n\u0131n bu problemleri \u00e7\u00f6zmeden kendi ayaklar\u0131 \u00fczerinde durup dikilmesi m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Bunun anlam\u0131 ise, hadisler meselesinin&#8230;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_monsterinsights_skip_tracking":false,"_monsterinsights_sitenote_active":false,"_monsterinsights_sitenote_note":"","_monsterinsights_sitenote_category":0,"footnotes":""},"categories":[8],"tags":[],"class_list":["post-248","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-yazilar"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/248","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcomments&post=248"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/248\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":249,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/248\/revisions\/249"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fmedia&parent=248"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcategories&post=248"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Ftags&post=248"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}