﻿{"id":332,"date":"2016-08-21T20:28:38","date_gmt":"2016-08-21T18:28:38","guid":{"rendered":"http:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/?p=332"},"modified":"2016-08-21T20:28:38","modified_gmt":"2016-08-21T18:28:38","slug":"hz-peygamber-tasavvurumuzun-doenuesuemue-paradigmadan-paragona-paragondan-kozmik-ilkeye","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/?p=332","title":{"rendered":"Hz. Peygamber Tasavvurumuzun D\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc: Paradigma\u2019dan Paragon\u2019a, Paragon\u2019dan Kozmik \u0130lkeye"},"content":{"rendered":"<p>Tarihinin en cidd\u00ee krizlerinden birini ya\u015famakta olan \u0130slam D\u00fcnyas\u0131, k\u00f6kl\u00fc bir zihniyet de\u011fi\u015fikli\u011fi ge\u00e7irmek mecburiyetindedir. Bu mecburiyet her ge\u00e7en g\u00fcn kendisini giderek daha fazla hissettirmeye ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. Bu t\u00fcr bir zihniyet analizini, \u0130slam d\u00fc\u015f\u00fcncesinin hemen her alan\u0131nda ger\u00e7ekle\u015ftirmek gerekli ise de, S\u00fcnnet-Hadis-Siyer-\u015eem\u00e2il alan\u0131n\u0131n \u00f6ncelikli alanlar\u0131n ba\u015f\u0131nda geldi\u011fi rahatl\u0131kla ifade edilebilir. Bu alanda daha dar \u00e7er\u00e7evede bir konu se\u00e7mek gerekirse, M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n Peygamber tasavvurlar\u0131ndan daha uygun bir \u00f6rnek olamaz. Zira sadece M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n on d\u00f6rt as\u0131r boyunca olu\u015fturduklar\u0131 \u00e7e\u015fitli Peygamber tasavvurlar\u0131n\u0131n analizi bile, \u015fu an \u0130slam d\u00fcnyas\u0131n\u0131n ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnce krizine yol a\u00e7an t\u0131kanmalar\u0131n te\u015fhisi i\u00e7in bize pek \u00e7ok ipucu sunacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n Allah, \u00e2hiret, din, vahiy, kitap v.b. temel kavramlar\u0131yla mukayese edildi\u011finde, Peygamberlik y\u00f6n\u00fc h\u00e2ri\u00e7 Hz. Muhammed&#8217;in (s.a.v) kimli\u011fi \u00f6n plana \u00e7\u0131km\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcnmemektedir. Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n bize sundu\u011fu Peygamber tasavvurunu k\u0131saca &#8220;Paradigma&#8221; kavram\u0131yla \u00f6zetlemek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Yery\u00fcz\u00fcnde ya\u015fam\u0131\u015f bir insan\u0131n, bir Allah el\u00e7isi olarak inananlara \u00f6rnek model te\u015fkil etti\u011fini ifade etmekten \u00f6te bir anlam\u0131 olmayan bu anlay\u0131\u015f, zaman i\u00e7erisinde &#8220;Paragon&#8221; yani en m\u00fckemmel \u00f6rnek, di\u011fer bir ifadeyle &#8220;\u0130nsan-\u0131 k\u00e2mil (S\u00fcperman)&#8221; d\u00fczeyine do\u011fru bir geli\u015fme kaydetmi\u015ftir. Fakat bu geli\u015fme bu noktada durmam\u0131\u015f ve daha da ilerleyerek nihayetinde, b\u00fct\u00fcn kozmos&#8217;un varl\u0131k sebebi ve mayas\u0131 olan kozmik bir g\u00fcce (N\u00fbr-\u0131 Muhammed\u00ee &#8211; Muhammediye) d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fcr.<br \/>\nBu d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc sa\u011flayan mekanizmalar\u0131n tahlilinin, bug\u00fcnk\u00fc zihniyet problemlerinin te\u015fhisinde \u00f6nemli ipu\u00e7lar\u0131 sa\u011flayaca\u011f\u0131ndan emin olabiliriz. Zira bu d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm s\u00fcrecinde insan\u00ee olan\u0131n insan\u00fcst\u00fc; tarih\u00ee olan\u0131n tarih\u00fcst\u00fc, hat\u00e2 edebilir olan\u0131n hat\u00e2 etmez, b\u00f6lgesel olan\u0131n evrensel, de\u011fi\u015febilir olan\u0131n de\u011fi\u015fmez stat\u00fcs\u00fcne y\u00fckseltildi\u011fini; tarihte ya\u015fam\u0131\u015f ger\u00e7ek bir insan-peygamber anlay\u0131\u015f\u0131ndan mitolojik bir Peygamber anlay\u0131\u015f\u0131na ge\u00e7i\u015fe zemin haz\u0131rland\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcyoruz. Bu ge\u00e7i\u015f s\u0131radan bir de\u011fi\u015fim olmay\u0131p, derin epistemolojik ve metodolojik k\u00f6kleri de olan bir s\u00fcrece i\u015faret etmektedir. \u015eimdi bu s\u00fcreci izlemek i\u00e7in ba\u015fa, yani Kur&#8217;\u00e2n&#8217;a d\u00f6nelim.<\/p>\n<p>Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131 ba\u015ftan sona okuyan bir kimse, Hz. Peygamberin, normal insan \u00f6zellikleri ve davran\u0131\u015flar\u0131 sergileyen bir \u015fahsiyet oldu\u011fu y\u00f6n\u00fcndeki vurgusunu da hemen fark eder. Ger\u00e7ekten de Kur&#8217;\u00e2n titiz bir \u015fekilde incelendi\u011finde O&#8217;nun (s.a.v) insan\u00fcst\u00fc herhangi bir \u00f6zellik ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131na dair en k\u00fc\u00e7\u00fck bir im\u00e2da bile bulunmad\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Baz\u0131lar\u0131na g\u00f6re, onun di\u011fer insanlardan ayr\u0131cal\u0131kl\u0131 oldu\u011funu im\u00e2 eder g\u00f6r\u00fcnen ayetler incelendi\u011finde de, asl\u0131nda bu ayr\u0131cal\u0131\u011f\u0131n vahiy alan bir el\u00e7i olmaktan \u00f6teye ge\u00e7medi\u011fi g\u00f6r\u00fclecektir. Nitekim Kur&#8217;\u00e2n bir yandan Hz. Peygamber&#8217;in normal bir insan oldu\u011funu \u0131srarla vurgularken, \u00f6te yandan m\u00fc\u015friklerin ondan istedikleri mucize g\u00f6sterme taleplerini de kesin bir dille reddetmektedir. Daha a\u00e7\u0131k bir ifadeyle, Kur&#8217;\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem&#8217;de Hz. Peygamber&#8217;in insan\u00fcst\u00fc oldu\u011funa veya \u00f6nceki peygamberler gibi mucizeler g\u00f6sterdi\u011fine d\u00e2ir, do\u011frudan veya dolayl\u0131 hi\u00e7bir bilgi yoktur.<\/p>\n<p>Daha da ileri giderek diyebiliriz ki, sadece ontolojik a\u00e7\u0131dan de\u011fil, davran\u0131\u015flar\u0131n\u0131n kalitesi a\u00e7\u0131s\u0131ndan bile Hz. Peygamber insan\u00fcst\u00fc ve eri\u015filmez bir ki\u015filik olarak sunulmamaktad\u0131r. Ger\u00e7i hepimiz onun &#8220;en y\u00fcce bir ahl\u00e2k \u00fczere oldu\u011fu&#8221; ve onun insanlar i\u00e7in &#8220;en g\u00fczel \u00f6rnek te\u015fkil etti\u011fi&#8221; hususunda ayn\u0131 inanc\u0131 payla\u015f\u0131yorsak da, bu s\u00f6ylemin dayan d\u0131\u011f\u0131 ayetler yak\u0131ndan incelendi\u011finde onun en y\u00fcce de\u011fil &#8220;y\u00fcce&#8221; bir ahl\u00e2k \u00fczere; yine en g\u00fczel \u00f6rnek de\u011fil &#8220;g\u00fczel&#8221; bir \u00f6rnek oldu\u011fundan bahsedildi\u011fi g\u00f6r\u00fclmektedir.<br \/>\nM\u00fcsl\u00fcman zihninin yapt\u0131\u011f\u0131 bu m\u00fcdahale ile, art\u0131k Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n tamamen be\u015fer kapasitesi i\u00e7erisinde sundu\u011fu ve bu \u015fekliyle M\u00fcsl\u00fcmanlar i\u00e7in bir \u00f6rnek-model (Paradigma) olma d\u0131\u015f\u0131nda hi\u00e7bir insan\u00fcst\u00fc nitelik atfetmedi\u011fi Hz. Peygamber, art\u0131k bir paradigma olmaktan \u00e7\u0131kar\u0131larak Paragon yani &#8220;en m\u00fckemmel ve kusursuz insan&#8221; olarak alg\u0131lanmaya ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. Bunun sonucunda, onunla ilgili eserlerde, fizik olarak Hz. Peygamberin en g\u00fczel, en g\u00fc\u00e7l\u00fc, en bilgili, k\u0131saca kusursuz ve benzersiz oldu\u011fu temas\u0131 i\u015flenmeye ba\u015flam\u0131\u015f; \u00f6te yandan da giderek h\u0131zlanan bir ba\u015fka s\u00fcre\u00e7te, fevkal\u00e2de mucizev\u00ee olaylar da ona nispet edilmeye ba\u015flanm\u0131\u015ft\u0131r. Bu s\u00fcrecin ne kadar h\u0131zl\u0131 i\u015fledi\u011finin en a\u00e7\u0131k delili ise, ilk kaynaklarda neredeyse bir elin parmaklar\u0131 say\u0131s\u0131n\u0131 ge\u00e7meyen mucize rivayetlerinin, bug\u00fcn gelinen noktada 3500 civar\u0131nda bir say\u0131ya ula\u015fm\u0131\u015f olmas\u0131d\u0131r.<br \/>\nAma M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n muhayyilesi burada da durmam\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc mucizeler asl\u0131nda peygamberlerin inanmayanlara kar\u015f\u0131 davalar\u0131n\u0131 ispat sadedinde Allah&#8217;\u0131n inayetiyle g\u00f6sterdi\u011fi harikulade olaylar iken; i\u015f bununla s\u0131n\u0131rl\u0131 kalmam\u0131\u015f ve bizzat Hz. Peygamberin fiz\u00eek\u00ee varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n mucizev\u00ee bir niteli\u011fe b\u00fcr\u00fcnd\u00fcr\u00fclmesine kadar varm\u0131\u015ft\u0131r. Bu yap\u0131l\u0131rken de, ge\u00e7mi\u015f peygamberlere ait mucizev\u00ee \u00f6zelliklerin birer benzerinin Hz. Peygambere de izafe edilmesi gibi bir yol izlenmi\u015f g\u00f6r\u00fcnmektedir.<\/p>\n<p>Nitekim Hz. Peygamber&#8217;in de -Hz. \u0130sa gibi- be\u015fikte konu\u015ftu\u011fu, t\u0131pk\u0131 ayd\u0131nl\u0131kta oldu\u011fu gibi karanl\u0131kta da g\u00f6rebildi\u011fi, keza arkas\u0131nda i\u011fne deli\u011fi gibi iki delik olup, elbisenin alt\u0131ndan bile arkas\u0131n\u0131 g\u00f6rebildi\u011fi, Hz. Ai\u015fe&#8217;nin sabah karanl\u0131\u011f\u0131nda kaybolan i\u011fnesini Hz. Peygamberin y\u00fcz\u00fcn\u00fcn \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda aray\u0131p buldu\u011fu, Hz. Peygambere, \u00c2dem&#8217;den buyana ya\u015fam\u0131\u015f olan b\u00fct\u00fcn insanlar\u0131n toplam akl\u0131ndan fazlas\u0131n\u0131n verildi\u011fi, v\u00fccudunun g\u00f6lgesinin olmad\u0131\u011f\u0131, ona otuz &#8211; k\u0131rk erke\u011fin cinsel g\u00fcc\u00fcn\u00fcn verildi\u011fi, gaitas\u0131n\u0131n yok olup kayboldu\u011fu, yani yerin onu yuttu\u011fu ve oradan mis gibi kokular geldi\u011fi, eti yenen bir koyunun kemiklerinden onu tekrar diriltti\u011fi, yine -Hz. \u00eesa gibi- \u00f6l\u00fcleri diriltti\u011fi, dilsiz olan\u0131 konu\u015fturdu\u011fu, g\u00f6rmeyenin g\u00f6zlerini a\u00e7t\u0131\u011f\u0131, parmaklar\u0131ndan su f\u0131\u015fk\u0131rd\u0131\u011f\u0131, hayvanlar\u0131n dile gelip onunla konu\u015ftu\u011fu, a\u011fa\u00e7lar\u0131n ona selam verdi\u011fi v.s. ileri s\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Art\u0131k Hz. Peygamber Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n tasvir etti\u011fi normal bir insan olmaktan tamamen \u00e7\u0131kar\u0131lm\u0131\u015f ve insan\u00fcst\u00fc bir varl\u0131k h\u00e2line d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Bu ama\u00e7la onun v\u00fcc\u00fbduna dair her \u015feyin (kan, idrar, sa\u00e7-sakal, t\u00fck\u00fcr\u00fck, balgam v.s.) kutsalla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131yla , bu d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcn eksik y\u00f6nleri de tamamlanm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Ne var ki insan muhayyilesi s\u0131n\u0131r tan\u0131mamaktad\u0131r. Bu insan\u00fcst\u00fc-kutsal Peygamber de M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131 tatmin etmemi\u015f ve bu d\u00fcnyan\u0131n fiz\u00eek\u00ee s\u0131n\u0131rlar\u0131 d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kararak Hz. Peygamberi kozmosun yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131n\u0131n amac\u0131 ve ilk maddesi h\u00e2line getirebilmek i\u00e7in kollar\u0131 s\u0131vam\u0131\u015flard\u0131r. Bu i\u015fte en ba\u015far\u0131l\u0131(!) ve en \u00f6nde gidenler ise ku\u015fkusuz Tasavvuf ehli olmu\u015ftur. Onlar kendilerine mahsus bir \u00e2lem tasavvuru geli\u015ftirmi\u015fler ve bu tasavvurda Hz. Peygamber&#8217;e, kozmosun yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131n\u0131n \u00e7ekirde\u011fi olan kozmik bir g\u00fc\u00e7 olarak merkez\u00ee bir yer vermi\u015flerdir. Buna g\u00f6re Allah kendi nurundan lat\u00eef ve az\u00eem bir cevher var edip, ondan b\u00fct\u00fcn k\u00e2inat\u0131 bir tertip i\u00e7inde yava\u015f yava\u015f yaratm\u0131\u015ft\u0131r. Buna ilk cevher, k\u00fcll\u00ee ak\u0131l veya N\u00fbr-\u0131 Muhammedi &#8211; Hak\u00eekat-\u0131 Muhammediye ad\u0131 verilmi\u015ftir ki, b\u00fct\u00fcn cisimlerin ve ruhlar\u0131n ba\u015flang\u0131c\u0131n\u0131 ve kayna\u011f\u0131n\u0131 olu\u015fturmu\u015ftur. Allah&#8217;\u0131n kendi nurundan yaratt\u0131\u011f\u0131 bu n\u00fbr O&#8217;nun (c.c) huzurunda y\u00fcz bin sene kalm\u0131\u015f, bu s\u00fcre i\u00e7erisinde Allah (c.c) gece -g\u00fcnd\u00fcz (?) yetmi\u015f bin defa bu nuru d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fc\u015f ve daha sonra bu nurdan b\u00fct\u00fcn varl\u0131klar\u0131 yaratm\u0131\u015ft\u0131r. Bu yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131n tafsil\u00e2t\u0131 ise \u015f\u00f6yledir:<br \/>\n&#8220;Allah kendi nurundan bir par\u00e7a ald\u0131. Daha g\u00f6kler, yer, ar\u015f, k\u00fcrs\u00ee, cennet ve cehennem yarat\u0131lmadan 324 bin sene \u00f6nce o nurdan Muhammed&#8217;in (s.a) ruhunu yaratt\u0131. (&#8230;.) Sonra bir a\u011fa\u00e7 yaratt\u0131. Ona &#8220;yak\u0131n a\u011fac\u0131&#8221; ismini verdi. A\u011fac\u0131n d\u00f6rt dal\u0131 vard\u0131. Muhammed&#8217;in (s.a) ruhunu bu a\u011fac\u0131n \u00fczerine koydu. Ruh a\u011fac\u0131n \u00fczerinde k\u0131rk bin sene Allah&#8217;\u0131 tesbih etti. Sonra bu ruhun kar\u015f\u0131s\u0131nda bir ayna yaratt\u0131. Muhammed&#8217;in ruhu aynaya bakt\u0131, suretini en g\u00fczel bir \u015fekilde g\u00f6rd\u00fc ve be\u015f defa secde etti. \u0130\u015fte bu secdeler \u00dcmmet-i Muhammed&#8217;e farz k\u0131l\u0131nan secdelerin esas\u0131n\u0131 olu\u015fturmaktad\u0131r. Sonra Hak nurdan zincirlerle aras\u0131nda as\u0131l\u0131 olan n\u00fbran\u00ee bir kandil yaratt\u0131 ve Muhammed&#8217;in ruhuna, kandil i\u00e7ine yerle\u015fmesini emretti. Ruh Allah&#8217;\u0131 en g\u00fczel isimleriyle tesbih etmeye ba\u015flad\u0131. Her bir isim i\u00e7in bin y\u0131l te\u015fbihte bulundu. Rahman ismine ula\u015f\u0131nca Allah rahmetle O&#8217;na bakt\u0131. Bunun \u00fczerine r\u00fbh-\u0131 Muhammedi Allah&#8217;tan haya sebebiyle terledi. Her ter damlas\u0131ndan, birinin ruhu yarat\u0131ld\u0131. Sonra ruh tesbih-i il\u00e2h\u00ee ile me\u015fguliyete devam etti. Kahh\u00e2r ismine ula\u015f\u0131nca, ha\u015fmet-i ilahiyeden dolay\u0131 m\u00fcmin ve k\u00e2firlerin say\u0131lar\u0131nca ter d\u00f6kt\u00fc. Bu terler onlar\u0131n ruhlar\u0131 oldu. Allah&#8217;\u0131n istedi\u011fi kadar ruhlar bu makamda kald\u0131lar. Sonra Hak Te\u00e2l\u00e2 onlar\u0131 ruhlar \u00e2leminden cisimler \u00e2lemine g\u00f6ndermeye ba\u015flad\u0131. Her bir ruha hikmeti gere\u011fince bir beden yaratt\u0131. Ademi, cesedini de insanlar\u0131n bedensel geli\u015fme ve \u00fcremelerine bir anahtar olarak yaratt\u0131. Bunun i\u00e7in \u00c2dem cism\u00e2n\u00ee beliri\u015flerin ba\u015flang\u0131c\u0131d\u0131r. Bu sebeple ki Peygamberimiz (s.a) \u00e2lem a\u011fac\u0131n\u0131n tohumudur; ar\u015f, k\u00fcrs\u00ee, levh ve kalemden \u00f6nce gelir. Hz. Peygamber (s.a) k\u00e2inat\u0131n asl\u0131, \u00f6z\u00fcd\u00fcr.<\/p>\n<p>Bu anlay\u0131\u015f\u0131n Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n kozmogonisi ile uzaktan-yak\u0131ndan bir ilgisi yoktur. Bilakis bunun Gnostik &#8211; Maniheist k\u00fclt\u00fcrle, Yunan Felsefesi (Sudur nazariyesi, Faal Ak\u0131l, Akl-\u0131 K\u00fcll\u00ee) veya Hristiyan k\u00fclt\u00fcrle etkile\u015fim sonucu ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131na dair cidd\u00ee iddialar vard\u0131r. Gnostik-Maniheist fikirlerin s\u00fbf\u00eeli\u011fe giri\u015finin (III.\/IX.y\u00fczy\u0131l\u0131n sonlar\u0131nda) ilk \u00f6rneklerinden biri, Hz. Muhammed&#8217;in &#8220;Asl\u00ee n\u00fbr&#8221; oldu\u011funu ihtiva eden nazariyedir. &#8220;Ontolojik hakikatin Allah&#8217;tan sonra gelen unsuru&#8221; demek olan bu n\u00fbr, \u0130bni Arabi&#8217;nin (VlI.\/XIII.y\u00fczy\u0131lda) fikirleri sayesinde s\u00fbfili\u011fin ana doktrini h\u00e2line gelmi\u015ftir. Daha sonralar\u0131 ise, tasavvufun geni\u015f halk kitleleri nezdinde yayg\u0131nla\u015fmas\u0131 ve bu s\u00fcre\u00e7te yaz\u0131lan pop\u00fcler tasavvuf\u00ee eserler, \u00f6zellikle de tasavvuf edebiyat\u0131na ait edeb\u00ee \u00fcr\u00fcnler yoluyla bu anlay\u0131\u015f iyice yerle\u015fik bir hal alm\u0131\u015ft\u0131r. K\u00f6kle\u015fen bu anlay\u0131\u015f\u0131n bug\u00fcn de h\u00e2l\u00e2 g\u00fc\u00e7l\u00fc bir bi\u00e7imde etkisini s\u00fcrd\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn en \u00f6nemli delili ise, &#8220;Sen olmasayd\u0131n bu k\u00e2inat\u0131 yaratmazd\u0131m&#8221; s\u00f6z\u00fcn\u00fcn bir hadis (?) olarak neredeyse hepimizin zihnine kaz\u0131nm\u0131\u015f olmas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Peki yery\u00fcz\u00fcnde do\u011fmu\u015f, ya\u015fam\u0131\u015f ve \u00f6lm\u00fc\u015f bir insan olan Hz. Peygamber, evrenin varolu\u015f esas\u0131n\u0131 olu\u015fturdu\u011fu ileri s\u00fcr\u00fclen Kozmik bir g\u00fcce, ni\u00e7in ve nas\u0131l d\u00f6n\u00fc\u015f(t\u00fcr\u00fcl)m\u00fc\u015ft\u00fcr? Peygamber anlay\u0131\u015f\u0131ndaki bu k\u00f6kl\u00fc de\u011fi\u015fimin alt\u0131nda yatan zihniyetin yap\u0131s\u0131 nedir?<br \/>\nPeygamberler, b\u00fcy\u00fck d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler, sanat ve siyaset adamlar\u0131 gibi, tarihte iz b\u0131rakm\u0131\u015f \u015fahsiyetlerin vefatlar\u0131ndan sonra, kendileri ve b\u0131rakt\u0131klar\u0131 miras konusunda birtak\u0131m a\u015f\u0131r\u0131l\u0131klar\u0131n ve sapmalar\u0131n ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131, toplumsal muhayyilenin bu gibi \u015fahsiyetler etraf\u0131nda birtak\u0131m menk\u0131be ve efsaneler \u00fcretti\u011fi bilinmektedir. Hz. Peygamber&#8217;in durumu da, vefat\u0131ndan sonra farkl\u0131 olmam\u0131\u015ft\u0131r. Di\u011fer din ve k\u00fclt\u00fcrlerdeki \u015fahsiyetlerin ba\u015flar\u0131na gelen Hz. Peygamber&#8217;in de ba\u015f\u0131na gelmi\u015f ve tarih i\u00e7erisinde \u00f6nce insan-\u0131 k\u00e2mil (Paragon), sonra insan\u00fcst\u00fc mucizev\u00ee g\u00fc\u00e7 ve \u00f6zelliklere sahip bir peygamber ve nihayet evrenin ilk ve temel unsuru olan kozmik bir ilke&#8217;ye d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015f; yani yery\u00fcz\u00fcnde ya\u015fam\u0131\u015f bir insan, \u00f6nce g\u00f6klere ve nihayet evrenin de \u00fczerine \u00e7\u0131kar\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Ancak mesele tarihi-sosyolojik bir geli\u015fmenin \u0130slam d\u00fc\u015f\u00fcncesinde tekrar ger\u00e7ekle\u015fmesinden ibaret de\u011fildir. Bilakis ortada daha derinde, epistemolojik ve metodolojik ar\u0131zalar oldu\u011fu a\u015fik\u00e2rd\u0131r.<br \/>\nM\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n bu konuda yapt\u0131klar\u0131 ilk ve en \u00f6nemli hat\u00e2, sadece peygamber tasavvuruyla ilgili olarak de\u011fil, hemen her konuda g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc \u00fczere, daha ilk as\u0131rlarda Kur&#8217;\u00e2n&#8217;dan epistemolojik bir kopma ya\u015fam\u0131\u015f olmalar\u0131d\u0131r. \u0130slam&#8217;\u0131n temel ve kurucu metni olan Kur&#8217;\u00e2n&#8217;a bakt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda, daha \u00f6nce de i\u015faret etti\u011fimiz gibi, Hz. Peygamber&#8217;in insan\u00fcst\u00fc hi\u00e7bir \u00f6zellik ta\u015f\u0131mad\u0131\u011f\u0131 ve sadece vahyin ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131s\u0131 ve uygulay\u0131c\u0131s\u0131 olarak bir model (Paradigma) oldu\u011fu a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc halde; ilgi \u00e7ekicidir ki, M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n daha sonra benimseyecekleri peygamber tasavvuruna benzer bir \u015fekilde, insan\u00fcst\u00fc ve mucizev\u00ee bir peygamber, hatt\u00e2 melek-peygamber telakkisini savunanlar m\u00fc\u015frikler idi. Bir anlamda m\u00fc\u015friklerin mitolojik-insan\u00fcst\u00fc peygamber anlay\u0131\u015f\u0131na kar\u015f\u0131 Kur&#8217;\u00e2n son derece ger\u00e7ek\u00e7i, m\u00e2kul ve bug\u00fcn\u00fcn diliyle &#8220;Modern&#8221; diye nitelendirilebilecek bir insan-peygamber anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 \u0131srarla vurgulam\u0131\u015ft\u0131r. Ama maalesef M\u00fcsl\u00fcmanlar Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n bu modern paradigmatik peygamber tasavvurunu her \u00e7a\u011fda yeniden yorumlay\u0131p, daha da geli\u015ftirecekleri yerde, Kur&#8217;\u00e2n ile olan epistemolojik kopu\u015ftan dolay\u0131, tekrar \u015firk d\u00f6neminin mitolojik peygamber anlay\u0131\u015f\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015f yapm\u0131\u015f, bir gerileme ya\u015fam\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6zetle Kur&#8217;\u00e2n Orta\u00e7a\u011f zihniyet kal\u0131plar\u0131n\u0131 k\u0131rarak, egemen olan mitolojik zihniyeti a\u015fma yolunda M\u00fcsl\u00fcmanlara modern bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 sunmu\u015f; ancak M\u00fcsl\u00fcmanlar bunun k\u0131ymetini bilememi\u015flerdir.<br \/>\nOrta\u00e7a\u011f k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn s\u00f6zl\u00fc k\u00fclt\u00fcr oldu\u011fu ve s\u00f6zl\u00fc k\u00fclt\u00fcr aktar\u0131m\u0131nda olaylar\u0131n ve nesnelerin gelecek ku\u015faklara abart\u0131l\u0131 bir bi\u00e7imde tasvir edilerek iletildi\u011fi hat\u0131rlanacak olursa, M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n tarih boyunca Hz. Peygamber ve ayn\u0131 \u015fekilde sahabe, mezhep imamlar\u0131, veliler v.b. hakk\u0131nda birtak\u0131m ola\u011fan\u00fcst\u00fc olaylar, menk\u0131beler ve efsaneler icad etmi\u015f olmalar\u0131, Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n ruhuna pek uymasa da &#8211; \u00e7a\u011f\u0131n ruhuna ve mentalitesine uygun ve beklenebilecek bir geli\u015fmedir. Gerek Hz. Peygamber, gerek \u00f6nceki peygamberler ve gerekse di\u011fer \u015fahsiyetler hakk\u0131nda Hadis Literat\u00fcr\u00fc ba\u015fta olmak \u00fczere, Siyer, \u015eemail, \u0130slam Tarihi, Tefsir ve Vaaz t\u00fcr\u00fc eserlerde g\u00f6r\u00fclen ve bug\u00fcn i\u00e7in mitolojik anlat\u0131mlar oldu\u011fu a\u015fik\u00e2r olan pek \u00e7ok rivayete rastlanmas\u0131, bu eserleri yazanlar\u0131n bu t\u00fcr rivayetleri kabullenebilecek bir zihniyet ve mentaliteye sahip olduklar\u0131n\u0131 g\u00f6stermektedir.<br \/>\nPeygamber tasavvurundaki bu fevkal\u00e2de d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcn di\u011fer bir sebebi ise, ge\u00e7mi\u015f peygamberlere ve d\u00een\u00ee \u015fahsiyetlere izafe edilmi\u015f olan ola\u011fan\u00fcst\u00fc niteliklerin ve mucizev\u00ee olaylar\u0131n ayn\u0131s\u0131n\u0131n veya benzerinin Hz. Peygambere de izafe edilmesi suretiyle, onu di\u011fer peygamberler ve m\u00fcntesipleri kar\u015f\u0131s\u0131nda y\u00fcceltme amac\u0131ndan kaynaklanan yakla\u015f\u0131md\u0131r. Toplumda mevcut dinleraras\u0131 rekabetin, peygamberler aras\u0131 rekabete, bunun da peygamberlerin \u00fcst\u00fcnl\u00fck yar\u0131\u015fma sokulmas\u0131na yol a\u00e7m\u0131\u015f olma ihtimali de hayli y\u00fcksektir.<br \/>\nBir yandan bu gibi geli\u015fmeler ya\u015fan\u0131rken, \u00f6te yandan yine \u0130slam&#8217;\u0131n di\u011fer din ve k\u00fclt\u00fcrlerle kar\u015f\u0131la\u015fmas\u0131ndan sonra, \u0130slam entelekt\u00fcellerinin, bilhassa N\u00fcb\u00fcvvet m\u00fcessesesini ink\u00e2r edenler ba\u015fta olmak \u00fczere \u00e7e\u015fitli d\u00een\u00ee gruplara kar\u015f\u0131 Hz. Peygamberin peygamberli\u011fini ispat yolunda yo\u011fun bir m\u00fccadeleye giri\u015ftikleri bilinmektedir. Bilhassa Mu&#8217;tezile&#8217;nin bu konuda \u00f6nc\u00fc bir rol oynad\u0131\u011f\u0131 ve bu ama\u00e7la pek \u00e7ok eser yazd\u0131klar\u0131 da bilinmektedir. S\u00fcnn\u00ee kelam\u0131nda da \u00f6nemli bir yer tutan &#8220;\u0130sb\u00e2tu&#8217;n-Nubuvve (Peygamberli\u011fin \u0130spat\u0131)&#8221; konusu tart\u0131\u015f\u0131l\u0131rken, peygamberlerin ismeti konusu da ele al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. Asl\u0131nda sadece peygamber(ler)&#8217;in Allah&#8217;tan ald\u0131klar\u0131 vahyi hi\u00e7bir de\u011fi\u015fiklik yapmadan aynen nakletmeleri \u015feklinde anla\u015f\u0131lmas\u0131 gereken &#8220;\u0130smet&#8221; kavram\u0131n\u0131n anlam alan\u0131 geni\u015fletilmi\u015f ve peygamber(ler)&#8217;in asla hi\u00e7bir hat\u00e2 ve g\u00fcnah i\u015flemeyecekleri \u015feklinde bir anlam verilerek kusursuz insan (\u0130nsan-\u0131 k\u00e2mil) anlay\u0131\u015f\u0131na da zemin haz\u0131rlanm\u0131\u015ft\u0131r. B\u00fct\u00fcn bunlar ise, Hz. Peygamberin normal bir insan olarak baz\u0131 hatalar yapabilece\u011fine dair \u00f6rneklerle dolu olan Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n peygamber \u00f6\u011fretisinin g\u00f6z ard\u0131 edilmesi pahas\u0131na yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<br \/>\nMitolojik ve kozmik bir peygamber imaj\u0131n\u0131n olu\u015fumunda, halk vaizlerinin (kuss\u00e2s) de \u00f6nemli bir rol oynad\u0131klar\u0131n\u0131 g\u00f6z ard\u0131 etmemek gerekir. Ge\u00e7imini bu i\u015ften sa\u011flayan, dolay\u0131s\u0131yla halktan gelecek madd\u00ee yard\u0131mlara bel ba\u011flayan bu s\u0131n\u0131f, cemaatin say\u0131s\u0131n\u0131 \u00e7o\u011faltmak ve ilgiyi \u00fczerine \u00e7ekmek i\u00e7in, pek \u00e7ok konuda oldu\u011fu gibi Hz. Peygamber konusunda da duyulmam\u0131\u015f, g\u00f6r\u00fclmemi\u015f, ola\u011fan\u00fcst\u00fc ve mucizev\u00ee hik\u00e2yeler uydurarak pop\u00fclaritelerini artt\u0131rma cihetine gitmi\u015flerdir. Onlar\u0131n ki\u015fisel \u00e7\u0131kar elde etmek amac\u0131yla uydurduklar\u0131 bu t\u00fcr hik\u00e2yeler, maalesef se\u00e7meci ve ele\u015ftirel zihniyetten uzak, nakil ve rivayet d\u00fc\u015fk\u00fcn\u00fc baz\u0131 ilim adamlar\u0131 (!) taraf\u0131ndan yazd\u0131klar\u0131 eserlere de doldurulmu\u015ftur. Asl\u0131nda bu t\u00fcr hik\u00e2yelerin \u00e7o\u011fu, kayna\u011f\u0131 me\u00e7hul ve anonim halk rivayetleri oldu\u011fu halde, ilerleyen as\u0131rlarda ilm\u00ee zihniyetin zaafa u\u011framas\u0131yla, ulem\u00e2 bile hi\u00e7bir inceleme ve ara\u015ft\u0131rma yapma gere\u011fi duymadan bunlar\u0131 kabullenmi\u015flerdir.<br \/>\nPeki b\u00fct\u00fcn bu analizlerin bug\u00fcn bizim i\u00e7in bir anlam\u0131 var m\u0131d\u0131r? Bu sorunun cevab\u0131 son derece nettir: Bu analizler bug\u00fcn h\u00e2l\u00e2 ge\u00e7erlili\u011fini korumakta olup, \u0130slam d\u00fcnyas\u0131n\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcnce krizinin temellerine i\u015faret etmektedir. Zira bug\u00fcn de \u0130slam d\u00fcnyas\u0131na egemen olan peygamber tasavvuru ve onun dinamikleri, orta\u00e7a\u011f\u0131nkiyle hemen hemen ayn\u0131d\u0131r. Bu peygamber telakkisinin anatomisini \u015f\u00f6ylece \u00f6zetlemek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr: Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n evren ve insan anlay\u0131\u015f\u0131ndan kopuk, ak\u0131l ve mant\u0131k d\u0131\u015f\u0131\/\u00f6tesi ve mitolojiktir. Yasland\u0131\u011f\u0131 epistemolojik ve metodolojik anlay\u0131\u015f ise, yine Kur&#8217;\u00e2n d\u0131\u015f\u0131 ve ona ayk\u0131r\u0131 bilgi kaynaklar\u0131ndan, kayna\u011f\u0131 ve s\u0131hhati \u015f\u00fcpheli nakil ve rivayetlerden beslenen, nakilci, se\u00e7meci ve ele\u015ftirel olmaktan uzak, literalist bir niteliktedir.<br \/>\n\u0130\u015fte ontolojik, epistemolojik ve metodolojik alanlardaki bir\u00e7ok sa\u011fl\u0131ks\u0131z yakla\u015f\u0131m\u0131 b\u00fcnyesinde bar\u0131nd\u0131ran bu t\u00fcr bir zihniyet, bug\u00fcn de, sadece peygamber anlay\u0131\u015f\u0131 alan\u0131nda de\u011fil, hayat\u0131n hemen her alan\u0131nda egemen durumdad\u0131r. Bug\u00fcn \u0130slam d\u00fcnyas\u0131 pek \u00e7ok konuda Kur&#8217;\u00e2n ile ba\u011flar\u0131n\u0131 koparm\u0131\u015f bir vaziyette, Orta\u00e7a\u011f anlay\u0131\u015f ve yorumlar\u0131n\u0131n esareti alt\u0131ndad\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla evrene, insana, topluma ve tarihe bak\u0131\u015f\u0131 da sa\u011fl\u0131ks\u0131zd\u0131r. Yine \u0130slam d\u00fcnyas\u0131 bug\u00fcn ge\u00e7mi\u015ften miras ald\u0131\u011f\u0131 &#8220;ak\u0131l tutulmas\u0131&#8221;n\u0131n etkisinden h\u00e2l\u00e2 kendisini kurtaramam\u0131\u015f durumdad\u0131r. \u00d6zellikle S\u00fcnn\u00eeli\u011fin din alan\u0131nda ak\u0131l-mant\u0131k&#8217;\u0131n kullan\u0131m\u0131na so\u011fuk bakmas\u0131, hatta bazen bunu yasaklamas\u0131, ak\u0131lc\u0131 kelam\u0131 dogmatik bir kelama \u00e7evirmi\u015f olmas\u0131, felsefeyi mahk\u00fbm etmi\u015f olmas\u0131, h\u00fcr d\u00fc\u015f\u00fcnceyi bask\u0131 alt\u0131na almaya \u00e7abalamas\u0131; ak\u0131l-mant\u0131k d\u0131\u015f\u0131 bir zihniyeti besledi\u011fi gibi, orta\u00e7a\u011fa ait mitolojik zihniyetin etkilerini 21.yy&#8217;da bile s\u00fcrd\u00fcrebilmesini m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla \u0130slam d\u00fcnyas\u0131n\u0131n \u00f6zellikle d\u00een\u00ee d\u00fc\u015f\u00fcnce alan\u0131nda h\u00e2l\u00e2 akl\u0131 d\u0131\u015flayan, nakil-rivayet d\u00fc\u015fk\u00fcn\u00fc, rivayetler konusunda se\u00e7meci ve ele\u015ftirel olmaktan uzak, kaynak bilincinden ve metodolojisinden yoksun, literalist bir yakla\u015f\u0131m\u0131n, zihniyetin esiri oldu\u011funu teredd\u00fcts\u00fcz ifade etmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr.<\/p>\n<p>*Kusursuzluk sadece Allah\u2019a mahsusdur.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<ol>\n<li>\u00a0 Bu s\u00fcre\u00e7 Hz. Peygamberle de s\u0131n\u0131rl\u0131 kalmam\u0131\u015f; sahabe, ulem\u00e2, me\u015f\u00e2y\u0131h, evliya ve \u00f6zellikle de ric\u00e2l\u00fc-l gayb&#8217;\u0131 i\u00e7erecek \u015fekilde geni\u015fletilmi\u015ftir.<\/li>\n<li>Bkz, 2, el-Bakara, 159; 3, \u00c2li \u0130mr\u00e2n, 164; 16, en-Nahl, 43; 17, el-\u0130sr\u00e2, 93; 18, el-Kehf, 110; 21, el-Enbiy\u00e2, 7, 107; 25, el-Furk\u00e2n. 7; 33, el-Ahz\u00e2b, 21, 40; 41, Fuss\u0131let. 6.<\/li>\n<li>Bkz; 17, el-\u0130sr\u00e2, 59.<\/li>\n<li>Geni\u015f bilgi i\u00e7in bkz; es-Suy\u00fbt\u00ee, el-Has\u00e2isu&#8217;l-Kubr\u00e2 (L\u00fcbnan, Tsz). 1.53-71; 11.67-91<\/li>\n<li>Hac\u0131 Musa Ba\u011fc\u0131, Hz. Peygamberin Be\u015fer\u00ee Y\u00f6n\u00fc (A.\u00dc.\u0130.F. Yay\u0131mlanmam\u0131\u015f doktora tezi, Ank.,1999), s.215-261.<\/li>\n<li>Yrd.Do\u00e7.Dr. Ahmet Y\u0131ld\u0131r\u0131m, Tasavvufun Temel \u00d6\u011fretilerinin Hadisteki Dayanaklar\u0131 (Ank., 2000), s- 96, 114.<\/li>\n<li>a.g.e. s.114.<\/li>\n<li>a.g.e. s.117.<\/li>\n<li>a.g.e. s.119-120.<\/li>\n<li>a.g.e. s.119.<\/li>\n<li>\u00a0 Bu ihtimalin ger\u00e7ekle\u015fti\u011fi en son \u00f6rneklerden birisi ku\u015fkusuz S\u00fcleyman \u00c7elebi&#8217;nin &#8220;Mevlid&#8221;idir. Burada bu eserin yaz\u0131l\u0131\u015f sebebi de hat\u0131rlanmal\u0131d\u0131r.<\/li>\n<li>Bu konuda bkz; Hac\u0131 Musa Ba\u011fc\u0131, a.g.t., s.360-378.<\/li>\n<li>Hz. Peygamber&#8217;in mucizev\u00ee \u00f6zelliklerine d\u00e2ir es-Suyut\u00ee&#8217;nin el-Hasais&#8217;inden yapt\u0131\u011f\u0131m\u0131z nakiller burada tekrar \u00f6rnek olarak zikredilebilir. Asl\u0131nda benzer malzemeyi benzer bir zihniyetle kabullenen, hatta savunan ve bunlar\u0131 peygamberli\u011fin delilleri olarak sunabilen daha pek \u00e7ok ulem\u00e2m\u0131z (!) vard\u0131r.<\/li>\n<\/ol>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Tarihinin en cidd\u00ee krizlerinden birini ya\u015famakta olan \u0130slam D\u00fcnyas\u0131, k\u00f6kl\u00fc bir zihniyet de\u011fi\u015fikli\u011fi ge\u00e7irmek mecburiyetindedir. Bu mecburiyet her ge\u00e7en g\u00fcn kendisini giderek daha fazla hissettirmeye ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. Bu t\u00fcr bir zihniyet analizini, \u0130slam d\u00fc\u015f\u00fcncesinin hemen her alan\u0131nda ger\u00e7ekle\u015ftirmek gerekli ise de, S\u00fcnnet-Hadis-Siyer-\u015eem\u00e2il alan\u0131n\u0131n \u00f6ncelikli alanlar\u0131n ba\u015f\u0131nda geldi\u011fi rahatl\u0131kla ifade edilebilir. Bu alanda daha dar \u00e7er\u00e7evede bir konu se\u00e7mek gerekirse, M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n Peygamber tasavvurlar\u0131ndan daha uygun bir \u00f6rnek olamaz. Zira sadece M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n on d\u00f6rt as\u0131r boyunca olu\u015fturduklar\u0131 \u00e7e\u015fitli Peygamber tasavvurlar\u0131n\u0131n analizi bile, \u015fu an \u0130slam d\u00fcnyas\u0131n\u0131n ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnce krizine yol a\u00e7an t\u0131kanmalar\u0131n te\u015fhisi i\u00e7in bize pek \u00e7ok ipucu sunacakt\u0131r. Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n Allah, \u00e2hiret, din, vahiy, kitap v.b. temel kavramlar\u0131yla mukayese edildi\u011finde, Peygamberlik y\u00f6n\u00fc h\u00e2ri\u00e7 Hz. Muhammed&#8217;in (s.a.v) kimli\u011fi \u00f6n plana \u00e7\u0131km\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcnmemektedir. Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n bize sundu\u011fu Peygamber tasavvurunu k\u0131saca &#8220;Paradigma&#8221; kavram\u0131yla \u00f6zetlemek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Yery\u00fcz\u00fcnde ya\u015fam\u0131\u015f bir insan\u0131n, bir Allah el\u00e7isi olarak inananlara \u00f6rnek model te\u015fkil etti\u011fini ifade etmekten \u00f6te bir anlam\u0131 olmayan bu anlay\u0131\u015f, zaman i\u00e7erisinde &#8220;Paragon&#8221; yani en m\u00fckemmel \u00f6rnek, di\u011fer bir ifadeyle &#8220;\u0130nsan-\u0131 k\u00e2mil (S\u00fcperman)&#8221; d\u00fczeyine do\u011fru bir geli\u015fme kaydetmi\u015ftir. Fakat bu geli\u015fme bu noktada durmam\u0131\u015f ve daha da ilerleyerek nihayetinde, b\u00fct\u00fcn kozmos&#8217;un varl\u0131k sebebi ve mayas\u0131 olan kozmik bir g\u00fcce (N\u00fbr-\u0131 Muhammed\u00ee &#8211; Muhammediye) d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fcr. Bu d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc sa\u011flayan mekanizmalar\u0131n tahlilinin, bug\u00fcnk\u00fc zihniyet problemlerinin te\u015fhisinde \u00f6nemli ipu\u00e7lar\u0131 sa\u011flayaca\u011f\u0131ndan emin olabiliriz. Zira bu d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm s\u00fcrecinde insan\u00ee olan\u0131n insan\u00fcst\u00fc; tarih\u00ee olan\u0131n tarih\u00fcst\u00fc, hat\u00e2 edebilir olan\u0131n hat\u00e2 etmez, b\u00f6lgesel olan\u0131n evrensel, de\u011fi\u015febilir olan\u0131n de\u011fi\u015fmez stat\u00fcs\u00fcne y\u00fckseltildi\u011fini; tarihte ya\u015fam\u0131\u015f ger\u00e7ek bir insan-peygamber anlay\u0131\u015f\u0131ndan mitolojik bir Peygamber anlay\u0131\u015f\u0131na ge\u00e7i\u015fe zemin haz\u0131rland\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcyoruz. Bu ge\u00e7i\u015f s\u0131radan bir de\u011fi\u015fim olmay\u0131p, derin epistemolojik ve metodolojik k\u00f6kleri de olan bir s\u00fcrece i\u015faret etmektedir. \u015eimdi bu s\u00fcreci izlemek i\u00e7in ba\u015fa, yani Kur&#8217;\u00e2n&#8217;a d\u00f6nelim. Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131 ba\u015ftan sona okuyan bir kimse, Hz. Peygamberin, normal insan \u00f6zellikleri ve davran\u0131\u015flar\u0131 sergileyen bir \u015fahsiyet oldu\u011fu y\u00f6n\u00fcndeki vurgusunu da hemen fark eder. Ger\u00e7ekten de Kur&#8217;\u00e2n titiz bir \u015fekilde incelendi\u011finde O&#8217;nun (s.a.v) insan\u00fcst\u00fc herhangi bir \u00f6zellik ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131na dair en k\u00fc\u00e7\u00fck bir im\u00e2da bile bulunmad\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Baz\u0131lar\u0131na g\u00f6re, onun di\u011fer insanlardan ayr\u0131cal\u0131kl\u0131 oldu\u011funu im\u00e2 eder g\u00f6r\u00fcnen ayetler incelendi\u011finde de, asl\u0131nda bu ayr\u0131cal\u0131\u011f\u0131n vahiy alan bir el\u00e7i olmaktan \u00f6teye ge\u00e7medi\u011fi g\u00f6r\u00fclecektir. Nitekim Kur&#8217;\u00e2n bir yandan Hz. Peygamber&#8217;in normal bir insan oldu\u011funu \u0131srarla vurgularken, \u00f6te yandan m\u00fc\u015friklerin ondan istedikleri mucize g\u00f6sterme taleplerini de kesin bir dille reddetmektedir. Daha a\u00e7\u0131k bir ifadeyle, Kur&#8217;\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem&#8217;de Hz. Peygamber&#8217;in insan\u00fcst\u00fc oldu\u011funa veya \u00f6nceki peygamberler gibi mucizeler g\u00f6sterdi\u011fine d\u00e2ir, do\u011frudan veya dolayl\u0131 hi\u00e7bir bilgi yoktur. Daha da ileri giderek diyebiliriz ki, sadece ontolojik a\u00e7\u0131dan de\u011fil, davran\u0131\u015flar\u0131n\u0131n kalitesi a\u00e7\u0131s\u0131ndan bile Hz. Peygamber insan\u00fcst\u00fc ve eri\u015filmez bir ki\u015filik olarak sunulmamaktad\u0131r. Ger\u00e7i hepimiz onun &#8220;en y\u00fcce bir ahl\u00e2k \u00fczere oldu\u011fu&#8221; ve onun insanlar i\u00e7in &#8220;en g\u00fczel \u00f6rnek te\u015fkil etti\u011fi&#8221; hususunda ayn\u0131 inanc\u0131 payla\u015f\u0131yorsak da, bu s\u00f6ylemin dayan d\u0131\u011f\u0131 ayetler yak\u0131ndan incelendi\u011finde onun en y\u00fcce de\u011fil &#8220;y\u00fcce&#8221; bir ahl\u00e2k \u00fczere; yine en g\u00fczel \u00f6rnek de\u011fil &#8220;g\u00fczel&#8221; bir \u00f6rnek oldu\u011fundan bahsedildi\u011fi g\u00f6r\u00fclmektedir. M\u00fcsl\u00fcman zihninin yapt\u0131\u011f\u0131 bu m\u00fcdahale ile, art\u0131k Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n tamamen be\u015fer kapasitesi i\u00e7erisinde sundu\u011fu ve bu \u015fekliyle M\u00fcsl\u00fcmanlar i\u00e7in bir \u00f6rnek-model (Paradigma) olma d\u0131\u015f\u0131nda hi\u00e7bir insan\u00fcst\u00fc nitelik atfetmedi\u011fi Hz. Peygamber, art\u0131k bir paradigma olmaktan \u00e7\u0131kar\u0131larak Paragon yani &#8220;en m\u00fckemmel ve kusursuz insan&#8221; olarak alg\u0131lanmaya ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. Bunun sonucunda, onunla ilgili eserlerde, fizik olarak Hz. Peygamberin en g\u00fczel, en g\u00fc\u00e7l\u00fc, en bilgili, k\u0131saca kusursuz ve benzersiz oldu\u011fu temas\u0131 i\u015flenmeye ba\u015flam\u0131\u015f; \u00f6te yandan da giderek h\u0131zlanan bir ba\u015fka s\u00fcre\u00e7te, fevkal\u00e2de mucizev\u00ee olaylar da ona nispet edilmeye ba\u015flanm\u0131\u015ft\u0131r. Bu s\u00fcrecin ne kadar h\u0131zl\u0131 i\u015fledi\u011finin en a\u00e7\u0131k delili ise, ilk kaynaklarda neredeyse bir elin parmaklar\u0131 say\u0131s\u0131n\u0131 ge\u00e7meyen mucize rivayetlerinin, bug\u00fcn gelinen noktada 3500 civar\u0131nda bir say\u0131ya ula\u015fm\u0131\u015f olmas\u0131d\u0131r. Ama M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n muhayyilesi burada da durmam\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc mucizeler asl\u0131nda peygamberlerin inanmayanlara kar\u015f\u0131 davalar\u0131n\u0131 ispat sadedinde Allah&#8217;\u0131n inayetiyle g\u00f6sterdi\u011fi harikulade olaylar iken; i\u015f bununla s\u0131n\u0131rl\u0131 kalmam\u0131\u015f ve bizzat Hz. Peygamberin fiz\u00eek\u00ee varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n mucizev\u00ee bir niteli\u011fe b\u00fcr\u00fcnd\u00fcr\u00fclmesine kadar varm\u0131\u015ft\u0131r. Bu yap\u0131l\u0131rken de, ge\u00e7mi\u015f peygamberlere ait mucizev\u00ee \u00f6zelliklerin birer benzerinin Hz. Peygambere de izafe edilmesi gibi bir yol izlenmi\u015f g\u00f6r\u00fcnmektedir. Nitekim Hz. Peygamber&#8217;in de -Hz. \u0130sa gibi- be\u015fikte konu\u015ftu\u011fu, t\u0131pk\u0131 ayd\u0131nl\u0131kta oldu\u011fu gibi karanl\u0131kta da g\u00f6rebildi\u011fi, keza arkas\u0131nda i\u011fne deli\u011fi gibi iki delik olup, elbisenin alt\u0131ndan bile arkas\u0131n\u0131 g\u00f6rebildi\u011fi, Hz. Ai\u015fe&#8217;nin sabah karanl\u0131\u011f\u0131nda kaybolan i\u011fnesini Hz. Peygamberin y\u00fcz\u00fcn\u00fcn \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda aray\u0131p buldu\u011fu, Hz. Peygambere, \u00c2dem&#8217;den buyana ya\u015fam\u0131\u015f olan b\u00fct\u00fcn insanlar\u0131n toplam akl\u0131ndan fazlas\u0131n\u0131n verildi\u011fi, v\u00fccudunun g\u00f6lgesinin olmad\u0131\u011f\u0131, ona otuz &#8211; k\u0131rk erke\u011fin cinsel g\u00fcc\u00fcn\u00fcn verildi\u011fi, gaitas\u0131n\u0131n yok olup kayboldu\u011fu, yani yerin onu yuttu\u011fu ve oradan mis gibi kokular geldi\u011fi, eti yenen bir koyunun kemiklerinden onu tekrar diriltti\u011fi, yine -Hz. \u00eesa gibi- \u00f6l\u00fcleri diriltti\u011fi, dilsiz olan\u0131 konu\u015fturdu\u011fu, g\u00f6rmeyenin g\u00f6zlerini a\u00e7t\u0131\u011f\u0131, parmaklar\u0131ndan su f\u0131\u015fk\u0131rd\u0131\u011f\u0131, hayvanlar\u0131n dile gelip onunla konu\u015ftu\u011fu, a\u011fa\u00e7lar\u0131n ona selam verdi\u011fi v.s. ileri s\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Art\u0131k Hz. Peygamber Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n tasvir etti\u011fi normal bir insan olmaktan tamamen \u00e7\u0131kar\u0131lm\u0131\u015f ve insan\u00fcst\u00fc bir varl\u0131k h\u00e2line d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Bu ama\u00e7la onun v\u00fcc\u00fbduna dair her \u015feyin (kan, idrar, sa\u00e7-sakal, t\u00fck\u00fcr\u00fck, balgam v.s.) kutsalla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131yla , bu d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcn eksik y\u00f6nleri de tamamlanm\u0131\u015ft\u0131r. Ne var ki insan muhayyilesi s\u0131n\u0131r tan\u0131mamaktad\u0131r. Bu insan\u00fcst\u00fc-kutsal Peygamber de M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131 tatmin etmemi\u015f ve bu d\u00fcnyan\u0131n fiz\u00eek\u00ee s\u0131n\u0131rlar\u0131 d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kararak Hz. Peygamberi kozmosun yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131n\u0131n amac\u0131 ve ilk maddesi h\u00e2line getirebilmek i\u00e7in kollar\u0131 s\u0131vam\u0131\u015flard\u0131r. Bu i\u015fte en ba\u015far\u0131l\u0131(!) ve en \u00f6nde gidenler ise ku\u015fkusuz Tasavvuf ehli olmu\u015ftur. Onlar kendilerine mahsus bir \u00e2lem tasavvuru geli\u015ftirmi\u015fler ve bu tasavvurda Hz. Peygamber&#8217;e, kozmosun yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131n\u0131n \u00e7ekirde\u011fi olan kozmik bir g\u00fc\u00e7 olarak merkez\u00ee bir yer vermi\u015flerdir. Buna g\u00f6re Allah kendi nurundan lat\u00eef ve az\u00eem bir cevher var edip, ondan b\u00fct\u00fcn k\u00e2inat\u0131 bir tertip i\u00e7inde yava\u015f yava\u015f yaratm\u0131\u015ft\u0131r. Buna ilk cevher, k\u00fcll\u00ee ak\u0131l veya N\u00fbr-\u0131 Muhammedi &#8211; Hak\u00eekat-\u0131 Muhammediye ad\u0131 verilmi\u015ftir ki, b\u00fct\u00fcn cisimlerin ve ruhlar\u0131n ba\u015flang\u0131c\u0131n\u0131 ve kayna\u011f\u0131n\u0131 olu\u015fturmu\u015ftur. Allah&#8217;\u0131n kendi nurundan yaratt\u0131\u011f\u0131 bu n\u00fbr O&#8217;nun (c.c) huzurunda y\u00fcz bin sene kalm\u0131\u015f, bu s\u00fcre i\u00e7erisinde Allah (c.c) gece -g\u00fcnd\u00fcz (?) yetmi\u015f bin defa bu nuru d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fc\u015f ve daha sonra bu nurdan b\u00fct\u00fcn varl\u0131klar\u0131 yaratm\u0131\u015ft\u0131r. Bu yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131n tafsil\u00e2t\u0131 ise \u015f\u00f6yledir: &#8220;Allah kendi nurundan bir par\u00e7a ald\u0131. Daha g\u00f6kler, yer, ar\u015f, k\u00fcrs\u00ee, cennet ve cehennem yarat\u0131lmadan 324 bin sene \u00f6nce o nurdan Muhammed&#8217;in (s.a) ruhunu yaratt\u0131. (&#8230;.) Sonra bir a\u011fa\u00e7 yaratt\u0131. Ona &#8220;yak\u0131n a\u011fac\u0131&#8221; ismini verdi. A\u011fac\u0131n d\u00f6rt dal\u0131 vard\u0131. Muhammed&#8217;in (s.a) ruhunu bu a\u011fac\u0131n \u00fczerine koydu. Ruh a\u011fac\u0131n \u00fczerinde k\u0131rk bin sene Allah&#8217;\u0131 tesbih etti. Sonra bu ruhun kar\u015f\u0131s\u0131nda bir ayna yaratt\u0131. Muhammed&#8217;in ruhu aynaya bakt\u0131, suretini en g\u00fczel bir \u015fekilde g\u00f6rd\u00fc ve be\u015f defa secde etti. \u0130\u015fte bu secdeler \u00dcmmet-i Muhammed&#8217;e farz k\u0131l\u0131nan secdelerin esas\u0131n\u0131 olu\u015fturmaktad\u0131r. Sonra Hak nurdan zincirlerle aras\u0131nda as\u0131l\u0131 olan n\u00fbran\u00ee bir kandil yaratt\u0131 ve Muhammed&#8217;in ruhuna, kandil i\u00e7ine yerle\u015fmesini emretti. Ruh Allah&#8217;\u0131 en g\u00fczel isimleriyle tesbih etmeye ba\u015flad\u0131. Her bir isim i\u00e7in bin y\u0131l te\u015fbihte bulundu. Rahman ismine ula\u015f\u0131nca Allah rahmetle O&#8217;na bakt\u0131. Bunun \u00fczerine r\u00fbh-\u0131 Muhammedi Allah&#8217;tan haya sebebiyle terledi. Her ter damlas\u0131ndan, birinin ruhu yarat\u0131ld\u0131. Sonra ruh tesbih-i il\u00e2h\u00ee ile me\u015fguliyete devam etti. Kahh\u00e2r ismine ula\u015f\u0131nca, ha\u015fmet-i ilahiyeden dolay\u0131 m\u00fcmin ve k\u00e2firlerin say\u0131lar\u0131nca ter d\u00f6kt\u00fc. Bu terler onlar\u0131n ruhlar\u0131 oldu. Allah&#8217;\u0131n istedi\u011fi kadar ruhlar bu makamda kald\u0131lar. Sonra Hak Te\u00e2l\u00e2 onlar\u0131 ruhlar \u00e2leminden cisimler \u00e2lemine g\u00f6ndermeye ba\u015flad\u0131. Her bir ruha hikmeti gere\u011fince bir beden yaratt\u0131. Ademi, cesedini de insanlar\u0131n bedensel geli\u015fme ve \u00fcremelerine bir anahtar olarak yaratt\u0131. Bunun i\u00e7in \u00c2dem cism\u00e2n\u00ee beliri\u015flerin ba\u015flang\u0131c\u0131d\u0131r. Bu sebeple ki Peygamberimiz (s.a) \u00e2lem a\u011fac\u0131n\u0131n tohumudur; ar\u015f, k\u00fcrs\u00ee, levh ve kalemden \u00f6nce gelir. Hz. Peygamber (s.a) k\u00e2inat\u0131n asl\u0131, \u00f6z\u00fcd\u00fcr. Bu anlay\u0131\u015f\u0131n Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n kozmogonisi ile uzaktan-yak\u0131ndan bir ilgisi yoktur. Bilakis bunun Gnostik &#8211; Maniheist k\u00fclt\u00fcrle, Yunan Felsefesi (Sudur nazariyesi, Faal Ak\u0131l, Akl-\u0131 K\u00fcll\u00ee) veya Hristiyan k\u00fclt\u00fcrle etkile\u015fim sonucu ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131na dair cidd\u00ee iddialar vard\u0131r. Gnostik-Maniheist fikirlerin s\u00fbf\u00eeli\u011fe giri\u015finin (III.\/IX.y\u00fczy\u0131l\u0131n sonlar\u0131nda) ilk \u00f6rneklerinden biri, Hz. Muhammed&#8217;in &#8220;Asl\u00ee n\u00fbr&#8221; oldu\u011funu ihtiva eden nazariyedir. &#8220;Ontolojik hakikatin Allah&#8217;tan sonra gelen unsuru&#8221; demek olan bu n\u00fbr, \u0130bni Arabi&#8217;nin (VlI.\/XIII.y\u00fczy\u0131lda) fikirleri sayesinde s\u00fbfili\u011fin ana doktrini h\u00e2line gelmi\u015ftir. Daha sonralar\u0131 ise, tasavvufun geni\u015f halk kitleleri nezdinde yayg\u0131nla\u015fmas\u0131 ve bu s\u00fcre\u00e7te yaz\u0131lan pop\u00fcler tasavvuf\u00ee eserler, \u00f6zellikle de tasavvuf edebiyat\u0131na ait edeb\u00ee \u00fcr\u00fcnler yoluyla bu anlay\u0131\u015f iyice yerle\u015fik bir hal alm\u0131\u015ft\u0131r. K\u00f6kle\u015fen bu anlay\u0131\u015f\u0131n bug\u00fcn de h\u00e2l\u00e2 g\u00fc\u00e7l\u00fc bir bi\u00e7imde etkisini s\u00fcrd\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn en \u00f6nemli delili ise, &#8220;Sen olmasayd\u0131n bu k\u00e2inat\u0131 yaratmazd\u0131m&#8221; s\u00f6z\u00fcn\u00fcn bir hadis (?) olarak neredeyse hepimizin zihnine kaz\u0131nm\u0131\u015f olmas\u0131d\u0131r. Peki yery\u00fcz\u00fcnde do\u011fmu\u015f, ya\u015fam\u0131\u015f ve \u00f6lm\u00fc\u015f bir insan olan Hz. Peygamber, evrenin varolu\u015f esas\u0131n\u0131 olu\u015fturdu\u011fu ileri s\u00fcr\u00fclen Kozmik bir g\u00fcce, ni\u00e7in ve nas\u0131l d\u00f6n\u00fc\u015f(t\u00fcr\u00fcl)m\u00fc\u015ft\u00fcr? Peygamber anlay\u0131\u015f\u0131ndaki bu k\u00f6kl\u00fc de\u011fi\u015fimin alt\u0131nda yatan zihniyetin yap\u0131s\u0131 nedir? Peygamberler, b\u00fcy\u00fck d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler, sanat ve siyaset adamlar\u0131 gibi, tarihte iz b\u0131rakm\u0131\u015f \u015fahsiyetlerin vefatlar\u0131ndan sonra, kendileri ve b\u0131rakt\u0131klar\u0131 miras konusunda birtak\u0131m a\u015f\u0131r\u0131l\u0131klar\u0131n ve sapmalar\u0131n ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131, toplumsal muhayyilenin bu gibi \u015fahsiyetler etraf\u0131nda birtak\u0131m menk\u0131be ve efsaneler \u00fcretti\u011fi bilinmektedir. Hz. Peygamber&#8217;in durumu da, vefat\u0131ndan sonra farkl\u0131 olmam\u0131\u015ft\u0131r. Di\u011fer din ve k\u00fclt\u00fcrlerdeki \u015fahsiyetlerin ba\u015flar\u0131na gelen Hz. Peygamber&#8217;in de ba\u015f\u0131na gelmi\u015f ve tarih i\u00e7erisinde \u00f6nce insan-\u0131 k\u00e2mil (Paragon), sonra insan\u00fcst\u00fc mucizev\u00ee g\u00fc\u00e7 ve \u00f6zelliklere sahip bir peygamber ve nihayet evrenin ilk ve temel unsuru olan kozmik bir ilke&#8217;ye d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015f; yani yery\u00fcz\u00fcnde ya\u015fam\u0131\u015f bir insan, \u00f6nce g\u00f6klere ve nihayet evrenin de \u00fczerine \u00e7\u0131kar\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Ancak mesele tarihi-sosyolojik bir geli\u015fmenin \u0130slam d\u00fc\u015f\u00fcncesinde tekrar ger\u00e7ekle\u015fmesinden ibaret de\u011fildir. Bilakis ortada daha derinde, epistemolojik ve metodolojik ar\u0131zalar oldu\u011fu a\u015fik\u00e2rd\u0131r. M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n bu konuda yapt\u0131klar\u0131 ilk ve en \u00f6nemli hat\u00e2, sadece peygamber tasavvuruyla ilgili olarak de\u011fil, hemen her konuda g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc \u00fczere, daha ilk as\u0131rlarda Kur&#8217;\u00e2n&#8217;dan epistemolojik bir kopma ya\u015fam\u0131\u015f olmalar\u0131d\u0131r. \u0130slam&#8217;\u0131n temel ve kurucu metni olan Kur&#8217;\u00e2n&#8217;a bakt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda, daha \u00f6nce de i\u015faret etti\u011fimiz gibi, Hz. Peygamber&#8217;in insan\u00fcst\u00fc hi\u00e7bir \u00f6zellik ta\u015f\u0131mad\u0131\u011f\u0131 ve sadece vahyin ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131s\u0131 ve uygulay\u0131c\u0131s\u0131 olarak bir model (Paradigma) oldu\u011fu a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc halde; ilgi \u00e7ekicidir ki, M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n daha sonra benimseyecekleri peygamber tasavvuruna benzer bir \u015fekilde, insan\u00fcst\u00fc ve mucizev\u00ee bir peygamber, hatt\u00e2 melek-peygamber telakkisini savunanlar m\u00fc\u015frikler idi. Bir anlamda m\u00fc\u015friklerin mitolojik-insan\u00fcst\u00fc peygamber anlay\u0131\u015f\u0131na kar\u015f\u0131 Kur&#8217;\u00e2n son derece ger\u00e7ek\u00e7i, m\u00e2kul ve bug\u00fcn\u00fcn diliyle &#8220;Modern&#8221; diye nitelendirilebilecek bir insan-peygamber anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 \u0131srarla vurgulam\u0131\u015ft\u0131r. Ama maalesef M\u00fcsl\u00fcmanlar Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n bu modern paradigmatik peygamber tasavvurunu her \u00e7a\u011fda yeniden yorumlay\u0131p, daha da geli\u015ftirecekleri yerde, Kur&#8217;\u00e2n ile olan epistemolojik kopu\u015ftan dolay\u0131, tekrar \u015firk d\u00f6neminin mitolojik peygamber anlay\u0131\u015f\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015f yapm\u0131\u015f, bir gerileme ya\u015fam\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6zetle Kur&#8217;\u00e2n Orta\u00e7a\u011f zihniyet kal\u0131plar\u0131n\u0131 k\u0131rarak, egemen olan mitolojik zihniyeti a\u015fma yolunda M\u00fcsl\u00fcmanlara modern bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 sunmu\u015f; ancak M\u00fcsl\u00fcmanlar bunun k\u0131ymetini bilememi\u015flerdir. Orta\u00e7a\u011f k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn s\u00f6zl\u00fc k\u00fclt\u00fcr oldu\u011fu ve s\u00f6zl\u00fc k\u00fclt\u00fcr aktar\u0131m\u0131nda olaylar\u0131n ve nesnelerin gelecek ku\u015faklara abart\u0131l\u0131 bir bi\u00e7imde tasvir edilerek iletildi\u011fi hat\u0131rlanacak olursa, M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n tarih boyunca Hz. Peygamber ve ayn\u0131 \u015fekilde sahabe, mezhep imamlar\u0131, veliler v.b. hakk\u0131nda birtak\u0131m ola\u011fan\u00fcst\u00fc olaylar, menk\u0131beler ve efsaneler icad etmi\u015f olmalar\u0131, Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n ruhuna pek uymasa da &#8211; \u00e7a\u011f\u0131n ruhuna ve mentalitesine uygun ve beklenebilecek bir geli\u015fmedir. Gerek Hz. Peygamber, gerek \u00f6nceki peygamberler ve gerekse di\u011fer \u015fahsiyetler hakk\u0131nda Hadis Literat\u00fcr\u00fc ba\u015fta olmak \u00fczere, Siyer, \u015eemail, \u0130slam Tarihi, Tefsir ve Vaaz t\u00fcr\u00fc eserlerde g\u00f6r\u00fclen ve bug\u00fcn i\u00e7in mitolojik anlat\u0131mlar oldu\u011fu a\u015fik\u00e2r olan pek \u00e7ok rivayete rastlanmas\u0131, bu eserleri yazanlar\u0131n bu t\u00fcr rivayetleri kabullenebilecek bir zihniyet ve mentaliteye sahip olduklar\u0131n\u0131 g\u00f6stermektedir. Peygamber tasavvurundaki bu fevkal\u00e2de d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcn di\u011fer bir sebebi ise, ge\u00e7mi\u015f peygamberlere ve d\u00een\u00ee \u015fahsiyetlere izafe edilmi\u015f olan ola\u011fan\u00fcst\u00fc niteliklerin ve mucizev\u00ee olaylar\u0131n ayn\u0131s\u0131n\u0131n veya benzerinin Hz. Peygambere de izafe edilmesi suretiyle, onu di\u011fer peygamberler ve m\u00fcntesipleri kar\u015f\u0131s\u0131nda y\u00fcceltme amac\u0131ndan kaynaklanan yakla\u015f\u0131md\u0131r. Toplumda mevcut dinleraras\u0131 rekabetin, peygamberler aras\u0131 rekabete, bunun da peygamberlerin \u00fcst\u00fcnl\u00fck yar\u0131\u015fma sokulmas\u0131na yol a\u00e7m\u0131\u015f olma ihtimali de hayli y\u00fcksektir. Bir yandan bu gibi geli\u015fmeler ya\u015fan\u0131rken, \u00f6te yandan yine \u0130slam&#8217;\u0131n di\u011fer din ve k\u00fclt\u00fcrlerle kar\u015f\u0131la\u015fmas\u0131ndan sonra, \u0130slam entelekt\u00fcellerinin, bilhassa N\u00fcb\u00fcvvet m\u00fcessesesini ink\u00e2r edenler ba\u015fta olmak \u00fczere \u00e7e\u015fitli d\u00een\u00ee gruplara kar\u015f\u0131 Hz. Peygamberin peygamberli\u011fini ispat yolunda yo\u011fun bir m\u00fccadeleye giri\u015ftikleri bilinmektedir. Bilhassa Mu&#8217;tezile&#8217;nin bu konuda \u00f6nc\u00fc bir rol oynad\u0131\u011f\u0131 ve bu ama\u00e7la pek \u00e7ok eser yazd\u0131klar\u0131 da bilinmektedir. S\u00fcnn\u00ee kelam\u0131nda da \u00f6nemli bir yer tutan &#8220;\u0130sb\u00e2tu&#8217;n-Nubuvve (Peygamberli\u011fin \u0130spat\u0131)&#8221; konusu tart\u0131\u015f\u0131l\u0131rken, peygamberlerin ismeti konusu da ele al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. Asl\u0131nda sadece peygamber(ler)&#8217;in Allah&#8217;tan ald\u0131klar\u0131 vahyi hi\u00e7bir de\u011fi\u015fiklik yapmadan aynen nakletmeleri \u015feklinde anla\u015f\u0131lmas\u0131 gereken &#8220;\u0130smet&#8221; kavram\u0131n\u0131n anlam alan\u0131 geni\u015fletilmi\u015f ve peygamber(ler)&#8217;in asla hi\u00e7bir hat\u00e2 ve g\u00fcnah i\u015flemeyecekleri \u015feklinde bir anlam verilerek kusursuz insan (\u0130nsan-\u0131 k\u00e2mil) anlay\u0131\u015f\u0131na da zemin haz\u0131rlanm\u0131\u015ft\u0131r. B\u00fct\u00fcn bunlar ise, Hz. Peygamberin normal bir insan olarak baz\u0131 hatalar yapabilece\u011fine dair \u00f6rneklerle dolu olan Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n peygamber \u00f6\u011fretisinin g\u00f6z ard\u0131 edilmesi pahas\u0131na yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Mitolojik ve kozmik bir peygamber imaj\u0131n\u0131n olu\u015fumunda, halk vaizlerinin (kuss\u00e2s) de \u00f6nemli bir rol oynad\u0131klar\u0131n\u0131 g\u00f6z ard\u0131 etmemek gerekir. Ge\u00e7imini bu i\u015ften sa\u011flayan, dolay\u0131s\u0131yla halktan gelecek madd\u00ee yard\u0131mlara bel ba\u011flayan bu s\u0131n\u0131f, cemaatin say\u0131s\u0131n\u0131 \u00e7o\u011faltmak ve ilgiyi \u00fczerine \u00e7ekmek i\u00e7in, pek \u00e7ok konuda oldu\u011fu gibi Hz. Peygamber konusunda da duyulmam\u0131\u015f, g\u00f6r\u00fclmemi\u015f, ola\u011fan\u00fcst\u00fc ve mucizev\u00ee hik\u00e2yeler uydurarak pop\u00fclaritelerini artt\u0131rma cihetine gitmi\u015flerdir. Onlar\u0131n ki\u015fisel \u00e7\u0131kar elde etmek amac\u0131yla uydurduklar\u0131 bu t\u00fcr hik\u00e2yeler, maalesef se\u00e7meci&#8230;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_monsterinsights_skip_tracking":false,"_monsterinsights_sitenote_active":false,"_monsterinsights_sitenote_note":"","_monsterinsights_sitenote_category":0,"footnotes":""},"categories":[8],"tags":[],"class_list":["post-332","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-yazilar"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/332","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcomments&post=332"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/332\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":333,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/332\/revisions\/333"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fmedia&parent=332"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcategories&post=332"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Ftags&post=332"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}