﻿{"id":360,"date":"2016-10-28T16:36:04","date_gmt":"2016-10-28T14:36:04","guid":{"rendered":"http:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/?p=360"},"modified":"2016-10-28T16:36:04","modified_gmt":"2016-10-28T14:36:04","slug":"islam-uelkelerinde-islami-ilimler-oegretimi-idealler-ve-gercekler","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/?p=360","title":{"rendered":"\u0130SLAM \u00dcLKELER\u0130NDE \u0130SLAM\u0130 \u0130L\u0130MLER \u00d6\u011eRET\u0130M\u0130 :  \u0130DEALLER VE GER\u00c7EKLER"},"content":{"rendered":"<p>Fazlurrahman \u0130slam ve \u00c7a\u011fda\u015fl\u0131k adl\u0131 eserinde, \u0130slamla\u015ft\u0131rma politikalar\u0131 izleyen baz\u0131 \u0130slam \u00fclkelerinin bu y\u00f6ndeki \u00e7abalar\u0131n\u0131 incelerken, bu \u00fclkelerin sonu\u00e7ta en iddial\u0131 olduklar\u0131 bir alanda beklemedik bir ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131kla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya geldiklerinden s\u00f6z eder.Onun s\u00f6z etti\u011fi bu alan hi\u00e7 akla gelmeyen bir alan, yani \u201c\u0130slami bilgi\u201d alan\u0131 idi. Bunun da sebebinin, M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n \u0130slam konusundaki malumatlar\u0131n\u0131n bir toplumu ve bir sistemi \u0130slamla\u015ft\u0131rmak i\u00e7in yeterli oldu\u011funu zannetmeleriydi. Ama onun s\u00f6z konusu eserinde ele ald\u0131\u011f\u0131 \u00fclkelerin as\u0131l ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131klar\u0131n\u0131n en iddial\u0131 olduklar\u0131 bir alanda ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f olmas\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda Fazlurrahman, bu problemin \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc i\u00e7in at\u0131lmas\u0131 gereken ad\u0131mlardan bahsetmeyi de ihmal etmez ve bu konudan da geni\u015f olarak bahseder. Bu ama\u00e7la \u00fczerinde en fazla durdu\u011fu ve en \u00f6nemli g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc alan\u0131n \u201c\u0130slami E\u011fitim\u201d oldu\u011funu bizzat eserinde m\u00fc\u015fahede etmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Fazlurrahman\u2019\u0131n bu eserinde \u0130slami e\u011fitim meselesiyle ilgili olarak inceledi\u011fi \u00fclkelerden birisi de T\u00fcrkiye\u2019dir. \u0130slami e\u011fitim alan\u0131nda \u00e7\u00f6z\u00fcm yollar\u0131 aray\u0131\u015f\u0131 esnas\u0131nda onun \u00f6zellikle T\u00fcrkiye\u2019deki \u0130mam-Hatip tecr\u00fcbesinden ve ba\u015fta Ankara \u00dcniversitesi \u0130lahiyat fak\u00fcltesi olmak \u00fczere o zaman mevcut olan ilahiyat fak\u00fcltelerindeki e\u011fitimden, \u00f6zellikle de bu e\u011fitimin gelecekteki potansiyellerinden sitayi\u015fle bahseder. Bunda Fazlurrahman\u2019\u0131n T\u00fcrkiye\u2019ye olan derin muhabbetinin etkisi olsa da, yapt\u0131\u011f\u0131 tespitin , temelinde objektif bir incelemenin sonucu oldu\u011funu rahatl\u0131kla ifade etmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr.<\/p>\n<p>D\u0131\u015far\u0131dan bir g\u00f6zlemci, hem de \u0130slam \u00fclkelerindeki \u0130slami e\u011fitim kurumlar\u0131 hakk\u0131nda bilgi sahibi bir ilim adam\u0131 olarak Fazlurrahman\u2019\u0131n bu tespitleri maalesef ne inceleme konusu etti\u011fi \u0130slam \u00fclkelerinde, ne de di\u011fer \u0130slam \u00fclkelerinde ciddiye al\u0131nm\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcnmektedir, hatta bu \u00fclkelerin bu de\u011ferlendirmelerden haberdar olduklar\u0131n\u0131 bile s\u00f6ylemek zordur.<\/p>\n<p>Maalesef Fazlurrahman\u2019\u0131n mevcutlar i\u00e7erisinde en iyilerden g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc \u00fclkemizdeki \u0130slami \u0130limler \u00f6\u011fretimi, onun bu incelemesinden ve vefat\u0131ndan sonra birtak\u0131m geli\u015fmelere sahne oldu ki, bunlara da k\u0131saca i\u015faret ederek, as\u0131l konumuza ge\u00e7mekte yarar m\u00fclahaza ediyoruz.<\/p>\n<p>S\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fimiz iki geli\u015fme de maalesef m\u00fcspet de\u011fil menfi y\u00f6nde geli\u015fmeler olmu\u015ftur. Bunlar\u0131n ilki 28 \u015eubat s\u00fcrecinde \u0130lahiyat fak\u00fcltelerine y\u00f6nelik m\u00fcdahalelerdir. Bilhassa o zamanlar A.\u00dc.\u0130lahiyat fak\u00fcltesindeki y\u00f6netici kadrolar eliyle ger\u00e7ekle\u015ftirilen de\u011fi\u015fikliklerle fak\u00fcltedeki Temel \u0130slami \u0130limler alan\u0131 daralt\u0131lm\u0131\u015f, derslerin i\u00e7eriklerine de belli \u00f6l\u00e7\u00fcde de olsa m\u00fcdahaleye \u00e7al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bunda tabii ki s\u00f6z konusu 28 \u015eubat\u00e7\u0131 ilahiyat\u00e7\u0131 kadrolar\u0131n 28 \u015eubat s\u00fcrecini f\u0131rsat bilip kendi alanlar\u0131n\u0131 geni\u015fletme \u00e7abalar\u0131n\u0131n da rol\u00fc olmu\u015f g\u00f6r\u00fcnmektedir. Zaten zaman zaman \u0130lahiyat fak\u00fcltelerinin programlar\u0131na yap\u0131lan m\u00fcdahaleler \u00e7o\u011funlukla yukar\u0131dan a\u015fa\u011f\u0131ya m\u00fcdahaleler oldu\u011fu i\u00e7in, bu 28 \u015eubat m\u00fcdahalesi de &#8211; \u015fiddeti d\u0131\u015f\u0131nda &#8211; di\u011ferlerinden \u00e7ok ta farkl\u0131 de\u011fildi.<br \/>\n\u0130kinci geli\u015fme ise, tam ters y\u00f6nde bir geli\u015fme idi. Tam ters y\u00f6nde olmas\u0131 ilk anda, \u00f6nceki m\u00fcdahaleleri tamir etmek anlam\u0131nda olumlu \u00e7a\u011fr\u0131\u015f\u0131mlar yapsa da, asl\u0131nda bu ikincisi \u00f6ncekinden de tehlikeli say\u0131labilecek bir m\u00fcdahale \u00e7abas\u0131 olarak tarihe ge\u00e7meye aday bir geli\u015fmeydi. S\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fimiz bu geli\u015fmeyi \u201ctersinden 28 \u015eubat m\u00fcdahalesi\u201d ya da \u201c28 \u015fubat m\u00fcdahalesinin intikam\u0131\u201d diye nitelendirilebilecek bir ad\u0131md\u0131. Hepimizin bildi\u011fi gibi kastetti\u011fimiz bu geli\u015fme, yak\u0131n aylarda \u0130lahiyat fak\u00fcltelerinin programlar\u0131na y\u00f6nelik olarak ,Y\u00d6K\u2019 teki baz\u0131 kadrolar\u0131n 28 \u015eubat benzeri tepeden inmeci m\u00fcdahale te\u015febb\u00fcs\u00fc idi. Bu m\u00fcdahalede as\u0131l gerek\u00e7e 28 \u015eubat s\u00fcrecindeki m\u00fcdahalenin A.\u00dc.\u0130lahiyat fak\u00fcltesindeki y\u00f6netici kadrolar\u0131n patronaj\u0131nda ger\u00e7ekle\u015fen bir proje olu\u015fu olsa da, bu projenin Fazlurrahman \u00e7izgisinde bir proje oldu\u011funun da dile getirilen gerek\u00e7eler aras\u0131nda yer almas\u0131 calib-i dikkattir. Ama daha dikkat \u00e7ekici olan\u0131 bu son m\u00fcdahalenin \u0130slam ad\u0131na, \u0130slamc\u0131l\u0131k ad\u0131na, dini hassasiyet ad\u0131na yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131na dair iddialard\u0131r ki, son derece dogmatik ve skolastik bir zihniyeti ilahiyat fak\u00fcltelerine dayatmak anlam\u0131na gelen bu son m\u00fcdahalenin ne kadar \u0130slami oldu\u011fu ger\u00e7ekten son derece tart\u0131\u015fmal\u0131d\u0131r. Nitekim \u0130lahiyat fak\u00fcltelerinin ve neredeyse \u0130slami kesimin b\u00fct\u00fcn entelijansiyas\u0131n\u0131n tam bir ittifak ve icma ile bu dayatmaya ba\u015f kald\u0131r\u0131p hay\u0131r demesi de, yap\u0131lmak istenenin \u0130slamili\u011finin son derece tart\u0131\u015fmal\u0131 oldu\u011funun objektif bir delilini te\u015fkil etmektedir.<\/p>\n<p>Bu dogmatik ve skolastik zihniyeti akademik kurumlara egemen k\u0131lma \u00e7abas\u0131n\u0131n arkas\u0131nda yatan patolojik zihniyeti bir tarafa b\u0131rakal\u0131m, bundan da vahimi bu zihniyetin 28 \u015eubat s\u00fcrecindekine rahmet okutacak kadar dayatmac\u0131 ve despotik bir yol izlemi\u015f olmas\u0131d\u0131r ki, mevcut iktidar\u0131n bu zihniyetin arkas\u0131nda durmas\u0131, bu skandal\u0131n sorumlular\u0131n\u0131n hala g\u00f6revlerinin ba\u015f\u0131nda bulunmas\u0131 ve onlar\u0131n hakk\u0131nda herhangi bir soru\u015fturma a\u00e7t\u0131\u011f\u0131na dair kamuoyuna bir bilgi intikal etmemi\u015f olmas\u0131, ortada son derece tehlikeli bir tehditle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya bulundu\u011fumuzu s\u00f6ylemeye imkan vermektedir.<\/p>\n<p>Bu geli\u015fmelerin \u0130slam D\u00fcnyas\u0131nda da &#8211; entelekt\u00fcel selefilik de\u011fil &#8211; kaba selefilik taraf\u0131ndan temsil edilen ve hem S\u00fcnni hem de \u015eii kanad\u0131yla, dogmatik ve skolastik din tasavvurlar\u0131n\u0131n \u0130slam D\u00fcnyas\u0131nda yay\u0131lma e\u011filimi g\u00f6sterdi\u011fi bir d\u00f6neme denk d\u00fc\u015fmesi de olduk\u00e7a anlaml\u0131 ve ayr\u0131ca \u00fczerinde durulmas\u0131 gereken bir konudur.<br \/>\n\u0130\u015fte \u0130slam D\u00fcnyas\u0131n\u0131n ve onun bir par\u00e7as\u0131 olarak memleketimizin b\u00f6ylesi vahim geli\u015fmelerin pen\u00e7esinde k\u0131vrand\u0131\u011f\u0131 \u015fu g\u00fcnlerde, \u0130slam D\u00fcnyas\u0131ndaki Y\u00fcksek \u0130slami \u00d6\u011fretim kurumlar\u0131n\u0131n ve bu kurumlarda ger\u00e7ekle\u015ftirilen e\u011fitim- \u00f6\u011fretim faaliyetlerinin masaya yat\u0131r\u0131larak g\u00f6zden ge\u00e7irilmesi fevkalade isabetli olmu\u015ftur. Mamafih bu t\u00fcr g\u00f6zden ge\u00e7irme faaliyetlerinin her alanda ve belli aral\u0131klarla daima s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmesi gerekti\u011fini de vurgulamakta yarar vard\u0131r. Nitekim bu alandaki ihtiya\u00e7 ve bo\u015fluk, belki de en ciddi bir bi\u00e7imde \u2013 kurucusu, sahibi, yay\u0131n kurulu \u00fcyesi ve yazar\u0131 ve hepsinden \u00f6nemlisi mutfa\u011f\u0131ndaki emektarlardan birisi olmakla gurur duydu\u011fum &#8211; \u0130SLAM\u0130YAT dergisi taraf\u0131ndan tam on y\u0131l \u00f6nce \u0130SLAM\u0130 \u0130L\u0130MLER SORUNU say\u0131s\u0131nda (2003), m\u00fcstakil olarak ele al\u0131nm\u0131\u015f bulunmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Garip olan \u015fu ki, tam da mevcut iktidar\u0131n \u2013 ve onun kald\u0131rmay\u0131 vaat etti\u011fi halde daha da tahkim ederek tam bir \u00e7ifte standart sergiledi\u011fi Y\u00d6K\u2019\u00fcn &#8211; y\u00f6netimi devrald\u0131\u011f\u0131 s\u0131rada kamuoyuna sunulan bu \u00f6zel say\u0131, anla\u015f\u0131lan o ki , her \u015feyi bilen ve bu sebeple bilgiye, ara\u015ft\u0131rmaya ve bilimsel bilgiye pekte ihtiyac\u0131 olmayan y\u00f6netici elitler, bu ve benzeri \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 ya haberi olmad\u0131\u011f\u0131, ya da bilmezlikten geldi\u011fi i\u00e7in g\u00f6z ard\u0131 etmi\u015f ve tabiat\u0131yla ge\u00e7ti\u011fimiz d\u00f6nemde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z malum skandala imza atm\u0131\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p>Her ne olursa olsun, \u0130slam D\u00fcnyas\u0131n\u0131n her alanda belli aral\u0131klarla bir durum tespiti, de\u011ferlendirmesi ve sonu\u00e7lar\u0131na g\u00f6re bir \u00f6z ele\u015ftiri yapmas\u0131 hayati \u00f6nemi haiz bir ad\u0131md\u0131r. Bu bak\u0131mdan \u0130SLAM\u0130YAT dergisinin s\u00f6z\u00fc edilen dosyas\u0131 \u00fczerinden ge\u00e7en on seneden sonra \u015fu an itibariyle \u0130slam D\u00fcnyas\u0131n\u0131n \u0130slami ilimler sorununu tekrar masaya yat\u0131rmak son derece isabetli ve bir o kadar da \u00f6nemli bir giri\u015fimdir.<br \/>\nG\u00fcn\u00fcm\u00fcz \u0130slam D\u00fcnyas\u0131ndaki y\u00fcksek dini e\u011fitim veren kurum ve kurulu\u015flar\u0131n tafsilatl\u0131 olarak de\u011ferlendirilmesine ge\u00e7meden \u00f6nce , \u0130slam D\u00fcnyas\u0131n\u0131n mevcut durumu \u00fczerinden genel bir de\u011ferlendirme yaparak bir giri\u015f yapmak yerinde olacakt\u0131r. Bu ama\u00e7la yap\u0131lmas\u0131 gereken \u0130slam D\u00fcnyas\u0131n\u0131n genel olarak durumuna bir g\u00f6z atmak yeterli olacakt\u0131r.Nitekim bug\u00fcn \u0130slam D\u00fcnyas\u0131n\u0131n ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 siyasi, ekonomik, sosyal ve k\u00fclt\u00fcrel \u00e7alkant\u0131lara, krizlere, gerilimlere ,\u00e7at\u0131\u015fmalara,hatta sava\u015flara bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda bunlar\u0131n az\u0131msanmayacak bir k\u0131sm\u0131n\u0131n \u0130slam toplumlar\u0131n\u0131n \u0130slam tasavvurlar\u0131 ve alg\u0131lar\u0131yla \u00e7ok yak\u0131ndan ilgisi oldu\u011funu g\u00f6rmek zor de\u011fildir. Ba\u015fta \u0131rk\u00e7\u0131l\u0131k, milliyet\u00e7ilik, b\u00f6lgecilik, mezhep\u00e7ilik, hizip\u00e7ilik, gurup\u00e7uluk temeline dayal\u0131 her t\u00fcrl\u00fc ayr\u0131mc\u0131l\u0131k b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde dini tasavvurlardan beslenmektedir. Y\u00f6neten-y\u00f6netilen ili\u015fkilerinde de \u0130slam tasavvurlar\u0131 her iki taraf\u0131n birbirine kar\u015f\u0131 kulland\u0131\u011f\u0131 en kullan\u0131\u015fl\u0131 ve etkili birer silaha d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015f durumdad\u0131r. \u00d6te yandan \u00e7e\u015fitli dini veya siyasi guruplar\u0131n liderlerinin lider sultalar\u0131n\u0131 peki\u015ftirmek, bu yap\u0131 i\u00e7erisinde belli kesimlere siyasi, ekonomik ve ya benzeri \u00e7\u0131kar sa\u011flamak ve bu s\u00f6m\u00fcr\u00fc sistemini s\u00fcrd\u00fcrmek amac\u0131yla da \u0130slam tasavvurlar\u0131 en a\u00e7\u0131k bir bi\u00e7imde ara\u00e7salla\u015ft\u0131rmaya devam etmektedir.<\/p>\n<p>\u0130slam D\u00fcnyas\u0131ndaki bu ve benzeri dini sapma ve istismarlar\u0131n \u2013 Dr. Ali \u015eeriati\u2019den ilham alarak s\u00f6ylemek gerekirse \u201cKar\u015f\u0131 Din\u201d in, ya da \u201cParalalel Din\u201dlerin \u2013 varl\u0131\u011f\u0131 bir ger\u00e7ek iken, bu manzara kar\u015f\u0131s\u0131nda \u0130slam D\u00fcnyas\u0131n\u0131n y\u00fcksek dini \u00f6\u011fretim kurumlar\u0131 ne yapmaktad\u0131r? Hemen belirtelim ki bu feci manzaray\u0131 d\u00fczeltmek i\u00e7in bu kurumlarda sergilenen m\u00fcspet \u00e7abalar son derece c\u0131l\u0131z ve etkisizdir. Hatta tam aksine sa\u011fl\u0131ks\u0131z din tasavvurlar\u0131ndan beslenen bu \u201cparalel\u201d koku\u015fmu\u015f yap\u0131lar\u0131n ve olgular\u0131n i\u00e7erisinde aktif olarak yer alanlar\u0131n b\u00fcy\u00fck bir k\u0131sm\u0131 bu y\u00fcksek din \u00f6\u011fretimi kurumlar\u0131n\u0131n kadrolar\u0131ndan olu\u015fmaktad\u0131r. Keza bu \u201cParalel Din\u201d lerin medyadaki s\u00f6zc\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ve propagandac\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00fcstlenen de benzer kesimler ve kadrolard\u0131r.<\/p>\n<p>O halde tafsilata girmeksizin ve olgusal sonu\u00e7lardan hareket ederek denilebilir ki, \u0130slam d\u00fcnyas\u0131ndaki y\u00fcksek din \u00f6\u011fretimi kurumlar\u0131, \u0130slam toplumlar\u0131n\u0131n kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya bulundu\u011fu derin krizler ve \u00e7\u00f6z\u00fcm bekleyen hayati meseleler kar\u015f\u0131s\u0131nda \u00e7\u00f6z\u00fcm kayna\u011f\u0131 kurumlar olmaktan ziyade her t\u00fcrl\u00fc stat\u00fckoyu besleyerek ve takviye ederek, problemin bir par\u00e7as\u0131 olman\u0131n \u00f6tesinde bir i\u015flev g\u00f6remez durumdad\u0131rlar.<\/p>\n<p>Daha da \u00f6zet bir de\u011ferlendirme yapacak olursak \u0130slam \u00fclkelerindeki y\u00fcksek dini \u00f6\u011fretim kurumlar\u0131 daha iyi bir gelecek konusunda bir \u00fcmit kayna\u011f\u0131 olmaktan uzak bulunmaktad\u0131rlar. Bu karamsar tabloya ve \u00fcz\u00fcc\u00fc sonuca ra\u011fmen bu \u00f6\u011fretim kurumlar\u0131n\u0131n daha yak\u0131ndan incelenerek ciddi bir de\u011ferlendirmeye tabi tutulmaya muhta\u00e7 oldu\u011funda ku\u015fku yoktur. \u00dclkemizdekilerle yer yer mukayeseler de yaparak bu incelemeyi birtak\u0131m ba\u015fl\u0131klar halinde s\u00fcrd\u00fcrmek isabetli olacakt\u0131r:<\/p>\n<p><strong>\u0130DAR\u0130 YAPI \u2013 Y\u00d6NET\u0130M A\u00c7ISINDAN ( \u0130Y\u00d6K ) : \u00d6ZG\u00dcRL\u00dcK , BA\u011eIMSIZLIK VE \u00d6ZERKL\u0130K PROBLEM\u0130<\/strong><\/p>\n<p>\u0130slam \u00fclkelerindeki \u0130slami Y\u00fcksek \u00d6\u011fretim Kurumlar\u0131 (\u0130Y\u00d6K) \u00e7ok b\u00fcy\u00fck oranda devlete ba\u011fl\u0131 resmi kurumlar olmalar\u0131 itibariyle tam ba\u011f\u0131ms\u0131z ve \u00f6zerk bir yap\u0131da de\u011fildirler. Bu t\u00fcr \u0130Y\u00d6K genellikle resmi ya da sivil \u00fcniversitelerin b\u00fcnyesindeki fak\u00fclteler olarak yap\u0131land\u0131r\u0131ld\u0131klar\u0131 gibi, mesela Bosna &#8211; Hersek \u00f6rne\u011finde oldu\u011fu gibi, oran\u0131n Diyanet \u0130\u015fleri ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131na (Riyaset) ba\u011fl\u0131 \u0130slami ilimler fak\u00fcltesi (Fakultatska \u0130slamska) olarak faaliyetlerini y\u00fcr\u00fctenler de vard\u0131r. Devlete ba\u011fl\u0131 olmayan ve \u00f6zel sekt\u00f6r taraf\u0131ndan finanse edilen az say\u0131daki kurumlar da yine devletler taraf\u0131ndan s\u0131k\u0131 bir kontrole tabi tutulmaktad\u0131rlar. Her iki durumda da \u2013 ilmi ara\u015ft\u0131rma ve \u00f6\u011fretim &#8211; e\u011fitim i\u00e7in olmazsa olmaz \u015fart olan &#8211; \u00f6zg\u00fcrl\u00fck temel \u015fart\u0131 tam olarak mevcut olmad\u0131\u011f\u0131ndan, yap\u0131lacak ara\u015ft\u0131rma ve e\u011fitim &#8211; \u00f6\u011fretim faaliyetlerinin \u015fekil ve muhteva a\u00e7\u0131s\u0131ndan belirlenmesi de devletlerin resmi ideoloji ve politikalar\u0131na boyun e\u011fmek durumunda kalmaktad\u0131rlar. Bu durum ister S\u00fcnni, ister \u015eii-\u0130mami, ister \u0130badi ister Selefi olsun hemen b\u00fct\u00fcn mezhepler i\u00e7in s\u00f6z konusudur. Bu sebeple mesela M\u0131s\u0131r\u2019da el-Ezher, Suudi Arabistan\u2019da Usulu\u2019d-Din , e\u015f-\u015eeria ve ed-Da\u2019ve ve\u2019l-\u0130r\u015f\u00e2d fak\u00fclteleri, T\u00fcrkiye\u2019deki ilahiyat fak\u00fclteleri, \u0130ran\u2019daki \u2013 bilhassa Kum kentindeki \u2013 kurumlar, Tunus\u2019taki Zeytuniye \u00fcniversitesi ile, Ma\u011frib(Fas)taki \u00fcniversitelere ba\u011fl\u0131 \u0130Y\u00d6K, Bosna-Hersek\u2019teki \u0130slam Fak\u00fclteleri, Asya T\u00fcrki Cumhuriyetlerindeki \u0130Y\u00d6K, Malezya\u2019da resmi \u00fcniversitelere ba\u011fl\u0131 \u0130Y\u00d6K, tamamen ya da \u00e7ok b\u00fcy\u00fck oranda devlet kontrol\u00fcnde kurumlard\u0131r. \u00d6zel sekt\u00f6r veya sivil vak\u0131flar ya da \u015fah\u0131slar taraf\u0131ndan kurulmu\u015f olan \u0130Y\u00d6K da yine b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde devlet kontrol\u00fc alt\u0131nda faaliyetlerini s\u00fcrd\u00fcrmek durumundad\u0131rlar. Bunlardan bilhassa K\u00f6rfez \u00fclkelerindeki \u00f6zel \u0130Y\u00d6K sahipleri olan \u015fah\u0131s, vak\u0131f ve sivil kurumlar zaten b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde b\u00f6lgedeki monar\u015filerin \u00fcyeleri olan zengin \u00e7evrelere ait oldu\u011fu i\u00e7in, bu noktada resmi-sivil ayr\u0131m\u0131 da fazla bir anlam ta\u015f\u0131mamaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Durum bu olunca \u0130slami bilgi \u00fcretimi ve \u00f6\u011fretimi alan\u0131nda faaliyet g\u00f6steren bu kurumlar\u0131n \u0130slami \u00f6\u011fretiyi ancak y\u00f6netimlerin ve stat\u00fckolar\u0131n \u00e7izdi\u011fi s\u0131n\u0131rlar\u0131 a\u015fmamak kayd\u0131yla ger\u00e7ekle\u015ftirebildikleri ve y\u00f6netime kar\u015f\u0131 gerekti\u011finde ele\u015ftirel ve muhalif bir tav\u0131r sergileyerek, \u00f6\u011fretim faaliyetlerini bu \u00e7izgide y\u00fcr\u00fctebildiklerini s\u00f6ylemek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir, ki bunun anlam\u0131 \u201csiyasetin ve stat\u00fckonun g\u00fcd\u00fcm\u00fcnde din \u00f6\u011fretimi\u201ddir. Tarih boyunca Yahudi, Hristiyan ya da M\u00fcsl\u00fcman olsun b\u00fct\u00fcn medeniyetlerde ve toplumlarda y\u00f6netimlerin dini ve din adamlar\u0131n\u0131 kendi \u00e7\u0131karlar\u0131 ve ama\u00e7lar\u0131 do\u011frultusunda kontrol etme e\u011filiminde olduklar\u0131 bilinmeyen bir \u015fey de\u011fildir. Bu olgu konumuz olan \u0130Y\u00d6K a\u00e7\u0131s\u0131ndan da hala ge\u00e7erli bir tespittir.<\/p>\n<p>Buradan hareketle \u00fclkemiz dahil \u0130Y\u00d6K n\u0131n ciddi bir \u00f6zerklik ve ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k problemiyle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya bulunduklar\u0131n\u0131 s\u00f6ylemek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Bu noktada \u00fclkemizdeki ilahiyat fak\u00fcltelerinin \u0130slam \u00fclkelerindeki benzer akademik kurumlar\u0131n gerisinde kald\u0131\u011f\u0131 bir hususa da i\u015faret etmeden ge\u00e7memek gerekir. \u00dclkemizdeki ilahiyat fak\u00fcltelerinin idari yap\u0131s\u0131, genel devlet yap\u0131s\u0131n\u0131n karakterinin bir uzant\u0131s\u0131 ya da yans\u0131mas\u0131 olarak, akademik olanlar da dahil yetkilerin fak\u00fclte y\u00f6netiminde topland\u0131\u011f\u0131 merkeziyet\u00e7i ve otoriter niteliktedir. Buna mukabil mesela Suudi Arabistan gibi bir \u00fclkede gerek Usulu\u2019d-D\u00een, gerek e\u015f-\u015eer\u00eea ve gerekse ed-Da\u2019ve ve\u2019l-\u0130r\u015f\u00e2d fak\u00fcltelerinde fak\u00fclte y\u00f6netimi sadece idari-mali zorunlu i\u015fleri y\u00fcr\u00fctmekte olup, akademik konular tamamen b\u00f6l\u00fcmlere b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015f durumdad\u0131r. Bu sebeple b\u00f6l\u00fcm kurullar\u0131 bizdeki ilahiyat fak\u00fcltelerinin y\u00f6netim kurullar\u0131 ve akademik kurullar\u0131 gibi \u00e7al\u0131\u015fmaktad\u0131r. Bu da bizim ilahiyat fak\u00fcltelerimizin aksine yetkilerin da\u011f\u0131t\u0131ld\u0131\u011f\u0131 ve b\u00fcy\u00fck oranda adem-i merkeziyet\u00e7i bir yap\u0131lanman\u0131n tercih edildi\u011fi anlam\u0131na gelmektedir ki, bu a\u00e7\u0131dan \u00fclkemizin mesela bir Suudi Arabistan\u2019\u0131n dahi gerisine d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f olmas\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcr\u00fcc\u00fcd\u00fcr.<\/p>\n<p><strong>HEDEFLER\u0130 VE AMA\u00c7LARI A\u00c7ISINDAN \u0130SLAM\u0130 Y\u00dcKSEK \u00d6\u011eRET\u0130M KURUMLARI (\u0130Y\u00d6K ) :<\/strong><\/p>\n<p>\u0130slam D\u00fcnyas\u0131nda \u0130Y\u00d6K yap\u0131lar\u0131n\u0131n hedef ve ama\u00e7lar bak\u0131m\u0131ndan homojen ve standart olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, yap\u0131lanmalar\u0131n \u00fclkeden \u00fclkeye de\u011fi\u015fiklik arz etti\u011fini rahatl\u0131kla ifade edebiliriz. \u0130Y\u00d6K n\u0131n b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde toplumlar\u0131 din ve din adamlar\u0131 arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla kontrolde tutmak amac\u0131na hizmet etmek \u00fczere dizayn edildi\u011fi g\u00f6z \u00f6n\u00fcne al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda, bu kurumlar\u0131n tamamen bu amac\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirecek din adam\u0131 ve ilim adam\u0131 kadrolar\u0131n\u0131 temine y\u00f6neldikleri s\u00f6ylenebilir. Bir anlamda bu kurumlar\u0131n asl\u0131nda devlet kurumlar\u0131nda istihdam edilecek din g\u00f6revlileri, din adamlar\u0131 ve ilim adamlar\u0131 yeti\u015ftirmeye y\u00f6nelik kurumlar olduklar\u0131n\u0131 da ayn\u0131 \u015fekilde ifade etmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr.<br \/>\nNe var ki bu temel amaca ula\u015fmak i\u00e7in benimsenen modeller \u00fclkeden \u00fclkeye de\u011fi\u015fiklik arz edebilmektedir. Bu konuda s\u00f6z\u00fc uzatmamak i\u00e7in \u00fclkemizdeki kurumsal yap\u0131 ile baz\u0131 \u0130slam \u00fclkelerinin kurumsal yap\u0131lar\u0131 aras\u0131nda yap\u0131lacak bir mukayese, genel olarak bir fikir edinmemizi de sa\u011flayabilecektir. Bilindi\u011fi gibi \u00fclkemizde de \u0130Y\u00d6K olarak sadece \u0130lahiyat fak\u00fclteleri hizmet vermektedir. \u0130ster resmi \u00fcniversiteler, isterse vak\u0131f \u00fcniversiteleri b\u00fcnyesindeki \u0130lahiyat fak\u00fclteleri olsun bu kurumlar, birtak\u0131m istisnalar hari\u00e7, genel olarak farkl\u0131 alanlarda hayata at\u0131lan \u00fc\u00e7 tip \u00f6\u011frenci mezun etmektedirler: a) Diyanet \u0130\u015fleri ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131nda imam, vaiz, m\u00fcft\u00fc olarak ya da merkez te\u015fkilatta g\u00f6rev alacak olanlar, b) MEB de Din-Ahlak bilgisi \u00f6\u011fretmeni olarak g\u00f6rev alacaklar, c) \u0130lahiyat fak\u00fcltelerinde akademik kariyer yapacak olanlar. \u00dclkemizde bu birbirinden olduk\u00e7a farkl\u0131 mahiyetteki mesleklerin adaylar\u0131 ayn\u0131 fak\u00fcltede ve gerekli uzmanla\u015fma sa\u011flanmaks\u0131z\u0131n, neredeyse ayn\u0131 e\u011fitimi alarak mezun olmaktad\u0131rlar.<br \/>\nBuna mukabil pek \u00e7ok Ortado\u011fu \u00fclkesinde \u2013 tipik olarak ta Suudi Arabistan\u2019da ise \u2013 daha i\u015flevsel ve ger\u00e7ek\u00e7i bir yap\u0131lanmaya gidildi\u011fi s\u00f6ylenebilir. Zira bu \u00fclkede her bir istihdam alan\u0131na uygun bir bi\u00e7imde ayr\u0131 birer fak\u00fclte b\u00fcnyesinde \u00f6\u011fretim faaliyetleri s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmektedir. Buna g\u00f6re din g\u00f6revlisi (imam-hatip, vaiz, \u0130slam davet\u00e7isi, tebli\u011fcisi) olarak g\u00f6rev yapacaklar i\u00e7in birisi Usulu\u2019d-Din di\u011feri ed-Da\u2019ve ve\u2019l-\u0130r\u015f\u00e2d olmak \u00fczere iki tip fak\u00fclte hizmet vermektedir. Bunlardan ilki, Kur\u2019an \u0130limleri (el-Kur\u2019\u00e2n ve Ul\u00fbmuhu), S\u00fcnnet \u0130limleri (es-Sunne ve ul\u00fbmuha) ve Akaid (el-Ak\u00eede) b\u00f6l\u00fcmlerinden olu\u015fmaktad\u0131r. \u0130kinci tip fak\u00fclte ise daha ziyade v\u00e2iz, hatip ve \u0130slam davet\u00e7isi mezun etmeye y\u00f6nelik bir fak\u00fclte olup, programlar\u0131 a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 olarak vaaz ve ir\u015fat ile ilgili alanlar\u0131 kapsamaktad\u0131r. Bu iki tip fak\u00fclte d\u0131\u015f\u0131nda bir de \u015eeriat(e\u015f-\u015eer\u00eea) fak\u00fclteleri vard\u0131r ki, bunlar \u015feriata dayal\u0131 hukuk sistemini y\u00fcr\u00fctecek kanun adamlar\u0131 olan kad\u0131lar\u0131 (el-Kud\u00e2t) yeti\u015ftirmeye y\u00f6nelik fak\u00fcltelerdir. Bu fak\u00fclte mezunlar\u0131 daha sonra Ma\u2019hadu\u2019l-Kud\u00e2t (Hakimlik Enstit\u00fcs\u00fc) adl\u0131 kurumda g\u00f6recekleri iki y\u0131ll\u0131k uzmanl\u0131k e\u011fitimini m\u00fcteakiben adalet sisteminde g\u00f6rev almaktad\u0131rlar.<\/p>\n<p>Bu mukayesenin ge\u00e7ti\u011fimiz y\u0131llarda \u00fclkemizde ilahiyat fak\u00fcltelerinin program de\u011fi\u015fikli\u011fi konusunda ya\u015fanan skandalla yak\u0131n bir ili\u015fkisi oldu\u011fu i\u00e7in, \u00fczerinde biraz daha durmakta yarar vard\u0131r. S\u00f6z\u00fc uzatmadan belirtelim ki, \u00fclkemizde ya\u015fanan bu skandal\u0131n arkas\u0131nda tam da \u0130lahiyat fak\u00fcltelerinin i\u015flev ve misyonu konusundaki kafa kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131 yatmaktad\u0131r. Y\u00d6K\u2019te bu skandal\u0131n akt\u00f6rleri olarak g\u00f6sterilen ki\u015filerin \u0130slam tasavvurlar\u0131 ve zihniyet yap\u0131lar\u0131 hakk\u0131nda bize ula\u015fan bilgiler, ki\u015fisel g\u00f6zlemler ve bu ki\u015filerin yapt\u0131klar\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmalar g\u00f6z \u00f6n\u00fcne al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda, bu tepeden inmeci m\u00fcdahalenin arkas\u0131nda, medyatik ifadeyle \u201c \u0130slamc\u0131\u201d kadrolar yeti\u015ftirip, mevcut iktidar\u0131 daha da kal\u0131c\u0131 hale getirmek amac\u0131n\u0131n yatt\u0131\u011f\u0131 kolayl\u0131kla tahmin edilebilir. Nitekim resmi olsun vak\u0131f olsun \u00e7e\u015fitli \u00fcniversitelere ba\u011fl\u0131 ilahiyat fak\u00fcltelerinde &#8211; 28 \u015eubat s\u00fcrecinin ilahiyat\u00e7\u0131 ba\u015f akt\u00f6rlerinin bulundu\u011fu Ankara \u00dcniversitesi ilahiyat Fak\u00fcltesinden ve bu fak\u00fclteye te\u015fmil edilip yamanmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lan \u201cmodernistlik\u201d ten intikam ve r\u00f6van\u015f almak amac\u0131yla \u2013 ba\u015fta Marmara ve Konya \u0130lahiyat fak\u00fclteleri gibi geleneksel ve muhafazakar yap\u0131daki kurumlardan mezun olanlarla, yine ba\u015fta Nurcular olmak \u00fczere \u00e7e\u015fitli cemaat ve tarikat guruplar\u0131na mensup mezunlar\u0131n planl\u0131 ve kas\u0131tl\u0131 olarak yerle\u015ftirilmesi , di\u011fer bir ifadeyle \u201cdogmatik ve skolastik zihniyetin kadrola\u015fmas\u0131\u201d tamamen b\u00f6yle dar bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131n ve k\u0131s\u0131r bir zihniyetin \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr.<\/p>\n<p>Di\u011fer yandan giri\u015filen bu m\u00fcdahalenin akademik a\u00e7\u0131dan da tutarl\u0131 bir yan\u0131 yoktur. Zira birer ilim yuvalar\u0131 olan akademik kurumlardaki bilimsel faaliyetlerin olmazsa olmaz \u015fart\u0131 olan, ara\u015ft\u0131rma, inceleme, sorgulama ve tenkit devre d\u0131\u015f\u0131 b\u0131rak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, bu kurumlar zaten ilmi \u00f6\u011fretim kurumlar\u0131 olmaktan \u00e7\u0131kar, birer propagandist yeti\u015ftirme yuvas\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr.<\/p>\n<p>Mamafih bilimsel ara\u015ft\u0131rmadan ziyade, \u0130slam\u2019\u0131n birtak\u0131m de\u011ferlerini topluma aktarmay\u0131 ama\u00e7layan vaaz ve ir\u015fat ile davet ve tebli\u011f faaliyetleri i\u00e7in ayr\u0131 bir e\u011fitim-\u00f6\u011fretim program\u0131 ihdas\u0131 cihetine gitmek te m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr ki, muhtemelen Y\u00d6K\u2019\u00fcn bu tepeden inmeci m\u00fcdahalesinin alt\u0131nda b\u00f6yle bir din \u00f6\u011fretimi tasavvuru yatmaktad\u0131r. \u0130\u015fte bu gibi m\u00fclahazalarla olsa gerek, Suudi Arabistan \u00f6rne\u011finde oldu\u011fu gibi, ilahiyat\u00e7\u0131 yeti\u015ftirmek i\u00e7in ayr\u0131, kanun adam\u0131 yeti\u015ftirmek i\u00e7in ayr\u0131, davet\u00e7i ve tebli\u011fci yeti\u015ftirmek i\u00e7in ayr\u0131 fak\u00fclteler ihdas\u0131 cihetine gidilmi\u015ftir ki, yukar\u0131daki izahat\u0131n \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda bu ayr\u0131m olduk\u00e7a makul g\u00f6r\u00fcnmektedir. Bu sebeple \u00fclkemizdeki y\u00fcksek din \u00f6\u011fretimi konusu ele al\u0131n\u0131rken, di\u011fer \u0130slam \u00fclkelerindeki modeller mutlaka ara\u015ft\u0131r\u0131l\u0131p incelenmeli ve bunlardan istifade edilmelidir. Maalesef bu kadar\u0131yla dahi ara\u015ft\u0131rmaya tenezz\u00fcl edilmedi\u011fi i\u00e7in, ge\u00e7enlerde ya\u015fanan bu skandal\u0131n ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131na engel olunamam\u0131\u015ft\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla \u00fclkemizdeki y\u00fcksek din \u00f6\u011fretimi faaliyetleri g\u00f6zden ge\u00e7irilip de\u011ferlendirmeye tabi tutulmak isteniyorsa, \u00f6nce bu kurumlardan hangi alanda ve hangi ama\u00e7la, hangi nitelikleri haiz kadrolar\u0131n yeti\u015ftirilmek istendi\u011fi belirlenmeli, buna g\u00f6re \u0130lahiyat fak\u00fcltelerinin programlar\u0131nda belli bir uzmanla\u015fmaya gidilmelidir. Bug\u00fcn \u00fclkemizde makro ve mikro hedefler belirlenmeden ve hi\u00e7bir ihtiya\u00e7 tespiti ve planlamas\u0131 yap\u0131lmadan bir furya halinde ilahiyat fak\u00fclteleri a\u00e7ma te\u015febb\u00fcsleri, i\u015fte tam da b\u00f6yle bir vizyonsuzluk atmosferinde ger\u00e7ekle\u015fmektedir ki, k\u0131sa ve orta vadede bu fak\u00fcltelerin son derece ciddi s\u0131k\u0131nt\u0131lara yol a\u00e7acak geli\u015fmelere gebe oldu\u011funu \u015fimdiden \u2013 yukar\u0131daki m\u00fclahazalara da dayanarak \u2013 tahmin etmek zor olmasa gerektir.<\/p>\n<p><strong>EGEMEN Z\u0130HN\u0130YET VE METOTLAR A\u00c7ISINDAN \u0130Y\u00d6K :<\/strong><\/p>\n<p>Gerek S\u00fcnni (Hanefi, \u015eafii, Maliki, Hanbeli, E\u015f\u2019ari, Maturidi, Sufi, Selefi), gerek \u015eii (\u0130mami- Zeydi) gerekse \u0130badi geleneklerin egemen oldu\u011fu toplumlardaki \u0130Y\u00d6K n\u0131n \u00f6\u011fretim faaliyetlerine damgas\u0131n\u0131 vuran bask\u0131n zihniyetin \u201cgeleneksel \u2013 taklidi \u201c ve \u015fu veya bu oranda \u201cmezhep\u00e7i\u201d bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131n \u00fcr\u00fcn\u00fc oldu\u011funu, yukar\u0131da say\u0131lan b\u00fct\u00fcn farkl\u0131l\u0131klar\u0131 ku\u015fatacak bir \u015fekilde \u0130slam gelene\u011finin tamam\u0131n\u0131 sahiplenen bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131 \u00f6\u011fretim faaliyetlerine yans\u0131tabilen bir \u0130Y\u00d6K bulman\u0131n neredeyse imkans\u0131z oldu\u011funu s\u00f6ylemek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. T\u00fcrkiye\u2019nin durumu ise bu bak\u0131mdan pek \u00e7ok \u0130slam \u00fclkesinden daha vahimdir. Zira mesela \u0130ran gibi kat\u0131 bir geleneksel \u0130mami &#8211; \u015eii gelene\u011fe \u2013 Dr. Ali \u015eeriati\u2019nin tabiriyle Ali \u015eias\u0131 gelene\u011fine de\u011fil de Safevi \u015eias\u0131 gelene\u011fine \u2013 yaslanan bir \u00fclkede bile y\u00fcksek \u0130slami ilimler \u00f6\u011fretimi yapan kurumlarda \u2013 mesela Kum kentindeki C\u00e2miatu\u2019l-Mustafa\u2019da ve D\u00e2ru\u2019l-Had\u00ees\u2019te oldu\u011fu gibi \u2013 yar\u0131s\u0131 \u015eii yar\u0131s\u0131 da S\u00fcnni kaynaklardan olu\u015fan k\u00fct\u00fcphanelere ve \u015fii-s\u00fcnni mukayeseli \u0130slam ara\u015ft\u0131rmalar\u0131na s\u0131k s\u0131k rastlanabildi\u011fi halde, \u00fclkemizde \u2013 ve tabii mesela Suudi Arabistan ve Katar gibi selefi gelene\u011fin egemen oldu\u011fu \u00fclkelerde de \u2013 b\u00f6ylesi tek bir k\u00fct\u00fcphane \u00f6rne\u011fine dahi rastlamak m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir.<br \/>\nMeseleye bu a\u00e7\u0131dan bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, \u00fclkemiz d\u0131\u015f\u0131ndaki pek \u00e7ok \u0130slam \u00fclkesinin, o \u00fclkedeki egemen mezhep d\u0131\u015f\u0131ndaki mezheplere ve ekollere nispeten daha fazla ilgi duydu\u011funu s\u00f6yleyebiliriz. Ama \u00fclkemizin durumu bu a\u00e7\u0131dan hi\u00e7 te i\u00e7 a\u00e7\u0131c\u0131 de\u011fildir. Nitekim mesela \u0130ran\u2019da yirmi y\u0131ldan fazla bir s\u00fcredir d\u00fczenlenmekte olan \u201cMezhepleri Birbirine Yak\u0131nla\u015ft\u0131rma (et-Takr\u00eeb beyne\u2019l-Mezahib)\u201d toplant\u0131lar\u0131na en zay\u0131f kat\u0131l\u0131m \u00fclkemizin kat\u0131l\u0131m\u0131 olup, \u00fcstelik kat\u0131l\u0131mc\u0131lar aras\u0131nda ilahiyat fak\u00fcltelerinden gelen akademisyenler yok denecek d\u00fczeydedir. Halbuki iki \u00fclkenin co\u011frafi konumu ve ortak tarihi ge\u00e7mi\u015fi itibariyle en g\u00fc\u00e7l\u00fc kat\u0131l\u0131m\u0131n T\u00fcrkiye\u2019den gelmesi beklenirdi. Bu \u00fcz\u00fcc\u00fc durumu mazur g\u00f6stermek i\u00e7in gerek\u00e7e olarak ge\u00e7mi\u015fte \u0130ran ile ilgili olarak resmi-sivil toplumsal bask\u0131lar gerek\u00e7e g\u00f6sterilmeye \u00e7al\u0131\u015fsa da, bu gerek\u00e7enin yan\u0131nda \u0130lahiyat fak\u00fcltelerindeki S\u00fcnni mezhep\u00e7ilik taassubunun, yine \u0130lahiyat fak\u00fcltelerindeki \u00f6\u011frencilerin ak\u0131llar\u0131na ve ruhlar\u0131na ipotek koyma \u00e7abas\u0131nda olan baz\u0131 cemaat ve tarikatlar\u0131n da benzer e\u011filimlerinin rol\u00fc olmad\u0131\u011f\u0131 s\u00f6ylenemez. Hatta bu konuda beklentilerin aksine Ankara \u00dcniversitesi \u0130lahiyat fak\u00fcltesindeki baz\u0131 hocalar\u0131n \u2013 ki bunlar ayn\u0131 zamanda 28 \u015eubat s\u00fcrecinin de akt\u00f6rleri aras\u0131nda yer alan ilahiyat\u00e7\u0131lard\u0131r \u2013 hala \u00f6\u011frencilere \u015eii d\u00fc\u015fmanl\u0131\u011f\u0131 telkin edip, bu m\u00fczmin hastal\u0131\u011f\u0131n mikroplar\u0131n\u0131 beyinlere ve ruhlara a\u015f\u0131lamaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 da ac\u0131 bir ger\u00e7ektir.<\/p>\n<p>Hatta daha da ileriye giderek \u00fclkemizdeki \u0130lahiyat \u00f6\u011fretiminde b\u0131rak\u0131n \u015eii gelene\u011fi, S\u00fcnni gelene\u011fin bir par\u00e7as\u0131 olan ve \u00fclkemizin g\u00fcneydo\u011fusundaki halk\u0131n da mezhebi ni te\u015fkil eden \u015eafiilik gelene\u011finin bile \u2013 t\u0131pk\u0131 D\u0130B taraf\u0131ndan da d\u0131\u015flanmas\u0131 gibi &#8211; g\u00f6z ard\u0131 Biraz daha ileriye gidecek olursak \u0130lahiyat fak\u00fcltelerinin sadece \u015eafii gelene\u011fini de\u011fil, Caferilik, Alevilik, Nusayrilik gibi sosyolojik bir vak\u0131a olan di\u011fer dini-mezhebi-k\u00fclt\u00fcrel realiteleri de g\u00f6rmezlikten geldi\u011fi, ya da \u201csap\u0131kl\u0131k\u201d s\u00f6ylemiyle bunlara kar\u015f\u0131 d\u0131\u015flay\u0131c\u0131 bir tav\u0131r ald\u0131\u011f\u0131 da bir ger\u00e7ektir.<br \/>\n\u0130lahiyat fak\u00fcltelerinin bu memleketin vatanda\u015flar\u0131n\u0131n ortak mal\u0131 oldu\u011fu ve b\u00fct\u00fcn vatanda\u015flara hizmet vermesi gerekti\u011fi ortada iken, yukar\u0131da s\u00f6z\u00fc edilen mezhep\u00e7i ve hizip\u00e7i zihniyetin egemenli\u011fi sebebiyle toplumda din konusunda herkesi memnun ve tatmin eden bir \u00f6\u011fretim faaliyeti maalesef ger\u00e7ekle\u015ftirilememektedir.<br \/>\nBenzer durumun pek \u00e7ok \u0130slam \u00fclkesi i\u00e7in de ge\u00e7erli oldu\u011funu rahatl\u0131kla s\u00f6ylemek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Ancak pek \u00e7ok \u0130slam \u00fclkesinin bu konuda \u00fclkemizden ileride oldu\u011funu da belirtmek gerekir. Mesela daha \u00f6nce kat\u0131 \u0130mami-\u015eii gelene\u011fe yasland\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yledi\u011fimiz \u0130ran\u2019daki \u0130Y\u00d6K nda bile \u015eii gelene\u011fe ek olarak isteyene S\u00fcnni gelene\u011fe uygun bir \u00f6\u011fretim hizmeti de sunulabilmektedir. Hemen bunu bir \u015fii tak\u0131yyesi giri\u015fimi olarak damgalamakta ge\u00e7 kalmayacak olanlara s\u00f6ylenecek olan ise \u015fudur: \u00dclkemizde en az\u0131ndan bir S\u00fcnni tak\u0131yyesi olarak bile b\u00f6yle bir \u00f6\u011fretim hizmeti sunulamam\u0131\u015f olmas\u0131 bir eksiklik de\u011fil midir?<\/p>\n<p>Keza Yemen gibi kabaca yar\u0131s\u0131 \u015eafii yar\u0131s\u0131 Zeydi kesimlerden olu\u015fan bir toplumda her iki gelene\u011fe uygun bir \u015fekilde \u0130slami ilimler \u00f6\u011fretimi hizmetinin sunuluyor olmas\u0131 da \u00fclkemizin rahatl\u0131kla benimsemesi gereken bir model olabilecek niteliktedir.<\/p>\n<p>\u0130slam \u00fclkelerindeki y\u00fcksek \u0130slami ilimler \u00f6\u011fretiminin \u0130slam gelene\u011finin tamam\u0131n\u0131 ku\u015fatamama kusuru, ayn\u0131 zamanda bu \u00fclkelerdeki \u00f6\u011fretim faaliyetlerinin birbirleri hakk\u0131nda derin bir bilgisizli\u011fi, hatta cehaleti de beraberinde getirmesine yol a\u00e7maktad\u0131r. T\u0131pk\u0131 \u00fclkemiz ilahiyat camias\u0131n\u0131n \u0130ran\u2019daki \u0130slami ilimler \u00f6\u011fretimi ve ara\u015ft\u0131rmalar\u0131 alan\u0131ndaki ilgisizli\u011fi ve bilgisizli\u011fi gibi, \u0130ran\u2019da da \u00fclkemizdeki \u0130slami ilimler alan\u0131 hakk\u0131nda derin bir ilgisizlik ve bilgisizlik h\u00fck\u00fcm s\u00fcrmektedir. \u00dclkemizin ilahiyat camias\u0131n\u0131n bu ilgisizlik ve bilgisizli\u011fi \u0130mamiye \u015eias\u0131yla da s\u0131n\u0131rl\u0131 de\u011fildir. Maalesef pek \u00e7ok ilahiyat fak\u00fcltesinde \u201c\u00f6l\u00fc mezhepler\u201d olarak okutulan ana mezheplerin her birinin \u015fu anda \u0130slam d\u00fcnyas\u0131nda canl\u0131 ve dipdiri bir \u015fekilde varl\u0131klar\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrd\u00fckleri akademisyenlerin dahi \u00e7o\u011funun me\u00e7hul\u00fcd\u00fcr. \u00c7e\u015fitli alt guruplar\u0131yla S\u00fcnnilik ve yine \u00e7e\u015fitli alt guruplar\u0131yla \u015eiilik d\u0131\u015f\u0131nda Zeydiyye mezhebinin Yemen\u2019de, \u0130badilik mezhebinin de Uman ve Kuzey Afrika\u2019da hala canl\u0131 oldu\u011funu, bunlar\u0131n y\u00fcksek \u0130slami ilimler \u00f6\u011fretimi hizmeti veren \u00f6\u011fretim kurumlar\u0131 yan\u0131nda, pek \u00e7ok ara\u015ft\u0131rma merkezlerinin mevcudiyeti bat\u0131l\u0131 \u0130slam ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar\u0131n\u0131n malumu ise de, bizdeki ilahiyat\u00e7\u0131lar\u0131n ekseriyetinin me\u00e7hul\u00fcd\u00fcr. Hatta sadece Zeydiyye ve \u0130badiyye de\u011fil, &#8211; \u00e7o\u011fumuza \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131 gelse de &#8211; Mu\u2019tezile\u2019nin bile g\u00fcn\u00fcm\u00fcz\u00fcn ya\u015fayan bir mezhebi oldu\u011fu \u00e7o\u011fumuzun me\u00e7hul\u00fc olan bir keyfiyettir. Tabiat\u0131yla Mutezile bu isim alt\u0131nda de\u011fil, b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde Yemen\u2019deki Zeydilik i\u00e7erisinde, bir \u00f6l\u00e7\u00fcde de \u0130mamiye \u015eias\u0131 \u00fczerindeki etkileri arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla ya\u015famaya devam etmektedir. Nitekim bug\u00fcn Yemen\u2019deki Zeydiler Mutezili \u201cusul-i hamse(be\u015f esas)\u201d \u00f6\u011fretisini tamamen benimsemekle birlikte bu teolojik kimliklerini de\u011fil de siyasi kimliklerini \u00f6n plana \u00e7\u0131kararak kendilerini \u201cZeydi (\u0130mam Zeyd\u2019in takip\u00e7ileri)\u201d olarak tan\u0131mlamaktad\u0131rlar.<br \/>\n\u00d6zetlemek gerekirse \u00fclkemiz dahil \u0130slam \u00fclkelerinde \u0130slam gelene\u011fine bir b\u00fct\u00fcn olarak sahip \u00e7\u0131kan bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131ndan s\u00f6z etmek fevkalade zordur. Hatta tam aksine \u015fu veya bu orandaki bir \u201cmezhep\u00e7ilik\u201d ve \u201cmezhep taassubu\u201d \u0130Y\u00d6K nda egemenli\u011fini hala s\u00fcrd\u00fcrmektedir. Zihniyet olarak durum bu merkezde oldu\u011fu gibi, bu egemen zihniyetin tabii bir uzant\u0131s\u0131 ve sonucu olarak bu kurumlardaki \u00f6\u011fretim faaliyetinde egemen olan y\u00f6ntem anlay\u0131\u015f\u0131 da olduk\u00e7a problemlidir.<\/p>\n<p>\u0130slam D\u00fcnyas\u0131ndaki y\u00fcksek \u0130slami ilimler \u00f6\u011fretiminde y\u00f6ntemin de olduk\u00e7a par\u00e7ac\u0131 ve par\u00e7al\u0131 oldu\u011funu, \u0130slami ilimler alan\u0131nda b\u00fct\u00fcnc\u00fcl bir ara\u015ft\u0131rma metodolojisinden bahsetmenin m\u00fcmk\u00fcn olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 rahatl\u0131kla ifade etmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Nitekim Kur\u2019an ara\u015ft\u0131rmalar\u0131 alan\u0131nda ayr\u0131, S\u00fcnnet-hadis alan\u0131nda ayr\u0131, f\u0131k\u0131h alan\u0131nda ayr\u0131 ve akaid-kelam alan\u0131nda ayr\u0131 y\u00f6ntemler s\u00f6z konusu olup, b\u00fct\u00fcn \u0130slami ilimleri ku\u015fatacak ortak bir metodolojinin esas al\u0131nd\u0131\u011f\u0131 herhangi bir \u00fclke ya da kurumun s\u00f6z konusu olmamas\u0131 da bu par\u00e7al\u0131l\u0131\u011f\u0131 g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne a\u00e7\u0131k\u00e7a sermektedir.<br \/>\nBu par\u00e7al\u0131l\u0131k sayd\u0131\u011f\u0131m\u0131z her bir disiplin i\u00e7in de ayr\u0131ca s\u00f6z konusudur, zira mesela Kur\u2019an ara\u015ft\u0131rmalar\u0131 alan\u0131nda klasik Ulumu\u2019l-Kur\u2019an literat\u00fcr\u00fc esas al\u0131nd\u0131\u011f\u0131 halde, usul-i f\u0131k\u0131h ya da kelam literat\u00fcr\u00fcnde Kur\u2019an ara\u015ft\u0131rmalar\u0131 alan\u0131na dair katk\u0131lar genellikle g\u00f6z ard\u0131 edilir. Ayn\u0131 durum hadis ara\u015ft\u0131rmalar\u0131 alan\u0131nda da aynen ge\u00e7erlidir. Bu da par\u00e7al\u0131l\u0131\u011f\u0131 daha da derinle\u015ftiren ve atomcu bir manzaran\u0131n egemen olmas\u0131na yol a\u00e7an bir yakla\u015f\u0131m\u0131n egemenli\u011fiyle sonu\u00e7lanmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Bilgi nazariyesi(epistemoloji) de dahil metodoloji konular\u0131nda ge\u00e7mi\u015f y\u00fczy\u0131llarda geli\u015ftirilmi\u015f olan yakla\u015f\u0131mlar\u0131n bu \u015fekilde se\u00e7meci ve par\u00e7ac\u0131 bir \u015fekilde \u00f6\u011fretim faaliyetinde esas al\u0131nmas\u0131 yan\u0131nda, klasik yakla\u015f\u0131mlar\u0131n a\u015f\u0131lmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 yenilik \u00e7abalar\u0131n\u0131n da son derece c\u0131l\u0131z oldu\u011funu belirtmekte yarar vard\u0131r. Bu bak\u0131mdan mesela gerek Kur\u2019an ara\u015ft\u0131rmalar\u0131 gerekse Hadis-S\u00fcnnet ara\u015ft\u0131rmalar\u0131 alan\u0131nda esas al\u0131nan metodoloji \u00f6\u011fretimi bak\u0131m\u0131ndan, mesela T\u00fcrkiye ile Suudi Arabistan, ya da K\u00f6rfez \u00fclkeleriyle Pakistan aras\u0131nda ciddi bir fark yoktur. Bu alanlarda klasik literat\u00fcr\u00fcn bile en g\u00f6zde \u00f6rnekleri \u00f6\u011fretimde esas al\u0131nacak yerde, klasik literat\u00fcr\u00fcn en problemli yakla\u015f\u0131mlar\u0131 bu \u00f6\u011fretim faaliyeti arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla g\u00fcn\u00fcm\u00fczde de s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmekte, bu da \u0130slami \u00f6\u011fretimle ilgili \u00e7a\u011fda\u015f problemlerin \u00e7\u00f6z\u00fcms\u00fczl\u00fc\u011fe mahkum edilmesinden ba\u015fka bir i\u015fe yaramamaktad\u0131r.<br \/>\nBu sebepledir ki gerek \u00fclkemizde gerek di\u011fer pek \u00e7ok \u0130slam \u00fclkesindeki \u0130Y\u00d6K nda hala \u0130slam\u2019a taban tabana z\u0131t pek \u00e7ok inan\u00e7, d\u00fc\u015f\u00fcnce ve uygulaman\u0131n \u0130slam ad\u0131na \u00f6\u011fretildi\u011fi, pek \u00e7ok mitolojik unsurun, hurafe ve bat\u0131l inan\u00e7lar\u0131n, asl\u0131 olmayan bilgilerin din ad\u0131na bu y\u00fcksek \u00f6\u011fretim kurumlar\u0131nda aktar\u0131lmaya devam etti\u011fini g\u00f6rmek bizleri \u015fa\u015f\u0131rtmamal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p><strong>ATAERK\u0130L KURUMLAR OLARAK \u0130Y\u00d6K: \u0130SLAM\u2019IN ERKEK\/BIYIKLI\/SAKALLI YORUMUNUN EGEMENL\u0130\u011e\u0130 <\/strong><\/p>\n<p>\u0130Y\u00d6K n\u0131n tarihi geli\u015fimin bir uzant\u0131s\u0131 olarak \u201cataerkil kurumlar\u201d oldu\u011funu rahatl\u0131kla ifade etmek te m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Nitekim \u0130slam \u00fclkelerindeki \u0130Y\u00d6K na bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda akademik kadrolar\u0131n ezici bir \u00e7o\u011funlukla erkeklerden olu\u015ftu\u011funu g\u00f6rmek zor de\u011fildir. \u00dclkemiz T\u00fcrkiye\u2019deki ilahiyat fak\u00fclteleri de dahil olmak \u00fczere, selefi e\u011filimlerin egemen oldu\u011fu, ya da kat\u0131 muhafazakar din alg\u0131s\u0131n\u0131n yayg\u0131n oldu\u011fu toplumlarda \u0130slami \u0130Y\u00d6K nda kad\u0131n akademisyenlerin varl\u0131\u011f\u0131na ya hi\u00e7 rastlamak m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir, ya da son derece s\u0131n\u0131rl\u0131 bir oranda kad\u0131nlar\u0131n bu alanda mevcudiyetine \u201ctahamm\u00fcl edilmekte\u201d ya da \u201ckatlan\u0131lmakta\u201dd\u0131r. Bu durumun istisnas\u0131 olan Malezya, M\u0131s\u0131r, Katar gibi \u00fclkelerde durum say\u0131sal olarak farkl\u0131 olmasa bile, M\u00fcsl\u00fcman kad\u0131n\u0131n \u0130slami ilimler alan\u0131nda varl\u0131k g\u00f6stermesi desteklenmekte, en az\u0131ndan engellenmemektedir. Ama \u015fu kadar\u0131n\u0131 s\u00f6yleyelim ki, ond\u00f6rt as\u0131rl\u0131k \u0130slami ilimler gelene\u011fi maalesef ataerkil bir gelenektir. Bir ba\u015fka medyatik ifade ile \u0130slam\u0131n ond\u00f6rt as\u0131rl\u0131k yorumu \u201cerkek yorumu\u201d ya da \u201csakall\u0131-b\u0131y\u0131kl\u0131 yorumu\u201ddur. Buna ra\u011fmen bu gelene\u011fin de\u011fi\u015ftirilmesi ve \u0130slam \u00fcmmetini yar\u0131s\u0131ndan fazlas\u0131n\u0131 olu\u015fturan M\u00fcsl\u00fcman kad\u0131n\u0131n bu alanda rol almas\u0131 suretiyle bir denge kurulmas\u0131 i\u00e7in fazla \u00fcmitvar olmak ne yaz\u0131k ki \u015fu an i\u00e7in m\u00fcmk\u00fcn g\u00f6r\u00fcnmemektedir.<\/p>\n<p><strong>\u00c7A\u011eDA\u015e GEL\u0130\u015eMELER A\u00c7ISINDAN \u0130Y\u00d6K : MODERN ARA\u015eTIRMALARA KAYITSIZLIK <\/strong><\/p>\n<p>Bu \u0130Y\u00d6Knda, gerek \u0130slam d\u00fcnyas\u0131nda gerek d\u00fcnyan\u0131n di\u011fer b\u00f6lgelerinde \u0130slami ilimler alan\u0131nda ger\u00e7ekle\u015ftirilen \u00e7a\u011fda\u015f ara\u015ft\u0131rmalara olan ilgi bir yana bir ilgisizlikten, hatta lakaydilik derecesinde bir ilgisizlikten dem vurmak yanl\u0131\u015f de\u011fildir. \u00dclkemiz ilahiyat fak\u00fclteleri de bunun bir istisnas\u0131 de\u011fildir. Zira elli seneden fazla bir s\u00fcredir \u0130lahiyat fak\u00fcltelerinde yap\u0131lan Y.Lisans ve Doktora tezlerinin sonu\u00e7lar\u0131n\u0131n hemen hemen \u00e7ok az bir k\u0131sm\u0131 bu kurumlardaki \u00f6\u011fretim faaliyetine yans\u0131maktad\u0131r. (Ayn\u0131 \u015fey \u0130lahiyat fak\u00fcltesi mezunlar\u0131n\u0131 istihdam eden D\u0130B i\u00e7in de s\u00f6z konusudur, zira onun vaaz u ir\u015fat faaliyetlerinde de bu akademik \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n sonu\u00e7lar\u0131 neredeyse hi\u00e7 yans\u0131mamaktad\u0131r).<\/p>\n<p>Bu ilgisizlik yetmiyormu\u015f gibi, \u00e7a\u011fda\u015f ara\u015ft\u0131rmalara kar\u015f\u0131 s\u0131k s\u0131k bu\u011fz ve adavete varan bir so\u011fukluk ve ho\u015fnutsuzluk da ,\u00fclkemiz dahil pek \u00e7ok \u0130slam \u00fclkesinin \u0130Y\u00d6Knda yayg\u0131n olarak g\u00f6r\u00fclmektedir. Bunun da sebebi ezberci, taklit\u00e7i, teslimiyet\u00e7i geleneksel muhafazakar e\u011filimlerin sorgulama ve tenkide dayal\u0131 \u00e7a\u011fda\u015f bilimsel ara\u015ft\u0131rmalar\u0131, kendi konformizmi i\u00e7in bir tehdit olarak alg\u0131lamas\u0131, bu tehditle y\u00fczle\u015fmek i\u00e7in yap\u0131lmas\u0131 gereken ara\u015ft\u0131rma nitelikli \u00e7al\u0131\u015fmalara girme konusundaki isteksizlik ve tembellik, \u00f6te yandan bu gibi \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 takip i\u00e7in gerekli olan yabanc\u0131 diller konusunda donan\u0131ms\u0131zl\u0131k, bu \u00f6\u011fretim kurumlar\u0131n\u0131n \u00e7o\u011funun \u201cgeli\u015fmi\u015f lise\u201d ya da \u201cgeli\u015fmi\u015f imam-hatip\u201d d\u00fczeyini a\u015famamas\u0131na da yol a\u00e7maktad\u0131r.<\/p>\n<p><strong>PROGRAMLAR VE \u0130HT\u0130YA\u00c7LAR A\u00c7ISINDAN \u0130Y\u00d6K :<\/strong><\/p>\n<p>\u0130slam \u00fclkelerindeki \u0130Y\u00d6K \u0130slami ilimler gelene\u011fini s\u00fcrd\u00fcrmek kadar ve ondan da \u00f6nemli olarak, toplumsal ihtiya\u00e7lar\u0131 kar\u015f\u0131lamak ve toplumsal meselelerde \u00e7\u00f6z\u00fcm \u00fcretmek durumundad\u0131r. Bu a\u00e7\u0131dan bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, \u0130Y\u00d6K programlar\u0131n\u0131n b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde \u201c\u00e7a\u011f d\u0131\u015f\u0131\u201d ya da\u201c y\u00fcz\u00fc ge\u00e7mi\u015fe d\u00f6n\u00fck\u201d bir mahiyet arz etti\u011fi ve bu hususun neredeyse b\u00fct\u00fcn \u0130slam \u00fclkelerinde ciddi bir problem te\u015fkil etti\u011fi rahatl\u0131kla ifade edilebilir. \u00dclkemizde de oldu\u011fu gibi, ilahiyat fak\u00fcltelerinin mevcut programlar\u0131nda \u00e7a\u011fda\u015f geli\u015fmeler, meseleler ve problemlerle ilgili g\u00f6r\u00fcnen baz\u0131 ba\u015fl\u0131klara rastlansa da, genelde bu gibi ba\u015fl\u0131klar alt\u0131nda dahi ge\u00e7mi\u015f yeniden \u00fcretilmekte, tarihten gelen problemler bug\u00fcne yeniden ta\u015f\u0131nmaktad\u0131r. Bu bak\u0131mdan tamamen \u00e7a\u011f\u0131n \u015fart ve ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131 g\u00f6z \u00f6n\u00fcne alan tatminkar bir \u0130slami ilimler program\u0131na rastlamak \u00e7ok zordur. Bunun imkans\u0131z de\u011fil de \u00e7ok zor oldu\u011funu s\u00f6yleyerek kat\u0131 ve kesin bir de\u011ferlendirme yapmaktan ka\u00e7\u0131nmam\u0131z\u0131n sebebi ise, \u00e7ok nadir de olsa \u2013 mesela Bosna-Hersek ve Katar gibi &#8211; baz\u0131 \u0130slam \u00fclkelerinde olmas\u0131 gereken y\u00f6nde baz\u0131 geli\u015fmelere rastlanmas\u0131ndand\u0131r.<br \/>\nBu iki \u00f6rnekten Bosna-Hersek \u0130lahiyat fak\u00fcltesinde programlar\u0131n a\u011f\u0131rl\u0131k merkezi \u00e7a\u011fda\u015f meseleler ve ihtiya\u00e7lar oldu\u011fu gibi, mezun edilen talebeler de, \u0130slam \u00fclkelerindeki geli\u015fmeleri takip edebilecek d\u00fczeyde yabanc\u0131 dil \u2013 bilhassa Arap\u00e7a \u2013 donan\u0131m\u0131 ile g\u00fc\u00e7l\u00fc bir formasyona sahip olabilmektedirler. Hatta Suudi Arabistan\u2019da \u00f6\u011fretim \u00fcyeli\u011fi yapt\u0131\u011f\u0131m y\u0131llarda Suudlu arap \u00f6\u011frencilerle sadece meslek derslerinde de\u011fil, arap dili ve Kur\u2019an k\u0131rat\u0131 ve tilaveti alan\u0131nda da boy \u00f6l\u00e7\u00fc\u015fen Bosna- Hersek\u2019li \u00f6\u011frenciler daha o zaman dikkatimi \u00e7ekmi\u015fti.<br \/>\nBu vesileyle \u00fclkemizdeki ilahiyat e\u011fitiminin m\u00fczmin bir zaaf\u0131na da mutlaka dikkat \u00e7ekmek gerekir ki, s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fimiz bu husus do\u011frudan ve dolayl\u0131 olarak arap diliyle ilgili bir zaaft\u0131r. Do\u011frudan olan\u0131 \u015fudur: Yakla\u015f\u0131k k\u0131rk y\u0131ld\u0131r ba\u015fta Ortado\u011fu olmak \u00fczere pek \u00e7ok \u0130slam \u00fclkesini bilfiil ziyaret ederek ya da oralarda g\u00f6rev yaparak tan\u0131maya \u00e7al\u0131\u015fan biri olarak \u015funu rahatl\u0131kla ifade edebilirim ki \u0130slam D\u00fcnyas\u0131nda, \u0130slami ilimler \u00f6\u011fretimi g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc halde Arap\u00e7a konu\u015fup yazamayan sadece ve sadece \u00fclkemizdeki ilahiyat mezunlar\u0131 talebelerimizdir.<br \/>\nDolayl\u0131 olan\u0131 ise \u015fudur: \u00d6ncekinde oldu\u011fu gibi, \u0130slami ilimler tahsil edip, bu ama\u00e7la da arap dilini \u015fu veya bu \u00f6l\u00e7\u00fcde \u00f6\u011frendi\u011fi halde, Arap\u00e7ada olmayan \u201c\u00fc\u201d sesini Arap\u00e7ada ve buna ba\u011fl\u0131 olarak olarak Kur\u2019an k\u0131raat ve tilavetinde kullanmakta \u0131srar hatta inat eden tek \u00fclke \u00fclkemiz T\u00fcrkiye\u2019dir. Buna mukabil Bosna-Hersek ve hatta Malezya-Endonezya gibi ana dili Arap\u00e7a olmayan \u00fclkelerin ilahiyat\u00e7\u0131lar\u0131n\u0131n hem Arap\u00e7a konu\u015fma hem de Kur\u2019an k\u0131raat ve tilavetinde arap foneti\u011finden farks\u0131z ba\u015far\u0131l\u0131 bir performans sergilediklerini burada hat\u0131rlatmakta yarar vard\u0131r.<\/p>\n<p>G\u00fcn\u00fcm\u00fcz \u015fart ve ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131, \u00e7a\u011f\u0131m\u0131z\u0131n geli\u015fmelerini ve meselelerini merkeze alan bir \u0130slami ilimler program\u0131n\u0131n uyguland\u0131\u011f\u0131, bu itibarla da \u201c y\u00fcz\u00fc ge\u00e7mi\u015fe d\u00f6n\u00fck\u201d de\u011fil \u201cy\u00fcz\u00fc bug\u00fcne ve gelece\u011fe y\u00f6nelik\u201d olan belki de tek \u00f6rnek \u2013 lisans \u00fcst\u00fc \u00f6\u011fretim veren &#8211; Katar\u2019daki \u0130slam Ara\u015ft\u0131rmalar\u0131 Fak\u00fcltesi (Qatar Faculty of Islamic Studies \u2013 QFIS ) dir. Katar \u00dcniversitesindeki \u015eeriat ve \u0130slam Ara\u015ft\u0131rmalar\u0131 Fak\u00fcltesi( College of Sharia and Islamic Studies) ile kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmamas\u0131 gereken QFIS, tamamen \u00e7a\u011fda\u015f konu ve meselelerle ilgili alt\u0131 program\u0131 ve bu \u00e7er\u00e7evede alt\u0131 ara\u015ft\u0131rma merkezi ile \u00f6\u011fretim faaliyetini be\u015f y\u0131ld\u0131r s\u00fcrd\u00fcrmekte olan \u00e7ok gen\u00e7 bir fak\u00fcltedir. \u00c7a\u011fda\u015f F\u0131k\u0131h, \u0130slami Finans ve Bankac\u0131l\u0131k, \u0130slam Hukuku ve Ahlak, \u0130slam Mimarisi ve \u015eehircili\u011fi, \u00c7a\u011fda\u015f \u0130slam Toplumlar\u0131, \u0130slami Y\u00f6neti\u015fim, Tecdid ve Orta Yol, M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n Medeniyete Katk\u0131lar\u0131 gibi programlar\u0131 ve merkezleri ile Katar\u2019a ve \u0130slam D\u00fcnyas\u0131na siyaset, y\u00f6neti\u015fim, ekonomi, \u015fehircilik, mimari, ahlak alanlar\u0131nda \u0130slami yakla\u015f\u0131mlar sunma \u00e7abas\u0131ndaki bu fak\u00fclte, lisans \u00f6\u011fretimini de kapsayacak \u015fekilde daha da geli\u015ftirilip b\u00fct\u00fcn \u0130slam \u00fclkelerinin istifadesine sunulmaya lay\u0131k bir te\u015febb\u00fcs olarak g\u00f6r\u00fcnmektedir. (Burada s\u00f6z\u00fc edilen bu fak\u00fcltenin kurucu dekan\u0131n\u0131n, kurulu\u015f \u00f6ncesinde \u0130slam D\u00fcnyas\u0131ndaki, y\u00fczlerce fak\u00fclteyi inceledikten sonra bu modeli geli\u015ftirdi\u011fini de eklemek yerinde olur).<\/p>\n<p>\u0130Y\u00d6K n\u0131n toplumsal hizmet a\u00e7\u0131s\u0131ndan oynad\u0131\u011f\u0131 role gelince, genel olarak \u0130slam d\u00fcnyas\u0131n\u0131n kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya bulundu\u011fu hayati \u00f6nemi haiz siyasi, ekonomik, sosyal ve k\u00fclt\u00fcrel problemlerin \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc konusunda bu akademik kurumlar\u0131n ba\u015far\u0131l\u0131 bir performans sergiledikleri s\u00f6ylenemez. Bu performans d\u00fc\u015f\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn sebepleri aras\u0131nda \u0130Y\u00d6K n\u0131n \u00f6\u011frenci yeti\u015ftirme ve ara\u015ft\u0131rma yapma d\u0131\u015f\u0131nda toplumlar\u0131yla yeterince kayna\u015famam\u0131\u015f olmalar\u0131n\u0131n rol\u00fc oldu\u011fu gibi, toplumlardaki geli\u015fmeler kar\u015f\u0131s\u0131nda aktif, hatta pro-aktif bir rol oynayacaklar\u0131 yerde pasif bir tav\u0131r tak\u0131nmalar\u0131n\u0131n da \u00f6nemli bir rol\u00fc vard\u0131r. Bu akademik kurumlar\u0131n nispeten aktif bir rol oynad\u0131\u011f\u0131 \u0130slam \u00fclkelerinde ise, mevcut resmi-sivil stat\u00fckoyu rahats\u0131z etmeyecek \u015fekilde bir aktivite s\u00f6z konusudur. Buna mukabil bu \u0130Y\u00d6K n\u0131n mevcut resmi-sivil stat\u00fckoyu m\u00fcspet y\u00f6nde de\u011fi\u015ftirmeye ve olumsuz geli\u015fmeler kar\u015f\u0131s\u0131nda pasif de\u011fil aktif, muhalif ve ele\u015ftirel bir tav\u0131r tak\u0131nmaya y\u00f6neldi\u011fi \u00f6rnekler yok denecek kadar azd\u0131r.<br \/>\nNitekim bilhassa \u00fclkemizde son derece ciddi siyasi, ekonomik, sosyal ve k\u00fclt\u00fcrel problemler ve fevkalade hassas geli\u015fmeler ya\u015fan\u0131p dururken \u0130lahiyat fak\u00fcltelerimizin olan bitenler kar\u015f\u0131s\u0131nda sessiz ve pasif kalmas\u0131, krizler kar\u015f\u0131s\u0131nda y\u00f6neten ve y\u00f6netilenlere y\u00f6nelik olarak, yol g\u00f6sterici, uzla\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 ve \u00e7\u00f6z\u00fcm merkezli bir fonksiyon icra edememesi herkesin malumu olan bir durumdur. Benzer de\u011ferlendirmeleri ku\u015fkusuz pek \u00e7ok \u0130slam \u00fclkesindeki \u0130Y\u00d6K i\u00e7in de yapmak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. K\u0131saca ifade etmek gerekirse \u0130slam \u00fclkelerindeki bu akademik kurumlar toplumlar\u0131n \u00f6n\u00fcnde de\u011fil gerisinde, olaylar\u0131n i\u00e7inde de\u011fil d\u0131\u015f\u0131nda varl\u0131klar\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrmeye devam etmektedirler.<\/p>\n<p><strong>VER\u0130ML\u0130L\u0130K A\u00c7ISINDAN \u0130Y\u00d6K :<\/strong><\/p>\n<p>Buraya kadar anlat\u0131lanlara bakarak kolayca tahmin edilece\u011fi gibi, \u0130Y\u00d6K birer kurum olarak kendilerine y\u00f6nelik akademik ve toplumsal beklentileri kar\u015f\u0131lamaktan uzak oldu\u011fu gibi, \u0130slam d\u00fcnyas\u0131n\u0131n ve \u0130slam \u00dcmmetinin gelece\u011finden ilmi ve fikri d\u00fczeyde birinci dereceden sorumlu \u201cilmiye &#8211; kalemiye\u201d s\u0131n\u0131f\u0131 olarak ta bu konuda \u201cseyfiye\u201d s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n, hatta toplumlar\u0131n\u0131 gerisinde kalmaya devam etmektedirler.<br \/>\nDi\u011fer yandan akademik \u00e7al\u0131\u015fmalar alan\u0131nda da durum pek parlak de\u011fildir. Zira b\u00fct\u00fcn \u0130slam \u00fclkelerindeki \u0130Y\u00d6Kn\u0131n bir y\u0131lda \u00fcretti\u011fi ilmi bilgi, kemiyet a\u00e7\u0131s\u0131ndan olmasa da keyfiyet a\u00e7\u0131s\u0131ndan, \u0130slam \u00fclkelerinin d\u0131\u015f\u0131nda \u0130slam\u2019a dair yap\u0131lan ara\u015ft\u0131rmalar\u0131n \u00e7ok gerisindedir. Bunun da sebebi, yukar\u0131da temas edilen ve \u0130Y\u00d6K na egemen olan zihniyetten ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Bu zihniyetin tabii bir sonucu olarak \u00fclkemiz deki \u0130lahiyat fak\u00fclteleri dahil olmak \u00fczere genel olarak \u0130Y\u00d6K nda ger\u00e7ekle\u015ftirilen ara\u015ft\u0131rmalar Muhammed \u00c2bid el-Cabiri\u2019nin ifadesiyle \u201cmalumu ilam\u201d ve \u201chas\u0131l\u0131 tahsil\u201d den \u00f6teye ge\u00e7ememektedir. Bunun da g\u00f6stergesi yap\u0131lan tezlerin, yaz\u0131lan makale ve kitaplar\u0131n \u00e7ok b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde tasviri birer derleme olmaktan \u00f6teye ge\u00e7ememesidir. Yine el-Cabiri\u2019nin \u201cgevi\u015f getiren ak\u0131l\u201d \u015feklinde nitelendirdi\u011fi bu zihniyet yap\u0131s\u0131n\u0131n egemen oldu\u011fu bu \u0130Y\u00d6K , \u0130slam \u00fclkelerinin siyasi, ekonomik, sosyal ve k\u00fclt\u00fcrel mesele ve ihtiya\u00e7lar\u0131na cevap vermek amac\u0131yla \u201corijinal\u201c ve bilinenlere ek yeni bir \u201c katk\u0131\u201d say\u0131labilecek \u00f6nemli bir teori, y\u00f6ntem ya da \u00e7\u00f6z\u00fcm \u00f6nerisi geli\u015ftirmi\u015f de\u011fildir.<br \/>\nHele ba\u015fta Suudi Arabistan olmak \u00fczere selefi e\u011filimlerin egemen oldu\u011fu \u00fclkelerde tasviri dahi olsa \u201cara\u015ft\u0131rma-inceleme\u201d t\u00fcr\u00fcnden \u00e7al\u0131\u015fmalardan ziyade \u0130slami ilimlere dair elyazmalar\u0131n\u0131n tenkitli-tahkikli-tahri\u00e7li n\u00fcshalar\u0131n\u0131n haz\u0131rlanmas\u0131n\u0131n yayg\u0131n bir uygulama olu\u015fu, bu \u00fclkelerde yaz\u0131lan makalelerin de bilimsel ara\u015ft\u0131rma olmaktan ziyade vaaz ve nasihat t\u00fcr\u00fcne ve s\u00f6ylem a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 derlemelere daha yak\u0131n oldu\u011funu s\u00f6ylemek gerekir. Genellikle analitik ara\u015ft\u0131rma-inceleme ya da tenkit s\u00fcre\u00e7lerinden uzak bir \u015fekilde ger\u00e7ekle\u015ftirilen bu t\u00fcr derlemelerin ya da \u201cteknik\u201d \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n Y.lisans ve Doktora tezi olarak yeterli g\u00f6r\u00fclmesi de, bu kurumlar\u0131n ge\u00e7mi\u015ften devral\u0131nan mirasa katk\u0131 yapabilecek orijinal d\u00fc\u015f\u00fcnce pe\u015finde ko\u015fmak (el- Bahs \/ ed-Dir\u00e2se) gibi bir dertleri olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, onlar\u0131n sadece ge\u00e7mi\u015ften devral\u0131nan miras\u0131 ihya (\u0130hy\u00e2u\u2019t-tur\u00e2s) ile yetindiklerini g\u00f6stermektedir.<\/p>\n<p><strong>HULASA:<\/strong><\/p>\n<p>21. yy da \u0130slam D\u00fcnyas\u0131nda, \u0130slami \u0130limler Y\u00fcksek \u00f6\u011frenimi alan\u0131nda \u2013 en az\u0131ndan bir tart\u0131\u015fma zemini olu\u015fturmas\u0131 amac\u0131yla &#8211; sizlere kabaca sunmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131z bu tablo, ya da ufuk turu bile g\u00f6stermektedir ki; \u00fclkemiz dahil \u0130slam \u00fclkelerinin en iyi bildiklerini zannettikleri, dolay\u0131s\u0131yla en iddial\u0131 olduklar\u0131 \u0130slam ve \u0130slami \u00f6\u011fretim alan\u0131nda bile fevkalade ciddi s\u0131k\u0131nt\u0131 ve hatta krizlerle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya bulunduklar\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r. Bu problemleri \u00f6zetle \u015fu \u015fekilde s\u0131ralamak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr:<\/p>\n<p>1. \u0130Y\u00d6K ciddi bi\u00e7imde akademik ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k ve \u00f6zerklik problemleriyle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131yad\u0131r.<br \/>\n2. \u0130Y\u00d6K b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde merkeziyet\u00e7i ve otoriter bir yap\u0131ya sahiptir, yetki da\u011f\u0131l\u0131m\u0131 anlay\u0131\u015f\u0131 \u00e7ok zay\u0131f ve nadirdir.<br \/>\n3. \u0130Y\u00d6K programlar\u0131 b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde \u201cy\u00fcz\u00fc ge\u00e7mi\u015fe d\u00f6n\u00fck\u201d t\u00fcr, bu y\u00fczden de \u00e7a\u011fda\u015f geli\u015fmelere m\u00fcdahil olacak vizyon ve donan\u0131mdan yoksundur.<br \/>\n4. Zihniyet ve metot olarak 14 as\u0131rl\u0131k \u0130slam gelene\u011finin en g\u00f6zde \u00f6rneklerini de\u011fil en elveri\u015fsiz olanlar\u0131n\u0131 benimsemekte \u0131srar\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrmektedir.<br \/>\n5. \u0130lmi zihniyetin ayr\u0131lmaz par\u00e7alar\u0131 olan ara\u015ft\u0131rma, tenkit, sorgulama, ele\u015ftirel ak\u0131l, yarat\u0131c\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnce, yenilik ve orijinalite kavramlar\u0131n\u0131n esamisinin okunmad\u0131\u011f\u0131 ya da \u00e7ok c\u0131l\u0131z bir bi\u00e7imde g\u00f6z \u00f6n\u00fcne al\u0131nd\u0131\u011f\u0131, nakilci, ezberci, taklit\u00e7i ve teslimiyet\u00e7i bir yakla\u015f\u0131m egemenli\u011fini s\u00fcrd\u00fcrmektedir.<br \/>\n6. \u0130slami ilimler alan\u0131ndaki \u00e7a\u011fda\u015f geli\u015fmelerin, bu alandaki \u00f6\u011fretim faaliyetlerindeki yeri son derece s\u0131n\u0131rl\u0131 ve marjinaldir.<br \/>\n7. Mevcut haliyle \u0130slam d\u00fcnyas\u0131ndaki \u0130slami ilimler \u00f6\u011fretimi, bir \u00e7\u00f6z\u00fcm kayna\u011f\u0131 olmaktan ziyade tarihten gelen problemleri bug\u00fcne ta\u015f\u0131y\u0131p s\u00fcrd\u00fcren bir nitelik arz etmektedir.<br \/>\n8. Bu \u00e7er\u00e7evede bu kurumlarda ger\u00e7ekle\u015ftirilen \u00f6\u011fretim faaliyeti sonucunda ortaya \u00e7\u0131kan tasavvur, sa\u011fl\u0131kl\u0131 bir \u0130slam tasavvuru olmaktan uzak, siyasi, etnik, ideolojik, s\u0131n\u0131fsal ama\u00e7lara hizmet eden ara\u00e7sal bir din tasavvuru denmeye daha lay\u0131kt\u0131r.<br \/>\n9. B\u00fct\u00fcn bu sebepler ve gerek\u00e7eler, \u00fclkemiz dahil \u0130slam D\u00fcnyas\u0131ndaki \u0130Y\u00d6Kn\u0131n, gerek idari-mali yap\u0131lar\u0131, gerekse akademik yap\u0131lar\u0131, gerek ama\u00e7lar\u0131 ve hedefleri, gerekse programlar\u0131 itibariyle ba\u015ftan a\u015fa\u011f\u0131ya g\u00f6zden ge\u00e7irilerek \u201cy\u00fcz\u00fc bug\u00fcne ve gelece\u011fe d\u00f6n\u00fck\u201d birer ilim yuvas\u0131 haline getirilmesini adeta dayatmaktad\u0131r.<br \/>\n10. B\u00fct\u00fcn bu konular\u0131n ele al\u0131n\u0131p, gerekli de\u011fi\u015fikliklerin yap\u0131lmas\u0131 sadece y\u00f6netici elitlere endekslenemez, bilakis \u0130slami \u00f6\u011fretim faaliyetlerinin do\u011frudan par\u00e7as\u0131 ve asli unsuru olan \u00f6\u011frenci ve \u00f6\u011fretim \u00fcyeleri de bu karar alma s\u00fcre\u00e7lerinde s\u00f6z sahibi olmak durumundad\u0131r.<br \/>\n11. \u0130Y\u00d6K, di\u011fer resmi \u2013 sivil kurumlar gibi mutlaka performans \u00f6l\u00e7\u00fcm\u00fc uygulamas\u0131n\u0131 ciddiye almal\u0131, \u00e7al\u0131\u015fanla \u00e7al\u0131\u015fmayan\u0131n, \u00fcretenle \u00fcretmeyenin, ara\u015ft\u0131ranla ara\u015ft\u0131rmayan\u0131n bir tutuldu\u011fu, ehil olmayan kadrolar\u0131n hizip\u00e7ilik veya kay\u0131rma saikiyle bu akademik kurumlara yerle\u015ftirildi\u011fi mevcut gidi\u015fat s\u00fcratle sonland\u0131r\u0131lmal\u0131d\u0131r. (Bu bak\u0131mdan performans \u00f6l\u00e7\u00fcm\u00fc uygulamas\u0131 olmayan \u00fclkemiz ilahiyat fak\u00fcltelerinin, mesela Katar \u015eeriat Fak\u00fcltesi ya da Katar \u0130slami \u0130limler fak\u00fcltesi gibi, her y\u0131l haz\u0131rlanan \u201cportfolio\u201d uygulamas\u0131yla akademik kadrolar\u0131 s\u0131k\u0131 bi\u00e7imde denetleyen fak\u00fcltelerin \u00e7ok gerisinde oldu\u011funu \u00fcz\u00fclerek ifade etmek gerekir).<br \/>\n12. \u0130Y\u00d6K ciddi bir idari ve akademik denetime tabi tutulmal\u0131, bu ama\u00e7la halk\u0131n da kat\u0131l\u0131m\u0131yla \u201cm\u00fctevelli heyetler\u201d ya da \u201cgeni\u015fletilmi\u015f y\u00f6netim kurullar\u0131\u201d \u015feklinde bir uygulamaya gidilmelidir.<br \/>\n13. \u0130Y\u00d6K yap\u0131lan ara\u015ft\u0131rmalar\u0131n ve verilen \u00f6\u011fretimin denetiminin bir uzant\u0131s\u0131 olarak, bilhassa intihaller ve y\u00f6netmeliklere ayk\u0131r\u0131 olarak yap\u0131lan idari-akademik tasarruflar konusunda etik kurullar\u0131n etkin ve etkili bir \u015fekilde \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 da fevkalade bir gerekliliktir.<\/p>\n<p><strong>\u00c7\u00d6Z\u00dcM D\u0130YE B\u0130R DERD\u0130M\u0130Z VARSA :<\/strong><\/p>\n<p>\u0130slam \u00fclkelerindeki \u0130slami Y\u00fcksek \u00d6\u011fretim Kurumlar\u0131n\u0131 (\u0130Y\u00d6K) \u0131slah etmek ve \u0130slam d\u00fcnyas\u0131n\u0131n gelece\u011fi a\u00e7\u0131s\u0131ndan bir \u00fcmit kayna\u011f\u0131 haline getirmek elbette m\u00fcmk\u00fcn, hatta \u015fartt\u0131r. Ne var ki \u0130slam d\u00fcnyas\u0131n\u0131n ve onun bir par\u00e7as\u0131 olan bu kurumlar\u0131n mevcut \u015fartlarda bir \u00e7\u00f6z\u00fcm aray\u0131\u015f\u0131na girmesini beklemek, d\u00fcr\u00fcst olmak gerekirse, pek te ger\u00e7ek\u00e7i bir beklenti de\u011fildir. \u0130slam D\u00fcnyas\u0131n\u0131 ve bu d\u00fcnyadaki \u0130Y\u00d6K n\u0131 \u2013 \u00f6zellikle de Ortado\u011fu b\u00f6lgesindekileri \u2013 \u015fu veya bu \u00f6l\u00e7\u00fcde edindi\u011fimiz do\u011frudan ya da dolayl\u0131 tecr\u00fcbeler ve malumatlar \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda bu beklentinin ger\u00e7ek\u00e7i bir beklenti olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemekle beraber, temennimiz bu tespitin isabetsiz oldu\u011funu g\u00f6steren geli\u015fmelerin \u00f6n\u00fcm\u00fczdeki d\u00f6nemde ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131 ve h\u0131zla b\u00fcy\u00fcyp geli\u015fmesi ve yayg\u0131nla\u015fmas\u0131d\u0131r.<br \/>\nBu \u00fcmit ve beklenti vesilesiyle, mevcut olumsuzluklar\u0131n d\u00fczeltmek i\u00e7in nelerin yap\u0131lmas\u0131 gerekti\u011fi sorusuna da mutlaka temas etmek gerekir. Bu sorunun cevab\u0131 yolunda ayr\u0131 bir makale, hatta m\u00fcstakil bir eser yazmak dahi m\u00fcmk\u00fcn ise de, bu makale \u00e7er\u00e7evesinde verilebilecek en k\u0131sa ve pratik cevap \u015fu olabilir: Yap\u0131lmas\u0131 gereken ilk i\u015f, bu makalede dile getirilen eksiklik, yanl\u0131\u015fl\u0131k ve olumsuzluklar\u0131n tam tersi y\u00f6nde idari ve akademik ad\u0131mlar\u0131 atmakt\u0131r. Bu ad\u0131mlar\u0131n ilki ve olmazsa olmaz \u015fart\u0131 ise tabii ki, stat\u00fckocu, dogmatik ve skolastik zihniyetleri s\u00fcratle terk edip, ara\u015ft\u0131rma ruhu, ele\u015ftirel d\u00fc\u015f\u00fcnce ve toplumsal sorumluluk sahibi kad\u0131n &#8211; erkek M\u00fcsl\u00fcman ilim ve fikir kadrolar\u0131n\u0131n yeti\u015fmesinin \u00f6n\u00fcn\u00fc a\u00e7mak, bu hedefi ger\u00e7ekle\u015ftirecek akademik ve idari reformlar\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirmektir. Temennimiz \u0130lahiyat fak\u00fcltelerini dogmatik ve skolastik zihniyetin esiri yapacak skandal Y\u00d6K m\u00fcdahalesinin sorumlular\u0131n\u0131n da hesap verdi\u011fi bir \u00f6z ele\u015ftiri s\u00fcrecinin ard\u0131ndan bu defa \u00fclkemizin tam ters istikamette ve bu makalede dile getirilen meseleleri tart\u0131\u015fma yolunda ilk ad\u0131mlar\u0131 en k\u0131sa zamanda atmas\u0131d\u0131r.<br \/>\nBu ama\u00e7la uygulamal\u0131 bir ilk ad\u0131m olarak i\u015fe \u0130slam ilimler y\u00fcksek \u00f6\u011fretimim tart\u0131\u015f\u0131laca\u011f\u0131 bir \u015fura toplamakla da ba\u015flanabilir: B\u0130R\u0130NC\u0130 \u0130LAH\u0130YAT \u015eURASI !<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Fazlurrahman \u0130slam ve \u00c7a\u011fda\u015fl\u0131k adl\u0131 eserinde, \u0130slamla\u015ft\u0131rma politikalar\u0131 izleyen baz\u0131 \u0130slam \u00fclkelerinin bu y\u00f6ndeki \u00e7abalar\u0131n\u0131 incelerken, bu \u00fclkelerin sonu\u00e7ta en iddial\u0131 olduklar\u0131 bir alanda beklemedik bir ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131kla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya geldiklerinden s\u00f6z eder.Onun s\u00f6z etti\u011fi bu alan hi\u00e7 akla gelmeyen bir alan, yani \u201c\u0130slami bilgi\u201d alan\u0131 idi. Bunun da sebebinin, M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n \u0130slam konusundaki malumatlar\u0131n\u0131n bir toplumu ve bir sistemi \u0130slamla\u015ft\u0131rmak i\u00e7in yeterli oldu\u011funu zannetmeleriydi. Ama onun s\u00f6z konusu eserinde ele ald\u0131\u011f\u0131 \u00fclkelerin as\u0131l ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131klar\u0131n\u0131n en iddial\u0131 olduklar\u0131 bir alanda ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f olmas\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda Fazlurrahman, bu problemin \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc i\u00e7in at\u0131lmas\u0131 gereken ad\u0131mlardan bahsetmeyi de ihmal etmez ve bu konudan da geni\u015f olarak bahseder. Bu ama\u00e7la \u00fczerinde en fazla durdu\u011fu ve en \u00f6nemli g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc alan\u0131n \u201c\u0130slami E\u011fitim\u201d oldu\u011funu bizzat eserinde m\u00fc\u015fahede etmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Fazlurrahman\u2019\u0131n bu eserinde \u0130slami e\u011fitim meselesiyle ilgili olarak inceledi\u011fi \u00fclkelerden birisi de T\u00fcrkiye\u2019dir. \u0130slami e\u011fitim alan\u0131nda \u00e7\u00f6z\u00fcm yollar\u0131 aray\u0131\u015f\u0131 esnas\u0131nda onun \u00f6zellikle T\u00fcrkiye\u2019deki \u0130mam-Hatip tecr\u00fcbesinden ve ba\u015fta Ankara \u00dcniversitesi \u0130lahiyat fak\u00fcltesi olmak \u00fczere o zaman mevcut olan ilahiyat fak\u00fcltelerindeki e\u011fitimden, \u00f6zellikle de bu e\u011fitimin gelecekteki potansiyellerinden sitayi\u015fle bahseder. Bunda Fazlurrahman\u2019\u0131n T\u00fcrkiye\u2019ye olan derin muhabbetinin etkisi olsa da, yapt\u0131\u011f\u0131 tespitin , temelinde objektif bir incelemenin sonucu oldu\u011funu rahatl\u0131kla ifade etmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. D\u0131\u015far\u0131dan bir g\u00f6zlemci, hem de \u0130slam \u00fclkelerindeki \u0130slami e\u011fitim kurumlar\u0131 hakk\u0131nda bilgi sahibi bir ilim adam\u0131 olarak Fazlurrahman\u2019\u0131n bu tespitleri maalesef ne inceleme konusu etti\u011fi \u0130slam \u00fclkelerinde, ne de di\u011fer \u0130slam \u00fclkelerinde ciddiye al\u0131nm\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcnmektedir, hatta bu \u00fclkelerin bu de\u011ferlendirmelerden haberdar olduklar\u0131n\u0131 bile s\u00f6ylemek zordur. Maalesef Fazlurrahman\u2019\u0131n mevcutlar i\u00e7erisinde en iyilerden g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc \u00fclkemizdeki \u0130slami \u0130limler \u00f6\u011fretimi, onun bu incelemesinden ve vefat\u0131ndan sonra birtak\u0131m geli\u015fmelere sahne oldu ki, bunlara da k\u0131saca i\u015faret ederek, as\u0131l konumuza ge\u00e7mekte yarar m\u00fclahaza ediyoruz. S\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fimiz iki geli\u015fme de maalesef m\u00fcspet de\u011fil menfi y\u00f6nde geli\u015fmeler olmu\u015ftur. Bunlar\u0131n ilki 28 \u015eubat s\u00fcrecinde \u0130lahiyat fak\u00fcltelerine y\u00f6nelik m\u00fcdahalelerdir. Bilhassa o zamanlar A.\u00dc.\u0130lahiyat fak\u00fcltesindeki y\u00f6netici kadrolar eliyle ger\u00e7ekle\u015ftirilen de\u011fi\u015fikliklerle fak\u00fcltedeki Temel \u0130slami \u0130limler alan\u0131 daralt\u0131lm\u0131\u015f, derslerin i\u00e7eriklerine de belli \u00f6l\u00e7\u00fcde de olsa m\u00fcdahaleye \u00e7al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bunda tabii ki s\u00f6z konusu 28 \u015eubat\u00e7\u0131 ilahiyat\u00e7\u0131 kadrolar\u0131n 28 \u015eubat s\u00fcrecini f\u0131rsat bilip kendi alanlar\u0131n\u0131 geni\u015fletme \u00e7abalar\u0131n\u0131n da rol\u00fc olmu\u015f g\u00f6r\u00fcnmektedir. Zaten zaman zaman \u0130lahiyat fak\u00fcltelerinin programlar\u0131na yap\u0131lan m\u00fcdahaleler \u00e7o\u011funlukla yukar\u0131dan a\u015fa\u011f\u0131ya m\u00fcdahaleler oldu\u011fu i\u00e7in, bu 28 \u015eubat m\u00fcdahalesi de &#8211; \u015fiddeti d\u0131\u015f\u0131nda &#8211; di\u011ferlerinden \u00e7ok ta farkl\u0131 de\u011fildi. \u0130kinci geli\u015fme ise, tam ters y\u00f6nde bir geli\u015fme idi. Tam ters y\u00f6nde olmas\u0131 ilk anda, \u00f6nceki m\u00fcdahaleleri tamir etmek anlam\u0131nda olumlu \u00e7a\u011fr\u0131\u015f\u0131mlar yapsa da, asl\u0131nda bu ikincisi \u00f6ncekinden de tehlikeli say\u0131labilecek bir m\u00fcdahale \u00e7abas\u0131 olarak tarihe ge\u00e7meye aday bir geli\u015fmeydi. S\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fimiz bu geli\u015fmeyi \u201ctersinden 28 \u015eubat m\u00fcdahalesi\u201d ya da \u201c28 \u015fubat m\u00fcdahalesinin intikam\u0131\u201d diye nitelendirilebilecek bir ad\u0131md\u0131. Hepimizin bildi\u011fi gibi kastetti\u011fimiz bu geli\u015fme, yak\u0131n aylarda \u0130lahiyat fak\u00fcltelerinin programlar\u0131na y\u00f6nelik olarak ,Y\u00d6K\u2019 teki baz\u0131 kadrolar\u0131n 28 \u015eubat benzeri tepeden inmeci m\u00fcdahale te\u015febb\u00fcs\u00fc idi. Bu m\u00fcdahalede as\u0131l gerek\u00e7e 28 \u015eubat s\u00fcrecindeki m\u00fcdahalenin A.\u00dc.\u0130lahiyat fak\u00fcltesindeki y\u00f6netici kadrolar\u0131n patronaj\u0131nda ger\u00e7ekle\u015fen bir proje olu\u015fu olsa da, bu projenin Fazlurrahman \u00e7izgisinde bir proje oldu\u011funun da dile getirilen gerek\u00e7eler aras\u0131nda yer almas\u0131 calib-i dikkattir. Ama daha dikkat \u00e7ekici olan\u0131 bu son m\u00fcdahalenin \u0130slam ad\u0131na, \u0130slamc\u0131l\u0131k ad\u0131na, dini hassasiyet ad\u0131na yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131na dair iddialard\u0131r ki, son derece dogmatik ve skolastik bir zihniyeti ilahiyat fak\u00fcltelerine dayatmak anlam\u0131na gelen bu son m\u00fcdahalenin ne kadar \u0130slami oldu\u011fu ger\u00e7ekten son derece tart\u0131\u015fmal\u0131d\u0131r. Nitekim \u0130lahiyat fak\u00fcltelerinin ve neredeyse \u0130slami kesimin b\u00fct\u00fcn entelijansiyas\u0131n\u0131n tam bir ittifak ve icma ile bu dayatmaya ba\u015f kald\u0131r\u0131p hay\u0131r demesi de, yap\u0131lmak istenenin \u0130slamili\u011finin son derece tart\u0131\u015fmal\u0131 oldu\u011funun objektif bir delilini te\u015fkil etmektedir. Bu dogmatik ve skolastik zihniyeti akademik kurumlara egemen k\u0131lma \u00e7abas\u0131n\u0131n arkas\u0131nda yatan patolojik zihniyeti bir tarafa b\u0131rakal\u0131m, bundan da vahimi bu zihniyetin 28 \u015eubat s\u00fcrecindekine rahmet okutacak kadar dayatmac\u0131 ve despotik bir yol izlemi\u015f olmas\u0131d\u0131r ki, mevcut iktidar\u0131n bu zihniyetin arkas\u0131nda durmas\u0131, bu skandal\u0131n sorumlular\u0131n\u0131n hala g\u00f6revlerinin ba\u015f\u0131nda bulunmas\u0131 ve onlar\u0131n hakk\u0131nda herhangi bir soru\u015fturma a\u00e7t\u0131\u011f\u0131na dair kamuoyuna bir bilgi intikal etmemi\u015f olmas\u0131, ortada son derece tehlikeli bir tehditle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya bulundu\u011fumuzu s\u00f6ylemeye imkan vermektedir. Bu geli\u015fmelerin \u0130slam D\u00fcnyas\u0131nda da &#8211; entelekt\u00fcel selefilik de\u011fil &#8211; kaba selefilik taraf\u0131ndan temsil edilen ve hem S\u00fcnni hem de \u015eii kanad\u0131yla, dogmatik ve skolastik din tasavvurlar\u0131n\u0131n \u0130slam D\u00fcnyas\u0131nda yay\u0131lma e\u011filimi g\u00f6sterdi\u011fi bir d\u00f6neme denk d\u00fc\u015fmesi de olduk\u00e7a anlaml\u0131 ve ayr\u0131ca \u00fczerinde durulmas\u0131 gereken bir konudur. \u0130\u015fte \u0130slam D\u00fcnyas\u0131n\u0131n ve onun bir par\u00e7as\u0131 olarak memleketimizin b\u00f6ylesi vahim geli\u015fmelerin pen\u00e7esinde k\u0131vrand\u0131\u011f\u0131 \u015fu g\u00fcnlerde, \u0130slam D\u00fcnyas\u0131ndaki Y\u00fcksek \u0130slami \u00d6\u011fretim kurumlar\u0131n\u0131n ve bu kurumlarda ger\u00e7ekle\u015ftirilen e\u011fitim- \u00f6\u011fretim faaliyetlerinin masaya yat\u0131r\u0131larak g\u00f6zden ge\u00e7irilmesi fevkalade isabetli olmu\u015ftur. Mamafih bu t\u00fcr g\u00f6zden ge\u00e7irme faaliyetlerinin her alanda ve belli aral\u0131klarla daima s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmesi gerekti\u011fini de vurgulamakta yarar vard\u0131r. Nitekim bu alandaki ihtiya\u00e7 ve bo\u015fluk, belki de en ciddi bir bi\u00e7imde \u2013 kurucusu, sahibi, yay\u0131n kurulu \u00fcyesi ve yazar\u0131 ve hepsinden \u00f6nemlisi mutfa\u011f\u0131ndaki emektarlardan birisi olmakla gurur duydu\u011fum &#8211; \u0130SLAM\u0130YAT dergisi taraf\u0131ndan tam on y\u0131l \u00f6nce \u0130SLAM\u0130 \u0130L\u0130MLER SORUNU say\u0131s\u0131nda (2003), m\u00fcstakil olarak ele al\u0131nm\u0131\u015f bulunmaktad\u0131r. Garip olan \u015fu ki, tam da mevcut iktidar\u0131n \u2013 ve onun kald\u0131rmay\u0131 vaat etti\u011fi halde daha da tahkim ederek tam bir \u00e7ifte standart sergiledi\u011fi Y\u00d6K\u2019\u00fcn &#8211; y\u00f6netimi devrald\u0131\u011f\u0131 s\u0131rada kamuoyuna sunulan bu \u00f6zel say\u0131, anla\u015f\u0131lan o ki , her \u015feyi bilen ve bu sebeple bilgiye, ara\u015ft\u0131rmaya ve bilimsel bilgiye pekte ihtiyac\u0131 olmayan y\u00f6netici elitler, bu ve benzeri \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 ya haberi olmad\u0131\u011f\u0131, ya da bilmezlikten geldi\u011fi i\u00e7in g\u00f6z ard\u0131 etmi\u015f ve tabiat\u0131yla ge\u00e7ti\u011fimiz d\u00f6nemde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z malum skandala imza atm\u0131\u015flard\u0131r. Her ne olursa olsun, \u0130slam D\u00fcnyas\u0131n\u0131n her alanda belli aral\u0131klarla bir durum tespiti, de\u011ferlendirmesi ve sonu\u00e7lar\u0131na g\u00f6re bir \u00f6z ele\u015ftiri yapmas\u0131 hayati \u00f6nemi haiz bir ad\u0131md\u0131r. Bu bak\u0131mdan \u0130SLAM\u0130YAT dergisinin s\u00f6z\u00fc edilen dosyas\u0131 \u00fczerinden ge\u00e7en on seneden sonra \u015fu an itibariyle \u0130slam D\u00fcnyas\u0131n\u0131n \u0130slami ilimler sorununu tekrar masaya yat\u0131rmak son derece isabetli ve bir o kadar da \u00f6nemli bir giri\u015fimdir. G\u00fcn\u00fcm\u00fcz \u0130slam D\u00fcnyas\u0131ndaki y\u00fcksek dini e\u011fitim veren kurum ve kurulu\u015flar\u0131n tafsilatl\u0131 olarak de\u011ferlendirilmesine ge\u00e7meden \u00f6nce , \u0130slam D\u00fcnyas\u0131n\u0131n mevcut durumu \u00fczerinden genel bir de\u011ferlendirme yaparak bir giri\u015f yapmak yerinde olacakt\u0131r. Bu ama\u00e7la yap\u0131lmas\u0131 gereken \u0130slam D\u00fcnyas\u0131n\u0131n genel olarak durumuna bir g\u00f6z atmak yeterli olacakt\u0131r.Nitekim bug\u00fcn \u0130slam D\u00fcnyas\u0131n\u0131n ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 siyasi, ekonomik, sosyal ve k\u00fclt\u00fcrel \u00e7alkant\u0131lara, krizlere, gerilimlere ,\u00e7at\u0131\u015fmalara,hatta sava\u015flara bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda bunlar\u0131n az\u0131msanmayacak bir k\u0131sm\u0131n\u0131n \u0130slam toplumlar\u0131n\u0131n \u0130slam tasavvurlar\u0131 ve alg\u0131lar\u0131yla \u00e7ok yak\u0131ndan ilgisi oldu\u011funu g\u00f6rmek zor de\u011fildir. Ba\u015fta \u0131rk\u00e7\u0131l\u0131k, milliyet\u00e7ilik, b\u00f6lgecilik, mezhep\u00e7ilik, hizip\u00e7ilik, gurup\u00e7uluk temeline dayal\u0131 her t\u00fcrl\u00fc ayr\u0131mc\u0131l\u0131k b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde dini tasavvurlardan beslenmektedir. Y\u00f6neten-y\u00f6netilen ili\u015fkilerinde de \u0130slam tasavvurlar\u0131 her iki taraf\u0131n birbirine kar\u015f\u0131 kulland\u0131\u011f\u0131 en kullan\u0131\u015fl\u0131 ve etkili birer silaha d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015f durumdad\u0131r. \u00d6te yandan \u00e7e\u015fitli dini veya siyasi guruplar\u0131n liderlerinin lider sultalar\u0131n\u0131 peki\u015ftirmek, bu yap\u0131 i\u00e7erisinde belli kesimlere siyasi, ekonomik ve ya benzeri \u00e7\u0131kar sa\u011flamak ve bu s\u00f6m\u00fcr\u00fc sistemini s\u00fcrd\u00fcrmek amac\u0131yla da \u0130slam tasavvurlar\u0131 en a\u00e7\u0131k bir bi\u00e7imde ara\u00e7salla\u015ft\u0131rmaya devam etmektedir. \u0130slam D\u00fcnyas\u0131ndaki bu ve benzeri dini sapma ve istismarlar\u0131n \u2013 Dr. Ali \u015eeriati\u2019den ilham alarak s\u00f6ylemek gerekirse \u201cKar\u015f\u0131 Din\u201d in, ya da \u201cParalalel Din\u201dlerin \u2013 varl\u0131\u011f\u0131 bir ger\u00e7ek iken, bu manzara kar\u015f\u0131s\u0131nda \u0130slam D\u00fcnyas\u0131n\u0131n y\u00fcksek dini \u00f6\u011fretim kurumlar\u0131 ne yapmaktad\u0131r? Hemen belirtelim ki bu feci manzaray\u0131 d\u00fczeltmek i\u00e7in bu kurumlarda sergilenen m\u00fcspet \u00e7abalar son derece c\u0131l\u0131z ve etkisizdir. Hatta tam aksine sa\u011fl\u0131ks\u0131z din tasavvurlar\u0131ndan beslenen bu \u201cparalel\u201d koku\u015fmu\u015f yap\u0131lar\u0131n ve olgular\u0131n i\u00e7erisinde aktif olarak yer alanlar\u0131n b\u00fcy\u00fck bir k\u0131sm\u0131 bu y\u00fcksek din \u00f6\u011fretimi kurumlar\u0131n\u0131n kadrolar\u0131ndan olu\u015fmaktad\u0131r. Keza bu \u201cParalel Din\u201d lerin medyadaki s\u00f6zc\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ve propagandac\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00fcstlenen de benzer kesimler ve kadrolard\u0131r. O halde tafsilata girmeksizin ve olgusal sonu\u00e7lardan hareket ederek denilebilir ki, \u0130slam d\u00fcnyas\u0131ndaki y\u00fcksek din \u00f6\u011fretimi kurumlar\u0131, \u0130slam toplumlar\u0131n\u0131n kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya bulundu\u011fu derin krizler ve \u00e7\u00f6z\u00fcm bekleyen hayati meseleler kar\u015f\u0131s\u0131nda \u00e7\u00f6z\u00fcm kayna\u011f\u0131 kurumlar olmaktan ziyade her t\u00fcrl\u00fc stat\u00fckoyu besleyerek ve takviye ederek, problemin bir par\u00e7as\u0131 olman\u0131n \u00f6tesinde bir i\u015flev g\u00f6remez durumdad\u0131rlar. Daha da \u00f6zet bir de\u011ferlendirme yapacak olursak \u0130slam \u00fclkelerindeki y\u00fcksek dini \u00f6\u011fretim kurumlar\u0131 daha iyi bir gelecek konusunda bir \u00fcmit kayna\u011f\u0131 olmaktan uzak bulunmaktad\u0131rlar. Bu karamsar tabloya ve \u00fcz\u00fcc\u00fc sonuca ra\u011fmen bu \u00f6\u011fretim kurumlar\u0131n\u0131n daha yak\u0131ndan incelenerek ciddi bir de\u011ferlendirmeye tabi tutulmaya muhta\u00e7 oldu\u011funda ku\u015fku yoktur. \u00dclkemizdekilerle yer yer mukayeseler de yaparak bu incelemeyi birtak\u0131m ba\u015fl\u0131klar halinde s\u00fcrd\u00fcrmek isabetli olacakt\u0131r: \u0130DAR\u0130 YAPI \u2013 Y\u00d6NET\u0130M A\u00c7ISINDAN ( \u0130Y\u00d6K ) : \u00d6ZG\u00dcRL\u00dcK , BA\u011eIMSIZLIK VE \u00d6ZERKL\u0130K PROBLEM\u0130 \u0130slam \u00fclkelerindeki \u0130slami Y\u00fcksek \u00d6\u011fretim Kurumlar\u0131 (\u0130Y\u00d6K) \u00e7ok b\u00fcy\u00fck oranda devlete ba\u011fl\u0131 resmi kurumlar olmalar\u0131 itibariyle tam ba\u011f\u0131ms\u0131z ve \u00f6zerk bir yap\u0131da de\u011fildirler. Bu t\u00fcr \u0130Y\u00d6K genellikle resmi ya da sivil \u00fcniversitelerin b\u00fcnyesindeki fak\u00fclteler olarak yap\u0131land\u0131r\u0131ld\u0131klar\u0131 gibi, mesela Bosna &#8211; Hersek \u00f6rne\u011finde oldu\u011fu gibi, oran\u0131n Diyanet \u0130\u015fleri ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131na (Riyaset) ba\u011fl\u0131 \u0130slami ilimler fak\u00fcltesi (Fakultatska \u0130slamska) olarak faaliyetlerini y\u00fcr\u00fctenler de vard\u0131r. Devlete ba\u011fl\u0131 olmayan ve \u00f6zel sekt\u00f6r taraf\u0131ndan finanse edilen az say\u0131daki kurumlar da yine devletler taraf\u0131ndan s\u0131k\u0131 bir kontrole tabi tutulmaktad\u0131rlar. Her iki durumda da \u2013 ilmi ara\u015ft\u0131rma ve \u00f6\u011fretim &#8211; e\u011fitim i\u00e7in olmazsa olmaz \u015fart olan &#8211; \u00f6zg\u00fcrl\u00fck temel \u015fart\u0131 tam olarak mevcut olmad\u0131\u011f\u0131ndan, yap\u0131lacak ara\u015ft\u0131rma ve e\u011fitim &#8211; \u00f6\u011fretim faaliyetlerinin \u015fekil ve muhteva a\u00e7\u0131s\u0131ndan belirlenmesi de devletlerin resmi ideoloji ve politikalar\u0131na boyun e\u011fmek durumunda kalmaktad\u0131rlar. Bu durum ister S\u00fcnni, ister \u015eii-\u0130mami, ister \u0130badi ister Selefi olsun hemen b\u00fct\u00fcn mezhepler i\u00e7in s\u00f6z konusudur. Bu sebeple mesela M\u0131s\u0131r\u2019da el-Ezher, Suudi Arabistan\u2019da Usulu\u2019d-Din , e\u015f-\u015eeria ve ed-Da\u2019ve ve\u2019l-\u0130r\u015f\u00e2d fak\u00fclteleri, T\u00fcrkiye\u2019deki ilahiyat fak\u00fclteleri, \u0130ran\u2019daki \u2013 bilhassa Kum kentindeki \u2013 kurumlar, Tunus\u2019taki Zeytuniye \u00fcniversitesi ile, Ma\u011frib(Fas)taki \u00fcniversitelere ba\u011fl\u0131 \u0130Y\u00d6K, Bosna-Hersek\u2019teki \u0130slam Fak\u00fclteleri, Asya T\u00fcrki Cumhuriyetlerindeki \u0130Y\u00d6K, Malezya\u2019da resmi \u00fcniversitelere ba\u011fl\u0131 \u0130Y\u00d6K, tamamen ya da \u00e7ok b\u00fcy\u00fck oranda devlet kontrol\u00fcnde kurumlard\u0131r. \u00d6zel sekt\u00f6r veya sivil vak\u0131flar ya da \u015fah\u0131slar taraf\u0131ndan kurulmu\u015f olan \u0130Y\u00d6K da yine b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde devlet kontrol\u00fc alt\u0131nda faaliyetlerini s\u00fcrd\u00fcrmek durumundad\u0131rlar. Bunlardan bilhassa K\u00f6rfez \u00fclkelerindeki \u00f6zel \u0130Y\u00d6K sahipleri olan \u015fah\u0131s, vak\u0131f ve sivil kurumlar zaten b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde b\u00f6lgedeki monar\u015filerin \u00fcyeleri olan zengin \u00e7evrelere ait oldu\u011fu i\u00e7in, bu noktada resmi-sivil ayr\u0131m\u0131 da fazla bir anlam ta\u015f\u0131mamaktad\u0131r. Durum bu olunca \u0130slami bilgi \u00fcretimi ve \u00f6\u011fretimi alan\u0131nda faaliyet g\u00f6steren bu kurumlar\u0131n \u0130slami \u00f6\u011fretiyi ancak y\u00f6netimlerin ve stat\u00fckolar\u0131n \u00e7izdi\u011fi s\u0131n\u0131rlar\u0131 a\u015fmamak kayd\u0131yla ger\u00e7ekle\u015ftirebildikleri ve y\u00f6netime kar\u015f\u0131 gerekti\u011finde ele\u015ftirel ve muhalif bir tav\u0131r sergileyerek, \u00f6\u011fretim faaliyetlerini bu \u00e7izgide y\u00fcr\u00fctebildiklerini s\u00f6ylemek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir, ki bunun anlam\u0131 \u201csiyasetin ve stat\u00fckonun g\u00fcd\u00fcm\u00fcnde din \u00f6\u011fretimi\u201ddir. Tarih boyunca Yahudi, Hristiyan ya da M\u00fcsl\u00fcman olsun b\u00fct\u00fcn medeniyetlerde ve toplumlarda y\u00f6netimlerin dini ve din adamlar\u0131n\u0131 kendi \u00e7\u0131karlar\u0131 ve ama\u00e7lar\u0131 do\u011frultusunda kontrol etme e\u011filiminde olduklar\u0131 bilinmeyen bir \u015fey de\u011fildir. Bu olgu konumuz olan \u0130Y\u00d6K a\u00e7\u0131s\u0131ndan da hala ge\u00e7erli bir tespittir. Buradan hareketle \u00fclkemiz dahil \u0130Y\u00d6K n\u0131n ciddi bir \u00f6zerklik ve ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k problemiyle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya bulunduklar\u0131n\u0131 s\u00f6ylemek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Bu noktada \u00fclkemizdeki ilahiyat fak\u00fcltelerinin \u0130slam \u00fclkelerindeki benzer akademik kurumlar\u0131n gerisinde kald\u0131\u011f\u0131 bir hususa da i\u015faret etmeden ge\u00e7memek gerekir. \u00dclkemizdeki ilahiyat fak\u00fcltelerinin idari yap\u0131s\u0131, genel devlet yap\u0131s\u0131n\u0131n karakterinin bir uzant\u0131s\u0131 ya da yans\u0131mas\u0131 olarak, akademik olanlar da dahil yetkilerin fak\u00fclte y\u00f6netiminde topland\u0131\u011f\u0131 merkeziyet\u00e7i ve otoriter niteliktedir. Buna mukabil mesela Suudi Arabistan gibi bir \u00fclkede gerek Usulu\u2019d-D\u00een, gerek e\u015f-\u015eer\u00eea ve gerekse ed-Da\u2019ve ve\u2019l-\u0130r\u015f\u00e2d fak\u00fcltelerinde fak\u00fclte y\u00f6netimi sadece idari-mali zorunlu i\u015fleri y\u00fcr\u00fctmekte olup, akademik konular tamamen b\u00f6l\u00fcmlere b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015f durumdad\u0131r. Bu sebeple b\u00f6l\u00fcm kurullar\u0131 bizdeki ilahiyat fak\u00fcltelerinin y\u00f6netim kurullar\u0131 ve akademik kurullar\u0131 gibi \u00e7al\u0131\u015fmaktad\u0131r. Bu da bizim ilahiyat fak\u00fcltelerimizin aksine yetkilerin da\u011f\u0131t\u0131ld\u0131\u011f\u0131 ve b\u00fcy\u00fck oranda adem-i merkeziyet\u00e7i bir yap\u0131lanman\u0131n tercih edildi\u011fi anlam\u0131na gelmektedir ki, bu a\u00e7\u0131dan \u00fclkemizin mesela bir Suudi Arabistan\u2019\u0131n dahi gerisine d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f olmas\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcr\u00fcc\u00fcd\u00fcr. HEDEFLER\u0130 VE AMA\u00c7LARI A\u00c7ISINDAN \u0130SLAM\u0130 Y\u00dcKSEK \u00d6\u011eRET\u0130M KURUMLARI (\u0130Y\u00d6K ) : \u0130slam D\u00fcnyas\u0131nda \u0130Y\u00d6K yap\u0131lar\u0131n\u0131n hedef ve ama\u00e7lar bak\u0131m\u0131ndan homojen ve standart olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, yap\u0131lanmalar\u0131n \u00fclkeden \u00fclkeye de\u011fi\u015fiklik arz etti\u011fini rahatl\u0131kla ifade edebiliriz. \u0130Y\u00d6K n\u0131n b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde toplumlar\u0131 din ve din adamlar\u0131 arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla kontrolde tutmak amac\u0131na hizmet etmek \u00fczere dizayn edildi\u011fi g\u00f6z \u00f6n\u00fcne al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda, bu kurumlar\u0131n tamamen bu amac\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirecek din adam\u0131 ve ilim adam\u0131 kadrolar\u0131n\u0131 temine y\u00f6neldikleri s\u00f6ylenebilir. Bir anlamda bu kurumlar\u0131n asl\u0131nda devlet kurumlar\u0131nda istihdam edilecek din g\u00f6revlileri, din adamlar\u0131 ve ilim adamlar\u0131 yeti\u015ftirmeye y\u00f6nelik kurumlar olduklar\u0131n\u0131 da ayn\u0131 \u015fekilde ifade etmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Ne var ki bu temel amaca ula\u015fmak i\u00e7in benimsenen modeller \u00fclkeden \u00fclkeye de\u011fi\u015fiklik arz edebilmektedir. Bu konuda s\u00f6z\u00fc uzatmamak i\u00e7in \u00fclkemizdeki kurumsal yap\u0131 ile baz\u0131 \u0130slam \u00fclkelerinin kurumsal yap\u0131lar\u0131 aras\u0131nda yap\u0131lacak bir mukayese, genel olarak bir fikir edinmemizi de sa\u011flayabilecektir. Bilindi\u011fi gibi \u00fclkemizde de \u0130Y\u00d6K olarak sadece \u0130lahiyat fak\u00fclteleri hizmet vermektedir. \u0130ster resmi \u00fcniversiteler, isterse vak\u0131f \u00fcniversiteleri b\u00fcnyesindeki \u0130lahiyat fak\u00fclteleri olsun bu kurumlar, birtak\u0131m istisnalar hari\u00e7, genel olarak farkl\u0131 alanlarda hayata at\u0131lan \u00fc\u00e7 tip \u00f6\u011frenci mezun etmektedirler: a) Diyanet \u0130\u015fleri ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131nda imam, vaiz, m\u00fcft\u00fc olarak ya da merkez te\u015fkilatta g\u00f6rev alacak olanlar, b) MEB de Din-Ahlak bilgisi \u00f6\u011fretmeni olarak g\u00f6rev alacaklar, c) \u0130lahiyat fak\u00fcltelerinde akademik kariyer yapacak olanlar. \u00dclkemizde bu birbirinden olduk\u00e7a farkl\u0131 mahiyetteki mesleklerin adaylar\u0131 ayn\u0131 fak\u00fcltede ve gerekli uzmanla\u015fma sa\u011flanmaks\u0131z\u0131n, neredeyse ayn\u0131 e\u011fitimi&#8230;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_monsterinsights_skip_tracking":false,"_monsterinsights_sitenote_active":false,"_monsterinsights_sitenote_note":"","_monsterinsights_sitenote_category":0,"footnotes":""},"categories":[8],"tags":[],"class_list":["post-360","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-yazilar"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/360","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcomments&post=360"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/360\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":361,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/360\/revisions\/361"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fmedia&parent=360"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcategories&post=360"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Ftags&post=360"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}