﻿{"id":364,"date":"2016-10-28T16:46:37","date_gmt":"2016-10-28T14:46:37","guid":{"rendered":"http:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/?p=364"},"modified":"2016-10-28T16:46:37","modified_gmt":"2016-10-28T14:46:37","slug":"islami-laiklestirme-girisimine-teolojik-katkinin-imkani-uezerine","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/?p=364","title":{"rendered":"\u0130slam\u2019\u0131 Laikle\u015ftirme Giri\u015fimine Teolojik Katk\u0131n\u0131n \u0130mkan\u0131 \u00dczerine"},"content":{"rendered":"<p><strong>\u2013 \u0130slam\u2019\u0131n \u00d6z\u00fcnde Laik Oldu\u011fu S\u00f6yleminin Analizi \u2013<\/strong><\/p>\n<p><em>Giri\u015f Yerine: \u0130slam D\u00fcnyas\u0131 ve Laiklik<\/em><\/p>\n<p>\u0130slam d\u00fcnyas\u0131nda sek\u00fcler temele dayal\u0131 laiklik genelde bat\u0131l\u0131 g\u00fc\u00e7lerin te\u015fvik ve deste\u011finde, bat\u0131l\u0131la\u015fm\u0131\u015f veya Bat\u0131c\u0131 siyasal elitler eliyle yayg\u0131nla\u015ft\u0131r\u0131lmaya veya dayat\u0131lmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lan bir de\u011fi\u015fim olgusu olarak s\u00fcrekli bir gerilim konusu olagelmi\u015ftir. Maamafih bu de\u011fi\u015fimi me\u015frula\u015ft\u0131rmak amac\u0131yla laikli\u011fin \u0130slam\u2019a veya \u0130slam\u2019\u0131n laikli\u011fe ayk\u0131r\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131 yolunda birtak\u0131m iddialar ileri s\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015fse de, bu iddialar \u0130slam d\u00fcnyas\u0131nda genel olarak M\u00fcsl\u00fcmanlar, \u0130slam ulemas\u0131 ve \u0130slam m\u00fctefekkirleri taraf\u0131ndan kabul g\u00f6rmek \u015f\u00f6ye dursun fazlaca ciddiye de al\u0131nmam\u0131\u015ft\u0131r. Bunun sebebi \u00e7ok a\u00e7\u0131kt\u0131r: \u0130slam toplumlar\u0131n\u0131 laikle\u015ftirme \u00e7abalar\u0131 \u0130slam d\u00fcnyas\u0131n\u0131n sahici bir talebi olmaktan ziyade, bu toplumlara dayat\u0131lan bir proje olarak ortaya \u00e7\u0131k(ar\u0131l)m\u0131\u015f ve tabii olarak M\u00fcsl\u00fcmanlar taraf\u0131ndan b\u00f6yle alg\u0131lanm\u0131\u015f ve hep ku\u015fkuyla kar\u015f\u0131lanm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130slam \u00fclkelerindeki y\u00f6netimlerin siyasi y\u00f6nelim ya da zihniyet ve d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc bak\u0131m\u0131ndan genellikle Bat\u0131 e\u011filimli olmalar\u0131, Bat\u0131 s\u00f6m\u00fcrgecili\u011finden yeni kurtulmu\u015f olan \u0130slam \u00fclkelerinde hakl\u0131 olarak laiklik meselesine de Bat\u0131l\u0131 bir proje olarak bak\u0131lmas\u0131na yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. Bu tepkili ve ku\u015fkulu bak\u0131\u015fta, Osmanl\u0131 imparatorlu\u011funun par\u00e7alan\u0131p \u0130slam d\u00fcnyas\u0131n\u0131n ulus devletler \u015feklinde da\u011f\u0131t\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131n\u0131n, ard\u0131ndan da bu uluslara sek\u00fcler modellerin empoze edilmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131lmas\u0131n\u0131n yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 s\u0131k\u0131\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015fl\u0131k psikolojinin etkisini de unutmamak gerekir. \u00d6zetle, \u00e7a\u011f\u0131m\u0131zda pek \u00e7ok \u0130slam \u00fclkesinde halk\u0131n laiklik esas\u0131na dayanmay\u0131p huhuk\u00ee ve siyas\u00ee temelde \u0130slam devleti anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 savunmas\u0131, laiklik ilkesinin anayasal olarak kabul edildi\u011fi \u00fclkelerde ise laikli\u011fin s\u00fcrekli olarak tart\u0131\u015fma konusu olmas\u0131, \u0130slam aleminde laiklik meselesinin \u0130slami a\u00e7\u0131dan genel kabul g\u00f6ren bir \u015fey olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne sermektedir.<\/p>\n<p>Elbette burada laiklik esas\u0131n\u0131n \u0130slam d\u00fcnyas\u0131nda kabul g\u00f6rmemesinin bu harici etkenin yan\u0131 s\u0131ra dahili birtak\u0131m tarihi, siyasi, i\u00e7timai ve dini sebepleri bulundu\u011funu da g\u00f6z ard\u0131 etmemek gerekir. Zira Bat\u0131\u2019da laiklik Kilise\u2019den ba\u011f\u0131ms\u0131zla\u015fma \u015feklinde tezah\u00fcr etmi\u015ftir ve Bat\u0131 medeniyeti i\u00e7in pek \u00e7ok a\u00e7\u0131dan anlaml\u0131 bir geli\u015fmedir. Ne var ki \u0130slam d\u00fcnyas\u0131 i\u00e7in ayn\u0131 ihtiya\u00e7tan s\u00f6z etmek tarihi a\u00e7\u0131dan m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir; \u00e7\u00fcnk\u00fc \u0130slam medeniyeti tarihinde \u2013 baz\u0131 y\u00f6nlerden \u015eii gelenekle bir benzerlik kurulsa veya zaman zaman baz\u0131 uleman\u0131n siyasete aktif olarak m\u00fcdahil oldu\u011fu g\u00f6r\u00fclse bile \u2013 Kilise benzeri bir dinsel kurum, din adamlar\u0131 s\u0131n\u0131f\u0131 ve tahakk\u00fcm\u00fcne hi\u00e7bir d\u00f6nemde tan\u0131k olunmam\u0131\u015ft\u0131r. Buna ba\u011fl\u0131 olarak da, \u0130slam medeniyeti tarihinde din-d\u00fcnya ay\u0131r\u0131m\u0131 \u015feklinde form\u00fcle edilen t\u00fcrden bir farkl\u0131la\u015fma ihtiyac\u0131 hissedilmemi\u015ftir. Bunu s\u00f6ylerken, zaman zaman g\u00f6r\u00fclen d\u00fcnyevile\u015fme e\u011filimlerinin bu ba\u011flamda din-d\u00fcnya ay\u0131r\u0131m\u0131yla kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmamas\u0131 gerekti\u011fini de hat\u0131rlatmakta yarar g\u00f6r\u00fcyoruz.<\/p>\n<p>\u0130slam d\u00fcnyas\u0131n\u0131n sek\u00fcler laiklik kar\u015f\u0131s\u0131nda tak\u0131nd\u0131\u011f\u0131 bu a\u00e7\u0131k ve otantik tavra ra\u011fmen, laikli\u011fi \u0130slam\u2019la ba\u011fda\u015ft\u0131rma veya laikli\u011fin \u0130slam\u2019a ayk\u0131r\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ispatlama \u00e7abalar\u0131 da g\u00fcndemdeki \u00f6nceli\u011fi b\u00f6lgeye ve d\u00f6neme g\u00f6re de\u011fi\u015fmekle birlikte hep var olagelmi\u015ftir. Bu t\u00fcr operasyonel \u00e7abalara Frans\u0131z usul\u00fc kat\u0131 laiklik modelini toplum m\u00fchendisli\u011finin bir arac\u0131 olarak benimseyen T\u00fcrkiye ve Tunus gibi M\u00fcsl\u00fcman \u00fclkelerde daha s\u0131k tan\u0131k olunmas\u0131 ise \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131 de\u011fildir. Son y\u0131llarda \u00fclkemizde de g\u00fcndem i\u015fgal etmeye yeniden talip oldu\u011fu ve olmaya devam edece\u011fi anla\u015f\u0131lan bu t\u00fcr projelerin destek\u00e7ili\u011fini yapan baz\u0131 \u00e7evrelerin ve teknokratl\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00fcstlenen teologlar\u0131n dayand\u0131\u011f\u0131 temel tez \u2013 medyada dile getirilmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u015fekliyle \u2013 mealen \u015fudur:<\/p>\n<blockquote><p>\u0130slam d\u00fcnyas\u0131nda en iyi M\u00fcsl\u00fcmanl\u0131k bizim M\u00fcsl\u00fcmanl\u0131\u011f\u0131m\u0131zd\u0131r. Arap \u0130slam\u2019\u0131 bize uymaz, zira o bedevilerin M\u00fcsl\u00fcmanl\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Biz ise medeni\/hadari bir \u0130slam\u2019\u0131 temsil ediyoruz. Ayr\u0131ca, bizim M\u00fcsl\u00fcmanl\u0131\u011f\u0131m\u0131z ak\u0131lc\u0131 ve \u0131l\u0131ml\u0131 (!) bir \u0130slami yoruma dayan\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla, laiklik ile T\u00fcrk \u0130slam\u2019\u0131 aras\u0131nda mutlu bir izdiva\u00e7 pekala m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr.<\/p><\/blockquote>\n<p>Bu naiv ve romantik iddia, asl\u0131nda Ziya G\u00f6kalp\u2019ten m\u00fclhem fikirlerin \u00fcr\u00fcn\u00fc olup, kendilerini resmi ideoloji savunucusu olarak sergileyen \u00f6zellikle T\u00fcrk\u00e7\u00fc ve \u2013 gariptir ki \u2013 \u00f6zde gelenekselci \u00e7evrelerce farkl\u0131 \u015fekillerde zaman zaman dile getirilegelmi\u015ftir. Daha liberal, daha \u0131l\u0131ml\u0131, daha merkeziyet\u00e7i ve tabii ki daha T\u00fcrk bir \u0130slam s\u00f6ylemi \u00fcretebilmek amac\u0131yla son zamanlarda \u0130slam medeniyetinin \u00f6nemli bir \u015fahsiyetine el at\u0131ld\u0131\u011f\u0131, ilgililerin g\u00f6z\u00fcnden ka\u00e7mayacak bir geli\u015fmedir. S\u00f6z konusu \u015fahsiyet, bu yaz\u0131da ele alaca\u011f\u0131m\u0131z makalenin de mezkur s\u00f6yleme kaynak k\u0131lmaya yeltendi\u011fi el-M\u00e2tur\u00eed\u00ee\u2019dir. Bu se\u00e7imde, t\u0131pk\u0131 el-Buhari\u2019ye yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi, T\u00fcrk oldu\u011funa dair kesin herhangi bir delil bulunmad\u0131\u011f\u0131 halde el-M\u00e2tur\u00eed\u00ee\u2019nin de T\u00fcrk olarak takdim edilmesinin elbette \u00f6nemli rol\u00fc olsa gerektir. Ancak, di\u011fer yandan, onun fikirlerinin \u0130slam i\u00e7inde laikli\u011fi me\u015frula\u015ft\u0131rma amac\u0131na hizmet edebilece\u011fi y\u00f6n\u00fcndeki \u2018kula\u011fa f\u0131s\u0131ldamalar\u2019 da bu i\u015f i\u00e7in el-M\u00e2tur\u00eed\u00ee\u2019nin se\u00e7ilmesinde etkili olmu\u015f g\u00f6r\u00fcnmektedir. Bu yaz\u0131da, onun T\u00fcrk olup olmad\u0131\u011f\u0131 meselesini bir tarafa b\u0131rakarak \u2013 zira M\u00fcsl\u00fcman i\u00e7in \u0131rk\u0131n hi\u00e7 bir \u00f6nemi yoktur \u2013 as\u0131l ele almak istedi\u011fimiz konuya, yani laikli\u011fi \u0130slam ad\u0131na me\u015fru g\u00f6stermek i\u00e7in el-M\u00e2tur\u00eed\u00ee\u2019nin d\u00fc\u015f\u00fcncelerinin nas\u0131l kullan\u0131lmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve onun fikirlerinin bu amaca hizmet etmeye ger\u00e7ekten elveri\u015fli olup olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 irdelemeye \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131z.<\/p>\n<p><em>Diyanet-Siyaset Ay\u0131r\u0131m\u0131ndan Din-D\u00fcnya Ay\u0131r\u0131m\u0131na: Ba\u011flam Sapt\u0131rmaca<\/em><\/p>\n<p>Bu konuyu ele almam\u0131za, yak\u0131nda yay\u0131mlanan bir yaz\u0131 vesile olmu\u015ftur. S\u00f6z konusu yaz\u0131, \u201c\u0130mam M\u00e2tur\u00eed\u00ee\u2019ye G\u00f6re Diyanet-Siyaset Ayr\u0131m\u0131 ve \u00c7a\u011fda\u015f Tart\u0131\u015fmalarla Mukayesesi\u201d ba\u015fl\u0131kl\u0131 ve S\u00f6nmez Kutlu taraf\u0131ndan kaleme al\u0131nm\u0131\u015f olan bir yaz\u0131d\u0131r. Gev\u015fek dokulu ve olandan ziyade yazar\u0131n olmas\u0131n\u0131 istedi\u011fini yans\u0131tan (wishful thinking) bu yaz\u0131n\u0131n daha ilk sat\u0131rlar\u0131nda bilimsel a\u00e7\u0131dan birtak\u0131m zaaflar hemen g\u00f6ze \u00e7arpmaktad\u0131r. Nitekim yazar daha ilk sat\u0131rlarda, Bat\u0131\u2019n\u0131n din ile devlet i\u015flerini ay\u0131rmay\u0131 ba\u015fard\u0131\u011f\u0131 (!), bu yeni durum kar\u015f\u0131s\u0131nda M\u00fcsl\u00fcman toplumlar\u0131n Bat\u0131 tipi bir laikli\u011fin d\u0131\u015f\u0131nda kalmay\u0131 ba\u015faramad\u0131klar\u0131 (a.g.m.,s. 55) \u015feklindeki tespitiyle, asl\u0131nda i\u015fin ba\u015f\u0131nda ger\u00e7eklerle ba\u011fda\u015fmayan bir iddiadan yola \u00e7\u0131kmakta bir beis g\u00f6rmemektedir. Oysa, bu tespitin ger\u00e7ekleri yans\u0131tmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rmek i\u00e7in \u0130slam d\u00fcnyas\u0131na \u015f\u00f6yle bir g\u00f6z atmak bile yeterlidir. Mesela her biri a\u00e7\u0131k\u00e7a \u015eeriat\u2019\u0131 esas ald\u0131\u011f\u0131n\u0131 ilan etmi\u015f olan Suudi Arabistan, \u0130ran, Pakistan, Sudan ve Afganistan\u2019\u0131n neresi Bat\u0131 tipi laiktir. Yine M\u0131s\u0131r, \u00dcrd\u00fcn, Uman, Libya, Suriye, Yemen, Cezayir ve Fas\u2019ta Bat\u0131 tipi laiklik nerededir? Hele Malezya \u015eeriat\u2019a dayal\u0131 tamamen nevi \u015fahs\u0131na mahsus bir modeldir. Yazar\u0131n sadece \u0130slam d\u00fcnyas\u0131n\u0131 de\u011fil Bat\u0131\u2019y\u0131 da tan\u0131mad\u0131\u011f\u0131 ve Bat\u0131\u2019da standart bir laiklik modeli bulundu\u011funu zannetti\u011fi anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r. Halbu ki Bat\u0131\u2019da ABD, \u0130ngiltere, Fransa ve Almanya\u2019n\u0131n her birinin kendine mahsus laiklik uygulamalar\u0131 oldu\u011fu gibi, Norve\u00e7 gibi, anayasas\u0131nda a\u00e7\u0131k\u00e7a devletin kamu dininin evanjelik Luteryenlik oldu\u011funu, kral\u0131n devlet dinine ba\u011fl\u0131 olmak ve onu korumakla m\u00fckellef oldu\u011funu, bakanlar kurulunun yar\u0131dan fazlas\u0131n\u0131n devlet dinine mensup olmas\u0131 gerekti\u011fini kabul eden Bat\u0131l\u0131 \u00fclkeler bile vard\u0131r \u2013 hatta \u0130srail\u2019i de Bat\u0131\u2019ya dahil edecek olursak, dinci (!) ve \u015feriat\u00e7\u0131 (!) Bat\u0131l\u0131 \u00fclkelerin varl\u0131\u011f\u0131ndan s\u00f6z etmek de yanl\u0131\u015f olmayacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Yazar\u0131n iddialar\u0131n\u0131n ne kadar zay\u0131f temellere dayand\u0131\u011f\u0131n\u0131n bir ba\u015fka g\u00f6stergesi de, onun uzmanl\u0131\u011f\u0131 icab\u0131 iyi bilmesi gereken \u0130slam d\u00fc\u015f\u00fcncesi alan\u0131nda sergiledi\u011fi tav\u0131rd\u0131r. \u0130nan\u0131lmas\u0131 g\u00fc\u00e7 ama, yazar, gerek S\u00fcnni gerek \u015eii gelenekte halifelere \u201cs\u0131n\u0131rs\u0131z\u201d dini, siyasi ve hukuki yetkiler verildi\u011fi \u015feklinde ger\u00e7eklere ayk\u0131r\u0131 bir iddiay\u0131 ileri s\u00fcrebilmi\u015ftir (s. 55). Oysa, ne S\u00fcnni ne de \u015eii gelenekte halifelere s\u0131n\u0131rs\u0131z yetki verilmesi s\u00f6z konusudur; \u00e7\u00fcnk\u00fc en az\u0131ndan bir M\u00fcsl\u00fcman olarak halifelerin yetkileri \u0130slam\u2019\u0131n emir ve yasaklar\u0131yla s\u0131n\u0131rl\u0131d\u0131r. Nitekim ilgili literat\u00fcrde buna dair say\u0131s\u0131z nass ve yorum bulmak zor de\u011fildir. Hele halifelere, Allah\u2019a ait baz\u0131 s\u0131fat ve isimler verilerek \u201chi\u00e7bir makam taraf\u0131ndan sorgulanamayan dokunulmaz ki\u015filer\u201d haline getirildikleri yolundaki genelleme (s. 55), bilimsel bir tespit olmaktan o denli uzakt\u0131r ki, kendi tarihimiz hakk\u0131ndaki art\u0131k vadesi doldu\u011fu i\u00e7in terk edilen bildik politik s\u00f6ylemi and\u0131rmaktad\u0131r. Farkl\u0131 bir yakla\u015f\u0131mla, \u0130slam tarihinde ve \u0130slam d\u00fc\u015f\u00fcncesinde iktidarlara y\u00f6nelik olarak me\u015fru muhalefet, ba\u015fkald\u0131r\u0131 ve hatta isyan yakla\u015f\u0131mlar\u0131n\u0131n s\u00f6z konusu oldu\u011funu g\u00f6rmek zor de\u011fildir. \u00d6te yandan, M\u00fcsl\u00fcman havzada umeran\u0131n me\u015fruiyetinin \u015fu veya bu \u00f6l\u00e7\u00fcde uleman\u0131n deste\u011finden ge\u00e7ti\u011fi, ehli taraf\u0131ndan bilinen en basit tarihi hakikatler aras\u0131ndad\u0131r. Bu durum, bir g\u00f6r\u00fc\u015fe g\u00f6re en son \u0130slam imparatorlu\u011fu kabul edilebilecek olan Osmanl\u0131 devleti i\u00e7in de ge\u00e7erli olup, padi\u015fahlar\u0131n, ald\u0131klar\u0131 kararlar\u0131n me\u015fruiyetini teminen \u2013 bazen sureta da olsa \u2013 \u015feyhulislamlara dan\u0131\u015ft\u0131klar\u0131 da, bir nebze Osmanl\u0131 tarihi okuyan herkesin malumudur. Bu gibi iddialarda bulunulurken ihtiyatl\u0131 bir \u00fcslup kullanmak ve do\u011frulu\u011fu ilmi olarak ortaya konmam\u0131\u015f hususlarda en az\u0131ndan kesin konu\u015fmama yolunu tercih etmek daha isabetli olurdu.<\/p>\n<p>Benzer \u015fekilde, genelde din alimlerinin siyasetin yan\u0131nda ve \u00e7o\u011fu kere de emrinde oldu\u011fu iddias\u0131 da (s. 55), her t\u00fcrl\u00fc insaf \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcnden uzak kat\u0131 bir genelleme olarak biraz a\u015f\u0131r\u0131ya ka\u00e7m\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcnmektedir. Zira b\u00f6yle bir iddia, tarih boyunca ya\u015fam\u0131\u015f olan, her mezhep ve co\u011frafyadan b\u00fct\u00fcn ulemay\u0131 kapsad\u0131\u011f\u0131 istatistiki olarak ortaya konmad\u0131k\u00e7a, uleman\u0131n \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bir k\u0131sm\u0131n\u0131 itham alt\u0131nda b\u0131rakmaktan ba\u015fka bir i\u015fe yaramayacakt\u0131r. Mezhepler tarihi alan\u0131nda \u00e7al\u0131\u015fan biri olarak yazar, \u0130slam tarihinde \u201csab\u0131r\u201d ekol\u00fc yan\u0131nda, onun iddias\u0131n\u0131 nakzeden \u201cdevrimci\u201d ve \u201ctemekk\u00fcnc\u00fc\u201d ekollerin bulundu\u011funu da biliyor olmal\u0131d\u0131r. Asl\u0131nda elimizdeki biyografik kaynaklarda, yazar\u0131n iddias\u0131n\u0131n aksine, \u2013 \u00f6zellikle belli d\u00f6nemlerde \u2013 uleman\u0131n genellikle y\u00f6netimlere muhalif bir tutum sergilediklerine dair zengin bir malzeme mevcuttur. Bu yaz\u0131 \u00e7er\u00e7evesinde, sadece el-Hasan el-Basri, Amr b.Ubeyd, Vas\u0131l b. Ata, \u0130mam Zeyd ve Ebu Hanife gibi \u015fahsiyetlere ve Nevin Mustafa\u2019n\u0131n \u0130slam Siyasi D\u00fc\u015f\u00fcncesinde Muhalefet adl\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131ndaki verilere i\u015faret etmek bile bu konuda fikir vermek i\u00e7in yeterli olacakt\u0131r. Bilim adam\u0131ndan, kolayc\u0131 genellemelerle i\u015fi ge\u00e7i\u015ftirmesi de\u011fil, hangi d\u00f6nemi, mezhebi veya co\u011frafyay\u0131 kastetti\u011fini tasrih etmek ve iddias\u0131n\u0131 bu konuda yap\u0131lm\u0131\u015f ciddi bilimsel ara\u015ft\u0131rmalarla desteklemek suretiyle, gelmesi muhakkak olan bu gibi ele\u015ftirilere meydan vermemesi beklenir.<\/p>\n<p>Daha \u00f6nce de ifade etti\u011fimiz gibi, s\u00f6z konusu yaz\u0131n\u0131n temel problemlerden birisi, yazar\u0131n, \u0130slam\u2019a sadakatini \u2013 \u015fu veya bu \u00f6l\u00e7\u00fcde \u2013 muhafaza etmi\u015f olan Osmanl\u0131 ile T\u00fcrkiye Cumhuriyeti\u2019nin sek\u00fclerizm ve pozitivizm eksenli laiklik uygulamalar\u0131n\u0131 ayn\u0131 kategoride de\u011ferlendirmi\u015f olmas\u0131d\u0131r (s. 55). Muhtemelen bunun da sebebi, Osmanl\u0131daki modernizasyon politikalar\u0131 ile T\u00fcrkiye Cumhuriyeti\u2019nin sek\u00fclerizasyon politikalar\u0131n\u0131n ayn\u0131 kefeye konmas\u0131 ve ikisi aras\u0131ndaki \u00f6zsel fark\u0131n g\u00f6zden ka\u00e7\u0131r\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Yine din-devlet ay\u0131r\u0131m\u0131na i\u015faretle kullan\u0131lan \u201cBu ay\u0131r\u0131m hukuki, teolojik ve sosyolojik arg\u00fcmanlarla me\u015frula\u015ft\u0131r\u0131lmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015f olmakla birlikte hen\u00fcz tam olarak ger\u00e7ekle\u015ftirilememi\u015ftir.\u201d(s. 55) ifadelerine bak\u0131larak, yazar\u0131n bu i\u015fin tam olarak ger\u00e7ekle\u015ftirilmesine taraftar oldu\u011fu sonucuna varmak \u2013 yaz\u0131n\u0131n geneli de g\u00f6z \u00f6n\u00fcne al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda \u2013 hi\u00e7 de zor de\u011fildir. T\u00fcrkiye\u2019deki laiklik modeli ve uygulamalar\u0131 g\u00f6z \u00f6n\u00fcne al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda bir \u0130lahiyat\u00e7\u0131n\u0131n konuya ele\u015ftirel bir \u015fekilde yakla\u015fmas\u0131 beklenirken, tersi<br \/>\nbir durumun g\u00f6r\u00fclmesi, din-devlet il\u015fkisinde devleti y\u00fccelten ve \u0130slam\u2019\u0131 bu devletin<br \/>\npolitikalar\u0131 i\u00e7in bir ara\u00e7 olarak g\u00f6ren devlet\u00e7i \u2013 ve T\u00fcrk\u00e7\u00fc \u2013 modernist yakla\u015f\u0131mlar\u0131 \u00e7a\u011fr\u0131\u015ft\u0131rmaktad\u0131r. (Bu ba\u011flamda, yaz\u0131m\u0131z\u0131n ba\u015flar\u0131nda da i\u015faret edildi\u011fi gibi, yazar\u0131n el-M\u00e2tur\u00eed\u00ee ile ilgili olarak haz\u0131rlad\u0131\u011f\u0131 antolojide, onu, ortada hi\u00e7 bir \u201cdelil\u201d olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 itiraf etti\u011fi halde, birtak\u0131m zorlamalarla T\u00fcrk olarak g\u00f6stermeye \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 da dikkat \u00e7ekicidir.)<\/p>\n<p>Yazar\u0131n aceleye getirdi\u011fi ve \u00fczerinde fazla d\u00fc\u015f\u00fcnmeye f\u0131rsat bulamad\u0131\u011f\u0131 anla\u015f\u0131lan ifadeleri bunlarla s\u0131n\u0131rl\u0131 de\u011fildir.Yukar\u0131da s\u00f6z\u00fc edilen zaaflara eklenebilecek bir ba\u015fka \u00f6rnek de, Hilafet\u2019in kald\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131 ve bunun yerine milli hakimiyet tezinin ikame edilmesini isteyen Seyyid Bey\u2019in bu \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131n\u0131 bir laikle\u015fme \u00f6nerisi olarak sunarken (s. 56), milli hakimiyet esas\u0131na g\u00f6re milletin pekala \u0130slami esaslara dayal\u0131 bir y\u00f6netimi isteyebilece\u011fi, dolay\u0131s\u0131yla laikli\u011fin milli hakimiyetin laz\u0131m-\u0131 gayr-\u0131 mufar\u0131k\u0131, yani olmazsa olmaz \u015fart\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6zden ka\u00e7\u0131rm\u0131\u015f veya g\u00f6z ard\u0131 etmi\u015f olmas\u0131d\u0131r. Ayn\u0131 kafa kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131ndan dolay\u0131, Seyyid Bey\u2019in, Hilafet ve hakimiyet meselesinin dini olmaktan ziyade d\u00fcnyevi ve siyasi bir mesele ve do\u011frudan milletin i\u015fi oldu\u011fu \u015feklindeki y\u00f6neticinin se\u00e7imine m\u00fcteall\u0131k ifadelerini (s. 57) de laiklik ba\u011flam\u0131nda alg\u0131lama hatas\u0131na d\u00fc\u015f\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Halbuki Seyyid Bey\u2019in s\u00f6z konusu eseri bir b\u00fct\u00fcn olarak de\u011ferlendirildi\u011finde, onun bug\u00fcnk\u00fc anlamda bir laiklikle ilgilenmedi\u011fi, amac\u0131n\u0131n sadece y\u00f6netim tarz\u0131 olarak, Hilafet\u2019ten ziyade halk egemenli\u011fine taraftar oldu\u011funu ortaya koymak oldu\u011fu, ama y\u00f6netimin \u0130slami esaslar\u0131 bir tarafa b\u0131rakarak hareket etmesi gibi bir d\u00fc\u015f\u00fcnceyle uzaktan yak\u0131ndan ilgisinin bulunmad\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fclecektir. Bir ba\u015fka ifadeyle, onun muhtevadan ziyade \u015fekilden bahsetti\u011fi anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r; ki, bunun g\u00fcn\u00fcm\u00fcz T\u00fcrkiye\u2019sindeki laiklikle uzaktan yak\u0131ndan bir alakas\u0131 yoktur. Nitekim bizzat yazar\u0131n kendisi de bir yerde hakimiyet-i milliye fikrinin laiklikle uzaktan yak\u0131ndan alakas\u0131 bulunmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6sterircesine, bu fikrin saltanata kar\u015f\u0131 halifenin se\u00e7imle i\u015f ba\u015f\u0131na getirilmesi amac\u0131yla ortaya at\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131k\u00e7a ifade etmektedir (s. 59).<br \/>\n\u0130\u015fin do\u011frusu, laikli\u011fin ne oldu\u011fu ve Kur\u2019an\u2019\u0131n \u00f6\u011fretisinin ne anlama geldi\u011fi konusunda yazar\u0131n birikiminin yeterlili\u011fi konusunda insan teredd\u00fcde d\u00fc\u015fmektedir. Zira o Kur\u2019an\u2019da y\u00f6netim esaslar\u0131na \u2013 mesela halifenin kim olaca\u011f\u0131na \u2013 ili\u015fkin olarak birtak\u0131m genel ilkeler d\u0131\u015f\u0131nda tafsilata girilmedi\u011fine dair bildik s\u00f6ylemi tekrarlarken (s. 56), bunun laikli\u011fe bir zemin te\u015fkil edebilece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnmekte; ne var ki, Kur\u2019an\u2019\u0131n, siyasete, ekonomiye, hukuka, uluslararas\u0131 ili\u015fkilere, ayr\u0131ca toplumsal alana ili\u015fkin pek \u00e7ok talepler i\u00e7erdi\u011fini ve bunlar\u0131n yerine getirilmesini M\u00fcsl\u00fcmanlara emretti\u011fini unutmaktad\u0131r. Bu husustan gaflet etmesinin bir sonucu olarak, konuyla ilgili baz\u0131 Kur\u2019\u00e2n\u00ee kavramlara tek tarafl\u0131 ve iddias\u0131n\u0131 desteleyecek \u015fekilde manalar vermekten de geri durmamaktad\u0131r. Nitekim Kur\u2019an\u2019da ge\u00e7en \u201chalife\u201d teriminin hi\u00e7 bir siyasi ima ta\u015f\u0131mad\u0131\u011f\u0131n\u0131 kesin bir dille ileri s\u00fcrerken (s. 56), bu terimin b\u0131rak\u0131n siyasi boyutuna dair yorumlar\u0131 , b\u00fct\u00fcn yery\u00fcz\u00fcn\u00fc ve hatta evreni kapsayan kozmik boyutunu g\u00fcndeme getiren yorumlar da g\u00f6rmezlikten gelinmi\u015ftir. Sadece Kur\u2019an de\u011fil S\u00fcnnet ve hadisler konusunda da yazar ayn\u0131 tavr\u0131 s\u00fcrd\u00fcrm\u00fc\u015f ve ciddi bir inceleme yapmadan rastgele h\u00fck\u00fcmler vermekte bir beis g\u00f6rmemi\u015ftir. Hatta bunu yaparken laf\u0131zc\u0131l\u0131ktan da yakas\u0131n\u0131 bir t\u00fcrl\u00fc kurtaramam\u0131\u015f ve Hz. Peygamber\u2019den rivayet edilen hadislerde \u201csiyaset\u201d kelimesinin ge\u00e7memesini bir anlamda siyasetin d\u00fcnyevile\u015ftirilmesi ve \u0130slami i\u00e7eri\u011finin bo\u015falt\u0131lmas\u0131 amac\u0131yla kullanmaya tevess\u00fcl edebilmi\u015f (s. 57) ve Hz. Peygamber\u2019in siyasetinin ve devlet y\u00f6netiminin, \u0130slami esaslar\u0131 hayata ge\u00e7irmek i\u00e7in bir ara\u00e7 oldu\u011funu, as\u0131l amac\u0131n\u0131n ise \u0130slam\u2019\u0131n uygulanmas\u0131 oldu\u011funu, dolay\u0131s\u0131yla onun siyaset kelimesini kullanmamas\u0131n\u0131n siyasetin din d\u0131\u015f\u0131 oldu\u011fu anlam\u0131na gelmeyece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnememi\u015ftir. \u0130\u015f, bu \u00f6nemli noktadan gaflet etmekle de kalmam\u0131\u015f, Hz. Peygamber\u2019in bu devlet ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131 g\u00f6revine lay\u0131k g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc \u2013kim taraf\u0131ndan? \u2013 ve bunun Hz. Peygamber\u2019in be\u015fer olarak elde etti\u011fi ba\u015far\u0131lar\u0131n ve bu konudaki kabiliyetinin bir sonucu oldu\u011funu s\u00f6yleyerek (s. 57), onun her \u015feyden \u00f6nce bir peygamber oldu\u011funu ve peygamberli\u011finin askeri, siyasi, idari vb. alanlarda da ona itaati gerektirdi\u011fini nazar-\u0131 dikkate almaks\u0131z\u0131n, bu konuda tam anlam\u0131yla sek\u00fclerist bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131na do\u011fru savrulmu\u015ftur. Keza Hz. Peygamber\u2019in peygamber olmadan \u00f6nce el-Emin s\u0131fat\u0131na lay\u0131k g\u00f6r\u00fclen birisi olarak yapt\u0131\u011f\u0131 hakemlikleri de, siyasi anlamdaki liderlikle kar\u0131\u015ft\u0131rmak (s. 57), \u00fcstelik Mekke toplumunun siyasi liderleri aras\u0131nda Hz. Peygamber\u2019in yer almad\u0131\u011f\u0131na dair en basit bir siyer bilgisini bile g\u00f6z ard\u0131 etmek suretiyle, bizi, kendisinden beklenen bilimsel titizlik ve entelekt\u00fcel d\u00fcr\u00fcstl\u00fck bak\u0131m\u0131ndan s\u00fckut-\u0131 hayale u\u011fratm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Yazar, hadi ba\u015fkalar\u0131 bir yana, kendisinin de yay\u0131n kurulu \u00fcyesi oldu\u011fu derginin edit\u00f6r\u00fc, Hocam\u0131z Mehmed Said Hatibo\u011flu\u2019nun hemen her vesileyle ve \u0131srarla tekrar etmekten b\u0131kmad\u0131\u011f\u0131 \u201c\u0130slam\u2019da din-d\u00fcnya ayr\u0131m\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131\u201d kadim kabul\u00fcyle hesapla\u015fma ihtiyac\u0131 hissetmeksizin, sanki aksiyomatik bir veri imi\u015f gibi \u0130slam\u2019da bir din-d\u00fcnya ayr\u0131m\u0131n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131ndan s\u00f6z etmektedir (s. 57). Elbette herkes gibi yazar\u0131n da do\u011fru veya yanl\u0131\u015f, ki\u015fisel kanaat sahibi olma ve bir tercih yapma hakk\u0131 vard\u0131r; ancak, bu, kar\u015f\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015flerle hesapla\u015farak yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda anlaml\u0131 olur, yoksa onlar\u0131 yok saymak suretiyle yap\u0131lacak tercihler ind\u00eelik ve keyf\u00eelik itham\u0131yla her zaman kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya kalabilecektir. \u00d6yle g\u00f6r\u00fcnmektedir ki, yazar\u0131n temel zaaf\u0131, tam da bu, yani indi ve keyfi davranmay\u0131 kendine yak\u0131\u015ft\u0131rabilmesidir. Yine bu sebeple olsa gerek, Kur\u2019an\u2019\u0131n \u00f6\u011fretisine uygun olarak \u201cAllah\u2019\u0131n, hakimiyetini M\u00fcsl\u00fcman toplumlar vas\u0131tas\u0131yla ger\u00e7ekle\u015ftirdi\u011fine inand\u0131klar\u0131n\u0131\u201d s\u00f6yledi\u011fi Haricileri, s\u0131rf kulland\u0131klar\u0131 sloganda iktibas ettikleri ayetin siyaset veya y\u00f6netimle ilgisi olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 bahane ederek ele\u015ftirirken (s. 58), bu slogan\u0131n muhtevas\u0131n\u0131 do\u011frulayan ba\u015fka ayetlerin bulunup bulunmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ara\u015ft\u0131rmak akl\u0131na gelmemi\u015f g\u00f6r\u00fcnmektedir.<\/p>\n<p>Yazar\u0131n tarafs\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6lgeleyen tutumu, \u015eii d\u00fc\u015f\u00fcnce konusunda daha da a\u00e7\u0131k bir \u015fekilde ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. Zira o, Hz. Ali\u2019nin \u2013 nass ile \u2013 tayinini ispatlamak i\u00e7in \u015eia\u2019n\u0131n uydurma rivayetleri delil olarak kulland\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylerken (s. 58) sanki bu konuda onlar\u0131n delillerinin tamam\u0131n\u0131n uydurma oldu\u011fu havas\u0131 verilmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r; ki, ger\u00e7ekler bunun tam tersine olup, bu rivayetlerin bir k\u0131sm\u0131 S\u00fcnni hadis kaynaklar\u0131nca da makbul addedilen ve uydurma oldu\u011fu s\u00f6ylenmeyen t\u00fcrdendir. Yazar\u0131n daha vahim hatas\u0131 ise, hadis rivayetlerinin sahih olmas\u0131n\u0131n ne anlama geldi\u011fini bilmemesidir. Sahihlik, genellikle isnadla ilgili bir husus olarak alg\u0131lanmakta ise de, asl\u0131nda rivayetlerin g\u00fcvenilirli\u011fi konusunda karar vermek i\u00e7in tek ba\u015f\u0131na yeterli de\u011fildir. Bilakis, rivayetlerin tarihsel ger\u00e7ekli\u011finden s\u00f6z edebilmek i\u00e7in, metin muhtevalar\u0131n\u0131n da sahih olmas\u0131 gerekir; ki, bunu tespit etmenin yolu ise metin tenkidi y\u00f6ntemidir. Ayr\u0131ca, hem isnad hem de metin a\u00e7\u0131s\u0131ndan sahih olsa bile, rivayetlerin Hz. Peygamber\u2019e aidiyetinin matematik bir kesinlik arz etmedi\u011fi hususunu da unutmamak gerekir. Dolay\u0131s\u0131yla, yazar\u0131n \u015eia\u2019ya y\u00f6nelik ele\u015ftirisi bizzat \u015eia taraf\u0131ndan kolayca savu\u015fturulabilecek derecede zay\u0131f bir ele\u015ftiriden \u00f6teye ge\u00e7ememektedir. Mesele halifelerin nass ile tayinine gelmi\u015fken, sadece bu yaz\u0131yla s\u0131n\u0131rl\u0131 olmayan vahim bir yanl\u0131\u015fa da burada dikkat \u00e7ekmekte fayda m\u00fclahaza ediyoruz. Genelde iddia edildi\u011fi gibi yazar da, S\u00fcnnilere g\u00f6re imamlar\u0131n belirlenmesinde se\u00e7imin esas oldu\u011funu, \u015eiilere g\u00f6re ise imam\u0131n nassla belirlendi\u011fini s\u00f6ylerken (s. 58), S\u00fcnni gelenekte de halifelerin kim olaca\u011f\u0131n\u0131n ve s\u0131ras\u0131n\u0131n a\u00e7\u0131k\u00e7a ifade edildi\u011fi y\u00fczlerce hadis rivayetini, yani halifeyi tayin eden nasslar\u0131n bulundu\u011funu s\u00fckutla ge\u00e7i\u015ftirmektedir. Hatta bizzat kendisi S\u00fcnni gelenekte bu ama\u00e7la nasslardan dolayl\u0131 olarak da istinbatta bulunuldu\u011funu ifade etmektedir (s. 59). \u00d6yle olunca, nass ile tayin ilkesini sadece \u015eia\u2019ya mahsus bir \u015feymi\u015f gibi g\u00f6stermenin veya en az\u0131ndan S\u00fcnni gelenekteki ilgili rivayetleri g\u00f6rmezlikten gelmenin bilimsellikle pek de ba\u011fda\u015fan bir yan\u0131 oldu\u011fu s\u00f6ylenemez.<\/p>\n<p><em>\u0130slam M\u00fctekellimi, Kur\u2019an M\u00fcfessiri El-Matur\u00eed\u00ee\u2019den Laik\u00e7i T\u00fcrk Alimine: Tahrif Etmece<\/em><\/p>\n<p>El-M\u00e2tur\u00eed\u00ee\u2019nin yapt\u0131\u011f\u0131 diyanet-siyaset ay\u0131r\u0131m\u0131 zemininde \u0130slam\u2019\u0131n laikikle uyum halinde oldu\u011fu mesaj\u0131n\u0131 vermek i\u00e7in gayret g\u00f6sterilirken, el-M\u00e2tur\u00eed\u00ee\u2019nin meselenin \u00f6z\u00fcyle ilgili fikirlerinin \u00e7arp\u0131t\u0131lmas\u0131nda bir beis g\u00f6r\u00fclmedi\u011fi anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r. Zira sek\u00fcler laiklik y\u00f6netimde \u0130slami esaslar\u0131 ve de\u011ferleri referans almaya kar\u015f\u0131 bir tutumu ifade ederken, el-M\u00e2tur\u00eed\u00ee\u2019nin bir \u0130slam alimi olarak din-siyaset ayr\u0131m\u0131yla b\u00f6yle bir \u015feyi kastetti\u011fini<br \/>\nd\u00fc\u015f\u00fcnmek, en hafif ifadeyle, onu anlamamak demektir. \u00c7\u00fcnk\u00fc yazar\u0131n da ifade etti\u011fi gibi, ona g\u00f6re \u201cdini a\u00e7\u0131dan, imam olacak ki\u015filerin \u00f6ncelikle Allah\u2019tan en \u00e7ok sak\u0131nan&#8230; birisi olmas\u0131 g\u00f6zetilmeli ve bu \u015fartlar\u0131 ta\u015f\u0131yan kim olursa olsun imamete getirilmelidir. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah\u2019\u0131n kitab\u0131nda b\u00f6yle istenmektedir: (&#8230;) Muhakkak ki Allah yan\u0131nda en de\u011ferliniz, O\u2019ndan en \u00e7ok sak\u0131nan\u0131zd\u0131r&#8230; \u201d (s. 61). Yazar\u0131n siyasetin\/y\u00f6netimin dini bir mesele olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ispatlama ve bu ama\u00e7la el-M\u00e2tur\u00eed\u00ee\u2019yi g\u00f6r\u00fc\u015flerine alet etme \u00e7abalar\u0131n\u0131n tam aksine, el-M\u00e2tur\u00eed\u00ee imamet (devlet ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131) meselesini dini bir mesele olarak g\u00f6rmektedir. Hatta ayn\u0131 sayfada el-M\u00e2tur\u00eed\u00ee\u2019nin imamet konusunda diyanet a\u00e7\u0131s\u0131ndan (italik vurgu da yazara aittir) g\u00f6zetilmesi gereken \u015feyin takva oldu\u011funu s\u00f6yleyen de yazar\u0131n ta kendisidir (s. 61). Takvan\u0131n kat\u0131ks\u0131z dini bir nitelik, yani \u0130slam\u2019\u0131n emirlerine s\u0131k\u0131 s\u0131k\u0131ya ba\u011fl\u0131l\u0131k anlam\u0131na geldi\u011fini biliyor olmas\u0131 gereken yazar, bir yandan buna ra\u011fmen hala din-siyaset ayr\u0131m\u0131ndan dem vururken, \u00f6te yandan ayn\u0131 yerde el-M\u00e2tur\u00eed\u00ee hakk\u0131nda yorum yaparken \u201c.. imamet dini bir y\u00f6n\u00fc olmakla beraber, daha \u00e7ok idari ve siyasi bir konudur.\u201d demekle a\u00e7\u0131k bir \u00e7eli\u015fkiye d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc maalesef fark edememektedir.<\/p>\n<p>Yazar\u0131n konuya yeterince hakim olmamas\u0131 ve dikkatli davranmamas\u0131 ba\u015fka tutars\u0131zl\u0131klara da maruz kalmas\u0131na yol a\u00e7m\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcnmektedir. Nitekim siyasi yetki ile diyanet yetkisinin tek bir kavimde birle\u015fmedi\u011finden bahisle, \u0130srail o\u011fullar\u0131n\u0131n, peygamberlerine \u201cBize bir h\u00fck\u00fcmdar g\u00f6nder (onun \u00f6nderli\u011finde) Allah yolunda sava\u015fal\u0131m\u201d (2. el-Bakara, 246) dedikleri aktar\u0131lm\u0131\u015f (s. 61), ama kral\u0131\/askeri lideri g\u00f6nderecek olan\u0131n bir peygamber oldu\u011fu ve amac\u0131n da \u201cAllah yolunda sava\u015fmak\u201d oldu\u011fu, dolay\u0131s\u0131yla bu ayetin, ima edilmek istendi\u011fi gibi din-devlet ayr\u0131m\u0131 ve laiklikle bir ilgisinin bulunmad\u0131\u011f\u0131 g\u00f6zden ka\u00e7\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Yine yazar\u0131n bu ba\u011flamda Hz. S\u00fcleyman ve Davud (as) gibi kral peygamberleri ve Hz. Peygamber\u2019in \u015fahs\u0131nda peygamberlik ile devlet ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131n\u0131 birle\u015ftirdi\u011fini g\u00f6rmezlikten gelmesini anlamak m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Fazla s\u00f6ze ne hacet! Bizzat el-M\u00e2tur\u00eed\u00ee (27. en-Neml, 62) ayetinin tefsiri sadedinde, \u201cyery\u00fcz\u00fcn\u00fcn sakinleri olarak oray\u0131 imar suretiyle Allah\u2019\u0131n dinine ve ahkam\u0131na uyarak halife olmak\u201d anlam\u0131n\u0131 tercih etmek ve ayn\u0131 zamanda bir kral olan Davud\u2019u (as) \u00f6rnek vermek suretiyle, yazar\u0131n iddialar\u0131n\u0131n aksine, Kur\u2019an\u2019daki \u201chalife\u201d kelimesinin siyasi anlamda yorumlanabilece\u011fine de i\u015faret etmektedir.<\/p>\n<p>\u00d6zetle, peygamberler tarihi boyunca, vahiyden ba\u011f\u0131ms\u0131z veya ona ra\u011fmen siyaseti me\u015fru k\u0131lacak bir din-siyaset ay\u0131r\u0131m\u0131n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131ndan da s\u00f6z etmek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Zira dinler sadece bireysel dindarl\u0131kla de\u011fil, toplumsal alana ili\u015fkin birtak\u0131m taleplerle de yak\u0131ndan ilgilenmesi sebebiyle g\u00fcn\u00fcm\u00fczdeki anlam\u0131yla kat\u0131 bir din-devlet ayr\u0131m\u0131na, dolay\u0131s\u0131yla radikal ve sek\u00fcler laikli\u011fe yabanc\u0131d\u0131r. B\u00f6yle olunca, yazar\u0131n keyfi yorumda \u0131srar ederek, Hz. Peygamber\u2019in devlet ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131n\u0131 kendi \u015fahsi tercihi ve ba\u015far\u0131s\u0131 ile izaha \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 ve ba\u015fkan\u0131 oldu\u011fu devletin tam te\u015fekk\u00fcll\u00fc bir devlet olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemesi \u2013 ki bununla ne demek istedi\u011fi de a\u00e7\u0131k de\u011fildir \u2013, buna mukabil Kur\u2019an\u2019\u0131n \u0130slam\u2019a uygunluk \u015fart\u0131yla ulu\u2019l-emr\u2019e itaati din ad\u0131na ve dinin bir gere\u011fi olarak emretti\u011fini ve nihai otoritenin Allah ve Rasul\u00fc oldu\u011funu (4. en-Nisa, 59) \u2013 ki, bunlar\u0131n laiklikle uyum halinde oldu\u011funu ileri s\u00fcrmek bizce m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir \u2013 g\u00f6rmezlikten gelmesi, onun laikli\u011fi \u0130slam\u2019a uygun g\u00f6sterme \u00e7abalar\u0131n\u0131n bilimsel objektiflikle ba\u011fda\u015f\u0131p ba\u011fda\u015fmad\u0131\u011f\u0131 sorusunu da g\u00fcndeme getirmektedir. \u0130\u015fin do\u011frusu, kafa kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131 yaz\u0131n\u0131n hemen her yerinde g\u00f6ze \u00e7arpmaktad\u0131r. Bu sebepledir ki, Ebu Hanife\u2019nin din-\u015feriat ayr\u0131m\u0131, i\u00e7tihada dayal\u0131 nesh ve iman-amel ili\u015fkisi gibi, konuyla ilgisini kurmak hayli zor olan hususlarda uzun uzun al\u0131nt\u0131larda bulunmak durumunda kal\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Bu kafa kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131 o raddeye varm\u0131\u015ft\u0131r ki, el-M\u00e2tur\u00eed\u00ee ba\u015fta olmak \u00fczere, \u0130slam ulemas\u0131nda g\u00f6r\u00fclen ve yazar\u0131n iddias\u0131na g\u00f6re din-devlet ayr\u0131m\u0131n\u0131 ima eden birtak\u0131m yorumlar\u0131n, din-devlet ayr\u0131m\u0131n\u0131 temellendirmeye \u00e7al\u0131\u015fan \u00e7a\u011fda\u015f ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar\u0131n i\u015fini kolayla\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131 dahi ileri s\u00fcr\u00fclebilmi\u015ftir (s. 64). Halbuki el-M\u00e2tur\u00eed\u00ee dahil, bu \u0130slam alimlerinin, \u00e7a\u011fda\u015f anlamda laiklikte oldu\u011fu gibi, dinden ba\u011f\u0131ms\u0131z ve dine ra\u011fmen bir y\u00f6netimden bahsettiklerini d\u00fc\u015f\u00fcnebilmek, bu alimleri, \u0130slam k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fc ve \u0130slam\u2019\u0131n mesaj\u0131n\u0131 anlamamak demektir. Dolay\u0131s\u0131yla, yazar\u0131n \u0130slam\u00ee paradigman\u0131n d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kmayan \u0130slam alimlerine laiklik ima eden birtak\u0131m fikirleri yamamaya \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131n\u0131n, nafile bir \u00e7aba oldu\u011fu g\u00fcn gibi ortadad\u0131r. Keza sek\u00fcler\/laik bir paradigmadan hareket eden Ziya G\u00f6kalp\u2019in uzun uzun verilen ve \u00e7o\u011fu kez konuyla ilgisi bulunmayan yorumlar\u0131n\u0131n (s. 64-65) \u0130slam\u00ee bir paradigma \u00fcr\u00fcn\u00fcym\u00fc\u015f gibi sunularak okuyucunun yan\u0131lt\u0131lmas\u0131 da a\u00e7\u0131k\u00e7a nafile bir \u00e7abad\u0131r. Laiklikle \u0130slam\u2019\u0131n uzla\u015fabilece\u011fi \u00f6n kabul\u00fc, hatta tak\u0131nt\u0131s\u0131 yazar \u00fczerinde o kadar etkili olmu\u015f olmal\u0131 ki, Ziya G\u00f6kalp\u2019in tamamen \u0130slam\u00ee paradigmay\u0131 izah i\u00e7in yapt\u0131\u011f\u0131 (\u0130slam h\u00fck\u00fcmlerin diyan\u00ee-kaza\u00ee \u015feklinde ayr\u0131labilece\u011fi y\u00f6n\u00fcndeki) birtak\u0131m tespitleri bile (s. 65, dipnot, 43) din-devlet ay\u0131r\u0131m\u0131na dair iddialara mesnet olarak g\u00f6sterilebilmi\u015ftir. Yine bu sebepledir ki, hi\u00e7 bir m\u00fc\u015fahhas delile dayanmadan Ziya G\u00f6kalp\u2019in din-devlet ay\u0131r\u0131m\u0131 konusunda Hanefi-M\u00e2tur\u00eed\u00ee k\u00fclt\u00fcr \u00e7evresinden istifade etti\u011fi (s. 65) birtak\u0131m yuvarlak ifadelerle bilimsel bir ger\u00e7ek gibi sunulabilmi\u015ftir. Halbuki Ziya G\u00f6kalp, al\u0131nt\u0131lanan metinlerde el-M\u00e2tur\u00eed\u00ee\u2019ye ima ile de olsa en k\u00fc\u00e7\u00fck bir i\u015farette bulunmamakta, dolay\u0131s\u0131yla yazar\u0131n iddias\u0131 da bo\u015flukta kalmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Ger\u00e7ekten yazar\u0131n bu yaz\u0131y\u0131 kaleme al\u0131rken yazd\u0131klar\u0131n\u0131n fark\u0131nda olup olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 insan kendi kendine sormadan edememektedir. \u00c7\u00fcnk\u00fc Ziya G\u00f6kalp \u00f6rne\u011finde oldu\u011fu gibi, bu defa yine yazar\u0131n geni\u015f al\u0131nt\u0131larda bulundu\u011fu Seyyid Bey\u2019e ait ifadelerde de, el-M\u00e2tur\u00eed\u00ee\u2019ye yap\u0131lm\u0131\u015f en k\u00fc\u00e7\u00fck bir atfa bile rastlanmad\u0131\u011f\u0131, hatta el-M\u00e2tur\u00eed\u00ee\u2019ye ayk\u0131r\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015fler serdetti\u011fine bizzat yazar taraf\u0131ndan da i\u015faret edildi\u011fi (s. 67), \u00fcstelik Seyyid Bey laiklikten de\u011fil tamamen \u0130slam\u00ee paradigmadan hareket etti\u011fi halde ( s. 66-67), hangi gerek\u00e7eyle Ziya G\u00f6kalp ve Seyyid Bey\u2019in g\u00f6r\u00fc\u015flerine, el-M\u00e2tur\u00eed\u00ee ile ilgili bir yaz\u0131da yer verilebildi\u011fini anlamak kabil de\u011fildir. \u00dcstelik, bunu el-Maturid\u00ee ile G\u00f6kalp ve Seyyid Bey aras\u0131ndaki derin zaman, mekan, k\u00fclt\u00fcr ve ba\u011flam fark\u0131na \u2013 yani i\u00e7ine d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc anakronizme \u2013 ald\u0131rmaks\u0131z\u0131n yapmas\u0131 meseleyi daha da vahim bir hale getirmektedir. Seyyid Bey din-devlet ayr\u0131m\u0131ndan ya da laiklikten de\u011fil, sadece halifenin halk taraf\u0131ndan se\u00e7ilmesinden bahsetti\u011fi halde (s. 67), ayr\u0131ca ortada ciddiye al\u0131nabilecek en k\u00fc\u00e7\u00fck bir ili\u015fki bile yokken, hatta paradigmalar\u0131 tamamen birbirine ayk\u0131r\u0131 ve ters iken, el-M\u00e2tur\u00eed\u00ee ile Ziya G\u00f6kalp ve Seyyid Bey aras\u0131nda ciddi bir etkilenme varm\u0131\u015f havas\u0131 uyand\u0131rmak, olsa olsa yazar\u0131n okuyucuya bir \u015feyler empoze etme hevesiyle izah edilebilir.<\/p>\n<p>Yazar laiklik d\u00fc\u015f\u00fcncesine basamak yapmak i\u00e7in Ali Abdurraz\u0131k\u2019\u0131 da kullanmaya \u00e7al\u0131\u015fmaktad\u0131r. Bu ama\u00e7la, daha \u00f6nce kimsenin g\u00fcndeme getirmedi\u011fi bir tart\u0131\u015fmay\u0131 g\u00fcndeme getirdi\u011fine dikkat \u00e7ekerek onu y\u00fcceltirken yazar, Ali Abdurraz\u0131k\u2019\u0131n Seyyid Bey\u2019in eserini okumu\u015f oldu\u011funa dair bizzat kendisine ait ifadelerini (s. 69) unutmu\u015f veya bu hususu g\u00f6rmezlikten gelmi\u015f g\u00f6r\u00fcnmektedir. Ayn\u0131 sebeple olsa gerek, Abdurraz\u0131k\u2019\u0131n, peygamberlik ile h\u00fck\u00fcmdarl\u0131k aras\u0131nda hi\u00e7bir ili\u015fki bulunmad\u0131\u011f\u0131na dair iddias\u0131n\u0131 (s. 68) tetkik etme ihtiyac\u0131 da hissedilmemi\u015ftir. Halbuki yukar\u0131da i\u015faret etti\u011fimiz gibi, Kur\u2019an\u2019da bu iddian\u0131n aksini do\u011frulayan \u00f6rnekler de bulunmaktad\u0131r. Ayr\u0131ca, Abdurraz\u0131k\u2019\u0131n \u201cNice peygamberler vard\u0131r ki h\u00fck\u00fcmdarl\u0131k yapmam\u0131\u015flard\u0131r. Nice h\u00fck\u00fcmdarlar vard\u0131r ki, risalet payesine sahip de\u011fildir.\u201d \u015feklindeki c\u00fcmlesini (s. 68), pekala \u201cNice peygamberler vard\u0131r ki h\u00fck\u00fcmdarl\u0131k yapm\u0131\u015flard\u0131r. Nice h\u00fck\u00fcmdarlar vard\u0131r ki, risalet payesine sahiptir.\u201d \u015fekline \u00e7evirmek de m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Bu durum ise s\u0131k s\u0131k ifade etti\u011fimiz gibi, yazar\u0131n ara\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 ve ele\u015ftirel bir \u00e7izgi izlemesi gerekirken, tam tersine \u201cwishful thinking\u201d t\u00fcr\u00fc bir yakla\u015f\u0131m\u0131n etkisinde kald\u0131\u011f\u0131n\u0131 bir defa daha g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne sermektedir.<br \/>\nBilimsel zihniyetle ba\u011fda\u015fmad\u0131\u011f\u0131na inand\u0131\u011f\u0131m\u0131z bu tutumu y\u00fcz\u00fcnden yazar\u0131n, ispata \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 hususla hi\u00e7 bir ilgisi bulunmayan al\u0131nt\u0131lar\u0131, hi\u00e7 bir tenkide tabi tutmadan birbirinin pe\u015fi s\u0131ra uzun uzun aktard\u0131\u011f\u0131na s\u0131k s\u0131k \u015fahit olmak m\u00fcmk\u00fcn olabilmektedir. Mesela Ali Abdurraz\u0131k\u2019\u0131n, Hz. Peygamber\u2019in h\u00fck\u00fcmdarl\u0131k arzusu veya devlet kurma hissiyle hareket etmedi\u011fine veya onun (sav) \u0130slami bir h\u00fck\u00fcmet olu\u015fturmak istemedi\u011fine, baz\u0131 siyasi faaliyetlerinin ise vahyin bir par\u00e7as\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131na dair ifadeleri (s. 68) hi\u00e7bir tenkide tabi tutulmadan adeta mutlak do\u011frular \u015feklinde sunulmu\u015ftur. Halbuki bir \u015feyin \u0130slam\u00ee olabilmesi i\u00e7in onun mutlaka Kur\u2019an\u2019da yer almas\u0131 zorunlu de\u011fildir. Bilindi\u011fi gibi, \u0130slam\u2019a ait oldu\u011funda ku\u015fku bulunmayan pek \u00e7ok uygulama \u2013 mesela ezan, bayram namazlar\u0131, bir \u00e7ok ibadetin detaylar\u0131 \u2013 asl\u0131nda Kur\u2019an\u2019da yer almamaktad\u0131r. Bu durumda yazar\u0131n Ali Abdurraz\u0131k\u2019\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015flerini g\u00f6zden ge\u00e7irmeden y\u00fczeysel olarak aktarmas\u0131n\u0131n, yaz\u0131s\u0131n\u0131n bilimsel de\u011ferini ortadan kald\u0131raca\u011f\u0131n\u0131 hesaba katmad\u0131\u011f\u0131 sonucuna varmak pek de zor de\u011fildir. Bu noktada Ali Abdurraz\u0131k\u2019\u0131n aksine, W. M. Watt gibi oryantalistlerin bile Hz. Peygamber\u2019in siyasi ve dini liderli\u011fi \u015fahs\u0131nda birle\u015ftirdi\u011fi fikrinden hareketle Hz. Muhammed (Peygamber ve Devlet Adam\u0131 adl\u0131 bir eser yazm\u0131\u015f oldu\u011funu yazara ve okurlar\u0131m\u0131za burada hat\u0131rlatmakta yarar vard\u0131r. Bu eserin yazar\u0131n kaynaklar\u0131 aras\u0131nda yer almamas\u0131 ise dikkat \u00e7ekicidir. Yazar elinde hi\u00e7 bir delil olmadan birtak\u0131m h\u00fck\u00fcmler verme konusunda kararl\u0131 olmal\u0131 ki, Ali Abdurraz\u0131k\u2019\u0131n el-M\u00e2tur\u00eed\u00ee\u2019nin g\u00f6r\u00fc\u015flerini Nesefi\u2019nin Tabs\u0131ratu\u2019l-Edille\u2019sinden \u00f6\u011frenmi\u015f olabilece\u011fini, yine dayand\u0131\u011f\u0131 en k\u00fc\u00e7\u00fck bir ipucu bulunmad\u0131\u011f\u0131 halde rahatl\u0131kla ileri s\u00fcrebilmi\u015ftir. Bu ifadelerinin ard\u0131ndan ise \u201cBiz onun bu g\u00f6r\u00fc\u015fleri M\u00e2tur\u00eed\u00ee\u2019den ald\u0131\u011f\u0131 gibi bir iddiada bulunmuyoruz\u201d derken (s. 69) kendi kendini a\u00e7\u0131k\u00e7a nakzetti\u011finin fark\u0131na bile varamam\u0131\u015ft\u0131r.<br \/>\nDin-d\u00fcnya, din-siyaset, din-devlet ay\u0131r\u0131mlar\u0131 ve bunlar\u0131n laiklikle ilgisi konusunda net bir tasavvur ortaya koyamayan yazar, \u2013 Ziya G\u00f6kalp hari\u00e7 \u2013 tamamen \u0130slam\u00ee bir paradigmadan hareket eden Seyyid Bey ve Ali Abdurraz\u0131k\u2019\u0131n yapt\u0131klar\u0131 birtak\u0131m ay\u0131r\u0131mlar\u0131n \u201csek\u00fcler bir form i\u00e7erisine yerle\u015ftirilebilece\u011fini\u201d (s. 69) iddia etme cesaretini kendinde bulabilmi\u015ftir. Bu iki yazar\u0131n fikirlerinin bizdeki laiklikle uzaktan yak\u0131ndan bir ilgisi bulunmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, onlar\u0131n fikirlerini \u0130slam\u00ee bir paradigma i\u00e7erisinde geli\u015ftirdiklerini g\u00f6rebilmek i\u00e7in, yazar\u0131n bilhassa \u201cba\u011flam\u201d unsurunu \u2013 tarihi, siyasi, sosyal, k\u00fclt\u00fcrel, teolojik vb. her y\u00f6n\u00fcyle \u2013 dikkate almas\u0131 olduk\u00e7a yararl\u0131 olabilirdi. Zira her iki yazar\u0131n da, fikirlerini laiklik ad\u0131na de\u011fil \u0130slam ad\u0131na ortaya koyduklar\u0131n\u0131 g\u00f6rebilmek i\u00e7in, onlar\u0131n ad\u0131 ge\u00e7en eserlerinini b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc i\u00e7erisinde ve tarihsel-toplumsal ba\u011flamlar\u0131n\u0131 g\u00f6z \u00f6n\u00fcne alarak incelemek yeterlidir.<\/p>\n<p><em>\u0130lahiyat\u00e7\u0131l\u0131ktan Toplum M\u00fchendisli\u011fine: G\u00f6\u011f\u00fc B\u0131rak\u0131p Tepeye Y\u00f6nelmece<\/em><\/p>\n<p>B\u00fct\u00fcn yaz\u0131 boyunca as\u0131l niyetini a\u00e7\u0131k\u00e7a de\u011fil dolayl\u0131 olarak ortaya koyan yazar, yaz\u0131s\u0131n\u0131n son sat\u0131rlar\u0131nda art\u0131k bunu gizleme ihtiyac\u0131 da duymaks\u0131z\u0131n a\u011fz\u0131ndaki baklay\u0131 \u00e7\u0131kararak \u015fu d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcr\u00fcc\u00fc iddiay\u0131 \u00f6ne s\u00fcrmekte beis g\u00f6rmemektedir:<\/p>\n<blockquote><p>\u201cSiyasi ve hukuki hakimiyeti elinde tutan ruhbanl\u0131k \u2013 do\u011frusu \u201c ruhban\u201d \u2013 s\u0131n\u0131f\u0131 ve kilise olmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, teorik olarak \u0130slam, \u00f6z\u00fcnde laiktir ve laikle\u015ftirilmeye ihtiyac\u0131 yoktur.\u201d (s. 69)<\/p><\/blockquote>\n<p>Bu iddia sahibinin bir \u0130lahiyat\u00e7\u0131 oldu\u011fu g\u00f6z \u00f6n\u00fcne al\u0131nacak olursa, durumun daha da vahim bir hal ald\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemek abart\u0131 olmayacakt\u0131r. Zira \u0130slam konusunda ihtisas sahibi birinin, b\u00f6ylesi talihsiz bir beyanda bulunmas\u0131, olsa olsa, sadece laiklik konusunda de\u011fil, \u0130slam konusunda da y\u00fczeysel bir bilgi ve yorum d\u00fczeyinde kalmas\u0131yla a\u00e7\u0131klanabilir. \u0130slam\u2019\u0131n siyaset\/y\u00f6netim dahil, ekonomi, hukuk, epistemoloji, tarih, toplum, ahlak v.b. hayat\u0131n her alan\u0131na y\u00f6nelik de\u011fer h\u00fck\u00fcmleri ve talepleri, k\u0131sacas\u0131 vahye dayal\u0131 bir d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc, kapsaml\u0131 bir de\u011ferler manzumesi oldu\u011fu g\u00f6z \u00f6n\u00fcne al\u0131nd\u0131\u011f\u0131 takdirde, dinin\/vahyin m\u00fcdahalesine kapal\u0131 ve kar\u015f\u0131 olan laikli\u011fin \u0130slam\u2019\u0131n \u00f6z\u00fcnde bulundu\u011funu ileri s\u00fcrmek<br \/>\nkelimenin tam manas\u0131yla \u0130slam\u2019\u0131 anlamamak veya onu tahrife yeltenmek anlam\u0131na gelir. Evet, din ad\u0131na y\u00f6netimi tekeline alan bir ruhban s\u0131n\u0131f\u0131 ve kilisesi olmad\u0131\u011f\u0131 ve devlet ba\u015fkan\u0131n\u0131n belirlenmesi M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n biat\u0131 ile ger\u00e7ekle\u015ftirildi\u011fi i\u00e7in \u0130slam\u00ee \u00f6\u011freti ile laiklik aras\u0131nda bu a\u00e7\u0131dan bir benzerlik oldu\u011fu ileri s\u00fcr\u00fclebilir. Ancak, bu benzerlik, \u0130slam\u2019\u0131n \u00f6z\u00fcnde laik oldu\u011funu hi\u00e7 bir \u015fekilde g\u00f6stermez. \u00c7\u00fcnk\u00fc tekrar tekrar vurgulad\u0131\u011f\u0131m\u0131z gibi, \u0130slam ve laiklik birbirinden tamamen farkl\u0131 iki paradigmad\u0131r. \u00d6yle anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r ki, yazar \u0130slam\u2019da \u2013 daha do\u011frusu S\u00fcnni gelenekte \u2013 teokrasiye yer olmamas\u0131n\u0131 laiklik zannetmi\u015f ve yaz\u0131s\u0131 boyunca<br \/>\nteokrasi yerine halk\u0131n hakimiyetini \u00f6ng\u00f6ren \u0130slam\u00ee model aray\u0131\u015flar\u0131n\u0131 da laiklik kapsam\u0131nda de\u011ferlendirmi\u015ftir; ki, bunun y\u00fczeysel bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131n sonucu oldu\u011funu belirtmek gerekir. \u00d6zellikle \u00fclkemiz ve Tunus gibi iki \u0130slam \u00fclkesinde g\u00f6r\u00fclen kat\u0131 laiklik uygulamalar\u0131nda, yasama ve yarg\u0131da \u0130slam\u2019a, Kur\u2019an\u2019a, Vahy\u2019e en k\u00fc\u00e7\u00fck bir yer verilmedi\u011fi ortada iken, hala<br \/>\nyasama ve yarg\u0131da dini\/vahyi d\u0131\u015flama, yani sek\u00fclerizm esas\u0131na dayanan laiklikle \u0130slam\u2019\u0131n ba\u011fda\u015fabilece\u011fini, hatta daha ileri giderek \u0130slam\u2019\u0131n \u00f6z\u00fcnde laik oldu\u011funu iddia etmek, \u0130slam\u2019\u0131n kavramsal, yap\u0131sal ve tarihsel varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 sans\u00fcr etmek, hatta \u0130slam\u2019\u0131n varl\u0131k sebebini ortadan kald\u0131rmak anlam\u0131na gelir.<br \/>\nYazar\u0131n laiklik a\u015fk\u0131, onun \u00fclkemizdeki laiklik uygulamalar\u0131n\u0131n problemlerini g\u00f6rmesini de engellemi\u015f (el-hubbu yu\u2019mi\u2019l-basar); dolay\u0131s\u0131yla bu durum onu T\u00fcrkiye \u00f6rne\u011finin \u0130slam d\u00fcnyas\u0131ndaki laiklik tecr\u00fcbelerinden \u201cdaha ba\u015far\u0131l\u0131\u201d oldu\u011fu vehmine sevk etmi\u015f olmal\u0131d\u0131r.<br \/>\nMeseleye \u0130slam\u00ee paradigmadan bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda bir m\u00fcsl\u00fcman\u0131n bu iddiada bulunmas\u0131n\u0131n beraberinde ciddi teolojik problemlere ve \u00e7eli\u015fkilere yol a\u00e7aca\u011f\u0131 muhakkakt\u0131r. Ama yazar meseleye laik paradigmadan bakt\u0131\u011f\u0131n\u0131 veya sadece bireysel dindarl\u0131\u011fa yer verip, M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n \u0130slam\u00ee de\u011ferlerini \u2013 demokratik ve laik d\u00fczen i\u00e7inde bile olsa \u2013 y\u00f6netime ta\u015f\u0131malar\u0131n\u0131 reddeden laik\u00e7i uygulamalar\u0131 benimsedi\u011fini s\u00f6yl\u00fcyorsa, o takdirde laikli\u011fin mevcut uygulamalar\u0131n\u0131 bir ba\u015far\u0131 olarak nitelendirebilir. Ne var ki, 70\u2019li y\u0131llardan sonra \u0130slami<br \/>\nhassasiyetlerini muhafaza ederek \u2013 laik ve demokratik d\u00fczen i\u00e7erisinde de kalarak \u2013 siyaset yapmak ve y\u00f6netimde s\u00f6z sahibi olmak isteyen Anadolu insan\u0131n\u0131n bu \u00e7abalar\u0131n\u0131n ne t\u00fcr bask\u0131 ve y\u0131ld\u0131rma politikalar\u0131yla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131, 28 \u015eubat ve benzeri s\u00fcre\u00e7lerin ma\u011fduru olduklar\u0131 hala<br \/>\nzihinlerimizde tazeli\u011fini muhafaza etmektedir. Bat\u0131\u2019daki bir\u00e7ok laik d\u00fczende problem te\u015fkil etmeyen \u201cba\u015f\u00f6rt\u00fcs\u00fc\u201d meselesinin suni olarak bir rejim meselesi haline getirilmesi de acaba yazar i\u00e7in ba\u015far\u0131l\u0131 bir laiklik uygulamas\u0131 m\u0131d\u0131r? \u0130mam-Hatip Liselerinin \u00f6n\u00fcn\u00fcn kesilmesi, \u0130lahiyat Fak\u00fcltelerinin hem programlar\u0131n\u0131n s\u00fcrekli \u201chafifletilerek\u201d de\u011fi\u015ftirilmesi, hem kontenjanlar\u0131n\u0131n hem de akademik kadrolar\u0131n\u0131n azalt\u0131lmas\u0131 da acaba yazar i\u00e7in \u00fclkemizdeki laikli\u011fin bir ba\u015far\u0131s\u0131 m\u0131d\u0131r? S\u00f6z\u00fc uzatmadan s\u00f6ylemek gerekirse, yazar\u0131n ba\u015far\u0131l\u0131 buldu\u011fu bizim laikli\u011fimiz hi\u00e7 de sorunsuz de\u011fildir. Y\u0131llard\u0131r \u0130slam-laiklik, din-devlet ekseninde s\u00fcr\u00fcp giden tart\u0131\u015fmalar ve bunun yaratt\u0131\u011f\u0131 gerilimler acaba ne \u00f6l\u00e7\u00fcde ba\u015far\u0131 olarak de\u011ferlendirilebilir?<\/p>\n<p>\u00d6te yandan, anla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 kadar\u0131yla yazar\u0131n ba\u015far\u0131dan kastetti\u011fi ilk TBMM\u2019deki tart\u0131\u015fmalar sonucunda milletin vekillerinin din-devlet ayr\u0131m\u0131na ikna (!) edilmi\u015f olmas\u0131d\u0131r (s. 69). Ancak, yine de yazara bu meclisin haz\u0131rlad\u0131\u011f\u0131 anayasada devletin dininin \u0130slam oldu\u011funu ve Hilafet\u2019in de son Osmanl\u0131 halifesinden al\u0131narak TBMM\u2019nin \u015fahs-\u0131 manevisine tevdi edildi\u011fini hat\u0131rlatmak isteriz. Bu a\u00e7\u0131dan bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda 1924 anayasas\u0131n\u0131n daha sonra yap\u0131lan anayasalara g\u00f6re nispeten \u0130slam\u2019a daha ger\u00e7ek\u00e7i yakla\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve \u00fclkenin toplumsal ger\u00e7eklerini g\u00f6z ard\u0131 etmedi\u011fini s\u00f6yleyebiliriz. Fakat yazar\u0131n bu yaz\u0131y\u0131 kaleme al\u0131rken i\u00e7inde bulundu\u011fu mevcut laiklik uygulamalar\u0131n\u0131 bir tarafa b\u0131rakarak, ilk anayasaya at\u0131fta bulunmas\u0131n\u0131 neyle izah edece\u011fiz: Taktik mi, naivlik mi?<br \/>\nAsl\u0131nda bu yaz\u0131 ile ilgili olarak daha pek \u00e7ok \u015fey s\u00f6ylenebilir. Fakat yaz\u0131n\u0131n mant\u0131ki \u00f6rg\u00fc ve kurgusunun zay\u0131fl\u0131\u011f\u0131, \u00f6te yandan eksik ara\u015ft\u0131rman\u0131n b\u00fct\u00fcn zaaflar\u0131n\u0131 b\u00fcnyesinde bar\u0131nd\u0131rmas\u0131 ve bilimselli\u011fin asgari \u015fart\u0131 olan objektifli\u011fe riayet edilmemi\u015f olmas\u0131 sebebiyle, ortada ciddiye al\u0131nabilecek bilimsel bir yakla\u015f\u0131m, yorum veya tezin varl\u0131\u011f\u0131ndan s\u00f6z etmek m\u00fcmk\u00fcn olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, dolay\u0131s\u0131yla yap\u0131lan bu ele\u015ftirilerin okuyucular\u0131m\u0131za yaz\u0131 hakk\u0131nda yeterli bir fikir verebilece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyoruz. Mamafih sadece ele\u015ftiri ile yetinmemek ve yazar\u0131n bu konuda samimi olarak bilimsel bir katk\u0131da bulunmak istedi\u011fini varsayarak, konuyla ilgili baz\u0131 tekliflerde bulunmay\u0131 da ihmal etmeyece\u011fiz.<\/p>\n<p><em>Sonu\u00e7 ve \u00d6neri<\/em><\/p>\n<p>Bir ilim adam\u0131 olarak belirtelim ki, \u0130slam-laiklik veya din-devlet ili\u015fkileri elbette incelenmeye de\u011fer bir konudur. Laikli\u011fin ne oldu\u011funu da iyice ara\u015ft\u0131r\u0131p incelemek \u015fart\u0131yla, bir \u0130lahiyat\u00e7\u0131n\u0131n bu konuda katk\u0131da bulunmas\u0131ndan tabii bir \u015fey de olamaz. Ancak, \u0130lahiyat\u00e7\u0131n\u0131n bir ilim adam\u0131 olarak sadece hakikat pe\u015finde ko\u015fmas\u0131, bir m\u00fcmin olarak da \u0130slam gibi son derece hassas ve kutsal bir konuda gereken titizli\u011fi g\u00f6stermesi gerekti\u011fi kanaatindeyiz. Keza devleti kay\u0131rmak gibi yersiz bir gayretke\u015flik saikiyle \u0130slam\u2019\u0131n \u00f6z\u00fcyle ba\u011fda\u015fmayacak yorumlara tevess\u00fcl etmek yerine, \u00f6ncelikle devletin varl\u0131k sebebi olan milletimizin, milletimizin kahir ekseriyetini olu\u015fturan M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n ve tabii ki di\u011fer din mensuplar\u0131n\u0131n en temel haklar\u0131n\u0131 devlete kar\u015f\u0131 garanti alt\u0131na almaya, sonra da hem din hem de devlet i\u00e7in daha sa\u011fl\u0131kl\u0131 bir yorum geli\u015ftirmeye \u00e7al\u0131\u015fmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Bu cevabi yaz\u0131m\u0131z b\u00f6yle bir geli\u015fmeye vesile olabilirse ne mutlu!<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<ol>\n<li>Bkz. Mehmet Hayri K\u0131rba\u015fo\u011flu, \u0130mam el-Buhari \u2013 Hayat\u0131, Eserleri, Hakk\u0131nda S\u00f6ylenenler ve Menak\u0131b\u0131 \u2013, Yay\u0131mlanmam\u0131\u015f Doktora Semineri, A\u00dc\u0130F, Ank ara 1979, s. 5-6.<\/li>\n<li>\u00d6rnek olarak bkz. \u0130mam Maturidi ve Maturidilik, Haz. S\u00f6nmez Kutlu, kitabiyat, Ank ara 2003, s. 18.<\/li>\n<li>\u00a0 islamiyat VIII (2005), say\u0131 2 (Nisan-Haziran), s. 55-69.<\/li>\n<li>\u00a0 Geni\u015f bilgi i\u00e7in bkz. Dr. Nevin Mustafa, \u0130slam Siyasi D\u00fc\u015f\u00fcncesinde Muhalefet, \u0130stanbul 1990.<\/li>\n<li>\u00a0 Bu konuda bkz. Prof. Dr. Orhan T\u00fcrkdo\u011fan, Kemalist Sistem ve Sosyolojik Yap\u0131s\u0131, \u0130stanbul 2005, II. B\u00f6l\u00fcm.<\/li>\n<li>\u00a0 Bkz. \u0130lyas Canikli, Hilafet Kavram\u0131yla \u0130lgili Hadislerin Tedkiki, Bas\u0131lmam\u0131\u015f Doktora Tezi, A\u00dcSBE, Ankara 2004, s. 21-23.<\/li>\n<li>Mesela bkz. M. Hayri K\u0131rba\u015fo\u011flu, \u0130slam D\u00fc\u015f\u00fcncesinde S\u00fcnnet, Ankara l999, s. 61-62.<\/li>\n<li>Mesela bkz. Ehl-i Beyt Mesaj\u0131, y\u0131l 2, say\u0131 5 (Ankara 1994), s.82-90 ve y\u0131l 3, say\u0131 11(Ankara 1996), s. 26-31; 32-44.<\/li>\n<li>\u00a0 Bkz. \u0130smail Albayrak, Siyasal Tefsirin Olu\u015fum S\u00fcreci, Ankara 2003, s. 281 \u2013 el-M\u00e2tur\u00eed\u00ee, Te\u2019vil\u00e2tu\u2019l-Kur\u2019an (Hac\u0131 Selim A\u011fa K\u00fct\u00fcphanesi, no: 40), vr. 9a\u2019ya atfen.<\/li>\n<li>\u00a0 \u00c7ev. Hayrullah \u00d6rs, Remzi Kitabevi, \u0130stanbul 1963.<\/li>\n<\/ol>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>\u2013 \u0130slam\u2019\u0131n \u00d6z\u00fcnde Laik Oldu\u011fu S\u00f6yleminin Analizi \u2013 Giri\u015f Yerine: \u0130slam D\u00fcnyas\u0131 ve Laiklik \u0130slam d\u00fcnyas\u0131nda sek\u00fcler temele dayal\u0131 laiklik genelde bat\u0131l\u0131 g\u00fc\u00e7lerin te\u015fvik ve deste\u011finde, bat\u0131l\u0131la\u015fm\u0131\u015f veya Bat\u0131c\u0131 siyasal elitler eliyle yayg\u0131nla\u015ft\u0131r\u0131lmaya veya dayat\u0131lmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lan bir de\u011fi\u015fim olgusu olarak s\u00fcrekli bir gerilim konusu olagelmi\u015ftir. Maamafih bu de\u011fi\u015fimi me\u015frula\u015ft\u0131rmak amac\u0131yla laikli\u011fin \u0130slam\u2019a veya \u0130slam\u2019\u0131n laikli\u011fe ayk\u0131r\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131 yolunda birtak\u0131m iddialar ileri s\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015fse de, bu iddialar \u0130slam d\u00fcnyas\u0131nda genel olarak M\u00fcsl\u00fcmanlar, \u0130slam ulemas\u0131 ve \u0130slam m\u00fctefekkirleri taraf\u0131ndan kabul g\u00f6rmek \u015f\u00f6ye dursun fazlaca ciddiye de al\u0131nmam\u0131\u015ft\u0131r. Bunun sebebi \u00e7ok a\u00e7\u0131kt\u0131r: \u0130slam toplumlar\u0131n\u0131 laikle\u015ftirme \u00e7abalar\u0131 \u0130slam d\u00fcnyas\u0131n\u0131n sahici bir talebi olmaktan ziyade, bu toplumlara dayat\u0131lan bir proje olarak ortaya \u00e7\u0131k(ar\u0131l)m\u0131\u015f ve tabii olarak M\u00fcsl\u00fcmanlar taraf\u0131ndan b\u00f6yle alg\u0131lanm\u0131\u015f ve hep ku\u015fkuyla kar\u015f\u0131lanm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130slam \u00fclkelerindeki y\u00f6netimlerin siyasi y\u00f6nelim ya da zihniyet ve d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc bak\u0131m\u0131ndan genellikle Bat\u0131 e\u011filimli olmalar\u0131, Bat\u0131 s\u00f6m\u00fcrgecili\u011finden yeni kurtulmu\u015f olan \u0130slam \u00fclkelerinde hakl\u0131 olarak laiklik meselesine de Bat\u0131l\u0131 bir proje olarak bak\u0131lmas\u0131na yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. Bu tepkili ve ku\u015fkulu bak\u0131\u015fta, Osmanl\u0131 imparatorlu\u011funun par\u00e7alan\u0131p \u0130slam d\u00fcnyas\u0131n\u0131n ulus devletler \u015feklinde da\u011f\u0131t\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131n\u0131n, ard\u0131ndan da bu uluslara sek\u00fcler modellerin empoze edilmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131lmas\u0131n\u0131n yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 s\u0131k\u0131\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015fl\u0131k psikolojinin etkisini de unutmamak gerekir. \u00d6zetle, \u00e7a\u011f\u0131m\u0131zda pek \u00e7ok \u0130slam \u00fclkesinde halk\u0131n laiklik esas\u0131na dayanmay\u0131p huhuk\u00ee ve siyas\u00ee temelde \u0130slam devleti anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 savunmas\u0131, laiklik ilkesinin anayasal olarak kabul edildi\u011fi \u00fclkelerde ise laikli\u011fin s\u00fcrekli olarak tart\u0131\u015fma konusu olmas\u0131, \u0130slam aleminde laiklik meselesinin \u0130slami a\u00e7\u0131dan genel kabul g\u00f6ren bir \u015fey olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne sermektedir. Elbette burada laiklik esas\u0131n\u0131n \u0130slam d\u00fcnyas\u0131nda kabul g\u00f6rmemesinin bu harici etkenin yan\u0131 s\u0131ra dahili birtak\u0131m tarihi, siyasi, i\u00e7timai ve dini sebepleri bulundu\u011funu da g\u00f6z ard\u0131 etmemek gerekir. Zira Bat\u0131\u2019da laiklik Kilise\u2019den ba\u011f\u0131ms\u0131zla\u015fma \u015feklinde tezah\u00fcr etmi\u015ftir ve Bat\u0131 medeniyeti i\u00e7in pek \u00e7ok a\u00e7\u0131dan anlaml\u0131 bir geli\u015fmedir. Ne var ki \u0130slam d\u00fcnyas\u0131 i\u00e7in ayn\u0131 ihtiya\u00e7tan s\u00f6z etmek tarihi a\u00e7\u0131dan m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir; \u00e7\u00fcnk\u00fc \u0130slam medeniyeti tarihinde \u2013 baz\u0131 y\u00f6nlerden \u015eii gelenekle bir benzerlik kurulsa veya zaman zaman baz\u0131 uleman\u0131n siyasete aktif olarak m\u00fcdahil oldu\u011fu g\u00f6r\u00fclse bile \u2013 Kilise benzeri bir dinsel kurum, din adamlar\u0131 s\u0131n\u0131f\u0131 ve tahakk\u00fcm\u00fcne hi\u00e7bir d\u00f6nemde tan\u0131k olunmam\u0131\u015ft\u0131r. Buna ba\u011fl\u0131 olarak da, \u0130slam medeniyeti tarihinde din-d\u00fcnya ay\u0131r\u0131m\u0131 \u015feklinde form\u00fcle edilen t\u00fcrden bir farkl\u0131la\u015fma ihtiyac\u0131 hissedilmemi\u015ftir. Bunu s\u00f6ylerken, zaman zaman g\u00f6r\u00fclen d\u00fcnyevile\u015fme e\u011filimlerinin bu ba\u011flamda din-d\u00fcnya ay\u0131r\u0131m\u0131yla kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmamas\u0131 gerekti\u011fini de hat\u0131rlatmakta yarar g\u00f6r\u00fcyoruz. \u0130slam d\u00fcnyas\u0131n\u0131n sek\u00fcler laiklik kar\u015f\u0131s\u0131nda tak\u0131nd\u0131\u011f\u0131 bu a\u00e7\u0131k ve otantik tavra ra\u011fmen, laikli\u011fi \u0130slam\u2019la ba\u011fda\u015ft\u0131rma veya laikli\u011fin \u0130slam\u2019a ayk\u0131r\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ispatlama \u00e7abalar\u0131 da g\u00fcndemdeki \u00f6nceli\u011fi b\u00f6lgeye ve d\u00f6neme g\u00f6re de\u011fi\u015fmekle birlikte hep var olagelmi\u015ftir. Bu t\u00fcr operasyonel \u00e7abalara Frans\u0131z usul\u00fc kat\u0131 laiklik modelini toplum m\u00fchendisli\u011finin bir arac\u0131 olarak benimseyen T\u00fcrkiye ve Tunus gibi M\u00fcsl\u00fcman \u00fclkelerde daha s\u0131k tan\u0131k olunmas\u0131 ise \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131 de\u011fildir. Son y\u0131llarda \u00fclkemizde de g\u00fcndem i\u015fgal etmeye yeniden talip oldu\u011fu ve olmaya devam edece\u011fi anla\u015f\u0131lan bu t\u00fcr projelerin destek\u00e7ili\u011fini yapan baz\u0131 \u00e7evrelerin ve teknokratl\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00fcstlenen teologlar\u0131n dayand\u0131\u011f\u0131 temel tez \u2013 medyada dile getirilmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u015fekliyle \u2013 mealen \u015fudur: \u0130slam d\u00fcnyas\u0131nda en iyi M\u00fcsl\u00fcmanl\u0131k bizim M\u00fcsl\u00fcmanl\u0131\u011f\u0131m\u0131zd\u0131r. Arap \u0130slam\u2019\u0131 bize uymaz, zira o bedevilerin M\u00fcsl\u00fcmanl\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Biz ise medeni\/hadari bir \u0130slam\u2019\u0131 temsil ediyoruz. Ayr\u0131ca, bizim M\u00fcsl\u00fcmanl\u0131\u011f\u0131m\u0131z ak\u0131lc\u0131 ve \u0131l\u0131ml\u0131 (!) bir \u0130slami yoruma dayan\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla, laiklik ile T\u00fcrk \u0130slam\u2019\u0131 aras\u0131nda mutlu bir izdiva\u00e7 pekala m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Bu naiv ve romantik iddia, asl\u0131nda Ziya G\u00f6kalp\u2019ten m\u00fclhem fikirlerin \u00fcr\u00fcn\u00fc olup, kendilerini resmi ideoloji savunucusu olarak sergileyen \u00f6zellikle T\u00fcrk\u00e7\u00fc ve \u2013 gariptir ki \u2013 \u00f6zde gelenekselci \u00e7evrelerce farkl\u0131 \u015fekillerde zaman zaman dile getirilegelmi\u015ftir. Daha liberal, daha \u0131l\u0131ml\u0131, daha merkeziyet\u00e7i ve tabii ki daha T\u00fcrk bir \u0130slam s\u00f6ylemi \u00fcretebilmek amac\u0131yla son zamanlarda \u0130slam medeniyetinin \u00f6nemli bir \u015fahsiyetine el at\u0131ld\u0131\u011f\u0131, ilgililerin g\u00f6z\u00fcnden ka\u00e7mayacak bir geli\u015fmedir. S\u00f6z konusu \u015fahsiyet, bu yaz\u0131da ele alaca\u011f\u0131m\u0131z makalenin de mezkur s\u00f6yleme kaynak k\u0131lmaya yeltendi\u011fi el-M\u00e2tur\u00eed\u00ee\u2019dir. Bu se\u00e7imde, t\u0131pk\u0131 el-Buhari\u2019ye yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi, T\u00fcrk oldu\u011funa dair kesin herhangi bir delil bulunmad\u0131\u011f\u0131 halde el-M\u00e2tur\u00eed\u00ee\u2019nin de T\u00fcrk olarak takdim edilmesinin elbette \u00f6nemli rol\u00fc olsa gerektir. Ancak, di\u011fer yandan, onun fikirlerinin \u0130slam i\u00e7inde laikli\u011fi me\u015frula\u015ft\u0131rma amac\u0131na hizmet edebilece\u011fi y\u00f6n\u00fcndeki \u2018kula\u011fa f\u0131s\u0131ldamalar\u2019 da bu i\u015f i\u00e7in el-M\u00e2tur\u00eed\u00ee\u2019nin se\u00e7ilmesinde etkili olmu\u015f g\u00f6r\u00fcnmektedir. Bu yaz\u0131da, onun T\u00fcrk olup olmad\u0131\u011f\u0131 meselesini bir tarafa b\u0131rakarak \u2013 zira M\u00fcsl\u00fcman i\u00e7in \u0131rk\u0131n hi\u00e7 bir \u00f6nemi yoktur \u2013 as\u0131l ele almak istedi\u011fimiz konuya, yani laikli\u011fi \u0130slam ad\u0131na me\u015fru g\u00f6stermek i\u00e7in el-M\u00e2tur\u00eed\u00ee\u2019nin d\u00fc\u015f\u00fcncelerinin nas\u0131l kullan\u0131lmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve onun fikirlerinin bu amaca hizmet etmeye ger\u00e7ekten elveri\u015fli olup olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 irdelemeye \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131z. Diyanet-Siyaset Ay\u0131r\u0131m\u0131ndan Din-D\u00fcnya Ay\u0131r\u0131m\u0131na: Ba\u011flam Sapt\u0131rmaca Bu konuyu ele almam\u0131za, yak\u0131nda yay\u0131mlanan bir yaz\u0131 vesile olmu\u015ftur. S\u00f6z konusu yaz\u0131, \u201c\u0130mam M\u00e2tur\u00eed\u00ee\u2019ye G\u00f6re Diyanet-Siyaset Ayr\u0131m\u0131 ve \u00c7a\u011fda\u015f Tart\u0131\u015fmalarla Mukayesesi\u201d ba\u015fl\u0131kl\u0131 ve S\u00f6nmez Kutlu taraf\u0131ndan kaleme al\u0131nm\u0131\u015f olan bir yaz\u0131d\u0131r. Gev\u015fek dokulu ve olandan ziyade yazar\u0131n olmas\u0131n\u0131 istedi\u011fini yans\u0131tan (wishful thinking) bu yaz\u0131n\u0131n daha ilk sat\u0131rlar\u0131nda bilimsel a\u00e7\u0131dan birtak\u0131m zaaflar hemen g\u00f6ze \u00e7arpmaktad\u0131r. Nitekim yazar daha ilk sat\u0131rlarda, Bat\u0131\u2019n\u0131n din ile devlet i\u015flerini ay\u0131rmay\u0131 ba\u015fard\u0131\u011f\u0131 (!), bu yeni durum kar\u015f\u0131s\u0131nda M\u00fcsl\u00fcman toplumlar\u0131n Bat\u0131 tipi bir laikli\u011fin d\u0131\u015f\u0131nda kalmay\u0131 ba\u015faramad\u0131klar\u0131 (a.g.m.,s. 55) \u015feklindeki tespitiyle, asl\u0131nda i\u015fin ba\u015f\u0131nda ger\u00e7eklerle ba\u011fda\u015fmayan bir iddiadan yola \u00e7\u0131kmakta bir beis g\u00f6rmemektedir. Oysa, bu tespitin ger\u00e7ekleri yans\u0131tmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rmek i\u00e7in \u0130slam d\u00fcnyas\u0131na \u015f\u00f6yle bir g\u00f6z atmak bile yeterlidir. Mesela her biri a\u00e7\u0131k\u00e7a \u015eeriat\u2019\u0131 esas ald\u0131\u011f\u0131n\u0131 ilan etmi\u015f olan Suudi Arabistan, \u0130ran, Pakistan, Sudan ve Afganistan\u2019\u0131n neresi Bat\u0131 tipi laiktir. Yine M\u0131s\u0131r, \u00dcrd\u00fcn, Uman, Libya, Suriye, Yemen, Cezayir ve Fas\u2019ta Bat\u0131 tipi laiklik nerededir? Hele Malezya \u015eeriat\u2019a dayal\u0131 tamamen nevi \u015fahs\u0131na mahsus bir modeldir. Yazar\u0131n sadece \u0130slam d\u00fcnyas\u0131n\u0131 de\u011fil Bat\u0131\u2019y\u0131 da tan\u0131mad\u0131\u011f\u0131 ve Bat\u0131\u2019da standart bir laiklik modeli bulundu\u011funu zannetti\u011fi anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r. Halbu ki Bat\u0131\u2019da ABD, \u0130ngiltere, Fransa ve Almanya\u2019n\u0131n her birinin kendine mahsus laiklik uygulamalar\u0131 oldu\u011fu gibi, Norve\u00e7 gibi, anayasas\u0131nda a\u00e7\u0131k\u00e7a devletin kamu dininin evanjelik Luteryenlik oldu\u011funu, kral\u0131n devlet dinine ba\u011fl\u0131 olmak ve onu korumakla m\u00fckellef oldu\u011funu, bakanlar kurulunun yar\u0131dan fazlas\u0131n\u0131n devlet dinine mensup olmas\u0131 gerekti\u011fini kabul eden Bat\u0131l\u0131 \u00fclkeler bile vard\u0131r \u2013 hatta \u0130srail\u2019i de Bat\u0131\u2019ya dahil edecek olursak, dinci (!) ve \u015feriat\u00e7\u0131 (!) Bat\u0131l\u0131 \u00fclkelerin varl\u0131\u011f\u0131ndan s\u00f6z etmek de yanl\u0131\u015f olmayacakt\u0131r. Yazar\u0131n iddialar\u0131n\u0131n ne kadar zay\u0131f temellere dayand\u0131\u011f\u0131n\u0131n bir ba\u015fka g\u00f6stergesi de, onun uzmanl\u0131\u011f\u0131 icab\u0131 iyi bilmesi gereken \u0130slam d\u00fc\u015f\u00fcncesi alan\u0131nda sergiledi\u011fi tav\u0131rd\u0131r. \u0130nan\u0131lmas\u0131 g\u00fc\u00e7 ama, yazar, gerek S\u00fcnni gerek \u015eii gelenekte halifelere \u201cs\u0131n\u0131rs\u0131z\u201d dini, siyasi ve hukuki yetkiler verildi\u011fi \u015feklinde ger\u00e7eklere ayk\u0131r\u0131 bir iddiay\u0131 ileri s\u00fcrebilmi\u015ftir (s. 55). Oysa, ne S\u00fcnni ne de \u015eii gelenekte halifelere s\u0131n\u0131rs\u0131z yetki verilmesi s\u00f6z konusudur; \u00e7\u00fcnk\u00fc en az\u0131ndan bir M\u00fcsl\u00fcman olarak halifelerin yetkileri \u0130slam\u2019\u0131n emir ve yasaklar\u0131yla s\u0131n\u0131rl\u0131d\u0131r. Nitekim ilgili literat\u00fcrde buna dair say\u0131s\u0131z nass ve yorum bulmak zor de\u011fildir. Hele halifelere, Allah\u2019a ait baz\u0131 s\u0131fat ve isimler verilerek \u201chi\u00e7bir makam taraf\u0131ndan sorgulanamayan dokunulmaz ki\u015filer\u201d haline getirildikleri yolundaki genelleme (s. 55), bilimsel bir tespit olmaktan o denli uzakt\u0131r ki, kendi tarihimiz hakk\u0131ndaki art\u0131k vadesi doldu\u011fu i\u00e7in terk edilen bildik politik s\u00f6ylemi and\u0131rmaktad\u0131r. Farkl\u0131 bir yakla\u015f\u0131mla, \u0130slam tarihinde ve \u0130slam d\u00fc\u015f\u00fcncesinde iktidarlara y\u00f6nelik olarak me\u015fru muhalefet, ba\u015fkald\u0131r\u0131 ve hatta isyan yakla\u015f\u0131mlar\u0131n\u0131n s\u00f6z konusu oldu\u011funu g\u00f6rmek zor de\u011fildir. \u00d6te yandan, M\u00fcsl\u00fcman havzada umeran\u0131n me\u015fruiyetinin \u015fu veya bu \u00f6l\u00e7\u00fcde uleman\u0131n deste\u011finden ge\u00e7ti\u011fi, ehli taraf\u0131ndan bilinen en basit tarihi hakikatler aras\u0131ndad\u0131r. Bu durum, bir g\u00f6r\u00fc\u015fe g\u00f6re en son \u0130slam imparatorlu\u011fu kabul edilebilecek olan Osmanl\u0131 devleti i\u00e7in de ge\u00e7erli olup, padi\u015fahlar\u0131n, ald\u0131klar\u0131 kararlar\u0131n me\u015fruiyetini teminen \u2013 bazen sureta da olsa \u2013 \u015feyhulislamlara dan\u0131\u015ft\u0131klar\u0131 da, bir nebze Osmanl\u0131 tarihi okuyan herkesin malumudur. Bu gibi iddialarda bulunulurken ihtiyatl\u0131 bir \u00fcslup kullanmak ve do\u011frulu\u011fu ilmi olarak ortaya konmam\u0131\u015f hususlarda en az\u0131ndan kesin konu\u015fmama yolunu tercih etmek daha isabetli olurdu. Benzer \u015fekilde, genelde din alimlerinin siyasetin yan\u0131nda ve \u00e7o\u011fu kere de emrinde oldu\u011fu iddias\u0131 da (s. 55), her t\u00fcrl\u00fc insaf \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcnden uzak kat\u0131 bir genelleme olarak biraz a\u015f\u0131r\u0131ya ka\u00e7m\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcnmektedir. Zira b\u00f6yle bir iddia, tarih boyunca ya\u015fam\u0131\u015f olan, her mezhep ve co\u011frafyadan b\u00fct\u00fcn ulemay\u0131 kapsad\u0131\u011f\u0131 istatistiki olarak ortaya konmad\u0131k\u00e7a, uleman\u0131n \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bir k\u0131sm\u0131n\u0131 itham alt\u0131nda b\u0131rakmaktan ba\u015fka bir i\u015fe yaramayacakt\u0131r. Mezhepler tarihi alan\u0131nda \u00e7al\u0131\u015fan biri olarak yazar, \u0130slam tarihinde \u201csab\u0131r\u201d ekol\u00fc yan\u0131nda, onun iddias\u0131n\u0131 nakzeden \u201cdevrimci\u201d ve \u201ctemekk\u00fcnc\u00fc\u201d ekollerin bulundu\u011funu da biliyor olmal\u0131d\u0131r. Asl\u0131nda elimizdeki biyografik kaynaklarda, yazar\u0131n iddias\u0131n\u0131n aksine, \u2013 \u00f6zellikle belli d\u00f6nemlerde \u2013 uleman\u0131n genellikle y\u00f6netimlere muhalif bir tutum sergilediklerine dair zengin bir malzeme mevcuttur. Bu yaz\u0131 \u00e7er\u00e7evesinde, sadece el-Hasan el-Basri, Amr b.Ubeyd, Vas\u0131l b. Ata, \u0130mam Zeyd ve Ebu Hanife gibi \u015fahsiyetlere ve Nevin Mustafa\u2019n\u0131n \u0130slam Siyasi D\u00fc\u015f\u00fcncesinde Muhalefet adl\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131ndaki verilere i\u015faret etmek bile bu konuda fikir vermek i\u00e7in yeterli olacakt\u0131r. Bilim adam\u0131ndan, kolayc\u0131 genellemelerle i\u015fi ge\u00e7i\u015ftirmesi de\u011fil, hangi d\u00f6nemi, mezhebi veya co\u011frafyay\u0131 kastetti\u011fini tasrih etmek ve iddias\u0131n\u0131 bu konuda yap\u0131lm\u0131\u015f ciddi bilimsel ara\u015ft\u0131rmalarla desteklemek suretiyle, gelmesi muhakkak olan bu gibi ele\u015ftirilere meydan vermemesi beklenir. Daha \u00f6nce de ifade etti\u011fimiz gibi, s\u00f6z konusu yaz\u0131n\u0131n temel problemlerden birisi, yazar\u0131n, \u0130slam\u2019a sadakatini \u2013 \u015fu veya bu \u00f6l\u00e7\u00fcde \u2013 muhafaza etmi\u015f olan Osmanl\u0131 ile T\u00fcrkiye Cumhuriyeti\u2019nin sek\u00fclerizm ve pozitivizm eksenli laiklik uygulamalar\u0131n\u0131 ayn\u0131 kategoride de\u011ferlendirmi\u015f olmas\u0131d\u0131r (s. 55). Muhtemelen bunun da sebebi, Osmanl\u0131daki modernizasyon politikalar\u0131 ile T\u00fcrkiye Cumhuriyeti\u2019nin sek\u00fclerizasyon politikalar\u0131n\u0131n ayn\u0131 kefeye konmas\u0131 ve ikisi aras\u0131ndaki \u00f6zsel fark\u0131n g\u00f6zden ka\u00e7\u0131r\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131d\u0131r. Yine din-devlet ay\u0131r\u0131m\u0131na i\u015faretle kullan\u0131lan \u201cBu ay\u0131r\u0131m hukuki, teolojik ve sosyolojik arg\u00fcmanlarla me\u015frula\u015ft\u0131r\u0131lmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015f olmakla birlikte hen\u00fcz tam olarak ger\u00e7ekle\u015ftirilememi\u015ftir.\u201d(s. 55) ifadelerine bak\u0131larak, yazar\u0131n bu i\u015fin tam olarak ger\u00e7ekle\u015ftirilmesine taraftar oldu\u011fu sonucuna varmak \u2013 yaz\u0131n\u0131n geneli de g\u00f6z \u00f6n\u00fcne al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda \u2013 hi\u00e7 de zor de\u011fildir. T\u00fcrkiye\u2019deki laiklik modeli ve uygulamalar\u0131 g\u00f6z \u00f6n\u00fcne al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda bir \u0130lahiyat\u00e7\u0131n\u0131n konuya ele\u015ftirel bir \u015fekilde yakla\u015fmas\u0131 beklenirken, tersi bir durumun g\u00f6r\u00fclmesi, din-devlet il\u015fkisinde devleti y\u00fccelten ve \u0130slam\u2019\u0131 bu devletin politikalar\u0131 i\u00e7in bir ara\u00e7 olarak g\u00f6ren devlet\u00e7i \u2013 ve T\u00fcrk\u00e7\u00fc \u2013 modernist yakla\u015f\u0131mlar\u0131 \u00e7a\u011fr\u0131\u015ft\u0131rmaktad\u0131r. (Bu ba\u011flamda, yaz\u0131m\u0131z\u0131n ba\u015flar\u0131nda da i\u015faret edildi\u011fi gibi, yazar\u0131n el-M\u00e2tur\u00eed\u00ee ile ilgili olarak haz\u0131rlad\u0131\u011f\u0131 antolojide, onu, ortada hi\u00e7 bir \u201cdelil\u201d olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 itiraf etti\u011fi halde, birtak\u0131m zorlamalarla T\u00fcrk olarak g\u00f6stermeye \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 da dikkat \u00e7ekicidir.) Yazar\u0131n aceleye getirdi\u011fi ve \u00fczerinde fazla d\u00fc\u015f\u00fcnmeye f\u0131rsat bulamad\u0131\u011f\u0131 anla\u015f\u0131lan ifadeleri bunlarla s\u0131n\u0131rl\u0131 de\u011fildir.Yukar\u0131da s\u00f6z\u00fc edilen zaaflara eklenebilecek bir ba\u015fka \u00f6rnek de, Hilafet\u2019in kald\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131 ve bunun yerine milli hakimiyet tezinin ikame edilmesini isteyen Seyyid Bey\u2019in bu \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131n\u0131 bir laikle\u015fme \u00f6nerisi olarak sunarken (s. 56), milli hakimiyet esas\u0131na g\u00f6re milletin pekala \u0130slami esaslara dayal\u0131 bir y\u00f6netimi isteyebilece\u011fi, dolay\u0131s\u0131yla laikli\u011fin milli hakimiyetin laz\u0131m-\u0131 gayr-\u0131 mufar\u0131k\u0131, yani olmazsa olmaz \u015fart\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6zden ka\u00e7\u0131rm\u0131\u015f veya g\u00f6z ard\u0131 etmi\u015f olmas\u0131d\u0131r. Ayn\u0131 kafa kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131ndan dolay\u0131, Seyyid Bey\u2019in, Hilafet ve hakimiyet meselesinin dini olmaktan ziyade d\u00fcnyevi ve siyasi bir mesele ve do\u011frudan milletin i\u015fi oldu\u011fu \u015feklindeki y\u00f6neticinin se\u00e7imine m\u00fcteall\u0131k ifadelerini (s. 57) de laiklik ba\u011flam\u0131nda alg\u0131lama hatas\u0131na d\u00fc\u015f\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Halbuki Seyyid Bey\u2019in s\u00f6z konusu eseri bir b\u00fct\u00fcn olarak de\u011ferlendirildi\u011finde, onun bug\u00fcnk\u00fc anlamda bir laiklikle ilgilenmedi\u011fi, amac\u0131n\u0131n sadece y\u00f6netim tarz\u0131 olarak, Hilafet\u2019ten ziyade halk egemenli\u011fine taraftar oldu\u011funu ortaya koymak oldu\u011fu, ama y\u00f6netimin \u0130slami esaslar\u0131 bir tarafa b\u0131rakarak hareket etmesi gibi bir d\u00fc\u015f\u00fcnceyle uzaktan yak\u0131ndan ilgisinin bulunmad\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fclecektir. Bir ba\u015fka ifadeyle, onun muhtevadan ziyade \u015fekilden bahsetti\u011fi anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r; ki, bunun g\u00fcn\u00fcm\u00fcz T\u00fcrkiye\u2019sindeki laiklikle uzaktan yak\u0131ndan bir alakas\u0131 yoktur. Nitekim bizzat yazar\u0131n kendisi de bir yerde hakimiyet-i milliye fikrinin laiklikle uzaktan yak\u0131ndan alakas\u0131 bulunmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6sterircesine, bu fikrin saltanata kar\u015f\u0131 halifenin se\u00e7imle i\u015f ba\u015f\u0131na getirilmesi amac\u0131yla ortaya at\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131k\u00e7a ifade etmektedir (s. 59). \u0130\u015fin do\u011frusu, laikli\u011fin ne oldu\u011fu ve Kur\u2019an\u2019\u0131n \u00f6\u011fretisinin ne anlama geldi\u011fi konusunda yazar\u0131n birikiminin yeterlili\u011fi konusunda insan teredd\u00fcde d\u00fc\u015fmektedir. Zira o Kur\u2019an\u2019da y\u00f6netim esaslar\u0131na \u2013 mesela halifenin kim olaca\u011f\u0131na \u2013 ili\u015fkin olarak birtak\u0131m genel ilkeler d\u0131\u015f\u0131nda tafsilata girilmedi\u011fine dair bildik s\u00f6ylemi tekrarlarken (s. 56), bunun laikli\u011fe bir zemin te\u015fkil edebilece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnmekte; ne var ki, Kur\u2019an\u2019\u0131n, siyasete, ekonomiye, hukuka, uluslararas\u0131 ili\u015fkilere, ayr\u0131ca toplumsal alana ili\u015fkin pek \u00e7ok talepler i\u00e7erdi\u011fini ve bunlar\u0131n yerine getirilmesini M\u00fcsl\u00fcmanlara emretti\u011fini unutmaktad\u0131r. Bu husustan gaflet etmesinin bir sonucu olarak, konuyla ilgili baz\u0131 Kur\u2019\u00e2n\u00ee kavramlara tek tarafl\u0131 ve iddias\u0131n\u0131 desteleyecek \u015fekilde manalar vermekten de geri durmamaktad\u0131r. Nitekim Kur\u2019an\u2019da ge\u00e7en \u201chalife\u201d teriminin hi\u00e7 bir siyasi ima ta\u015f\u0131mad\u0131\u011f\u0131n\u0131 kesin bir dille ileri s\u00fcrerken (s. 56), bu terimin b\u0131rak\u0131n siyasi boyutuna dair yorumlar\u0131 , b\u00fct\u00fcn yery\u00fcz\u00fcn\u00fc ve hatta evreni kapsayan kozmik boyutunu g\u00fcndeme getiren yorumlar da g\u00f6rmezlikten gelinmi\u015ftir. Sadece Kur\u2019an de\u011fil S\u00fcnnet ve hadisler konusunda da yazar ayn\u0131 tavr\u0131 s\u00fcrd\u00fcrm\u00fc\u015f ve ciddi bir inceleme yapmadan rastgele h\u00fck\u00fcmler vermekte bir beis g\u00f6rmemi\u015ftir. Hatta bunu yaparken laf\u0131zc\u0131l\u0131ktan da yakas\u0131n\u0131 bir t\u00fcrl\u00fc kurtaramam\u0131\u015f ve Hz. Peygamber\u2019den rivayet edilen hadislerde \u201csiyaset\u201d kelimesinin ge\u00e7memesini bir anlamda siyasetin d\u00fcnyevile\u015ftirilmesi ve \u0130slami i\u00e7eri\u011finin bo\u015falt\u0131lmas\u0131 amac\u0131yla kullanmaya tevess\u00fcl edebilmi\u015f (s. 57) ve Hz. Peygamber\u2019in siyasetinin ve devlet y\u00f6netiminin, \u0130slami esaslar\u0131 hayata ge\u00e7irmek i\u00e7in bir ara\u00e7 oldu\u011funu, as\u0131l amac\u0131n\u0131n ise \u0130slam\u2019\u0131n uygulanmas\u0131 oldu\u011funu, dolay\u0131s\u0131yla onun siyaset kelimesini kullanmamas\u0131n\u0131n siyasetin din d\u0131\u015f\u0131 oldu\u011fu anlam\u0131na gelmeyece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnememi\u015ftir. \u0130\u015f, bu \u00f6nemli noktadan gaflet etmekle de kalmam\u0131\u015f, Hz. Peygamber\u2019in bu devlet ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131 g\u00f6revine lay\u0131k g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc \u2013kim taraf\u0131ndan? \u2013 ve bunun Hz. Peygamber\u2019in be\u015fer olarak&#8230;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_monsterinsights_skip_tracking":false,"_monsterinsights_sitenote_active":false,"_monsterinsights_sitenote_note":"","_monsterinsights_sitenote_category":0,"footnotes":""},"categories":[8],"tags":[],"class_list":["post-364","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-yazilar"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/364","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcomments&post=364"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/364\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":365,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/364\/revisions\/365"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fmedia&parent=364"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcategories&post=364"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Ftags&post=364"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}