﻿{"id":385,"date":"2010-10-31T16:52:25","date_gmt":"2010-10-31T15:52:25","guid":{"rendered":"http:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/?p=385"},"modified":"2016-11-11T17:04:09","modified_gmt":"2016-11-11T16:04:09","slug":"kuran-ve-toplumsal-kueresel-adalet","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/?p=385","title":{"rendered":"KUR\u2019AN VE TOPLUMSAL \u2013 K\u00dcRESEL ADALET"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: right;\">Kur\u2019an\u2019\u0131n temel gayreti \u2013 sosyoekonomik adaleti ve<br \/>\ntemel insan haklar\u0131 e\u015fitli\u011fini vurgulamas\u0131 &#8211; daha<br \/>\nhen\u00fcz ilk nazil olan ayetlerinde bile gayet a\u00e7\u0131k bir<br \/>\n\u015fekilde g\u00f6r\u00fclmektedir. Fazlurrahman<\/p>\n<p style=\"text-align: right;\">Herhangi bir \u015fehirde bir M\u00fcsl\u00fcman a\u00e7l\u0131ktan \u00f6l\u00fcrse,<br \/>\nonu adeta o \u015fehir veya devletin katletti\u011fi kabul edilir<br \/>\no \u015fehir veya devlette ya\u015fayan herkese, \u00f6lenin diyeti<br \/>\n\u00f6dettirilir.<br \/>\n<strong>\u0130bn Hazm (\u00f6.456\/1063)<\/strong><\/p>\n<p>Adalet kavram\u0131 hemen her toplumda ve k\u00fclt\u00fcrde, inanarak ya da inanmayarak hemen herkesin gereklili\u011fi ve \u00f6nemi \u00fczerinde hemfikir oldu\u011fu veya \u00f6yle g\u00f6r\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc, evrensel bir kavramd\u0131r. Bu kavram tarihte bazen bir realiteye d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015f, bazen de pe\u015finde ko\u015fulan bir serap olarak kalm\u0131\u015ft\u0131r. Nitekim tarihte, zalimleri titretmek i\u00e7in ad\u0131n\u0131n dahi an\u0131lmas\u0131n\u0131n yeterli oldu\u011fu s\u00f6ylenen bir \u201c\u00c2dil Enu\u015firevan\u201d , keza adaletiyle dillere destan olmu\u015f bir \u201c\u00c2dil halife \u00d6mer\u201d gibi adalet timsali \u015fahsiyetler ve bu \u015fahsiyetlerin damgas\u0131n\u0131 vurdu\u011fu \u00e2dil y\u00f6netimler var oldu\u011fu gibi, tam z\u0131dd\u0131na zulm\u00fcn ve adaletsizli\u011fin adeta sembol\u00fc haline gelmi\u015f tiranlar, despotlar, zalimler ve bu gibilerin damgas\u0131n\u0131 vurdu\u011fu y\u00f6netimler de var olmu\u015ftur.<br \/>\n\u00c7a\u011f\u0131m\u0131z\u0131n bu tabloda nerede yer ald\u0131\u011f\u0131 sorusuna verilecek cevap tart\u0131\u015f\u0131labilir olsa da, \u015fu anda yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn \u00e7e\u015fitli b\u00f6lgelerinde, son derece can yak\u0131c\u0131 zul\u00fcmlerin ve adaletsizliklerin s\u00fcregeldi\u011fi tart\u0131\u015f\u0131lmaz bir ger\u00e7ektir. Bu bak\u0131mdan bir \u201cK\u00fcresel Adalet\u201d d\u00f6neminde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 ileri s\u00fcrmek o kadar kolay ve m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Dahas\u0131, \u00f6zellikle aleni ve pervas\u0131z i\u015fgallerin hala ya\u015fand\u0131\u011f\u0131, \u00f6te yandan a\u00e7\u0131k ve gizli s\u00f6m\u00fcrgecilik uygulamalar\u0131n\u0131n b\u00fct\u00fcn h\u0131z\u0131yla s\u00fcrd\u00fcr\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc g\u00fcn\u00fcm\u00fczde bu iddian\u0131n bir aldatmacadan \u00f6teye ge\u00e7emeyece\u011fini \u00f6zellikle vurgulamak gerekir.<\/p>\n<p>K\u00fcresel \u00f6l\u00e7ekte durum bu merkezde oldu\u011fu gibi, b\u00f6lgesel ve ulusal \u00f6l\u00e7eklerde de durum \u00e7ok farkl\u0131 de\u011fildir. \u00c7ok kaba bir bi\u00e7imde de olsa, yery\u00fcz\u00fcn\u00fc kuzey-g\u00fcney, medeniyetleri do\u011fu-bat\u0131 ekonomileri geli\u015fmi\u015f-geli\u015fmemi\u015f, toplumlar\u0131 ileri-geri \u015feklinde \u00e7e\u015fitli taksimata tabi tutacak olursak, kuzey-g\u00fcney yar\u0131m k\u00fcreleri, do\u011fu-bat\u0131 medeniyetleri, geli\u015fmi\u015f \u2013geli\u015fmemi\u015f ekonomiler ve ileri-geri toplumlar aras\u0131nda da siyasi, ekonomik ve sosyal alandaki adaletsizliklerin varl\u0131\u011f\u0131 bilinmeyen bir \u015fey de\u011fildir.<\/p>\n<p>Ezan, namaz, oru\u00e7 ve hac g\u00f6lgesinde sosyo-ekonomik adaletsizliklerin h\u00fck\u00fcm s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc bir d\u00fcnya, bu d\u00fcnyay\u0131 tan\u0131mak ve hastal\u0131klar\u0131 te\u015fhis etmek i\u00e7in Nurettin Top\u00e7u\u2019nun a\u015fa\u011f\u0131da iktibas etti\u011fimiz s\u00f6zlerinde yer alan tespitler yeter de artar niteliktedir:<br \/>\n\u201cAs\u0131rlard\u0131r milyonlarca M\u00fcsl\u00fcman\u2019\u0131n ,yurtlar\u0131nda a\u00e7 ve sahipsiz inleyen m\u00fcmin karde\u015flerini \u00e7i\u011fneye \u00e7i\u011fneye ziyarete ko\u015ftuklar\u0131 Ka\u2019be\u2019den d\u00f6n\u00fc\u015fte, onlar hakk\u0131nda olsun biraz merhamet, hatta insanlar hakk\u0131nda olsa da bir par\u00e7a a\u015fk ve muhabbet getirdikleri g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015f m\u00fcd\u00fcr? Bu nas\u0131l ibadettir, nas\u0131l ibadettir ki m\u00fcminleri Allah evinde birle\u015ftirdi\u011fi halde aralar\u0131nda birlik ve karde\u015flik do\u011furmuyor? Hala \u0130slam \u00e2lemi hep birbirine d\u00fc\u015fmand\u0131r ve Ka\u2019be\u2019nin bek\u00e7ileri de M\u00fcsl\u00fcman karde\u015flerini soymakla g\u00f6revlidirler. Siz Allah\u2019a iftira ediyorsunuz. Allah b\u00f6yle bir ibadeti emretmemi\u015ftir. Hacc\u0131n manas\u0131, ruhsuz bedenlerin s\u0131rf mekan de\u011fi\u015ftirme \u015feklinde muayyen bir beldeye gitmi\u015f olmalar\u0131 de\u011fildir. Hacc\u0131n, \u0130slam Kongresi olan ger\u00e7ek ahlaki ve i\u00e7timai gayesinin yan\u0131nda b\u00fcy\u00fck mistik de\u011ferini ger\u00e7ekle\u015ftirecek olanlar, dini a\u015fk ile kalbin ebed\u00eeli\u011fe g\u00f6t\u00fcren yolu oldu\u011funu bilen ve ya\u015fayan g\u00f6n\u00fcllerdir; bedenlerini putlar gibi \u015fekiller ve k\u00fctleler halinde k\u0131m\u0131ldatmakla Allaha yak\u0131nla\u015ft\u0131klar\u0131n\u0131 vehmeden \u00f6l\u00fc ruhlar de\u011fil.\u201d<\/p>\n<p>K\u0131sacas\u0131, ulusal, b\u00f6lgesel ve k\u00fcresel \u00f6l\u00e7ekte pek \u00e7ok adaletsizliklerin kol gezdi\u011fi d\u00fcnyam\u0131zda, \u00f6zellikle de adaletin h\u00fck\u00fcm s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc, adalet bayra\u011f\u0131n\u0131n s\u00fcrekli dalgaland\u0131\u011f\u0131 bir \u201cadalet diyar\u0131\u201d olmas\u0131 gereken \u0130slam d\u00fcnyas\u0131nda, her \u015feyin adalet ilkesi do\u011frultusunda ve adaletin egemenli\u011fi esas\u0131 \u00fczerinde y\u00fcr\u00fcmekte oldu\u011funu s\u00f6ylemek, ger\u00e7ekleri g\u00f6rmezlikten gelmek demektir. B\u00f6yle bir d\u00fcnyan\u0131n \u201c\u0130slam D\u00fcnyas\u0131\u201d nitelemesini ne \u00f6l\u00e7\u00fcde hak etti\u011fi ise ayr\u0131ca sorulmas\u0131 gereken bir sorudur. Zira g\u00fcr\u00fcl g\u00fcr\u00fcl ezanlar okunsa, camiler be\u015f vakit ve Cuma-bayram namazlar\u0131nda dolup ta\u015fsa, Ramazanlarda ortal\u0131k oru\u00e7 tutanlardan ge\u00e7ilmese, insanlar ak\u0131n ak\u0131n hacca gitse dahi, sosyo-ekonomik adalet toplumun b\u00fct\u00fcn kesim ve katmanlar\u0131nda egemen olmad\u0131k\u00e7a, okunan ezanlar, k\u0131l\u0131nan namazlar, tutulan oru\u00e7lar ve yap\u0131lan haclar M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131 bu hedef u\u011frunda m\u00fccadeleye sevk etmedik\u00e7e, ortadaki dinin, Allah\u2019\u0131n dini olan \u0130slam\u2019dan ziyade, Ali \u015eeriati\u2019nin \u201ckar\u015f\u0131 Din\u201d dedi\u011fi bir olgudan ba\u015fka bir \u015fey olmayaca\u011f\u0131ndan zerre kadar \u015f\u00fcphemiz olmas\u0131n. Zira ba\u015fta namaz olmak \u00fczere ibadetler M\u00fcsl\u00fcmanlara emredilmi\u015fse, bu d\u0131\u015f d\u00fcnyada ortal\u0131\u011f\u0131 kaplam\u0131\u015f olan zul\u00fcmlere s\u0131rtlar\u0131n\u0131 d\u00f6nerek, camilerde kafalar\u0131n\u0131 deve ku\u015fu gibi kuma g\u00f6mmeleri i\u00e7in de\u011fil, tam aksine camiden \u00e7\u0131kar \u00e7\u0131kmaz, her t\u00fcrl\u00fc zul\u00fcm, adaletsizlik, ahlaks\u0131zl\u0131k ve k\u00f6t\u00fcl\u00fcklerle m\u00fccadeleye giri\u015fmesini ilham etmesi i\u00e7indir. Nitekim bilhassa Cuma hutbelerinde s\u0131k s\u0131k okunan,\u201cNamaz insan\u0131 ahlaks\u0131zl\u0131klardan ve k\u00f6t\u00fcl\u00fcklerden al\u0131kor\u201d mealindeki ayetin (29,el-Ankeb\u00fbt,45) neredeyse anlam\u0131n\u0131 tamamen yitirdi\u011fi ac\u0131 bir hakikattir. Zira, toplumsal adaletsizliklerden daha b\u00fcy\u00fck ve vahim bir ahlaks\u0131zl\u0131k ve k\u00f6t\u00fcl\u00fck olamayaca\u011f\u0131na g\u00f6re, k\u0131l\u0131nan bunca namazlara ra\u011fmen toplumsal zul\u00fcmlerin \u0130slam d\u00fcnyas\u0131nda kol gezmesi, k\u0131l\u0131nan namazlar\u0131n bu i\u015flevini yerine getir(e)medi\u011fini yeterince g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne sermektedir. Keza yine her Cuma hutbesinde okunmas\u0131 adet haline gelmi\u015f olan ve bu sebeple imam-hatiplerimizin dillerine pelesenk ettikleri \u201cAllah adaleti, iyili\u011fi, akrabalara bak\u0131p onlara maddi yard\u0131mda bulunmay\u0131 emreder; Hayas\u0131zl\u0131\u011f\u0131, \u00e7irkin i\u015fleri, zul\u00fcm ve tecav\u00fcz\u00fc yasaklar; Unutmay\u0131p [daima] akl\u0131n\u0131zda tutas\u0131n\u0131z diye de size \u00f6\u011f\u00fct verir.\u201d(16, en-Nahl, 90) ayetinin toplumsal alana, siyasi d\u00fczenlere ve ekonomik sistemlere bu kadar az yans\u0131d\u0131\u011f\u0131 bir \u0130slam D\u00fcnyas\u0131n\u0131n, ger\u00e7ekten de Aliya \u0130zzetbegovi\u00e7\u2019in \u201cM\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n yeniden M\u00fcsl\u00fcmanla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131\u201d projesini hakl\u0131 \u00e7\u0131karacak kadar ac\u0131nacak bir durumda oldu\u011funda ku\u015fku yoktur.<\/p>\n<p>Ancak bu ac\u0131 ger\u00e7ekleri g\u00f6rmek, bu elem verici tespitleri yapmak, ayn\u0131 zamanda bu ger\u00e7ekli\u011fi de\u011fi\u015ftirmek i\u00e7in eyleme ge\u00e7mek \u00fczere insan\u0131 harekete ge\u00e7irmedik\u00e7e, hepimizin omuzlar\u0131na y\u00fcklenmi\u015f ciddi bir ahlaki sorumlulu\u011fa d\u00f6n\u00fc\u015fecektir. Bu ahlaki sorumluluk b\u00fct\u00fcn insanl\u0131k i\u00e7in ge\u00e7erli olmakla beraber, \u201cb\u00fct\u00fcn insanl\u0131k i\u00e7in \u00e7\u0131kar\u0131lm\u0131\u015f en hay\u0131rl\u0131 \u00fcmmet\u201d (3, \u00c2lu \u2018Imran, 110) olmakla m\u00fckellef olan \u0130slam d\u00fcnyas\u0131 i\u00e7in \u201cadalet davas\u0131\u201d ayn\u0131 zamanda bir iman ve \u0130slam davas\u0131, ahirette hesab\u0131 verilecek olan bir kulluk ve imtihan meselesi demektir. Bu bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131ndan yola \u00e7\u0131k\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, \u00e7a\u011f\u0131m\u0131z\u0131n en yak\u0131c\u0131 meselesi olan adalet, \u00f6zellikle de toplumsal adalet meselesinde Kur\u2019an\u2019a kulak vermek, her m\u00fcsl\u00fcman\u0131n yerine getirmekle m\u00fckellef oldu\u011fu \u201cyery\u00fcz\u00fcnde adaleti ikame etmek\u201d g\u00f6revinin ilk ad\u0131m\u0131 olsa gerektir. Ancak Kur\u2019an\u2019a kulak vermekten kast\u0131m\u0131z tabii ki, bir hoca efendinin vaaz\u0131n\u0131 dinlerken ona kulak vermek gibi bir \u015fey de\u011fildir. Zira Kur\u2019an iki kapa\u011f\u0131 aras\u0131nda kapal\u0131 kald\u0131\u011f\u0131 s\u00fcrece onun bizlerle konu\u015fmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Elbette kapa\u011f\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131p sevap kast\u0131yla tilavet etmek suretiyle de onunla konu\u015fmu\u015f veya onun bizle konu\u015fmas\u0131n\u0131 sa\u011flam\u0131\u015f olamay\u0131z. Hatta biraz daha bilin\u00e7li davranarak, meallerinden, \u00f6zellikle de adaletle ilgili ayetlere a\u011f\u0131rl\u0131k vererek yapaca\u011f\u0131m\u0131z bir okuma da bu i\u015f i\u00e7in yeterli olmayacakt\u0131r. Zira Roger Garaudy\u2019nin deyimiyle \u201c\u00f6l\u00fc g\u00f6zlerle\u201d okunan bir Kur\u2019an ger\u00e7ekte hi\u00e7bir zaman okunmu\u015f olmayacakt\u0131r.<\/p>\n<p>G\u00f6ren diri ve uyan\u0131k g\u00f6zlerle Kur\u2019an\u2019\u0131 okuyabilmek i\u00e7in, \u00f6nce yery\u00fcz\u00fcnde kol gezen adaletsizliklerin fark\u0131na var\u0131lmas\u0131, bu adaletsizliklerden dolay\u0131 vicdanlar\u0131n s\u0131zlamas\u0131, s\u0131zlayan vicdanlar\u0131 teskin etmek i\u00e7in \u201cne yapmal\u0131y\u0131m?\u201d sorusunun kafalarda u\u011fuldamas\u0131 ve sonu\u00e7ta \u00e7\u0131k\u0131\u015f yollar\u0131n\u0131 g\u00f6stermesi, bu meselede \u00e7a\u011fa konu\u015fmas\u0131 i\u00e7in Kur\u2019an\u2019a bir davette bulunulmas\u0131 gerekir. Peki ba\u015fka konularda da oldu\u011fu gibi, toplumsal adalet gibi hayati \u00f6nemi haiz bir konuda Kur\u2019an\u2019\u0131n \u00e7a\u011f\u0131m\u0131za konu\u015fmas\u0131 ne demektir? Kur\u2019an bir metin oldu\u011funa g\u00f6re, bu konu\u015fma nas\u0131l ger\u00e7ekle\u015fecektir? Pek tabii ki, Hz.Ali\u2019ye (r.a) atfedildi\u011fi \u00fczere asl\u0131nda \u201cKur\u2019an konu\u015fmaz, onu konu\u015fturacak olan insanlard\u0131r.\u201d \u0130nsanlar\u0131n onu konu\u015fturmalar\u0131n\u0131n yolu ise, ona \u201ctoplumsal adalet\u201d ile ilgili meselelerini arz etmeleri, sorular\u0131n\u0131 sormalar\u0131d\u0131r. Ancak soru sorabilmek i\u00e7in, \u00f6nce konuyu bilmek, konuyla ilgili aksakl\u0131klar\u0131 tespit etmek, \u00e7\u00f6z\u00fcm bekleyen problemleri te\u015fhis etmek gerekir. Bu sorular\u0131 sormaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131m\u0131zda da Kur\u2019an\u2019\u0131n her meselenin cevab\u0131n\u0131 tek tek verece\u011fini, geni\u015f izahlarda bulunaca\u011f\u0131n\u0131, bizlere ayr\u0131nt\u0131l\u0131 raporlar sunaca\u011f\u0131n\u0131 zannetme safl\u0131\u011f\u0131na d\u00fc\u015fmemek gerekir. Unutmamak gerekir ki Kur\u2019an &#8211; yine Roger Garaudy\u2019nin ifadesiyle &#8211; insanl\u0131\u011f\u0131n K\u0131yamet\u2019e kadar kar\u015f\u0131la\u015faca\u011f\u0131 \u201cb\u00fct\u00fcn meselelerin haz\u0131r \u00e7\u00f6z\u00fcmlerini\u201d bizlere sunan bir ansiklopedi de\u011fildir. O bize kar\u015f\u0131la\u015faca\u011f\u0131m\u0131z meselelerin \u00e7\u00f6z\u00fcmleri i\u00e7in parametreleri, ilkeleri, normlar\u0131, de\u011ferleri verir, bunlar\u0131n \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda kar\u015f\u0131la\u015f\u0131lan her yeni meselenin \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc ise inanan insana aittir. Dolay\u0131s\u0131yla insanlar\u0131n onu konu\u015fturmas\u0131, ancak yorum ve i\u00e7tihat arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla ger\u00e7ekle\u015febilecek bir husustur.<\/p>\n<p>Konuyla ilgili bu genel m\u00fclahazalar\u0131n ard\u0131ndan, art\u0131k \u201cKur\u2019an ve Toplumsal Adalet\u201d ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nda yer alabilecek konulara yakla\u015f\u0131m\u0131m\u0131z\u0131 ortaya koymaya ge\u00e7ebiliriz. \u0130lk yapmam\u0131z gereken, vaaz ve s\u00f6ylem \u00fcslubuyla \u201cToplumsal Adalet\u201d meselesine yakla\u015fmaktan vazge\u00e7mek ve meselenin s\u0131rf fertlere y\u00f6nelik bir vaaz u nasihat meselesi, yahut sadece bireysel ahlak ve vicdan meselesi olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, bilakis bir zihniyet, d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc ve sistem meselesi oldu\u011funu g\u00f6rebilmektir.<\/p>\n<p>Bunun ard\u0131ndan at\u0131lmas\u0131 gereken ikinci ad\u0131m ise, \u00fclkemizde, b\u00f6lgemizde ve \u0130slam d\u00fcnyas\u0131nda \u2013 ve tabii istenirse d\u00fcnyan\u0131n di\u011fer b\u00f6lgelerinde \u2013 toplumsal adalet konusundaki problemlerin, s\u0131k\u0131nt\u0131lar\u0131n, t\u0131kan\u0131kl\u0131klar\u0131n tespiti ve bunlar\u0131n ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131na zemin haz\u0131rlayan sebeplerin analizlerinin ger\u00e7ekle\u015ftirilmesidir. Elbette bu Kur\u2019an\u2019\u0131 konu\u015fturmas\u0131 beklenen \u0130lahiyat\u00e7\u0131lar\u0131n, uleman\u0131n, tefsircilerin \u00fcstesinden gelebilecekleri bir \u015fey de\u011fildir. Tam aksine bu siyaset bilimi, hukuk, iktisat, sosyoloji v.b. bilim dallar\u0131 taraf\u0131ndan ger\u00e7ekle\u015ftirilmesi gereken bir seri \u00e7al\u0131\u015fmay\u0131 gerekli k\u0131lan bir \u015feydir. \u0130\u015fte bu analizler yap\u0131ld\u0131ktan sonra, sosyal bilimlerle \u0130slami ilimler aras\u0131nda disiplinler aras\u0131 bir yakla\u015f\u0131mla ger\u00e7ekle\u015ftirilecek ortak bir \u00e7abaya ihtiya\u00e7 vard\u0131r. B\u00f6ylesi bir \u00e7al\u0131\u015fma sonucundad\u0131r ki, toplumsal adalet konusunda Kur\u2019an\u2019dan hareketle bir yol haritas\u0131, bir eylem plan\u0131, bir m\u00fccadele stratejisi geli\u015ftirmekten s\u00f6z edilebilir. Elbette bunlar \u201cgelecekte yap\u0131lmas\u0131 gerekenler\u201d kategorisine yer alacak hususlar olup, bunlar\u0131n hayata ge\u00e7irilmesini beklemeksizin \u2013 ama en k\u0131sa zamanda ger\u00e7ekle\u015fmesini \u00fcmit ederek &#8211; bug\u00fcn yap\u0131lmas\u0131 gerekenler konusunda \u0130slam D\u00fc\u015f\u00fcncesi ve \u0130slami \u0130limler perspektifinin ne olmas\u0131 gerekti\u011fini tart\u0131\u015fmak, ileride ger\u00e7ekle\u015fmesi \u00fcmit edilen disiplinler aras\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmalar i\u00e7in bir \u00f6n haz\u0131rl\u0131k anlam\u0131na gelecektir.<br \/>\nDef-i mefasid celb-i menfatten evlad\u0131r ilkesini toplumsal adalet meselesine de uygulad\u0131\u011f\u0131m\u0131z takdirde, \u00f6ncelikle \u00e7a\u011f\u0131m\u0131zda Kur\u2019an\u2019\u0131n bu konuda konu\u015f(turul)amamas\u0131n\u0131n sebepleri \u00fczerinde durmak gerekti\u011fi sonucunu \u00e7\u0131karmak zor olmayacakt\u0131r. Bir ba\u015fka ifadeyle acilen cevab\u0131 aranmas\u0131 gerken soru \u015fudur: Kur\u2019an\u2019\u0131n en merkezi kavramlar\u0131ndan olan \u201cadalet\u201d ni\u00e7in \u00e7a\u011fda\u015f \u0130slam d\u00fcnyas\u0131nda M\u00fcsl\u00fcmanl\u0131\u011f\u0131n olmazsa olmaz bir esas\u0131 haline ge(tiri)lememi\u015ftir; buna ba\u011fl\u0131 olarak ni\u00e7in \u201ctoplumsal adalet\u201d \u0130slam toplumlar\u0131nda siyasi, ekonomik ve sosyal sistemlerin omurgas\u0131n\u0131 olu\u015fturamam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p><strong>Toplumsal adalet \u00f6n\u00fcndeki engeller<\/strong><\/p>\n<p>1.Teolojik Engeller<br \/>\n\u0130slam toplumlar\u0131nda ve \u00fclkemizde M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n din ve toplum tasavvurlar\u0131nda \u201ctoplumsal adalet\u201d kavram\u0131n\u0131n son derece c\u0131l\u0131z kalmas\u0131n\u0131n alt\u0131nda yatan sebeplerin ba\u015f\u0131nda, her biri belli tarihi \u015fartlar\u0131n \u00fcr\u00fcn\u00fc olan siyasi, itikadi, felsefi ve f\u0131khi mezhep, ak\u0131m ve ekollerin yakla\u015f\u0131m ve yorumlar\u0131n\u0131n Kur\u2019an\u2019\u0131n \u201cadalet\u201d \u00f6\u011fretisini daha da g\u00fc\u00e7lendirip derinle\u015ftirece\u011fi halde, genellikle onun \u00f6\u011fretisinin \u00fcst\u00fcn\u00fc \u00f6rten bir tortu tabakas\u0131 haline gelmi\u015f olmas\u0131d\u0131r. Bu gelenekler aras\u0131nda adalet kavram\u0131n\u0131 t\u00e2l\u00ee bir kavram olarak g\u00f6ren Ehl-i s\u00fcnnet gibi mezheplere ra\u011fmen, bu kavram\u0131 sisteminin merkezine yerle\u015ftirmi\u015f olan &#8211; mesela Mu\u2019tezile, Zeydiyye ve \u0130badilik gibi &#8211; mezheplerin de mevcudiyeti bir vak\u0131a olsa da, bu gibi adalet merkezli mezhepler tarihte ve g\u00fcn\u00fcm\u00fczde \u0130slam d\u00fcnyas\u0131nda yayg\u0131n ve etkili mezhepler olmaktan uzak bir haldedir. Nitekim mesela S\u00fcnni d\u00fcnyan\u0131n \u00f6nemli bir par\u00e7as\u0131 olan \u00fclkemizde yayg\u0131n ve belirleyici olan \u201c\u0130slam\u2019\u0131n \u015fart\u0131 be\u015f, iman\u0131n \u015fart\u0131 alt\u0131d\u0131r\u201d form\u00fclasyonu i\u00e7erisinde \u201cadalet\u201d ve onu ger\u00e7ekle\u015ftirmenin en \u00f6nemli vas\u0131talar\u0131ndan biri olan \u201cel-Emru bi\u2019l-Ma\u2019r\u00fbf ve\u2019n-Nehyu ani\u2019l-Munker\u201d ilkelerine yer verilmemi\u015f olmas\u0131 durumu yeterince a\u00e7\u0131klay\u0131c\u0131 olsa gerektir.<br \/>\nBu a\u00e7\u0131dan, toplumumuzdaki \u201c\u0130slam\u2019\u0131n be\u015f \u015fart\u0131\u201d ve \u201c\u0130man\u2019\u0131n alt\u0131 \u015fart\u0131\u201d \u015feklindeki galat-\u0131 me\u015fhurlarda adalet, hele \u201ctoplumsal adalet\u201d kavram\u0131na yer verilmemi\u015fken, \u00fcstelik bu anlay\u0131\u015f\u0131n sahipleri kendilerini \u201chak mezhep, f\u0131rka-i Naciye\u201d olarak nitelemekte \u0131srarc\u0131 davran\u0131rken; \u201cadalet\u201d kavram\u0131n\u0131 mezhebin be\u015f temel esas\u0131 (Us\u00fbl-i hamse) den biri kabul eden Mu\u2019tezile-Zeydiyye gibi mezheplerin \u201cbat\u0131l mezhep, f\u0131rak-\u0131 d\u00e2lle\u201d tasnifi i\u00e7erisinde<br \/>\nde\u011ferlendirilmesi de olduk\u00e7a manidard\u0131r.<\/p>\n<p>Sadece mezheplerin iman ve \u0130slam tan\u0131mlar\u0131 de\u011fil, Allah tasavvurlar\u0131n\u0131n da konuyla olan yak\u0131n ilgisinden \u00e7a\u011fda\u015f ara\u015ft\u0131rmalarda s\u0131k s\u0131k bahsedilmektedir. \u015eayet \u201c Kul\/K\u00f6r Allah\u2019a nas\u0131l bakarsa, Allah da ona \u00f6yle bakar\u201d atas\u00f6z\u00fcnden ilham alarak bir uyarlama yapacak olursak, benzer \u015fekilde\u201c Kul Allah\u2019a nas\u0131l bakarsa, topluma da \u00f6yle bakar\u201d demek \u00e7ok ta isabetsiz g\u00f6r\u00fcnmemektedir. Nitekim adalet ve bilhassa toplumsal adalet kavram\u0131na sisteminde tali bir yer veren ve adalet vurgusu zay\u0131f olan, toplumsal adaleti ortadan kald\u0131r\u0131c\u0131 uygulamalar\u0131na ra\u011fmen, zalim de olsa y\u00f6netimlere ve y\u00f6neticilere itaati emreden Ehl-i s\u00fcnnet \u00e7evrelerinde ve Ehl-i s\u00fcnnet kelam\u0131nda hakim olan Allah tasavvurunun bariz vasf\u0131n\u0131n \u201cK\u00e2dir-i Mutlak\u201d olmas\u0131; buna mukabil adalet, el-emru bi\u2019l-ma\u2019ruf ve\u2019n-nehyu ani\u2019l-munker, el-va\u2019du ve\u2019l-va\u00eed, el-menzile beyne\u2019l-menzileteyn gibi esaslar\u0131 mezhebin kurucu ilkeleri kabul eden Mu\u2019tezile-Zeydiyye gibi mezheplerin Allah tasavvurlar\u0131n\u0131n bariz vasf\u0131n\u0131n \u201cAdalet\u201d olmas\u0131 tesad\u00fcfi olmasa gerektir.<\/p>\n<p>Benzer \u015fekilde Ehl-i S\u00fcnnet\u2019in siyaset teorisini karakterize etmek i\u00e7in onun toplumsal adaletsizlikler ve zul\u00fcmler ve bu zul\u00fcmleri i\u015fleyen zalim y\u00f6netimler kar\u015f\u0131s\u0131ndaki tavr\u0131n\u0131n \u201cSab\u0131r ekol\u00fc\u201d olarak \u00f6zetlenmesi; buna mukabil toplumsal adaletsizlikler ve y\u00f6netimlerin zul\u00fcmleri kar\u015f\u0131s\u0131nda muhalefet, direni\u015f ve ba\u015fkald\u0131r\u0131n\u0131n \u015fart oldu\u011funu savunan Mu\u2019tezile, Zeydiyye ve \u0130mamiyye gibi mezheplerin \u201cDevrimci ekol\u201d olarak nitelendirilmesi de konumuz a\u00e7\u0131s\u0131ndan anlaml\u0131d\u0131r. B\u00fct\u00fcn bunlara, bilhassa S\u00fcnni gelenekteki tefsir, hadis, f\u0131k\u0131h, kelam veya tasavvuf disiplinlerinin hi\u00e7birisinde \u2013 bildi\u011fimiz kadar\u0131yla \u2013 bireysel olsun, toplumsal olsun \u201cZul\u00fcm\u201d \u00fczerine yaz\u0131lm\u0131\u015f tek bir m\u00fcstakil esere rastlanmay\u0131\u015f\u0131 ger\u00e7e\u011fini de ekleyecek olursak, adaletsizliklerin \u0130slam d\u00fcnyas\u0131nda ni\u00e7in kol gezdi\u011fi daha da iyi anla\u015f\u0131lacakt\u0131r.<\/p>\n<p>2.Bireysel ahlak vurgusuna mukabil sistem ahlak\u0131 mefhumunun yoklu\u011fu<br \/>\nFazlurrahman\u2019\u0131n da dikkat \u00e7ekti\u011fi gibi, \u0130slam gelene\u011finde ba\u011f\u0131ms\u0131z ve sistem halinde bir \u201cKur\u2019\u00e2n\u00ee Ahlak \u0130lmi\u201dnden s\u00f6z etmenin m\u00fcmk\u00fcn olmay\u0131\u015f\u0131 , \u0130slam\u2019da ahlak\u0131n \u00f6nemine inanan M\u00fcsl\u00fcmanlar i\u00e7in olduk\u00e7a \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131 olabilir. Elbette \u0130slam ahlak\u0131 k\u0131smen f\u0131k\u0131h, k\u0131smen de tasavvuf literat\u00fcr\u00fcnde i\u00e7kin olarak varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 daima s\u00fcrd\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. Ancak eksik olan, \u0130slam ahlak\u0131n\u0131n genellikle ferdi ilgilendiren \u201cbireysel\u201d bir mesele olarak alg\u0131lanmas\u0131d\u0131r. Hatta bu alg\u0131dan dolay\u0131d\u0131r ki, \u00e7a\u011fda\u015f \u0130slami hareketlerde de toplumdaki fertlerin tek tek ahlak ve fazilet sahibi bireyler haline gelmesiyle toplumun d\u00fczelece\u011fi varsay\u0131m\u0131 olduk\u00e7a g\u00fc\u00e7l\u00fc ve yayg\u0131nd\u0131r. Bu a\u00e7\u0131dan adalet ve toplumsal adalet meselesi daima fertlerin yerine getirmesi gereken bir g\u00f6rev olarak g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015f, ama hemen hi\u00e7bir zaman bunun bir sistem meselesi oldu\u011fu g\u00fcndeme ge(tiri)lmemi\u015ftir. Bu noktada, kendisini ahlaka fevkalade \u00f6nem veren bir dinin mensubu kabul eden \u0130slam toplumlar\u0131ndaki yolsuzluklar\u0131n, ahlaks\u0131z toplumlar olarak g\u00f6r\u00fclen Bat\u0131 toplumlar\u0131ndan daha yayg\u0131n olmas\u0131, keza toplumsal adaletin bu toplumlarda \u0130slam toplumlar\u0131ndan daha g\u00fc\u00e7l\u00fc olmas\u0131, sadece ferdi ahlak\u0131n toplumsal ahlak\u0131 ve toplumsal adaleti temine yetmedi\u011fini g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne sermektedir. Bu ise \u0130slam toplumlar\u0131n\u0131n, bireysel ahlak ve bireysel ahlaka ba\u011f\u0131ml\u0131 adalet anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 g\u00f6zden ge\u00e7irerek, \u201csistem ahlak\u0131\u201d ve \u201ctoplumsal adalet\u201d gibi konulara vurgu yapan farkl\u0131 bir yakla\u015f\u0131m geli\u015ftirmesi gerekti\u011fini g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne sermektedir.<\/p>\n<p>3. \u0130slami Siyaset felsefesinde muhalefet kavram\u0131ndan ziyade itaat kavram\u0131n\u0131n y\u00f6netim anlay\u0131\u015f\u0131m\u0131za damgas\u0131n\u0131 vurmu\u015f olmas\u0131.<\/p>\n<p>Mezheplerin siyaset ve y\u00f6netim konusundaki tav\u0131rlar\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan yap\u0131lan tasniflerde Ehl-i S\u00fcnnet\u2019in \u201csab\u0131r ekol\u00fc\u201d olarak nitelendirilmesinin alt\u0131nda yatan temel belirleyicinin, bu gelenekteki \u201cy\u00f6neticilere itaat\u201d kavram\u0131 oldu\u011fu s\u0131k s\u0131k ifade edilen bir husustur. Asl\u0131nda Kur\u2019an ve S\u00fcnnet\u2019te sadece \u0130slam\u2019a uygun olan hususlarda s\u00f6z konusu olan, \u0130slam\u2019a ayk\u0131r\u0131 uygulamalarda ise asla s\u00f6z konusu olmayan bir itaat anlay\u0131\u015f\u0131 telkin edilmesine ra\u011fmen, zaman i\u00e7erisinde bu itaat kavram\u0131 y\u00f6neticilere mutlak itaat haline d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015f, onlar\u0131n \u0130slam\u2019a ayk\u0131r\u0131 uygulamalar\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda muhalefet sivil itaatsizlik ve ba\u015f kald\u0131r\u0131 yerine bunlar\u0131n sineye \u00e7ekilmesi gerekti\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcncesi giderek egemen olmu\u015f, hatta ilerleyen as\u0131rlarda S\u00fcnnilik adeta iktidarlar\u0131n tercih etti\u011fi bir \u201ciktidar ideolojisi\u201d haline d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Nitekim g\u00fcn\u00fcm\u00fcz S\u00fcnni \u0130slam d\u00fcnyas\u0131nda genel olarak despotik y\u00f6netimlerin iktidarda olmas\u0131, bu s\u00fcrecin g\u00fcn\u00fcm\u00fczdeki bir uzant\u0131s\u0131 olarak rahatl\u0131kla de\u011ferlendirilebilir. Bu itaat ve biat k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn egemenli\u011fidir ki, \u0130slam toplumlar\u0131nda toplumsal adalet meselesinin, tamamen y\u00f6neticilerin insaf ve merhametine terk edilmesine yol a\u00e7m\u0131\u015f, ezici \u00e7o\u011funlu\u011fu olu\u015fturan sessiz \u00e7o\u011funluklar ise, son derece az\u0131nl\u0131k bir gurubu olu\u015fturan y\u00f6netici elitlerin adaletsizliklerini sadece seyretmekle, ya da \u201cs\u00f6ylemek yerine s\u00f6ylenmekle\u201d iktifa eder hale gelmi\u015flerdir. K\u0131sacas\u0131 \u0130slam D\u00fcnyas\u0131 geneli itibariyle toplumsal adaletsizlikler kar\u015f\u0131s\u0131nda ciddi tepkiler veremeyen pasif bir dindarl\u0131k anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n boyunduru\u011fundan kendisini kurtaramam\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcnmektedir. Bir ba\u015fka ifadeyle, lafa gelince \u201chaks\u0131zl\u0131k kar\u015f\u0131s\u0131nda susan dilsiz \u015feytand\u0131r\u201d diyerek mangalda k\u00fcl b\u0131rakmayan, ama i\u015f d\u0131\u015f d\u00fcnyay\u0131 de\u011fi\u015ftirip d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmek i\u00e7in bedel \u00f6demeye, risk almaya, ter d\u00f6kmeye, ta\u015f\u0131n alt\u0131na elini sokmaya gelince, tam bir (u) d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fc yapanlardan olu\u015fan bir \u0130slam D\u00fcnyas\u0131yla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya bulundu\u011fumuzu itiraf etmek zorunday\u0131z.<\/p>\n<p>4.Toplumsal adaletin tamamen y\u00f6netenlere ait bir g\u00f6rev kabul edilerek, y\u00f6netilenlerin rol\u00fcn\u00fcn (sivil inisiyatifin) g\u00f6z ard\u0131 edilmesi<\/p>\n<p>Kur\u2019an ve S\u00fcnnet\u2019in ne lafz\u0131na ne de ruhuna uyan bu pasif, itaat ve biat k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn, geni\u015f halk kitlelerinin i\u015fine gelen bir y\u00f6n\u00fc de oldu\u011funu g\u00f6z ard\u0131 etmemek gerekir. Zira bu itaat k\u00fclt\u00fcr\u00fc, toplumsal adaletin ikamesi, buna mukabil toplumsal adaletsizliklerle m\u00fccadele edilmesi g\u00f6revini sadece y\u00f6neticilere y\u0131kma ve kendisini bu sorumluluktan azade tutuma e\u011filimindedir. Halbuki toplumsal adaletin ikamesinin ve toplumsal adaletsizliklerle m\u00fccadelenin, y\u00f6netenlerle y\u00f6netilenlerin m\u00fc\u015ftereken sorumlu olduklar\u0131 \u0130slami bir g\u00f6rev oldu\u011funda ku\u015fku yoktur.<br \/>\nDi\u011fer yandan bu konuyla ilgili olarak, mesela \u201cel-Emru bi\u2019l-Ma\u2019r\u00fbf ve\u2019n-Nehyu ani\u2019l-Munker\u201d ya da \u201cihtisap\u201d uygulamalar\u0131n\u0131n halk\u0131n de\u011fil devletin g\u00f6revi oldu\u011funu savunan f\u0131kh\u00ee yakla\u015f\u0131mlar da, toplumsal adalet meselesinin sadece y\u00f6netenleri ilgilendiren bir g\u00f6rev olarak alg\u0131lanmas\u0131nda etkili olmu\u015ftur. Bunda toplumsal adalet meselesiyle yak\u0131n ilgisi bulunan \u201cSizden iyili\u011fi emreden ve k\u00f6t\u00fcl\u00fckle m\u00fccadele eden bir \u00fcmmet ol(u\u015f)sun\u201d(3, \u00c2lu \u2018Imr\u00e2n,104) mealindeki ayette s\u00f6z\u00fc edilen g\u00f6revi belli bir guruba hasreden, ayete buna g\u00f6re anlam verip, tefsir eden yakla\u015f\u0131m\u0131n da rol\u00fc oldu\u011funu, bu yakla\u015f\u0131m\u0131n bu t\u00fcr \u201cpar\u00e7ac\u0131\u201d alg\u0131lamalar\u0131 g\u00fc\u00e7lendirdi\u011fini de unutmamak gerekir. \u00c7a\u011fda\u015f dille bu durumun ifadesi, \u0130slam D\u00fcnyas\u0131nda toplumsal adaleti ikame, toplumsal adaletsizliklerle m\u00fccadele alan\u0131nda g\u00fc\u00e7l\u00fc bir \u201csivil toplum inisiyatifi\u201dnin olmay\u0131\u015f\u0131d\u0131r. Elbette \u0130slam D\u00fcnyas\u0131nda birtak\u0131m gurup, cemaat ve kesimlerin, toplumsal adalet alan\u0131na dahil edilebilecek birtak\u0131m faaliyetleri s\u00f6z konusu ise de, bunlar ulusal ve uluslararas\u0131 \u00f6l\u00e7ekte, karar al\u0131c\u0131lar\u0131 etkileyip y\u00f6nlendirme g\u00fcc\u00fcne sahip, \u00f6rg\u00fctl\u00fc, koordineli ve sofistike faaliyetler olarak nitelendirilemeyecek kadar c\u0131l\u0131z te\u015febb\u00fcslerdir. Hele ulusal, b\u00f6lgesel ve k\u00fcresel \u00f6l\u00e7ekte bir \u201ctoplumsal adalet\u201d m\u00fccadelesini y\u00fcr\u00fct\u00fcrken, \u0130slam \u00fcmmeti d\u0131\u015f\u0131ndaki benzer ama\u00e7l\u0131 kurum, kurulu\u015f ve ki\u015filerle de i\u015fbirli\u011fi yapmay\u0131 \u00f6ng\u00f6ren bir yakla\u015f\u0131m\u0131n, yani modern bir \u201cH\u0131lfu\u2019l-Fud\u00fbl\u201d perspektifinin \u0130slam \u00fclkelerinde yayg\u0131n, g\u00fc\u00e7l\u00fc ve etkili oldu\u011funu s\u00f6ylemek daha da zordur.<\/p>\n<p>Toplumsal olan\u0131 ba\u015fta olmak \u00fczere her alandaki \u201cadalet\u201d davas\u0131n\u0131 merkeze alan ve bu g\u00f6revi y\u00f6neten-y\u00f6netilen ayr\u0131m\u0131 yapmaks\u0131z\u0131n b\u00fct\u00fcn M\u00fcsl\u00fcmanlara y\u00fckleyen Kur\u2019an\u2019\u0131n M\u00fcsl\u00fcmanl\u0131k tasavvuruna mukabil, g\u00fcn\u00fcm\u00fcz M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n\u0131n toplumsal adaletten ziyade bireysel adalete vurgu yapan, \u00fcstelik \u201c\u00f6zde de\u011fil s\u00f6zde adalet\u201d \u015feklindeki telakkilerinin toplumsal adaletin ger\u00e7ekle\u015fmesinin \u00f6n\u00fcndeki en \u00f6nemli engellerden biri oldu\u011funu s\u00f6ylemek bir abart\u0131 olmasa gerektir.<\/p>\n<p>5.Toplumsal adaleti ger\u00e7ekle\u015ftirmesi beklenen kurumlardaki yozla\u015fma<br \/>\nBir yandan toplumsal adalet meselesinin sadece y\u00f6netimlerin g\u00f6revi olmad\u0131\u011f\u0131na vurgu yaparken, \u00f6te yandan toplumsal adaleti ger\u00e7ekle\u015ftirmesi beklenen kurumlar\u0131n i\u00e7ine d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc yozla\u015fmaya da bilhassa dikkat \u00e7ekilmesi gerekir. Zira \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcn par\u00e7as\u0131 olmas\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclen ve beklenen kurumlar\u0131n, giderek problemin par\u00e7as\u0131 haline geldi\u011fi bir s\u00fcre\u00e7te, toplumsal adaletin hayata aktar\u0131lmas\u0131 konusunda \u00fcmitv\u00e2r olmak m\u00fcmk\u00fcn ve ger\u00e7ek\u00e7i de\u011fildir. Ne yaz\u0131k ki \u0130slam D\u00fcnyas\u0131 \u015fu anda b\u00f6yle bir kurumsal yozla\u015fma s\u00fcrecinin olumsuz etkilerini, siyaset, y\u00f6netim, ekonomi, e\u011fitim, sosyal adalet,v.b. alanlarda b\u00fct\u00fcn yak\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131 ve y\u0131k\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile ya\u015famaktad\u0131r. Nitekim hemen b\u00fct\u00fcn \u0130slam toplumlar\u0131nda siyasetin bir saltanat, rant ve \u00e7\u0131kar arac\u0131 haline getirildi\u011fi, y\u00f6netimlerin r\u00fc\u015fvet, n\u00fcfuz istismar\u0131, yolsuzluk ve hortumlamalarla an\u0131l\u0131r oldu\u011fu, ekonominin fakirlerin aleyhine i\u015fleyen bir s\u00fcre\u00e7 niteli\u011fine b\u00fcr\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc, gelir da\u011f\u0131l\u0131m\u0131ndaki adaletsizliklerin ayyuka \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131, adalet mekanizmas\u0131na g\u00fcvenin ciddi bir bi\u00e7imde sars\u0131ld\u0131\u011f\u0131, kanunlar\u0131n egemenler taraf\u0131ndan egemenler i\u00e7in yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131, hem toplama hem de da\u011f\u0131t\u0131m\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan vergi adaletinden s\u00f6z etmenin imkans\u0131z bir hale geldi\u011fi , dolayl\u0131 vergilerle y\u00f6netimlerin vatanda\u015flar\u0131n\u0131 adeta soydu\u011fu , iktidarlar\u0131n vatanda\u015flar\u0131n vergilerinden olu\u015fan dev imkanlar\u0131 yanda\u015flar\u0131na pe\u015fke\u015f \u00e7ekti\u011fi, harcamalarda israf\u0131n ortadan bir t\u00fcrl\u00fc kald\u0131r\u0131lamad\u0131\u011f\u0131 olduk\u00e7a yayg\u0131n ve giderek k\u00f6kle\u015fen bir kanaat haline gelmi\u015f durumdad\u0131r. Durum bu olunca, toplumsal adaletin ger\u00e7ekle\u015fmesi i\u00e7in geni\u015f kitlelerin kendilerine bel ba\u011flad\u0131\u011f\u0131 kurumlar\u0131n \u201ckendisi muhtac-\u0131 himmet bir dede, nerde kald\u0131 gayra himmet ede\u201d ya da \u201ckelin ilac\u0131 olsa kendi kafas\u0131na s\u00fcrer\u201d s\u00f6zlerini hakl\u0131 \u00e7\u0131kar\u0131rcas\u0131na, bir umut de\u011fil umutsuzluk kayna\u011f\u0131 haline gelmesi elbette ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olacakt\u0131r.<\/p>\n<p>6.\u015eeffaf, murakabe edilebilir, hesap verebilir bir y\u00f6netim anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n yoklu\u011fu<br \/>\nToplumsal adaleti ger\u00e7ekle\u015ftirmesi beklenen kurumlar\u0131n yozla\u015fmaya maruz kalmas\u0131, \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcn kayna\u011f\u0131 olacak yerde, problemin bir par\u00e7as\u0131 haline gelmesi, temelde \u015feffaf, temiz, hesap sorulabilir ve hesap verebilir bir y\u00f6netim anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n \u0130slam D\u00fcnyas\u0131nda yoklu\u011fu, \u0130slam toplumlar\u0131nda da b\u00f6ylesi bir y\u00f6netim anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 hayata ge\u00e7irme konusunda y\u00f6netilenlerde g\u00f6r\u00fclen bilin\u00e7sizlik, isteksizlik ve cesaretsizlik te, toplumsal adaletin tecellisi \u00f6n\u00fcndeki engeller aras\u0131nda ilk s\u0131ralarda yer almaktad\u0131r. Asl\u0131na bak\u0131l\u0131rsa \u015feffafl\u0131k, temiz y\u00f6netim, hesap verilebilirlik gibi esaslar\u0131n yoklu\u011fu sadece y\u00f6netimlerle ilgili ve onlara has bir durum de\u011fildir. Bilakis sivil kesimde de bu ilkelerin izine dahi rastlanmayan toplumsal yap\u0131lar egemenli\u011fini s\u00fcrd\u00fcrmekte olup, bilhassa cemaat ve tarikat gibi kapal\u0131 yap\u0131larda veya adeta bir cemaat ve tarikat gibi \u00e7al\u0131\u015fan dernek, cemiyet ve siyasi partilerde de bu esaslar adeta yok mesabesindedir.<\/p>\n<p>Y\u00f6netici olarak adil, temiz ve \u015feffaf y\u00f6netim \u00f6rnekleri sergileyen Hz.Peygamber ve halifelerinin uygulamalar\u0131 ortada iken, bu \u00f6rnekleri daha da geli\u015ftirip sistemle\u015ftirme konusunda \u0130slam \u00fcmmetinin ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131klar\u0131 da ,toplumsal adaletin ger\u00e7ekle\u015fmesinin \u00f6n\u00fcndeki \u00f6nemli engeller aras\u0131nda yer almaktad\u0131r.<\/p>\n<p>7.Toplumsal adalete ayk\u0131r\u0131 uygulamalar\u0131n kol gezdi\u011fi sistemlerin ve d\u00fczenlerin d\u0131\u015f g\u00fc\u00e7ler taraf\u0131ndan himaye ve destek g\u00f6rmesi.<\/p>\n<p>Toplumsal adaletsizliklerin \u0130slam \u00fclkelerindeki y\u00f6netimlerin yolsuzluklar\u0131 ve haks\u0131z uygulamalar\u0131 ile yak\u0131n bir alakas\u0131 oldu\u011fu, hatta b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde bu \u201cadaletsiz\u201d politikalar\u0131n \u00fcr\u00fcn\u00fc oldu\u011fu ortadad\u0131r. Bu y\u00f6netimlerin ise genellikle kendi iktidarlar\u0131n\u0131 ve \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131 korumak i\u00e7in, kendi halklar\u0131na kar\u015f\u0131 d\u0131\u015f g\u00fc\u00e7lerle, uluslararas\u0131 g\u00fc\u00e7 odaklar\u0131yla ve uluslararas\u0131 sermaye ile i\u015fbirli\u011fi yapt\u0131klar\u0131 bilinen bir \u015feydir. Bu durum, toplumsal adalet taleplerinin bast\u0131r\u0131lmas\u0131 ve bu taleplerin iktidar\u0131 tehdit eder bir hale gelmemesi i\u00e7in, pek \u00e7ok iktidar\u0131n ve y\u00f6netimin s\u0131rtlar\u0131n\u0131 bu gibi g\u00fc\u00e7 odaklar\u0131na dayamalar\u0131na yol a\u00e7maktad\u0131r. Gerek d\u0131\u015f g\u00fc\u00e7lerle, gerekse onlar\u0131n i\u00e7erideki uzant\u0131lar\u0131yla olan bu kirli ili\u015fki, ayn\u0131 zamanda siyaset, ekonomi, yarg\u0131, medya ve di\u011fer bir\u00e7ok alanda, toplumsal adaletsizlikleri \u00f6rtme ve \u00f6rtbas etme konusunda bir i\u015fbirli\u011fine de d\u00f6n\u00fc\u015fmektedir. Bu sebepledir ki \u0130slam \u00fclkelerinde toplumsal adalet u\u011frunda giri\u015filecek her \u00e7aba, gerek i\u00e7, gerek d\u0131\u015f olsun, bu gibi mihraklarla \u00e7ift y\u00f6nl\u00fc bir m\u00fccadeleyi de g\u00f6\u011f\u00fcslemek durumundad\u0131r.<\/p>\n<p>Bu tespitlerin havada kalmamas\u0131 i\u00e7in, ya\u015fanan ac\u0131 ger\u00e7ekler d\u00fcnyas\u0131ndan bir \u00f6rnek vermek yararl\u0131 olacakt\u0131r. Di\u011fer \u0130slam \u00fclkelerini bir tarafa b\u0131rakarak, sadece \u00fclkemize bir g\u00f6z atmak bile tek ba\u015f\u0131na meselenin vahametini g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne sermeye yetecektir. Bilindi\u011fi gibi \u00fclkemizde izlenen basiretsiz d\u0131\u015fa ba\u011f\u0131ml\u0131 ekonomik politikalardan dolay\u0131, bu memleketin \u00e7ocuklar\u0131n\u0131n \u00e7al\u0131\u015f\u0131p di\u015finden t\u0131rna\u011f\u0131ndan artt\u0131rarak devlete verdi\u011fi vergilerin \u00e7ok \u00f6nemli bir k\u0131sm\u0131 toplumsal adaleti baltalayacak \u015fekilde sa\u00e7\u0131l\u0131p savrulmaktad\u0131r. Mesela bat\u0131k bankalar\u0131n bizlere maliyeti yakla\u015f\u0131k 25 (24.6) milyar dolar, sadece 1999-2005 aras\u0131nda \u00f6dedi\u011fimiz d\u0131\u015f bor\u00e7 faizi yakla\u015f\u0131k 42 (41.7) milyar dolar &#8211; bir ba\u015fka d\u00f6neme dair hesaplamayla 2002-2007 aras\u0131nda \u00f6dedi\u011fimiz d\u0131\u015f bor\u00e7 faizi yakla\u015f\u0131k 40 (39.3) milyar dolar &#8211; olup, bunlar\u0131n as\u0131l bor\u00e7 de\u011fil \u201cfaiz\u201d oldu\u011fu burada tekrar hat\u0131rlanmal\u0131d\u0131r. Bu muazzam mebla\u011flar\u0131n \u00fclkemizde toplumsal adaleti ger\u00e7ekle\u015ftirme yolunda fakir ve ge\u00e7im s\u0131k\u0131nt\u0131s\u0131 \u00e7eken tabakalar\u0131n durumlar\u0131n\u0131 d\u00fczeltip onlar\u0131 zenginle\u015ftirmeye de\u011fil de, ABD kontrol\u00fcndeki IMF\u2019yi zengin etmeye hizmet etmekten ba\u015fka bir i\u015fe yaramad\u0131\u011f\u0131, \u00fcstelik bu uluslararas\u0131 kurumun girdi\u011fi hi\u00e7bir \u00fclkenin, toplumsal adaleti ger\u00e7ekle\u015ftirmek \u015f\u00f6yle dursun, bozuk ekonomisini d\u00fczeltip iflah oldu\u011fu dahi \u015fimdiye kadar g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015f de\u011fildir. Buna bir de d\u0131\u015f bor\u00e7lardaki fevkalade art\u0131\u015f da eklendi\u011finde, ge\u00e7mi\u015fte de \u00f6rneklerini g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz \u00fczere bu bankalar\u0131n batmas\u0131 durumunda \u00f6denecek faturalar\u0131n da bizlere \u00f6detildi\u011fi tekrar hat\u0131rland\u0131\u011f\u0131nda, toplumsal adalet alan\u0131nda harcanmas\u0131 gereken milli gelirin nerelere harcand\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6r\u00fcl\u00fcr.<\/p>\n<p>8. K\u00fcreselle\u015fme ad\u0131 alt\u0131nda y\u00fcr\u00fct\u00fclen neo-liberal politikalar\u0131n her alandaki bask\u0131lar\u0131, neo-kolonyal uygulamalar, a\u00e7\u0131k- gizli s\u00f6m\u00fcr\u00fc, i\u015fgaller, sava\u015flar.<\/p>\n<p>B\u00fct\u00fcn bu say\u0131lanlar, asl\u0131nda biraz \u00f6nce dikkat \u00e7ekilen toplumsal adalet \u00f6n\u00fcndeki engellere benzese de, \u00f6nceki engeller bizi y\u00f6netenlerin ald\u0131\u011f\u0131 kararlar\u0131n sonucu iken, burada i\u015faret edilenlerde siyasi, ekonomik, askeri bask\u0131, dayatma, hatta tehdit, \u015fantaj, psikolojik sava\u015f, s\u0131cak sava\u015f ve i\u015fgal dahil akla gelebilecek her t\u00fcrl\u00fc bask\u0131 ve \u015fiddetin uygulanmaktan \u00e7ekinilmedi\u011fi bir \u201culuslararas\u0131 bask\u0131 d\u00fczeni\u201d s\u00f6z konusudur. \u00d6zellikle geli\u015fmi\u015f \u00fclkeler denilen \u00fclkelerin geli\u015fmemi\u015f \u00fclkelerin ka\u011f\u0131t \u00fczerinde de olsa ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131klar\u0131n\u0131 hi\u00e7e sayarak, onlar\u0131n \u00e7aresizliklerini istismar ederek, hem tabii kaynaklar\u0131n\u0131 hem de i\u015f g\u00fcc\u00fcn\u00fc s\u00f6m\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc, s\u00f6m\u00fcr\u00fcn\u00fcn zorla\u015ft\u0131\u011f\u0131 veya s\u00f6m\u00fcr\u00fcye kar\u015f\u0131 bir direni\u015fin ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 durumlarda askeri i\u015fgallerden ka\u00e7\u0131nmad\u0131\u011f\u0131 bir k\u00fcresel s\u00f6m\u00fcr\u00fc d\u00fczeninin, bu gibi \u00fclkelerdeki toplumsal adaletsizliklerin ba\u015fl\u0131ca kayna\u011f\u0131 oldu\u011fu ku\u015fkusuzdur. Bu durumun en a\u00e7\u0131k \u00f6rnekleri ise, Filistin, Irak, Afganistan i\u015fgalleri ile, \u00fclkemiz dahil pek \u00e7ok \u0130slam \u00fclkesine zaman zaman uygulanan baz\u0131lar\u0131na ise halen fiilen uygulanmakta olan siyasi-ekonomik ambargolarda g\u00f6rmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr.<\/p>\n<p>9.Toplumsal d\u00fczenin yap\u0131s\u0131: ataerkillik, a\u011fal\u0131k-\u015feyhlik, a\u015firet ve kabile sistemi.<br \/>\n\u00d6zellikle kad\u0131na ve \u00e7ocu\u011fa y\u00f6nelik toplumsal adaletsizliklerin \u0130slam ile de alakas\u0131 olmayan \u201cataerkil (erkek egemen)\u201d zihniyetle olan ili\u015fkisi pek \u00e7ok ara\u015ft\u0131rmada g\u00f6sterilmi\u015ftir. Mesela \u00fclkemizdeki kad\u0131nlar\u0131n %70\u2019i i\u015fg\u00fcc\u00fcn\u00fcn d\u0131\u015f\u0131nda \u201cev kad\u0131n\u0131\u201d olarak tan\u0131mlanmakta, ev kad\u0131nl\u0131\u011f\u0131 bir \u201ci\u015f\u201d olarak kabul edilmemektedir. Keza \u00e7al\u0131\u015fan kad\u0131nlar\u0131n yar\u0131s\u0131 da aile i\u015fletmelerinde \u00fccretsiz i\u015f\u00e7i olarak \u00e7al\u0131\u015fmaktad\u0131rlar. Baz\u0131 \u0130slam \u00fclkelerinde, \u00fclkemizin de baz\u0131 b\u00f6lgelerinde \u2013 mesela g\u00fcney do\u011fu\u2019da &#8211; kad\u0131n miras hakk\u0131ndan mahrum edilmektedir. Kad\u0131n\u0131n kocas\u0131na, \u00e7ocuklar\u0131n ana-babas\u0131na \u201cmutlak itaati\u201d \u00f6ng\u00f6ren bu zihniyet, kad\u0131na ve \u00e7ocuklara uygulanan aile i\u00e7i \u015fiddetin de ba\u015fl\u0131ca sebeplerindendir. Bu zihniyet o kadar g\u00fc\u00e7l\u00fcd\u00fcr ki, mesela \u00fclkemizde \u0130slamc\u0131, milliyet\u00e7i, solcu, sosyalist, sosyal demokrat, liberal olsun b\u00fct\u00fcn siyasi partilerde kad\u0131n varl\u0131\u011f\u0131 son derece c\u0131l\u0131zd\u0131r. Parlamentoda, b\u00fcrokraside, i\u015f d\u00fcnyas\u0131nda, medyada ve \u00fcniversitelerde de durum \u00e7ok farkl\u0131 de\u011fildir. Ataerkil yap\u0131yla yak\u0131n ilgisi bulunan \u201ca\u011fal\u0131k-\u015feyhlik, kabile ve a\u015firet sistemi\u201d de hem \u00fclkemizde hem de di\u011fer bir\u00e7ok \u0130slam \u00fclkesinde, toplumsal adaletsizliklere yol a\u00e7an \u00f6nemli bir unsurdur. Bu sistemde a\u011fa, \u015feyh, kabile ve a\u015firet reisinin ki\u015filerin iradelerine ipotek koymas\u0131, bu sistemde adil bir payla\u015f\u0131ma yer olmamas\u0131, ki\u015filerin \u00f6zg\u00fcr bireyler olarak hareket edip karar almalar\u0131n\u0131n neredeyse imkans\u0131zl\u0131\u011f\u0131, a\u011fa-\u015feyh dayan\u0131\u015fmas\u0131yla bu sistemin, dini bir k\u0131l\u0131f ge\u00e7irilerek me\u015frula\u015ft\u0131r\u0131lmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lmas\u0131, t\u00f6re\/namus cinayetleri, berdel v.b. hususlar toplumsal adaletin tecellisinin \u00f6n\u00fcnde ciddi engeller olu\u015fturmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>10. E\u011fitim sistemi, geleneksel din e\u011fitimi ve gelenekselin yeniden \u00fcretimi olarak \u201c\u00e7a\u011fda\u015f(!) din e\u011fitimi\u201d.<br \/>\n\u0130slam \u00fclkelerinde ve \u00fclkemizde toplumsal adaletin ger\u00e7ekle\u015fememesi ve egemenli\u011fini s\u00fcrd\u00fcrememesi, yukar\u0131dan beri izaha \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131z \u00fczere, asl\u0131nda bir zihniyet meselesidir. Toplumsal adaletin ger\u00e7ekle\u015fmesinin \u00f6n\u00fcndeki engellerin ba\u015fta gelenlerinden biri olan bu zihniyeti, k\u0131saca \u201citaat, biat ve teb\u2019a k\u00fclt\u00fcr\u00fc\u201d \u015feklinde \u00f6zetlemenin m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011funa da i\u015faret etmi\u015ftik. \u0130\u015fte Kur\u2019an\u2019\u0131n genel olarak adalet (bireysel, toplumsal, k\u00fcresel adalet) vurgusuna ra\u011fmen, bu vurguya meydan okuyan ters y\u00f6ndeki geli\u015fmelerin yayg\u0131nl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve kal\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 sa\u011flayan \u201citaat, biat ve teb\u2019a k\u00fclt\u00fcr\u00fc\u201dn\u00fc kitlelerin beyinlerine kaz\u0131yan, e\u011fitim sistemlerinden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. \u0130ster dini, isterse din d\u0131\u015f\u0131 e\u011fitim sistemlerinde olsun, hi\u00e7 birisinde fertleri \u00f6zg\u00fcr, muhalif ve ele\u015ftirel bir \u015fahsiyete kavu\u015fturma, toplumsal adalet konusunda onlarda hassasiyet geli\u015ftirme, toplumsal adaletin ger\u00e7ekle\u015fmesi i\u00e7in onlar\u0131 m\u00fccadeleye haz\u0131rlama gibi bir hedefin bulundu\u011funu s\u00f6ylemek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Garip olan \u015fudur ki, din d\u0131\u015f\u0131\/laik\/sek\u00fcler e\u011fitim kurumlar\u0131nda durum bu oldu\u011fu gibi, her seviyede e\u011fitim veren dini e\u011fitim kurumlar\u0131nda da durum \u00f6ncekilerden farks\u0131zd\u0131r. Pek \u00e7ok \u0130slam \u00fclkesinde oldu\u011fu gibi \u00fclkemizde de dini e\u011fitim kurumlar\u0131nda sek\u00fcler e\u011fitim kurumlar\u0131ndakine benzer bir zihniyet, yani pasifist, teslimiyet\u00e7i bir itaat k\u00fclt\u00fcr\u00fc pompalanmaktad\u0131r. Buna, birtak\u0131m cemaat, tarikat, dini grup ve yap\u0131lanmalardaki i\u00e7 e\u011fitimi &#8211; daha do\u011frusu beyin y\u0131kama faaliyetini \u2013 de eklemek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. \u0130ster sek\u00fcler ister dini olsun e\u011fitim kurumlar\u0131nda \u2013 adeta beyin y\u0131karcas\u0131na &#8211; telkin edilen bu pasifist k\u00fclt\u00fcr\u00fcn yaratt\u0131\u011f\u0131 zihniyeti, k\u0131saca y\u00f6netimlerin i\u015fine, etliye s\u00fctl\u00fcye kar\u0131\u015fmayan \u201cuysal vatanda\u015f\u201d yeti\u015ftirmeye hizmet eden bir t\u00fcr \u201ck\u00f6lelik zihniyeti\u201d olarak \u00f6zetlemek yanl\u0131\u015f olmayacakt\u0131r.<\/p>\n<p>10. Sek\u00fclerle\u015fme, \u015fehirle\u015fme, t\u00fcketim k\u00fclt\u00fcr\u00fc, l\u00fcks ve a\u015f\u0131r\u0131 t\u00fcketim<br \/>\nToplumsal adaletin y\u00f6neteniyle y\u00f6netilenliyle toplumun tamam\u0131n\u0131n sorumlu oldu\u011fu \u0130slami bir g\u00f6rev oldu\u011funu s\u00f6ylemek \u00e7ok kolayd\u0131r. Ama toplumsal adaletin ger\u00e7ekle\u015fmesinin \u00f6n\u00fcndeki engelleri kald\u0131rmak o kadar kolay de\u011fildir. Hele problem insanlar\u0131n i\u00e7lerinde, kafalar\u0131nda, zihinlerinde ve ki\u015filiklerinde ise, bu takdirde toplumsal adalet m\u00fccadelesinin hem \u201c\u00e2f\u00e2k\u201d\u0131 hem de \u201cenfus\u201du kapsamas\u0131 gerekti\u011fi a\u00e7\u0131kt\u0131r. Bilhassa d\u0131\u015f d\u00fcnyadaki baz\u0131 geli\u015fmelerin insan\u0131n i\u00e7 d\u00fcnyas\u0131ndaki menfi etkileri, giderek M\u00fcsl\u00fcmanlarda ve onlar\u0131n \u0130slam tasavvurlar\u0131nda da k\u00f6kl\u00fc de\u011fi\u015fikliklere yol a\u00e7acak bir \u201ctehdit\u201d olu\u015fturmaya aday g\u00f6r\u00fcnmektedir. Bu tehlikeli geli\u015fmelerin ba\u015f\u0131nda ise sek\u00fclerle\u015fme gelmektedir. Pek \u00e7o\u011fumuzun zannetti\u011finin aksine sek\u00fclerle\u015fme sadece dinin toplumsal alanda devre d\u0131\u015f\u0131 b\u0131rak\u0131lmas\u0131yla de\u011fil, ayn\u0131 zamanda dinin i\u00e7i bo\u015falt\u0131larak, fert ve toplum \u00fczerinde hi\u00e7bir etkisi olmayan bir k\u00fclt\u00fcr, g\u00f6r\u00fcnt\u00fc ve formalite haline getirilmesiyle de ortaya \u00e7\u0131kabilmektedir. \u00dclkemizde bilhassa seksenli y\u0131llardan sonra y\u00fckseli\u015fe ge\u00e7en bu \u201csek\u00fclerle\u015fme\/d\u00fcnyevile\u015fme\u201d e\u011filimini, son zamanlarda \u201cm\u00fccahitlerin m\u00fcteahhitlere d\u00f6n\u00fc\u015fmesi\u201d , keza \u201ctasavvuf ehlinin tasarruf ehline d\u00f6n\u00fc\u015fmesi\u201d , ya da abdestsiz kapitalistler yan\u0131nda bir de \u201cabdestli kapitalistler\u201d s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131 \u015feklinde ifade etmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Di\u011fer yandan iktidar nimetlerinden yararlanan \u0130slam\u00ee kesimin h\u0131zla \u201cr\u00fc\u015fvet \u2013 \u015f\u00f6hret &#8211; \u015fehvet\u201d \u015feytan \u00fc\u00e7geninin pen\u00e7esine d\u00fc\u015fmesi, bu \u00e7evrelerde giderek hayat\u0131n amac\u0131n\u0131n \u201cmasa \u2013 kasa \u2013 nisa\u201c haline geldi\u011fini g\u00f6steren geli\u015fmelere artan bir \u015fekilde rastlanmas\u0131 da bu durumu g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne seren baz\u0131 g\u00f6stergeler olarak de\u011ferlendirilebilir. Elbette bu gibi tehlikeli geli\u015fmelerin ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131nda \u201c\u015fehirle\u015fme\u201d olgusunun da rol\u00fc vard\u0131r. Zira \u015fehirle\u015fmeye paralel olarak bir t\u00fcketim toplumunun yarat\u0131lmas\u0131 i\u00e7in neo-liberal politikalar\u0131n topluma dayat\u0131lmas\u0131 ve \u00f6te yandan kapitalizmin k\u00fcreselle\u015ftirilmesi i\u00e7in her yola ba\u015fvurularak yayg\u0131nla\u015ft\u0131r\u0131lmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lan \u201ct\u00fcketim \u00e7\u0131lg\u0131nl\u0131\u011f\u0131\u201d, keza \u201cl\u00fcks ve a\u015f\u0131r\u0131 t\u00fcketim\u201d de toplumsal adaletsizliklerin giderek artmas\u0131na yol a\u00e7maktad\u0131r.<\/p>\n<p>Kur\u2019an-\u0131 Kerim\u2019in \u201cisraf ederek sa\u00e7\u0131p savuranlar\u0131n \u015eeytanlar\u0131n karde\u015fleri oldu\u011fu\u201d( 17, el-\u0130sr\u00e2,27 ) \u015feklindeki uyar\u0131 ve tehdidine ra\u011fmen, sadece \u00fclkemizde her g\u00fcn \u00fcretilen 120 milyon ekme\u011fin %10\u2019unun \u00e7\u00f6pe at\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6z \u00f6n\u00fcne ald\u0131\u011f\u0131m\u0131zda, keza bilhassa l\u00fcks otellerde ve tesislerde yap\u0131lan yiyecek i\u00e7ecek israf\u0131n\u0131 ve toplumu obezle\u015ftiren a\u00e7g\u00f6zl\u00fcl\u00fck ve t\u0131ka basa yeme al\u0131\u015fkanl\u0131klar\u0131n\u0131 da buna ekledi\u011fimizde, bir \u0130slam \u00fclkesi olan \u00fclkemizde her g\u00fcn toplumsal adalete M\u00fcsl\u00fcmanlar eliyle nas\u0131l bir darbe vurulmakta oldu\u011fu daha kolay anla\u015f\u0131lacakt\u0131r. Buna mesela d\u00fcnyada ortalama iki y\u0131lda bir de\u011fi\u015ftirildi\u011fi s\u00f6ylenen cep telefonlar\u0131n\u0131n \u00fclkemizde alt\u0131 ayda bir de\u011fi\u015ftirildi\u011fi bir sonradan g\u00f6rmelik olgusunu da eklemek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr.<\/p>\n<p>S\u00f6z\u00fcm ona \u0130slami denilen TV kanallar\u0131nda, radyo yay\u0131nlar\u0131nda, gazete, dergi v.b. medya ortamlar\u0131nda, kapitalist<br \/>\n\u00e7evrelerden hi\u00e7bir fark\u0131 olmayan bir t\u00fcketim k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn bilhassa reklamlar arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla s\u00fcrekli telkin edilmesi giderek reklamc\u0131l\u0131\u011f\u0131n s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 a\u015farak bir beyin y\u0131kama faaliyetine d\u00f6n\u00fc\u015fmek \u00fczeredir. Bilhassa k\u00fcresel sisteme eklemlenme karar\u0131 vermi\u015f olan baz\u0131 &#8211; yine s\u00f6z\u00fcm ona &#8211; \u0130slami \u00e7evrelerin \u0130slamilik k\u0131l\u0131f\u0131yla me\u015frula\u015ft\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131klar\u0131, asl\u0131nda faizci s\u00f6m\u00fcr\u00fc sistemin bir par\u00e7as\u0131 olmaktan \u00f6teye pek te ge\u00e7emeyen \u201cbankac\u0131l\u0131k\u201c ve \u201csigorta\u201d giri\u015fimleri de, toplumdaki s\u00f6m\u00fcr\u00fc d\u00fczenini de\u011fi\u015ftirmekle m\u00fckellef olanlar\u0131n nerelere savrulduklar\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne sermektedir.<\/p>\n<p>Bu tabloya, Kur\u2019an-\u0131 Kerim\u2019in ba\u015fka ayetlerde emir ve telkin etti\u011fi \u201cadalet\u201d ilkesinin de \u00f6tesine ge\u00e7erek, \u201ckendileri ihtiya\u00e7 i\u00e7erisinde olsalar bile, ba\u015fkalar\u0131n\u0131 kendilerine tercih ederler\u201d (59, el-Ha\u015fr, 9) ayetinde M\u00fcsl\u00fcmanlara telkin etti\u011fi \u201c\u00ees\u00e2r\u201d k\u00fclt\u00fcr\u00fcne s\u0131rt\u0131n\u0131 d\u00f6nerek ya da \u201cKom\u015fusu a\u00e7 iken tok yatan bizden de\u011fildir\u201d veya \u201cSizden biriniz kendisi i\u00e7in isteyip arzu etti\u011fini karde\u015f(ler)i i\u00e7in de arzu edip istemedik\u00e7e iman etmi\u015f olmaz\u201d diyen peygamberinin uyar\u0131lar\u0131n\u0131 kulaklar\u0131n\u0131 t\u0131kayarak, fakirlerin bulunmad\u0131\u011f\u0131 zengin semtlere, oradan da ultra l\u00fcks \u201crezidans ve villalar\u201d a ta\u015f\u0131nmaya can atan, daha do\u011frusu s\u0131n\u0131f atlamak i\u00e7in yan\u0131p tutu\u015fan gafil ve zavall\u0131 \u201cabdestli kapitalistler\u201d i de eklemek gerekir.<\/p>\n<p>\u0130slam ambalaj\u0131yla ambalajlanm\u0131\u015f kapitalist uygulamalara, a\u015f\u0131r\u0131 t\u00fcketim, l\u00fcks, israf ve t\u00fcketim \u00e7\u0131lg\u0131nl\u0131\u011f\u0131na verilebilecek en \u00e7arp\u0131c\u0131 \u00f6rneklerden birisi de Hac ile ilgilidir. Mesela, mah\u015fer provas\u0131 olarak ta nitelendirilen ve ayn\u0131 zamanda d\u00fcnyada her y\u0131l tekrarlanan en b\u00fcy\u00fck e\u015fitlik provas\u0131 oldu\u011fu s\u00f6ylenen Arafat vakfesi\u2019nin uhrevili\u011fine ve e\u015fitlik\u00e7ili\u011fine inat, Zemzem Tower\u2019da 160.000 $\u2019l\u0131k kral dairelerinde ya da 700 T\u00fcrk\u2019\u00fcn de konaklayanlar aras\u0131nda yer ald\u0131\u011f\u0131, 5000 \u2013 7000 \u20ac\u2019luk konforlu dairelerde konaklayarak yap\u0131lan \u201cl\u00fcks hac\u201d lar\u0131n, Allah\u2019\u0131n istedi\u011fi Hac olup olmad\u0131\u011f\u0131, yahut d\u00fcnyevile\u015fmenin, l\u00fcks ve konfor d\u00fc\u015fk\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn ve israf\u0131n, Hac maskesiyle kamufle edilmesi anlam\u0131na gelip gelmedi\u011fi de mutlaka sorgulanmas\u0131 gereken bir yozla\u015fmad\u0131r.<\/p>\n<p>11. S\u0131n\u0131f ve s\u0131n\u0131f(lar) dayan\u0131\u015fmas\u0131 bilincinin olmay\u0131\u015f\u0131.<br \/>\nKur\u2019an\u2019\u0131n terminolojisi yak\u0131ndan incelendi\u011finde, zul\u00fcm &#8211; adalet, zalimler &#8211; mazlumlar, ezenler \u2013 ezilenler \u015feklindeki bir ayr\u0131m\u0131 \u00e7e\u015fitli kavramlar kullanarak yapt\u0131\u011f\u0131 ve bu ayr\u0131m\u0131 M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n bilincine yerle\u015ftirmeyi, bu suretle de onlar\u0131 yery\u00fcz\u00fcndeki her t\u00fcrl\u00fc zul\u00fcm, haks\u0131zl\u0131k, adaletsizlik ve bask\u0131ya kar\u015f\u0131 m\u00fccadeleye haz\u0131rlamay\u0131 ama\u00e7lad\u0131\u011f\u0131 kolayl\u0131kla g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Nitekim Kur\u2019an\u2019\u0131 okuyan bir insan, bu kitab\u0131n g\u00f6nderili\u015f amac\u0131n\u0131n yery\u00fcz\u00fcnde her t\u00fcrl\u00fc zul\u00fcm, bask\u0131 ve k\u00f6t\u00fcl\u00fcklerle m\u00fccadele etmeyi gaye edinen ya da g\u00f6revi bu olan bir \u00fcmmet in\u015fa etmek oldu\u011funu fark etmekte zorlanmayacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Kur\u2019an\u2019\u0131n kendisini ve m\u00fcminleri zul\u00fcm, adaletsizlik, haks\u0131zl\u0131k, ahlaks\u0131zl\u0131k ve k\u00f6t\u00fcl\u00fck cephesine \u2013 ki buna k\u0131saca \u015fer cephesi de denebilir &#8211; kar\u015f\u0131 konumland\u0131rd\u0131\u011f\u0131 ve saf belirledi\u011fi son derece a\u00e7\u0131k oldu\u011fu halde, g\u00fcn\u00fcm\u00fcz \u0130slam D\u00fcnyas\u0131n\u0131n, kendisini b\u00f6yle bir safla\u015ft\u0131rma i\u00e7erisinde g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc, \u015fer cephesine kar\u015f\u0131 saf\u0131n\u0131 belirledi\u011fini, saflar\u0131n\u0131 s\u0131kla\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Bir ba\u015fka ifadeyle, yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn neresinde olursa olsun her t\u00fcrl\u00fc zulme kar\u015f\u0131 durmak, her t\u00fcrl\u00fc adaletsizlik, haks\u0131zl\u0131k ve bask\u0131 ile m\u00fccadele etmek, bu m\u00fccadelede, dini, \u0131rk\u0131, cinsi ne olursa olsun b\u00fct\u00fcn mazlumlarla her zaman ve her yerde yard\u0131mla\u015fmak (H\u0131lfu\u2019l-Fud\u00fbl) ve bunu bir hayat tarz\u0131 haline getirmek gerekti\u011fi \u015feklinde bir anlay\u0131\u015f\u0131n, g\u00fcn\u00fcm\u00fcz M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n\u0131n M\u00fcsl\u00fcmanl\u0131klar\u0131n\u0131n olmazsa olmaz bir r\u00fckn\u00fc, esas\u0131 ve par\u00e7as\u0131 oldu\u011funu s\u00f6ylemek m\u00fcmk\u00fcn ve do\u011fru de\u011fildir. \u0130\u015fte bu t\u00fcr bir s\u0131n\u0131f bilinci, ya da safla\u015fma anlay\u0131\u015f\u0131 M\u00fcsl\u00fcmanlara yabanc\u0131 oldu\u011fu i\u00e7indir ki, onlar\u0131n kendi k\u00f6y, kasaba ve \u015fehirlerinde, daha ileri giderek memleketlerinde ve b\u00f6lgelerinde ve nihayet k\u00fcresel \u00f6l\u00e7ekte, \u00f6rg\u00fctl\u00fc ve dayan\u0131\u015fmac\u0131 bir adalet m\u00fccadelesine ya da zulme kar\u015f\u0131 m\u00fccadeleye girdiklerini g\u00f6rmek pek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Bu da, s\u00f6ylemeye dahi gerek yoktur ki, k\u00f6yden gezegene kadar her \u00f6l\u00e7ekte zulm\u00fcn kol gezmesine, az\u0131nl\u0131k olan z\u00e2limlerin egemen, \u00e7o\u011funluk olan mazlumlar\u0131n ise adeta k\u00f6le ve esir olarak hayatlar\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrmelerine yaramaktad\u0131r. Bu konuyu biraz daha derinle\u015ftirecek olursak, M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n Kur\u2019an\u2019\u0131n \u015fer cephesine kar\u015f\u0131 tav\u0131r al\u0131p saf belirlemesinden hareketle, ulusal, b\u00f6lgesel ve k\u00fcresel sistemleri ve yap\u0131lar\u0131 bu a\u00e7\u0131dan analiz etmekten de aciz oldu\u011funu kabul ve itiraf etmek zorunda kal\u0131r\u0131z. Zira M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n \u0130slam tasavvurlar\u0131nda y\u00f6netimlerin, d\u00fczenlerin, sistemlerin, anayasalar\u0131n, kanunlar\u0131n, piyasan\u0131n, medyan\u0131n, e\u011fitimin, sanat\u0131n, paran\u0131n, g\u00fc\u00e7 ve kudretin bu \u015fer cephesi taraf\u0131ndan ve onlar i\u00e7in var oldu\u011funu, bu alanlarda mazlumlara hayat hakk\u0131 tan\u0131nmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, m\u00fccadelenin de tam bu noktadaki bir bilin\u00e7lenmeyle ba\u015flamas\u0131 gerekti\u011fini ima eden en k\u00fc\u00e7\u00fck bir iz veya k\u0131r\u0131nt\u0131 bile bulunmamaktad\u0131r.<\/p>\n<p>12.\u00dcretime, emek ve al\u0131n terine dayanmayan, gayr-\u0131 me\u015fru ve gayr-\u0131 ahlaki kazan\u00e7 yollar\u0131n\u0131n yayg\u0131nla\u015fmas\u0131;<br \/>\n\u00d6zellikle faiz, borsa oyunlar\u0131, rantiyecilik ya da emek gerektirmeyen di\u011fer spek\u00fclatif kazan\u00e7lar\u0131n yayg\u0131nla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131, benzer \u015fekilde yat\u0131r\u0131m bankac\u0131l\u0131\u011f\u0131 yerine finans bankac\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n yayg\u0131nla\u015fmas\u0131, kumar ve di\u011fer haks\u0131z kazan\u00e7lar, n\u00fcfuz istismar\u0131, kay\u0131rmac\u0131l\u0131k ve hileli kazan\u00e7lar, vergi ka\u00e7ak\u00e7\u0131l\u0131\u011f\u0131, kay\u0131t d\u0131\u015f\u0131 ekonomi, sigortas\u0131z i\u015f\u00e7i istihdam\u0131, d\u00fc\u015f\u00fck \u00fccretle i\u015f\u00e7i \u00e7al\u0131\u015ft\u0131rmak, y\u00fcksek faizli krediler, kredi kartlar\u0131 s\u00f6m\u00fcr\u00fcs\u00fc, insan, uyu\u015fturucu ve silah ka\u00e7ak\u00e7\u0131l\u0131\u011f\u0131, kad\u0131n ticareti ve fuhu\u015f ka\u00e7ak\u00e7\u0131l\u0131\u011f\u0131 gibi daha da uzat\u0131labilecek olan bir liste, toplumda insanlar\u0131n daima eme\u011finin kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 alabilece\u011fine olan inanc\u0131n\u0131 sarsmakta, helal kazan\u00e7 kavram\u0131 giderek yok olmakta, bu gibi spek\u00fclatif kazan\u00e7 yollar\u0131n\u0131n yayg\u0131nla\u015fmas\u0131 dolay\u0131s\u0131yla yat\u0131r\u0131mlar\u0131n azalmas\u0131na, bu da istihdam\u0131n azalmas\u0131na yol a\u00e7maktad\u0131r. Di\u011fer yandan ayn\u0131 spek\u00fclatif ve rantiyeci zihniyetle para kazanma pe\u015finde ko\u015fan yabanc\u0131 sermeyenin de, bu bak\u0131mdan yabanc\u0131 sermaye de\u011fil \u201cyalanc\u0131 sermaye\u201d oldu\u011funa ve \u00fclkemizde kal\u0131c\u0131 yat\u0131r\u0131mlara \u00e7ok fazla ra\u011fbet etmedi\u011fine de bu vesileyle i\u015faret etmekte yarar vard\u0131r. Bu \u201chap yap para kap\u201d anlay\u0131\u015f\u0131 maalesef siyasi iktidarlar taraf\u0131ndan da himaye g\u00f6rmekte ve mesela \u015fu andaki iktidar taraf\u0131ndan da faiz gelirlerinden vergi al\u0131nmamak suretiyle resmen \u015f\u0131mart\u0131lan bu \u201chap yap para kap\u201d spek\u00fclasyonculu\u011fu ve rantiyecilik, giderek toplumda, al\u0131n teri ile helalinden kazanman\u0131n bir aptall\u0131k olarak kabul edilmesine yol a\u00e7acak kadar tehlikeli bir mecraya girmi\u015f bulunmaktad\u0131r. Bu durumun toplumda \u00fcretime ve istihdama dayal\u0131 bir ekonominin gerilemesine, \u00f6te yandan da adil bir gelir da\u011f\u0131l\u0131m\u0131n\u0131n ger\u00e7ekle\u015fmesini giderek imkans\u0131z bir hale getirmesine \u015fa\u015fmamak gerekir.<\/p>\n<p>13. Medyan\u0131n uyu\u015fturucu ve pasifize edici etkisi.<br \/>\nToplumsal adaletin hem toplumlar \u00f6l\u00e7e\u011finde hem de k\u00fcresel \u00f6l\u00e7ekte egemen ve yayg\u0131n bir hale gelmesinin \u00f6n\u00fcndeki engeller aras\u0131nda yaz\u0131l\u0131, sesli, g\u00f6r\u00fcnt\u00fcl\u00fc ve elektronik medyan\u0131n da mercek alt\u0131na al\u0131nmas\u0131n\u0131 gerektiren pek \u00e7ok sebep vard\u0131r. Ama bu ba\u011flamda en \u00f6nemli nokta, medyan\u0131n sermaye yap\u0131s\u0131 olarak, bu toplumsal adaletsizli\u011fi do\u011furan sistemle i\u00e7 i\u00e7e olmas\u0131, daha a\u00e7\u0131k bir tabirle medya patronlar\u0131n\u0131n ayn\u0131 zamanda sahip olduklar\u0131 g\u00fc\u00e7l\u00fc \u015firketleri arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla medya &#8211; sermaye ili\u015fkisini sermaye lehine kullanma y\u00f6n\u00fcne gitmesidir.B\u00f6yle olunca da medyan\u0131n genelde sermayenin emrinde ve sermayenin \u00e7\u0131kar\u0131n\u0131 savunmak gibi bir ama\u00e7la faaliyet g\u00f6stermesine \u015fa\u015fmamak gerekir. Yap\u0131s\u0131, durumu ve ili\u015fkileri bu merkezde olan bir medyan\u0131n, sermayenin aleyhine olmad\u0131\u011f\u0131 s\u00fcrece, toplumsal adaletsizlikler kar\u015f\u0131s\u0131nda suskun, \u00f6te yandan ger\u00e7ek anlamdaki bir toplumsal adalet konusunda isteksiz davranmas\u0131, sonu\u00e7ta eme\u011fin de\u011fil sermayenin \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131 savunmas\u0131 da \u015fa\u015f\u0131lacak bir \u015fey de\u011fildir. \u0130\u015fte medyan\u0131n sermayeyle ve \u00e7\u0131kar \u00e7evreleriyle olan bu organik ili\u015fkisi, kendi \u00e7\u0131kar\u0131na hizmet etti\u011fi s\u00fcrece stat\u00fckoyu kollamas\u0131na, buna ba\u011fl\u0131 olarak ta toplumsal adaletsizlikleri \u00f6rtbas etme, gizleme, \u00f6nemsiz g\u00f6sterme, g\u00fcndemi sapt\u0131rma gibi bir \u201cg\u00f6z ba\u011fc\u0131l\u0131k\u201d rol\u00fc oynamas\u0131na yol a\u00e7abilmektedir. Bu sebepledir ki, toplumsal adalet davas\u0131 u\u011frunda m\u00fccadele edilmesi ve a\u015f\u0131lmas\u0131 gereken en \u00f6nemli engeller aras\u0131nda, kitlelerin, \u00f6zellikle de ezilenlerin toplumsal adalet taleplerine destek olmak \u015f\u00f6yle dursun, bu talepleri g\u00f6rmezlikten gelen, \u00f6nemsizle\u015ftirmeye \u00e7al\u0131\u015fan, gerekti\u011finde \u00e7arp\u0131tma, sapt\u0131rma ve bilgi kirlili\u011fi ile bu taleplerin \u00fcst\u00fcn\u00fc \u00f6rtmeye \u00e7al\u0131\u015fan medya\u2019n\u0131n da bulundu\u011funu unutmamak gerekir.<\/p>\n<p>Tekrar ba\u015fa d\u00f6necek olursak, ulusal, b\u00f6lgesel ya da k\u00fcresel \u00f6l\u00e7eklerdeki bir toplumsal adalet idealinin hayata ge\u00e7irilebilmesi i\u00e7in Kur\u2019an bize yol g\u00f6sterir, ilham verir ve temel ilkeler sunarsa da, bu ideali hayata ge\u00e7irmek i\u00e7in harekete ge\u00e7meye haz\u0131r olan bir \u00dcmmet, bu u\u011furda bedel \u00f6demeye haz\u0131r fertlerden olu\u015fan bir toplum mevcut olmad\u0131k\u00e7a, toplumsal adalet bir serap olmaya devam edecektir. Bunun bir serap olmay\u0131p bir ger\u00e7ek oldu\u011funu g\u00f6sterebilmenin yolu ise, toplumsal adaletsizliklerin ma\u011fdurlar\u0131n\u0131n uyanmas\u0131 ve harekete ge\u00e7mesi, toplumsal adaletin d\u00fc\u015fman\u0131 olan d\u00fczen ve sistemleri de\u011fi\u015ftirmeye y\u00f6nelmesidir. Bu m\u00fccadelenin ba\u015far\u0131ya ula\u015fmas\u0131 i\u00e7in, mazlumlar\u0131n zalimler kadar, namuslular\u0131n da namussuzlar kadar cesur olmas\u0131 gerekti\u011fini s\u00f6ylemeye bilmem l\u00fczum var m\u0131d\u0131r? Kur\u2019an gibi bir kitaba ve Hz.Peygamber gibi bir rehbere sahip olan \u0130slam \u00fcmmeti, her t\u00fcr\u00fcyle adaleti, her yerde ve her zaman egemen k\u0131lmada en \u00f6n safta yer almakla m\u00fckellef oldu\u011funu, bunun M\u00fcsl\u00fcmanl\u0131\u011f\u0131n \u2013en az namaz, oru\u00e7, hac kadar \u2013 olmazsa olmaz bir par\u00e7as\u0131 oldu\u011funu idrak etmedik\u00e7e, toplumsal adalet bir serap olmaya devam edecektir.<\/p>\n<p>Eylem do\u011furmayan bir iman\u0131n iman olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 idrak etmeye ba\u015flad\u0131\u011f\u0131m\u0131z anda, bu serab\u0131n giderek bir hakikate d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc g\u00f6rmek m\u00fcmk\u00fcn olacakt\u0131r.<\/p>\n<ol>\n<li>Fazlurrahman, \u0130slam Ve \u00c7a\u011fda\u015fl\u0131k (Ank., 2002,V.bsk.),s.72<\/li>\n<li>\u00a0 Top\u00e7u, Nurettin: \u0130slam ve \u0130nsan, S. 35<\/li>\n<li>Kald\u0131 ki ne Kur\u2019an\u2019da ne de \u00a0g\u00fcvenilir- hatta g\u00fcvenilmez &#8211; \u00a0hadis rivayetlerinde \u00a0\u201c\u0130slam\u2019\u0131n \u015fart\u0131\u201d \u015feklinde bir ifade yer almad\u0131\u011f\u0131 gibi, \u0130slam\u2019\u0131n \u015fart\u0131n\u0131n \u00a0be\u015f, iman\u0131nkinin alt\u0131 oldu\u011fu ifadeleri de mevcut de\u011fildir. Bu ise bilimsel bir ger\u00e7ekten ziyade bir \u201cgalat-\u0131 me\u015fhur\u201d ile kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya bulundu\u011fumuz anlam\u0131na gelmektedir.<\/li>\n<li>\u00a0 Bkz. Fazlurrahman, \u0130slam Ve \u00c7a\u011fda\u015fl\u0131k (Ankara, 2002,V.bask\u0131) s.222-223.<\/li>\n<li>\u00dclkemizde az kazananlar\u0131n \u00e7ok vergi, \u00e7ok kazananlar\u0131n ise az vergi verdi\u011fi, yani ortada bir vergi zulm\u00fc oldu\u011fu, bizzat \u00a0T\u00dc\u0130K\u2019in bu y\u0131lki a\u00e7\u0131klamalar\u0131yla tescil edilmi\u015f bulunmaktad\u0131r. \u00d6te yandan mesela \u00a0benzin fiyatlar\u0131n\u0131n %70\u2019inin vergi y\u00fck\u00fc oldu\u011fu,bu sebeple \u00fclkemiz insan\u0131n d\u00fcnyan\u0131n en pahal\u0131 benzinin almak- daha do\u011frusu kaz\u0131klanmak- zorunda kald\u0131\u011f\u0131 unutulmamal\u0131d\u0131r.<\/li>\n<li>\u00a0 \u00dclkemizde dolayl\u0131 vergilerin,hatta vergiden vergi alma uygulamalar\u0131n\u0131n hala ge\u00e7erli oldu\u011fu ac\u0131 bir ger\u00e7ektir.<\/li>\n<li>Huzeyfe -rad\u0131yall\u00e2hu anh- \u015f\u00f6yle anlat\u0131r:<br \/>\nBirg\u00fcn Hazret-i \u00d6mer\u2019in yan\u0131na gitmi\u015ftim. Evindeki bir k\u00fct\u00fc\u011f\u00fcn \u00fczerine oturmu\u015f s\u0131k\u0131nt\u0131l\u0131 bir \u015fekilde kendi kendine s\u00f6yleniyordu. Yakla\u015ft\u0131m ve:\u201c<br \/>\n\u2013Sizi \u00fczen \u015fey nedir ey M\u00fc\u2019minlerin Em\u00eeri?\u201d dedim.<br \/>\n\u201c\u2013\u0130\u015fte \u015fudur!\u201d diyerek eline i\u015faret etti ve id\u00e2reci iken yanl\u0131\u015f bir i\u015f yapmaktan korktu\u011funu if\u00e2de etti.<br \/>\n\u201c\u2013Bu mu sizi \u00fczen \u015fey, vall\u00e2hi yanl\u0131\u015f bir i\u015f yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131zda sizi d\u00fczeltiriz.\u201d dedim.<br \/>\n\u201c\u2013Kendisinden ba\u015fka il\u00e2h olmayan Allah hakk\u0131 i\u00e7in, benden yanl\u0131\u015f bir hareket zuh\u00fbr etti\u011finde hakikaten beni d\u00fczeltir misiniz?\u201d diye sordu.<br \/>\n\u201c\u2013Kendisinden ba\u015fka il\u00e2h olmayan Allah hakk\u0131 i\u00e7in, sizden yanl\u0131\u015f bir hareket g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fczde mutlaka d\u00fczeltiriz.\u201d cev\u00e2b\u0131n\u0131 verdim.<br \/>\nBuna \u00e7ok sevindi ve:<br \/>\n\u201c\u2013All\u00e2h\u2019a hamd olsun ki sizin i\u00e7inizde, Muhammed -sall\u00e2ll\u00e2hu aleyhi ve sellem-\u2019in ash\u00e2b\u0131ndan, yanl\u0131\u015f\u0131m\u0131 g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcnde beni d\u00fczeltecek kimseler v\u00e2r etti.\u201d dedi. (\u0130bn Eb\u00ee \u015eeybe, el-Musannef, VIII, 154)<\/li>\n<li>\u00a0 Sadece son iki y\u0131lda T\u00fcrkiye\u2019nin d\u0131\u015f bor\u00e7 stokundaki art\u0131\u015f oranlar\u0131 \u00a0bile yeterince endi\u015fe vericidir.<\/li>\n<li>\u0648\u0642\u0627\u0644 \u0627\u0644\u0627\u0645\u0627\u0645 \u0627\u0628\u0646 \u062d\u0632\u0645 \u0627\u0646\u0647 \u0644\u0648 \u0645\u0627\u062a \u0648\u0627\u062d\u062f \u0645\u0646 \u0627\u0644\u0645\u0633\u0644\u0645\u064a\u0646 \u062c\u0648\u0639\u0627 \u0641\u064a \u0645\u062f\u064a\u0646\u0629 \u0645\u0627 \u0623\u0639\u062a\u0628\u0631 \u0643\u0623\u0646 \u0623\u0647\u0644 \u062a\u0644\u0643 \u0627\u0644\u0645\u062f\u064a\u0646\u0629 \u0623\u0648 \u0627\u0644\u062f\u0648\u0644\u0629 \u0647\u064a \u0627\u0644\u062a\u064a \u0642\u062a\u0644\u062a\u0647 \u0648\u0648\u062c\u0628 \u0639\u0644\u0649 \u0623\u0647\u0644\u0647\u0627 \u0627\u0644\u062f\u064a\u0629 \u0644\u0644\u0645\u064a\u062a<\/li>\n<li>\u00a0 Muslim,es-Sahih,1,\u0130man,17,hadis no:71(45)(I.66)<\/li>\n<li>\u00a0 Mehmet Hayri K\u0131rba\u015fo\u011flu,Ahir Zaman \u0130lmihali (Ank., 2010,5. bsk.),s.328.<\/li>\n<\/ol>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Kur\u2019an\u2019\u0131n temel gayreti \u2013 sosyoekonomik adaleti ve temel insan haklar\u0131 e\u015fitli\u011fini vurgulamas\u0131 &#8211; daha hen\u00fcz ilk nazil olan ayetlerinde bile gayet a\u00e7\u0131k bir \u015fekilde g\u00f6r\u00fclmektedir. Fazlurrahman Herhangi bir \u015fehirde bir M\u00fcsl\u00fcman a\u00e7l\u0131ktan \u00f6l\u00fcrse, onu adeta o \u015fehir veya devletin katletti\u011fi kabul edilir o \u015fehir veya devlette ya\u015fayan herkese, \u00f6lenin diyeti \u00f6dettirilir. \u0130bn Hazm (\u00f6.456\/1063) Adalet kavram\u0131 hemen her toplumda ve k\u00fclt\u00fcrde, inanarak ya da inanmayarak hemen herkesin gereklili\u011fi ve \u00f6nemi \u00fczerinde hemfikir oldu\u011fu veya \u00f6yle g\u00f6r\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc, evrensel bir kavramd\u0131r. Bu kavram tarihte bazen bir realiteye d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015f, bazen de pe\u015finde ko\u015fulan bir serap olarak kalm\u0131\u015ft\u0131r. Nitekim tarihte, zalimleri titretmek i\u00e7in ad\u0131n\u0131n dahi an\u0131lmas\u0131n\u0131n yeterli oldu\u011fu s\u00f6ylenen bir \u201c\u00c2dil Enu\u015firevan\u201d , keza adaletiyle dillere destan olmu\u015f bir \u201c\u00c2dil halife \u00d6mer\u201d gibi adalet timsali \u015fahsiyetler ve bu \u015fahsiyetlerin damgas\u0131n\u0131 vurdu\u011fu \u00e2dil y\u00f6netimler var oldu\u011fu gibi, tam z\u0131dd\u0131na zulm\u00fcn ve adaletsizli\u011fin adeta sembol\u00fc haline gelmi\u015f tiranlar, despotlar, zalimler ve bu gibilerin damgas\u0131n\u0131 vurdu\u011fu y\u00f6netimler de var olmu\u015ftur. \u00c7a\u011f\u0131m\u0131z\u0131n bu tabloda nerede yer ald\u0131\u011f\u0131 sorusuna verilecek cevap tart\u0131\u015f\u0131labilir olsa da, \u015fu anda yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn \u00e7e\u015fitli b\u00f6lgelerinde, son derece can yak\u0131c\u0131 zul\u00fcmlerin ve adaletsizliklerin s\u00fcregeldi\u011fi tart\u0131\u015f\u0131lmaz bir ger\u00e7ektir. Bu bak\u0131mdan bir \u201cK\u00fcresel Adalet\u201d d\u00f6neminde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 ileri s\u00fcrmek o kadar kolay ve m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Dahas\u0131, \u00f6zellikle aleni ve pervas\u0131z i\u015fgallerin hala ya\u015fand\u0131\u011f\u0131, \u00f6te yandan a\u00e7\u0131k ve gizli s\u00f6m\u00fcrgecilik uygulamalar\u0131n\u0131n b\u00fct\u00fcn h\u0131z\u0131yla s\u00fcrd\u00fcr\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc g\u00fcn\u00fcm\u00fczde bu iddian\u0131n bir aldatmacadan \u00f6teye ge\u00e7emeyece\u011fini \u00f6zellikle vurgulamak gerekir. K\u00fcresel \u00f6l\u00e7ekte durum bu merkezde oldu\u011fu gibi, b\u00f6lgesel ve ulusal \u00f6l\u00e7eklerde de durum \u00e7ok farkl\u0131 de\u011fildir. \u00c7ok kaba bir bi\u00e7imde de olsa, yery\u00fcz\u00fcn\u00fc kuzey-g\u00fcney, medeniyetleri do\u011fu-bat\u0131 ekonomileri geli\u015fmi\u015f-geli\u015fmemi\u015f, toplumlar\u0131 ileri-geri \u015feklinde \u00e7e\u015fitli taksimata tabi tutacak olursak, kuzey-g\u00fcney yar\u0131m k\u00fcreleri, do\u011fu-bat\u0131 medeniyetleri, geli\u015fmi\u015f \u2013geli\u015fmemi\u015f ekonomiler ve ileri-geri toplumlar aras\u0131nda da siyasi, ekonomik ve sosyal alandaki adaletsizliklerin varl\u0131\u011f\u0131 bilinmeyen bir \u015fey de\u011fildir. Ezan, namaz, oru\u00e7 ve hac g\u00f6lgesinde sosyo-ekonomik adaletsizliklerin h\u00fck\u00fcm s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc bir d\u00fcnya, bu d\u00fcnyay\u0131 tan\u0131mak ve hastal\u0131klar\u0131 te\u015fhis etmek i\u00e7in Nurettin Top\u00e7u\u2019nun a\u015fa\u011f\u0131da iktibas etti\u011fimiz s\u00f6zlerinde yer alan tespitler yeter de artar niteliktedir: \u201cAs\u0131rlard\u0131r milyonlarca M\u00fcsl\u00fcman\u2019\u0131n ,yurtlar\u0131nda a\u00e7 ve sahipsiz inleyen m\u00fcmin karde\u015flerini \u00e7i\u011fneye \u00e7i\u011fneye ziyarete ko\u015ftuklar\u0131 Ka\u2019be\u2019den d\u00f6n\u00fc\u015fte, onlar hakk\u0131nda olsun biraz merhamet, hatta insanlar hakk\u0131nda olsa da bir par\u00e7a a\u015fk ve muhabbet getirdikleri g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015f m\u00fcd\u00fcr? Bu nas\u0131l ibadettir, nas\u0131l ibadettir ki m\u00fcminleri Allah evinde birle\u015ftirdi\u011fi halde aralar\u0131nda birlik ve karde\u015flik do\u011furmuyor? Hala \u0130slam \u00e2lemi hep birbirine d\u00fc\u015fmand\u0131r ve Ka\u2019be\u2019nin bek\u00e7ileri de M\u00fcsl\u00fcman karde\u015flerini soymakla g\u00f6revlidirler. Siz Allah\u2019a iftira ediyorsunuz. Allah b\u00f6yle bir ibadeti emretmemi\u015ftir. Hacc\u0131n manas\u0131, ruhsuz bedenlerin s\u0131rf mekan de\u011fi\u015ftirme \u015feklinde muayyen bir beldeye gitmi\u015f olmalar\u0131 de\u011fildir. Hacc\u0131n, \u0130slam Kongresi olan ger\u00e7ek ahlaki ve i\u00e7timai gayesinin yan\u0131nda b\u00fcy\u00fck mistik de\u011ferini ger\u00e7ekle\u015ftirecek olanlar, dini a\u015fk ile kalbin ebed\u00eeli\u011fe g\u00f6t\u00fcren yolu oldu\u011funu bilen ve ya\u015fayan g\u00f6n\u00fcllerdir; bedenlerini putlar gibi \u015fekiller ve k\u00fctleler halinde k\u0131m\u0131ldatmakla Allaha yak\u0131nla\u015ft\u0131klar\u0131n\u0131 vehmeden \u00f6l\u00fc ruhlar de\u011fil.\u201d K\u0131sacas\u0131, ulusal, b\u00f6lgesel ve k\u00fcresel \u00f6l\u00e7ekte pek \u00e7ok adaletsizliklerin kol gezdi\u011fi d\u00fcnyam\u0131zda, \u00f6zellikle de adaletin h\u00fck\u00fcm s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc, adalet bayra\u011f\u0131n\u0131n s\u00fcrekli dalgaland\u0131\u011f\u0131 bir \u201cadalet diyar\u0131\u201d olmas\u0131 gereken \u0130slam d\u00fcnyas\u0131nda, her \u015feyin adalet ilkesi do\u011frultusunda ve adaletin egemenli\u011fi esas\u0131 \u00fczerinde y\u00fcr\u00fcmekte oldu\u011funu s\u00f6ylemek, ger\u00e7ekleri g\u00f6rmezlikten gelmek demektir. B\u00f6yle bir d\u00fcnyan\u0131n \u201c\u0130slam D\u00fcnyas\u0131\u201d nitelemesini ne \u00f6l\u00e7\u00fcde hak etti\u011fi ise ayr\u0131ca sorulmas\u0131 gereken bir sorudur. Zira g\u00fcr\u00fcl g\u00fcr\u00fcl ezanlar okunsa, camiler be\u015f vakit ve Cuma-bayram namazlar\u0131nda dolup ta\u015fsa, Ramazanlarda ortal\u0131k oru\u00e7 tutanlardan ge\u00e7ilmese, insanlar ak\u0131n ak\u0131n hacca gitse dahi, sosyo-ekonomik adalet toplumun b\u00fct\u00fcn kesim ve katmanlar\u0131nda egemen olmad\u0131k\u00e7a, okunan ezanlar, k\u0131l\u0131nan namazlar, tutulan oru\u00e7lar ve yap\u0131lan haclar M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131 bu hedef u\u011frunda m\u00fccadeleye sevk etmedik\u00e7e, ortadaki dinin, Allah\u2019\u0131n dini olan \u0130slam\u2019dan ziyade, Ali \u015eeriati\u2019nin \u201ckar\u015f\u0131 Din\u201d dedi\u011fi bir olgudan ba\u015fka bir \u015fey olmayaca\u011f\u0131ndan zerre kadar \u015f\u00fcphemiz olmas\u0131n. Zira ba\u015fta namaz olmak \u00fczere ibadetler M\u00fcsl\u00fcmanlara emredilmi\u015fse, bu d\u0131\u015f d\u00fcnyada ortal\u0131\u011f\u0131 kaplam\u0131\u015f olan zul\u00fcmlere s\u0131rtlar\u0131n\u0131 d\u00f6nerek, camilerde kafalar\u0131n\u0131 deve ku\u015fu gibi kuma g\u00f6mmeleri i\u00e7in de\u011fil, tam aksine camiden \u00e7\u0131kar \u00e7\u0131kmaz, her t\u00fcrl\u00fc zul\u00fcm, adaletsizlik, ahlaks\u0131zl\u0131k ve k\u00f6t\u00fcl\u00fcklerle m\u00fccadeleye giri\u015fmesini ilham etmesi i\u00e7indir. Nitekim bilhassa Cuma hutbelerinde s\u0131k s\u0131k okunan,\u201cNamaz insan\u0131 ahlaks\u0131zl\u0131klardan ve k\u00f6t\u00fcl\u00fcklerden al\u0131kor\u201d mealindeki ayetin (29,el-Ankeb\u00fbt,45) neredeyse anlam\u0131n\u0131 tamamen yitirdi\u011fi ac\u0131 bir hakikattir. Zira, toplumsal adaletsizliklerden daha b\u00fcy\u00fck ve vahim bir ahlaks\u0131zl\u0131k ve k\u00f6t\u00fcl\u00fck olamayaca\u011f\u0131na g\u00f6re, k\u0131l\u0131nan bunca namazlara ra\u011fmen toplumsal zul\u00fcmlerin \u0130slam d\u00fcnyas\u0131nda kol gezmesi, k\u0131l\u0131nan namazlar\u0131n bu i\u015flevini yerine getir(e)medi\u011fini yeterince g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne sermektedir. Keza yine her Cuma hutbesinde okunmas\u0131 adet haline gelmi\u015f olan ve bu sebeple imam-hatiplerimizin dillerine pelesenk ettikleri \u201cAllah adaleti, iyili\u011fi, akrabalara bak\u0131p onlara maddi yard\u0131mda bulunmay\u0131 emreder; Hayas\u0131zl\u0131\u011f\u0131, \u00e7irkin i\u015fleri, zul\u00fcm ve tecav\u00fcz\u00fc yasaklar; Unutmay\u0131p [daima] akl\u0131n\u0131zda tutas\u0131n\u0131z diye de size \u00f6\u011f\u00fct verir.\u201d(16, en-Nahl, 90) ayetinin toplumsal alana, siyasi d\u00fczenlere ve ekonomik sistemlere bu kadar az yans\u0131d\u0131\u011f\u0131 bir \u0130slam D\u00fcnyas\u0131n\u0131n, ger\u00e7ekten de Aliya \u0130zzetbegovi\u00e7\u2019in \u201cM\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n yeniden M\u00fcsl\u00fcmanla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131\u201d projesini hakl\u0131 \u00e7\u0131karacak kadar ac\u0131nacak bir durumda oldu\u011funda ku\u015fku yoktur. Ancak bu ac\u0131 ger\u00e7ekleri g\u00f6rmek, bu elem verici tespitleri yapmak, ayn\u0131 zamanda bu ger\u00e7ekli\u011fi de\u011fi\u015ftirmek i\u00e7in eyleme ge\u00e7mek \u00fczere insan\u0131 harekete ge\u00e7irmedik\u00e7e, hepimizin omuzlar\u0131na y\u00fcklenmi\u015f ciddi bir ahlaki sorumlulu\u011fa d\u00f6n\u00fc\u015fecektir. Bu ahlaki sorumluluk b\u00fct\u00fcn insanl\u0131k i\u00e7in ge\u00e7erli olmakla beraber, \u201cb\u00fct\u00fcn insanl\u0131k i\u00e7in \u00e7\u0131kar\u0131lm\u0131\u015f en hay\u0131rl\u0131 \u00fcmmet\u201d (3, \u00c2lu \u2018Imran, 110) olmakla m\u00fckellef olan \u0130slam d\u00fcnyas\u0131 i\u00e7in \u201cadalet davas\u0131\u201d ayn\u0131 zamanda bir iman ve \u0130slam davas\u0131, ahirette hesab\u0131 verilecek olan bir kulluk ve imtihan meselesi demektir. Bu bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131ndan yola \u00e7\u0131k\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, \u00e7a\u011f\u0131m\u0131z\u0131n en yak\u0131c\u0131 meselesi olan adalet, \u00f6zellikle de toplumsal adalet meselesinde Kur\u2019an\u2019a kulak vermek, her m\u00fcsl\u00fcman\u0131n yerine getirmekle m\u00fckellef oldu\u011fu \u201cyery\u00fcz\u00fcnde adaleti ikame etmek\u201d g\u00f6revinin ilk ad\u0131m\u0131 olsa gerektir. Ancak Kur\u2019an\u2019a kulak vermekten kast\u0131m\u0131z tabii ki, bir hoca efendinin vaaz\u0131n\u0131 dinlerken ona kulak vermek gibi bir \u015fey de\u011fildir. Zira Kur\u2019an iki kapa\u011f\u0131 aras\u0131nda kapal\u0131 kald\u0131\u011f\u0131 s\u00fcrece onun bizlerle konu\u015fmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Elbette kapa\u011f\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131p sevap kast\u0131yla tilavet etmek suretiyle de onunla konu\u015fmu\u015f veya onun bizle konu\u015fmas\u0131n\u0131 sa\u011flam\u0131\u015f olamay\u0131z. Hatta biraz daha bilin\u00e7li davranarak, meallerinden, \u00f6zellikle de adaletle ilgili ayetlere a\u011f\u0131rl\u0131k vererek yapaca\u011f\u0131m\u0131z bir okuma da bu i\u015f i\u00e7in yeterli olmayacakt\u0131r. Zira Roger Garaudy\u2019nin deyimiyle \u201c\u00f6l\u00fc g\u00f6zlerle\u201d okunan bir Kur\u2019an ger\u00e7ekte hi\u00e7bir zaman okunmu\u015f olmayacakt\u0131r. G\u00f6ren diri ve uyan\u0131k g\u00f6zlerle Kur\u2019an\u2019\u0131 okuyabilmek i\u00e7in, \u00f6nce yery\u00fcz\u00fcnde kol gezen adaletsizliklerin fark\u0131na var\u0131lmas\u0131, bu adaletsizliklerden dolay\u0131 vicdanlar\u0131n s\u0131zlamas\u0131, s\u0131zlayan vicdanlar\u0131 teskin etmek i\u00e7in \u201cne yapmal\u0131y\u0131m?\u201d sorusunun kafalarda u\u011fuldamas\u0131 ve sonu\u00e7ta \u00e7\u0131k\u0131\u015f yollar\u0131n\u0131 g\u00f6stermesi, bu meselede \u00e7a\u011fa konu\u015fmas\u0131 i\u00e7in Kur\u2019an\u2019a bir davette bulunulmas\u0131 gerekir. Peki ba\u015fka konularda da oldu\u011fu gibi, toplumsal adalet gibi hayati \u00f6nemi haiz bir konuda Kur\u2019an\u2019\u0131n \u00e7a\u011f\u0131m\u0131za konu\u015fmas\u0131 ne demektir? Kur\u2019an bir metin oldu\u011funa g\u00f6re, bu konu\u015fma nas\u0131l ger\u00e7ekle\u015fecektir? Pek tabii ki, Hz.Ali\u2019ye (r.a) atfedildi\u011fi \u00fczere asl\u0131nda \u201cKur\u2019an konu\u015fmaz, onu konu\u015fturacak olan insanlard\u0131r.\u201d \u0130nsanlar\u0131n onu konu\u015fturmalar\u0131n\u0131n yolu ise, ona \u201ctoplumsal adalet\u201d ile ilgili meselelerini arz etmeleri, sorular\u0131n\u0131 sormalar\u0131d\u0131r. Ancak soru sorabilmek i\u00e7in, \u00f6nce konuyu bilmek, konuyla ilgili aksakl\u0131klar\u0131 tespit etmek, \u00e7\u00f6z\u00fcm bekleyen problemleri te\u015fhis etmek gerekir. Bu sorular\u0131 sormaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131m\u0131zda da Kur\u2019an\u2019\u0131n her meselenin cevab\u0131n\u0131 tek tek verece\u011fini, geni\u015f izahlarda bulunaca\u011f\u0131n\u0131, bizlere ayr\u0131nt\u0131l\u0131 raporlar sunaca\u011f\u0131n\u0131 zannetme safl\u0131\u011f\u0131na d\u00fc\u015fmemek gerekir. Unutmamak gerekir ki Kur\u2019an &#8211; yine Roger Garaudy\u2019nin ifadesiyle &#8211; insanl\u0131\u011f\u0131n K\u0131yamet\u2019e kadar kar\u015f\u0131la\u015faca\u011f\u0131 \u201cb\u00fct\u00fcn meselelerin haz\u0131r \u00e7\u00f6z\u00fcmlerini\u201d bizlere sunan bir ansiklopedi de\u011fildir. O bize kar\u015f\u0131la\u015faca\u011f\u0131m\u0131z meselelerin \u00e7\u00f6z\u00fcmleri i\u00e7in parametreleri, ilkeleri, normlar\u0131, de\u011ferleri verir, bunlar\u0131n \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda kar\u015f\u0131la\u015f\u0131lan her yeni meselenin \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc ise inanan insana aittir. Dolay\u0131s\u0131yla insanlar\u0131n onu konu\u015fturmas\u0131, ancak yorum ve i\u00e7tihat arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla ger\u00e7ekle\u015febilecek bir husustur. Konuyla ilgili bu genel m\u00fclahazalar\u0131n ard\u0131ndan, art\u0131k \u201cKur\u2019an ve Toplumsal Adalet\u201d ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nda yer alabilecek konulara yakla\u015f\u0131m\u0131m\u0131z\u0131 ortaya koymaya ge\u00e7ebiliriz. \u0130lk yapmam\u0131z gereken, vaaz ve s\u00f6ylem \u00fcslubuyla \u201cToplumsal Adalet\u201d meselesine yakla\u015fmaktan vazge\u00e7mek ve meselenin s\u0131rf fertlere y\u00f6nelik bir vaaz u nasihat meselesi, yahut sadece bireysel ahlak ve vicdan meselesi olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, bilakis bir zihniyet, d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc ve sistem meselesi oldu\u011funu g\u00f6rebilmektir. Bunun ard\u0131ndan at\u0131lmas\u0131 gereken ikinci ad\u0131m ise, \u00fclkemizde, b\u00f6lgemizde ve \u0130slam d\u00fcnyas\u0131nda \u2013 ve tabii istenirse d\u00fcnyan\u0131n di\u011fer b\u00f6lgelerinde \u2013 toplumsal adalet konusundaki problemlerin, s\u0131k\u0131nt\u0131lar\u0131n, t\u0131kan\u0131kl\u0131klar\u0131n tespiti ve bunlar\u0131n ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131na zemin haz\u0131rlayan sebeplerin analizlerinin ger\u00e7ekle\u015ftirilmesidir. Elbette bu Kur\u2019an\u2019\u0131 konu\u015fturmas\u0131 beklenen \u0130lahiyat\u00e7\u0131lar\u0131n, uleman\u0131n, tefsircilerin \u00fcstesinden gelebilecekleri bir \u015fey de\u011fildir. Tam aksine bu siyaset bilimi, hukuk, iktisat, sosyoloji v.b. bilim dallar\u0131 taraf\u0131ndan ger\u00e7ekle\u015ftirilmesi gereken bir seri \u00e7al\u0131\u015fmay\u0131 gerekli k\u0131lan bir \u015feydir. \u0130\u015fte bu analizler yap\u0131ld\u0131ktan sonra, sosyal bilimlerle \u0130slami ilimler aras\u0131nda disiplinler aras\u0131 bir yakla\u015f\u0131mla ger\u00e7ekle\u015ftirilecek ortak bir \u00e7abaya ihtiya\u00e7 vard\u0131r. B\u00f6ylesi bir \u00e7al\u0131\u015fma sonucundad\u0131r ki, toplumsal adalet konusunda Kur\u2019an\u2019dan hareketle bir yol haritas\u0131, bir eylem plan\u0131, bir m\u00fccadele stratejisi geli\u015ftirmekten s\u00f6z edilebilir. Elbette bunlar \u201cgelecekte yap\u0131lmas\u0131 gerekenler\u201d kategorisine yer alacak hususlar olup, bunlar\u0131n hayata ge\u00e7irilmesini beklemeksizin \u2013 ama en k\u0131sa zamanda ger\u00e7ekle\u015fmesini \u00fcmit ederek &#8211; bug\u00fcn yap\u0131lmas\u0131 gerekenler konusunda \u0130slam D\u00fc\u015f\u00fcncesi ve \u0130slami \u0130limler perspektifinin ne olmas\u0131 gerekti\u011fini tart\u0131\u015fmak, ileride ger\u00e7ekle\u015fmesi \u00fcmit edilen disiplinler aras\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmalar i\u00e7in bir \u00f6n haz\u0131rl\u0131k anlam\u0131na gelecektir. Def-i mefasid celb-i menfatten evlad\u0131r ilkesini toplumsal adalet meselesine de uygulad\u0131\u011f\u0131m\u0131z takdirde, \u00f6ncelikle \u00e7a\u011f\u0131m\u0131zda Kur\u2019an\u2019\u0131n bu konuda konu\u015f(turul)amamas\u0131n\u0131n sebepleri \u00fczerinde durmak gerekti\u011fi sonucunu \u00e7\u0131karmak zor olmayacakt\u0131r. Bir ba\u015fka ifadeyle acilen cevab\u0131 aranmas\u0131 gerken soru \u015fudur: Kur\u2019an\u2019\u0131n en merkezi kavramlar\u0131ndan olan \u201cadalet\u201d ni\u00e7in \u00e7a\u011fda\u015f \u0130slam d\u00fcnyas\u0131nda M\u00fcsl\u00fcmanl\u0131\u011f\u0131n olmazsa olmaz bir esas\u0131 haline ge(tiri)lememi\u015ftir; buna ba\u011fl\u0131 olarak ni\u00e7in \u201ctoplumsal adalet\u201d \u0130slam toplumlar\u0131nda siyasi, ekonomik ve sosyal sistemlerin omurgas\u0131n\u0131 olu\u015fturamam\u0131\u015ft\u0131r. Toplumsal adalet \u00f6n\u00fcndeki engeller 1.Teolojik Engeller \u0130slam toplumlar\u0131nda ve \u00fclkemizde M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n din ve toplum tasavvurlar\u0131nda \u201ctoplumsal adalet\u201d kavram\u0131n\u0131n son derece c\u0131l\u0131z kalmas\u0131n\u0131n alt\u0131nda yatan sebeplerin ba\u015f\u0131nda, her biri belli tarihi \u015fartlar\u0131n \u00fcr\u00fcn\u00fc olan siyasi, itikadi, felsefi ve f\u0131khi mezhep, ak\u0131m ve ekollerin yakla\u015f\u0131m ve yorumlar\u0131n\u0131n Kur\u2019an\u2019\u0131n \u201cadalet\u201d \u00f6\u011fretisini daha da g\u00fc\u00e7lendirip derinle\u015ftirece\u011fi halde, genellikle onun \u00f6\u011fretisinin \u00fcst\u00fcn\u00fc \u00f6rten bir tortu tabakas\u0131 haline gelmi\u015f olmas\u0131d\u0131r. Bu gelenekler aras\u0131nda adalet kavram\u0131n\u0131 t\u00e2l\u00ee bir kavram olarak g\u00f6ren Ehl-i s\u00fcnnet gibi mezheplere ra\u011fmen, bu kavram\u0131 sisteminin merkezine yerle\u015ftirmi\u015f olan &#8211; mesela Mu\u2019tezile, Zeydiyye ve \u0130badilik gibi &#8211; mezheplerin de mevcudiyeti bir vak\u0131a olsa da, bu gibi adalet merkezli mezhepler tarihte ve g\u00fcn\u00fcm\u00fczde \u0130slam d\u00fcnyas\u0131nda yayg\u0131n ve etkili mezhepler olmaktan uzak bir haldedir. Nitekim mesela S\u00fcnni d\u00fcnyan\u0131n \u00f6nemli bir par\u00e7as\u0131 olan \u00fclkemizde yayg\u0131n ve belirleyici olan \u201c\u0130slam\u2019\u0131n \u015fart\u0131 be\u015f, iman\u0131n \u015fart\u0131 alt\u0131d\u0131r\u201d form\u00fclasyonu i\u00e7erisinde \u201cadalet\u201d ve onu ger\u00e7ekle\u015ftirmenin en \u00f6nemli vas\u0131talar\u0131ndan biri olan \u201cel-Emru bi\u2019l-Ma\u2019r\u00fbf ve\u2019n-Nehyu ani\u2019l-Munker\u201d ilkelerine yer verilmemi\u015f olmas\u0131 durumu yeterince a\u00e7\u0131klay\u0131c\u0131 olsa gerektir. Bu a\u00e7\u0131dan, toplumumuzdaki \u201c\u0130slam\u2019\u0131n be\u015f \u015fart\u0131\u201d ve \u201c\u0130man\u2019\u0131n alt\u0131 \u015fart\u0131\u201d \u015feklindeki galat-\u0131 me\u015fhurlarda adalet, hele \u201ctoplumsal adalet\u201d kavram\u0131na yer verilmemi\u015fken, \u00fcstelik bu anlay\u0131\u015f\u0131n sahipleri kendilerini \u201chak mezhep, f\u0131rka-i Naciye\u201d olarak nitelemekte \u0131srarc\u0131 davran\u0131rken; \u201cadalet\u201d kavram\u0131n\u0131 mezhebin be\u015f temel esas\u0131 (Us\u00fbl-i hamse) den biri kabul eden Mu\u2019tezile-Zeydiyye gibi mezheplerin \u201cbat\u0131l mezhep, f\u0131rak-\u0131 d\u00e2lle\u201d tasnifi i\u00e7erisinde de\u011ferlendirilmesi de olduk\u00e7a manidard\u0131r. Sadece mezheplerin iman ve \u0130slam tan\u0131mlar\u0131 de\u011fil, Allah tasavvurlar\u0131n\u0131n da konuyla olan yak\u0131n ilgisinden \u00e7a\u011fda\u015f ara\u015ft\u0131rmalarda s\u0131k s\u0131k bahsedilmektedir. \u015eayet \u201c Kul\/K\u00f6r Allah\u2019a nas\u0131l bakarsa, Allah da ona \u00f6yle bakar\u201d atas\u00f6z\u00fcnden ilham alarak bir uyarlama yapacak olursak, benzer \u015fekilde\u201c Kul Allah\u2019a nas\u0131l bakarsa, topluma da \u00f6yle bakar\u201d demek \u00e7ok ta isabetsiz g\u00f6r\u00fcnmemektedir. Nitekim adalet ve bilhassa toplumsal adalet kavram\u0131na sisteminde tali bir yer veren ve adalet vurgusu zay\u0131f olan, toplumsal adaleti ortadan kald\u0131r\u0131c\u0131 uygulamalar\u0131na ra\u011fmen, zalim de olsa y\u00f6netimlere ve y\u00f6neticilere itaati emreden Ehl-i s\u00fcnnet \u00e7evrelerinde ve Ehl-i s\u00fcnnet kelam\u0131nda hakim olan Allah tasavvurunun bariz vasf\u0131n\u0131n \u201cK\u00e2dir-i Mutlak\u201d olmas\u0131; buna mukabil adalet, el-emru bi\u2019l-ma\u2019ruf ve\u2019n-nehyu ani\u2019l-munker, el-va\u2019du ve\u2019l-va\u00eed, el-menzile beyne\u2019l-menzileteyn gibi esaslar\u0131 mezhebin kurucu ilkeleri kabul eden Mu\u2019tezile-Zeydiyye gibi mezheplerin Allah tasavvurlar\u0131n\u0131n bariz vasf\u0131n\u0131n \u201cAdalet\u201d olmas\u0131 tesad\u00fcfi olmasa gerektir. Benzer \u015fekilde Ehl-i S\u00fcnnet\u2019in siyaset teorisini karakterize etmek i\u00e7in onun toplumsal adaletsizlikler ve zul\u00fcmler ve bu zul\u00fcmleri i\u015fleyen zalim y\u00f6netimler kar\u015f\u0131s\u0131ndaki tavr\u0131n\u0131n \u201cSab\u0131r ekol\u00fc\u201d olarak \u00f6zetlenmesi; buna mukabil toplumsal adaletsizlikler ve y\u00f6netimlerin zul\u00fcmleri kar\u015f\u0131s\u0131nda muhalefet, direni\u015f ve ba\u015fkald\u0131r\u0131n\u0131n \u015fart oldu\u011funu savunan Mu\u2019tezile, Zeydiyye ve \u0130mamiyye gibi mezheplerin \u201cDevrimci ekol\u201d olarak nitelendirilmesi de konumuz a\u00e7\u0131s\u0131ndan anlaml\u0131d\u0131r. B\u00fct\u00fcn bunlara, bilhassa S\u00fcnni gelenekteki tefsir, hadis, f\u0131k\u0131h, kelam veya tasavvuf disiplinlerinin hi\u00e7birisinde \u2013 bildi\u011fimiz kadar\u0131yla \u2013 bireysel olsun, toplumsal olsun \u201cZul\u00fcm\u201d \u00fczerine yaz\u0131lm\u0131\u015f tek bir m\u00fcstakil esere rastlanmay\u0131\u015f\u0131 ger\u00e7e\u011fini de ekleyecek olursak, adaletsizliklerin \u0130slam d\u00fcnyas\u0131nda ni\u00e7in kol gezdi\u011fi daha da iyi anla\u015f\u0131lacakt\u0131r. 2.Bireysel ahlak vurgusuna mukabil sistem ahlak\u0131 mefhumunun yoklu\u011fu Fazlurrahman\u2019\u0131n da dikkat \u00e7ekti\u011fi gibi, \u0130slam gelene\u011finde ba\u011f\u0131ms\u0131z ve sistem halinde bir \u201cKur\u2019\u00e2n\u00ee Ahlak \u0130lmi\u201dnden s\u00f6z etmenin m\u00fcmk\u00fcn olmay\u0131\u015f\u0131 , \u0130slam\u2019da ahlak\u0131n \u00f6nemine inanan M\u00fcsl\u00fcmanlar i\u00e7in olduk\u00e7a \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131 olabilir. Elbette \u0130slam ahlak\u0131 k\u0131smen f\u0131k\u0131h, k\u0131smen de tasavvuf literat\u00fcr\u00fcnde i\u00e7kin olarak varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 daima s\u00fcrd\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. Ancak eksik olan, \u0130slam ahlak\u0131n\u0131n genellikle ferdi ilgilendiren \u201cbireysel\u201d bir mesele olarak alg\u0131lanmas\u0131d\u0131r. Hatta bu alg\u0131dan dolay\u0131d\u0131r ki, \u00e7a\u011fda\u015f \u0130slami hareketlerde de toplumdaki fertlerin tek tek ahlak ve fazilet sahibi bireyler haline gelmesiyle toplumun d\u00fczelece\u011fi varsay\u0131m\u0131 olduk\u00e7a g\u00fc\u00e7l\u00fc ve yayg\u0131nd\u0131r. Bu a\u00e7\u0131dan adalet ve toplumsal adalet meselesi daima fertlerin yerine getirmesi gereken bir g\u00f6rev olarak g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015f, ama hemen hi\u00e7bir zaman bunun bir sistem meselesi oldu\u011fu g\u00fcndeme ge(tiri)lmemi\u015ftir. Bu&#8230;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_monsterinsights_skip_tracking":false,"_monsterinsights_sitenote_active":false,"_monsterinsights_sitenote_note":"","_monsterinsights_sitenote_category":0,"footnotes":""},"categories":[1],"tags":[],"class_list":["post-385","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-allgemein"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/385","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcomments&post=385"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/385\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":386,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/385\/revisions\/386"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fmedia&parent=385"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcategories&post=385"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Ftags&post=385"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}