﻿{"id":421,"date":"2017-02-26T21:39:21","date_gmt":"2017-02-26T20:39:21","guid":{"rendered":"http:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/?p=421"},"modified":"2017-02-26T21:39:21","modified_gmt":"2017-02-26T20:39:21","slug":"muesluemanlarin-ahlaki-kirk-yamali-bohca","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/?p=421","title":{"rendered":"M\u00dcSL\u00dcMANLARIN AHLAKI : KIRK YAMALI BOH\u00c7A !"},"content":{"rendered":"<p>-Ahlaka dair Bir Tart\u0131\u015fmaya davet-<\/p>\n<p>Ahlaktan bahsetmek kolayd\u0131r. Ba\u015fkalar\u0131n\u0131n ahlakl\u0131 olmas\u0131n\u0131 istemek te \u00f6yle! Zor olan ise insan\u0131n kendisinin ahlakl\u0131 olmas\u0131d\u0131r. Daha zor olan ise ahlak\u0131 yery\u00fcz\u00fcnde egemen paradigma haline getirebilmektir. \u0130slam d\u00fcnyas\u0131 tarihinin ba\u015flang\u0131c\u0131ndan beri daima ahlaki meselelerle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya kalm\u0131\u015f, ahlakla ilgili dertlerden ba\u015f\u0131n\u0131 kurtaramam\u0131\u015ft\u0131r. Bunun sebeplerinin te\u015fhis ve tespiti ba\u015fl\u0131 ba\u015f\u0131na bir ara\u015ft\u0131rmay\u0131 gerektirir. Burada bize d\u00fc\u015fen ise daha ziyade bu hayati \u00f6nemi haiz konuya dikkat \u00e7ekmek olmal\u0131d\u0131r.<br \/>\nGenel olarak 21. yy \u0130slam D\u00fcnyas\u0131, \u00f6zel olarak ta \u0130slami hareketler ahlak\u0131n \u0130slam\u2019\u0131n neresinde durdu\u011fu sorusunu teorik ve pratik d\u00fczlemde tart\u0131\u015fmak bak\u0131m\u0131ndan son derece elveri\u015fli zeminlerdir. \u0130slam\u2019\u0131n zuhurundan itibaren ge\u00e7en d\u00f6nemleri de g\u00f6z \u00f6n\u00fcne almak suretiyle, bug\u00fcn bulundu\u011fumuz nokta itibariyle ilk anda g\u00f6ze \u00e7arpan konular\u0131 ve bu konulara dair tespitleri k\u0131rk yamal\u0131 boh\u00e7an\u0131n birer yamas\u0131 kabilinden olmak \u00fczere \u015fu \u015fekilde s\u0131ralamak yerinde olacakt\u0131r:<\/p>\n<p>1. \u0130slam\u0131n kurucu metni ve kurucu tecr\u00fcbesi esas al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda ahlak \u0130slami \u00f6\u011fretinin a\u011f\u0131rl\u0131k merkezi olmas\u0131na ra\u011fmen, klasik-\u00e7a\u011fda\u015f \u0130slam d\u00fc\u015f\u00fcncesinde bu husus gerekti\u011fi \u015fekilde vurgulanamam\u0131\u015ft\u0131r. Bunun a\u00e7\u0131k delillerinden birisi, on be\u015f as\u0131rl\u0131k \u0130slam tarihinde ahlak hi\u00e7bir zaman e\u011fitim faaliyetlerinin odak noktas\u0131 olamam\u0131\u015ft\u0131r. Nitekim \u0130slami ilimler faaliyetleri i\u00e7erisinde ba\u011f\u0131ms\u0131z bir disiplin olarak ahlak ve ahlak felsefesinden bahsetmek olduk\u00e7a zordur.<\/p>\n<p>2. Ahlak\u0131n \u0130slami e\u011fitim anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n merkezinde yer almad\u0131\u011f\u0131n\u0131n en a\u00e7\u0131k delili, klasik ya da modern olsun, \u0130slami e\u011fitim kurumlar\u0131nda ahlak dersi denebilecek bir alan\u0131n olmay\u0131\u015f\u0131 ya da son derece c\u0131l\u0131z olu\u015fudur.<\/p>\n<p>3. Daha vahimi ise ger\u00e7ek anlamda \u0130slami denebilecek bir ahlak disiplininden s\u00f6z etmenin neredeyse imkans\u0131z olu\u015fudur. Zira ge\u00e7mi\u015fte ve g\u00fcn\u00fcm\u00fczde \u0130slam ahlak\u0131 alan\u0131na ait oldu\u011fu ileri s\u00fcr\u00fclen eserlerin neredeyse tamam\u0131 Kur\u2019an\u2019a dayal\u0131 bir ahlaktan ziyade Aristo felsefesinin ahlak anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n tekrar\u0131 ya da yeniden \u00fcretilmesinden ibarettir. Do\u011frudan Kur\u2019an\u2019a dayal\u0131 bir ahlak ve ahlak felsefesi ortaya koyma \u00e7abalar\u0131 ise \u00e7ok yeni ve c\u0131l\u0131z \u00e7abalard\u0131r.<\/p>\n<p>4. Ulema taraf\u0131ndan da ahlaka hak etti\u011fi \u00f6neme denk bir itina g\u00f6sterildi\u011fini s\u00f6ylemek zordur. Nitekim on be\u015f as\u0131rl\u0131k \u0130slam gelene\u011finde ahlak ve ahlak felsefesine dair kapsaml\u0131 m\u00fcstakil eserlerin yok denecek kadar az olmas\u0131 bu durumun a\u00e7\u0131k bir g\u00f6stergesidir.<\/p>\n<p>5. \u0130slami \u00f6\u011fretiyi \u201cMetafizik\/Kurucu ilkeler alan\u0131 \u2013 Ahlak alan\u0131 \u2013 \u0130badetler alan\u0131 \u2013 Toplumsal d\u00fczenlemeler alan\u0131\u201d \u015feklinde hiyerar\u015fik bir d\u00fczen\/de\u011ferler piramidi halinde \u00f6zetlemek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Ge\u00e7mi\u015fte oldu\u011fu gibi g\u00fcn\u00fcm\u00fczde de ahlak alan\u0131ndaki en temel sapma bu piramidin tersy\u00fcz edilmesi \u015feklinde ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>6. Ahlak\u0131n \u0130slam d\u00fcnyas\u0131ndan tali bir mesele olarak kald\u0131\u011f\u0131n\u0131n en a\u015fikar delili, \u00e7a\u011fda\u015f \u0130slami hareketlerin \u00f6ne \u00e7\u0131kan g\u00f6zde konular\u0131n\u0131n ahlaktan ziyade \u201c\u015feriat\u0131n tatbiki\u201d meselesi olmas\u0131d\u0131r. Halbuki \u015feriat\u0131n tatbiki, yukar\u0131da i\u015faret edildi\u011fi \u00fczere, \u0130slami \u00f6\u011fretinin de\u011ferler piramidinin en son s\u0131ras\u0131nda yer alan normatif alan\/toplumsal d\u00fczenlemeler alan\u0131na aittir. Bu ise en son s\u0131radaki \u015feriat\u0131n tatbiki meselesinin ilk s\u0131raya al\u0131nmas\u0131, yani de\u011ferler hiyerar\u015fisinin alt\u00fcst edilmesi, ya da de\u011ferler piramidinin tepetaklak edilmesi demektir.<\/p>\n<p>7. \u00d6zellikle g\u00fcn\u00fcm\u00fcz \u0130slam d\u00fcnyas\u0131nda ahlak\u0131n rol\u00fcn\u00fcn son derece c\u0131l\u0131z olmas\u0131n\u0131n bir ba\u015fka sebebi ise, ahlak\u0131n tamamen bireysel planda ele al\u0131nmas\u0131; toplumsal ahlak, sistem ahlak\u0131 veya k\u00fcresel ahlak d\u00fczeyinde bir \u0130slam ahlak\u0131 ortaya konamam\u0131\u015f olmas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>8. \u0130slam\u2019\u0131n geni\u015f kitlelere \u00f6\u011fretilmesi amac\u0131yla kaleme al\u0131nm\u0131\u015f eserlerde ahlaka ayr\u0131lan yer de, ahlak\u0131n \u0130slam\u2019daki merkezi yer ve \u00f6nemine tamamen terstir. Mesela g\u00fcn\u00fcm\u00fczden bir \u00f6rnek vermek gerekirse, \u00d6mer Nasuhi Bilmen hocam\u0131z\u0131n ilmihalinde zelletu\u2019l-k\u00e2r\u00ee(namazda ayetlerin okunu\u015funda yap\u0131lan hatalar) ba\u015fta olmak \u00fczere namaz-abdestle ilgili konulara, \u00fcstelik k\u0131l\u0131 k\u0131rk yaran bir teferruata bo\u011fularak y\u00fczlerce sayfa tahsis edildi\u011fi halde ahlaka birka\u00e7 on sayfa tahsis edilmi\u015f olmas\u0131 bu durumun pek \u00e7ok \u00f6rneklerinden sadece birisidir.<\/p>\n<p>9. Geni\u015f kitlelere \u0130slam hakk\u0131nda bilgi vermek i\u00e7in yaz\u0131lm\u0131\u015f olan eserlerde ahlak ad\u0131 alt\u0131nda verilen bilgilerin hat\u0131r\u0131 say\u0131l\u0131r bir k\u0131sm\u0131 da do\u011frudan ahlakla alakal\u0131 olmay\u0131p, adab-\u0131 mua\u015feret kabilinden malumatlard\u0131r.<\/p>\n<p>10. Hukuk ahlak\u0131n m\u00fceyyide ile desteklenmi\u015f \u015fekli oldu\u011fu halde, \u0130slam hukukunda teorik ve pratik olarak ahlak\u0131n genellikle g\u00f6z ard\u0131 edildi\u011fini birtak\u0131m \u201chile-i \u015fer\u2019iyye\u2019ler\u201d de g\u00f6zlemlemek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr.<\/p>\n<p>11. Ahlak meselesinin \u0130slam d\u00fcnyas\u0131ndaki c\u0131l\u0131z rol\u00fcn\u00fcn bir ba\u015fka g\u00f6stergesi ise, son y\u00fczy\u0131llarda M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n ahlak felsefesi alan\u0131nda d\u00fcnya \u00e7ap\u0131nda bir entelekt\u00fcel yeti\u015ftirememi\u015f olmas\u0131, bu alanda s\u00f6z sahibi olanlar\u0131n ise genellikle Bat\u0131\u2019l\u0131 entelekt\u00fceller olmas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>12. \u0130slam ahlak\u0131n\u0131n temel kavramlar\u0131ndan olan emr-i ma\u2019ruf ve nehy-i m\u00fcnker konusunda da, on be\u015f as\u0131rl\u0131k \u0130slam gelene\u011finde m\u00fcstakil ve kapsaml\u0131 neredeyse bir tek esere bile rastlanamamas\u0131, buna mukabil b\u00f6ylesi bir eserin kaleme al\u0131nmas\u0131n\u0131n bir oryantaliste nasip olmas\u0131 da son derece \u00fcz\u00fcc\u00fc ve manidard\u0131r (bkz. Michael Cook, Commanding Right and Forbidding Wrong in Islamic Thought)<\/p>\n<p>13. \u0130slam d\u00fcnyas\u0131 \u0130slam ahlak\u0131na taban tabana z\u0131t unsurlar ta\u015f\u0131yan k\u00fclt\u00fcr\u00fcyle de hesapla\u015fmak zorundad\u0131r. Zira \u0130slam d\u00fcnyas\u0131nda M\u00fcsl\u00fcmanl\u0131\u011f\u0131 belirleyen esas unsur, bizatihi Kur\u2019an ve S\u00fcnnet\u2019in kendisi olmaktan ziyade, bu iki temel referans etraf\u0131nda olu\u015fmu\u015f olan k\u00fclt\u00fcr, daha do\u011frusu \u201cHalk islam\u0131\u201d ya da \u201cPop\u00fcler \u0130slam\u201d denen olgudur. \u00c7ok b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde s\u00f6zl\u00fc k\u00fclt\u00fcre, hatta kulaktan duyma bilgilere dayanan bu t\u00fcr M\u00fcsl\u00fcmanl\u0131k yayg\u0131n ve egemen dindarl\u0131k bi\u00e7imi olup, b\u00fcnyesinde \u0130slam\u2019\u0131n ahlak anlay\u0131\u015f\u0131na ayk\u0131r\u0131 pek \u00e7ok unsuru bar\u0131nd\u0131rmaktad\u0131r. \u0130slam konusundaki bu bilgi kirlili\u011fi, beraberinde \u0130slam ahlak\u0131na ayk\u0131r\u0131 pek \u00e7ok inan\u00e7, d\u00fc\u015f\u00fcnce ve uygulaman\u0131n \u0130slam olarak alg\u0131lanmas\u0131na yol a\u00e7maktad\u0131r.<\/p>\n<p>14. \u015eefaat inanc\u0131, Kur\u2019an\u2019da a\u00e7\u0131k ve kesin bir iman esas\u0131 olarak vazedilmemi\u015ftir.Bu inan\u00e7, baz\u0131 ayetlerin par\u00e7ac\u0131 ve zorlama tevillere tabi tutulmas\u0131yla, s\u0131hhati tart\u0131\u015fmal\u0131 ve iman konusunda delil te\u015fkil etmesi m\u00fcmk\u00fcn olmayan hadis rivayetlerine dayanmaktad\u0131r. Bu d\u00fcnya hayat\u0131nda ahlak d\u0131\u015f\u0131 bir tav\u0131r olan ve halk diliyle \u201ctorpil\u201d tabir edilen bir anlay\u0131\u015f\u0131n, \u00f6te d\u00fcnyaya aktar\u0131lmas\u0131ndan hi\u00e7bir rahats\u0131zl\u0131k duymamalar\u0131, M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n ahlak alan\u0131nda yedikleri ilk darbelerden olmu\u015ftur. Bu darbenin etkileri g\u00fc\u00e7l\u00fc bi\u00e7imde bug\u00fcn de hala devam etmektedir.<\/p>\n<p>15. Cebriyeci bir Kader inanc\u0131 da \u0130slam d\u00fcnyas\u0131nda yayg\u0131n ve egemen olup, asl\u0131nda b\u00f6yle bir anlay\u0131\u015f Kur\u2019an\u2019da a\u00e7\u0131k ve kesin bir iman esas\u0131 olarak vazedilmemi\u015ftir. Bu inan\u00e7, Kur\u2019an\u2019\u0131n b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc par\u00e7alama pahas\u0131na se\u00e7ilen baz\u0131 ayetlerin par\u00e7ac\u0131 ve zorlama tevillere tabi tutulmas\u0131yla, s\u0131hhati tart\u0131\u015fmal\u0131 ve iman konusunda delil te\u015fkil etmesi m\u00fcmk\u00fcn olmayan hadis rivayetlerine dayanmaktad\u0131r. \u0130slam tarihinde ilk defa Emevilerin kendi saltanatlar\u0131n\u0131n yanl\u0131\u015flar\u0131na kar\u015f\u0131 toplumsal tepkiyi azaltmak ve dini kullanarak kendilerini me\u015frula\u015ft\u0131rmak i\u00e7in ortaya att\u0131klar\u0131 ifade edilen bu t\u00fcr bir yanl\u0131\u015f inanc\u0131n ne gibi ahlak d\u0131\u015f\u0131 sonu\u00e7lara yol a\u00e7abildi\u011fini son zamanlarda Suudi Arabistanda Hac\u2019ta ya\u015fanan \u00f6l\u00fcmlerin, keza daha \u00f6nce \u00fclkemizde ya\u015fanan G\u00f6lc\u00fck depremi gibi felaketlerin sorumlular\u0131n\u0131n pe\u015fine d\u00fc\u015f\u00fclecek yerde \u201c kader\u201d olarak ge\u00e7i\u015ftirilmesi, bu konuda yoruma gerek b\u0131rakmamaktad\u0131r.<\/p>\n<p>16. Tevekk\u00fcl &#8211; baz\u0131lar\u0131n\u0131n dedi\u011fi gibi \u201cte\u00e2k\u00fcl\u201d \u2013 k\u00fclt\u00fcr\u00fcm\u00fczde adeta tembelli\u011fin di\u011fer ad\u0131 olmu\u015f dini bir kavramd\u0131r, dolay\u0131s\u0131yla bir sapmad\u0131r. \u00d6zellikle baz\u0131 kesimlerin \u00fcretim s\u00fcre\u00e7lerinin d\u0131\u015f\u0131nda kalarak, toplumun \u00fczerine y\u00fck te\u015fkil etmesinde bu sapman\u0131n \u00f6nemli bir rol\u00fc vard\u0131r. \u201c\u00c2dem o\u011flu kendi el eme\u011finden daha hay\u0131rl\u0131s\u0131n\u0131 yememi\u015ftir\u201d ilkesinin alt\u0131n\u0131 oyucu nitelikteki bu t\u00fcr sapmalar, ge\u00e7imini bizzat sa\u011flama ve toplumsal \u00fcretime kat\u0131lma g\u00f6revinden s\u0131v\u0131\u015fman\u0131n arac\u0131 haline gelmi\u015ftir ki, bunun toplumsal a\u00e7\u0131dan ahlak d\u0131\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 z\u0131mnen te\u015fvik edici bir unsur oldu\u011fu ortadad\u0131r.<\/p>\n<p>17. T\u00f6vbe konusunda da bir sapma s\u00f6z konusudur. Zira t\u00f6vbe \u0130slam\u2019a ve ahlaka ayk\u0131r\u0131 davran\u0131\u015flar\u0131 bir daha asla tekrarlamama konusunda verilmi\u015f kesin bir karar olmas\u0131 gerekirken, ge\u00e7mi\u015fte oldu\u011fu gibi g\u00fcn\u00fcm\u00fczde de, ahlak d\u0131\u015f\u0131l\u0131klar\u0131n s\u00fcrekli tekrarland\u0131\u011f\u0131 ve her tekrarlan\u0131\u015f\u0131nda t\u00f6vbeye adeta bir \u201caklanma operasyonu\u201d ya da \u201cg\u00fcnah \u00e7\u0131karma i\u015flemi\u201d olarak ba\u015f vuruldu\u011fu, bir kand\u0131rmaca ya da kendini ve toplumu aldatma giri\u015fimi haline getirilmi\u015f, bir ba\u015fka deyi\u015fle t\u00f6vbe su\u00e7lar\u0131 ve su\u00e7lular\u0131 koruyan bir kalkan ya da adeta bir \u201csu\u00e7 orta\u011f\u0131\u201d haline getirilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>18. \u0130man-amel ili\u015fkisindeki sapmaya gelince, bunun \u0130slam d\u00fcnyas\u0131ndaki ahlaki dejenerasyonun ve hatta \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fcn en \u00f6nde gelen sorumlular\u0131ndan oldu\u011funda ku\u015fku yoktur. Zira Muhammed \u0130kbal\u2019in \u0130slamda Dini D\u00fc\u015f\u00fcncesinin Yeniden \u0130n\u015fas\u0131 adl\u0131 eserinin ilk sayfas\u0131nda ve ilk c\u00fcmlesinde yapt\u0131\u011f\u0131 Kur\u2019an\u2019\u0131n teoriden ziyade amelin \u00f6nemini vurgulayan bir kitap oldu\u011funa dair tespit, mahza hakikat oldu\u011fu halde, tarihi s\u00fcre\u00e7te baz\u0131 kelam ve felsefe ekolleri Kur\u2019an\u00ee \u00f6\u011fretinin bu hassasiyetinden uzakla\u015f\u0131p kopmu\u015f ve iman ile amel aras\u0131ndaki kopmaz ili\u015fkiyi kopararak, iman\u0131 ile ameli aras\u0131nda u\u00e7urum bulunan bir \u0130slam d\u00fcnyas\u0131n\u0131n olduk\u00e7a erken bir d\u00f6nemden itibaren ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131na ve bu durumun bug\u00fcne kadar varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 devam ettirmesine yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>19. \u0130taat ve teba k\u00fclt\u00fcr\u00fc de s\u00f6z konusu ahlaki dejenerasyon ve \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fcn \u00f6nemli sorumlular\u0131ndand\u0131r. Zira maddi-manevi her t\u00fcrl\u00fc iktidara (siyasi iktidarlara ya da mezhep, cemaat, tarikat, vb. olu\u015fumlar\u0131n kanaat \u00f6nderlerine) k\u00f6lece boyun e\u011fmek ve onlara kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmamak bizatihi \u0130slami de\u011ferlerin ayaklar alt\u0131na al\u0131nmas\u0131na seyirci kalmak demektir. Emevilerden bu yana genellikle iktidarlara kar\u015f\u0131 M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n tavr\u0131 ne yaz\u0131k ki bu olagelmi\u015ftir.<\/p>\n<p>20. Saltanat ta, ahlaki dejenerasyonun temel sebepleri aras\u0131nda yer almaktad\u0131r. Zira itaat ve teba k\u00fclt\u00fcr\u00fc madalyonun bir y\u00fcz\u00fc ise, madalyonun \u00f6teki y\u00fcz\u00fc de saltanat anlay\u0131\u015f\u0131d\u0131r. Siyasi (ve iktisadi) g\u00fcc\u00fcn tek bir elde toplanmas\u0131 demek olan saltanat, hem babadan o\u011fla ge\u00e7mesi, hem de adeta denetim d\u0131\u015f\u0131 bir y\u00f6netim tarz\u0131 olmas\u0131 itibariyle ahlak d\u0131\u015f\u0131 pek \u00e7ok uygulaman\u0131n (mesela nepotizm, iktidar ulemas\u0131 s\u0131n\u0131f\u0131, r\u00fc\u015fvet, yolsuzluk v.b.) bizatihi kayna\u011f\u0131n\u0131 olu\u015fturmu\u015ftur.<\/p>\n<p>21. es-sultan z\u0131llullah fi\u2019l-ard (Sultan yery\u00fcz\u00fcnde Allah\u2019\u0131n g\u00f6lgesidir) inanc\u0131 ise saltanat anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 kitleler nezdinde me\u015frula\u015ft\u0131rmak ve muhalefeti bast\u0131rmak i\u00e7in saltanata ge\u00e7irilmi\u015f dini bir z\u0131rh i\u015flevi g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fcr. Bu z\u0131rh sayesinde saltanat sistemi, muhalefet ve ele\u015ftirileri \u0130slama ve M\u00fcsl\u00fcmanlara d\u00fc\u015fmanl\u0131k \u015feklinde damgalayarak, her t\u00fcrl\u00fc toplumsal muhalefetten ve tenkitlerden kendisini b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde korumu\u015ftur. Bu da saltanat sistemlerindeki ahlak d\u0131\u015f\u0131 pek \u00e7ok uygulaman\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 rahat bir \u015fekilde s\u00fcrd\u00fcrmesinden ba\u015fka bir i\u015fe yaramam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>22. Sadaka k\u00fclt\u00fcr\u00fc, ge\u00e7imini ba\u015fkalar\u0131n\u0131n s\u0131rt\u0131ndan sa\u011flamay\u0131 m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lmas\u0131 itibariyle, hem baz\u0131 kesimlerin \u00fcretim s\u00fcre\u00e7lerinin d\u0131\u015f\u0131nda kalmas\u0131na yol a\u00e7maktad\u0131r, hem de sadaka alan elin veren ele ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 art\u0131rmakta ve per\u00e7inlemektedir. \u00d6zellikle g\u00fcn\u00fcm\u00fczde bu k\u00fclt\u00fcr\u00fcn politik ama\u00e7larla nas\u0131l istismar edildi\u011fini hemen hepimiz ya\u015fayarak g\u00f6rm\u00fc\u015f bulunmaktay\u0131z.<\/p>\n<p>23. Daru\u2019l-harb mant\u0131\u011f\u0131, \u0130slam\u2019\u0131n yasaklar\u0131n\u0131n etraf\u0131ndan dolanman\u0131n ve \u0130slam\u2019a ayk\u0131r\u0131 pek \u00e7ok uygulaman\u0131n yayg\u0131nla\u015fmas\u0131na yol a\u00e7an bir yakla\u015f\u0131m olarak tarihte de g\u00fcn\u00fcm\u00fczde de ahlak d\u0131\u015f\u0131 pek \u00e7ok uygulaman\u0131n konusu olmu\u015ftur. Sadece yak\u0131n zamanda yayg\u0131n olarak uyguland\u0131\u011f\u0131 ifade edilen , \u0130slam \u00fclkeleri d\u0131\u015f\u0131ndaki \u00fclkelerde ya\u015fayan M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n banka faizi, kumar, at yar\u0131\u015f\u0131 v.b. gayr-\u0131 me\u015fru kazan\u00e7 yollar\u0131na tevess\u00fcl etmesi bile \u00f6rnek olarak yeterlidir. Keza \u00fclkemizde bu mant\u0131kla bilhassa devlet mal\u0131na zarar vermenin \u0130slami bir emir olarak telakki edildi\u011fi d\u00f6nemleri hat\u0131rlatmakta da yarar vard\u0131r. \u015eu andaki mevcut iktidarda bile bu mant\u0131kla hareket edenlerin varl\u0131\u011f\u0131na dair duyumlar, meselenin ciddiyetini hala korumakta oldu\u011funun bir g\u00f6stergesi say\u0131labilir.<\/p>\n<p>24. Harp hiledir anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n, cephe sava\u015flar\u0131ndaki fiili harp stratejisi ile ilgili bir kavram olmaktan \u00e7\u0131kar\u0131larak, \u0130slam d\u0131\u015f\u0131 oldu\u011fu varsay\u0131lan b\u00fct\u00fcn toplumlarda, s\u00f6z\u00fcm ona \u0130slam\u2019\u0131 egemen k\u0131lmak iddias\u0131yla sava\u015f takti\u011fi ve stratejisiyle alakas\u0131 bulunmayan pek \u00e7ok \u0130slam ve ahlak d\u0131\u015f\u0131 uygulaman\u0131n k\u0131l\u0131f\u0131 olarak kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131na dair pek \u00e7ok \u00f6rnek s\u00f6z konusudur.<\/p>\n<p>25. H\u00fclle yakla\u015f\u0131m\u0131, Fazlurrahman\u2019\u0131n tabiriyle ahlak\u0131n f\u0131kh\u0131n olmazsa olmaz bir par\u00e7as\u0131 olmaktan \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131n\u0131n ve formaliteci bir f\u0131k\u0131h anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz sonucu olarak ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. Bu \u00f6rnek ayn\u0131 zamanda yine Fazlurrahman\u2019\u0131n tabiriyle ahlak\u0131n mutlaka f\u0131kha zerk edilmesi gerekti\u011fini a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne sermektedir.<\/p>\n<p>26. Zekat hileleri, h\u00fclle uygulamas\u0131n\u0131n mali alandaki tezah\u00fcrlerinden birisidir. Gerek h\u00fcllede gerekse zekatla ilgili hilelerde \u0130slami emirlerin etraf\u0131ndan dolanma niyeti a\u00e7\u0131kt\u0131r ve bunun \u0130slam ahlak\u0131na taban tabana z\u0131t uygulamalar oldu\u011funda \u015f\u00fcphe yoktur. Mesela zekata konu olan mal\u0131n \u00fczerinden bir y\u0131l ge\u00e7mesine az bir s\u00fcre kala bu mal\u0131 birisine g\u00f6stermelik olarak hibe etmek ya da benzeri bir yolla zekattan ka\u00e7mak ilk anda akla gelen \u00f6rnekler aras\u0131ndad\u0131r. Bu konu basit bir mesele gibi g\u00f6r\u00fcnse de, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde servet sahiplerinin zekat konusunda \u00fczerine d\u00fc\u015feni yapmaktan geri kald\u0131klar\u0131 ger\u00e7e\u011fi g\u00f6z \u00f6n\u00fcne al\u0131n\u0131rsa, sosyal dayan\u0131\u015fma ve fakirlik meselesinin \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcne katk\u0131y\u0131 azaltmas\u0131 bak\u0131m\u0131ndan bu durumun \u00f6nemli bir ahlaki zaafa i\u015faret etti\u011fi s\u00f6ylenebilir.<\/p>\n<p>27. Tarikatlar ve cemaatler tarihin belli d\u00f6nemlerinde birtak\u0131m m\u00fcspet roller oynam\u0131\u015f olsa da, \u00f6zellikle kapal\u0131 yap\u0131lar olmas\u0131, bilhassa mali denetimin s\u00f6z konusu olmamas\u0131 itibariyle daima suistimallere a\u00e7\u0131k olagelmi\u015ftir. Bu durumun g\u00fcn\u00fcm\u00fczde bilhassa \u00fclkemizde tarikatlar\u0131n art\u0131k holdingle\u015fme \u00e7\u0131lg\u0131nl\u0131\u011f\u0131na esir oldu\u011fu bir s\u00fcre\u00e7te \u00f6rneklerini bol bol g\u00f6rmek hi\u00e7 te zor de\u011fildir. \u00d6te yandan yine bu kapal\u0131 yap\u0131lar\u0131n i\u00e7 denetim, i\u00e7 kontrol ve i\u00e7 muhalefet mekanizmalar\u0131ndan mahrum olmas\u0131 sebebiyle maddi istismarlar\u0131n yan\u0131nda manevi istismarlara, \u00f6zellikle de s\u0131k s\u0131k cinsel istismarlara yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 kimseye gizli sakl\u0131 de\u011fildir.<\/p>\n<p>28. Fitne s\u00f6ylemi, kendisi bizatihi ahlak d\u0131\u015f\u0131l\u0131k nitelemesine maruz kalmasa da, ahlak d\u0131\u015f\u0131l\u0131klara kar\u015f\u0131 bireysel ve kurumsal olarak giri\u015filecek \u00e7abalar\u0131 bast\u0131rmak ve etkisiz hale getirmek i\u00e7in, ahlakl\u0131lar\u0131n de\u011fil de ahlaks\u0131zlar\u0131n elindeki bir silaha d\u00f6n\u00fc\u015febilmektedir.<\/p>\n<p>29. Uydurma hadisler \u0130slam\u2019a ve ahlaka ayk\u0131r\u0131 pek \u00e7ok inan\u00e7, d\u00fc\u015f\u00fcnce ve uygulamay\u0131 me\u015frula\u015ft\u0131rma arac\u0131 olarak \u0130slam\u2019\u0131n ilk as\u0131rlar\u0131ndan beri daima kullan\u0131lagelmi\u015ftir. Son y\u00fczy\u0131llarda hadis uydurma faaliyetlerinin ne durumda oldu\u011funa dair ciddi ara\u015ft\u0131rmalar olmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in bu konuda fazla bir \u015fey s\u00f6ylemek m\u00fcmk\u00fcn de\u011filse de, ge\u00e7mi\u015f y\u00fczy\u0131llarda uydurulmu\u015f olan rivayetlerin g\u00fcn\u00fcm\u00fczde bol bol piyasaya s\u00fcr\u00fcl\u00fcp tedav\u00fcle sokuldu\u011fu herkesin malumudur. Bilhassa vaazu nasihat, tasavvuf, tarikat ve halk \u0130slam\u0131na dair eserlerde bu t\u00fcr rivayetlerin en yo\u011fun olarak kullan\u0131m alan\u0131 buldu\u011funu da burada hat\u0131rlatmakta yarar vard\u0131r. Pek\u00e7ok uydurma rivayetin halk\u0131n M\u00fcsl\u00fcmanl\u0131k anlay\u0131\u015f\u0131nda Kur\u2019an ve S\u00fcnnet\u2019ten daha belirleyici oldu\u011fu ger\u00e7e\u011fi g\u00f6z \u00f6n\u00fcne al\u0131n\u0131rsa, konunun bizatihi Allah\u0131n dinine sayg\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan ahlakla ilgisi kendili\u011finden ortaya \u00e7\u0131kacakt\u0131r.<\/p>\n<p>30. \u00d6rfi kanunlar, daha ziyade ge\u00e7mi\u015f as\u0131rlarda \u0130slam imparatorluklar\u0131nda, \u00f6zellikle de Osmanl\u0131 imparatorlu\u011funda \u0130slami h\u00fck\u00fcmler d\u0131\u015f\u0131nda konulmu\u015f olan kanun ve d\u00fczenlemeler olup, bunlar i\u00e7erisinde \u0130slami \u00f6\u011fretiye taban tabana z\u0131t olanlara da rastlanmaktad\u0131r ki, bu husus ta idari alanda birtak\u0131m ahlak d\u0131\u015f\u0131 uygulamalara me\u015fruiyet kazand\u0131rmas\u0131 bak\u0131m\u0131ndan olumsuz sonu\u00e7lar do\u011furmu\u015ftur.<\/p>\n<p>31. K\u00f6r taklit, siyaset ve y\u00f6netim alan\u0131ndaki itaat k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fcn d\u00fc\u015f\u00fcnce alan\u0131ndaki ikizidir. Hatta siyaset alan\u0131ndaki olumsuzluklar\u0131n ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131na da vesile olan bu k\u00f6lece zihni tutumdur. \u0130lim ve fikir insanlar\u0131n\u0131n ya da kanaat \u00f6nderlerinin d\u00fc\u015f\u00fcncelerinin \u0130slami \u00f6\u011fretiye uyup uymad\u0131\u011f\u0131na bakmaks\u0131z\u0131n onlar\u0131n k\u00f6lece pe\u015finden gitmenin son \u00f6rnekleri ise, kendisini peygamber ilan edecek kadar i\u015fi ileriye g\u00f6t\u00fcren birtak\u0131m cemaat ve tarikat liderlerinin bu yapt\u0131klar\u0131n\u0131n cemaat ve tarikatlar\u0131ndan hi\u00e7bir tepki ile kar\u015f\u0131la\u015fmam\u0131\u015f olmas\u0131d\u0131r. Yine bu gibi \u00e7evrelerde maddi-manevi hatta cinsel istismarlar\u0131n ne kadar yayg\u0131n oldu\u011fu da kimseye gizli de\u011fildir.<\/p>\n<p>32. Din istismar\u0131n\u0131n Emevilerle ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 genel olarak kabul edilmekle birlikte, bu istismar\u0131n ahlaki a\u00e7\u0131dan olumsuz sonu\u00e7lar\u0131 \u00fczerine yeterince duruldu\u011fu s\u00f6ylenemez. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde ise siyasal \u0130slam ve \u0130slami hareketler ba\u015fta olmak \u00fczere, \u00e7e\u015fitli dini guruplarda, bu \u00e7evrelerin ticari faaliyetlerinde ve medya aleminde tam bir ahlak d\u0131\u015f\u0131l\u0131k olan din istismar\u0131n\u0131n pek \u00e7ok \u00f6rne\u011fini g\u00f6rmek zor de\u011fildir. Bu konuda geni\u015f bilgi i\u00e7in \u0130SLAM\u0130YAT dergisinin D\u0130N \u0130ST\u0130SMARI say\u0131s\u0131na bak\u0131labilir.<\/p>\n<p>33. \u00dc\u00e7 maymun (G\u00f6rmedim \u2013 Duymad\u0131m \u2013 Bilmiyorum) benzetmesi, \u0130slam\u2019a ve ahlaka ayk\u0131r\u0131 geli\u015fmeler kar\u015f\u0131s\u0131nda bilhassa \u00fclkemizde son onlu y\u0131llarda M\u00fcsl\u00fcmanlar aras\u0131nda g\u00f6r\u00fclen vurdum duymazl\u0131klar i\u00e7in kullan\u0131lan bir metafordur. \u00d6zetle \u0130slami kesimlerin muhalefette iken ele\u015ftirdi\u011fi her \u015feyi (haks\u0131zl\u0131k, yolsuzluk, adam kay\u0131rma, rantiyecilik, r\u00fc\u015fvet, haks\u0131z kazan\u00e7, \u00f6tekile\u015ftirme vs) iktidara yakla\u015ft\u0131k\u00e7a, \u00f6zellikle de merkeze yerle\u015ftik\u00e7e teker teker bizzat bunlar\u0131 irtikap eder hale gelmesi ve buna kar\u015f\u0131 kimsenin ses \u00e7\u0131karmamas\u0131, hatta i\u015fi \u201c\u015fimdiye kadar ba\u015fkalar\u0131 yedi, biraz da bizimkiler yesin\u201d diyecek pi\u015fkinli\u011fe vard\u0131rmas\u0131, \u00fclkemizdeki \u0130slami kesimlerdeki ahlaki savrulma ve dejenerasyonun giderek artmas\u0131n\u0131n ve kan\u0131ksanmas\u0131n\u0131n sebeplerinden birisidir.<\/p>\n<p>34. Benim h\u0131rs\u0131z\u0131m, benim yolsuzum yakla\u015f\u0131m\u0131 da, \u00fc\u00e7 maymun yakla\u015f\u0131m\u0131n\u0131n tabii bir sonucu olarak kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. Daha \u00f6nce zikredilen hususlardan baz\u0131lar\u0131n\u0131n da gerek\u00e7e olarak ileri s\u00fcr\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc bu dejenerasyon ve ahlaki \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f, \u201cnas\u0131l ya\u015farsan \u00f6yle inanmaya ba\u015flars\u0131n\u201d tespitini hakl\u0131 \u00e7\u0131kar\u0131rcas\u0131na, mazur ve hatta me\u015fru g\u00f6sterilmeye de \u00e7al\u0131\u015f\u0131lmaktad\u0131r ki, bunda \u0130KT\u0130DAR ULEMASI denen ki\u015filerin de \u00f6nemli bir rol oynad\u0131\u011f\u0131n\u0131 unutmamak gerekir.<\/p>\n<p>35. Mezhep\u00e7ilik afeti, bilhassa i\u00e7te vatanda\u015flar aras\u0131nda ayr\u0131mc\u0131l\u0131\u011fa yol a\u00e7mas\u0131, d\u0131\u015f politikada ise yine mezhep\u00e7ilikten kaynaklanan ayr\u0131mc\u0131l\u0131\u011fa ba\u011fl\u0131 olarak bu iktidar d\u00f6neminde ya\u015fanan politik skandallara ve fiyaskolara yol a\u00e7mas\u0131 bak\u0131m\u0131ndan son derece tehlikeli bir unsur olarak ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. Bu afetin, M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n birbirlerini bo\u011fazlayacak noktaya kadar varm\u0131\u015f olmas\u0131 ise, meselenin ahlak meselesini de a\u015fan boyutlara ula\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131n a\u00e7\u0131k bir delilidir.<\/p>\n<p>36. Irk\u00e7\u0131l\u0131k afeti i\u00e7in de mezhep\u00e7ilik afeti hakk\u0131nda s\u00f6ylenenleri aynen tekrarlamak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. \u0130\u00e7erideki T\u00fcrk-K\u00fcrt \u00e7at\u0131\u015fmas\u0131n\u0131n yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 ahlak ve hatta ak\u0131l d\u0131\u015f\u0131 geli\u015fmelerde, d\u0131\u015far\u0131da ise \u0130slam d\u00fcnyas\u0131nda Arap-Acem-T\u00fcrk- K\u00fcrt- Amaz\u0131g gibi etnik unsurlar\u0131n birbirlerine kar\u015f\u0131 d\u00fc\u015fmanca tav\u0131rlar\u0131nda ve birbirlerini yok etmeye y\u00f6nelmelerinde bu afetin ahlak d\u0131\u015f\u0131l\u0131klar\u0131n\u0131 ayan beyan g\u00f6rmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr.<\/p>\n<p>37. D\u00fcn d\u00fcnd\u00fcr bug\u00fcn bug\u00fcnd\u00fcr, \u00fc\u00e7 maymun ve benim h\u0131rs\u0131z\u0131m, benim yolsuzum yakla\u015f\u0131mlar\u0131yla ba\u011flant\u0131l\u0131 bir ahlak d\u0131\u015f\u0131l\u0131kt\u0131r ki, bilhassa mevcut iktidar\u0131n gerek ideolojik olarak gerek iktidar\u0131n\u0131n belli bir d\u00f6neminde a\u011f\u0131r bir \u015fekilde ele\u015ftirdi\u011fi hususlar\u0131, bilahare bunlar\u0131 ele\u015ftiren kendileri de\u011filmi\u015f gibi savunur hale gelmeleridir ki bunu a\u00e7\u0131k ahlaki bir problem oldu\u011funda \u015f\u00fcphe yoktur. Buna bir \u00f6rnek vermi\u015f olmak i\u00e7in, mevcut iktidar\u0131n daha \u00f6nce ele\u015ftirdikleri darbe kurumlar\u0131n\u0131 bilahare benimsemesi hatta savunur hale gelmesidir ki, bunun d\u00fcn d\u00fcnd\u00fcr bug\u00fcn bug\u00fcnd\u00fcr zihniyetinin a\u00e7\u0131k bir ispat\u0131 oldu\u011funu rahatl\u0131kla ifade etmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr.<\/p>\n<p>38. Zaruretler haramlar\u0131 m\u00fcbah k\u0131lar ilkesi(zli\u011fi), iyi niyetle vazedilen bir f\u0131khi ilkenin siyaset alan\u0131nda nas\u0131l istismar edilebildi\u011fine dair yeterince ikna edici bir \u00f6rnektir. Bilhassa \u0130KT\u0130DAR ULEMASI denilen ve g\u00f6revi iktidar\u0131n gayr-\u0131 me\u015fru uygulamalar\u0131n\u0131 me\u015frula\u015ft\u0131rmak olan kesimlerin en s\u0131k ba\u015fvurduklar\u0131 ve en kullan\u0131\u015fl\u0131 g\u00f6rd\u00fckleri bu f\u0131khi ilkedir. Mamafih bu ilkenin \u0130slam\u2019\u0131n temel de\u011ferlerini ayaklar alt\u0131na alma pahas\u0131na uygulanabilece\u011fini zanneden bu iktidar ulemas\u0131n\u0131n, \u0130slam\u2019\u0131 anlamam\u0131\u015f olduklar\u0131n\u0131 s\u00f6ylemek pek te abart\u0131 olmasa gerektir.<\/p>\n<p>39. Devletin mal\u0131 deniz yemeyen domuz deyimi toplumumuzda yayg\u0131n olan ahlaki dejenerasyonun anonim bir ifadesi olsa da, \u0130slami kesimin de bu zihniyetin pen\u00e7esine d\u00fc\u015fmesi insan\u0131 ciddi olarak endi\u015felendirmektedir. Zira temiz ve \u015feffaf bir toplum in\u015fas\u0131 yolunda bir \u00fcmit ve \u00e7\u00f6z\u00fcm oda\u011f\u0131 olmas\u0131 gerekenlerin &#8211; mesela mevcut iktidarda oldu\u011fu gibi &#8211; problemin bir par\u00e7as\u0131 haline gelmesi, kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya bulundu\u011fumuz ahlaki krizin ne kadar derin oldu\u011funu yeterince g\u00f6stermektedir.<\/p>\n<p>40. Il\u0131ml\u0131 \u0130slamc\u0131-K\u00fcreselle\u015fmeci-NATO\u2019cu, G20\u2019ci, T\u00fcketim Toplumcu \u201cEklemlenen M\u00fcsl\u00fcmanlar\u201d ise \u0130slami kesimdeki ahlak krizinin b\u00f6lgesel ve k\u00fcresel \u00f6l\u00e7ekteki yans\u0131malar\u0131na i\u015faret etmektedir. Zira yine mevcut iktidarda \u0130slami kesimim k\u00fcresel emperyal g\u00fc\u00e7lere olan direnci k\u0131r\u0131lm\u0131\u015f, NATO i\u00e7selle\u015ftirilmi\u015f ve savunulmu\u015f, son olarak ta ge\u00e7en g\u00fcnlerde d\u00fczenlenen G20 toplant\u0131s\u0131 vesilesiyle g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc \u00fczere, d\u00fcnyay\u0131 ate\u015fe veren ve y\u0131k\u0131ma u\u011fratan bu \u00fclkeler iktidar yanda\u015f\u0131 \u0130slami kesimler taraf\u0131ndan adeta kutsama noktas\u0131na varacak kadar y\u00fcceltilmi\u015ftir. Asl\u0131nda daha ba\u015ftan k\u00fcreselle\u015fmeye eklemlenmenin tabii sonucu olan bu durum, yery\u00fcz\u00fcnde \u00f6zg\u00fcrl\u00fck, e\u015fitlik, adalet, evrenin dengelerinin korunmas\u0131 ve di\u011fer temel insan haklar\u0131n\u0131n s\u00f6zc\u00fcs\u00fc ve savunucusu olmas\u0131 gerekenlerin, nas\u0131l bu k\u00fcresel dejenerasyona eklemlenmeye can att\u0131\u011f\u0131n\u0131 da g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne sermi\u015ftir.<\/p>\n<p>K\u0131rk yamal\u0131 boh\u00e7a dedikse de asl\u0131nda yamalar\u0131n listesi \u00e7ok daha uzundur. Amac\u0131m\u0131z \u0130slam d\u00fcnyas\u0131n\u0131n ve onun bir par\u00e7as\u0131 olan \u00fclkemizin ayn\u0131 zamanda evrensel ahlaki ilkelerle de \u00f6rt\u00fc\u015fen \u0130slam ahlak\u0131 perspektifinden teorik ve pratik olarak ne kadar uzak oldu\u011funa dikkat \u00e7ekmektir. Zaten \u0130slam \u00fclkelerinin uluslararas\u0131 yolsuzluk endeksi ba\u015fta olmak \u00fczere pek \u00e7ok insani ve ahlaki endekslerde son s\u0131ralarda yer almas\u0131, \u0130slam d\u00fcnyas\u0131n\u0131n nas\u0131l derin bir krizle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya bulundu\u011funu g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne sermektedir. Buna M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n \u00e7e\u015fitli gerek\u00e7elerle birbirlerini bo\u011fazlayacak ve \u00fclkelerine sald\u0131racak kadar kontrolden \u00e7\u0131km\u0131\u015f olmas\u0131n\u0131 da eklersek, ahlak ve maneviyat alan\u0131ndaki krizin korkun\u00e7 boyutlar\u0131n\u0131 g\u00f6rmek hi\u00e7 te zor olmayacakt\u0131r.<br \/>\nGenel olarak dinler ve \u00f6zellikle \u0130slam, yery\u00fcz\u00fcndeki ahlaki \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f d\u00f6nemlerinde ahlaki restorasyon amac\u0131na y\u00f6nelik ilahi projeler olsa da, \u0130slam\u2019\u0131n \u00f6z\u00fcn\u00fcn ahlak,ama sadece bireysel ahlak de\u011fil toplumsal ahlak, sistem ahlak\u0131 ve k\u00fcresel ahlak oldu\u011fu unutuldu\u011fu i\u00e7indir ki, \u0130slam ge\u00e7mi\u015fte oldu\u011fu gibi \u015fu anda da yery\u00fcz\u00fcnde bir AHLAK \u0130SYANI YA DA AHLAK DEVR\u0130M\u0130 ger\u00e7ekle\u015ftirme misyonunu yerine getirememektedir. \u0130slam\u2019\u0131n bu temel amac\u0131n\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirmeye y\u00f6nelebilmesi i\u00e7in, tekrar \u0130slami \u00f6\u011fretinin ahlak merkezli olarak in\u015fa edilmesi bir zorunluluktur. Bunun ger\u00e7ekle\u015febilmesi uzun y\u0131llar s\u00fcrecek bilin\u00e7li ve planl\u0131 \u00e7abalara ba\u011fl\u0131d\u0131r. Bu alanda m\u00fctevaz\u0131 da olsa bir ad\u0131m atm\u0131\u015f olmak i\u00e7in i\u015fe, bug\u00fcnk\u00fc ortalama M\u00fcsl\u00fcmanlar i\u00e7in pek te anlaml\u0131 olmayan en ince detaylar\u0131na kadar namaz abdest hakk\u0131nda y\u00fcz ikiy\u00fcz sayfa yer ay\u0131ran ama ahlak konusunu son derece c\u0131l\u0131z bir \u015fekilde ge\u00e7i\u015ftiren, dahas\u0131 ahlak\u0131 bireysel ahlaka indirgeyip toplumsal ahlak\u0131 ve sistem ahlak\u0131n\u0131 ihmal eden devrini tamamlam\u0131\u015f dini kitaplar\u0131n bir tarafa b\u0131rak\u0131larak, as\u0131l \u0130MAN VE AHLAK merkezli ve k\u00fcresel bir ahlak devrimini ama\u00e7layan bir \u0130slam tasavvurunu topluma sunacak eserler yazmakla ba\u015flamak uygun olabilir.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>-Ahlaka dair Bir Tart\u0131\u015fmaya davet- Ahlaktan bahsetmek kolayd\u0131r. Ba\u015fkalar\u0131n\u0131n ahlakl\u0131 olmas\u0131n\u0131 istemek te \u00f6yle! Zor olan ise insan\u0131n kendisinin ahlakl\u0131 olmas\u0131d\u0131r. Daha zor olan ise ahlak\u0131 yery\u00fcz\u00fcnde egemen paradigma haline getirebilmektir. \u0130slam d\u00fcnyas\u0131 tarihinin ba\u015flang\u0131c\u0131ndan beri daima ahlaki meselelerle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya kalm\u0131\u015f, ahlakla ilgili dertlerden ba\u015f\u0131n\u0131 kurtaramam\u0131\u015ft\u0131r. Bunun sebeplerinin te\u015fhis ve tespiti ba\u015fl\u0131 ba\u015f\u0131na bir ara\u015ft\u0131rmay\u0131 gerektirir. Burada bize d\u00fc\u015fen ise daha ziyade bu hayati \u00f6nemi haiz konuya dikkat \u00e7ekmek olmal\u0131d\u0131r. Genel olarak 21. yy \u0130slam D\u00fcnyas\u0131, \u00f6zel olarak ta \u0130slami hareketler ahlak\u0131n \u0130slam\u2019\u0131n neresinde durdu\u011fu sorusunu teorik ve pratik d\u00fczlemde tart\u0131\u015fmak bak\u0131m\u0131ndan son derece elveri\u015fli zeminlerdir. \u0130slam\u2019\u0131n zuhurundan itibaren ge\u00e7en d\u00f6nemleri de g\u00f6z \u00f6n\u00fcne almak suretiyle, bug\u00fcn bulundu\u011fumuz nokta itibariyle ilk anda g\u00f6ze \u00e7arpan konular\u0131 ve bu konulara dair tespitleri k\u0131rk yamal\u0131 boh\u00e7an\u0131n birer yamas\u0131 kabilinden olmak \u00fczere \u015fu \u015fekilde s\u0131ralamak yerinde olacakt\u0131r: 1. \u0130slam\u0131n kurucu metni ve kurucu tecr\u00fcbesi esas al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda ahlak \u0130slami \u00f6\u011fretinin a\u011f\u0131rl\u0131k merkezi olmas\u0131na ra\u011fmen, klasik-\u00e7a\u011fda\u015f \u0130slam d\u00fc\u015f\u00fcncesinde bu husus gerekti\u011fi \u015fekilde vurgulanamam\u0131\u015ft\u0131r. Bunun a\u00e7\u0131k delillerinden birisi, on be\u015f as\u0131rl\u0131k \u0130slam tarihinde ahlak hi\u00e7bir zaman e\u011fitim faaliyetlerinin odak noktas\u0131 olamam\u0131\u015ft\u0131r. Nitekim \u0130slami ilimler faaliyetleri i\u00e7erisinde ba\u011f\u0131ms\u0131z bir disiplin olarak ahlak ve ahlak felsefesinden bahsetmek olduk\u00e7a zordur. 2. Ahlak\u0131n \u0130slami e\u011fitim anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n merkezinde yer almad\u0131\u011f\u0131n\u0131n en a\u00e7\u0131k delili, klasik ya da modern olsun, \u0130slami e\u011fitim kurumlar\u0131nda ahlak dersi denebilecek bir alan\u0131n olmay\u0131\u015f\u0131 ya da son derece c\u0131l\u0131z olu\u015fudur. 3. Daha vahimi ise ger\u00e7ek anlamda \u0130slami denebilecek bir ahlak disiplininden s\u00f6z etmenin neredeyse imkans\u0131z olu\u015fudur. Zira ge\u00e7mi\u015fte ve g\u00fcn\u00fcm\u00fczde \u0130slam ahlak\u0131 alan\u0131na ait oldu\u011fu ileri s\u00fcr\u00fclen eserlerin neredeyse tamam\u0131 Kur\u2019an\u2019a dayal\u0131 bir ahlaktan ziyade Aristo felsefesinin ahlak anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n tekrar\u0131 ya da yeniden \u00fcretilmesinden ibarettir. Do\u011frudan Kur\u2019an\u2019a dayal\u0131 bir ahlak ve ahlak felsefesi ortaya koyma \u00e7abalar\u0131 ise \u00e7ok yeni ve c\u0131l\u0131z \u00e7abalard\u0131r. 4. Ulema taraf\u0131ndan da ahlaka hak etti\u011fi \u00f6neme denk bir itina g\u00f6sterildi\u011fini s\u00f6ylemek zordur. Nitekim on be\u015f as\u0131rl\u0131k \u0130slam gelene\u011finde ahlak ve ahlak felsefesine dair kapsaml\u0131 m\u00fcstakil eserlerin yok denecek kadar az olmas\u0131 bu durumun a\u00e7\u0131k bir g\u00f6stergesidir. 5. \u0130slami \u00f6\u011fretiyi \u201cMetafizik\/Kurucu ilkeler alan\u0131 \u2013 Ahlak alan\u0131 \u2013 \u0130badetler alan\u0131 \u2013 Toplumsal d\u00fczenlemeler alan\u0131\u201d \u015feklinde hiyerar\u015fik bir d\u00fczen\/de\u011ferler piramidi halinde \u00f6zetlemek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Ge\u00e7mi\u015fte oldu\u011fu gibi g\u00fcn\u00fcm\u00fczde de ahlak alan\u0131ndaki en temel sapma bu piramidin tersy\u00fcz edilmesi \u015feklinde ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. 6. Ahlak\u0131n \u0130slam d\u00fcnyas\u0131ndan tali bir mesele olarak kald\u0131\u011f\u0131n\u0131n en a\u015fikar delili, \u00e7a\u011fda\u015f \u0130slami hareketlerin \u00f6ne \u00e7\u0131kan g\u00f6zde konular\u0131n\u0131n ahlaktan ziyade \u201c\u015feriat\u0131n tatbiki\u201d meselesi olmas\u0131d\u0131r. Halbuki \u015feriat\u0131n tatbiki, yukar\u0131da i\u015faret edildi\u011fi \u00fczere, \u0130slami \u00f6\u011fretinin de\u011ferler piramidinin en son s\u0131ras\u0131nda yer alan normatif alan\/toplumsal d\u00fczenlemeler alan\u0131na aittir. Bu ise en son s\u0131radaki \u015feriat\u0131n tatbiki meselesinin ilk s\u0131raya al\u0131nmas\u0131, yani de\u011ferler hiyerar\u015fisinin alt\u00fcst edilmesi, ya da de\u011ferler piramidinin tepetaklak edilmesi demektir. 7. \u00d6zellikle g\u00fcn\u00fcm\u00fcz \u0130slam d\u00fcnyas\u0131nda ahlak\u0131n rol\u00fcn\u00fcn son derece c\u0131l\u0131z olmas\u0131n\u0131n bir ba\u015fka sebebi ise, ahlak\u0131n tamamen bireysel planda ele al\u0131nmas\u0131; toplumsal ahlak, sistem ahlak\u0131 veya k\u00fcresel ahlak d\u00fczeyinde bir \u0130slam ahlak\u0131 ortaya konamam\u0131\u015f olmas\u0131d\u0131r. 8. \u0130slam\u2019\u0131n geni\u015f kitlelere \u00f6\u011fretilmesi amac\u0131yla kaleme al\u0131nm\u0131\u015f eserlerde ahlaka ayr\u0131lan yer de, ahlak\u0131n \u0130slam\u2019daki merkezi yer ve \u00f6nemine tamamen terstir. Mesela g\u00fcn\u00fcm\u00fczden bir \u00f6rnek vermek gerekirse, \u00d6mer Nasuhi Bilmen hocam\u0131z\u0131n ilmihalinde zelletu\u2019l-k\u00e2r\u00ee(namazda ayetlerin okunu\u015funda yap\u0131lan hatalar) ba\u015fta olmak \u00fczere namaz-abdestle ilgili konulara, \u00fcstelik k\u0131l\u0131 k\u0131rk yaran bir teferruata bo\u011fularak y\u00fczlerce sayfa tahsis edildi\u011fi halde ahlaka birka\u00e7 on sayfa tahsis edilmi\u015f olmas\u0131 bu durumun pek \u00e7ok \u00f6rneklerinden sadece birisidir. 9. Geni\u015f kitlelere \u0130slam hakk\u0131nda bilgi vermek i\u00e7in yaz\u0131lm\u0131\u015f olan eserlerde ahlak ad\u0131 alt\u0131nda verilen bilgilerin hat\u0131r\u0131 say\u0131l\u0131r bir k\u0131sm\u0131 da do\u011frudan ahlakla alakal\u0131 olmay\u0131p, adab-\u0131 mua\u015feret kabilinden malumatlard\u0131r. 10. Hukuk ahlak\u0131n m\u00fceyyide ile desteklenmi\u015f \u015fekli oldu\u011fu halde, \u0130slam hukukunda teorik ve pratik olarak ahlak\u0131n genellikle g\u00f6z ard\u0131 edildi\u011fini birtak\u0131m \u201chile-i \u015fer\u2019iyye\u2019ler\u201d de g\u00f6zlemlemek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. 11. Ahlak meselesinin \u0130slam d\u00fcnyas\u0131ndaki c\u0131l\u0131z rol\u00fcn\u00fcn bir ba\u015fka g\u00f6stergesi ise, son y\u00fczy\u0131llarda M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n ahlak felsefesi alan\u0131nda d\u00fcnya \u00e7ap\u0131nda bir entelekt\u00fcel yeti\u015ftirememi\u015f olmas\u0131, bu alanda s\u00f6z sahibi olanlar\u0131n ise genellikle Bat\u0131\u2019l\u0131 entelekt\u00fceller olmas\u0131d\u0131r. 12. \u0130slam ahlak\u0131n\u0131n temel kavramlar\u0131ndan olan emr-i ma\u2019ruf ve nehy-i m\u00fcnker konusunda da, on be\u015f as\u0131rl\u0131k \u0130slam gelene\u011finde m\u00fcstakil ve kapsaml\u0131 neredeyse bir tek esere bile rastlanamamas\u0131, buna mukabil b\u00f6ylesi bir eserin kaleme al\u0131nmas\u0131n\u0131n bir oryantaliste nasip olmas\u0131 da son derece \u00fcz\u00fcc\u00fc ve manidard\u0131r (bkz. Michael Cook, Commanding Right and Forbidding Wrong in Islamic Thought) 13. \u0130slam d\u00fcnyas\u0131 \u0130slam ahlak\u0131na taban tabana z\u0131t unsurlar ta\u015f\u0131yan k\u00fclt\u00fcr\u00fcyle de hesapla\u015fmak zorundad\u0131r. Zira \u0130slam d\u00fcnyas\u0131nda M\u00fcsl\u00fcmanl\u0131\u011f\u0131 belirleyen esas unsur, bizatihi Kur\u2019an ve S\u00fcnnet\u2019in kendisi olmaktan ziyade, bu iki temel referans etraf\u0131nda olu\u015fmu\u015f olan k\u00fclt\u00fcr, daha do\u011frusu \u201cHalk islam\u0131\u201d ya da \u201cPop\u00fcler \u0130slam\u201d denen olgudur. \u00c7ok b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde s\u00f6zl\u00fc k\u00fclt\u00fcre, hatta kulaktan duyma bilgilere dayanan bu t\u00fcr M\u00fcsl\u00fcmanl\u0131k yayg\u0131n ve egemen dindarl\u0131k bi\u00e7imi olup, b\u00fcnyesinde \u0130slam\u2019\u0131n ahlak anlay\u0131\u015f\u0131na ayk\u0131r\u0131 pek \u00e7ok unsuru bar\u0131nd\u0131rmaktad\u0131r. \u0130slam konusundaki bu bilgi kirlili\u011fi, beraberinde \u0130slam ahlak\u0131na ayk\u0131r\u0131 pek \u00e7ok inan\u00e7, d\u00fc\u015f\u00fcnce ve uygulaman\u0131n \u0130slam olarak alg\u0131lanmas\u0131na yol a\u00e7maktad\u0131r. 14. \u015eefaat inanc\u0131, Kur\u2019an\u2019da a\u00e7\u0131k ve kesin bir iman esas\u0131 olarak vazedilmemi\u015ftir.Bu inan\u00e7, baz\u0131 ayetlerin par\u00e7ac\u0131 ve zorlama tevillere tabi tutulmas\u0131yla, s\u0131hhati tart\u0131\u015fmal\u0131 ve iman konusunda delil te\u015fkil etmesi m\u00fcmk\u00fcn olmayan hadis rivayetlerine dayanmaktad\u0131r. Bu d\u00fcnya hayat\u0131nda ahlak d\u0131\u015f\u0131 bir tav\u0131r olan ve halk diliyle \u201ctorpil\u201d tabir edilen bir anlay\u0131\u015f\u0131n, \u00f6te d\u00fcnyaya aktar\u0131lmas\u0131ndan hi\u00e7bir rahats\u0131zl\u0131k duymamalar\u0131, M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n ahlak alan\u0131nda yedikleri ilk darbelerden olmu\u015ftur. Bu darbenin etkileri g\u00fc\u00e7l\u00fc bi\u00e7imde bug\u00fcn de hala devam etmektedir. 15. Cebriyeci bir Kader inanc\u0131 da \u0130slam d\u00fcnyas\u0131nda yayg\u0131n ve egemen olup, asl\u0131nda b\u00f6yle bir anlay\u0131\u015f Kur\u2019an\u2019da a\u00e7\u0131k ve kesin bir iman esas\u0131 olarak vazedilmemi\u015ftir. Bu inan\u00e7, Kur\u2019an\u2019\u0131n b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc par\u00e7alama pahas\u0131na se\u00e7ilen baz\u0131 ayetlerin par\u00e7ac\u0131 ve zorlama tevillere tabi tutulmas\u0131yla, s\u0131hhati tart\u0131\u015fmal\u0131 ve iman konusunda delil te\u015fkil etmesi m\u00fcmk\u00fcn olmayan hadis rivayetlerine dayanmaktad\u0131r. \u0130slam tarihinde ilk defa Emevilerin kendi saltanatlar\u0131n\u0131n yanl\u0131\u015flar\u0131na kar\u015f\u0131 toplumsal tepkiyi azaltmak ve dini kullanarak kendilerini me\u015frula\u015ft\u0131rmak i\u00e7in ortaya att\u0131klar\u0131 ifade edilen bu t\u00fcr bir yanl\u0131\u015f inanc\u0131n ne gibi ahlak d\u0131\u015f\u0131 sonu\u00e7lara yol a\u00e7abildi\u011fini son zamanlarda Suudi Arabistanda Hac\u2019ta ya\u015fanan \u00f6l\u00fcmlerin, keza daha \u00f6nce \u00fclkemizde ya\u015fanan G\u00f6lc\u00fck depremi gibi felaketlerin sorumlular\u0131n\u0131n pe\u015fine d\u00fc\u015f\u00fclecek yerde \u201c kader\u201d olarak ge\u00e7i\u015ftirilmesi, bu konuda yoruma gerek b\u0131rakmamaktad\u0131r. 16. Tevekk\u00fcl &#8211; baz\u0131lar\u0131n\u0131n dedi\u011fi gibi \u201cte\u00e2k\u00fcl\u201d \u2013 k\u00fclt\u00fcr\u00fcm\u00fczde adeta tembelli\u011fin di\u011fer ad\u0131 olmu\u015f dini bir kavramd\u0131r, dolay\u0131s\u0131yla bir sapmad\u0131r. \u00d6zellikle baz\u0131 kesimlerin \u00fcretim s\u00fcre\u00e7lerinin d\u0131\u015f\u0131nda kalarak, toplumun \u00fczerine y\u00fck te\u015fkil etmesinde bu sapman\u0131n \u00f6nemli bir rol\u00fc vard\u0131r. \u201c\u00c2dem o\u011flu kendi el eme\u011finden daha hay\u0131rl\u0131s\u0131n\u0131 yememi\u015ftir\u201d ilkesinin alt\u0131n\u0131 oyucu nitelikteki bu t\u00fcr sapmalar, ge\u00e7imini bizzat sa\u011flama ve toplumsal \u00fcretime kat\u0131lma g\u00f6revinden s\u0131v\u0131\u015fman\u0131n arac\u0131 haline gelmi\u015ftir ki, bunun toplumsal a\u00e7\u0131dan ahlak d\u0131\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 z\u0131mnen te\u015fvik edici bir unsur oldu\u011fu ortadad\u0131r. 17. T\u00f6vbe konusunda da bir sapma s\u00f6z konusudur. Zira t\u00f6vbe \u0130slam\u2019a ve ahlaka ayk\u0131r\u0131 davran\u0131\u015flar\u0131 bir daha asla tekrarlamama konusunda verilmi\u015f kesin bir karar olmas\u0131 gerekirken, ge\u00e7mi\u015fte oldu\u011fu gibi g\u00fcn\u00fcm\u00fczde de, ahlak d\u0131\u015f\u0131l\u0131klar\u0131n s\u00fcrekli tekrarland\u0131\u011f\u0131 ve her tekrarlan\u0131\u015f\u0131nda t\u00f6vbeye adeta bir \u201caklanma operasyonu\u201d ya da \u201cg\u00fcnah \u00e7\u0131karma i\u015flemi\u201d olarak ba\u015f vuruldu\u011fu, bir kand\u0131rmaca ya da kendini ve toplumu aldatma giri\u015fimi haline getirilmi\u015f, bir ba\u015fka deyi\u015fle t\u00f6vbe su\u00e7lar\u0131 ve su\u00e7lular\u0131 koruyan bir kalkan ya da adeta bir \u201csu\u00e7 orta\u011f\u0131\u201d haline getirilmi\u015ftir. 18. \u0130man-amel ili\u015fkisindeki sapmaya gelince, bunun \u0130slam d\u00fcnyas\u0131ndaki ahlaki dejenerasyonun ve hatta \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fcn en \u00f6nde gelen sorumlular\u0131ndan oldu\u011funda ku\u015fku yoktur. Zira Muhammed \u0130kbal\u2019in \u0130slamda Dini D\u00fc\u015f\u00fcncesinin Yeniden \u0130n\u015fas\u0131 adl\u0131 eserinin ilk sayfas\u0131nda ve ilk c\u00fcmlesinde yapt\u0131\u011f\u0131 Kur\u2019an\u2019\u0131n teoriden ziyade amelin \u00f6nemini vurgulayan bir kitap oldu\u011funa dair tespit, mahza hakikat oldu\u011fu halde, tarihi s\u00fcre\u00e7te baz\u0131 kelam ve felsefe ekolleri Kur\u2019an\u00ee \u00f6\u011fretinin bu hassasiyetinden uzakla\u015f\u0131p kopmu\u015f ve iman ile amel aras\u0131ndaki kopmaz ili\u015fkiyi kopararak, iman\u0131 ile ameli aras\u0131nda u\u00e7urum bulunan bir \u0130slam d\u00fcnyas\u0131n\u0131n olduk\u00e7a erken bir d\u00f6nemden itibaren ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131na ve bu durumun bug\u00fcne kadar varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 devam ettirmesine yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. 19. \u0130taat ve teba k\u00fclt\u00fcr\u00fc de s\u00f6z konusu ahlaki dejenerasyon ve \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fcn \u00f6nemli sorumlular\u0131ndand\u0131r. Zira maddi-manevi her t\u00fcrl\u00fc iktidara (siyasi iktidarlara ya da mezhep, cemaat, tarikat, vb. olu\u015fumlar\u0131n kanaat \u00f6nderlerine) k\u00f6lece boyun e\u011fmek ve onlara kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmamak bizatihi \u0130slami de\u011ferlerin ayaklar alt\u0131na al\u0131nmas\u0131na seyirci kalmak demektir. Emevilerden bu yana genellikle iktidarlara kar\u015f\u0131 M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n tavr\u0131 ne yaz\u0131k ki bu olagelmi\u015ftir. 20. Saltanat ta, ahlaki dejenerasyonun temel sebepleri aras\u0131nda yer almaktad\u0131r. Zira itaat ve teba k\u00fclt\u00fcr\u00fc madalyonun bir y\u00fcz\u00fc ise, madalyonun \u00f6teki y\u00fcz\u00fc de saltanat anlay\u0131\u015f\u0131d\u0131r. Siyasi (ve iktisadi) g\u00fcc\u00fcn tek bir elde toplanmas\u0131 demek olan saltanat, hem babadan o\u011fla ge\u00e7mesi, hem de adeta denetim d\u0131\u015f\u0131 bir y\u00f6netim tarz\u0131 olmas\u0131 itibariyle ahlak d\u0131\u015f\u0131 pek \u00e7ok uygulaman\u0131n (mesela nepotizm, iktidar ulemas\u0131 s\u0131n\u0131f\u0131, r\u00fc\u015fvet, yolsuzluk v.b.) bizatihi kayna\u011f\u0131n\u0131 olu\u015fturmu\u015ftur. 21. es-sultan z\u0131llullah fi\u2019l-ard (Sultan yery\u00fcz\u00fcnde Allah\u2019\u0131n g\u00f6lgesidir) inanc\u0131 ise saltanat anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 kitleler nezdinde me\u015frula\u015ft\u0131rmak ve muhalefeti bast\u0131rmak i\u00e7in saltanata ge\u00e7irilmi\u015f dini bir z\u0131rh i\u015flevi g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fcr. Bu z\u0131rh sayesinde saltanat sistemi, muhalefet ve ele\u015ftirileri \u0130slama ve M\u00fcsl\u00fcmanlara d\u00fc\u015fmanl\u0131k \u015feklinde damgalayarak, her t\u00fcrl\u00fc toplumsal muhalefetten ve tenkitlerden kendisini b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde korumu\u015ftur. Bu da saltanat sistemlerindeki ahlak d\u0131\u015f\u0131 pek \u00e7ok uygulaman\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 rahat bir \u015fekilde s\u00fcrd\u00fcrmesinden ba\u015fka bir i\u015fe yaramam\u0131\u015ft\u0131r. 22. Sadaka k\u00fclt\u00fcr\u00fc, ge\u00e7imini ba\u015fkalar\u0131n\u0131n s\u0131rt\u0131ndan sa\u011flamay\u0131 m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lmas\u0131 itibariyle, hem baz\u0131 kesimlerin \u00fcretim s\u00fcre\u00e7lerinin d\u0131\u015f\u0131nda kalmas\u0131na yol a\u00e7maktad\u0131r, hem de sadaka alan elin veren ele ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 art\u0131rmakta ve per\u00e7inlemektedir. \u00d6zellikle g\u00fcn\u00fcm\u00fczde bu k\u00fclt\u00fcr\u00fcn politik ama\u00e7larla nas\u0131l istismar edildi\u011fini hemen hepimiz ya\u015fayarak g\u00f6rm\u00fc\u015f bulunmaktay\u0131z. 23. Daru\u2019l-harb mant\u0131\u011f\u0131, \u0130slam\u2019\u0131n yasaklar\u0131n\u0131n etraf\u0131ndan dolanman\u0131n ve \u0130slam\u2019a ayk\u0131r\u0131 pek \u00e7ok uygulaman\u0131n yayg\u0131nla\u015fmas\u0131na yol a\u00e7an bir yakla\u015f\u0131m olarak tarihte de g\u00fcn\u00fcm\u00fczde de ahlak d\u0131\u015f\u0131 pek \u00e7ok uygulaman\u0131n konusu olmu\u015ftur. Sadece yak\u0131n zamanda yayg\u0131n olarak uyguland\u0131\u011f\u0131 ifade edilen , \u0130slam \u00fclkeleri d\u0131\u015f\u0131ndaki \u00fclkelerde ya\u015fayan M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n banka faizi, kumar, at yar\u0131\u015f\u0131 v.b. gayr-\u0131 me\u015fru kazan\u00e7 yollar\u0131na tevess\u00fcl etmesi bile \u00f6rnek olarak yeterlidir. Keza \u00fclkemizde bu mant\u0131kla bilhassa devlet mal\u0131na zarar vermenin \u0130slami bir emir olarak telakki edildi\u011fi d\u00f6nemleri hat\u0131rlatmakta da yarar vard\u0131r. \u015eu andaki mevcut iktidarda bile bu mant\u0131kla hareket edenlerin varl\u0131\u011f\u0131na dair duyumlar, meselenin ciddiyetini hala korumakta oldu\u011funun bir g\u00f6stergesi say\u0131labilir. 24. Harp hiledir anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n, cephe sava\u015flar\u0131ndaki fiili harp stratejisi ile ilgili bir kavram olmaktan \u00e7\u0131kar\u0131larak, \u0130slam d\u0131\u015f\u0131 oldu\u011fu varsay\u0131lan b\u00fct\u00fcn toplumlarda, s\u00f6z\u00fcm ona \u0130slam\u2019\u0131 egemen k\u0131lmak iddias\u0131yla sava\u015f takti\u011fi ve stratejisiyle alakas\u0131 bulunmayan pek \u00e7ok \u0130slam ve ahlak d\u0131\u015f\u0131 uygulaman\u0131n k\u0131l\u0131f\u0131 olarak kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131na dair pek \u00e7ok \u00f6rnek s\u00f6z konusudur. 25. H\u00fclle yakla\u015f\u0131m\u0131, Fazlurrahman\u2019\u0131n tabiriyle ahlak\u0131n f\u0131kh\u0131n olmazsa olmaz bir par\u00e7as\u0131 olmaktan \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131n\u0131n ve formaliteci bir f\u0131k\u0131h anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz sonucu olarak ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. Bu \u00f6rnek ayn\u0131 zamanda yine Fazlurrahman\u2019\u0131n tabiriyle ahlak\u0131n mutlaka f\u0131kha zerk edilmesi gerekti\u011fini a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne sermektedir. 26. Zekat hileleri, h\u00fclle uygulamas\u0131n\u0131n mali alandaki tezah\u00fcrlerinden birisidir. Gerek h\u00fcllede gerekse zekatla ilgili hilelerde \u0130slami emirlerin etraf\u0131ndan dolanma niyeti a\u00e7\u0131kt\u0131r ve bunun \u0130slam ahlak\u0131na taban tabana z\u0131t uygulamalar oldu\u011funda \u015f\u00fcphe yoktur. Mesela zekata konu olan mal\u0131n \u00fczerinden bir y\u0131l ge\u00e7mesine az bir s\u00fcre kala bu mal\u0131 birisine g\u00f6stermelik olarak hibe etmek ya da benzeri bir yolla zekattan ka\u00e7mak ilk anda akla gelen \u00f6rnekler aras\u0131ndad\u0131r. Bu konu basit bir mesele gibi g\u00f6r\u00fcnse de, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde servet sahiplerinin zekat konusunda \u00fczerine d\u00fc\u015feni yapmaktan geri kald\u0131klar\u0131 ger\u00e7e\u011fi g\u00f6z \u00f6n\u00fcne al\u0131n\u0131rsa, sosyal dayan\u0131\u015fma ve fakirlik meselesinin \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcne katk\u0131y\u0131 azaltmas\u0131 bak\u0131m\u0131ndan bu durumun \u00f6nemli bir ahlaki zaafa i\u015faret etti\u011fi s\u00f6ylenebilir. 27. Tarikatlar ve cemaatler tarihin belli d\u00f6nemlerinde birtak\u0131m m\u00fcspet roller oynam\u0131\u015f olsa da, \u00f6zellikle kapal\u0131 yap\u0131lar olmas\u0131, bilhassa mali denetimin s\u00f6z konusu olmamas\u0131 itibariyle daima suistimallere a\u00e7\u0131k olagelmi\u015ftir. Bu durumun g\u00fcn\u00fcm\u00fczde bilhassa \u00fclkemizde tarikatlar\u0131n art\u0131k holdingle\u015fme \u00e7\u0131lg\u0131nl\u0131\u011f\u0131na esir oldu\u011fu bir s\u00fcre\u00e7te \u00f6rneklerini bol bol g\u00f6rmek hi\u00e7 te zor de\u011fildir. \u00d6te yandan yine bu kapal\u0131 yap\u0131lar\u0131n i\u00e7 denetim, i\u00e7 kontrol ve i\u00e7 muhalefet mekanizmalar\u0131ndan mahrum olmas\u0131 sebebiyle maddi istismarlar\u0131n yan\u0131nda manevi istismarlara, \u00f6zellikle de s\u0131k s\u0131k cinsel istismarlara yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 kimseye gizli sakl\u0131 de\u011fildir. 28. Fitne s\u00f6ylemi, kendisi bizatihi ahlak d\u0131\u015f\u0131l\u0131k nitelemesine maruz kalmasa da, ahlak d\u0131\u015f\u0131l\u0131klara kar\u015f\u0131 bireysel ve kurumsal olarak giri\u015filecek \u00e7abalar\u0131 bast\u0131rmak ve etkisiz hale getirmek i\u00e7in, ahlakl\u0131lar\u0131n de\u011fil de ahlaks\u0131zlar\u0131n elindeki bir silaha d\u00f6n\u00fc\u015febilmektedir. 29. Uydurma hadisler \u0130slam\u2019a ve ahlaka ayk\u0131r\u0131 pek \u00e7ok inan\u00e7, d\u00fc\u015f\u00fcnce ve uygulamay\u0131 me\u015frula\u015ft\u0131rma arac\u0131 olarak \u0130slam\u2019\u0131n ilk as\u0131rlar\u0131ndan beri daima kullan\u0131lagelmi\u015ftir. Son y\u00fczy\u0131llarda hadis uydurma faaliyetlerinin ne durumda oldu\u011funa dair ciddi ara\u015ft\u0131rmalar olmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in bu konuda fazla bir \u015fey s\u00f6ylemek m\u00fcmk\u00fcn de\u011filse de, ge\u00e7mi\u015f y\u00fczy\u0131llarda uydurulmu\u015f olan rivayetlerin g\u00fcn\u00fcm\u00fczde bol bol piyasaya s\u00fcr\u00fcl\u00fcp tedav\u00fcle sokuldu\u011fu herkesin malumudur. Bilhassa vaazu nasihat, tasavvuf, tarikat ve halk \u0130slam\u0131na dair eserlerde bu t\u00fcr rivayetlerin en yo\u011fun olarak kullan\u0131m alan\u0131 buldu\u011funu da burada hat\u0131rlatmakta yarar vard\u0131r. Pek\u00e7ok uydurma rivayetin halk\u0131n M\u00fcsl\u00fcmanl\u0131k anlay\u0131\u015f\u0131nda Kur\u2019an ve S\u00fcnnet\u2019ten daha belirleyici oldu\u011fu ger\u00e7e\u011fi g\u00f6z \u00f6n\u00fcne al\u0131n\u0131rsa, konunun bizatihi Allah\u0131n dinine sayg\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan ahlakla ilgisi kendili\u011finden ortaya \u00e7\u0131kacakt\u0131r. 30. \u00d6rfi kanunlar, daha ziyade ge\u00e7mi\u015f as\u0131rlarda \u0130slam imparatorluklar\u0131nda, \u00f6zellikle de Osmanl\u0131 imparatorlu\u011funda \u0130slami h\u00fck\u00fcmler d\u0131\u015f\u0131nda konulmu\u015f olan kanun ve d\u00fczenlemeler olup, bunlar i\u00e7erisinde&#8230;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_monsterinsights_skip_tracking":false,"_monsterinsights_sitenote_active":false,"_monsterinsights_sitenote_note":"","_monsterinsights_sitenote_category":0,"footnotes":""},"categories":[8],"tags":[],"class_list":["post-421","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-yazilar"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/421","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcomments&post=421"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/421\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":422,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/421\/revisions\/422"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fmedia&parent=421"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcategories&post=421"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Ftags&post=421"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}