﻿{"id":438,"date":"2008-01-29T19:40:07","date_gmt":"2008-01-29T18:40:07","guid":{"rendered":"http:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/?p=438"},"modified":"2017-04-26T10:34:48","modified_gmt":"2017-04-26T08:34:48","slug":"xxi-uluslararasi-islam-mezhepleri-arasinda-yakinlasma-konferansi","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/?p=438","title":{"rendered":"XXI. ULUSLARARASI  \u201c\u0130SLAM MEZHEPLER\u0130 ARASINDA YAKINLA\u015eMA\u201d  KONFERANSI"},"content":{"rendered":"<p>\u015eii-S\u00fcnni meselesine olan ilgim, y\u0131llarca, \u015eiilik ile S\u00fcnnilik aras\u0131nda yak\u0131nla\u015fmay\u0131 sa\u011flamak i\u00e7in birisi M\u0131s\u0131r\u2019da di\u011feri Tahran\u2019da olmak \u00fczere iki merkez bulundu\u011funa dair \u00f6\u011frencilik y\u0131llar\u0131ndan kalma kulaktan duyma bilgilerimle ve daha sonra bu y\u00f6ndeki \u00e7abalar\u0131n yarars\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131 savunan yaz\u0131lardan yapt\u0131\u011f\u0131m ufak tefek terc\u00fcmelerle s\u0131n\u0131rl\u0131 kald\u0131. Ne zaman ki geli\u015fmeler beni, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde \u0130slami ilimlerin ve \u0130slam d\u00fc\u015f\u00fcncesinin meselelerine e\u011filme ve en az\u0131ndan \u201cS\u00fcnnet ve Hadis alan\u0131ndaki meselelerin \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcne katk\u0131da bulunma\u201d \u015feklinde bir y\u00f6n duygusu geli\u015ftirmeye sevk etti; \u015eii-S\u00fcnni meselesi b\u00fct\u00fcn a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131yla kendisini hissettirmeye ba\u015flad\u0131. Zira \u0130slam D\u00fcnyas\u0131n\u0131n ya\u015fayan geleneklerinden olan S\u00fcnnilik, \u015eiilik, \u0130badilik, Zeydi\/Mutezililik i\u00e7erisinde bilhassa \u0130mamiye \u015eias\u0131, \u0130ran \u0130slam Devriminden sonra b\u00fct\u00fcn d\u00fcnyan\u0131n, \u00f6zellikle de \u0130slam D\u00fcnyas\u0131n\u0131n ilgi oda\u011f\u0131 haline geldi. Ancak bu ilgi \u00e7ift tarafl\u0131, yani hem m\u00fcspet hem de menfi y\u00f6nde idi. \u00dclkemizde bu ilginin m\u00fcspet taraf\u0131 toplumda sivil kesimlerde a\u011f\u0131r basarken, resmi \u00e7evrelerde menfi y\u00f6n\u00fc a\u011f\u0131r bas\u0131yor, bu y\u00fczden ihtiyat, hatta endi\u015fe ile izleniyordu. (Asl\u0131na bak\u0131l\u0131rsa ortada bir \u201cizleme\u201dden de bahsetmek te hayli zordu, zira bu izlemeyi yapabilecek uzmanlar\u0131n istihdam edildi\u011fi tek bir resm\u00ee-gayr-\u0131 resm\u00ee ara\u015ft\u0131rma merkezi dahi yoktu, hala da \u2013ne \u00fcniversitelerde, ne de b\u00fcrokraside &#8211; yok!). Mamafih \u00c7a\u011fda\u015f \u0130ran \u0130slam d\u00fc\u015f\u00fcncesinden, \u00f6zellikle \u201cgizli S\u00fcnni\u201d olmakla itham edilmi\u015f olan Ali \u015eeriati\u2019den yap\u0131lan \u00e7eviriler sayesinde, ortada dine imana zarar bir durumun olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, tam aksine k\u00f6kl\u00fc ve derin bir dindarl\u0131k ile, kendi gelene\u011fini samimiyetle ve ciddi bir \u015fekilde sorgulayabilen d\u00fczeyli bir entelekt\u00fcel \u00e7aba ile kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya bulundu\u011funu fark etmekte insanlar gecikmedi. Bu olumlu hava \u00fclkemizdeki \u0130slami ne\u015friyat alan\u0131nda \u0130ran \u0130slam D\u00fc\u015f\u00fcncesinin \u00fcr\u00fcnlerinden yap\u0131lan \u00e7ok say\u0131da \u00e7evirinin kendisine sayg\u0131n bir yer edinmesine yol a\u00e7t\u0131. Bu geli\u015fmeler gerek tarihten gelen \u00f6n yarg\u0131lar\u0131, gerek Bat\u0131\u2019l\u0131 emperyalist s\u00f6m\u00fcrgeci g\u00fc\u00e7lerin ekmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 fitne tohumlar\u0131n\u0131 giderek ortadan kald\u0131rmaya ba\u015flad\u0131. Toplumun sivil kesimlerindeki bu olumlu geli\u015fmeler resmi alan\u0131 da etkilemekte gecikmedi ve bug\u00fcn gelinen noktada \u00fclkemiz ile \u0130ran aras\u0131nda hemen her alanda fevkalade olumlu geli\u015fmeler ya\u015fanmakta, y\u00fczy\u0131llardan beri s\u0131n\u0131r ihtilaf\u0131 ya\u015famam\u0131\u015f bu iki karde\u015f \u00fclke aras\u0131ndaki i\u015fbirli\u011fi ve yard\u0131mla\u015fma alanlar\u0131 giderek geni\u015flemektedir.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte b\u00f6ylesi olumlu bir tablo ile kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya bulundu\u011fumuz bir d\u00f6nemde ge\u00e7en ay \u0130ran(Tahran)da akdedilen bir kongreye kat\u0131lmak benim i\u00e7in fevkalade ufuk a\u00e7\u0131c\u0131 oldu ise de, \u00fclkemiz a\u00e7\u0131s\u0131ndan i\u00e7 a\u00e7\u0131c\u0131 oldu\u011funu s\u00f6ylemek pek o kadar kolay de\u011fil. S\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fimiz bu toplant\u0131 Tahran\u2019daki \u201c\u0130slam Mezheplerini Birbirine Yak(\u0131n)la\u015ft\u0131rma D\u00fcnya Forumu(el-Mecma\u2019u\u2019l-\u2018\u00c2lem\u00ee li\u2019t-Takr\u00eeb beyne\u2019l-Mezahibi\u2019l-\u0130slamiyye\/The World Forum For Proximity of Islamic Schools of Thought)\u201d taraf\u0131ndan d\u00fczenlenen ve \u201c\u0130slam Birli\u011fi Belgesi\u201d olu\u015fturmay\u0131 ama\u00e7layan uluslararas\u0131 bir kongre idi. Ne var ki ilk defa kat\u0131ld\u0131\u011f\u0131m bu kongre beni \u00fclkemiz a\u00e7\u0131s\u0131ndan deh\u015fete ve derin bir \u00fcz\u00fcnt\u00fcye du\u00e7ar eyledi; \u00e7\u00fcnk\u00fc yap\u0131lan bu toplant\u0131 ilk de\u011fil, yirmi birinci toplant\u0131 idi ve bir ilahiyat\u00e7\u0131 olarak ben ancak yirmi birincisine kat\u0131labilmi\u015ftim, \u00fcstelik te bu toplant\u0131ya kat\u0131lan en zay\u0131f heyet te \u0130ran\u2019\u0131n kom\u015fusu yetmi\u015f milyonluk koca T\u00fcrkiye\u2019den gelen heyeti idi. Hatta d\u00f6rt ki\u015fi kat\u0131lm\u0131\u015f olsa da ortada bir heyetin mevcudiyetinden s\u00f6z etmek\u00a0 bile do\u011fru de\u011fildi, zira kat\u0131lanlar, birbirinden habersiz ve ba\u011f\u0131ms\u0131z, sadece ikisi akademisyenden olu\u015fan \u201cd\u00f6rt\u201d sivil iyi niyet el\u00e7isi idiler.<\/p>\n<p>\u0130lk defa, o da ancak yirmi birincisine kat\u0131ld\u0131\u011f\u0131m bu t\u00fcr bir faaliyeti hakk\u0131yla de\u011ferlendirmek i\u00e7in, en az\u0131ndan &#8211; bana takdim etme nezaketini g\u00f6sterdikleri &#8211; \u00f6nceki toplant\u0131lar\u0131n g\u00f6r\u00fcnt\u00fcl\u00fc kay\u0131tlar\u0131n\u0131n ve bu konuyla ilgili di\u011fer dok\u00fcmanlar\u0131n dikkatli bir \u015fekilde incelenmesi gerekir. Hayli zaman alacak olan bu t\u00fcr bir tetkiki ileriye b\u0131rakarak, \u015fimdilik sadece bu yirmi birinci toplant\u0131y\u0131 gecikmeksizin de\u011ferlendirmek daha uygun olacakt\u0131r. Hava alan\u0131ndaki kar\u015f\u0131lamadan ba\u015flay\u0131p u\u011furlamaya kadar\u00a0 devam eden ba\u015far\u0131l\u0131 organizasyon ile iki g\u00fcn boyunca g\u00f6sterilen s\u0131cak ilgi ve yo\u011fun misafirperverli\u011fe i\u015faret etmeyi de ihmal etmeksizin, toplant\u0131n\u0131n muhtevas\u0131na g\u00f6z atacak olursak, \u00f6zetle sizlerin dikkatine sunmak istedi\u011fim hususlar\u0131 \u015fu \u015fekilde s\u0131ralamak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr:<\/p>\n<p>\u00d6ncelikle dikkat \u00e7eken husus kat\u0131l\u0131m\u0131n zenginli\u011fi ve geni\u015fli\u011fi idi. Zira Kuzey Afrika\u2019dan Uzak Do\u011fu\u2019ya, Orta Asya\u2019dan Yemen\u2019e ve Bosna-Hersek\u2019ten Afrika\u2019ya var\u0131ncaya kadar neredeyse b\u00fct\u00fcn \u0130slam \u00fclkelerinden geni\u015f bir kat\u0131l\u0131m s\u00f6z konusu idi. Belki de bu kat\u0131l\u0131m\u0131n en ele\u015ftiriye a\u00e7\u0131k y\u00f6n\u00fc, kat\u0131l\u0131mc\u0131lar\u0131n kahir ekseriyetinin erkek olmas\u0131, bir-iki han\u0131mefendi d\u0131\u015f\u0131nda kad\u0131nlar\u0131n temsil edilmemi\u015f olmas\u0131yd\u0131. Hatta bu g\u00fcne kadar g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm, kad\u0131n kat\u0131l\u0131m\u0131n en d\u00fc\u015f\u00fck oldu\u011fu toplant\u0131 muhtemelen bu toplant\u0131yd\u0131. Sadece kat\u0131l\u0131mc\u0131 olarak de\u011fil, izleyici olarak da kad\u0131nlar\u0131n az\u0131nl\u0131kta oldu\u011funu da eklemek gerekir. \u0130ran gibi, M\u00fcsl\u00fcman kad\u0131n\u0131n en ileri d\u00fczeyde sosyalle\u015fmi\u015f oldu\u011fu bir \u0130slam \u00fclkesinde kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131m bu manzaraya \u015fa\u015f\u0131rmad\u0131\u011f\u0131m\u0131 s\u00f6ylesem yalan olur. Hatta bu konuyu yetkililere a\u00e7t\u0131\u011f\u0131mda, \u201cbiz \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131k ama gelen olmad\u0131\u201d anlam\u0131ndaki izahlar\u0131n da beni tatmin etmedi\u011fini belirtmek isterim. Siz okuyucular\u0131m\u0131z i\u00e7in ilgi \u00e7ekici, hatta baz\u0131lar\u0131m\u0131z i\u00e7in \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131 oldu\u011funu tahmin etti\u011fim husus ise, Suudi Arabistan\u2019dan gelen \u015eii heyet idi. Zira Suudi Arabistan\u2019da \u015eii n\u00fcfus ta oldu\u011fu \u00fclkemizde pek bilinen bir \u015fey de\u011fildir. Ancak Suudi Arabistan\u2019dan gelen heyet i\u00e7erisinde beni \u015fa\u015f\u0131rtan birisi daha vard\u0131: yirmi k\u00fcsur y\u0131l \u00f6nce Riyad\u2019ta ayn\u0131 fak\u00fcltede ve ayn\u0131 b\u00f6l\u00fcmde g\u00f6rev yapt\u0131\u011f\u0131m\u0131z, ancak bu kadar uzun s\u00fcredir birbirimizden haber alamad\u0131\u011f\u0131m\u0131z de\u011ferli meslekta\u015f\u0131m ve dostum Salahuddin el-\u0130dlib\u00ee de Cidde\u2019den kat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. (el-\u0130dlib\u00ee, Suudi Arabistanl\u0131 meslekta\u015f\u0131 ve mesai arkada\u015f\u0131 Musfir ed-Dumeyn\u00ee ile birlikte, ayn\u0131 y\u0131llarda, Hadiste metin tenkidi konusunda bildi\u011fim kadar\u0131yla ilk olarak doktora tezi yapan bir akademisyen olmas\u0131 itibariyle Hadis ara\u015ft\u0131rmalar\u0131 alan\u0131nda\u00a0 tan\u0131nan birisidir).<\/p>\n<p>Ama beni as\u0131l \u015fa\u015f\u0131rtan Suudi Arabistanl\u0131 \u015eiiler i\u00e7erisinde, daha \u00f6nce Yemen hakk\u0131nda yazd\u0131\u011f\u0131m bir yaz\u0131da sizlere bahsetmi\u015f oldu\u011fum, Beyrut\u2019ta yay\u0131mlanan \u201cel-Kelime\u201d dergisinin de yay\u0131n kurulu ba\u015fkan\u0131 olan, Suudi Arabistan\u2019daki \u201cUk\u00e2z\u201d dergisinde ve \u00dcrd\u00fcn\u2019deki \u201cel-\u011ead\u201d gazetesinde haftal\u0131k yaz\u0131lar yazan <strong>Zeki el-M\u00eel\u00e2d <\/strong>(<a href=\"http:\/\/www.almilad.org\">www.almilad.org<\/a>) gibi entelekt\u00fcellerin bulunmas\u0131yd\u0131. Onun arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla tan\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m baz\u0131 L\u00fcbnan\u2019l\u0131 \u015eii karde\u015flerimizin \u0130ran \u0130slam D\u00fc\u015f\u00fcncesinin Fars\u00e7a \u00fcr\u00fcnlerini Arap\u00e7a konu\u015fan d\u00fcnyaya aktarmak amac\u0131yla \u00e7\u0131karmakta olduklar\u0131 \u201cNus\u00fbs Mu\u00e2s\u0131ra(\u00c7a\u011fda\u015f metinler)\u201d adl\u0131 \u00fc\u00e7 ayl\u0131k derginin de yay\u0131n kurulunda yer alan bu entelekt\u00fcel ile tan\u0131\u015fmak benim i\u00e7in b\u00fcy\u00fck bir kazan\u00e7 oldu. Ama benim i\u00e7in as\u0131l kazan\u00e7, bir Tunus ziyareti esnas\u0131nda- hayli pahal\u0131 oldu\u011fu i\u00e7in de\u011fip de\u011fmeyece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnerek- sat\u0131n almakta teredd\u00fct etti\u011fim \u201c<em>Nazariyyetu\u2019s-Sunne fi\u2019l-Fikri\u2019l-\u0130m\u00e2m\u00eeyyi\u2019\u015f-\u015e\u00ee\u2019\u00ee<\/em>(\u0130mami \u015eii D\u00fc\u015f\u00fcncesinde S\u00fcnnet Nazariyesi)\u201d adl\u0131 eserin yazar\u0131 <strong>Haydar Hubbullah <\/strong>ile tan\u0131\u015fmak oldu. Ayn\u0131 oturumda bir araya geldi\u011fimiz bu yeni nesil gen\u00e7 \u015fii entelekt\u00fcellerin \u00e7a\u011fda\u015f \u0130slam D\u00fcnyas\u0131 ve D\u00fc\u015f\u00fcncesi alan\u0131nda fevkalade aktif olduklar\u0131n\u0131, pek \u00e7ok \u015eii ve S\u00fcnni \u00e7evrenin \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 dergilerde yaz\u0131lar yaz\u0131p, bu \u00e7evrelerle i\u015fbirli\u011fi yapt\u0131klar\u0131n\u0131 \u00f6zellikle belirtmek gerekir. Ger\u00e7i bu yeni nesil \u015eii entelekt\u00fceller, daha \u00f6nceki yaz\u0131lar\u0131m\u0131zda bahsetmi\u015f oldu\u011fum Irakl\u0131 \u015eii entelekt\u00fcel Ahmed el-K\u00e2tib (<a href=\"http:\/\/www.alkatib.co.uk\">www.alkatib.co.uk<\/a>) ile mukayese edilebilecek d\u00fczeyde \u00f6z ele\u015ftiri yapabilen ve \u015eii-S\u00fcnni yak\u0131nla\u015fmas\u0131na onun kadar katk\u0131da bulunup hizmet eden biri olmasalar da, yine de gerek ele\u015ftirellik, gerek a\u00e7\u0131k fikirlilik, gerekse \u015eii-S\u00fcnni diyaloguna taraftar olmalar\u0131 ve bu ama\u00e7la \u015eii-S\u00fcnni mukayeseli \u00e7al\u0131\u015fmalar yapmalar\u0131 hasebiyle, gelecekte \u0130slam D\u00fcnyas\u0131nda \u00f6nemli roller oynamaya aday olduklar\u0131n\u0131 \u015fimdiden g\u00f6rmek pek te zor de\u011fildir. Zor olan ise, b\u00fct\u00fcn bu olumlu geli\u015fmeler kervan\u0131na kat\u0131lacak, bu karde\u015fleriyle i\u015fbirli\u011fi yapacak, tart\u0131\u015fmalara kat\u0131lacak, katk\u0131larda bulunacak\u00a0 \u2013ak\u0131c\u0131 bir Arap\u00e7a ve Fars\u00e7a ile yaz\u0131p konu\u015fabilen\u2013 M\u00fcsl\u00fcman entelekt\u00fcellerin, ilim ve fikir erbab\u0131n\u0131n, sanat ve edebiyat ehlinin \u00fclkemizden de \u00e7\u0131kmas\u0131 i\u00e7in daha ne kadar bekleyece\u011fimiz sorusuna cevap vermektir.<\/p>\n<p>Bu uluslararas\u0131 toplant\u0131da sunulan tebli\u011flere gelince, toplant\u0131lar\u0131n yirmi birincisi ger\u00e7ekle\u015ftirilmesine ra\u011fmen, iyi niyet ve temennilerin e\u015fli\u011finde sergilenen genel yakla\u015f\u0131mlar\u0131n \u00e7ok ta \u00f6tesine ge\u00e7ilebilmi\u015f g\u00f6r\u00fcnmemektedir. Ger\u00e7i \u015eia ile S\u00fcnnilik aras\u0131ndaki meselelerin metodolojik boyutuna dikkat \u00e7ekmeye \u00e7al\u0131\u015fan tebli\u011fler de sunulduysa da, bunlar\u0131n da aradan ge\u00e7en yirmi k\u00fcsur y\u0131ldan sonra mikro d\u00fczeylere inebilmi\u015f olmas\u0131 beklenirken, maalesefbu konudaki beklentimiz bo\u015fa \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. Hele iki ekol aras\u0131ndaki ihtilaflarda belirleyici olan \u201crivayetlerin epistemolojisi\/ bilgi de\u011feri\u201d konusunun \u00f6nemine yak\u0131\u015f\u0131r bir \u015fekilde ele al\u0131nd\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemek daha da zordur. En az\u0131ndan bu konuda ortak bir zeminde bulu\u015fmaya y\u00f6nelik ciddi bir s\u00fcre\u00e7 i\u00e7erisine girildi\u011fini g\u00f6steren kayda de\u011fer bir geli\u015fmeye \u015fahit olunamam\u0131\u015ft\u0131r. Nitekim tebli\u011f sahiplerinin, s\u0131k s\u0131k \u00e2yetlerin yorumu ya da delil olarak sunulan birtak\u0131m rivayetler konusunda hala kendi mezheplerinin klasik yakla\u015f\u0131mlar\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrmekten kendilerini alamamalar\u0131 da bu \u00f6nemli meselenin \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc yolunda hen\u00fcz yeterince mesafe al\u0131namam\u0131\u015f oldu\u011funu g\u00f6stermektedir. Kanaatimce bu durumun sebebi, bu merkezin giri\u015fti\u011fi bu \u00f6nemli faaliyetin, daha ba\u015ftan metodolojik ve epistemolojik bir ortak zemin aray\u0131\u015f\u0131na girmemesi ve m\u00fcteakip toplant\u0131lar\u0131 bu hedef do\u011frultusunda \u2013makro ve mikro d\u00fczeyde- planlamay\u0131 \u00f6ncelikleri aras\u0131nda de\u011ferlendirememesi olsa gerektir. Yine kanaatimce bu meselede taraflar ortak bir zeminde bulu\u015f(a)mad\u0131k\u00e7a, ileride yap\u0131lacak bu toplant\u0131lar\u0131n \u201cdiplomatik\u201d\u00a0 diyalog ve iyi niyet d\u00fczeyinin \u00f6tesine ge\u00e7mesi pek m\u00fcmk\u00fcn olmayacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Konu mezhepler aras\u0131 yak\u0131nla\u015fma olunca, b\u00fct\u00fcn bu ele\u015ftirilere ra\u011fmen, bu \u00f6nemli hedefe ula\u015fmak i\u00e7in at\u0131lmas\u0131 gereken ad\u0131mlara dair g\u00f6r\u00fc\u015f ve kanaatlerimizi payla\u015fmak amac\u0131yla sundu\u011fumuz tebli\u011fe dair \u00f6zet bilgi vermekte de yarar vard\u0131r. \u201cL\u00e2 Sunniyye ve l\u00e2 \u015e\u00ee\u2019\u00eeyye;l\u00e2 Zeydiyye ve l\u00e2 \u0130b\u00e2diyye: \u0130sl\u00e2miyye \u0130sl\u00e2miyye ! \u2013\u00a0 el-Vahde el-\u0130sl\u00e2miyye: mine\u2019l-H\u0131t\u00e2b ila\u2019t-Tanz\u00eer(Ne S\u00fcnn\u00ee, ne \u015ei\u00ee, ne Zeyd\u00ee ne \u0130bad\u00ee; M\u00fcsl\u00fcman, M\u00fcsl\u00fcman! \u2013\u0130slam Birli\u011fi: S\u00f6ylem\u2019den Teoriye)\u201d ba\u015fl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131yan tebli\u011fimizin iki temel vurgusu vard\u0131: 1) Art\u0131k s\u00f6ylemi bir kenara b\u0131rak\u0131p, mikro d\u00fczeye kadar inen m\u00fc\u015fahhas ad\u0131mlar at\u0131lmas\u0131 zaman\u0131d\u0131r. 2) Mezhep taassubuna kar\u015f\u0131, mezhepleri a\u015fan bir M\u00fcsl\u00fcman kimli\u011fi in\u015fas\u0131 i\u00e7in kollar\u0131n acilen s\u0131vanmas\u0131 \u015fartt\u0131r. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde acilen at\u0131lmas\u0131 gereken bu iki ad\u0131m\u0131n ger\u00e7ekle\u015fme imkan\u0131 konusunda ge\u00e7mi\u015ften ve g\u00fcn\u00fcm\u00fczden cesaret verici birtak\u0131m \u00f6rneklerin sunuldu\u011fu tebli\u011fde, bir yandan siyasi, itikadi ve f\u0131khi mezhepler aras\u0131ndaki ortak noktalar\u0131n, asl\u0131nda san\u0131lan\u0131n aksine ihtilaflardan \u00e7ok daha fazla oldu\u011fu, i\u00e7inde bulundu\u011fumuz kritik d\u00f6nemde ihtilaflar\u0131n de\u011fil bu ortak paydan\u0131n \u00f6n plana \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131n\u0131n gere\u011fine i\u015faret edilirken, \u00f6te yandan S\u00fcnnilik, \u015eiilik, Zeydilik, Mutezililik, \u0130badilik, Selefilik, Tasavvuf ve Felsefe aras\u0131nda ay\u0131r\u0131m yapmaks\u0131z\u0131n, \u0130slam gelene\u011finin\u00a0 tamam\u0131na M\u00fcsl\u00fcman olarak sahip \u00e7\u0131kma, bu mirasa toptan, ama ele\u015ftirel bir yakla\u015f\u0131mla bakma, mezhep taassubunun in\u015fa etti\u011fi duvarlar\u0131 y\u0131kma anlam\u0131nda \u2013mezhepleri yok sayan de\u011fil- onlar\u0131 a\u015fan bir M\u00fcsl\u00fcmanl\u0131k tasavvuruna olan ihtiyaca vurgu yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Zaten son y\u00fczy\u0131lda Cemaluddin el-Afgan\u00ee\u2019den bu yana ya\u015fam\u0131\u015f ve ya\u015famakta olan \u00e7a\u011fda\u015f \u0130slam d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerinin neredeyse tamam\u0131n\u0131n, asl\u0131nda sosyolojik ve k\u00fclt\u00fcrel olarak belli bir mezhep co\u011frafyas\u0131n\u0131n \u00e7ocu\u011fu olsalar da, \u0130slam D\u00fcnyas\u0131n\u0131n meselelerine \u00e7\u00f6z\u00fcm \u00fcretme s\u00fcrecinde yaz\u0131p \u00e7izdiklerinin herhangi bir mezhebe g\u00f6re yaz\u0131lmam\u0131\u015f olmas\u0131 ger\u00e7e\u011fi de bu ihtiyac\u0131n kendisini g\u00fc\u00e7l\u00fc bir \u015fekilde hissettirdi\u011fini g\u00f6steren a\u00e7\u0131k bir delildir. Ne Afgani\u2019nin, \u0130kbal\u2019in, Abduh\u2019un, Mehmed \u00c2kif\u2019in, Musa Carullah\u2019\u0131n, ne de Mevdudi, M\u00e2lik b. Neb\u00ee, \u015eeriat\u00ee, Faruk\u00ee, Fazlurrahman ya da Hasan Hanefi\u2019nin belli bir siyasi, itikadi veya f\u0131khi mezhebi esas alarak yazd\u0131klar\u0131 s\u00f6ylenebilir. Bunlar\u0131n Kur\u2019an ve S\u00fcnneti merkeze alan, \u0130slam gelene\u011finin belli bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc de\u011fil, tamam\u0131n\u0131 benimseyen, ancak ele\u015ftirel bir g\u00f6zle okuyan ilim, fikir ve eylem adamlar\u0131 oldu\u011fu rahatl\u0131kla ifade edilebilir. Bu \u00f6zellik, Zeydilerin \u201cbe\u015finci mezhep\u201d olarak nitelendirilmesinde oldu\u011fu gibi, \u015eeriati\u2019nin gizli S\u00fcnni olarak \u201citham\u201d edilmesinde ya da S\u00fcnni d\u00fcnyan\u0131n \u015eeriat\u00ee\u2019nin eserlerini hararetle benimsemesinde de g\u00f6r\u00fclebilir. Keza son on\u2019lu y\u0131llarda yap\u0131lan akademik \u00e7al\u0131\u015fmalarda belli bir mezheple s\u0131n\u0131rl\u0131 kal\u0131nmamas\u0131, bilakis b\u00fct\u00fcn mezheplerin imkan nispetinde mukayeseli olarak incelendi\u011fi, sonu\u00e7ta da hangi mezhebe ait\u00a0 olursa olsun, en uygun \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcn benimsendi\u011fi bir yakla\u015f\u0131m\u0131n yayg\u0131n olarak benimsenmesi de bu e\u011filimin derinden hissedilmi\u015f olmas\u0131n\u0131n bir sonucu olmal\u0131d\u0131r. Nitekim en muhafazakar e\u011filimlere sahip oldu\u011fu s\u0131k s\u0131k dile getirilen Selefi Suudi Arabistan \u00fcniversitelerinde bile, Selefi- Hanbeli mezhebinin de\u011fil deliller aras\u0131nda tercih(el-ittib\u00e2\u2019u bi\u2019d-del\u00eel) kural\u0131n\u0131n resmi politika olarak yayg\u0131nla\u015ft\u0131r\u0131lmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lmas\u0131, k\u00fc\u00e7\u00fcmsenmemesi gereken olumlu geli\u015fmelerdir. Elbette bu geli\u015fmeler son derece genel ve ba\u015flang\u0131\u00e7 niteli\u011finde olup,asla yeterli de\u011fildir. Bu y\u00f6ndeki \u00e7abalar\u0131n art\u0131k epistemolojik ve metodolojik ortak bir zemin aray\u0131\u015f\u0131na y\u00f6nelmesi \u015fartt\u0131r. Bu y\u00f6neli\u015f ivme kazand\u0131\u011f\u0131 takdirde bilhassa \u201cUsul-i F\u0131k\u0131h\u201d alan\u0131nda, mezhepler aras\u0131ndaki ortak zeminin ne kadar geni\u015f oldu\u011fu ortaya \u00e7\u0131kacakt\u0131r. Bu bak\u0131mdan mezhepler aras\u0131 yak\u0131nla\u015ft\u0131rma \u00e7abalar\u0131nda usul-i f\u0131k\u0131h alan\u0131n\u0131n merkeze al\u0131nmas\u0131 fevkalade \u00f6nemli sonu\u00e7lara yol a\u00e7abilecek potansiyellere sahiptir.<\/p>\n<p>Tabiat\u0131yla bu yak\u0131nla\u015fma e\u011filimlerinin \u0130slam D\u00fcnyas\u0131ndaki siyasi geli\u015fmelerdeki m\u00fcspet etkisi de g\u00f6zen ka\u00e7mamaktad\u0131r. \u0130ran \u0130slam Devriminin \u015eii olmayan \u0130slam D\u00fcnyas\u0131nda da sempati ile kar\u015f\u0131lanmas\u0131, hatta desteklenmesi, Irak\u2019ta ve L\u00fcbnan\u2019da Amerikan emperyalizmine kar\u015f\u0131 olu\u015fturulan cephede birtak\u0131m \u015eii-S\u00fcnni gruplar\u0131n yan yana yer almas\u0131, Hizbullah\u2019\u0131n ve lideri Nasrallah\u2019\u0131n S\u00fcnni d\u00fcnyada b\u00fcy\u00fck bir co\u015fku ile desteklenmesi, \u00f6te yandan S\u00fcnni tabanl\u0131 Hamas\u2019a \u015eii d\u00fcnyan\u0131n deste\u011fi, asl\u0131nda Kur\u2019an\u2019da sadece \u201cM\u00fcsl\u00fcman\u201d olarak isimlendirilmi\u015f olan \u00dcmmetin fertleri aras\u0131nda yay\u0131lmak istenen \u201cmezhep\u00e7ilik\u201d fitnesinin ortadan kald\u0131r\u0131lmas\u0131na y\u00f6nelik g\u00fc\u00e7l\u00fc arzu ve talebin bir g\u00f6stergesi olarak rahatl\u0131kla yorumlanabilir. Bu olumlu geli\u015fmelerin \u00f6n\u00fcndeki en b\u00fcy\u00fck engel ise, bu mezhep\u00e7ilik fitnesini yaymak isteyen emperyalist s\u00f6m\u00fcrgeci ABD-\u0130ngiltere-\u0130srail \u00fc\u00e7l\u00fcs\u00fc kadar, kendi saltanatlar\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrebilmek i\u00e7in bu s\u00f6m\u00fcrgecilerle i\u015fbirli\u011fi yapmakta teredd\u00fct etmeyen, \u0130slam D\u00fcnyas\u0131ndaki \u00e7o\u011fu i\u015fbirlik\u00e7i y\u00f6netimlerdir. Elbette \u015fu anda \u0130slam D\u00fcnyas\u0131n\u0131n en g\u00fc\u00e7l\u00fc direni\u015f noktas\u0131 olarak g\u00f6r\u00fcnen \u0130ran\u2019\u0131n ve \u015eia\u2019n\u0131n, S\u00fcnni d\u00fcnyan\u0131n kendilerine y\u00f6nelik bu tevecc\u00fch\u00fcn\u00fc istismar ederek, onlar\u0131 \u015eiile\u015ftirmek gibi bir misyonerli\u011fe soyunmamas\u0131 da, bu yak\u0131nla\u015fma s\u00fcrecinin kal\u0131c\u0131 bir ba\u015far\u0131ya ula\u015fmas\u0131 i\u00e7in elzemdir.<\/p>\n<p>B\u00fct\u00fcn bu anlat\u0131lanlar, en az di\u011fer \u0130slam \u00fclkeleri kadar \u00fclkemizi ve b\u00f6lgemizi de ilgilendiren geli\u015fmelerdir. Ne yaz\u0131k ki gerek resmi, gerek sivil d\u00fczeyde \u00fclkemizin b\u00fct\u00fcn bu geli\u015fmelere kar\u015f\u0131 tak\u0131nd\u0131\u011f\u0131 kay\u0131ts\u0131z tav\u0131r ise son derece \u00fcz\u00fcc\u00fc, hatta endi\u015fe vericidir. Ne devlet, ne h\u00fck\u00fcmet, ne sivil-askeri b\u00fcrokrasi, ne \u00fcniversiteler, ne de sivil toplum kesimleri ve medya taraf\u0131ndan bu gibi faaliyetlerin bu g\u00fcne kadar ciddiye al\u0131nd\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fclmemi\u015ftir. \u0130slam D\u00fcnyas\u0131ndaki geli\u015fmelere s\u0131rt\u0131n\u0131 \u00e7eviren \u00fclkemizin elitlerinin bu aymazl\u0131\u011f\u0131n\u0131 bir bilim insan\u0131 olarak anlamak m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir.<\/p>\n<p>Temennimiz, yirmi birincisi Tahran\u2019da yap\u0131lan bu toplant\u0131lar\u0131n, art\u0131k her y\u0131l bir ba\u015fka \u0130slam ba\u015fkentinde yap\u0131lmas\u0131 ve gelecek y\u0131l \u00fclkemizin bu toplant\u0131ya ev sahipli\u011fi yapmas\u0131d\u0131r. Belki bu \u015fekilde \u00fclkemizin de bu s\u00fcrece aktif olarak dahil olmas\u0131 yolunda \u00f6nemli bir ad\u0131m at\u0131lm\u0131\u015f, bilhassa \u0130lahiyat camiam\u0131z\u0131n, \u0130ran\u2019da ve \u015eia D\u00fcnyas\u0131nda ya\u015fanan ilmi ve fikri geli\u015fmeleri yak\u0131ndan tan\u0131mas\u0131n\u0131n, \u0130ran ile T\u00fcrkiye aras\u0131ndaki siyasi ve iktisadi ili\u015fkilere ek olarak, ilim ve fikir alan\u0131nda da s\u0131k\u0131 bir al\u0131\u015fveri\u015f s\u00fcrecine girilmesinin temelleri at\u0131lm\u0131\u015f olur. Aralar\u0131ndaki dostlu\u011fun en m\u00fc\u015fahhas g\u00f6stergesi olarak, d\u00f6rt y\u00fcz y\u0131ld\u0131r s\u0131n\u0131rlar\u0131 de\u011fi\u015fmemi\u015f olan T\u00fcrkiye ve \u0130ran aras\u0131nda, bu alandaki yak\u0131nla\u015fma ve i\u015fbirli\u011fi ile, bu s\u0131n\u0131rlar bir yandan daha da sa\u011flamla\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f; \u00f6te yandan karde\u015f iki \u00fclkeyi ay\u0131ran bu s\u0131n\u0131rlar, ilim, fikir ve sanat alan\u0131ndaki resmi-sivil ili\u015fkiler sayesinde a\u015f\u0131lm\u0131\u015f olacakt\u0131r; t\u0131pk\u0131 mezhepler aras\u0131ndaki s\u0131n\u0131rlar\u0131n a\u015f\u0131lmas\u0131 yolunda at\u0131lm\u0131\u015f olan ad\u0131mlarda oldu\u011fu gibi.<\/p>\n<p>Bak\u0131\u015flar\u0131n\u0131 \u201cBat\u0131\u201dya dikmi\u015f olan elitlerimizin ve ayd\u0131nlar\u0131m\u0131z\u0131n \u201cDo\u011fu\u201d yu ke\u015ffetmesine vesile olan Do\u011fu Konferans\u0131 Giri\u015fimi\u2019nin bir \u00fcyesi olarak, mezhepleri yak\u0131nla\u015ft\u0131rma alan\u0131ndaki bu t\u00fcr faaliyetlerde \u00fclkemizin de g\u00fc\u00e7l\u00fc bir kat\u0131l\u0131mla temsil edilmesinin,bu gibi toplant\u0131lara ev sahipli\u011fi yapmas\u0131n\u0131n, \u0130slam D\u00fcnyas\u0131nda \u00fclkemize y\u00f6nelik \u2013s\u0131k s\u0131k romantizme vara \u2013 tevecc\u00fch\u00fcn daha da artmas\u0131na vesile olaca\u011f\u0131n\u0131 kesin olarak s\u00f6yleyebilirim. Ancak yine kesin bir dille, bu geli\u015fmelerde motor g\u00fcc\u00fcn, resmi diplomasi anlay\u0131\u015f\u0131ndan ziyade, \u201csivil diplomasi\u201d anlay\u0131\u015f\u0131 ve yakla\u015f\u0131m\u0131 olmas\u0131 gerekti\u011fini de ifade etmek gerekir. Gerek resmi, gerek sivil \u00e7evrelerin, ama \u00f6zellikle \u00fcniversitelerin ve akademik \u00e7evrelerin, b\u00fct\u00fcn bu geli\u015fmelerin \u00f6nemini idrak etmekte\u00a0ge\u00e7 kalmamas\u0131 dile\u011fiyle.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>\u015eii-S\u00fcnni meselesine olan ilgim, y\u0131llarca, \u015eiilik ile S\u00fcnnilik aras\u0131nda yak\u0131nla\u015fmay\u0131 sa\u011flamak i\u00e7in birisi M\u0131s\u0131r\u2019da di\u011feri Tahran\u2019da olmak \u00fczere iki merkez bulundu\u011funa dair \u00f6\u011frencilik y\u0131llar\u0131ndan kalma kulaktan duyma bilgilerimle ve daha sonra bu y\u00f6ndeki \u00e7abalar\u0131n yarars\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131 savunan yaz\u0131lardan yapt\u0131\u011f\u0131m ufak tefek terc\u00fcmelerle s\u0131n\u0131rl\u0131 kald\u0131. Ne zaman ki geli\u015fmeler beni, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde \u0130slami ilimlerin ve \u0130slam d\u00fc\u015f\u00fcncesinin meselelerine e\u011filme ve en az\u0131ndan \u201cS\u00fcnnet ve Hadis alan\u0131ndaki meselelerin \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcne katk\u0131da bulunma\u201d \u015feklinde bir y\u00f6n duygusu geli\u015ftirmeye sevk etti; \u015eii-S\u00fcnni meselesi b\u00fct\u00fcn a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131yla kendisini hissettirmeye ba\u015flad\u0131. Zira \u0130slam D\u00fcnyas\u0131n\u0131n ya\u015fayan geleneklerinden olan S\u00fcnnilik, \u015eiilik, \u0130badilik, Zeydi\/Mutezililik i\u00e7erisinde bilhassa \u0130mamiye \u015eias\u0131, \u0130ran \u0130slam Devriminden sonra b\u00fct\u00fcn d\u00fcnyan\u0131n, \u00f6zellikle de \u0130slam D\u00fcnyas\u0131n\u0131n ilgi oda\u011f\u0131 haline geldi. Ancak bu ilgi \u00e7ift tarafl\u0131, yani hem m\u00fcspet hem de menfi y\u00f6nde idi. \u00dclkemizde bu ilginin m\u00fcspet taraf\u0131 toplumda sivil kesimlerde a\u011f\u0131r basarken, resmi \u00e7evrelerde menfi y\u00f6n\u00fc a\u011f\u0131r bas\u0131yor, bu y\u00fczden ihtiyat, hatta endi\u015fe ile izleniyordu. (Asl\u0131na bak\u0131l\u0131rsa ortada bir \u201cizleme\u201dden de bahsetmek te hayli zordu, zira bu izlemeyi yapabilecek uzmanlar\u0131n istihdam edildi\u011fi tek bir resm\u00ee-gayr-\u0131 resm\u00ee ara\u015ft\u0131rma merkezi dahi yoktu, hala da \u2013ne \u00fcniversitelerde, ne de b\u00fcrokraside &#8211; yok!). Mamafih \u00c7a\u011fda\u015f \u0130ran \u0130slam d\u00fc\u015f\u00fcncesinden, \u00f6zellikle \u201cgizli S\u00fcnni\u201d olmakla itham edilmi\u015f olan Ali \u015eeriati\u2019den yap\u0131lan \u00e7eviriler sayesinde, ortada dine imana zarar bir durumun olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, tam aksine k\u00f6kl\u00fc ve derin bir dindarl\u0131k ile, kendi gelene\u011fini samimiyetle ve ciddi bir \u015fekilde sorgulayabilen d\u00fczeyli bir entelekt\u00fcel \u00e7aba ile kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya bulundu\u011funu fark etmekte insanlar gecikmedi. Bu olumlu hava \u00fclkemizdeki \u0130slami ne\u015friyat alan\u0131nda \u0130ran \u0130slam D\u00fc\u015f\u00fcncesinin \u00fcr\u00fcnlerinden yap\u0131lan \u00e7ok say\u0131da \u00e7evirinin kendisine sayg\u0131n bir yer edinmesine yol a\u00e7t\u0131. Bu geli\u015fmeler gerek tarihten gelen \u00f6n yarg\u0131lar\u0131, gerek Bat\u0131\u2019l\u0131 emperyalist s\u00f6m\u00fcrgeci g\u00fc\u00e7lerin ekmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 fitne tohumlar\u0131n\u0131 giderek ortadan kald\u0131rmaya ba\u015flad\u0131. Toplumun sivil kesimlerindeki bu olumlu geli\u015fmeler resmi alan\u0131 da etkilemekte gecikmedi ve bug\u00fcn gelinen noktada \u00fclkemiz ile \u0130ran aras\u0131nda hemen her alanda fevkalade olumlu geli\u015fmeler ya\u015fanmakta, y\u00fczy\u0131llardan beri s\u0131n\u0131r ihtilaf\u0131 ya\u015famam\u0131\u015f bu iki karde\u015f \u00fclke aras\u0131ndaki i\u015fbirli\u011fi ve yard\u0131mla\u015fma alanlar\u0131 giderek geni\u015flemektedir. \u0130\u015fte b\u00f6ylesi olumlu bir tablo ile kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya bulundu\u011fumuz bir d\u00f6nemde ge\u00e7en ay \u0130ran(Tahran)da akdedilen bir kongreye kat\u0131lmak benim i\u00e7in fevkalade ufuk a\u00e7\u0131c\u0131 oldu ise de, \u00fclkemiz a\u00e7\u0131s\u0131ndan i\u00e7 a\u00e7\u0131c\u0131 oldu\u011funu s\u00f6ylemek pek o kadar kolay de\u011fil. S\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fimiz bu toplant\u0131 Tahran\u2019daki \u201c\u0130slam Mezheplerini Birbirine Yak(\u0131n)la\u015ft\u0131rma D\u00fcnya Forumu(el-Mecma\u2019u\u2019l-\u2018\u00c2lem\u00ee li\u2019t-Takr\u00eeb beyne\u2019l-Mezahibi\u2019l-\u0130slamiyye\/The World Forum For Proximity of Islamic Schools of Thought)\u201d taraf\u0131ndan d\u00fczenlenen ve \u201c\u0130slam Birli\u011fi Belgesi\u201d olu\u015fturmay\u0131 ama\u00e7layan uluslararas\u0131 bir kongre idi. Ne var ki ilk defa kat\u0131ld\u0131\u011f\u0131m bu kongre beni \u00fclkemiz a\u00e7\u0131s\u0131ndan deh\u015fete ve derin bir \u00fcz\u00fcnt\u00fcye du\u00e7ar eyledi; \u00e7\u00fcnk\u00fc yap\u0131lan bu toplant\u0131 ilk de\u011fil, yirmi birinci toplant\u0131 idi ve bir ilahiyat\u00e7\u0131 olarak ben ancak yirmi birincisine kat\u0131labilmi\u015ftim, \u00fcstelik te bu toplant\u0131ya kat\u0131lan en zay\u0131f heyet te \u0130ran\u2019\u0131n kom\u015fusu yetmi\u015f milyonluk koca T\u00fcrkiye\u2019den gelen heyeti idi. Hatta d\u00f6rt ki\u015fi kat\u0131lm\u0131\u015f olsa da ortada bir heyetin mevcudiyetinden s\u00f6z etmek\u00a0 bile do\u011fru de\u011fildi, zira kat\u0131lanlar, birbirinden habersiz ve ba\u011f\u0131ms\u0131z, sadece ikisi akademisyenden olu\u015fan \u201cd\u00f6rt\u201d sivil iyi niyet el\u00e7isi idiler. \u0130lk defa, o da ancak yirmi birincisine kat\u0131ld\u0131\u011f\u0131m bu t\u00fcr bir faaliyeti hakk\u0131yla de\u011ferlendirmek i\u00e7in, en az\u0131ndan &#8211; bana takdim etme nezaketini g\u00f6sterdikleri &#8211; \u00f6nceki toplant\u0131lar\u0131n g\u00f6r\u00fcnt\u00fcl\u00fc kay\u0131tlar\u0131n\u0131n ve bu konuyla ilgili di\u011fer dok\u00fcmanlar\u0131n dikkatli bir \u015fekilde incelenmesi gerekir. Hayli zaman alacak olan bu t\u00fcr bir tetkiki ileriye b\u0131rakarak, \u015fimdilik sadece bu yirmi birinci toplant\u0131y\u0131 gecikmeksizin de\u011ferlendirmek daha uygun olacakt\u0131r. Hava alan\u0131ndaki kar\u015f\u0131lamadan ba\u015flay\u0131p u\u011furlamaya kadar\u00a0 devam eden ba\u015far\u0131l\u0131 organizasyon ile iki g\u00fcn boyunca g\u00f6sterilen s\u0131cak ilgi ve yo\u011fun misafirperverli\u011fe i\u015faret etmeyi de ihmal etmeksizin, toplant\u0131n\u0131n muhtevas\u0131na g\u00f6z atacak olursak, \u00f6zetle sizlerin dikkatine sunmak istedi\u011fim hususlar\u0131 \u015fu \u015fekilde s\u0131ralamak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr: \u00d6ncelikle dikkat \u00e7eken husus kat\u0131l\u0131m\u0131n zenginli\u011fi ve geni\u015fli\u011fi idi. Zira Kuzey Afrika\u2019dan Uzak Do\u011fu\u2019ya, Orta Asya\u2019dan Yemen\u2019e ve Bosna-Hersek\u2019ten Afrika\u2019ya var\u0131ncaya kadar neredeyse b\u00fct\u00fcn \u0130slam \u00fclkelerinden geni\u015f bir kat\u0131l\u0131m s\u00f6z konusu idi. Belki de bu kat\u0131l\u0131m\u0131n en ele\u015ftiriye a\u00e7\u0131k y\u00f6n\u00fc, kat\u0131l\u0131mc\u0131lar\u0131n kahir ekseriyetinin erkek olmas\u0131, bir-iki han\u0131mefendi d\u0131\u015f\u0131nda kad\u0131nlar\u0131n temsil edilmemi\u015f olmas\u0131yd\u0131. Hatta bu g\u00fcne kadar g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm, kad\u0131n kat\u0131l\u0131m\u0131n en d\u00fc\u015f\u00fck oldu\u011fu toplant\u0131 muhtemelen bu toplant\u0131yd\u0131. Sadece kat\u0131l\u0131mc\u0131 olarak de\u011fil, izleyici olarak da kad\u0131nlar\u0131n az\u0131nl\u0131kta oldu\u011funu da eklemek gerekir. \u0130ran gibi, M\u00fcsl\u00fcman kad\u0131n\u0131n en ileri d\u00fczeyde sosyalle\u015fmi\u015f oldu\u011fu bir \u0130slam \u00fclkesinde kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131m bu manzaraya \u015fa\u015f\u0131rmad\u0131\u011f\u0131m\u0131 s\u00f6ylesem yalan olur. Hatta bu konuyu yetkililere a\u00e7t\u0131\u011f\u0131mda, \u201cbiz \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131k ama gelen olmad\u0131\u201d anlam\u0131ndaki izahlar\u0131n da beni tatmin etmedi\u011fini belirtmek isterim. Siz okuyucular\u0131m\u0131z i\u00e7in ilgi \u00e7ekici, hatta baz\u0131lar\u0131m\u0131z i\u00e7in \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131 oldu\u011funu tahmin etti\u011fim husus ise, Suudi Arabistan\u2019dan gelen \u015eii heyet idi. Zira Suudi Arabistan\u2019da \u015eii n\u00fcfus ta oldu\u011fu \u00fclkemizde pek bilinen bir \u015fey de\u011fildir. Ancak Suudi Arabistan\u2019dan gelen heyet i\u00e7erisinde beni \u015fa\u015f\u0131rtan birisi daha vard\u0131: yirmi k\u00fcsur y\u0131l \u00f6nce Riyad\u2019ta ayn\u0131 fak\u00fcltede ve ayn\u0131 b\u00f6l\u00fcmde g\u00f6rev yapt\u0131\u011f\u0131m\u0131z, ancak bu kadar uzun s\u00fcredir birbirimizden haber alamad\u0131\u011f\u0131m\u0131z de\u011ferli meslekta\u015f\u0131m ve dostum Salahuddin el-\u0130dlib\u00ee de Cidde\u2019den kat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. (el-\u0130dlib\u00ee, Suudi Arabistanl\u0131 meslekta\u015f\u0131 ve mesai arkada\u015f\u0131 Musfir ed-Dumeyn\u00ee ile birlikte, ayn\u0131 y\u0131llarda, Hadiste metin tenkidi konusunda bildi\u011fim kadar\u0131yla ilk olarak doktora tezi yapan bir akademisyen olmas\u0131 itibariyle Hadis ara\u015ft\u0131rmalar\u0131 alan\u0131nda\u00a0 tan\u0131nan birisidir). Ama beni as\u0131l \u015fa\u015f\u0131rtan Suudi Arabistanl\u0131 \u015eiiler i\u00e7erisinde, daha \u00f6nce Yemen hakk\u0131nda yazd\u0131\u011f\u0131m bir yaz\u0131da sizlere bahsetmi\u015f oldu\u011fum, Beyrut\u2019ta yay\u0131mlanan \u201cel-Kelime\u201d dergisinin de yay\u0131n kurulu ba\u015fkan\u0131 olan, Suudi Arabistan\u2019daki \u201cUk\u00e2z\u201d dergisinde ve \u00dcrd\u00fcn\u2019deki \u201cel-\u011ead\u201d gazetesinde haftal\u0131k yaz\u0131lar yazan Zeki el-M\u00eel\u00e2d (www.almilad.org) gibi entelekt\u00fcellerin bulunmas\u0131yd\u0131. Onun arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla tan\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m baz\u0131 L\u00fcbnan\u2019l\u0131 \u015eii karde\u015flerimizin \u0130ran \u0130slam D\u00fc\u015f\u00fcncesinin Fars\u00e7a \u00fcr\u00fcnlerini Arap\u00e7a konu\u015fan d\u00fcnyaya aktarmak amac\u0131yla \u00e7\u0131karmakta olduklar\u0131 \u201cNus\u00fbs Mu\u00e2s\u0131ra(\u00c7a\u011fda\u015f metinler)\u201d adl\u0131 \u00fc\u00e7 ayl\u0131k derginin de yay\u0131n kurulunda yer alan bu entelekt\u00fcel ile tan\u0131\u015fmak benim i\u00e7in b\u00fcy\u00fck bir kazan\u00e7 oldu. Ama benim i\u00e7in as\u0131l kazan\u00e7, bir Tunus ziyareti esnas\u0131nda- hayli pahal\u0131 oldu\u011fu i\u00e7in de\u011fip de\u011fmeyece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnerek- sat\u0131n almakta teredd\u00fct etti\u011fim \u201cNazariyyetu\u2019s-Sunne fi\u2019l-Fikri\u2019l-\u0130m\u00e2m\u00eeyyi\u2019\u015f-\u015e\u00ee\u2019\u00ee(\u0130mami \u015eii D\u00fc\u015f\u00fcncesinde S\u00fcnnet Nazariyesi)\u201d adl\u0131 eserin yazar\u0131 Haydar Hubbullah ile tan\u0131\u015fmak oldu. Ayn\u0131 oturumda bir araya geldi\u011fimiz bu yeni nesil gen\u00e7 \u015fii entelekt\u00fcellerin \u00e7a\u011fda\u015f \u0130slam D\u00fcnyas\u0131 ve D\u00fc\u015f\u00fcncesi alan\u0131nda fevkalade aktif olduklar\u0131n\u0131, pek \u00e7ok \u015eii ve S\u00fcnni \u00e7evrenin \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 dergilerde yaz\u0131lar yaz\u0131p, bu \u00e7evrelerle i\u015fbirli\u011fi yapt\u0131klar\u0131n\u0131 \u00f6zellikle belirtmek gerekir. Ger\u00e7i bu yeni nesil \u015eii entelekt\u00fceller, daha \u00f6nceki yaz\u0131lar\u0131m\u0131zda bahsetmi\u015f oldu\u011fum Irakl\u0131 \u015eii entelekt\u00fcel Ahmed el-K\u00e2tib (www.alkatib.co.uk) ile mukayese edilebilecek d\u00fczeyde \u00f6z ele\u015ftiri yapabilen ve \u015eii-S\u00fcnni yak\u0131nla\u015fmas\u0131na onun kadar katk\u0131da bulunup hizmet eden biri olmasalar da, yine de gerek ele\u015ftirellik, gerek a\u00e7\u0131k fikirlilik, gerekse \u015eii-S\u00fcnni diyaloguna taraftar olmalar\u0131 ve bu ama\u00e7la \u015eii-S\u00fcnni mukayeseli \u00e7al\u0131\u015fmalar yapmalar\u0131 hasebiyle, gelecekte \u0130slam D\u00fcnyas\u0131nda \u00f6nemli roller oynamaya aday olduklar\u0131n\u0131 \u015fimdiden g\u00f6rmek pek te zor de\u011fildir. Zor olan ise, b\u00fct\u00fcn bu olumlu geli\u015fmeler kervan\u0131na kat\u0131lacak, bu karde\u015fleriyle i\u015fbirli\u011fi yapacak, tart\u0131\u015fmalara kat\u0131lacak, katk\u0131larda bulunacak\u00a0 \u2013ak\u0131c\u0131 bir Arap\u00e7a ve Fars\u00e7a ile yaz\u0131p konu\u015fabilen\u2013 M\u00fcsl\u00fcman entelekt\u00fcellerin, ilim ve fikir erbab\u0131n\u0131n, sanat ve edebiyat ehlinin \u00fclkemizden de \u00e7\u0131kmas\u0131 i\u00e7in daha ne kadar bekleyece\u011fimiz sorusuna cevap vermektir. Bu uluslararas\u0131 toplant\u0131da sunulan tebli\u011flere gelince, toplant\u0131lar\u0131n yirmi birincisi ger\u00e7ekle\u015ftirilmesine ra\u011fmen, iyi niyet ve temennilerin e\u015fli\u011finde sergilenen genel yakla\u015f\u0131mlar\u0131n \u00e7ok ta \u00f6tesine ge\u00e7ilebilmi\u015f g\u00f6r\u00fcnmemektedir. Ger\u00e7i \u015eia ile S\u00fcnnilik aras\u0131ndaki meselelerin metodolojik boyutuna dikkat \u00e7ekmeye \u00e7al\u0131\u015fan tebli\u011fler de sunulduysa da, bunlar\u0131n da aradan ge\u00e7en yirmi k\u00fcsur y\u0131ldan sonra mikro d\u00fczeylere inebilmi\u015f olmas\u0131 beklenirken, maalesefbu konudaki beklentimiz bo\u015fa \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. Hele iki ekol aras\u0131ndaki ihtilaflarda belirleyici olan \u201crivayetlerin epistemolojisi\/ bilgi de\u011feri\u201d konusunun \u00f6nemine yak\u0131\u015f\u0131r bir \u015fekilde ele al\u0131nd\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemek daha da zordur. En az\u0131ndan bu konuda ortak bir zeminde bulu\u015fmaya y\u00f6nelik ciddi bir s\u00fcre\u00e7 i\u00e7erisine girildi\u011fini g\u00f6steren kayda de\u011fer bir geli\u015fmeye \u015fahit olunamam\u0131\u015ft\u0131r. Nitekim tebli\u011f sahiplerinin, s\u0131k s\u0131k \u00e2yetlerin yorumu ya da delil olarak sunulan birtak\u0131m rivayetler konusunda hala kendi mezheplerinin klasik yakla\u015f\u0131mlar\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrmekten kendilerini alamamalar\u0131 da bu \u00f6nemli meselenin \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc yolunda hen\u00fcz yeterince mesafe al\u0131namam\u0131\u015f oldu\u011funu g\u00f6stermektedir. Kanaatimce bu durumun sebebi, bu merkezin giri\u015fti\u011fi bu \u00f6nemli faaliyetin, daha ba\u015ftan metodolojik ve epistemolojik bir ortak zemin aray\u0131\u015f\u0131na girmemesi ve m\u00fcteakip toplant\u0131lar\u0131 bu hedef do\u011frultusunda \u2013makro ve mikro d\u00fczeyde- planlamay\u0131 \u00f6ncelikleri aras\u0131nda de\u011ferlendirememesi olsa gerektir. Yine kanaatimce bu meselede taraflar ortak bir zeminde bulu\u015f(a)mad\u0131k\u00e7a, ileride yap\u0131lacak bu toplant\u0131lar\u0131n \u201cdiplomatik\u201d\u00a0 diyalog ve iyi niyet d\u00fczeyinin \u00f6tesine ge\u00e7mesi pek m\u00fcmk\u00fcn olmayacakt\u0131r. Konu mezhepler aras\u0131 yak\u0131nla\u015fma olunca, b\u00fct\u00fcn bu ele\u015ftirilere ra\u011fmen, bu \u00f6nemli hedefe ula\u015fmak i\u00e7in at\u0131lmas\u0131 gereken ad\u0131mlara dair g\u00f6r\u00fc\u015f ve kanaatlerimizi payla\u015fmak amac\u0131yla sundu\u011fumuz tebli\u011fe dair \u00f6zet bilgi vermekte de yarar vard\u0131r. \u201cL\u00e2 Sunniyye ve l\u00e2 \u015e\u00ee\u2019\u00eeyye;l\u00e2 Zeydiyye ve l\u00e2 \u0130b\u00e2diyye: \u0130sl\u00e2miyye \u0130sl\u00e2miyye ! \u2013\u00a0 el-Vahde el-\u0130sl\u00e2miyye: mine\u2019l-H\u0131t\u00e2b ila\u2019t-Tanz\u00eer(Ne S\u00fcnn\u00ee, ne \u015ei\u00ee, ne Zeyd\u00ee ne \u0130bad\u00ee; M\u00fcsl\u00fcman, M\u00fcsl\u00fcman! \u2013\u0130slam Birli\u011fi: S\u00f6ylem\u2019den Teoriye)\u201d ba\u015fl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131yan tebli\u011fimizin iki temel vurgusu vard\u0131: 1) Art\u0131k s\u00f6ylemi bir kenara b\u0131rak\u0131p, mikro d\u00fczeye kadar inen m\u00fc\u015fahhas ad\u0131mlar at\u0131lmas\u0131 zaman\u0131d\u0131r. 2) Mezhep taassubuna kar\u015f\u0131, mezhepleri a\u015fan bir M\u00fcsl\u00fcman kimli\u011fi in\u015fas\u0131 i\u00e7in kollar\u0131n acilen s\u0131vanmas\u0131 \u015fartt\u0131r. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde acilen at\u0131lmas\u0131 gereken bu iki ad\u0131m\u0131n ger\u00e7ekle\u015fme imkan\u0131 konusunda ge\u00e7mi\u015ften ve g\u00fcn\u00fcm\u00fczden cesaret verici birtak\u0131m \u00f6rneklerin sunuldu\u011fu tebli\u011fde, bir yandan siyasi, itikadi ve f\u0131khi mezhepler aras\u0131ndaki ortak noktalar\u0131n, asl\u0131nda san\u0131lan\u0131n aksine ihtilaflardan \u00e7ok daha fazla oldu\u011fu, i\u00e7inde bulundu\u011fumuz kritik d\u00f6nemde ihtilaflar\u0131n de\u011fil bu ortak paydan\u0131n \u00f6n plana \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131n\u0131n gere\u011fine i\u015faret edilirken, \u00f6te yandan S\u00fcnnilik, \u015eiilik, Zeydilik, Mutezililik, \u0130badilik, Selefilik, Tasavvuf ve Felsefe aras\u0131nda ay\u0131r\u0131m yapmaks\u0131z\u0131n, \u0130slam gelene\u011finin\u00a0 tamam\u0131na M\u00fcsl\u00fcman olarak sahip \u00e7\u0131kma, bu mirasa toptan, ama ele\u015ftirel bir yakla\u015f\u0131mla bakma, mezhep taassubunun in\u015fa etti\u011fi duvarlar\u0131 y\u0131kma anlam\u0131nda \u2013mezhepleri yok sayan de\u011fil- onlar\u0131 a\u015fan bir M\u00fcsl\u00fcmanl\u0131k tasavvuruna olan ihtiyaca vurgu yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Zaten son y\u00fczy\u0131lda Cemaluddin el-Afgan\u00ee\u2019den bu yana ya\u015fam\u0131\u015f ve ya\u015famakta olan \u00e7a\u011fda\u015f \u0130slam d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerinin neredeyse tamam\u0131n\u0131n, asl\u0131nda sosyolojik ve k\u00fclt\u00fcrel olarak belli bir mezhep co\u011frafyas\u0131n\u0131n \u00e7ocu\u011fu olsalar da, \u0130slam D\u00fcnyas\u0131n\u0131n meselelerine \u00e7\u00f6z\u00fcm \u00fcretme s\u00fcrecinde yaz\u0131p \u00e7izdiklerinin herhangi bir mezhebe g\u00f6re yaz\u0131lmam\u0131\u015f olmas\u0131 ger\u00e7e\u011fi de bu ihtiyac\u0131n kendisini g\u00fc\u00e7l\u00fc bir \u015fekilde hissettirdi\u011fini g\u00f6steren a\u00e7\u0131k bir delildir. Ne Afgani\u2019nin, \u0130kbal\u2019in, Abduh\u2019un, Mehmed \u00c2kif\u2019in, Musa Carullah\u2019\u0131n, ne de Mevdudi, M\u00e2lik b. Neb\u00ee, \u015eeriat\u00ee, Faruk\u00ee, Fazlurrahman ya da Hasan Hanefi\u2019nin belli bir siyasi, itikadi veya f\u0131khi mezhebi esas alarak yazd\u0131klar\u0131 s\u00f6ylenebilir. Bunlar\u0131n Kur\u2019an ve S\u00fcnneti merkeze alan, \u0130slam gelene\u011finin belli bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc de\u011fil, tamam\u0131n\u0131 benimseyen, ancak ele\u015ftirel bir g\u00f6zle okuyan ilim, fikir ve eylem adamlar\u0131 oldu\u011fu rahatl\u0131kla ifade edilebilir. Bu \u00f6zellik, Zeydilerin \u201cbe\u015finci mezhep\u201d olarak nitelendirilmesinde oldu\u011fu gibi, \u015eeriati\u2019nin gizli S\u00fcnni olarak \u201citham\u201d edilmesinde ya da S\u00fcnni d\u00fcnyan\u0131n \u015eeriat\u00ee\u2019nin eserlerini hararetle benimsemesinde de g\u00f6r\u00fclebilir. Keza son on\u2019lu y\u0131llarda yap\u0131lan akademik \u00e7al\u0131\u015fmalarda belli bir mezheple s\u0131n\u0131rl\u0131 kal\u0131nmamas\u0131, bilakis b\u00fct\u00fcn mezheplerin imkan nispetinde mukayeseli olarak incelendi\u011fi, sonu\u00e7ta da hangi mezhebe ait\u00a0 olursa olsun, en uygun \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcn benimsendi\u011fi bir yakla\u015f\u0131m\u0131n yayg\u0131n olarak benimsenmesi de bu e\u011filimin derinden hissedilmi\u015f olmas\u0131n\u0131n bir sonucu olmal\u0131d\u0131r. Nitekim en muhafazakar e\u011filimlere sahip oldu\u011fu s\u0131k s\u0131k dile getirilen Selefi Suudi Arabistan \u00fcniversitelerinde bile, Selefi- Hanbeli mezhebinin de\u011fil deliller aras\u0131nda tercih(el-ittib\u00e2\u2019u bi\u2019d-del\u00eel) kural\u0131n\u0131n resmi politika olarak yayg\u0131nla\u015ft\u0131r\u0131lmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lmas\u0131, k\u00fc\u00e7\u00fcmsenmemesi gereken olumlu geli\u015fmelerdir. Elbette bu geli\u015fmeler son derece genel ve ba\u015flang\u0131\u00e7 niteli\u011finde olup,asla yeterli de\u011fildir. Bu y\u00f6ndeki \u00e7abalar\u0131n art\u0131k epistemolojik ve metodolojik ortak bir zemin aray\u0131\u015f\u0131na y\u00f6nelmesi \u015fartt\u0131r. Bu y\u00f6neli\u015f ivme kazand\u0131\u011f\u0131 takdirde bilhassa \u201cUsul-i F\u0131k\u0131h\u201d alan\u0131nda, mezhepler aras\u0131ndaki ortak zeminin ne kadar geni\u015f oldu\u011fu ortaya \u00e7\u0131kacakt\u0131r. Bu bak\u0131mdan mezhepler aras\u0131 yak\u0131nla\u015ft\u0131rma \u00e7abalar\u0131nda usul-i f\u0131k\u0131h alan\u0131n\u0131n merkeze al\u0131nmas\u0131 fevkalade \u00f6nemli sonu\u00e7lara yol a\u00e7abilecek potansiyellere sahiptir. Tabiat\u0131yla bu yak\u0131nla\u015fma e\u011filimlerinin \u0130slam D\u00fcnyas\u0131ndaki siyasi geli\u015fmelerdeki m\u00fcspet etkisi de g\u00f6zen ka\u00e7mamaktad\u0131r. \u0130ran \u0130slam Devriminin \u015eii olmayan \u0130slam D\u00fcnyas\u0131nda da sempati ile kar\u015f\u0131lanmas\u0131, hatta desteklenmesi, Irak\u2019ta ve L\u00fcbnan\u2019da Amerikan emperyalizmine kar\u015f\u0131 olu\u015fturulan cephede birtak\u0131m \u015eii-S\u00fcnni gruplar\u0131n yan yana yer almas\u0131, Hizbullah\u2019\u0131n ve lideri Nasrallah\u2019\u0131n S\u00fcnni d\u00fcnyada b\u00fcy\u00fck bir co\u015fku ile desteklenmesi, \u00f6te yandan S\u00fcnni tabanl\u0131 Hamas\u2019a \u015eii d\u00fcnyan\u0131n deste\u011fi, asl\u0131nda Kur\u2019an\u2019da sadece \u201cM\u00fcsl\u00fcman\u201d olarak isimlendirilmi\u015f olan \u00dcmmetin fertleri aras\u0131nda yay\u0131lmak istenen \u201cmezhep\u00e7ilik\u201d fitnesinin ortadan kald\u0131r\u0131lmas\u0131na y\u00f6nelik g\u00fc\u00e7l\u00fc arzu ve talebin bir g\u00f6stergesi olarak rahatl\u0131kla yorumlanabilir. Bu olumlu geli\u015fmelerin \u00f6n\u00fcndeki en b\u00fcy\u00fck engel ise, bu mezhep\u00e7ilik fitnesini yaymak isteyen emperyalist s\u00f6m\u00fcrgeci ABD-\u0130ngiltere-\u0130srail \u00fc\u00e7l\u00fcs\u00fc kadar, kendi saltanatlar\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrebilmek i\u00e7in bu s\u00f6m\u00fcrgecilerle i\u015fbirli\u011fi yapmakta teredd\u00fct etmeyen, \u0130slam D\u00fcnyas\u0131ndaki \u00e7o\u011fu i\u015fbirlik\u00e7i y\u00f6netimlerdir. Elbette \u015fu anda \u0130slam D\u00fcnyas\u0131n\u0131n en g\u00fc\u00e7l\u00fc direni\u015f noktas\u0131 olarak g\u00f6r\u00fcnen \u0130ran\u2019\u0131n ve \u015eia\u2019n\u0131n, S\u00fcnni d\u00fcnyan\u0131n kendilerine y\u00f6nelik bu tevecc\u00fch\u00fcn\u00fc istismar ederek, onlar\u0131 \u015eiile\u015ftirmek gibi bir misyonerli\u011fe soyunmamas\u0131 da, bu yak\u0131nla\u015fma s\u00fcrecinin kal\u0131c\u0131 bir ba\u015far\u0131ya ula\u015fmas\u0131 i\u00e7in elzemdir. B\u00fct\u00fcn bu anlat\u0131lanlar, en az di\u011fer \u0130slam \u00fclkeleri kadar \u00fclkemizi ve b\u00f6lgemizi de ilgilendiren geli\u015fmelerdir. Ne yaz\u0131k ki gerek resmi, gerek sivil d\u00fczeyde \u00fclkemizin b\u00fct\u00fcn bu geli\u015fmelere kar\u015f\u0131 tak\u0131nd\u0131\u011f\u0131 kay\u0131ts\u0131z tav\u0131r ise son derece \u00fcz\u00fcc\u00fc, hatta endi\u015fe vericidir. Ne devlet, ne h\u00fck\u00fcmet, ne sivil-askeri b\u00fcrokrasi, ne \u00fcniversiteler, ne de sivil toplum kesimleri ve medya taraf\u0131ndan bu gibi faaliyetlerin bu g\u00fcne kadar ciddiye al\u0131nd\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fclmemi\u015ftir. \u0130slam D\u00fcnyas\u0131ndaki geli\u015fmelere s\u0131rt\u0131n\u0131 \u00e7eviren \u00fclkemizin elitlerinin bu aymazl\u0131\u011f\u0131n\u0131 bir bilim insan\u0131 olarak anlamak m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Temennimiz, yirmi birincisi Tahran\u2019da yap\u0131lan bu toplant\u0131lar\u0131n, art\u0131k her y\u0131l bir ba\u015fka \u0130slam ba\u015fkentinde yap\u0131lmas\u0131 ve gelecek y\u0131l \u00fclkemizin bu toplant\u0131ya ev sahipli\u011fi&#8230;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_monsterinsights_skip_tracking":false,"_monsterinsights_sitenote_active":false,"_monsterinsights_sitenote_note":"","_monsterinsights_sitenote_category":0,"footnotes":""},"categories":[10],"tags":[],"class_list":["post-438","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-bildiriler"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/438","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcomments&post=438"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/438\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":439,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/438\/revisions\/439"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fmedia&parent=438"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcategories&post=438"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Ftags&post=438"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}