﻿{"id":587,"date":"2019-10-28T12:43:09","date_gmt":"2019-10-28T11:43:09","guid":{"rendered":"http:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/?p=587"},"modified":"2019-10-28T12:43:09","modified_gmt":"2019-10-28T11:43:09","slug":"nebevi-suennet-konusunda-at-goezlueklerimizi-cikarmak-nano-gelenekten-makro-gelenege","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/?p=587","title":{"rendered":"Nebevi S\u00fcnnet Konusunda AT G\u00d6ZL\u00dcKLER\u0130M\u0130Z\u0130 \u00c7IKARMAK : Nano Gelenekten Makro Gelene\u011fe"},"content":{"rendered":"<p>&nbsp;<\/p>\n<p>Eser a\u015fa\u011f\u0131da g\u00f6r\u00fclece\u011fi \u00fczere bir giri\u015fle on makaleden olu\u015fmaktad\u0131r. Kitab\u0131n kapsam\u0131 hakk\u0131nda ba\u015flang\u0131\u00e7ta genel bir fikir edinmeyi sa\u011flamak \u00fczere makalelerin ba\u015fl\u0131klar\u0131 ve yazarlar\u0131 \u00f6nce orijinal \u015fekliyle toplu olarak verilmi\u015f, bu ba\u015fl\u0131klar\u0131n T\u00fcrk\u00e7eleri ise her bir makale de\u011ferlendirilirken ayr\u0131ca verilmi\u015ftir. Eliinizdeki bu makale sadece kitab\u0131n i\u00e7eri\u011finin tasvirinden ibaret olmay\u0131p, zaman zaman kendi yorumlar\u0131m\u0131z, de\u011ferlendirmelerimiz, ele\u015ftirilerimiz ve katk\u0131lar\u0131m\u0131zla birlikte sunma yoluna gidilmi\u015ftir. Mamafih zaman darl\u0131\u011f\u0131ndan dolay\u0131 makalenin kompozisyonunda istenen d\u00fczeyde ba\u015far\u0131l\u0131 oldu\u011fumuzu s\u00f6ylemek baya\u011f\u0131 zor ise de,\u00a0 bu \u015fekliyle bile makalenin kitab\u0131n \u00f6nemi ve de\u011feri konusunda yeterince fikir verici oldu\u011funu s\u00f6ylemek o kadar da zor de\u011fildir.<\/p>\n<p>Kitab\u0131n \u0130slam gelene\u011finin tamam\u0131n\u0131 ku\u015fatma gayreti son derece yerinde ve \u00f6nemli olmakla beraber, \u00f6zellikle Malikilik ve \u015eia\/\u0130mamiyye\u2019nin S\u00fcnnet ve Hadis anlay\u0131\u015f\u0131na dair birer makalenin olmamas\u0131 sebebiyle biraz eksik kalm\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcnmektedir. Mamafih kitap bu \u015fekliyle bile S\u00fcnnet-Hadis deyince Ehl-i Hadis gelene\u011fi d\u0131\u015f\u0131nda di\u011fer gelenekleri duymam\u0131\u015f ve onlardan habersiz olan ilim taliplerinin yeni d\u00fcnyalarla tan\u0131\u015fmas\u0131 ve at g\u00f6zl\u00fcklerini \u00e7\u0131kararak, \u0130slam gelene\u011finin tamam\u0131n\u0131n S\u00fcnnet anlay\u0131\u015flar\u0131yla tan\u0131\u015fmas\u0131 bak\u0131m\u0131ndan fevkalade yararl\u0131 olacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Bu kitapta yer alan konularda \u00fclkemizde de gayet ba\u015far\u0131l\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmalar yap\u0131lm\u0131\u015f olmakla birlikte, bunlar\u0131n yabanc\u0131 dillerde yay\u0131mlanmamas\u0131 y\u00fcz\u00fcnden, uluslararas\u0131 ilim \u00e7evrelerinin me\u00e7hul\u00fc olmas\u0131 tamamen bizlerin kusuru ve ayb\u0131d\u0131r. Buna ra\u011fmen \u2013 daha sonra yabanc\u0131 dillere \u00e7evrilmek \u00fczere &#8211; \u00f6nce T\u00fcrk\u00e7ede, \u0130slam gelene\u011finin \u201cmakro-mikro ve nano\u201d d\u00fczlemdeki b\u00fct\u00fcn bile\u015fenlerinin S\u00fcnnet ve Hadis anlay\u0131\u015flar\u0131n\u0131 tan\u0131tmay\u0131 ama\u00e7layan bir antolojinin haz\u0131rlanmas\u0131 art\u0131k bir zaruret halini alm\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcnmektedir. Bu yap\u0131lmad\u0131\u011f\u0131 takdirde S\u00fcnnet-hadis konusunda a\u011fac\u0131 g\u00f6r\u00fcp orman\u0131 g\u00f6rememe durumunda kalmaya devam etmemiz ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Kitapla ilgili olarak s\u00f6ylenecek \u00e7ok \u015fey olmakla birlikte, bunlar\u0131n bir k\u0131sm\u0131 makalede sat\u0131r aralar\u0131na serpi\u015ftirilmi\u015f, bir k\u0131sm\u0131 ise \u2013 zaman ve yer darl\u0131\u011f\u0131ndan &#8211; yine sizlerle payla\u015fmak \u00fczere ba\u015fka f\u0131rsatlar\u0131 g\u00f6zlemek \u00fczere muhafaza alt\u0131na al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. \u015eu kadar\u0131n\u0131 da s\u00f6yleyebilirim ki, b\u00f6yle bir yaz\u0131 kaleme almak amac\u0131yla de\u011fil sadece merak ve zevkle bu kitab\u0131 okumak ve meslekta\u015flarla tart\u0131\u015fmak amac\u0131yla tuttu\u011fum notlar\u0131n bir araya getirilmesinden ibaret bu sunum bile, \u00a0bilhassa ufuk a\u00e7\u0131c\u0131 sat\u0131r aras\u0131 yorumlar\u0131yla zevkle okunacak bir kitap oldu\u011funu g\u00f6stermeye yetecek niteliktedir.<\/p>\n<p>\u0130\u00e7indekiler:<\/p>\n<p>Introduction:<\/p>\n<p>The Concept of <em>sunna <\/em>and Its Status in Islamic Law<\/p>\n<p><em>Adis Duderija<\/em><\/p>\n<ol>\n<li>The Concept of <em>sunna <\/em>Based on the Analysis of <em>s\u012bra <\/em>and Historical Works from the First Three Centuries of Islam<\/li>\n<\/ol>\n<p><em>Nicolet Boekhoff -van der Voort<\/em><\/p>\n<ol start=\"2\">\n<li>U\u1e63\u016bl al-sunna: The Tenets of Islamic Orthodoxy and Orthopraxy According to the Traditionalists (Ahl al-\u1e25ad\u012bth)<\/li>\n<\/ol>\n<p><em>Ahmet Temel<\/em><\/p>\n<ol start=\"3\">\n<li>The Concept of <em>sunna <\/em>in Mu<em>\u02bf<\/em>tazilite Thought<\/li>\n<\/ol>\n<p><em>Usman Ghani<\/em><\/p>\n<ol start=\"4\">\n<li>The Sunnification of <em>\u1e24<\/em><em>ad\u012bth <\/em>and the Hadithification of <em>sunna <\/em><\/li>\n<\/ol>\n<p><em>Aisha Y. Musa<\/em><\/p>\n<ol start=\"5\">\n<li>The Concept of <em>sunna <\/em>in the Ib\u0101\u1e0d\u012b School<\/li>\n<\/ol>\n<p><em>Ersilia Francesca<\/em><\/p>\n<ol start=\"6\">\n<li>The Concept of <em>sunna <\/em>in Early and Medieval \u1e24anafism<\/li>\n<\/ol>\n<p><em>Ali Altaf Mian<\/em><\/p>\n<ol start=\"7\">\n<li>The Concept of <em>sunna <\/em>in the Early Sh\u0101fi<em>\u02bf<\/em>\u012b <em>Madhhab <\/em><\/li>\n<\/ol>\n<p><em>Gavin N. Picken<\/em><\/p>\n<ol start=\"8\">\n<li>From Tradition to Institution: <em>sunna <\/em>in the Early \u1e24anbal \u012b School<\/li>\n<\/ol>\n<p><em>Harith bin Ramli<\/em><\/p>\n<p>9 <em>Sunna <\/em>in the \u1e92\u0101hir\u012b <em>Madhhab<\/em><\/p>\n<p><em>Amr Osman <\/em><\/p>\n<p>10 <em>The Relative Status of \u1e24ad\u012bth and sunna as Sources of Legal Authority vis-\u00e0-vis the Qur\u02be\u0101n in Muslim Modernist Thought<\/em><\/p>\n<p>Adis Duderija<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>G\u0130R\u0130\u015e: S\u00dcNNET VE \u0130SLAM HUKUKUNDAK\u0130 STAT\u00dcS\u00dc \u2013 SAH\u0130H HAD\u0130S ARAYI\u015eI \u2013\u00a0 AD\u0130S DUDER\u0130JA<\/p>\n<p>S\u00fcnnet, \u0130slam\u2019\u0131n ilk \u00fc\u00e7 y\u00fczy\u0131l\u0131nda, ya s\u00f6zl\u00fc olarak ya da sahabe prati\u011fi arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla form\u00fclle edilip korunan ve nakledilen \u201cilk \u0130slam toplumunun etik-davran\u0131\u015fsal (ethico-behavioral) prati\u011fi\u201d \u015feklinde sistematik olmayan genel bir tan\u0131m \u00e7er\u00e7evesinde anla\u015f\u0131lm\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcnmektedir. Maliki gelene\u011finde Peygamber taraf\u0131ndan vazedilmi\u015f dini ve ahlaki prensiplerden \u00e7\u0131karsanm\u0131\u015f yerle\u015fik dini normlar ve kabul g\u00f6rm\u00fc\u015f standartlar olarak kabul edilen S\u00fcnnet i\u00e7in ben \u201c Hadis\u2019e ba\u011f\u0131ml\u0131 olmayan S\u00fcnnet( non- hadith-dependent concept of sunna) tabirini kullanmak istiyorum.<\/p>\n<p>Mamafih I. yy sona ermeden, M\u00fcsl\u00fcmanlar Peygamberlerinin hayat\u0131na dair bilgileri sistematik olarak d\u00f6k\u00fcmente etmeye ba\u015flad\u0131lar. Bunun bir sebebi artan hukuki, dini, politik, sosyal ihtiya\u00e7lar iken, arkas\u0131nda yatan di\u011fer bir sebebi ise Abbasi hanedan\u0131n\u0131n do\u011fu\u015fu ve Abbasilerin kitleler nezdinde \u00f6nemi giderek artan S\u00fcnnet\u2019in me\u015fru hamisi olduklar\u0131 iddias\u0131yd\u0131.<\/p>\n<p>Peygamber\u2019in hayat\u0131na dair bilgileri hadisler \u015feklinde derleme faaliyetleri giderek ivme kazanm\u0131\u015f ve sonu\u00e7ta hem hadis koleksiyonlar\u0131 hem de hadis disiplinini takviye edecek \u201c Hadis bilgileri\/Ulumu\u2019l-Hadis\u201d ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. Ben bu geni\u015f \u00e7apl\u0131 s\u00fcrece \u201c\u0130slam D\u00fc\u015f\u00fcncesinin Gelenekle\u015fmesi \/Hadisle\u015fmesi (Traditionalization of Islamic Thought)\u201d ve \u201cS\u00fcnnet\u2019in hadisle\u015fmesi(Hadithification of Sunna)\u201d diyorum.<\/p>\n<p>Bu s\u00fcre\u00e7 m\u00fcteakip iki as\u0131rda sosyal, politik ve f\u0131khi mekanizmalar\u0131 arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla a\u015fa\u011f\u0131daki geli\u015fmelere yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r:<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<ul>\n<li>Hadisin art\u0131\u015f\u0131n\u0131n ve yay\u0131l\u0131\u015f\u0131n\u0131n devam etmesi.<\/li>\n<li>\u0130slam\u2019\u0131n ilk iki y\u00fczy\u0131l\u0131nda egemen olan \u201c Hadis\u2019e ba\u011f\u0131ml\u0131 olmayan S\u00fcnnet( non- Hadith-dependent concept of sunna)\u201d aleyhine olarak Hadis\u2019e verilen artan \u00f6nem.<\/li>\n<li>S\u00fcnnet\u2019in s\u00f6zl\u00fc olmayan y\u00f6nlerinin s\u00f6zl\u00fc \u201cahad sahih hadisler\u201d \u015fekline sokulmas\u0131.<\/li>\n<li>Artan bir \u015fekilde hadisin Kur\u2019an ve S\u00fcnnet ilimlerine, tefsir, f\u0131k\u0131h ve usul-i f\u0131kha uygulanmas\u0131.<\/li>\n<li>Tamamen metin(Kur\u2019an ve hadis) merkezli f\u0131khi ve hermeneutik \u201chiyerar\u015fik\u201d modeller geli\u015ftirilmesi; Kur\u2019an ve S\u00fcnnet konusunda metinsel olmayan \u2013 re\u2019y, i\u00e7tihat ve istihsan gibi &#8211; epistemolojik ve metodolojik enstr\u00fcmanlar\u0131n marjinalle\u015ftirilmesi.(s.2)<\/li>\n<li>S\u00fcnnet ve Kur\u2019an, adalet, d\u00fcr\u00fcstl\u00fck ve H. II. yy\u2019da M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n kulland\u0131\u011f\u0131 \u201csunna \u00e2dile\u201d dahil baz\u0131 ahlaki de\u011ferler ve ilkeler bak\u0131m\u0131ndan, kavramsal olarak s\u0131n\u0131rda\u015f kavramlard\u0131r<\/li>\n<\/ul>\n<p>S\u00fcnnet\u2019in Hadisle\u015fmesi ile yaz\u0131l\u0131 hadis k\u00fclliyat\u0131n\u0131n S\u00fcnnet\u2019in ye\u011fane ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131s\u0131 haline gelmesini ve S\u00fcnnet\u2019i ortaya koymak i\u00e7in \u201c Hadis ba\u011f\u0131ml\u0131\u201d y\u00f6ntemlerin ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131na yol a\u00e7mas\u0131n\u0131 kastediyorum.<\/p>\n<p>\u0130kinci yy. ba\u015f\u0131nda baz\u0131 kesimler bu hadis k\u00fclliyat\u0131n\u0131n Peygamber miras\u0131n\u0131, di\u011fer bir kesimin savundu\u011fu epistemolojik ve metodolojik olarak hadise ba\u011f\u0131ml\u0131 olmayan S\u00fcnnet kavram\u0131ndan daha sad\u0131k bir bi\u00e7imde yans\u0131tt\u0131\u011f\u0131n\u0131 savundular. II. yy ikinci yar\u0131s\u0131nda bunlar Ehl-i Hadis ve Ehl-i Re\u2019y ad\u0131yla an\u0131l\u0131r oldular.<\/p>\n<p>Ehl-i Hadis S\u00fcnnet\u2019in tek ve eksiksiz kayna\u011f\u0131n\u0131n ve onu ebedile\u015ftirmenin ye\u011fane yolunun hadisler oldu\u011funu kabul ediyordu. Dolay\u0131s\u0131yla Ehl-i Re\u2019y\u2019in s\u00fcnnet anlay\u0131\u015f\u0131 ve re\u2019y konusundaki yakla\u015fm\u0131na ters d\u00fc\u015f\u00fcyordu. Hadis\u00e7ilere g\u00f6re f\u0131k\u0131h tamamen Kur\u2019an ve hadis temelli s\u00fcnnet\u2019e dayanmal\u0131yd\u0131 ve bu y\u00fczden re\u2019y de onlara g\u00f6re ya h\u00fck\u00fcm \u00e7\u0131karmak i\u00e7in gayr-\u0131 me\u015fru metodolojik bir ara\u00e7, ya da Kur\u2019an ve hadis metinlerinin tamamen s\u00fckut etti\u011fi konularla s\u0131n\u0131rl\u0131 olmak kayd\u0131yla ba\u015fvurulabilecek bir y\u00f6ntem olarak g\u00f6r\u00fcl\u00fcyordu.<\/p>\n<p>Melchert\u2019e g\u00f6re Ehl-i Hadis, f\u0131k\u0131h, ahlak ve teolojinin ye\u011fane kayna\u011f\u0131 olarak Kur\u2019an ve sahih hadisleri g\u00f6r\u00fcyordu. Ehli-i Hadis genel olarak Kur\u2019an\u2019dan \u00e7\u0131kar\u0131lan ya da k\u0131yas yoluyla ula\u015f\u0131lan ilkeler kar\u015f\u0131s\u0131nda zay\u0131f hadisi tercih ediyordu. Onlara g\u00f6re f\u0131k\u0131h hadisler \u00fczerine bina edilmeliydi. Onlar f\u0131khi meseleleri sadece hadislere at\u0131fta bulunarak ve ilgili hadis rivayetlerini aktarmak suretiyle ele al\u0131yorlard\u0131. IX. yy\u2019da Ehl-i hadis Ba\u011fdat\u2019ta Hanbelilerle irtibatl\u0131 ve onlarla kayna\u015fm\u0131\u015f idi.<\/p>\n<p>Melchert taraf\u0131ndan yar\u0131 ak\u0131lc\u0131 (semi-rationalist) olarak nitelendirilen Ehl-i Re\u2019y ise f\u0131kh\u0131, hadis ilimlerinden ayr\u0131 bir alan olarak de\u011ferlendiriyordu. Bu f\u0131k\u0131h ekol\u00fc \u00f6ncelikle II. ve III. yy\u2019da geli\u015fmekte olan Maliki ve \u015eafii d\u00fc\u015f\u00fcnce ekolleriyle ba\u011flant\u0131l\u0131 idi. mamafih bu noktada yazar\u0131n meram\u0131n\u0131 daha a\u00e7\u0131k ifade etmesi yerinde olurdu, zira Re\u2019y Ehlinin bu iki f\u0131k\u0131h mezhebi ile alakas\u0131ndan ziyade kronolojik olarak bu iki mezhebin Ehl-i Re\u2019y ile alakas\u0131ndan bahsetmek daha ger\u00e7ek\u00e7i gibi g\u00f6r\u00fcnmektedir. Bu ba\u011flamda yazar\u0131n hem kronolojik m\u00fclahazalarla hem de Ehl-i Re\u2019y i\u00e7erisindeki motor i\u015flevi sebebiyle \u00f6zellikle zikredilmesi gereken Hanefilerden s\u00f6z etmemesi gariptir.<\/p>\n<p>Yazara g\u00f6re Ehl-i Re\u2019y\u00a0 ve Ehl-i Hadis, \u0130slam f\u0131kh\u0131 alan\u0131nda ara\u015ft\u0131rma yapan iki gurup f\u0131k\u0131h\u00e7\u0131ya delalet etmektedir: \u0130lki bu alanda nakli kaynaklar\u0131n incelemesiyle ilgilenirken, ikincisi f\u0131kh\u0131n pratik y\u00f6nleri ile ilgilenen f\u0131k\u0131h\u00e7\u0131lardan olu\u015fuyordu.<\/p>\n<p>Hadis temelli S\u00fcnnet anlay\u0131\u015f\u0131 II.- III. yy\u2019da daha fazla g\u00fcven kazand\u0131k\u00e7a Ehl-i Re\u2019y de \u00f6nce b\u00f6lgesel ve ard\u0131ndan bireysel d\u00fc\u015f\u00fcnce ekolleri halinde kristalize olmaya ba\u015flad\u0131. Kendi Kur\u2019an-S\u00fcnnet hermen\u00f6tiklerinde hadis temelli s\u00fcnnet kavram\u0131na daha fazla me\u015fruiyet verici uyarlamac\u0131 ad\u0131mlar att\u0131lar.<\/p>\n<p>F\u0131khi hermen\u00f6tik konusunda Hanefiler Ehl-i Rey\u2019e daha yak\u0131n kabul edilirken, Hanbeliler genellikle Ehl-i Hadis yakla\u015f\u0131m\u0131n\u0131n devam\u0131 say\u0131l\u0131rlar. Maliki ve \u015eafiiler ise zaman i\u00e7inde evrilerek orta pozisyonda yer ald\u0131lar. Mamafih s\u00fcnnet kavram\u0131 mezheplere g\u00f6re hala epistemolojik ve metodolojik olarak hadisten ba\u011f\u0131ms\u0131zd\u0131. Nitekim hadisten ba\u011f\u0131ms\u0131z s\u00fcnnet kavram\u0131 Ebu Yusuf (\u00f6. 182\/798) gibi VIII. yy Irakl\u0131 bir f\u0131k\u0131h\u00e7\u0131n\u0131n eserlerinde a\u00e7\u0131k bir \u015fekilde \u201ces-Sunna al-mar\u00fbfa al-mahf\u00fbza( \u0130yi bilinen ve koruma alt\u0131na al\u0131nm\u0131\u015f S\u00fcnnet) \u201d \u015feklinde ya da Medine\u2019li Malik b. Enes\u2019in (\u00f6.178\/ 795) eserlerinde \u201ces-Sunna al-m\u00e2d\u0131ya\/ amal ( Uygulanagelen s\u00fcnnet\/amel)\u201d \u015feklinde a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6r\u00fclmekteydi.<\/p>\n<p>Daniel Brown\u2019a g\u00f6re ise mezhepler bir yandan teoride hadise \u00f6nem veriyor g\u00f6r\u00fcn\u00fcrken \u00f6te yandan uygulamada ona kar\u015f\u0131 bir diren\u00e7 sergiliyorlar, bu suretle Ehl-i Hadis\u2019in S\u00fcnnet tan\u0131m\u0131yla mezhebin fiili doktrini aras\u0131nda bir gerilim yarat\u0131yorlard\u0131. Ehl-i Hadis hareketi, mezheplerin sistematik olarak yap\u0131land\u0131rd\u0131klar\u0131 Kur\u2019an-S\u00fcnnet hermen\u00f6tik doktrinini, ger\u00e7ek S\u00fcnnet\u2019e dayanmad\u0131\u011f\u0131 gerek\u00e7esiyle sorgulamaya ba\u015flad\u0131. Bu husus S\u00fcnnet\u2019in ihyas\u0131 ve Peygamberin ger\u00e7ek S\u00fcnnet\u2019ine d\u00f6n\u00fc\u015f tart\u0131\u015fmas\u0131na yol a\u00e7t\u0131. Ehl-i Hadis\u2019e g\u00f6re ger\u00e7ek s\u00fcnnetin ihyas\u0131, yine Ehl-i Hadis taraf\u0131ndan belirlenmi\u015f olan sahih\/g\u00fcvenilir hadislere ba\u011flanmaktan taviz vermemek suretiyle ger\u00e7ekle\u015fecek bir \u015feydir. Asl\u0131nda S\u00fcnnet\u2019in ihyas\u0131 \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131n\u0131n alt\u0131nda yatan esas ama\u00e7, mezheplerin \u0130slam gelene\u011fini mezhep temelli olarak kavramsalla\u015ft\u0131rma ve yorumlama \u00e7abalar\u0131n\u0131n, \u00f6zellikle de S\u00fcnnet kavram\u0131n\u0131n amac\u0131 ve mahiyeti konusundaki mezheplerin kavramsal \u00e7er\u00e7evelerinin alt\u0131n\u0131 oymak idi.<\/p>\n<p>Asl\u0131nda Ehl-i Hadis\u2019in S\u00fcnnet anlay\u0131\u015f\u0131na tabi olan hadis uzmanlar\u0131n\u0131n epistemolojik ve metodolojik olarak hadis temelli s\u00fcnnet anlay\u0131\u015f\u0131 ile Mutezile ve baz\u0131 Hanefi ve Maliki usul-i f\u0131k\u0131h\u00e7\u0131lar\u0131n\u0131n &#8211; yukar\u0131da i\u015faret edilen \u0130slam d\u00fc\u015f\u00fcncesinin gelenekle\u015ftirilmesi\/ rivayetle\u015ftirilmesi ve S\u00fcnnet\u2019in hadisle\u015ftirilmesi s\u00fcreci \u00f6ncesindeki anlay\u0131\u015fa yak\u0131n duran &#8211; S\u00fcnnet anlay\u0131\u015flar\u0131 aras\u0131ndaki gerilim daima mevcuttu.<\/p>\n<p>F\u0131kh\u0131n kayna\u011f\u0131 olarak S\u00fcnnet-hadis kavramlar\u0131n\u0131n mahiyet ve stat\u00fcleri meselesi, M\u00fcsl\u00fcmanlar aras\u0131nda S\u00fcnnet ve Hadis\u2019in Kur\u2019an ile olan kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 hermen\u00f6tik ili\u015fkisi meselesini, \u00f6zellikle de S\u00fcnnet\u2019in Kur\u2019an gibi vahyin bir par\u00e7as\u0131 olup olmad\u0131\u011f\u0131 meselesini g\u00fcndeme gelmi\u015ftir. \u015eayet bu soruya m\u00fcspet cevap verilecek olursa, bunun anlam\u0131 S\u00fcnnet\u2019in (ve dolay\u0131s\u0131yla Hadis\u2019in ve Ehl-i hadis\u2019in) f\u0131k\u0131h ve teolojinin ba\u011f\u0131ms\u0131z ve kendi kendine yeterli kayna\u011f\u0131 olarak istihdam edilebilece\u011fi, ayr\u0131ca tefsir\/\u015ferh ama\u00e7l\u0131, hermen\u00f6tik me\u015fru bir enstr\u00fcman olarak kullan\u0131labilece\u011fidir. (s. 5).<\/p>\n<p>Konuyla ilgili olarak vahy-i metluvv ve \u011fayr-\u0131 metluvv\u00a0 ayr\u0131m\u0131\u00a0 da \u00f6zde de\u011fil \u015fekilde yap\u0131lm\u0131\u015f bir ayr\u0131m olup, Kur\u2019an ibadet ve dindarl\u0131k ama\u00e7l\u0131 olarak \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc korurken, S\u00fcnnet\u2019e de f\u0131k\u0131h alan\u0131nda Kur\u2019an\u2019a denk bir stat\u00fc bah\u015fetmektedir. Kur\u2019an\u2019\u0131n lafz\u0131 ve emirleri ilahi kaynakl\u0131 iken, S\u00fcnnet\u2019in i\u00e7eri\u011fi g\u00fcvenilirlik vasf\u0131na haiz ise de laf\u0131zlar tahriften korunmu\u015f de\u011fildir.<\/p>\n<p>Fakihlerin \u00e7o\u011fu \u201c S\u00fcnnet Kitap \u00fczerinde belirleyicidir ama Kur\u2019an S\u00fcnnet \u00fczerinde belirleyici de\u011fildir.\u201d ; \u201cKur\u2019an\u2019\u0131n m\u00fccmel olan y\u00f6nlerini S\u00fcnnet a\u00e7\u0131kl\u0131\u011fa kavu\u015fturur, muhtasar olan y\u00f6nlerini de o g\u00f6sterir \u201d derler ve s\u00fcnnet-hadise vahiy benzeri bir stat\u00fc vererek, onun Kur\u2019an\u2019\u0131n umumu tahsis edebilece\u011fini, hatta baz\u0131lar\u0131 Kur\u2019an\u2019\u0131 nesh edebilece\u011fini ileri s\u00fcrerler. \u00d6zetle S\u00fcnnet\/Hadis gerek Kur\u2019an hermen\u00f6ti\u011finde gerekse usul-i f\u0131k\u0131hta me\u015fru hermen\u00f6tik bir ara\u00e7 haline gelmi\u015ftir. Bu da ya ana ak\u0131m klasik \u0130slam\u2019da oldu\u011fu gibi sahih hadis \u015feklinde ya da Mutezile, Hanefi ve Malikilerde oldu\u011fu gibi m\u00fctevatir s\u00fcnnet veya ameli s\u00fcnnet (sunna mutevatira \u2013 sunna ameliyye) \u015feklinde olmu\u015ftur. Keza usul-i f\u0131k\u0131hta m\u00fcstakil bir kaynak haline gelmi\u015f, Kelamda ise bu daha d\u00fc\u015f\u00fck bir oranda ger\u00e7ekle\u015fmi\u015ftir.<\/p>\n<p>\u00d6zetle B\u00f6l\u00fcmler<\/p>\n<ol>\n<li><strong>Siret ve Tarih Kitaplar\u0131n\u0131n Analizine dayal\u0131 olarak \u0130slam\u2019\u0131n \u0130lk \u00dc\u00e7 Asr\u0131nda S\u00fcnnet Kavram\u0131 <\/strong>Nicolet Boekhoff -van der Voort<\/li>\n<\/ol>\n<p>Birinci b\u00f6l\u00fcmde Nicolet Boekhoff-van der Voort, \u0130slam\u2019\u0131n ilk \u00fc\u00e7 y\u00fczy\u0131l\u0131nda tarih ve siret kitaplar\u0131ndaki S\u00fcnnet kavram\u0131n\u0131n mahiyeti ve anlamlar\u0131 \u00fczerine detayl\u0131 ve mukayeseli bir ara\u015ft\u0131rma ger\u00e7ekle\u015ftirmi\u015ftir. Bulunan en ilgin\u00e7 sonu\u00e7 bu kaynaklardaki sekiz s\u00fcnnet kullan\u0131m\u0131n\u0131n d\u00f6rd\u00fcn\u00fcn peygambere izafe edilerek \u201cAllah\u2019\u0131n Kitab\u0131 ve Peygamber\u2019in S\u00fcnneti\u201d kal\u0131b\u0131 i\u00e7erisinde kullan\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131d\u0131r. Bu d\u00f6neme ait en ge\u00e7 kaynaklarda ise S\u00fcnnet olduk\u00e7a de\u011fi\u015fik \u015fekillerde kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Nicolet, \u0130slam ulemas\u0131n\u0131n S\u00fcnnet\u2019in gelecek nesillere aktar\u0131m\u0131nda s\u00f6zl\u00fc ve yaz\u0131l\u0131 gelenek yan\u0131nda , \u201c\u0130slam toplumu\u201dnun da bilhassa uygulamalar konusunda bir ravi gibi aktar\u0131m arac\u0131 i\u015flevi g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcne dikkat \u00e7ekmektedir (s.14).<\/p>\n<p>Ona g\u00f6re H.II yy son \u00e7eyre\u011fine kadar S\u00fcnnet terimi sadece Peygamber\u2019in S\u00fcnneti anlam\u0131nda kullan\u0131lmay\u0131p, onun yan\u0131nda a) Sahabe ve bilhassa d\u00f6rt halifenin S\u00fcnneti, b) Uygulanagelen, ge\u00e7erli\u00a0 S\u00fcnnet (Sunna m\u00e2diya), c) Fukaha\u2019n\u0131n S\u00fcnneti(Sunnetu\u2019l-Fukah\u00e2) anlamlar\u0131nda da kullan\u0131l\u0131yordu(s.15).<\/p>\n<p>Meir Brawmann\u2019a g\u00f6re \u0130slam \u00f6ncesinde de \u0130slam\u2019da da S\u00fcnnet bireyler \u2013 yani bir birey olarak Hz. Peygamber &#8211; taraf\u0131ndan ihdas edilen bir \u015fey olup, bir gurup taraf\u0131ndan s\u00fcnnet ihdas\u0131 s\u00f6z konusu de\u011fildi. Hatta sonraki d\u00f6nemlerdeki baz\u0131 uygulamalar\u0131n S\u00fcnnet olarak kabul edilmesi bile, asl\u0131nda bu toplumsal uygulamalar\u0131n Peygamber \u00f6rnekli\u011fine dayand\u0131\u011f\u0131 \u201cvarsay\u0131ld\u0131\u011f\u0131ndan\u201dd\u0131r. \u00d6zetle Brawmann, Schaht\u2019\u0131n Nebevi S\u00fcnnet\u2019in sonraki nesiller taraf\u0131ndan ihdas edilip, daha sonra geriye yans\u0131t\u0131l\u0131p Peygamber\u2019e izafe edildi\u011fi iddias\u0131na kat\u0131lmaz.<\/p>\n<p>Patricia Crone ve Martin Hinds Schaht\u2019\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne kat\u0131lsalar da, S\u00fcnnet kavram\u0131n\u0131n normatif davran\u0131\u015f \u00f6rnekleri olarak \u0130slam \u00f6ncesine dayand\u0131\u011f\u0131nda Meir Brawmann ile hem fikirdirler. Ancak onlar\u0131n \u00fc\u00e7\u00fc de Peygamberin \u00e7evresinin Peygamber\u2019i dinde normatif davran\u0131\u015flar\u0131n ye\u011fane kayna\u011f\u0131 olarak g\u00f6rd\u00fckleri \u015feklindeki, daha sonralar\u0131 \u0130slam ulemas\u0131n\u0131n savundu\u011fu g\u00f6r\u00fc\u015fe kat\u0131lmamaktad\u0131rlar.<\/p>\n<p>Emevi d\u00f6neminin son \u00e7eyre\u011finde Peygamber s\u00fcnnet\u2019i halifelerin s\u00fcnnetinden ayr\u0131 ve ona alternatif bir kavram haline geldi. Ancak bu geli\u015fme \u0130slam ulemas\u0131n\u0131n benimsedi\u011fi fakat Emevi saray\u0131n\u0131n ve sarayda g\u00f6rev yapanlar\u0131n onaylamad\u0131\u011f\u0131 bir geli\u015fmeydi.<\/p>\n<p>Emevilerden sonra gelen Abbasi hanedan\u0131,\u00a0 imparatorlu\u011fu Kur\u2019an ve S\u00fcnnet\u2019e g\u00f6re y\u00f6netece\u011fini iddia etti. Ancak burada bile S\u00fcnnet hala, iyi, g\u00fczel, hay\u0131rl\u0131 veya kabul edilen uygulamalar anlam\u0131ndayd\u0131. H.II yy. ortalar\u0131nda hadislerde ifadesini buldu\u011fu \u015fekliyle S\u00fcnnet, f\u0131kh\u0131n ba\u011f\u0131ms\u0131z bir kayna\u011f\u0131 haline geldi. Crone ve Hinds\u2019in iddias\u0131na g\u00f6re bu yeni geli\u015ftirilen s\u00fcnneti ya da yeni s\u00fcnnet kavram\u0131n\u0131 ilk defa konu\u015fmalar\u0131nda kullanan halife el-Mehdi idi. H.II. yy sonlar\u0131na do\u011fru S\u00fcnnet \u0130slam ulemas\u0131 taraf\u0131ndan, hadislerde ifadesini bulan mahdut say\u0131daki kurallar manzumesiyle s\u0131n\u0131rl\u0131 bir hale getirildi. Abbasi halifelerinin art\u0131k yeni bir S\u00fcnnet vazetmeleri m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildi.<\/p>\n<p>Gualtherus Juynboll ise peygamberin ashab\u0131 aras\u0131nda sahip oldu\u011fu itibardan dolay\u0131, hayat\u0131n\u0131n sonlar\u0131na do\u011fru onun davran\u0131\u015flar\u0131n\u0131n \u00f6rnek ve ba\u011flay\u0131c\u0131 oldu\u011fu fikrinin mevcut olabilece\u011fini kabul etmektedir.<\/p>\n<p>Nicolet bu ara\u015ft\u0131rmas\u0131nda Muhammet Peygamberin hayat\u0131 konusunda temel kaynaklar olarak ilk \u00fc\u00e7 asr\u0131n siret\/siyer ve ma\u011fazi literat\u00fcr\u00fcnde s\u00fcnnet ve t\u00fcrevlerinin kullan\u0131l\u0131\u015f\u0131na dair istatistik bir analiz denemesine giri\u015fmi\u015ftir. Kulland\u0131\u011f\u0131 kaynaklar ise el-V\u0101kid\u012b \u2019nin\u00a0 Kit\u0101b al-Ma\u011f\u0101z\u012b\u2019si , \u0130bn Hi\u015f\u0101m\u2019\u0131n\u00a0 es-Sira en-Nebeviyye\u2019si , \u0130bn Sa\u02bfd\u2019\u0131n\u00a0\u00a0 et-Tabak\u0101t el-Kubr\u0101\u2019s\u0131 , ve et-Taber\u012b \u2019nin Ta\u02ber \u012b h\u2019i . Bu kaynaklara ek olarak Y\u016bnus b. Bukeyr\u2019in \u0130bn \u0130shak\u2019\u0131n Sira\u2019s\u0131, \u00a0el-Ya\u2019k\u016bb\u012b \u2019nin\u00a0 T\u0101r\u012bh\u2019i\u00a0 ve Abdurrazak\u2019\u0131n el-Musannef\u2019indeki \u00a0Kit\u0101b el-Ma\u011f\u0101z\u00ee\u2019si .<\/p>\n<p>Bu kaynaklarda tarad\u0131\u011f\u0131 kavramlar ise;<\/p>\n<p>Sunnetulllah(Allah\u2019\u0131n s\u00fcnneti),<\/p>\n<p>\u0130slam \u00f6ncesinde ve M\u00fcsl\u00fcman olmayan guruplar\u0131n s\u00fcnneti,<\/p>\n<p>M\u00fcsl\u00fcman guruplar\u0131n(Kad\u0131nlar, Ehl-i Hayr, vb.) s\u00fcnneti,<\/p>\n<p>Hacc\u0131n S\u00fcnnetleri,<\/p>\n<p>\u0130slam \u00f6ncesi bireylere ait s\u00fcnnetler,<\/p>\n<p>Sahabi(ler)\u2019nin s\u00fcnneti,<\/p>\n<p>Muhammed Peygamber\u2019in s\u00fcnneti(Sunnetu\u2019n-Neb\u00ee, Sunnetu Rasulillah, Sunen Muhammed),<\/p>\n<p>sahibi belirsiz s\u00fcnnet (es-Sunen, ve-m a\u00a0 k a ne minel-feraidi ve-s-sunen fe-innema nezele bi-l-Medine, ve-emarahum Rasul Allah en yukri\u00fbhum el-Kur\u2019\u00e2n, ve-yu\u2019allimuhum es-sunen , yu\u2019allimuhum el-sunen ve-l-f\u0131kh, ve-hayr es-sunen sunen Muhammed, ve-emarahum Rasulullah en yukriuhum el-Kur\u2019an ve-yu\u2019allimuhum es-sunen).<\/p>\n<p>Bu kullan\u0131mlardan bilhassa \u201cen hay\u0131rl\u0131 s\u00fcnnet Muhammed\u2019in s\u00fcnnetidir\u201d ifadesinden, ba\u015fka uygulamalar\u0131n ya da bireylerin ve guruplar\u0131n s\u00fcnnetlerinin de bulundu\u011fu, ancak bunlar\u0131n Peygamber\u2019in s\u00fcnneti seviyesinde olmad\u0131\u011f\u0131 da anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r.(s.33).<\/p>\n<p>Sonu\u00e7ta siret kaynaklar\u0131 tarih kaynaklar\u0131na g\u00f6re daha az say\u0131da s\u00fcnnet terimi i\u00e7ermektedir. Ge\u00e7 tarih kaynaklar\u0131nda \u201csenne, sunan, sunne\u201d terimleri daha \u00e7ok ge\u00e7mekte ve et-Taberi\u2019nin eserinde zirveye ula\u015fmaktad\u0131r. Bu durumun, F\u0131k\u0131h ulemas\u0131 aras\u0131nda sunne(t) kavram\u0131na dair tart\u0131\u015fmalar\u0131n tarih alimlerini \u00a0de etkilemi\u015f olmas\u0131 ile izah\u0131 m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<ol start=\"2\">\n<li><strong>U\u1e63\u016blu\u2019s-Sunne: Ehl-i Hadis\u2019e G\u00f6re \u0130slami Ortodoksi(Do\u011fru inan\u00e7) ve Ortopraksi(Do\u011fru uygulama) Doktrini <\/strong><\/li>\n<\/ol>\n<p>Ahmet Temel<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>Ahmet temel \u201cUsulu\u2019s-Sunna\u201d kullan\u0131m\u0131n\u0131n \u00f6zellikle Ehl-i Hadis taraf\u0131ndan kullan\u0131mlar\u0131ndaki kavramsal geli\u015fmeyi ele alm\u0131\u015ft\u0131r. Usulu\u2019d-D\u00een, Usulu\u2019t-Tevhid ve\u00a0 Usulu\u2019l-Futy\u00e2\/Usulu\u2019l-F\u0131kh gibi kullan\u0131mlar yan\u0131nda\u00a0 Usulu\u2019s-Sunna kullan\u0131m\u0131n\u0131n Ehl-i Hadis\u2019in\u00a0 &#8211; bilhassa akait\/kelam alan\u0131nda olmak \u00fczere &#8211; \u00fczerinde ittifak etti\u011fi esaslar\u0131 ifade etmek i\u00e7in kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fclmektedir. Ayr\u0131ca bu kullan\u0131m\u0131n Ehl-i Hadis\u2019in kelamc\u0131lara kar\u015f\u0131 geli\u015ftirdi\u011fi alternatif bir literat\u00fcr i\u00e7in de kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fclmektedir.<\/p>\n<p>Mamafih burada ilmi emanet ve tarafs\u0131zl\u0131k ad\u0131na, T\u00fcrkiye\u2019li ve T\u00fcrk\u00e7e bilen bir akademisyen olan yazar\u0131n bu makalesinden \u00e7ok \u00f6nce bilhassa \u00fclkemizde bu konuda yap\u0131lan \u00e7al\u0131\u015fmalara tek kelimeyle i\u015farette bulunmam\u0131\u015f olmas\u0131 ve kendisinin bu \u00e7al\u0131\u015fmalarda var\u0131lan sonu\u00e7lardan farkl\u0131 ve onlar\u0131 a\u015fan ne gibi sonu\u00e7lara ula\u015ft\u0131\u011f\u0131na dair tespitler sunabildi\u011fi meselesi cevaplanmay\u0131 beklemektedir. Di\u011fer yandan yazar\u0131n mesela Usulu\u2019l-F\u0131kh kullan\u0131m\u0131yla ilgili olarak Bat\u0131\u2019da yap\u0131lm\u0131\u015f \u00f6nemli \u00e7al\u0131\u015fmalardan habersiz g\u00f6r\u00fcnmesi de ya eksik ara\u015ft\u0131rma ya da gev\u015feklikle izah\u0131 m\u00fcmk\u00fcn bir durum olsa gerektir.<\/p>\n<p>Sonu\u00e7 b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn son c\u00fcmlesi olarak Ehl-i Hadis\u2019in Usulu\u2019s-Sunne tarz\u0131 literat\u00fcr\u00fcn\u00fcn daha sonraki Ehlu\u2019s-Sunne\u2019yi de etkiledi\u011fine dair tespitine dair(s.53) do\u011frudan \u2013 mesela<em> Ehl-i S\u00fcnnet\u2019in Kurucu Atalar\u0131 <\/em>ba\u015fl\u0131kl\u0131 m\u00fcstakil \u00e7al\u0131\u015fmalar \u00e7ok \u00f6nceleri yap\u0131lm\u0131\u015f ve yay\u0131mlanm\u0131\u015f oldu\u011fu halde bunlara hi\u00e7bir \u015fekilde i\u015faret edilmemi\u015f olmas\u0131n\u0131 izah etmek m\u00fcmk\u00fcn g\u00f6r\u00fcnmemektedir.<\/p>\n<ol start=\"3\">\n<li><strong>Mutezili D\u00fc\u015f\u00fcncede S\u00fcnnet Kavram\u0131<\/strong> \u2013 Usm\u00e2n \u011e\u00e2n\u00ee<\/li>\n<\/ol>\n<p>Osman \u011ean\u00ee \u00a0ise\u00a0 S\u00fcnnet kavram\u0131n\u0131n Mu\u2019tezile\u2019nin olu\u015fum d\u00f6neminden klasik d\u00f6nemine kadar olan geli\u015fimini ele almaktad\u0131r. O Mutezilede S\u00fcnnet kavram\u0131yla ilgili tart\u0131\u015fmalar\u0131n birinci dereceden, hadisin i\u00e7eri\u011finin kabul edilebilirli\u011fini belirlemek amac\u0131yla, yani isnad merkezli Ehl-i Hadis yakla\u015f\u0131m\u0131na mukabil metin tenkidi merkezli yakla\u015f\u0131mda akl\u0131n rol\u00fcn\u00fc belirleme ba\u011flam\u0131nda ger\u00e7ekle\u015fti\u011fini ifade etmektedir. Buna ba\u011fl\u0131 olarak Mutezile m\u00fctevatir ve ahad haber gibi kavramlar\u0131n ne anlama geldi\u011fini, bir hadisin g\u00fcvenilirli\u011fini ne \u00f6l\u00e7\u00fcde ifade edebilece\u011fi noktas\u0131nda ele alarak tart\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. \u011e\u00e2n\u00ee \u00a0Mutezile\u2019nin S\u00fcnnet kavram\u0131 konusunda tek bir anlay\u0131\u015f sergiledi\u011fini s\u00f6ylemenin m\u00fcmk\u00fcn olmad\u0131\u011f\u0131 sonucuna var\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc ona g\u00f6re Mutezile\u2019nin S\u00fcnnet anlay\u0131\u015f\u0131 olu\u015fum d\u00f6neminden klasik d\u00f6neme kadar bir\u00e7ok de\u011fi\u015fim\/kayma ya\u015fam\u0131\u015f ve ana f\u0131k\u0131h mezhepleriyle olan irtibatlar\u0131na ba\u011fl\u0131 olarak g\u00f6r\u00fc\u015flerinde d\u00fczenlemelere gitmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Mutezilenin ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131 ile ilgili hikayede bazen V\u00e2s\u0131l yerine Amr b. Ubeyd\u2019in kondu\u011fu ve onun Hasan-\u0131 Basri\u2019nin de\u011fil de Katade\u2019nin meclisinden ayr\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bilgisinin mevcudiyetine de i\u015faret eden Osman(s.59), m\u00fcteakiben esas konuya ge\u00e7er ve \u015fu \u00f6nemli tespitle devam eder:<\/p>\n<p>Ona g\u00f6re muhataplar\u0131 g\u00fc\u00e7l\u00fc bir \u015fekilde ikna edebilmek i\u00e7in, ilk olarak tutarl\u0131 kurallar\u0131 olan bir epistemoloji tesisine giri\u015fen \u0130slam ulemas\u0131 Mutezile ulemas\u0131 olmu\u015ftur. Berahime, Sumeniyye ve Sofistler gibi be\u015f duyunun tecr\u00fcbe alan\u0131na girmeyen nakli bilgi(haber) kategorisini tamamen reddeden guruplara kar\u015f\u0131 Mutezile nakli karakterdeki dini bilgi i\u00e7in g\u00fc\u00e7l\u00fc bir epistemolojik temel kurmaya \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131r(s.60).<\/p>\n<p>Mutezile\u2019ye g\u00f6re insan\u0131n Allah ve kainat hakk\u0131nda bilgi edinebilmesinin \u00fc\u00e7 yolu vard\u0131r: Be\u015f duyu- Nakli bilgi\/Haber ve Ak\u0131l. Fizik d\u00fcnya hakk\u0131nda bilgi edinebilmek i\u00e7in be\u015f duyuya; metafizik d\u00fcnya hakk\u0131nda bilgi edinebilmek i\u00e7in de ya rasyonel \u00e7\u0131kar\u0131ma ya da Peygamberlerin verdi\u011fi bilgi\/haber\u2019e ba\u015fvurmak laz\u0131md\u0131r. Mutezileye g\u00f6re duyular ve ak\u0131lla elde edilen bilgi do\u011frudan iken, haber\/nakil\/rivayet dolayl\u0131d\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc haber\/rivayet\/nakil ile nesnesi aras\u0131nda arac\u0131lar\/raviler vard\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla \u00f6zne bu bilgiyi arac\u0131lar vas\u0131tas\u0131yla elde etti\u011fi i\u00e7in arac\u0131lar\u0131n\/ravilerin g\u00fcvenilir olmas\u0131 gerekir.<\/p>\n<p>Yine ona g\u00f6re, \u0130slam alimlerinin hadisleri de\u011ferlendirmede farkl\u0131 yollar izlemelerinin bir sonucu olarak, Mutezile\u2019nin S\u00fcnnet anlay\u0131\u015f\u0131 da, E\u015f\u2019ar\u00ee, Matur\u00eed\u00ee ve Ehl-i hadis\u2019inkinden farkl\u0131 olmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Mutezilede s\u00fcnnet konusundaki tart\u0131\u015fmalar son derece s\u0131n\u0131rl\u0131 kalm\u0131\u015ft\u0131r. Bunun muhtemel sebeplerinden birisi Osman\u2019a g\u00f6re, Mutezile imamlar\u0131n\u0131n f\u0131k\u0131h alan\u0131nda belli bir mezhebi benimsemeleri olabilir. Nitekim el-Cassas (\u00f6.370\/980), Ebu\u2019l-Huseyn el-Basri(\u00f6.477\/1085 ve ez-Zemah\u015feri(\u00f6.538\/1144 Hanefi idiler ; Kad\u0131 Abdulcabbar (\u00f6. 415\/1025) ise \u015eafii idi. Bu mezheplerde S\u00fcnnet temel bir kaynak oldu\u011fu i\u00e7in Mutezile bu konuya girmemi\u015f, sadece hadislerin muhtevas\u0131n\u0131n g\u00fcvenilirli\u011finin \u00f6zellikle akli a\u00e7\u0131dan nas\u0131l tespit edilebilece\u011fi \u00fczerinde durmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Peygamber\u2019in S\u00fcnnet\u2019i konusunda ilk Mutezililer, \u00f6zellikle de \u0130brahim en-Nazzam (\u00f6.220\/835), kavram\u0131 neredeyse tamamen reddetme e\u011filiminde g\u00f6r\u00fcn\u00fcyorlard\u0131, ya da en az\u0131ndan S\u00fcnnet\u2019in hadis \u015feklindeki kay\u0131tlar\u0131n\u0131n\/rivayetlerin kabul\u00fc konusunda o kadar s\u0131k\u0131 \u015fartlar ko\u015fmu\u015flard\u0131 ki, bu durumda rivayetlerin ancak pek az\u0131 kabule \u015fayan g\u00f6r\u00fclebilirdi( s. 61-62). Elbette bu Mutezilenin S\u00fcnnet\u2019i k\u00f6kten reddetti\u011fi anlam\u0131na gelmez, sadece onu birtak\u0131m de\u011ferler ve uygulamalar olarak g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc anlam\u0131na gelir. M\u00fctevatir olsun ahad olsun rivayet malzemesini ise isnad\u0131na ve ravilerine bakmaktan \u00f6te, akla uygunlu\u011fu \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcnde S\u00fcnnet ile e\u015f anlaml\u0131 kabul etmi\u015flerdir.<\/p>\n<p>Mutezile ve Ehl-i hadis birbirlerine bilinen tenkit ve ithamlar\u0131 y\u00f6neltmi\u015fler ve sonu\u00e7ta her iki gurup ta kendi metodolojilerini geli\u015ftirmi\u015flerdir. Mutezile dini kaynaklar\u0131 yorumlamada akl\u0131 y\u00fcceltirken, Hadis\u00e7iler isnad\u0131 kutsayarak, onu Peygamber \u0130slam\u2019\u0131n\u0131n en saf \u015fekliyle anla\u015f\u0131lmas\u0131n\u0131n ye\u011fane garantili yolu oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fc\u015ft\u00fcr. Mutezile i\u00e7in Kur\u2019an ve ak\u0131l metin tenkidinde temeldir. Mutezile\u2019ye g\u00f6re dinde tek nihai otorite Kur\u2019an vahyi olup, hadis rivayetlerini ise metodolojilerine uygunluk arz etti\u011fi \u00f6l\u00e7\u00fcde kullanm\u0131\u015flard\u0131r(s.62).<\/p>\n<p><strong>\u0130slami Epistemolojide M\u00fctevatir ve Ahad Kavram\u0131:<\/strong><\/p>\n<p>M\u00fctevatir terimine\u00a0 er-Ramehurmuzi ve el-H\u00e2kim en-Neys\u00e2b\u00fbr\u00ee\u2019nin eserlerinde rastlanmazken, VII\/XIII yy\u2019da mesela \u0130bn es-Salah\u2019\u0131n eserlerinde giderek daha geni\u015f olarak ele al\u0131nmaya ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Kelamc\u0131lar\u0131n \u00e7o\u011funlu\u011funa g\u00f6re Peygamberlerin peygamberlikle ilgili s\u00f6ylediklerinin kesinlik ifade etmesi, onlar\u0131n mucizelerle desteklenmesi sebebiyledir, ancak bu durum Peygamberlerin &#8211; bu mucizelere do\u011frudan \u015fahit olan &#8211;\u00a0 \u00e7a\u011fda\u015flar\u0131 i\u00e7in ge\u00e7erlidir.<\/p>\n<p>Ge\u00e7mi\u015f hakk\u0131nda bilgi edinmenin ye\u011fane yolu nakli bilgi\/haber\/rivayet oldu\u011fu i\u00e7in, b\u00fct\u00fcn dini kesimlerde \u00f6nem atfedilmi\u015ftir(s. 64).<\/p>\n<p>Ancak burada Osman\u2019\u0131n ge\u00e7mi\u015f hakk\u0131nda bilgi edinmenin e\u011fane yolunun nakli bilgi oldu\u011fu iddias\u0131 biraz izaha muhta\u00e7t\u0131r. Zira nakli bilgiye saray tarih\u00e7ilerinin kronikleri, arkeolojik ve n\u00fcmizmatik bulgular, yaz\u0131tlar ve benzeri nesnel kaynaklar da kat\u0131l\u0131yorsa bu ifade bir \u00f6l\u00e7\u00fcde makul say\u0131labilir, ama bunlar\u0131 g\u00f6z ard\u0131 edecek olursak iddia epey tart\u0131\u015fmal\u0131 bir hale gelecektir.<\/p>\n<p>Ahad hadis rivayetlerinin bilgi de\u011feri Kelamc\u0131lar aras\u0131nda tart\u0131\u015fmalara ve farkl\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015flere yol a\u00e7m\u0131\u015f olup, buna mukabil Ehl-i Hadis, Zahiriler ve rivayete g\u00f6re Ahmed b. Hanbel\u00a0 kesin bilgi ifade edece\u011fini kabul etmi\u015flerdir (s.64).<\/p>\n<p><strong>Te\u015fekk\u00fcl D\u00f6neminde Mu\u2019tezile\u2019nin Hadis(rivayetleri) Kar\u015f\u0131s\u0131ndaki Tutumu:<\/strong><\/p>\n<p>Ra\u015fha el-Umeri, klasik d\u00f6nem \u00f6ncesinde Mutezile\u2019de, onlar\u0131n \u00a0Hadis kar\u015f\u0131s\u0131nda tutumunu belirleyen \u00fc\u00e7 pozisyondan bahseder:<\/p>\n<p>Birincisi sadece hadis rivayetlerini aktarma pozisyonudur. Bunun ilk \u00f6rne\u011fi bizatihi Amr b. Ubeyd\u2019de g\u00f6r\u00fclmektedir. Kendisi kader\/irade h\u00fcrriyeti ile ilgili hadis rivayetinden dolay\u0131 Ehl-i Hadis\u2019in boykotuna muhatap olmu\u015ftur. Sumame b. el-E\u015fras\u2019\u0131n(\u00f6. 213\/828)<em> Kitabu\u2019s-Sunen\u2019<\/em>i, Cafer b. el-Mube\u015f\u015fir\u2019in \u00f6(.234\/848) <em>Kit\u00e2bu\u2019l-\u00c2s\u00e2ri\u2019l-Keb\u00eer\u2019<\/em>i ile <em>Kit\u00e2bu Ma\u2019\u00e2ni\u2019l-Ahb\u00e2r ve \u015eerhuh\u00e2<\/em>\u00a0 adl\u0131 eserleri, el-C\u00e2h\u0131z\u2019\u0131n(\u00f6. 255\/868) <em>Kit\u00e2bu\u2019l-Ahb\u00e2r ve Keyfe Tas\u0131hh<\/em> adl\u0131 eseri bu kategoriye verilebilecek \u00f6rnekler aras\u0131ndad\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130kinci pozisyon, sadece m\u00fctevatir kategorisinde olan haber\/rivayetleri kabul etmektir ki, bu V\u00e2s\u0131l b. At\u00e2(\u00f6. 131\/748) ile Ebu\u2019l-Huzeyl el-Allaf\u2019a (\u00f6. 227\/841) kadar gerilere giden bir tutumdur.<\/p>\n<p>\u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc pozisyon ise, ideolojik polemik arac\u0131 oldu\u011fu i\u00e7in rivayetler kar\u015f\u0131s\u0131nda tak\u0131n\u0131lan \u015f\u00fcpheci tav\u0131rd\u0131r. D\u0131r\u00e2r b. Amr (\u00f6.128\/815)[ makale yazar\u0131 vefat tarihi kesin bilinmeyen D\u0131rar\u2019\u0131n bu vefat tarihini nereden buldu\u011funu belirtmemi\u015ftir] \u00e7e\u015fitli f\u0131rkalar\u0131n polemik ama\u00e7l\u0131 olarak kulland\u0131klar\u0131 rivayetler kar\u015f\u0131s\u0131nda \u00f6fkesini dile getirerek bunlar\u0131 kabul etmeyi reddetmi\u015ftir. O, <em>et-Tahr\u00ee\u015f ve\u2019l-\u0130rc\u00e2<\/em> kitab\u0131nda hadis\u00e7ilerin polemik ama\u00e7l\u0131 olarak rivayetleri suiistimal ederek kullanmalar\u0131na tepki g\u00f6stermi\u015f ve bu suretle en-Nazzam\u2019a(\u00f6.220\/835) da \u00f6nc\u00fcl\u00fck etmi\u015f olmaktad\u0131r (s. 65).<\/p>\n<p>Ayr\u0131ca D\u0131rar en-Nazzam\u2019dan \u00f6nce rivayetlerin ba\u011f\u0131ms\u0131z bir delil olamayaca\u011f\u0131 konusunda a\u011f\u0131r ele\u015ftirilerde bulunmu\u015f ve hatta bu ama\u00e7la onun <em>Kit\u00e2bu Ten\u00e2kudi\u2019l-Had\u00ees<\/em> adl\u0131 bir eser yazd\u0131\u011f\u0131 da nakledilmi\u015ftir. D\u0131rar bu kitab\u0131nda o zaman mevcut olan her f\u0131rkan\u0131n hadis koleksiyonlar\u0131nda\u00a0 kendilerini destekleyecek\/hakl\u0131 g\u00f6sterecek rivayetler bulabildi\u011fini ileri s\u00fcrerek, rivayetlerin g\u00fcvenilirli\u011fini tart\u0131\u015fmaya a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Burada yazara not d\u00fc\u015fmek ad\u0131na D\u0131rar\u2019\u0131n bu ifadelerinin, \u0130bn Kuteybe\u2019nin Te\u2019vil\u2019inin giri\u015finde al\u0131nt\u0131lad\u0131\u011f\u0131 ele\u015ftirileri and\u0131rd\u0131\u011f\u0131na dikkat \u00e7ekmekte yarar vard\u0131r ki, onun D\u0131rar\u2019\u0131n bu kitab\u0131na \u2013 ve de\u00a0 H\u00fcseyin Hansu hocam\u0131za g\u00f6re et-Tahr\u00ee\u015f adl\u0131 eserine &#8211; cevap olarak Te\u2019vil\u2019i yazm\u0131\u015f olabilece\u011fini g\u00fcndeme getirmektedir.<\/p>\n<p>Osman\u2019a g\u00f6re, en-Nazzam daha da ileri giderek ak\u0131l ve Kur\u2019an d\u0131\u015f\u0131nda m\u00fctevatir de ahad da olsa rivayetlerin kesin bilgi kayna\u011f\u0131 olamayaca\u011f\u0131n\u0131 ileri s\u00fcrm\u00fc\u015f ve ravilerin potansiyel zaaf ve hatalar\u0131na dikkat \u00e7ekerek, hi\u00e7bir ravinin, aktard\u0131\u011f\u0131 rivayetin metninde de\u011fi\u015fiklik yapmad\u0131\u011f\u0131ndan emin olunamayaca\u011f\u0131n\u0131 vurgulam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>D\u0131rar b. Amr (\u00f6. 195\/810)[Daha \u00f6nce 128 y\u0131l\u0131 verilmi\u015fti?] \u00a0Mu\u2019tezile\u2019yi kozmolojik bir sistem olarak tesis ederken, hadis bu konuda kayda de\u011fer hi\u00e7bir rol oynamam\u0131\u015ft\u0131r. Onun rivayet merkezli muhaliflerine kar\u015f\u0131 ak\u0131l ve Kur\u2019an\u2019a dayanarak rivayetleri reddetme tutumu Ebubekr el-Asamm(\u00f6. 201\/816) taraf\u0131ndan da s\u00fcrd\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Ancak S\u00fcnnet\u2019in hadisle\u015fmesi olgusu kar\u015f\u0131s\u0131nda en-Nazzam ve daha sonra Basra\u2019l\u0131 [polimat]\/ansiklopedist el-Cah\u0131z\u00a0 hadis rivayetlerinin kullan\u0131m\u0131n\u0131 kesinlik ifade eden m\u00fctevatir ile s\u0131n\u0131rland\u0131rmaya ve bunun i\u00e7in gerekli \u015fartlar\u0131 belirlemeye y\u00f6nelmi\u015flerdir. Bu geli\u015fmelerin sonucu olarak Mutezile \u00e7ok daha az miktarda hadis rivayetini kabul etmi\u015f g\u00f6r\u00fcnmektedir(s. 66).<\/p>\n<p>\u0130bn Kuteybe\u2019nin Te\u2019vil\u2019inde Mutezilenin hadis alan\u0131ndaki ele\u015ftirilerine cevap vermek amac\u0131yla ele ald\u0131\u011f\u0131 baz\u0131 konular da\u00a0 [rivayet\u00e7i\/nakilci]\u00a0 Hadis\u00e7iler ile [Kur\u2019an ve akl\u0131 merkeze alan]\u00a0 Mutezile aras\u0131ndaki yakla\u015f\u0131m farkl\u0131l\u0131klar\u0131n\u0131 g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne sermektedir(s. 67-68).<\/p>\n<p><strong>Klasik D\u00f6nemde Mutezile\u2019nin Hadis Konusundaki Tutumu :<\/strong><\/p>\n<p>III. yy sonlar\u0131 ile V. yy ba\u015flar\u0131nda Mutezile bir yandan \u201cS\u00fcnnet\u2019in hadisle\u015fmesi\u201d \u00a0olgusu di\u011fer yandan 234\/848 de Ba\u011fdad\u2019daki engizisyon uygulamalar\u0131 ard\u0131ndan giderek has\u0131mlar\u0131yla uzla\u015fmaya y\u00f6nelmi\u015f ve rivayet merkezli has\u0131mlar\u0131\/rakipleri olan hadis\u00e7ilerinkiyle mukayese edilebilecek derecede hadis ara\u015ft\u0131rmalar\u0131na giri\u015fmi\u015ftir. Mesela Muhammed b. Imr\u00e2n el-Merzub\u00e2n\u00ee(\u00f6. 384\/994) Mutezili bir alimdir ve hadis\u00e7iler kendisini g\u00fcvenilir bir ravi olarak kabul etmi\u015flerdir. Bundan dolay\u0131 o Mutezilenin hadisleri \u00fczerine bir kitap ta yazm\u0131\u015ft\u0131r. Ebu Sa\u00eed Ali b. es-Semm\u00e2n(\u00f6. 434\/1042) ise kelamda Mutezili f\u0131k\u0131hta Hanefi olarak\u00a0 el-Hat\u00eeb el-Ba\u011fdadi\u2019ye(\u00f6.463\/???) hadiste hocal\u0131k yapm\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n<p>Mutezilede hadis konusunda as\u0131l de\u011fi\u015fiklik Kad\u0131 Abdulcabbar (\u00f6. 415\/1025) ile ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r, zira daha \u00f6nce Mutezile ulemas\u0131 hadisler konusunda ihtiyatl\u0131 olan Hanefi mezhebine mensup iken, o \u015fafii mezhebine ge\u00e7mekle \u015fafii mezhebinin hadisler konusundaki tutumuna tabi olarak, f\u0131khi alanda hadislerin her tabakada birden \u00e7ok ravi taraf\u0131ndan rivayet edilmi\u015f olma \u015fart\u0131ndan vazge\u00e7mi\u015f, ama kelami konularda m\u00fctevatir \u015fart\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr.<\/p>\n<p>\u00d6te yandan Ebu\u2019l-Huseyn el-Basr\u00ee (\u00f6. 436\/1044)[s. 61 ve 64\u2019te ise 477\/1085 \u015feklinde?] hakk\u0131nda daha \u00f6nce Hanefi mezhebine ba\u011fl\u0131 oldu\u011fundan bahsedilmesine ra\u011fmen(s.61), birka\u00e7 sayfa sonra \u015eafii mezhebine mensup oldu\u011fu ve kendinden sonraki bir\u00e7ok \u015fafii usul-i f\u0131k\u0131h kitab\u0131na \u00f6rnek te\u015fkil etti\u011fi (s. 69-70) ifade edilmekle, bu konuda titiz davran\u0131lmad\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fclmektedir.<\/p>\n<p>Ebu\u2019l-Huseyn el-Basri\u2019nin\u00a0 ahad hadislere yakla\u015f\u0131m\u0131n\u0131n, hemen hemen b\u00fct\u00fcn s\u00fcnni M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n payla\u015ft\u0131\u011f\u0131 yakla\u015f\u0131m\u0131n ayn\u0131s\u0131 oldu\u011funu s\u00f6yleyen yazar, ahad haberin kesin bilgi(ilm) de\u011fil amel etmeyi gerektiren muhtemel\/tahmini bilgi(zann) ifade etti\u011fi \u015feklindeki onun bu yakla\u015f\u0131m\u0131n asl\u0131nda e\u015f-\u015eafii\u2019nin yakla\u015f\u0131m\u0131 oldu\u011funu ileri s\u00fcrmekteyse de (s.70),\u00a0 bu husus olduk\u00e7a tart\u0131\u015fmal\u0131d\u0131r, zira e\u015f-\u015eafii\u2019nin er-Risale\u2019deki ifadeleri onun ahad haberi de m\u00fctevatir gibi kesin bir bilgi kayna\u011f\u0131 olarak g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc g\u00f6stermektedir.[Bu konuda geni\u015f bilgi i\u00e7in <em>S\u00fcnni Paradigman\u0131n Olu\u015fumunda \u015eafii\u2019nin Rol\u00fc<\/em> adl\u0131 antolojiye bak\u0131labilir].<\/p>\n<p>Sonu\u00e7 \u00a0k\u0131sm\u0131nda yazar S\u00fcnnet ve hadis konusunda Mutezilenin kurulu\u015f d\u00f6neminden klasik d\u00f6nemine kadar dikkat \u00e7ekici de\u011fi\u015fiklikler g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc vurgulad\u0131ktan sonra, mesela Ebu\u2019l-K\u00e2s\u0131m el-Belh\u00ee\u2019nin Kub\u00fbl[Kabul?] el-Ahb\u00e2r adl\u0131 eserinde S\u00fcnnet\u2019i Kur\u2019an\u2019dan sonra Kelam alan\u0131nda\u00a0 ikinci \u00f6nemli kaynak olarak g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc belirtir. el-Belhi\u2019ye g\u00f6re bir hadisin sahih olabilmesi i\u00e7in Kur\u2019an\u2019a ve \u00fczerinde \u00fcmmetin veya ilk \u0130slam toplumunun icma etti\u011fi s\u00fcnnetlere ayk\u0131r\u0131 olmamas\u0131 gerekti\u011fine de\u011finir, el-C\u00e2h\u0131z\u2019\u0131n da haber\/hadis kavram\u0131ndan ziyade \u201c\u00fczerinde b\u00fct\u00fcn M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n ittifak etti\u011fi s\u00fcnnetler\u201d kavram\u0131n\u0131 kulland\u0131\u011f\u0131na dikkat \u00e7eker. Buradan hareketle Mutezile\u2019nin S\u00fcnnet, m\u00fctevatir ve ahad haber konular\u0131nda tamamen ayn\u0131 fikirde oldu\u011funu s\u00f6ylemenin zor oldu\u011funu ifade eder. Mutezile\u2019nin muhtemelen S\u00fcnnet\u2019e, f\u0131k\u0131hta takip etti\u011fi Ebu Hanife gibi ilk Hanefi fakihlerin g\u00f6zl\u00fckleriyle bakt\u0131klar\u0131n\u0131 da ekler. Mutezile\u2019nin f\u0131k\u0131hta s\u00fcnni mezhepleri takip etmesinden bu yana S\u00fcnnet\u2019i ekseri ulema gibi anlad\u0131\u011f\u0131n\u0131, f\u0131k\u0131h de\u011fil sadece kelam alan\u0131nda farkl\u0131 bir tutum sergilediklerini de ekler(s.70-71).<\/p>\n<p>[Not: Yazar\u0131n kullan\u0131mlar\u0131nda ge\u00e7en Kub\u00fbl el-Ahb\u00e2r (s. 69, 70, 73) \u015feklindeki okunu\u015fa Bat\u0131 dillerinde \u00e7ok rastlanmakla beraber kanaatimizce do\u011frusu \u201cKabul el-Ahbar\u201d \u015feklinde olsa gerektir ].<\/p>\n<p>Bu makalede baz\u0131 redaksiyon problemleri de dikati \u00e7ekmektedir. Mesela s. 70\u2019teki \u201cThe Mu\u02bftazilite was a distinct school of thought with its own principles and foundations which cantered[centered?] primarily on the issues of creed and theology\u201d c\u00fcmlesinde \u201ccantered\u201d muhtemelen \u201ccentered\u201d olmal\u0131d\u0131r. Hem bu \u00f6rnek hem de s.73, dpnt.,52\u2019deki\u00a0 (See also chapter ? in this volume) \u015feklindeki ifade, kitab\u0131n redaksiyon konusunda olduk\u00e7a problemli oldu\u011funu g\u00f6stermektedir.<\/p>\n<p>Sonu\u00e7ta Osman\u2019a g\u00f6re nakli bilgi Mutezile taraf\u0131ndan dini alana dair en \u00f6nemli bilgi kayna\u011f\u0131 olarak kabul edilmi\u015ftir.<\/p>\n<ol start=\"4\">\n<li><strong>Hadis\u2019in S\u00fcnnetle\u015fmesi (veya S\u00fcnnile\u015fmesi) , S\u00fcnnet\u2019in Hadisle\u015fmesi <\/strong>\u2013 Ai\u015fe Y. Musa<\/li>\n<\/ol>\n<p>Ai\u015fe Musa\u2019ya gelince, o S\u00fcnni [asl\u0131nda sadece Ehl-i Hadis???] hadis literat\u00fcr\u00fcn\u00fcn f\u0131kh\u0131n hizmetinde nas\u0131l geli\u015fti\u011fini ve bu literat\u00fcr\u00fcn \u201cHadis\u2019in S\u00fcnnetle\u015fmesi\u201d ve \u201cS\u00fcnnet\u2019in Hadisle\u015fmesi\u201d olgusunu nas\u0131l peki\u015ftirdi\u011fini \u00a0g\u00f6stermeyi ama\u00e7lam\u0131\u015ft\u0131r.. O, S\u00fcnni [ sadece Ehl-i Hadis] literat\u00fcr\u00fcn\u00fcn, hacimleri, i\u00e7erdi\u011fi \u00f6zel rivayetler, bunlar\u0131n yerle\u015ftirildi\u011fi konu ba\u015fl\u0131klar\u0131, ana ve\u00a0 alt b\u00f6l\u00fcmlerin sistemati\u011fi, S\u00fcnnet\u2019in ve bilginin hadisle\u015ftirilmesi s\u00fcre\u00e7lerini ve S\u00fcnnet\u2019in kayna\u011f\u0131 olarak Hz. Peygamber\u2019in \u00f6ncelik ve \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc\u00a0 \u00a0g\u00f6stermesi bak\u0131m\u0131ndan fevkalade a\u00e7\u0131klay\u0131c\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Ai\u015fe Musa yine g\u00f6stermektedir ki, hadis koleksiyonlar\u0131nda S\u00fcnnet ve t\u00fcrevlerinin kullan\u0131l\u0131\u015f s\u0131kl\u0131\u011f\u0131, yukar\u0131da Hadis koleksiyonlar\u0131 ve konu ba\u015fl\u0131klar\u0131 hakk\u0131nda sunulan tabloyla s\u0131k s\u0131k ters d\u00fc\u015fmektedir.<\/p>\n<p>Ai\u015fe Musa yaz\u0131s\u0131na ba\u015flarken, e\u015f-\u015eafii\u2019den (\u00f6. 204\/820) bu yana S\u00fcnnet ile hadis\u2019in e\u015f anlaml\u0131 g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc s\u00f6ylemekteyse de, asl\u0131nda mant\u0131ken dahi bunun ancak e\u015f-\u015eafii\u2019nin bu konudaki \u00e7abalar\u0131 \u00fczerinden belli bir s\u00fcre ge\u00e7tikten sonra ger\u00e7ekle\u015febilece\u011fini g\u00f6rmek \u00a0zor olmasa gerektir. Kald\u0131 ki bunun b\u00f6yle oldu\u011funa dair Vail Hallak\u2019\u0131n ara\u015ft\u0131rmas\u0131ndan bizzat yazar\u0131n da haberdar oldu\u011fu g\u00f6r\u00fclmektedir(s.78). Keza Sahih-i Buhari\u2019nin Kur\u2019an\u2019dan sonra en \u00f6nemli kitap oldu\u011funa dair ifadesi de zaman \u2013 mekan \u2013 ki\u015filer \u2013 ekoller ba\u011flam\u0131nda olduk\u00e7a tart\u0131\u015fmal\u0131 bir ifade olmas\u0131 hasebiyle biraz bo\u015flukta durmaktad\u0131r(s. 75).<\/p>\n<p>Yazar\u0131n yayg\u0131n kullan\u0131ma uyarak s\u0131k s\u0131k S\u00fcnni hadis koleksiyonlar\u0131(s.78,82) tabirini kullanmas\u0131n\u0131 bir \u00f6l\u00e7\u00fcde mazur g\u00f6rmek m\u00fcmk\u00fcn ise de, konusu s\u00fcnnet-hadis ayr\u0131m\u0131 ve daha sonra bunlar\u0131n e\u015f anlaml\u0131 hale gelmesi olan bir ara\u015ft\u0131rmac\u0131n\u0131n, bu literat\u00fcr\u00fcn Ehl-i S\u00fcnnet\u2019i de\u011fil, sadece Ehl-i S\u00fcnnet\u2019in on\u2019a yak\u0131n bile\u015feninden Ehl-i hadis\u2019i temsil edebilece\u011fini fark etmesi de beklenirdi.<\/p>\n<p>Malik\u2019in el-Muvatta\u2019\u0131n\u0131n bir hadis kitab\u0131 de\u011fil f\u0131k\u0131h kitab\u0131 oldu\u011funa dair kesin ifadesinin tart\u0131\u015fmal\u0131 bir ifade olmas\u0131 \u2013 zira yazar\u0131n bu ba\u011flamda musannef, sunen ve cami t\u00fcr\u00fc hadis koleksiyonlar\u0131n\u0131n el-Muvatta\u2019dan fark\u0131n\u0131 da izah etmesi gerekecektir &#8211;\u00a0 bir yana, bu kitab\u0131n s\u00fcnnet\u2019in\u00a0 hen\u00fcz hadis ile\u00a0 yak\u0131n ili\u015fkili bir kavram haline gelmedi\u011fi bir d\u00f6nemi yans\u0131tt\u0131\u011f\u0131na i\u015faret etmesi(s. 79) kayda de\u011fer g\u00f6r\u00fcnmektedir.<\/p>\n<p>Ara\u015ft\u0131rmada kulland\u0131\u011f\u0131 hadis kaynaklar\u0131 hakk\u0131nda tan\u0131t\u0131c\u0131 bilgiler veren yazar, bu esnada m\u00fcsnedlerin musanneflerden sonra telif edilmeye ba\u015flad\u0131\u011f\u0131n\u0131 da ifade etmekte ve musnedlerin ger\u00e7ek anlamda hadis kitab\u0131 oldu\u011funa dair de\u011ferlendirmeleri aktarmaktad\u0131r(s. 80). Hadis tarihine dair klasik \u00e7a\u011fda\u015f b\u00fct\u00fcn eserlerde de tekrarlanan birinci iddia ilk bak\u0131\u015fta do\u011fru gibi g\u00f6r\u00fcnse de, asl\u0131nda bu \u00f6ncelik sonral\u0131k meselesinin abart\u0131lacak kadar olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Zira musannef tarz\u0131 ilk eserlerin derleyicileri\u00a0 ile musned tarz\u0131 eserlerin derleyicileri aras\u0131nda \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bir zaman fark\u0131 yoktur. Hatta Musned tarz\u0131n\u0131n musannef tarz\u0131ndan \u00f6nce geli\u015fti\u011fi tezi de varsa da, her iki t\u00fcr\u00fcn beraber geli\u015fti\u011fi \u015feklindeki yakla\u015f\u0131m (TDV, \u0130slam Ansiklopedisi, \u201cMusannef\u201d maddesi) daha ger\u00e7ek\u00e7i g\u00f6r\u00fcnmektedir. \u00d6te yandan ger\u00e7ek anlamda hadis koleksiyonu nitelemesini hakedenin Musned tarz\u0131 eserler oldu\u011fu \u015feklindeki de\u011ferlendirme de \u2013 di\u011fer t\u00fcrlerin ayn\u0131 zamanda f\u0131khi, kelami, vs m\u00fclahazalara da dayand\u0131\u011f\u0131 hat\u0131rlanacak olursa- makul g\u00f6r\u00fcnmektedir. Keza s\u00fcnnet-hadis ili\u015fkisini\u00a0 en iyi g\u00f6steren eserlerin Sunen tarz\u0131 eserler oldu\u011fu \u015feklindeki tespiti(s. 81) de kayda de\u011fer g\u00f6r\u00fcnmektedir.<\/p>\n<ol start=\"5\">\n<li><strong>\u0130BAD\u0130 EKOL\u00dcNDE S\u00dcNNET KAVRAMI<\/strong> &#8211; Ersilia Francesca<\/li>\n<\/ol>\n<p>Ersilia Francesca\u2019n\u0131n katk\u0131s\u0131 ise \u0130badi mezhebinde S\u00fcnnet kavram\u0131n\u0131n geli\u015fimiyle ilgilidir. \u0130badi mezhebinin erken d\u00f6nem kaynaklar\u0131nda S\u00fcnnet kavram\u0131 hem \u201cYa\u015fayan S\u00fcnnet\u201d anlam\u0131nda hem de (Rasulullah\u0131n S\u00fcnnet\u2019ini terketti\u011fi kabul edilen Osman hari\u00e7, Ebubekir, \u00d6mer, Ali, Ai\u015fe, \u0130bn Abbas ve Cabir b. Abdillah gibi) Peygamber\u2019in en yak\u0131n \u00e7evresinin g\u00f6r\u00fc\u015f ve uygulamalar\u0131 anlam\u0131nda ( hem ilk d\u00f6nem Basra\u2019l\u0131 \u0130badi otoriteleri hem de Uman[yayg\u0131n ve yanl\u0131\u015f kullan\u0131\u015fta oldu\u011fu gibi Umman de\u011fil] fakihleri taraf\u0131ndan) kullan\u0131lmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>V\/ XI yy. sonu ile VI\/XII yy. ba\u015flar\u0131nda Uman\u2019daki \u0130badi ansiklopedistlerinin eserlerinden anla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u00fczere \u0130badi mezhebinde S\u00fcnnet\u2019in hadisle\u015fmesi s\u00fcrecinin mekanizmalar\u0131n\u0131 ve buna yol a\u00e7an fakt\u00f6rleri de ortaya koymu\u015ftur. O \u015eeriatta (Peygamber\u2019in S\u00fcnnet\u2019i anlam\u0131nda) S\u00fcnnet\u2019in Kur\u2019an kar\u015f\u0131s\u0131ndaki stat\u00fcs\u00fc ve pozisyonu konusunda \u0130badiler\u2019in g\u00f6r\u00fc\u015flerinin, ilgili S\u00fcnni literat\u00fcrdekilerin bir yans\u0131mas\u0131 oldu\u011fu sonucuna da var\u0131r.<\/p>\n<p>Giri\u015f\u2019te yazar, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde Uman\u2019da [Umman de\u011fil], Cezayir\u2019de Mzab vahalar\u0131nda, Trablusgarp\u2019ta Zav\u00e2ra ve Cebel-i Nef\u00fbse\u2019de, Tunus\u2019ta Cerba adas\u0131nda, daha \u00f6nce Uman sultanl\u0131\u011f\u0131na ba\u011fl\u0131 olan Zenzibar adas\u0131nda ya\u015fayan \u0130badilerin, \u00a0haricilerin bir devam\u0131 oldu\u011fu \u015feklinde yayg\u0131n, ancak g\u00fcn\u00fcm\u00fcz \u0130badileri taraf\u0131ndan \u015fiddetle reddedilen tezi tekrarlamas\u0131 bir yana, siyasi ve kelami y\u00f6n\u00fc \u00f6n plana \u00e7\u0131kan bu mezhebin dikkatlerden ka\u00e7an \u00f6nemli bir y\u00f6n\u00fcne dikkat \u00e7eker : Ya\u015fayan f\u0131k\u0131h mezheplerinin en eskilerinden olmas\u0131!(s. 97).<\/p>\n<p>T\u0131pk\u0131 Mu\u2019tezile gibi Basra\u2019da ve yine el-Hasen el-Basri\u2019nin ve \u0130bn Abbas\u2019\u0131n arkada\u015f\u0131 ve takip\u00e7isi &#8211;\u00a0 ve Kat\u00e2de b. Di\u00e2me, Amr b. Herim, Amr b. Dinar, Temim b. Huveys, Um\u00e2ra b. Hayy\u00e2n gibi s\u00fcnni otoritelerinde hocas\u0131 \u2013 olan Cabir b. Zeyd\u2019in \u00f6\u011frencisi\u00a0 Ebu Ubeyde liderli\u011finde ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 ifade edilen \u0130badi hareketinin, S\u00fcnni otoritelerle uzla\u015fma \u00e7abalar\u0131 kesin olarak ba\u015far\u0131s\u0131z olunca, \u0130badilerin giderek radikalle\u015fme s\u00fcrecine girerek, H. II. yy\u2019\u0131n ilk on\u2019lu y\u0131llar\u0131 ile sonu aras\u0131nda S\u00fcnni toplumdan kopu\u015fun tamamen ger\u00e7ekle\u015fti\u011fine dikkat \u00e7ekilmektedir(s. 98). Basra\u2019da ba\u015flayan \u0130badi hareketi H. III. yy\u2019dan sonra Basra\u2019dan Uman\u2019a ta\u015f\u0131nd\u0131ktan sonra, III. yy\u2019da ba\u015flay\u0131p V. ve VI. yy\u2019da yo\u011funla\u015fan bir sistematizasyon s\u00fcrecine girerek S\u00fcnni eserlerde tart\u0131\u015f\u0131lan konular\u0131 and\u0131ran bir yap\u0131 i\u00e7erisinde kendi f\u0131kh\u0131n\u0131 olu\u015fturmu\u015ftur (s. 98). XIX yy\u2019da \u0130badilik, \u00a0Abdulaziz b. el-Hacc el-\u0130zc\u00een\u00ee(\u00f6.1808), Muhammed b. Yusuf Itf\u0131yyi\u015f(\u00f6.1914)\u00a0 eliyle \u00a0Ma\u011frib\u2019te,\u00a0 \u00a0Abdullah b. Humeyd es-S\u00e2lim\u00ee(\u00f6. 1914) eliyle de Uman\u2019da bir r\u00f6nesans ger\u00e7ekle\u015ftirmi\u015ftir(s. 98).<\/p>\n<p>\u0130badi f\u0131kh\u0131\u2019n\u0131n,\u00a0 Kur\u2019an, S\u00fcnnet, K\u0131yas ve \u0130cma\u2019\u0131 esas almas\u0131 itibariyle di\u011fer mezheplerden fark\u0131 yoktur. Sadece di\u011fer mezheplerin kabul etmedi\u011fi baz\u0131 rivayetler ve baz\u0131 konularda kaynaklar\u0131 farkl\u0131 yorumlamalar\u0131 sebebiyle f\u00fcruda S\u00fcnnilikten farkl\u0131 baz\u0131 sonu\u00e7lara varm\u0131\u015f olduklar\u0131n\u0131 s\u00f6ylemek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr(s. 99).<\/p>\n<p><strong>\u0130lk \u0130badi Kaynaklarda\u00a0 S\u00fcnnet Kavram\u0131<\/strong><\/p>\n<p>Mezhebin kurucu imam\u0131 Cabir b. Zeyd\u2019in g\u00f6r\u00fc\u015fleri biri \u0130badi (Dumam b. es-S\u00e2ib, Ebu Ubeyde, Ebu Nuh Salih, Hayyan el-A\u2019rac) \u00a0di\u011feri s\u00fcnni (Katade, Amr b. Dinar ve Amr b. Herim) olmak \u00fczere iki kanaldan intikal etmi\u015ftir(s.99).<\/p>\n<p>Cabir b. Zeyd\u2019e g\u00f6re S\u00fcnnet, Hz. Peygamber kadar sahabe g\u00f6r\u00fc\u015flerini de i\u00e7ine alan genel bir kavramd\u0131r (s. 101). Keza S\u00e2lim b. Zekv\u00e2n\u2019\u0131n m. 800 y\u0131llar\u0131nda yaz\u0131ld\u0131\u011f\u0131 iddia edilen bir mektubuna g\u00f6re o, S\u00fcnnet kavram\u0131n\u0131 hem Peygamberin S\u00fcnneti\u00a0 hem de Salihlerin ve Hulefa-i ra\u015fidinin \u2013 Peygamberin s\u00fcnnetine ihanet etmekle su\u00e7lanan Osman hari\u00e7, Ebubekir ve \u00d6mer\u2019in &#8211;\u00a0 s\u00fcnneti anlam\u0131nda kullanm\u0131\u015ft\u0131r(s. 101-102).<\/p>\n<p>Cabir ve Ebu Ubeyde\u2019ye g\u00f6re f\u0131khi konularda \u00f6nce Kur\u2019an\u2019a, onda yoksa S\u00fcnnet\u2019e ba\u015fvurulur. Bir kelamc\u0131 ve fakih olarak Ebu Ubeyde nakilci bir yakla\u015f\u0131m sergilemi\u015f ve re\u2019y\u2019in kullan\u0131m\u0131na \u015fiddetle kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131km\u0131\u015f, sadece bir icma olu\u015fmas\u0131 durumunda re\u2019y\u2019e kap\u0131 aralam\u0131\u015ft\u0131r(s. 102).<\/p>\n<p>\u0130badilerin hadis koleksiyonu olu\u015fturma y\u00f6n\u00fcndeki ilk ad\u0131mlar\u0131 Ebu Ubeyde\u2019nin\u00a0 halefi er-Rab\u00ee\u2019 taraf\u0131ndan at\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r(s. 103).<\/p>\n<p>Ba\u015flang\u0131\u00e7ta \u0130slam d\u00fcnyas\u0131ndaki \u00a0f\u0131khi tart\u0131\u015fmalara aktif olarak kat\u0131lan \u0130badiler, daha sonra giderek s\u00fcnni gelene\u011fe kar\u015f\u0131 h\u0131r\u00e7\u0131n polemiklere giri\u015fmi\u015f ve \u0130slam d\u00fcnyas\u0131n\u0131n s\u0131n\u0131r b\u00f6lgelerinde izole topluluklar haline gelmi\u015flerdir(s. 104).<\/p>\n<p><strong>\u0130badi Ekol\u00fcn Rasyonalizasyonu <\/strong><\/p>\n<ol>\n<li>III. yy\u2019dan sonra \u0130badilik, usul-i f\u0131kha y\u00f6nelmi\u015f ve kaynaklar\u0131n otoritesi, g\u00fcvenilirli\u011fi ve yorumlanmas\u0131 konular\u0131ndaki tart\u0131\u015fmalara giri\u015fmi\u015flerdir(s. 104).<\/li>\n<li>III. yy\u2019da Ebu\u2019l-Munzir\u2019in (\u00f6.290\/ 908) <em>Kitabu\u2019r-Rasf<\/em> adl\u0131 eserinde kaynaklar Kur\u2019an, S\u00fcnnet ve \u0130badi gelene\u011fi(\u00e2s\u00e2ru\u2019l-muslim\u00een) \u015feklinde s\u0131n\u0131rlanm\u0131\u015ft\u0131r. Ona g\u00f6re S\u00fcnnet Kur\u2019an\u2019dan ba\u011f\u0131ms\u0131zd\u0131r, onu a\u00e7\u0131klar, ek h\u00fck\u00fcmler getirir, hatta neshedebilir(s. 105,107). Ancak ne onun bu eserinde ne de H. III. yy \u0130badi kaynaklar\u0131nda S\u00fcnnet\u2019in Peygamberin s\u00fcnneti ile s\u0131n\u0131rland\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131na dair herhangi bir ipucu yoktur. H. IV. yy\u2019da ise usul-furu ayr\u0131m\u0131na gidilerek, \u0130badili\u011fin doktrininin, S\u00fcnni usul kitaplar\u0131ndaki plana g\u00f6re tart\u0131\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 yeni bir d\u00f6neme girilmi\u015ftir. Abdullah b. Muhammed b. Bereke el-Behlevi\u2019nin( IV\/X. Yy. ikinci yar\u0131s\u0131) <em>Kit\u00e2bu\u2019l-C\u00e2mi\u2019<\/em> adl\u0131 eseri S\u00fcnni ekollerin hadis tasnifini benimseyerek, \u0130badi f\u0131kh\u0131na kayda de\u011fer bir katk\u0131da bulunmu\u015ftur (s. 105).<\/li>\n<\/ol>\n<p><strong>Uman kaynaklar\u0131nda \u201cHadisle\u015fme\u201d S\u00fcreci<\/strong><\/p>\n<p>\u0130badiler isnad\u0131 sa\u011flam olmak kayd\u0131yla di\u011fer mezheplerin kaynaklar\u0131ndaki hadisleri delil olarak kullanmakta bir beis g\u00f6rmezler. Hatta\u00a0 s\u00fcnni\/Ehl-i Hadis kaynaklar\u0131ndaki rivayetleri bazen\u00a0 isnats\u0131z ve s\u0131hhatini sorgulamaks\u0131z\u0131n kulland\u0131klar\u0131 da vakidir. Herkesin ortak mal\u0131 olarak g\u00f6r\u00fclen bu hadis kaynaklar\u0131 \u0130badi mezhebi taraf\u0131ndan adeta emilmi\u015fse de, bunun sadece fadail\/faziletler konular\u0131nda ge\u00e7erli oldu\u011funu, mezhebin doktrinine ters d\u00fc\u015fen rivayetleri kapsamad\u0131\u011f\u0131n\u0131 da vurgulamakta yarar vard\u0131r(s. 106).<\/p>\n<p><strong>Ma\u011frib Kaynaklar\u0131nda \u201cHadisle\u015fme\u201d S\u00fcreci<\/strong><\/p>\n<p>Kuzey Afrika\u2019daki \u0130badiler, Fat\u0131milerin egemenli\u011fi \u00fczerine Mzab, Cerba ve Cebel-i nefuse gibi \u00fccra b\u00f6lgelere \u00e7ekilmek durumunda kalm\u0131\u015flard\u0131r. Bu d\u00f6nemde \u0130badiler Ma\u011frib\u2019te egemen olan Malikili\u011fin de etkisiyle s\u00fcnni[Ehl-i Hadis?] kaynaklar\u0131ndaki rivayetleri \u0130badi gelene\u011fine asimile etmi\u015fler. Mamafih VIII\/XIV yy\u2019da hala s\u00fcnni kaynaklara ba\u015fvurmada isteksizlik ve m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011funca onlardan uzak durma e\u011filimi de mevcuttu. Kurtuba\u2019da S\u00fcnni hocalar\u0131ndan a\u015fina oldu\u011fu baz\u0131 s\u00fcnni hadis kaynaklar\u0131ndan ilk olarak \u2013 el-Adl ve\u2019l-\u0130nsaf adl\u0131 eserinde &#8211; bahseden \u0130badi m\u00fcellif ise Ebu Yakub Yusuf el-Vercel\u00e2n\u00ee\u2019dir(s.108). Ayr\u0131ca Kur\u2019an\u2019a ters d\u00fc\u015fmeyen rivayetlerin kabul\u00fc, ters d\u00fc\u015fenlerin ise reddedilmesi ya da tevil edilmesi gerekti\u011fi prensibi de \u0130badi gelene\u011finde\u00a0 kendisine yer bulmu\u015f g\u00f6r\u00fcnmektedir(s. 109).<\/p>\n<p><strong>er-Rab\u00ee\u2019 b. Hab\u00eeb\u2019in el-Musned\u2019i <\/strong><\/p>\n<p>Bu kitab\u0131n \u00f6zelli\u011fi, \u0130badi ravilerce aktar\u0131lm\u0131\u015f olan rivayetlerin,\u00a0 s\u00fcnni kaynaklarda s\u00fcnni ravilerce aktar\u0131lm\u0131\u015f olanlarla\u00a0 \u2013ufak baz\u0131 laf\u0131z farklar\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda \u2013 ayn\u0131 laf\u0131zlarla nakledilmi\u015f olmas\u0131d\u0131r. \u00c7a\u011fda\u015f \u0130badi ulema taraf\u0131ndan Buhari ve Muslim\u2019in sahihleriyle k\u0131yaslanabilecek\u00a0 d\u00fczeyde kabul edilen el-Musned\u2019in iddia edilen d\u00f6neme ait olup olmad\u0131\u011f\u0131 konusunda bilhassa\u00a0 Bat\u0131\u2019da yap\u0131lm\u0131\u015f bir\u00e7ok ara\u015ft\u0131rma da bulunmaktad\u0131r. Ancak \u00f6nemli olan, el-Musned\u2019in, di\u011fer mezheplerin kaynaklar\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda \u0130badilere kendilerine ait m\u00fcstakil bir hadis kayna\u011f\u0131 bah\u015fetme i\u015flevine sahip olmas\u0131d\u0131r(s.110).<\/p>\n<p><strong>Sonu\u00e7<\/strong><\/p>\n<p>\u0130badiler Basra\u2019da iken ilk \u0130badi otoriteleri s\u00fcnni otoriteler ile temas halinde olup bilgi al\u0131\u015fveri\u015finde bulunuyorlar ve bu suretle genel olarak \u0130slam hukukunun geli\u015fimine katk\u0131da bulunuyorlard\u0131. Daha sonraki d\u00f6nemlerde \u0130badiler \u0130slam d\u00fcnyas\u0131n\u0131n \u00fccra b\u00f6lgelerine \u00e7ekilmi\u015fler, bu da onlar\u0131n kapal\u0131 bir gelenek olu\u015fturmalar\u0131na yol a\u00e7m\u0131\u015f, daha sonra tedrici olarak di\u011fer mezheplerde mevcut olan hadis ilmi esaslar\u0131n\u0131 benimseme yoluna gitmi\u015fleridr. \u00c7a\u011fda\u015f d\u00f6nemde \u0130badilik i\u00e7erisindeki yenilik\u00e7i \u00e7abalar tekrar \u0130badiler ile di\u011fer mezhepler, \u00f6zellikle de S\u00fcnnilik aras\u0131nda yak\u0131nla\u015fma \u00e7abalar\u0131na da yol a\u00e7m\u0131\u015f durumdad\u0131r(s. 111-112).<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<ol start=\"6\">\n<li><strong> Erken ve Orta\u00e7a\u011f D\u00f6nemi Hanefili\u011finde S\u00fcnnet kavram\u0131 \u2013 <\/strong>Ali Altaf Mian<\/li>\n<\/ol>\n<p>Yazar daha giri\u015fte tart\u0131\u015fmalara yol a\u00e7abilecek baz\u0131 genel de\u011ferlendirmeler yapmaktad\u0131r. Bir yanda Hanefilerin S\u00fcnnet\u2019i dini hayatta oturmu\u015f uygulamalar ve standart pratikler olarak tan\u0131mlad\u0131klar\u0131n\u0131 s\u00f6ylerken, az ileride onlar\u0131n Medine\u2019de hakim olan kolektif\/toplumsal s\u00fcnnetler anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 s\u0131n\u0131rlad\u0131klar\u0131n\u0131, zira sadece g\u00fcvenilir isnatlarla rivayet edilen Peygamberin s\u00f6zlerinin Kur\u2019an\u2019a denk olabilece\u011fini kabul ettiklerini s\u00f6ylemektedir (s. 118-119). Bunlar\u0131 s\u00f6ylerken, Ebu Yusuf\u2019un <em>er-Raddu ala Siyeri\u2019l-Evza\u00ee<\/em> adl\u0131 eserinde \u00a0zikretti\u011fi, \u201ces-Sunne el-ma\u2019r\u00fbfa el-mahf\u00e2za\u201d diye nitelendirdi\u011fi yayg\u0131n olarak bilinen s\u00fcnnetler kavram\u0131yla \u00e7eli\u015fti\u011finin fark\u0131na pek varamad\u0131\u011f\u0131 anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>\u00d6te yandan yazar, Hanefilere g\u00f6re S\u00fcnnet\u2019in vahy-i gayr-i metluvv kategorisinde oldu\u011funu da ileri s\u00fcrmekte(s.118-119), ancak b\u00fct\u00fcn bu iddialar\u0131n\u0131n yer ald\u0131\u011f\u0131 paragraf sonunda verdi\u011fi kaynak insan\u0131 \u015fa\u015f\u0131rtmaktad\u0131r: \u201cI am indebted to Behnam Sadeghi for the idea expressed in this sentence. Personal Correspondence, 12 July 2014(12,Temmuz 2014 teki yaz\u0131\u015fmam\u0131zda bu c\u00fcmlede ifade edilen fikri bana veren Behnam Sad\u0131ki\u2019ye minnettar\u0131m)\u201d.(s. 135\/ dipnot,10).<\/p>\n<p>Hatta bu sat\u0131rlar\u0131n hemen akabinde yazar Hanefilerde s\u00fcnnetin kesin olan ve olmayan iki k\u0131sma ayr\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131, her iki t\u00fcr s\u00fcnnetin de hem hadisler \u015feklindeki yaz\u0131l\u0131 kaynaklarda hem de \u0130slam toplumunun yerle\u015fmi\u015f sabit standartlar\u0131nda bulunabilece\u011fini s\u00f6ylerken(s.119) de Hanefilerin kolektif\/toplumsal s\u00fcnnnet anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 s\u0131n\u0131rland\u0131rmak istedikleri \u015feklindeki \u00f6nceki iddias\u0131yla ters d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f olmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Daha sonra Hanefi mezhebinin yay\u0131l\u0131\u015f\u0131na dair bilgiler veren yazar, bu esnada IX-X. Yy\u2019da Hanefiler\u2019in bir \u00e7o\u011funun Mutezili oldu\u011funa i\u015faret etmekte ve bu sebeple bu ak\u0131lc\u0131 teolojinin s\u00f6ylemsel olu\u015fuma damgas\u0131n\u0131 vurdu\u011funu s\u00f6ylemektedir(s. 119) ki, son zamanlarda giderek daha fazla g\u00fcndeme gelen Hanefi-Mutezile ili\u015fkisi bak\u0131m\u0131ndan bu a\u00e7\u0131klamalar kayda de\u011fer g\u00f6r\u00fcnmektedir.<\/p>\n<p>Bu d\u00f6nemde Hanefiler\u2019in hadis rivayetine [Hadis\u00e7ilere g\u00f6re?] daha az angaje oldu\u011funa dair yazar\u0131n \u00a0ifadeleri (s. 119), onlar\u0131n hadis alan\u0131ndaki faaliyetlerinin \u00f6nemsenmemesine yol a\u00e7mamal\u0131d\u0131r, zira hem hadis koleksiyonlar\u0131 olu\u015fturmak(mesela Ebu Yusuf ve Muhammed b. el-Hasen\u2019in\u00a0 ilk defa <em>el-\u00c2s\u00e2r<\/em> adl\u0131 eser telif edenler aras\u0131nda yer almas\u0131, yine Muhammed b. el-Hasen\u2019in <em>Kitabu\u2019l-Hucce<\/em> adl\u0131 eseri), hem de hadis\/rivayet ilminin teorik temellerini atmak (mesela Ebu Hanife, Ebu Yusuf ve \u0130sa b. Eban\u2019\u0131n hadis usul\u00fc\u00a0 alan\u0131ndaki teorik katk\u0131lar\u0131) bak\u0131m\u0131ndan onlar\u0131n hadis\u00e7ilere \u00f6nceli\u011finin \u00e7o\u011funlukla bilinmedi\u011fi ya da g\u00f6zden ka\u00e7\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131 unutulmamal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>et-Tahavi\u2019nin(\u00f6.933) ve onun \u015farihi olarak el-Cassas\u2019\u0131n(\u00f6.981) Kufe\u2019den devir al\u0131nan\u00a0 Hanefi f\u0131kh\u0131n\u0131n hakl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 Kur\u2019an ve S\u00fcnnet\u2019e dayanarak g\u00f6stermeyi ama\u00e7lamalar\u0131, bu ikisinin ilk d\u00f6nem Hanefi f\u0131kh\u0131n\u0131 Peygamber\u2019in S\u00fcnnet\u2019ini Kur\u2019an\u2019dan t\u00fcretirken\u00a0 kulland\u0131\u011f\u0131 yorumlay\u0131c\u0131 akl\u0131n \u00f6zeti olarak g\u00f6rd\u00fckleri anlam\u0131na geliyordu (s. 120). Bu durum \u00a0hem Hanefili\u011fin muteber kaynaklara dayan\u0131larak temellendirilmesi \u00e7abalar\u0131n\u0131, hem de\u00a0 Hanefi \u00fc\u00e7l\u00fc otoritesinin[ Ebu Hanife, Ebu Yusuf, Muhammed b. el-Hasen]\u00a0 varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc g\u00f6stermektedir(s. 120).(Yazar m\u00fcteakip paragraflarda\u00a0 bu \u00fc\u00e7l\u00fc otoritenin stat\u00fcs\u00fcn\u00fcn\u00a0 zaman i\u00e7erisinde daha da artt\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermek \u00fczere a\u00e7\u0131klamalarda bulunmaktad\u0131r).<\/p>\n<p><strong>Hanefi \u00dc\u00e7l\u00fc Otoritesi ve S\u00fcnnet<\/strong><\/p>\n<p>Irak\u2019ta bir garnizon kasabas\u0131 olan Kufe\u2019nin fakihlerinin, Malik b. Enes\u2019in\u00a0 Medine merkezli S\u00fcnnet anlay\u0131\u015f\u0131ndan farkl\u0131 bir s\u00fcnnet kavram\u0131 geli\u015ftirdiklerini ifade eden, ancak bu farkl\u0131 anlay\u0131\u015f\u0131n ne oldu\u011funa dair bilgi vermeyen yazar, sadece Hanefi \u00fc\u00e7l\u00fc otoritesinin eserlerinde S\u00fcnnet\u2019in toplumsal normlar ve Peygamber ve sahabesinin \u00f6rneklikleri \u015feklinde tan\u0131mland\u0131\u011f\u0131n\u0131, onlar\u0131n S\u00fcnnet\u2019i Medine\u2019deki tatbikata hasreden Malik\u2019e itiraz ettiklerini s\u00f6ylemekle yetinmektedir (s. 121). Ancak bu itiraz \u00fczerinde yeterince durulmad\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fclmektedir. Zira itiraz\u0131n S\u00fcnnet\u2019in toplumsal pratikler \u015feklinde nesilden nesile aktar\u0131lmas\u0131na m\u0131, yoksa sadece Medine\u2019deki pratiklere hasredilmesine mi oldu\u011funun netle\u015ftirilmesi gerekir. Zira Ebu Yusuf\u2019un da Malik\u2019in g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc and\u0131ran ifadelerine er-Raddu al\u00e2 Siyeri\u2019l-Evz\u00e2\u00ee adl\u0131 eserinde rastlamak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr, t\u0131pk\u0131 \u201cAleyke bim\u00e2 aleyhi\u2019l-cem\u00e2atu mine\u2019l-Had\u00ees( Toplumun amel edegeldi\u011fi hadisleri al!)\u201d( er-Raddu, s.31) veya \u201ces-Sunne el-ma\u2019r\u00fbfa(Maruf\/bilinen S\u00fcnnet)\u201d (er-Raddu ala Siyeri\u2019l-Evz\u00e2\u00ee, s.32) \u015feklindeki kullan\u0131mlar\u0131nda oldu\u011fu gibi.<\/p>\n<p>Mamafih bu kitapla ilgili sizlere sundu\u011fumuz bu de\u011ferlendirme notlar\u0131n\u0131 haz\u0131rlarken, tekrar ba\u015ftan sona tarama ihtiyac\u0131 duydu\u011fum <em>er-Raddu al\u00e2 Siyeri\u2019l-Evz\u00e2\u00ee\u00a0 <\/em>esas al\u0131nacak olursa, Ebu Yusuf\u2019un S\u00fcnnet konusunda kavramsal, epistemolojik ve metodolojik a\u00e7\u0131dan kendi kendisiyle tutarl\u0131 olup olmad\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan bu eserin titiz bir bi\u00e7imde incelenmesinin \u015fart oldu\u011fu kanaatine ula\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131 da burada belirtmek isterim.<\/p>\n<p>B\u00fct\u00fcn bunlar bir yana, yazar\u0131n Muhammed Z\u00e2hid el-Kevseri\u2019den naklen, Hanefili\u011fin \u201c\u015fura mezhebi\u201d oldu\u011funa dikkat \u00e7ekmesi son derece \u00f6nemli bir husustur : Hemen hemen di\u011fer b\u00fct\u00fcn f\u0131khi mezhepler ba\u015flang\u0131c\u0131nda tek tek ki\u015filer (el-Evz\u00e2\u00ee, M\u00e2lik, e\u015f-\u015e\u00e2fi\u00ee, Ahmed b. Hanbel, Davud ez-Z\u00e2hiri, v.d.) taraf\u0131ndan temelleri at\u0131ld\u0131\u011f\u0131 halde, Hanefi mezhebi daha ba\u015ftan itibaren Ebu Hanife ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131nda bir\u00e7ok fakih, hadis\u00e7i, tefsirci ilim adam\u0131n\u0131n da kat\u0131l\u0131m\u0131yla \u015fura\/ dan\u0131\u015fma\/ kons\u00fcltasyon y\u00f6ntemiyle \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrm\u00fc\u015f ve mezhebin temellerini atm\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcnmektedir ki, yazar\u0131n da \u201cHanefi mezhebinin \u00fc\u00e7l\u00fc otoritesi\u201dnden bahsetmesi bu olgunun bir g\u00f6stergesi olsa gerektir. Dolay\u0131s\u0131yla bu husus Hanefi mezhebini hemen di\u011fer b\u00fct\u00fcn mezheplerden farkl\u0131 k\u0131lan bir \u00f6zellik olarak \u00fczerinde durmay\u0131 hak etmektedir.<\/p>\n<p>Ebu Hanife\u2019nin S\u00fcnnet\u2019e yakla\u015f\u0131m\u0131 konusunda ikinci elden kaynaklardan yap\u0131lan al\u0131nt\u0131lara dayanarak \u00a0sergilenen yorumlarda (s. 122), keza Ebu Yusuf\u2019un\u00a0 konuyla ilgili ifadelerinde S\u00fcnnet ile toplumsal tatbikat \u015feklindeki S\u00fcnnet\u2019in mi, yoksa hadis rivayetlerinin mi kastedildi\u011fi yeterince a\u00e7\u0131k de\u011fildir. Mamafih Ebu Hanife\u2019nin S\u00fcnnet\u2019e giri\u015f kap\u0131s\u0131n\u0131n Hammad b. Ebi Suleyman oldu\u011fu ve onun da tamam\u0131 Kufe\u2019li olan bir \u015fecerenin par\u00e7as\u0131 oldu\u011fu (s. 122) g\u00f6z \u00f6n\u00fcne al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda, bireyler taraf\u0131ndan aktar\u0131lm\u0131\u015f olan bilgilerin esas al\u0131nd\u0131\u011f\u0131 tahmin edilebilir. Bu do\u011fru ise, o takdirde Hanefiler ile Ehl-i Hadis aras\u0131nda S\u00fcnnet- Hadis konusunda temelde ciddi bir yakla\u015f\u0131m fark\u0131n\u0131n olup olmad\u0131\u011f\u0131 hususu da g\u00fcndeme gelebilecektir.<\/p>\n<p>Hanefilerin \u00fc\u00e7l\u00fc otoritesinin f\u0131khi g\u00f6r\u00fc\u015flerini temellendirmek i\u00e7in hadis rivayetlerini kullan\u0131rken \u201cRasulullah\u0131n hadisi(Hadisu Rasulillah)\u201d tabirini kullanmalar\u0131n\u0131n(s.123) onlar\u0131n zihinlerinde merfu-mevkuf\u00a0 ayr\u0131m\u0131n\u0131n mevcut oldu\u011funu g\u00f6stermesi hadis tarihi a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00f6nemli oldu\u011fu halde, yazar bu noktay\u0131 g\u00f6zden ka\u00e7\u0131rm\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcnmektedir.<\/p>\n<p>Mamafih Hanefi \u00fc\u00e7l\u00fc otoritesinin S\u00fcnnet anlay\u0131\u015flar\u0131n\u0131n hadis ile \u00f6zde\u015f olmad\u0131\u011f\u0131na dair a\u00e7\u0131k ifadeleri aktarmak suretiyle, meseleye b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde a\u00e7\u0131kl\u0131k getirilmi\u015f olsa da(s. 123) , \u00f6nemli olan bu konuda Hanefilerin kurucu imamlar\u0131n\u0131n ne kadar tutarl\u0131 davranabildikleri meselesidir ki, yazar bu hususun \u00f6neminin fark\u0131na varm\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcnmemektedir.<\/p>\n<p>Ebu Yusuf\u2019un el-Evzai ile olan polemiklerinden yola \u00e7\u0131karak yazar, Ebu Yusuf\u2019un Kur\u2019an ve S\u00fcnnet\u2019e ters d\u00fc\u015fen ahad haberlere olan g\u00fcvensizli\u011finin, daha sonraki d\u00f6nemlerde Hanefilerin ahad haber konusundaki tutumlar\u0131nda belirleyici model (paradigmatic) oldu\u011funu ifade etmektedir(s. 124). Bu tespit yanl\u0131\u015f olmamakla beraber bir bak\u0131ma eksik g\u00f6r\u00fcnmektedir, zira bu konuda Ebu Hanife\u2019nin benzer tutumunun oynad\u0131\u011f\u0131 rol\u00fc g\u00f6rmezden gelme riskini de ta\u015f\u0131maktad\u0131r.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong>Hanefi Usul-i F\u0131kh\u0131nda S\u00fcnnet<\/strong><\/p>\n<p>\u00dc\u00e7l\u00fc Hanefi otoriteyi takip eden d\u00f6nemde Hanefi usulc\u00fclerinin s\u00fcnnet ve hadis kelimelerini birbirinin yerine kulland\u0131klar\u0131n\u0131, S\u00fcnnet kavram\u0131n\u0131n sahabe g\u00f6r\u00fc\u015flerini de i\u00e7erir halde kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131, \u00a0maruf ve me\u015fhur s\u00fcnnet kavram\u0131n\u0131n m\u00fctevatir ve me\u015fhur olmak \u00fczere iki t\u00fcr hadis rivayetine tekab\u00fcl etti\u011fini, sahabilerin rivayet etti\u011fi ahad haberlerin k\u0131yasa dayal\u0131 h\u00fck\u00fcmlere tercih edilip edilmeyece\u011fi meselesinde fakih sahabilerin rivayetlerinin k\u0131yasa tercih ettiklerini belirttikten sonra, bunlar\u0131 detayl\u0131 olarak ele almaya giri\u015fmektedir(s. 124-125).<\/p>\n<p>Burada yazar\u0131n dikkat \u00e7ekti\u011fi \u00f6nemli nokta, bu d\u00f6nemde Hanefi usulc\u00fclerin Kur\u2019an ve S\u00fcnnet\u2019i daha geni\u015f bir epistemolojik ve metodolojik \u00e7er\u00e7evede ele almalar\u0131d\u0131r. Epistemolojik olarak Kur\u2019an ve S\u00fcnnet\u2019i \u201cilm, yakin(kesin bilgi)\u201d\u00a0 ve \u201czann(kesin olmayan, zanni, tahmini bilgi)\u201d \u00e7er\u00e7evesinde, metodolojik olarak ta bu ikisini \u201cedille, hucec, usul\u201d \u00e7er\u00e7evesinde ele alm\u0131\u015flard\u0131r. Bu sebeple de onlar kesinlik ifade etmeyen k\u0131yas ve ahad haber\/hadis gibi kaynaklar\u0131n \u00f6ncelik s\u0131ras\u0131n\u0131 a\u015fa\u011f\u0131lara indirmi\u015flerdir(s. 125). Mamafih k\u0131yas \u015feriat\u0131n kesin kaynaklar\u0131na dayal\u0131 bir k\u0131yas ise, bu takdirde k\u0131yas\u0131 fakih olmayan sahabilerin rivayetlerine tercih etmi\u015flerdir. \u0130\u015fte Hadis\u00e7iler de k\u0131smen bu sebeple Hanefileri \u201cEhlu\u2019r-Ra\u2019y(Re\u2019y ehli)\u201d \u015feklinde bir nitelemeyle ele\u015ftirmeyi s\u00fcrd\u00fcrm\u00fc\u015flerdir (s. 125).<\/p>\n<p>Bu d\u00f6nemde Hanefi usulc\u00fclerin dini inan\u00e7 ve eylemlerin sa\u011flam esaslara dayand\u0131r\u0131lmas\u0131 amac\u0131yla, akli-kelami\/rasyonel-teolojik yakla\u015f\u0131m\u0131 tercih ederek, buna vurgu yapt\u0131klar\u0131ndan bahsedilmesine ra\u011fmen(s. 125) , \u00fcstelik Hanefilerin konuyu ele al\u0131\u015flar\u0131ndaki \u2013 felsefedeki zorunlu ve m\u00fcmk\u00fcn ayr\u0131m\u0131n\u0131 \u00e7a\u011fr\u0131\u015ft\u0131ran &#8211; bu de\u011fi\u015fim ile, Mutezile\u2019deki benzer yakla\u015f\u0131mlar aras\u0131ndaki paralellik olduk\u00e7a dikkat \u00e7ekici oldu\u011fu halde, bu benzerli\u011fin Hanefiler ile Mutezile aras\u0131ndaki organik ili\u015fkinin tabii bir sonucu olabilece\u011fi hususu nedense akla gelmemi\u015ftir.<\/p>\n<p>Yazara g\u00f6re Hanefi Usulc\u00fcleri kesinlik ifade eden kaynaklar\u0131 tutarl\u0131 bir epistemolojik sisteme oturtmu\u015flar ve bu \u00e7er\u00e7evede ahad haberin yerini bu \u015fekilde belirlemi\u015flerdir. Aron Zysow\u2019a g\u00f6re onlar\u0131n ahad haber konusundaki bu tutumlar\u0131 iki amaca y\u00f6nelik idi: a) K\u0131yas i\u00e7in i\u015flevsel olacak yeterli sa\u011flam rivayet malzemesi temin etmek, b) f\u0131k\u0131h sistemini ge\u00e7ersiz hale getirebilecek olan malzemeyi d\u0131\u015far\u0131da b\u0131rakmak.<\/p>\n<p>Sonu\u00e7ta Hanefilerin f\u0131k\u0131h sistemlerini [kesin bilgi kaynaklar\u0131 olarak g\u00f6rd\u00fckleri] Kur\u2019an\u2019a ve maruf\/me\u015fhur s\u00fcnnetlere dayand\u0131rd\u0131klar\u0131n\u0131 s\u00f6ylemek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr (s.125).<\/p>\n<p>ed-Deb\u00fbs\u00ee, es-Serahs\u00ee ve el-Pezdev\u00ee\u2019nin S\u00fcnnet konusundaki yakla\u015f\u0131mlar\u0131 hakk\u0131nda da bilgi vererek konuyu kronolojik s\u0131raya g\u00f6re almaya devam eden yazar,\u00a0 \u00f6ncelikle ed-Debus\u00ee\u2019ye g\u00f6re delillerin a) Akl\u00ee deliller(Hucce akliyye) ve b) \u015eer\u2019\u00ee deliller(Hucce \u015fer\u2019iyye) olarak ikiye ayr\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve her ikisinin de kesin olan ve olmayan \u015feklinde ikiye ayr\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 ifade etti\u011fini, bunlardan \u015fer\u2019\u00ee delillerin de a) vahiy ve b) s\u00fcnnet olmak \u00fczere iki kayna\u011fa dayand\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtmektedir(s. 125-126). Ed-Debusi\u2019ye g\u00f6re vahyin kesinli\u011finden \u015f\u00fcphe olmamakla beraber, S\u00fcnnet konusunda durum biraz karma\u015f\u0131kt\u0131r. Zira bizatihi Rasulullah\u2019tan duyulan bir haber ile ondan bize tevat\u00fcren intikal eden haberler kesinlik ifade ederken, ahad haber sadece ihtimal\/zannilik ifade eder. ed-Debusi bu \u015femaya, bir ba\u015fka kesin \u015fer\u2019i delil olarak g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc icma\u0131 da ekler. Yazara g\u00f6re ed-Debusi\u2019nin bu tasnifi, Hanefilerin \u015fer\u2019i delilleri d\u00fczenlerken nas\u0131l ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131k-ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k(heteronomy-autonomy) gibi epistemolojik \u00a0kavramlar\u0131 kulland\u0131klar\u0131n\u0131 da g\u00f6stermektedir.<\/p>\n<p>Hanefi fakihlerin iman ve amel alan\u0131nda sa\u011flam delillere dayanma amac\u0131 yan\u0131nda epistemolojik filtre kullanmalar\u0131n\u0131n bir ba\u015fka \u00f6nemli amac\u0131 daha vard\u0131: Kesin deliller olarak g\u00f6rd\u00fckleri Kur\u2019an ve S\u00fcnnet\u2019e dayal\u0131 sistemlerine ters d\u00fc\u015fen ahad hadis rivayetlerinin de i\u00e7erisinde yer ald\u0131\u011f\u0131 hadislerin s\u0131hhatini ispata y\u00f6nelik olarak geli\u015fmekte olan \u00e7abalar kar\u015f\u0131s\u0131nda, ahad hadislerin kesin bilgi de\u011fil zan ifade etti\u011fini kabul ederek \u015fer\u2019\u00ee deliller i\u00e7erisindeki derecesini a\u015fa\u011f\u0131lara \u00e7ekmek(s.126).<\/p>\n<p>es-Serahsi de S\u00fcnnet\u2019i, Peygamberden do\u011frudan i\u015fitilen ya da ondan tevat\u00fcren nakledilen bilgiler olarak tan\u0131mlam\u0131\u015ft\u0131r. Hanefiler s\u00fcnnet ile m\u00fctevatir ve me\u015fhur haberleri e\u015f anlaml\u0131 kabul etmi\u015f, ahad haberleri ise S\u00fcnnet\u2019in ikinci dereceden kayna\u011f\u0131 olarak g\u00f6rm\u00fc\u015flerdir. es-Serahsi gibi usulc\u00fclerin s\u00fcnnet ile m\u00fctevatiri ayn\u0131 d\u00fczlemde g\u00f6rmek istemeleri \u00f6nemliydi, zira onlara g\u00f6re Kur\u2019an\u2019\u0131n otoritesi de\u00a0 S\u00fcnnet\u2019e dayanmaktayd\u0131. O y\u00fczden es-Serahsi\u00a0 S\u00fcnnet\u2019in b\u00fct\u00fcn dini normlar\u0131n temel kayna\u011f\u0131 oldu\u011funu, Kur\u2019an\u2019\u0131n bile ilk olarak Peygamber\u2019in otoritesine dayal\u0131 olarak onun a\u011fz\u0131ndan duyulup i\u015fitildi\u011fini vurgulam\u0131\u015ft\u0131r(s. 126-127).<\/p>\n<p>el-Bezdevi <em>Usul<\/em>\u2019\u00fcnde s\u00fcnnet konusuna farkl\u0131 boyutlar ekler. O S\u00fcnnet\u2019in emir-nehiy ve \u00e2m-h\u00e2s gibi y\u00f6nleri oldu\u011funu,\u00a0 Kur\u2019an\u2019\u0131 detayland\u0131r\u0131p bu gibi hususlar\u0131 a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131n\u0131, bir anlamda Kur\u2019an\u2019dan t\u00fcretilen temel f\u0131k\u0131h iskeletine et giydirdi\u011fini s\u00f6yler (s. 127).<\/p>\n<p>Hanefi haber tipolojisini teorize etmek i\u00e7in el-Bezdevi ittisal kavram\u0131n\u0131 devreye sokar. Bunu yaparken Peygamber modeli ya da \u00f6\u011fretisi problem de\u011fildi, problem bu kutsal bilgi manzumesinin tarihsel aktar\u0131m\u0131ndaki ve nesilden nesile aktar\u0131lmas\u0131ndaki tutars\u0131zl\u0131klar ve uyu\u015fmazl\u0131klar idi. Zira s\u00f6zl\u00fc aktar\u0131m\u0131n do\u011fas\u0131ndan dolay\u0131 bu t\u00fcr rivayet temelli bilgi manzumesinin hata i\u00e7erme ihtimali s\u00f6z konusuydu. Bu y\u00fczden fakihin, rivayet edilen bir hadis ile Peygamber aras\u0131nda\u00a0 g\u00fcvenilir bir ba\u011flant\u0131\/zincir oldu\u011fundan emin olmas\u0131 gerekir. Bu ama\u00e7la ed-Debusi \u201cittisal\u201d kavram\u0131n\u0131 geli\u015ftirip detayland\u0131r\u0131r ve a) \u015f\u00fcpheden uzak tam ittisal (m\u00fctevatir haber) , b) \u015fekli olarak birtak\u0131m \u015f\u00fcpheler i\u00e7eren haber(me\u015fhur), c) hem \u015fekli olarak hem de i\u00e7erik olarak birtak\u0131m \u015f\u00fcpheler i\u00e7eren haber( haber el-Vahid\/ahad haber) olmak \u00fczere \u00fc\u00e7 kategoriden s\u00f6z eder.Bu son kategorideki haberlerde hem i\u00e7eri\u011finde hem de isnad\u0131nda hata ihtimali s\u00f6z konusudur. el-Bezdevi daha sonra bu \u00fc\u00e7 tip haber\/rivayetin f\u0131khi ve kelami sonu\u00e7lar\u0131n\u0131 detayl\u0131 olarak ele al\u0131r. Bu ise Hanefi fakihlerin S\u00fcnnet tipolojisi ile epistemolojik tipoloji aras\u0131ndaki nas\u0131l temel bir ili\u015fki kurduklar\u0131n\u0131 g\u00f6stermektedir.<\/p>\n<p>ed-Debusi m\u00fctevatirin ta\u015f\u0131mas\u0131 gereken \u015fartlar aras\u0131nda, ravilerin farkl\u0131 b\u00f6lge ve beldelere da\u011f\u0131lm\u0131\u015f olma \u015fart\u0131n\u0131 da saysa da, onun eserini \u015ferheden \u015farih el-Buhari, \u00a0bu \u015fart\u0131n baz\u0131 Hanefi usulc\u00fcleri taraf\u0131ndan payla\u015f\u0131lmad\u0131\u011f\u0131na i\u015faret eder. Onun bu \u015fart\u0131 ko\u015fmas\u0131n\u0131n alt\u0131nda ise, sadece tek bir \u015fehre, yani Medine\u2019ye hasredilen Medine ekol\u00fcn\u00fcn , \u201cMedinelilerin ameli\u201dnin me\u015fruiyetini sarsma amac\u0131 yatmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Bu konular\u0131 ele alan yazar, Hanefilere g\u00f6re m\u00fctevatirin sadece yaz\u0131l\u0131 kaynaklar\u0131 de\u011fil, eylem ve de\u011ferleri de kapsayan bir mahiyet arz etti\u011fini s\u00f6ylemekte, ancak bu konuda te\u015fekk\u00fcl d\u00f6neminden veya klasik d\u00f6nemden \u00f6rnek vermek yerine 1933 y\u0131l\u0131nda vefat etmi\u015f olan Enver \u015eah Ke\u015fmiri\u2019ye s\u0131\u00e7rama yapmakta ve onun m\u00fctevatiri a) rivayet temelli, b) gurup temelli, c) uygulama temelli, d) ortak bilgi veya de\u011ferler temelli olmak \u00fczere d\u00f6rde ay\u0131rmas\u0131n\u0131 Hanefilik ad\u0131na sunmaktad\u0131r (s. 129,130) ki, bu yap\u0131lan\u0131n olduk\u00e7a tart\u0131\u015fmal\u0131 oldu\u011funu s\u00f6ylemeye dahi l\u00fczum yoktur.<\/p>\n<p>Bu arada el-Ke\u015fmiri\u2019nin bu tasnifine dayanarak bol bol tekfir h\u00fckm\u00fc verdi\u011fi \u00f6rnekleri de s\u0131ralayan yazar\u0131n, bunlar\u0131n ne kadar ger\u00e7ek m\u00fctevatir \u00f6rnekleri oldu\u011funu sor(gula)madan ge\u00e7mesi dikkatlerden ka\u00e7mamaktad\u0131r. Zira mesela misvak kullanmak ve mucizeler gibi fevkalade tart\u0131\u015fmal\u0131 konular\u0131n \u2013 keza ayn\u0131 m\u00fcellifin m\u00fctevatir oldu\u011funu iddia etti\u011fi \u0130sa\u2019n\u0131n ini\u015fi meselesinin \u2013 m\u00fctevatir olarak sunulmas\u0131 (s. 129-130) en az\u0131ndan bunlar\u0131n m\u00fctevatir s\u00fcnnet oldu\u011fu iddias\u0131n\u0131n tart\u0131\u015fmal\u0131 oldu\u011funa i\u015faret edilmemesi\u00a0 yerinde olmam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Ard\u0131ndan me\u015fhur haber hakk\u0131nda verilen bilgiler, me\u015fhurun Kur\u2019an\u2019\u0131 nesh ve tahsis edebilece\u011fine dair a\u00e7\u0131klamalar, me\u015fhur haberi reddedenlerin kafir de\u011fil sap\u0131k olaca\u011f\u0131na dair ifadeler yer almakta ve me\u015fhur ve m\u00fctevatirin otoritesinin Kur\u2019an\u2019\u0131n otoritesi ile k\u0131yaslanabilir d\u00fczeyde oldu\u011fu sonucuna var\u0131lmaktad\u0131r(s. 130).<\/p>\n<p>Ahad habere gelince el-Bezdevi onu, m\u00fctevatir ve me\u015fhur seviyesine ula\u015famayan haber\/rivayetler olarak tan\u0131mlar ve amel etmeyi gerektirse de kesin bilgi\/itikad gerektirmedi\u011fini s\u00f6yler. Di\u011fer bir ifadeyle f\u0131khi konularda delil olsa da akaid konular\u0131nda delil olmaz. Hanefiler ahad habere tan\u0131d\u0131klar\u0131 bu d\u00fc\u015f\u00fck seviyeli otorite a\u00e7\u0131s\u0131ndan Maliki, \u015eafii, Hanbeli ve Zahirilerden ayr\u0131l\u0131rlar (s. 131).<\/p>\n<p>Yazar burada tekrar k\u0131yas ile ahad haber ili\u015fkisine d\u00f6nmekte ve daha \u00f6nce aktard\u0131\u011f\u0131 \u00fczere, Hanefilerin fakih sahabilerin rivayetleri ile fakih olmayanlar\u0131n rivayetlerini k\u0131yas kar\u015f\u0131s\u0131nda farkl\u0131 de\u011ferlendirdiklerini tekrarlamaktad\u0131r ( s. 131).<\/p>\n<p>Ona g\u00f6re Klasik Hanefi usulc\u00fcleri geli\u015ftirdikleri bu usul ilkeleri sayesinde,\u00a0 mezhebin kurucu babalar\u0131n\u0131n ortaya koyduklar\u0131 sistemde herhangi bir de\u011fi\u015fiklik yapma durumunda kalmam\u0131\u015flard\u0131r(s. 132).<\/p>\n<p><strong>Sonu\u00e7<\/strong><\/p>\n<p>Hanefilerin \u00a0Usul geleneklerinde epistemolojinin fevkalade \u00f6nemli rol\u00fc a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6r\u00fclmektedir.<\/p>\n<p>Hanefilerin kesinlik meselesine olan sadakatleri, yani doktrinlerinin sa\u011flam bilgiye dayanmas\u0131 konusundaki titizlikleri, bu gelene\u011fin rasyonel teolojiye olan borcunu g\u00f6stermektedir.<\/p>\n<p>Hanefilere g\u00f6re Hz. Peygamber\u2019e kesin olarak ula\u015fan bilgi kaynaklar\u0131 Kur\u2019an, S\u00fcnnet ve \u0130cma\u2019dan ibarettir. Ahad haberler, sahabe kavilleri, k\u0131yas, istihsan ve \u00f6rf ise zanni bilgi ifade ederler.<\/p>\n<p>Maruf ve me\u015fhur s\u00fcnnetin, Hanefilerin temel f\u0131khi s\u00f6ylemi haline geldi\u011fini s\u00f6ylemek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Zira Kur\u2019an yan\u0131nda kesinlik ifade eden ikinci bir kaynak olabilmesi bu s\u00fcnnetin kesin s\u00fcnnet olmas\u0131na ba\u011fl\u0131d\u0131r. Hatta maruf ve me\u015fhur s\u00fcnnet onlara g\u00f6re b\u00fct\u00fcn ilahi\/dini\/\u015fer\u2019\u00ee normlar\u0131n temel kayna\u011f\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>S\u00fcnnet\u2019in \u201ckesin olan s\u00fcnnet\u201d ve \u201czanni olan s\u00fcnnet\u201d \u015feklinde ikiye ayr\u0131lmas\u0131, daha sonraki Hanefilerin, mezhebin kurucu atalar\u0131n\u0131n sistemini savunabilmeleri i\u00e7in epistemolojik bir temel te\u015fkil etmi\u015ftir(s. 132).<\/p>\n<p>(s. 136,dpnt.,28)\u2019de yazar, pek \u00e7ok \u00e7a\u011fda\u015f\u00e7\u0131\u00a0 m\u00fcsl\u00fcman\u0131n (Muslim modernists) Hanefi mezhebinde hadis rivayetlerinin rol\u00fc konusunda yanl\u0131\u015f tasavvurlara sahip olduklar\u0131na dikkat \u00e7ekerek Muhammed \u0130kbal \u00f6rne\u011fini vermektedir.<\/p>\n<p>Yazar\u0131n bu de\u011ferlendirmelerine ek olarak, bu ara\u015ft\u0131rmada \u0130sa b. Eban\u2019\u0131n Hanefi mezhebindeki rol\u00fcn\u00fcn yeterince tatminkar bir \u015fekilde ortaya konmamas\u0131n\u0131n ciddi bir eksiklik oldu\u011funu vurgulamakta yarar g\u00f6r\u00fcyoruz.<\/p>\n<p>\u00d6zetle Ali Eltaf Mian\u2019\u0131n b\u00f6l\u00fcm\u00fc Orta\u00e7a\u011f Hanefi temel f\u0131k\u0131h ve usul-i f\u0131k\u0131h metinlerine g\u00f6re S\u00fcnnet kelimesinin anlamlar\u0131n\u0131 ele almaktad\u0131r. Hanefiler S\u00fcnnet meselesini epistemolojik olarak, f\u0131khi a\u00e7\u0131dan delil olma ve ba\u011flay\u0131c\u0131l\u0131k itibariyle ele alm\u0131\u015flar ve bu ama\u00e7la kesinlik ifade eden S\u00fcnnet kavram\u0131na \u015eeriat\u0131 a\u00e7\u0131klamada ba\u015fvurmu\u015flard\u0131r.<\/p>\n<ol start=\"7\">\n<li><strong> Erken D\u00f6nem \u015eafii Mezhebinde S\u00fcnnet Kavram\u0131 &#8211; <\/strong>Gavin Picken<\/li>\n<\/ol>\n<p>Gavin Picken\u2019in b\u00f6l\u00fcm\u00fc ise erken d\u00f6nem \u015eafii mezhebinde S\u00fcnnet kavram\u0131 konusunu ele almaktad\u0131r. O \u015eafii\u2019nin Kur\u2019an \u2013 S\u00fcnnet \u2013 Hadis aras\u0131ndaki hermen\u00f6tik ili\u015fkiye dair \u201cVahiy matriksi(Revelatory matrix)\u201d dedi\u011fi teorinin bir par\u00e7as\u0131 olarak \u201cbeyan\u201d \u00fczerinde durmaktad\u0131r. Picken, e\u015f-\u015eafii\u2019nin eserinin bug\u00fcn \u015eafii mezhebi olarak bilinen yap\u0131da nas\u0131l alg\u0131land\u0131\u011f\u0131 konusunu da ele almaktad\u0131r. Bu ba\u011flamda e\u015f-\u015eafii\u2019nin en \u00f6nemli \u00f6\u011frencisi olan el-Buveyt\u00ee\u2019nin mezhebin olu\u015fumundaki fevkalade \u00f6nemli rol\u00fc \u00fczerinde de durmaktad\u0131r. Bu kitab\u0131n amac\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan el-Buveyti\u2019nin en \u00f6nemli katk\u0131s\u0131, \u015eafii\u2019nin, Ahmed b. Hanbel gibi Hadis\u00e7ilerinkine benzeyen hadis temelli f\u0131khi hermen\u00f6ti\u011finin konsolide edilmesinde yatmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Yazar makalesine, tart\u0131\u015fmal\u0131 bir konu olan e\u015f-\u015eafii\u2019nin usul-i f\u0131kh\u0131n kurucu babas\u0131 oldu\u011fu iddias\u0131n\u0131 , tekrarlayarak ba\u015flamakta, \u00fcstelik \u00e7\u0131tay\u0131 daha da y\u00fckselterek onun g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar\u00a0 gelen \u201cPut k\u0131r\u0131c\u0131\u201d rol\u00fcnden bahsetmekte (s. 139) ancak bu konudaki farkl\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015flerle herhangi bir\u00a0 hesapla\u015fmaya girmeden adeta bir ezber tekrar\u0131 yapmaktad\u0131r. Ayr\u0131ca \u00a0e\u015f-\u015eafii\u2019nin\u00a0 S\u00fcnnet konusunda, S\u00fcnnet\u2019i hadise indirgeyerek bir paradigma de\u011fi\u015fikli\u011fine yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131na dair malum tespiti de temellendirmeye gerek g\u00f6rmeden tekrarlamas\u0131 dikkatlerden ka\u00e7mamaktad\u0131r(s. 140).<\/p>\n<p><strong>e\u015f-\u015eafii\u2019nin Hayat\u0131 ve Eserleri <\/strong><\/p>\n<p>Bu ba\u015fl\u0131k alt\u0131nda bilinenlere yeni bir \u015fey eklemedi\u011fi gibi, onun Malik\u2019e \u00f6\u011frencilik yapmas\u0131ndan bahisle, Malik\u2019ten -Hicaz\u2019da egemen olan Hadis\u00e7ilerin metin merkezli f\u0131khi tekniklerinin bir uzant\u0131s\u0131 olan- f\u0131k\u0131h tekniklerini \u00f6\u011frendi\u011fini ileri s\u00fcrerek bizleri \u015fa\u015f\u0131rtmakta(s. 140) ancak Malik\u2019in Medine\u2019deki tatbikat\u0131 merkeze alan y\u00f6ntemi konusunda herhangi bir de\u011ferlendirme yapmadan bu iddias\u0131n\u0131 \u2013 yine herhangi bir temellendirme gere\u011fi duymaks\u0131z\u0131n \u2013 ileri s\u00fcrme cihetine gitmektedir. Sadece bu konularda de\u011fil, e\u015f-\u015eafii\u2019nin Arap dili ve edebiyat\u0131 konusundaki m\u00fcstesna kabiliyetine dair tabakat kitaplar\u0131nda tekrarlanan iddiay\u0131 da ilmi bir temellendirmeye gerek g\u00f6rmeksizin tekrarlamakla yetinmi\u015ftir(s.141).<\/p>\n<p><strong>e\u015f-\u015eafii\u2019nin Beyan Teorisi<\/strong><\/p>\n<p>Yazar ezberleri tekrarlamaya devam ederek b\u00fct\u00fcn f\u0131k\u0131h mezheplerinin d\u00f6rt kaynak (Kur\u2019an-S\u00fcnnet-\u0130cma-K\u0131yas)\u00a0 \u00fczerinde hemfikir oldu\u011funu s\u00f6ylemektedir(s. 142). Halbuki bu d\u00f6rt kaynak teorisi e\u015f-\u015eafii i\u00e7in bile tam olarak ge\u00e7erli de\u011filken \u2013zira onun K\u0131yas\u2019a ve i\u00e7tihada yakla\u015f\u0131m\u0131n\u0131n\u00a0 Hanefiler\u2019in aksine \u201ckerhen\u201d kabulden \u00f6teye gitmedi\u011fi s\u00f6ylenebilir(s.158,dpnt.,17) \u00a0&#8211;\u00a0 bu d\u00f6rt kaynak d\u0131\u015f\u0131nda ba\u015fka kaynaklar\u0131 da benimseyen \u2013ba\u015fta Hanefiler olmak \u00fczere \u2013 f\u0131k\u0131h ekolleri s\u00f6z konusu iken, b\u00f6yle bir genellemenin ne kadar isabetli oldu\u011funu yazar\u0131n kendisine sormas\u0131 yerinde olacakt\u0131r.<\/p>\n<p>e\u015f-\u015eafii\u2019nin katk\u0131s\u0131n\u0131n d\u00f6rt kaynak teorisiyle s\u0131n\u0131rl\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, amac\u0131n\u0131n kaynaklar aras\u0131 ili\u015fkiyi d\u00fczenleyen ve aralar\u0131ndaki \u00e7eli\u015fkileri gidermeyi ama\u00e7layan bir \u201cf\u0131khi hermenotik\u201d geli\u015ftirmek oldu\u011funu s\u00f6yleyen yazar(s. 142), bu d\u00f6rt kaynak meselesinin ne gibi bir \u201ckatk\u0131\u201d te\u015fkil etti\u011fini de izah gere\u011fi duymam\u0131\u015ft\u0131r. Halbuki bu d\u00f6rt kaynak e\u015f-\u015eafii\u2019den \u00f6nce de bilinen \u015feyler idi. Burada titiz bir dil kullanmak gerekirse ve katk\u0131 olup olmad\u0131\u011f\u0131 bir tarafa b\u0131rak\u0131l\u0131rsa, sadece e\u015f-\u015eafii\u2019nin \u015fer\u2019\u00ee delilleri d\u00f6rt ile s\u0131n\u0131rland\u0131rma \u00e7abas\u0131ndan s\u00f6z edilebilir.<\/p>\n<p>Yazar\u0131n bu ba\u011flamda yeni bir yorum olarak e\u015f-\u015eafii\u2019nin bir \u201cvahiy matrisi(revelatory matrix)\u201d tasarlad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylese de(s.142) ,asl\u0131nda bu vahy-i metluvv ve gayr-\u0131 metluvv anlay\u0131\u015f\u0131na yaslanarak e\u015f-\u015eafii\u2019nin S\u00fcnnet ve hadisleri de vahiy kapsam\u0131na dahil etme \u00e7abas\u0131ndan farkl\u0131 bir \u015fey de\u011fildir.<\/p>\n<p>e\u015f-\u015eafii\u2019nin bu matrise g\u00f6re 1)Kur\u2019an, 2) Kur\u2019an+S\u00fcnnet, 3)S\u00fcnnet \u015feklinde s\u0131ralad\u0131\u011f\u0131 vahiy formlar\u0131n\u0131n yazar taraf\u0131ndan \u201cmimari simetri\u201d(s. 143) olarak ni\u00e7in ve nas\u0131l nitelendirildi\u011fi sorusu bir yana, buradaki S\u00fcnnet\u2019in mahiyeti de \u0131skalanm\u0131\u015ft\u0131r. Zira e\u015f-\u015eafii\u2019nin S\u00fcnnet derken kastetti\u011fi isnatlarla aktar\u0131lan \u201cahad hadis rivayetleri\u201dnden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir.<\/p>\n<p>Bunu akl\u0131m\u0131zda tutarak e\u015f-\u015eafii\u2019nin vahyin iki t\u00fcr\u00fcn\u00fcn(Kur\u2019an ve S\u00fcnnet) birbirine ters d\u00fc\u015fmesinin m\u00fcmk\u00fcn olmad\u0131\u011f\u0131na, g\u00f6r\u00fcn\u00fcrde b\u00f6yle bir tutars\u0131zl\u0131k varsa bunun ger\u00e7ekte de\u011fil zahirdeki bir tutars\u0131zl\u0131k oldu\u011funa dair iddias\u0131n\u0131 sorgulamaks\u0131z\u0131n aktarmas\u0131 da dikkatlerden ka\u00e7mamaktad\u0131r. Halbuki yazar\u0131n ilk olarak e\u015f-\u015eafii\u2019ye \u015funu sormas\u0131 gerekirdi: \u0130kisinin de vahiy \u00fcr\u00fcn\u00fc oldu\u011funu iddia eden e\u015f-\u015eafii S\u00fcnnet dedi\u011finde Hz. Peygamber d\u00f6nemine giderek o d\u00f6nemi esas alarak m\u0131 de\u011ferlendirme yapmaktad\u0131r, yoksa kendisinin bulundu\u011fu yerden ve zamandan m\u0131 yapmaktad\u0131r?. \u0130lki s\u00f6z konusu ise, o d\u00f6neme gidip bizatihi Kur\u2019an\u2019da Hz. Peygamber\u2019in a\u00e7\u0131k hatalar\u0131na dair baz\u0131lar\u0131 olduk\u00e7a sert uyar\u0131lar\u0131 g\u00f6r\u00fcnce bu durumu nas\u0131l izah edece\u011fiz? S\u00fcnnet te e\u015f-\u015eafii\u2019nin iddia etti\u011fi gibi vahiy \u00fcr\u00fcn\u00fc ise, Allah\u2019\u0131n el\u00e7isine herhangi bir konuda birtak\u0131m ad\u0131mlar\u0131 atmas\u0131n\u0131 \u201cS\u00fcnnet vahyi\u201d olarak emredip te ard\u0131ndan \u201cKur\u2019an vahyi\u201d ile bu ad\u0131mlardan dolay\u0131 onu ele\u015ftirmesi, bizatihi Allah\u2019\u0131n uluhiyetine, adaletine ve vahyin g\u00fcvenilirli\u011fine darbe indirmek anlam\u0131na gelmez mi? \u015eayet\u00a0 e\u015f-\u015eafii\u2019nin bulundu\u011fu noktadan meseleyi ele alacaksak, \u00f6nce neyin S\u00fcnnet oldu\u011funu kesin olarak bilmemiz laz\u0131m ki, Kur\u2019an ile S\u00fcnnet aras\u0131nda bir \u00e7eli\u015fki olup olmad\u0131\u011f\u0131na karar verebilelim. Hz. Peygamber d\u00f6neminden sonraki d\u00f6nemlerde ya\u015fayan herkes gibi e\u015f-\u015eafii\u2019nin S\u00fcnnet ad\u0131na konu\u015fabilmesi i\u00e7in elinde iki imkan vard\u0131r: Ya m\u00fctevatir ya\u015fayan s\u00fcnnetler (haberu\u2019l-\u00e2mme) ya da ahad hadis rivayetleri(haberu\u2019l-h\u00e2ssa). Peki e\u015f-\u015eafii Kur\u2019an ve S\u00fcnnet aras\u0131nda \u00e7eli\u015fki olmaz derken bu ikisinden hangisini esas almaktad\u0131r? Her ikisini de esas ald\u0131\u011f\u0131 takdirde \u201cahad haber\u201d kategorisindekileri e\u015f-\u015eafii nas\u0131l de\u011ferlendirecektir? \u015eayet bir ahad hadis rivayeti a\u00e7\u0131k\u00e7a Kur\u2019an\u2019a ters d\u00fc\u015ferse e\u015f-\u015eafii ne yapacakt\u0131r? Bu \u00e7eli\u015fki g\u00f6r\u00fcnt\u00fcdedir, ger\u00e7ek de\u011fildir diyerek meseleyi ge\u00e7i\u015ftirecek midir, yoksa bu rivayetin Hz. Peygamber\u2019e ait olamayaca\u011f\u0131 sonucuna m\u0131 varacakt\u0131r? e\u015f-\u015eafii\u2019nin bu ikincisine hi\u00e7 g\u00f6nl\u00fc olmad\u0131\u011f\u0131 <em>er-Risale<\/em> adl\u0131 eserinde a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6r\u00fclmektedir. Dolay\u0131s\u0131yla o, hadis rivayetlerinin Kur\u2019an\u2019a ayk\u0131r\u0131l\u0131k gerek\u00e7esiyle devre d\u0131\u015f\u0131 kalmas\u0131n\u0131 \u00f6nlemek i\u00e7in birtak\u0131m mekanizmalar geli\u015ftirmeye \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6zetle e\u015f-\u015eafii\u2019nin bu gibi meseleleri \u00e7\u00f6zebilmek i\u00e7in izledi\u011fi yol,\u00a0 \u00e7eli\u015fkileri Umum-Husus, Cumle-Nass ve Nesh \u00f6rg\u00fcs\u00fc i\u00e7erisinde \u00e7\u00f6zmeye \u00e7al\u0131\u015fmakt\u0131r. Peki bu \u00e7\u00f6z\u00fcm ba\u015far\u0131l\u0131 olmu\u015f mudur veya ne kadar ba\u015far\u0131l\u0131d\u0131r? Usul-i f\u0131k\u0131h gelene\u011fine bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, e\u015f-\u015eafii\u2019nin tahayy\u00fcl etti\u011fi \u015fekilde ve d\u00fczlemde bir ba\u015far\u0131dan s\u00f6z etmek elbette m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Bunun da sebebi e\u015f-\u015eafii\u2019nin \u201cbeyan\u201d teorisinin omurgas\u0131n\u0131 olu\u015fturan bu be\u015fli \u00f6rg\u00fcn\u00fcn s\u00fcbjektif y\u00f6n\u00fcd\u00fcr. Zira bir ayet veya hadis rivayetinin umum mu husus mu ifade etti\u011fi daima a\u00e7\u0131k ve net de\u011fildir. Bu y\u00fczden usul-i f\u0131k\u0131h literat\u00fcr\u00fc konuyla ilgili tart\u0131\u015fmalarla doludur. Hatta i\u015f, sadece umum si\u011fas\u0131 \u00fczerine m\u00fcstakil eserler yazmay\u0131 gerektirecek noktaya kadar varm\u0131\u015ft\u0131r(Mesela Alauddin el-Keykeldi\u2019nin <em>Telk\u0131hu\u2019l-Fuh\u00fbm f\u00ee Tenk\u0131hi Siya\u011f\u0131\u2019l-Um\u00fbm<\/em> adl\u0131 m\u00fcstakil eseri buna iyi bir \u00f6rnektir). Cumle(mu\u011flak)-Nass(a\u00e7\u0131k) laf\u0131zlar meselesi de ayn\u0131 durumdad\u0131r.<\/p>\n<p>Nesh\u2019in durumu ise daha da tart\u0131\u015fmal\u0131d\u0131r. Zira konuyla ilgili bilgiler (esbab-\u0131 n\u00fczul rivayetleri) hem yeterli de\u011fildir, hem de g\u00fcvenilirlik a\u00e7\u0131s\u0131ndan bir\u00e7ok problemle\u00a0 y\u00fcz y\u00fczedir. O y\u00fczden b\u00fct\u00fcn bu konularda \u0130slam ulemas\u0131 y\u00fczy\u0131llarca tart\u0131\u015fm\u0131\u015f, farkl\u0131 yakla\u015f\u0131mlar sergilemi\u015f ve farkl\u0131 sonu\u00e7lara varm\u0131\u015flard\u0131r. Sadece mensuh olan ayetlerin say\u0131s\u0131yla ilgili olarak verilen farkl\u0131 say\u0131lar bile i\u015fin i\u00e7inden \u00e7\u0131k\u0131lmaz bir durumla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya oldu\u011fumuzu g\u00f6rmek i\u00e7in yeterlidir. Tabiat\u0131yla neshi kabul etmeyenlerin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 da unutmamak gerekir.<\/p>\n<p>Son derece \u00f6nemli bir ba\u015fka nokta ise, ikinci bir t\u00fcr vahiy olarak g\u00f6r\u00fclen S\u00fcnnet ile \u00f6zde\u015fle\u015ftirilen hadis rivayetlerinin istisnas\u0131z tamam\u0131n\u0131n \u2013 mevcut bilgilerimize g\u00f6re \u2013 mana olarak rivayet edilmi\u015f olmalar\u0131 ger\u00e7e\u011fidir. B\u00fct\u00fcn bu m\u00fclahazalar \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda e\u015f-\u015eafii\u2019nin beyan teorisinin t\u0131k\u0131r t\u0131k\u0131r i\u015fleyen kusursuz bir yakla\u015f\u0131m oldu\u011funu s\u00f6ylemek m\u00fcmk\u00fcn g\u00f6r\u00fcnmemektedir. Bu ise yazar\u0131n e\u015f-\u015eafii\u2019nin \u201cbeyan\u201d teorisiyle ilgili de\u011ferlendirmelerinin g\u00f6zden ge\u00e7irmeye ne kadar muhta\u00e7 oldu\u011funu g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne sermektedir. \u00d6te yandan e\u015f-\u015eafii\u2019nin beyan anlay\u0131\u015f\u0131yla daha sonralar\u0131 Usul-i f\u0131k\u0131h\u2019ta kazand\u0131\u011f\u0131 anlam\u0131n farkl\u0131 oldu\u011funa dair Lowry\u2019nin tespitini de eklemekte yarar vard\u0131r(s.161,dpnt.,72).<\/p>\n<p>e\u015f-\u015eafii\u2019nin vahiy matrisi teorisinin ve be\u015fli \u00f6rg\u00fcs\u00fcn\u00fcn en ilgin\u00e7 [ ?] y\u00f6n\u00fc olarak yazar\u0131n nesh teorisini g\u00f6stermesine gelince; neshin vahiy kaynaklar\u0131 aras\u0131nda de\u011fil, her kayna\u011f\u0131n kendi i\u00e7erisinde ger\u00e7ekle\u015febilece\u011fi iddias\u0131 (s. 144) masaya yat\u0131r\u0131lmadan sunulmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Kur\u2019an\u2019\u0131n S\u00fcnnet\u2019i nesh edemeyece\u011fi varsay\u0131m\u0131 iki t\u00fcr vahyin birbiriyle \u00e7eli\u015fmeyece\u011fi varsay\u0131m\u0131yla uyumludur. Ancak Kur\u2019an\u2019da Hz. Peygamber\u2019e y\u00f6nelik ele\u015ftiriler(mesela et-Tahrim,2) bu uyumu mutlak olmaktan \u00e7\u0131karmaktad\u0131r. Bunda e\u015f-\u015eafii\u2019nin S\u00fcnnet i\u00e7erisinde Hz. Peygamber\u2019e inisiyatif hakk\u0131 tan\u0131mamas\u0131, bu kavram\u0131n tamam\u0131n\u0131n i\u00e7ini vahiy olarak doldurma \u00e7abas\u0131n\u0131n da pay\u0131 vard\u0131r. Halbuki ad\u0131na ister k\u0131yas ister i\u00e7tihat densin( mesela bkz. : Abdurrahman b. Necm b. Abdilvahhab el-Cezeri, \u0130bn el-Hanbeli\u2019nin , <em>Akyisetu\u2019n-Nebiyy<\/em>(sav) adl\u0131 eseri ile , <em>\u0130ctihadu\u2019r-Ras\u00fbl<\/em> veya <em>\u0130ctihadu\u2019n-Nebiyy<\/em> konulu eserler) Hz. Peygamberin her ad\u0131m\u0131n\u0131 Kur\u2019an vahyi d\u0131\u015f\u0131nda ayr\u0131 bir vahiyle atmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6steren pek \u00e7ok ayet ve hadis rivayeti varken, bunlar\u0131 g\u00f6rmezden gelerek konuyu ele almak ilmi zihniyete ayk\u0131r\u0131 bir tutum olur.<\/p>\n<p><strong>e\u015f-\u015eafii\u2019de S\u00fcnnet \u2013 Hadis kavram\u0131 : <\/strong><\/p>\n<p><em>Peygamber Allah\u2019\u0131n iradesinin olgular d\u00fcnyas\u0131ndaki uzant\u0131s\u0131d\u0131r<\/em><strong>(s.147)<\/strong><\/p>\n<p>Peki e\u015f-\u015eafii\u2019ye g\u00f6re S\u00fcnnet\u2019in i\u00e7eri\u011fi nedir ve neye g\u00f6re belirlenir? O S\u00fcnnet\u2019in kayna\u011f\u0131 olarak daha ba\u015ftan hadis rivayetlerini kararla\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in(s. 149,151,152), e\u015f-\u015eafii hadis\u2019in rakipleri olarak g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc nosyonlarla (s. 147) hesapla\u015fmaya giri\u015fmesi gerekiyordu ve bu sebeple \u00f6ncelikle hocas\u0131 Malik\u2019in savundu\u011fu Medinelilerin tatbikat\u0131(Amel Ehli\u2019l-Medine) ile hesapla\u015f\u0131r ve bu tatbikat\u0131n Peygamber\u2019in tatbikatlar\u0131n\u0131n organik olarak geli\u015fiminden ibaret bir \u015fey olmay\u0131p, Medine ulemas\u0131 aras\u0131ndaki ittifaktan ibaret oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr(s. 146). Ancak e\u015f-\u015eafii\u2019nin as\u0131l derdi \u2013 bizim de <em>S\u00fcnni Paradigman\u0131n Olu\u015fumunda \u015eafii\u2019nin Rol\u00fc<\/em> adl\u0131 antolojide g\u00f6stermeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131z \u00fczere \u2013 S\u00fcnnet ile \u00f6zde\u015fle\u015ftirmeyi kararla\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131 hadis rivayetlerini tehlikeye ataca\u011f\u0131 i\u00e7in(s. 145)\u00a0 Medine ameline kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmakt\u0131r. e\u015f-\u015eafii bunu yaparken do\u011frudan hocas\u0131 Malik\u2019i de\u011fil Malik\u00ee bir muhatab\u0131n\u0131 hedef almaktad\u0131r(s.159,dpnt.,30).<\/p>\n<p>Hadisler\u2019in tek kaynak olmas\u0131 tercihini tehlikeye sokan di\u011fer bir yakla\u015f\u0131m ise Hanefiler\u2019in s\u0131kl\u0131kla ba\u015fvurdu\u011fu istihsan oldu\u011fu i\u00e7in ona kar\u015f\u0131 da tav\u0131r al\u0131r ve onu telezz\u00fcz(keyfilik) olarak nitelendirir.(s.147).<\/p>\n<p>M\u00fcteakiben yazar e\u015f-\u015eafii\u2019nin Medinelilerin tatbikat\u0131 ve istihsan gibi f\u0131khi tekniklere kar\u015f\u0131 vahiy matrisini koydu\u011funu tekrarlar ve \u2013 Kur\u2019an vahyi konusunda ihtilaf olmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, \u00f6zellikle S\u00fcnnet \u00fczerinde durup onu temellendirmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yler. Ancak yazar\u0131n bu konuda verdi\u011fi bilgiler <em>er-Risale<\/em>\u2019nin ilgili i\u00e7eri\u011finin tasviri bir \u00f6zetinden ibaret olup, hemen hi\u00e7bir kritik ve analitik yakla\u015f\u0131m s\u00f6z konusu de\u011fildir. <em>er-Risale<\/em>\u2019de S\u00fcnnet\u2019i temellendirmek amac\u0131yla ba\u015fvurdu\u011fu arg\u00fcmanlar\u0131n (s. 147-148) hemen hepsi tek tek ele\u015ftirel bir g\u00f6zle <em>S\u00fcnni Paradigman\u0131n Olu\u015fumunda \u015eafii\u2019nin Rol\u00fc adl\u0131 <\/em>antolojide ele al\u0131nd\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, onlar\u0131 burada tekrarlamamak i\u00e7in sadece bu bilgiyle yetinmek istiyoruz.<\/p>\n<p>Mamafih burada e\u015f-\u015eafii\u2019nin Kur\u2019an\u2019daki \u201chikmet\u201din s\u00fcnnet anlam\u0131na geldi\u011fi iddias\u0131na dair Lowry\u2019nin, &#8211; bu yorumun e\u015f-\u015eafii \u00f6ncesi tefsir literat\u00fcr\u00fcnde yayg\u0131n olmad\u0131\u011f\u0131na dair &#8211; uyar\u0131s\u0131 yerindedir (s.160, dpnt. 44) . Nitekim Ebu Hanife (\u00f6.150)\u00a0 ile ayn\u0131 y\u0131llarda vefat etmi\u015f olan Mukatil b. Suleyman\u2019\u0131n <em>el-Vuc\u00fbh ve\u2019n-Naz\u00e2ir <\/em>adl\u0131 eserinde \u2013 ki bir Kur\u2019an lugat\u0131 say\u0131l\u0131r \u2013 Kur\u2019an\u2019daki hikmet kelimelerinin be\u015f anlam\u0131 aras\u0131nda S\u00fcnnet\u2019e tek kelime ile dahi yer vermemesi de bu durumu teyid etmektedir. Ayn\u0131 de\u011ferlendirmeyi ahad haberleri temellendirmek i\u00e7in e\u015f-\u015eafii\u2019nin geli\u015ftirmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 arg\u00fcmanlar(s. 149-150) i\u00e7in de yapmak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr.<\/p>\n<p>B\u00fct\u00fcn bu konularda b\u00fct\u00fcn problemleri halledilmi\u015f varsayan e\u015f-\u015eafii, son olarak \u00e7eli\u015fkili hadis rivayetleri meselesine de el atar ve vahiy matrisine dair be\u015fli \u00f6rg\u00fc(umum-husus, c\u00fcmle-nass, nesh) teknikleri yan\u0131nda, \u00e7eli\u015fkili rivayetler aras\u0131nda tercih yapmak i\u00e7in nelere dikkat edilmesi gerekti\u011fini ele al\u0131r(s. 151).<\/p>\n<p><strong>e\u015f-\u015eafii\u2019nin \u00d6\u011fretisine Y\u00f6nelik Tepkiler<\/strong><\/p>\n<p>Yazar\u0131n bu konuyu sadece e\u015f-\u015eafii\u2019nin iki \u00f6\u011frencisi el-Muzeni ve el-Buveyti\u2019nin muhtasarlar\u0131 \u00fczerinden ele almas\u0131n\u0131 ( s. 151-153) ba\u015fl\u0131kla irtibatland\u0131rmak pek m\u00fcmk\u00fcn g\u00f6r\u00fcnmemektedir. Mamafih yazar bu iki \u00f6zetle ilgili olarak \u00f6nemli noktalara da i\u015faret etmektedir ki, \u00f6zellikle el-Buveyti\u2019nin <em>Muhtasar<\/em>\u2019\u0131 ile ilgili olarak s\u00f6yledikleri kayda de\u011fer g\u00f6r\u00fcnmektedir.<\/p>\n<p>Yazara g\u00f6re e\u015f-\u015eafii\u2019nin f\u0131khi d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn \u00f6ne \u00e7\u0131kan unsuru hadis oldu\u011fu i\u00e7in, onun \u201cSahih bir hadis g\u00f6r\u00fcrseniz benim mezhebim odur\u201d demi\u015f olmas\u0131ndan da hareketle, hadisler el-Buveyti i\u00e7in de bir \u201ca\u00e7\u0131k kart\u201d haline gelmi\u015f olmaktad\u0131r. \u00d6yle olunca da \u2013yazara g\u00f6re \u2013 el-Buveyti, e\u015f-\u015eafii\u2019nin eserlerini \u00f6zetlerken sadece \u00f6zetlememekte, gerekti\u011finde yeni hadisler eklemekte, baz\u0131lar\u0131n\u0131 \u00e7\u0131karmakta ve buna ba\u011fl\u0131 olarak hocas\u0131n\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015flerine itiraz edebilmektedir(s.152).<\/p>\n<p>el-Buveyti \u00f6rne\u011finden hareketle yazar \u00f6nemli bir ba\u015fka noktaya daha dikkatlerimizi \u00e7ekmektedir: \u0130lk d\u00f6nemlerde fakihler hocalar\u0131yla olan ili\u015fkilerini nas\u0131l belirliyorlard\u0131? Tahmin edilenin aksine onlar hocalar\u0131n\u0131 her g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc k\u00f6r\u00fc k\u00f6r\u00fcne kabullenmiyorlar, daha ziyade onlar\u0131n metotlar\u0131na ba\u011fl\u0131l\u0131klar\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorlard\u0131. Bu sebeple el-Buveyti, hocas\u0131n\u0131n metoduna ba\u011fl\u0131 kalarak pek \u00e7ok konuda hocas\u0131na itiraz ederek ondan farkl\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015flere ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Bu sebeple el-Buveyti\u2019nin eseri sadece bir \u00f6zet olmaktan \u00e7\u0131km\u0131\u015f ve e\u015f-\u015eafii\u2019ye katk\u0131 ve itirazlar\u0131n da yer ald\u0131\u011f\u0131 farkl\u0131 bir mahiyete b\u00fcr\u00fcnm\u00fc\u015ft\u00fcr. Bu ise \u015fafii mezhebinin tek bir ki\u015finin g\u00f6r\u00fc\u015flerinden ibaret olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermektedir.<\/p>\n<p>\u00d6te yandan el-Buveyti\u2019nin hocas\u0131n\u0131n hadis merkezli metodu uyar\u0131nca hadisleri ondan daha fazla kullanm\u0131\u015f olmas\u0131, o d\u00f6nemde f\u0131kh\u0131 a\u015f\u0131r\u0131 ak\u0131lc\u0131 ve re\u2019yci g\u00f6ren hadis\u00e7ilerin f\u0131k\u0131htan uzak durmalar\u0131na da bir itiraz anlam\u0131 ta\u015f\u0131yordu. B\u00f6ylelikle el-Buveyti f\u0131k\u0131htaki i\u015flevi yads\u0131namaz olan ak\u0131l ile vahiy aras\u0131nda bir k\u00f6pr\u00fc kurmu\u015f, bu suretle belki de hocas\u0131n\u0131 kafas\u0131ndaki bir hedefi ger\u00e7ekle\u015ftirmi\u015fti (s. 153).<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong>Sonu\u00e7<\/strong><\/p>\n<p>Yazara g\u00f6re e\u015f-\u015fafii, Hicaz, Yemen, Irak ve M\u0131s\u0131r\u2019a yolculuklar\u0131 esnas\u0131nda f\u0131k\u0131h \u00e7evrelerindeki \u00e7e\u015fitli \u00e7eli\u015fkileri ve tutars\u0131zl\u0131klar\u0131 g\u00f6rm\u00fc\u015f olmal\u0131d\u0131r. Muhtemelen o bu durumun sebebi olarak g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc Medine tatbikat\u0131na ve a\u015f\u0131r\u0131 re\u2019y kullan\u0131m\u0131na kar\u015f\u0131 sadece Peygambere hasretti\u011fi S\u00fcnnet\u2019le \u00f6zde\u015fle\u015ftirdi\u011fi hadis rivayetlerini merkeze alm\u0131\u015f, sistematik f\u0131khi ak\u0131l y\u00fcr\u00fctmeye alan a\u00e7abilmek i\u00e7in de k\u0131yas\u0131 tercih etmi\u015ftir(s.154).<\/p>\n<p>e\u015f-\u015eafii\u2019nin \u00f6zel olarak \u015eafii usul-i f\u0131kh\u0131 \u00fczerindeki etkisi yan\u0131nda genel olarak etkisi meselesinde Schacht ve Coulson gibileri onun rol\u00fcn\u00fc \u00f6nemseyerek usul-i f\u0131kh\u0131n kurucusu nitelemesini uygun g\u00f6r\u00fcrken, Wael Hallak ve Lowry gibileri buna kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmakta ya da daha orta bir yol izlemektedirler(s.154).<\/p>\n<p>Yazar \u00a0<em>er-Risale<\/em>\u2019nin daha sonraki usul-i f\u0131k\u0131h kitaplar\u0131yla yan yana getirilmesinin do\u011fru olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, zira Lowry\u2019nin dedi\u011fi gibi kitab\u0131n %80\u2019inin kaynaklar aras\u0131 ili\u015fkiye ve S\u00fcnnet\u2019e tahsis edildi\u011fini &#8211; veya kitab\u0131n 1\/2\u2019si\u00a0 S\u00fcnnet konusuna, 1\/3\u2019\u00fc ise kaynaklar aras\u0131 ili\u015fkiye tahsis edildi\u011fini(s.162, dpnt.,87) &#8211; , bunun da II. yy f\u0131khi atmosferine y\u00f6nelik oldu\u011funu, onun f\u0131kh\u0131 insan[akl\u0131] etkisinden \u00e7\u0131kar\u0131p vahiy kaynakl\u0131 malzemeye dayand\u0131rmak istedi\u011fini vurgularken(s. 155) tamamen isabet etti\u011fi s\u00f6ylenebilir. Nitekim George Makdisi\u2019nin <em>er-Risale<\/em>\u2019de Mutezile kar\u015f\u0131t\u0131, dolay\u0131s\u0131yla ak\u0131l kar\u015f\u0131t\u0131 e\u011filimlerin izini s\u00fcren makalesi de bu tespiti do\u011frulamaktad\u0131r(s.157\/dpnt.,8). Bu anlamda e\u015f-\u015eafii\u2019nin f\u0131k\u0131h\u00e7\u0131lar\u0131n f\u0131kh\u0131 vahiy men\u015feli kaynaklara dayand\u0131rmaya, S\u00fcnnet ve Hadis\u2019in stat\u00fcs\u00fcn\u00fc g\u00f6zden ge\u00e7irmeye sevk etmede ba\u015far\u0131l\u0131 oldu\u011fu s\u00f6ylenebilir(s.155). Ne var ki yazar e\u015f-\u015eafii\u2019nin usul-i f\u0131kh\u0131n kurucusu oldu\u011fu tezinden vazge\u00e7meye g\u00f6nl\u00fc olmamal\u0131 ki, tekrar bu konuya d\u00f6nerek onun usul-i f\u0131kh\u0131n kurucu babas\u0131 oldu\u011funa dair nakilleri aktarmaya giri\u015fmektedir(s.155). Yaz\u0131n\u0131n sonunda yazar\u0131n duygusall\u0131\u011f\u0131n\u0131n dozu daha da artm\u0131\u015f olmal\u0131 ki, e\u015f-\u015eafii\u2019yi S\u00fcnnet ve hadis alan\u0131ndaki \u00e7abalar\u0131 ba\u011flam\u0131nda m\u00fcceddid( dini yeniden canlanan biri), Usul-i f\u0131kh\u0131 besleyen ve \u0130slam hukukuna hayat nefesi \u00fcfleyen biri olarak nitelendirmekten geri kalmamaktad\u0131r(s.155). Bunlar\u0131n fevkalade tart\u0131\u015fmal\u0131 iddialar olmas\u0131 bir yana,\u00a0 ilmi tespitler olmaktan ziyade duygusal veya retorik ifadeler denmeye olmaya daha lay\u0131k oldu\u011funu s\u00f6ylemek yerinde olacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Son olarak ifade etmek gerekir ki, yazar\u0131n makalesinin ba\u015fl\u0131\u011f\u0131nda \u015eafii mezhebinden bahsetmesine ra\u011fmen konuyu sadece e\u015f-\u015eafii ve iki talebesiyle s\u0131n\u0131rlam\u0131\u015f olmas\u0131, ba\u015fl\u0131\u011f\u0131n da g\u00f6zden ge\u00e7irilip yeniden d\u00fczenlenmesini gerekli k\u0131lmaktad\u0131r.<\/p>\n<ol start=\"8\">\n<li><strong> Gelenekten Kurumsalla\u015fmaya: Erken Hanbelilikte S\u00fcnnet \u2013 <\/strong>H\u00e2ris b. Raml\u00ee<\/li>\n<\/ol>\n<p>H\u00e2ris b. Raml\u00ee Hanbeli f\u0131k\u0131h gelene\u011finde S\u00fcnnet kavram\u0131n\u0131, onun Kur\u2019an kar\u015f\u0131s\u0131ndaki hermen\u00f6tik pozisyonunu; m\u00fctevatir, ahad ve sahih olmayan hadislerin epistemolojik stat\u00fcs\u00fcn\u00fc geni\u015f olarak ele almaktad\u0131r. O Hanbeli f\u0131k\u0131h gelene\u011finin F\u0131k\u0131h\u00e7\u0131 Hadis\u00e7ilerin f\u0131k\u0131h alan\u0131ndaki \u00e7abalar\u0131n\u0131n bir sonucu olarak nas\u0131l ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermektedir. Bu f\u0131k\u0131h\u00e7\u0131 hadis\u00e7iler, b\u00f6lgesel re\u2019y temelli f\u0131k\u0131h gelenekleri yerine tamamen metin temelli bir gelene\u011fi ikame etmek i\u00e7in \u00e7aba sarf etmi\u015fler ve bunun i\u00e7in de sadece sahih hadisleri de\u011fil, sahabe ve tabiinin uygulamalar\u0131n\u0131 ve fetvalar\u0131n\u0131 da bu metin kavram\u0131na dahil etmi\u015flerdir. Dahil etmelerinin sebebi ise e\u015f-\u015eafii\u2019ye ve sahih hadis kavram\u0131na olan diren\u00e7leriydi. Zira sahih hadis kavram\u0131, Hanbelilerin en az\u0131ndan teoride ku\u015fkuyla bakt\u0131klar\u0131 k\u0131yasa geni\u015f bir alan a\u00e7an bir kavram olarak g\u00f6r\u00fcl\u00fcyordu. Bundan dolay\u0131, bu g\u00f6r\u00fc\u015fte olanlar nezdinde S\u00fcnnet kavram\u0131, onu en iyi bilen ve ruhunu inan\u00e7 ve eylemlerinde en iyi \u015fekilde temsil etti\u011fi kabul edilenlerce somutla\u015ft\u0131r\u0131lan \u201cya\u015fayan bir s\u00fcnnet\u201d anlam\u0131na geliyordu(?).<\/p>\n<p>er-Raml\u00ee, Hanbelilerin bir \u015feyin s\u00fcnnet oldu\u011funa karar vericinin elden geldi\u011fince metin temelli olmas\u0131n\u0131 kabul etmelerinin \u00f6nemli bir sonucu oldu\u011funa dikkat \u00e7ekmektedir: Sadece S\u00fcnnet\u2019in ravileri hakk\u0131nda bilgi sahip olmak, \u00a0ayn\u0131 zamanda kavramsal olarak bizzat S\u00fcnnet hakk\u0131nda bilgi sahibi olmak anlam\u0131na geliyordu.<\/p>\n<p>Mamafih Ahmed b. Hanbel\u2019in(\u00f6.241\/ 855) ger\u00e7ekten bir mezhep kurma niyeti ve d\u00fc\u015f\u00fcncesi olup olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 kaynaklara g\u00f6re tart\u0131\u015fmaya a\u00e7arak s\u00f6ze ba\u015flayan yazar, tart\u0131\u015fma konular\u0131n\u0131 \u00e7e\u015fitlendirerek,\u00a0 Bat\u0131 dillerinde onun hareketine y\u00f6nelik \u201ctraditionalist\u201d nitelemesinin problemsiz olmad\u0131\u011f\u0131na dikkat \u00e7eker, burada hangi gelenekten bahsedildi\u011finin net olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 vurgular, hele hele Arap-\u0130slam kavram\u0131 olan S\u00fcnnet\u2019e ne \u00f6l\u00e7\u00fcde kar\u015f\u0131l\u0131k geldi\u011finin a\u00e7\u0131k olmad\u0131\u011f\u0131na dikkat \u00e7eker(s.163-164).<\/p>\n<p>Dahas\u0131 kaynaklar esas al\u0131nacak oldu\u011fu takdirde, hi\u00e7bir f\u0131khi y\u00f6ntemin ve hermen\u00f6tik sistemin Ahmed b. Hanbel\u2019e izafe edilmesinin \u2013kaynaklar \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda- m\u00fcmk\u00fcn olmad\u0131\u011f\u0131na da dikkat \u00e7eker(s. 164).<\/p>\n<p>Zira Susan Spectorsky\u2019ye g\u00f6re Ahmed b. Hanbel ihtilafl\u0131 olmayan konularda hadislere dayanarak cevaplar verir, bu m\u00fcmk\u00fcn olmad\u0131\u011f\u0131nda cevap vermekten ka\u00e7\u0131n\u0131r, ama her halukarda g\u00f6r\u00fc\u015flerinin otorite olmas\u0131na r\u0131za g\u00f6stermezdi.<\/p>\n<p>Christopher Melchert te ona kat\u0131larak, Ahmed b. Hanbel\u2019in verdi\u011fi cevaplar\u0131n \u201cdo\u011fa\u00e7lama karakteri\u201dne ve bu cevaplar\u0131n eski ve temelde s\u00f6zl\u00fc bir k\u00fclt\u00fcrel modelin izlerini ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131na, sadece hadislere dayanmad\u0131\u011f\u0131na, bilakis hala bilge adamlar\u0131n(selef) kuramsal d\u00fc\u015f\u00fcncelerine ve uygulamalar\u0131na olan g\u00fcveni g\u00f6sterdi\u011fine i\u015faret eder. Ancak bu cevaplar\u0131n metinsel delillerin titiz bir bi\u00e7imde kaydedilmesi gerekti\u011fine dair yeni vurgular\u0131 da i\u00e7erdi\u011fini ekler (s.164).<\/p>\n<p>David Vishanoff da usul-i f\u0131k\u0131h literat\u00fcr\u00fcndeki nakillerden yola \u00e7\u0131karak benzer sonu\u00e7lara ula\u015f\u0131r ve s\u0131k s\u0131k vurgulanan, e\u015f-\u015eafii ile ili\u015fkisi meselesinde tam tersine onun e\u015f-\u015eafii\u2019nin vahiy matris eksenli sistematik y\u00f6ntemine dayal\u0131 f\u0131k\u0131h vizyonuna kar\u015f\u0131 direndi\u011fini (s.164), \u00a0sistematik bir hermen\u00f6tik y\u00f6ntem b\u0131rakmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, bunun da onun takip\u00e7ilerine kendi y\u00f6ntemlerini geli\u015ftirmek \u00fczere geni\u015f bir alan b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yler(s.165).<\/p>\n<p>Vishanoff\u2019un, Ahmed b. Hanbel\u2019in, e\u015f-\u015eafii\u2019nin sistematik reform program\u0131na kat\u0131lmad\u0131\u011f\u0131 tespiti son ara\u015ft\u0131rmalar taraf\u0131nda da teyid edilmi\u015ftir. \u00d6zellikle Schahct\u2019\u0131n b\u00fct\u00fcn Ehl-i hadis\u2019i monolitik bir yap\u0131 olarak g\u00f6ren ve bu sebeple Ahmed b. Hanbel ile e\u015f-\u015eafii\u2019yi, aralar\u0131ndaki\u00a0 \u00f6nemli farklar\u0131 g\u00f6rmezden gelerek ayn\u0131 potaya koyan yakla\u015f\u0131m\u0131 bu ara\u015ft\u0131rmalarda sorgulanm\u0131\u015f ve Ashabu\u2019l- hadis\u2019in f\u0131k\u0131h\u00e7\u0131lar\u0131 i\u00e7erisinde bir spektrum dahilinde, farkl\u0131 oranlarda sistematik f\u0131khi ak\u0131l y\u00fcr\u00fctmeye kap\u0131 aralayanlar\u0131n bulundu\u011fu ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r(s. 165).<\/p>\n<p>Ehl-i Hadis ile Ehl-i Ra\u2019y aras\u0131ndaki \u00e7atla\u011f\u0131n \u00a0h.II\/VIII yy sonlar\u0131nda\u00a0 \u201cHalku\u2019l-Kur\u2019an\u201d meselesi y\u00fcz\u00fcnden ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 ileri s\u00fcren Melchert, III\/IX yy\u2019da \u0130slam f\u0131kh\u0131nda hadislerin \u00f6nemini daha b\u00fcy\u00fck oranda kabullenilmesini sa\u011flayan Ehl-i hadis i\u00e7erisinde bile \u2013 mesela Abdullah b. el-Mubarak gibi &#8211; hala sistematik ak\u0131l y\u00fcr\u00fctmeye a\u00e7\u0131k olanlar vard\u0131. Mamafih onlar\u0131n yan\u0131nda p\u00fcr hadis\u00e7i olarak nitelendirilebilecek olan \u0130bn Ebi \u015eeybe ve \u201cSahih hareketi\u201d i\u00e7erisinde yer alan el-Buhari gibi hadis\u00e7ilerin de oldu\u011funu da ekler. Ahmed e\u015f-\u015eemsi\u2019nin ortaya koydu\u011fu \u00fczere bu noktada e\u015f-\u015eafii\u2019nin talebesi olan el-Buveyti\u2019nin,<em> er-Risale<\/em>\u2019nin a\u00e7\u0131k delaletine ra\u011fmen, e\u015f-\u015eafii\u2019nin sahabe g\u00f6r\u00fc\u015flerini k\u0131yasa tercih etmekle Ehl-i hadis\u2019e daha yak\u0131n oldu\u011funu ileri s\u00fcrm\u00fc\u015f olmas\u0131 (s.165) dikkat \u00e7ekicidir. Volkan Stodolsky taraf\u0131ndan haz\u0131rlanm\u0131\u015f olan bir doktora tezine g\u00f6re, sahabe g\u00f6r\u00fc\u015flerine k\u0131yasa tercih eden e\u015f-\u015eafii olmay\u0131p, onun \u00f6\u011frencisi Davud ez-Zahiri idi(s. 165).<\/p>\n<p>Peki Ahmed b. Hanbel bu tabloda nerede durmaktad\u0131r?<\/p>\n<p>Susan Spectorsky\u2019ye g\u00f6re el-Kevsec (\u00f6. 251\/865), Salih b. Ahmed b. Hanbel (\u00f6.266\/880), Ebu Davud es-Sicistani ( \u00f6.270\/884), \u0130bn H\u00e2ni (\u00f6. 275), Abdullah (\u00f6.290\/903), el-Ba\u011favi (\u00f6.317\/929) taraf\u0131ndan derlenen \u201cMesail\u201d eserleri incelenecek olursa, f\u0131khi konularda birbirinden farkl\u0131 Ahmed b. Hanbel tipleri ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r(s. 166). Mesela Abdullah, Ahmed b. Hanbel\u2019in kategorik olarak b\u00fct\u00fcn b\u00fcy\u00fck fakihlerin f\u0131k\u0131h kitaplar\u0131n\u0131 reddetti\u011fi aktar\u0131rken, Ebu Davud ve \u0130bn H\u00e2ni, hadis\u00e7ilik y\u00f6nleri itibariyle M\u00e2lik ile e\u015f-\u015eafii\u2019nin kitaplar\u0131n\u0131n bundan istisna edildi\u011fini aktarmaktad\u0131rlar(s. 166). Abdullah\u2019\u0131n Mesail\u2019i esas al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda Ahmed b. Hanbel\u2019in s\u00f6zl\u00fc k\u00fclt\u00fcre vurgu yapt\u0131\u011f\u0131 ve kitaplara dayal\u0131 bir yakla\u015f\u0131m\u0131 benimsemedi\u011fi, bir uzmana m\u00fcracaat etmeksizin f\u0131k\u0131h ve hadis kitaplar\u0131na ba\u015fvurmay\u0131 tasvip etmedi\u011fi g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Nitekim bu yakla\u015f\u0131m\u0131n el-Musned\u2019in tarz\u0131 ile de uyum halinde oldu\u011fu s\u00f6ylenebilir.<\/p>\n<p>Zira mesela Ebu Davud\u2019un es-Sunen\u2019i bir uzmana ba\u015fvurmaya gerek kalmadan, uzman olmayanlar\u0131n kolayl\u0131kla ula\u015fabilece\u011fi ve kullanabilece\u011fi bir hadis koleksiyonu ortaya koyma amac\u0131na y\u00f6nelik iken,\u00a0 el-Musned \u00e7oklu isnatlar\u0131 ve \u00e7e\u015fitli hadis t\u00fcrleri ile adeta uzmanlar i\u00e7in bir \u201c veritaban\u0131\u201d niteli\u011findedir ki, bu Ahmed b. Hanbel\u2019in f\u0131k\u0131hta ve hadiste uzmanlara ba\u015fvurmay\u0131 gerekli g\u00f6ren yakla\u015f\u0131m\u0131na uygun d\u00fc\u015fmektedir (s. 167).<\/p>\n<p>Saud Salih es-Serh\u00e2n taraf\u0131ndan haz\u0131rlanan bir doktora tezine g\u00f6re, Ahmed b. Hanbel\u2019in f\u0131k\u0131htaki konumunu belirlemede ba\u015fvurulan <em>Mesail<\/em> \u00a0literat\u00fcr\u00fc, do\u011frudan Ahmed b. Hanbel\u2019in g\u00f6r\u00fc\u015flerini temsil etmemekte, buna ba\u011fl\u0131 olarak bu eserlerdeki rivayetler aras\u0131ndaki farkl\u0131l\u0131klar, Ahmed b. Hanbel\u2019den de\u011fil onun takip\u00e7ilerinden kaynaklanmaktad\u0131r(s. 167). Ebubekr el-Hall\u00e2l(\u00f6. 311\/923) b\u00fct\u00fcn bu farkl\u0131 rivayetleri \u2013 \u015fu an i\u00e7in kay\u0131p g\u00f6r\u00fcnen dev eserinde &#8211; \u00a0bir araya getirmi\u015f ve b\u00f6ylece \u0130bn H\u00e2mid\u2019in(\u00f6. 403\/1013) aralar\u0131ndaki ihtilaflar\u0131 gidermek i\u00e7in yeni bir hermen\u00f6tik \u00e7er\u00e7eve olu\u015fturup \u00fczerinde \u00e7al\u0131\u015fabilece\u011fi bir derleme olu\u015fturmu\u015ftur. Daha sonra \u0130bn H\u00e2mid\u2019in talebesi Ebu Ya\u2019l\u00e2(380-458 \/990-1066), Ebu\u2019l-Hatt\u00e2b el-Kelvez\u00e2n\u00ee(\u00f6. 510\/1116) ve \u0130bn Ak\u00eel (\u00f6. 413\/1119)[do\u011frusu 413 de\u011fil 513 olacakt\u0131r] eliyle mezhebin doktrininin sistematize edilmesi ger\u00e7ekle\u015fmi\u015ftir(s. 167).<\/p>\n<p>Bu geli\u015fmeler ve kaynaklar \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda Hanbeli mezhebinde S\u00fcnnet tan\u0131m\u0131, S\u00fcnnet-Kur\u2019an ili\u015fkisi ve Hadis meselesi ele al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda \u015fu sonu\u00e7lar ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r:<\/p>\n<ol>\n<li>Ebu Davud\u2019un <em>Mesail<\/em>\u2019i hari\u00e7 b\u00fct\u00fcn kaynaklar S\u00fcnnet\u2019in Peygamber ile s\u0131n\u0131rl\u0131 oldu\u011fu ve sahabenin uygulamalar\u0131n\u0131n S\u00fcnnet kapsam\u0131nda olmad\u0131\u011f\u0131 hususunda hemfikirdirler (s.168).<\/li>\n<li>S\u00fcnnet\u2019in Kur\u2019an\u2019\u0131n a\u00e7\u0131klay\u0131c\u0131s\u0131 oldu\u011fu konusunda e\u015f-\u015eafii\u2019nin beyan teorisinin etkisi g\u00f6r\u00fclmektedir. Bu noktada Hanbeliler ile \u015eafiiler\u2019in Kur\u2019an\u2019\u0131n a\u00e7\u0131k anlamlar\u0131 ve icma ile yetinen minimalist yakla\u015f\u0131ma kar\u015f\u0131 bir cephe olu\u015fturduklar\u0131 s\u00f6ylenebilir (s.169).<\/li>\n<li>Temelde Sahabe ve tabiin\u2019in g\u00f6r\u00fc\u015fleri S\u00fcnnet kapsam\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda tutulmakla beraber, Hanbeli kaynaklar\u0131nda Ahmed b. Hanbel\u2019in bazen Said b. el-Museyyib gibi bir tabiin\u2019in g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc bir sahabi olan \u0130bn Abbas\u2019\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne tercih edebildi\u011fine dair nakillere de rastlanabilmektedir(s. 171).<\/li>\n<\/ol>\n<p><strong>Kur\u2019an ve S\u00fcnnet Aras\u0131ndaki \u0130li\u015fki<\/strong><\/p>\n<p>Kur\u2019an\u2019\u0131n ilgili h\u00fckm\u00fcn\u00fc beyan eden bir S\u00fcnnet olmad\u0131k\u00e7a, do\u011frudan Kur\u2019an ile amel etmenin caiz oldu\u011funa ve olmad\u0131\u011f\u0131na dair farkl\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015fler Ahmed b. Hanbel\u2019e ayn\u0131 anda izafe edilmektedir(s. 172).<\/p>\n<p>Kur\u2019an\u2019\u0131n yorumunda S\u00fcnnet\u2019in merkezi rol\u00fcn\u00fc kabul etmekle beraber, Ahmed b. Hanbel \u201cS\u00fcnnet Kur\u2019an \u00fczerinde belirleyicidir\u201d form\u00fcl\u00fcn\u00fc benimsemez, sadece \u201c S\u00fcnnet Kur\u2019an\u2019\u0131n manalar\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klar\u201d ya da \u201cS\u00fcnnet Kur\u2019an\u2019\u0131 a\u00e7\u0131klar\u201d demekle yetinir.<\/p>\n<p>Ahmed b. Hanbel e\u015f-\u015eafii\u2019nin aksine Kur\u2019an\u2019\u0131n S\u00fcnnet\u2019i nesh edebilece\u011fini kabul etti\u011fi gibi, Hanefiler gibi farz-vacip ayr\u0131m\u0131n\u0131 da benimsemektedir(s.174) ki, bu da muhtemelen bu ayr\u0131m\u0131n Irak k\u00f6kenli oldu\u011funu g\u00f6stermektedir(s.175). Mamafih onun Hanefiler\u2019in aksine Kur\u2019an ile sabit olan h\u00fck\u00fcmlerle s\u00fcnnet ile sabit olan h\u00fck\u00fcmler aras\u0131nda ayr\u0131m g\u00f6zetmedi\u011fine dair nakillerin bulundu\u011funu da burada \u00a0ise<\/p>\n<p><strong>Hadis<\/strong><\/p>\n<p>M\u00fctevatir konusunda Hanbeli mezhebi Ebu\u2019l-Kas\u0131m el-Belhi ve di\u011fer Mutezili imamlar gibi kesin bilgi ifade etti\u011finde hemfikirdirler. Ancak bunun zorunlu bilgi mi m\u00fcktesep(sonradan kazan\u0131lm\u0131\u015f) bilgi mi oldu\u011fu konusunda farkl\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015fler vard\u0131r (s. 175-176). \u00d6te yandan ahad haberlerin de m\u00fctevatir gibi kesin bilgi ifade edece\u011fi g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc de Hanbeli kaynaklarda yer almaktad\u0131r(s.176). Bu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn Davud ez-Zahiri ve el-Haris el-Muhasibi\u2019nin de g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc oldu\u011fu belirtilmektedir(s. 176). Mamafih Ebu Ya\u2019la\u2019n\u0131n el-Asram\u2019\u0131n <em>Ma\u00e2ni\u2019l-Had\u00ees<\/em> adl\u0131 eserinden aktard\u0131\u011f\u0131 bir rivayete g\u00f6re Ahmed b. Hanbel kendisine sahih bir hadis ula\u015ft\u0131\u011f\u0131nda onunla amel edece\u011fini, ancak onun Peygamber\u2019in s\u00f6z\u00fc oldu\u011funa \u015fahitlik edemeyece\u011fini s\u00f6ylemesi, ahad haberin kesin bilgi de\u011fil zan ifade edece\u011fine dair yakla\u015f\u0131m\u0131 \u00e7a\u011fr\u0131\u015ft\u0131rmaktad\u0131r(s.177). \u00d6te yandan muttas\u0131l sahabi s\u00f6z\u00fcn\u00fcn, munkat\u0131 merfu rivayete tercih eden Ahmed b. Hanbel \u00fczerinde e\u015f-\u015eafii\u2019nin muttas\u0131l isnat konusundaki \u0131srar\u0131n\u0131n etkisinden de s\u00f6z edilmektedir(s.177).<\/p>\n<p>Zay\u0131f hadisle amel konusunda da Ahmed b. Hanbel\u2019den a) daha g\u00fc\u00e7l\u00fc bir delil yoksa zay\u0131f hadisle amel edilebilece\u011fi, b) zay\u0131f hadisle hi\u00e7bir \u015fekilde amel edilemeyece\u011fi \u015feklinde iki g\u00f6r\u00fc\u015f nakledilmektedir (s.178).<\/p>\n<p>\u00d6te yandan Ahmed b. Hanbel\u2019in fazail\u00a0 ve tegib-terhib konular\u0131nda hadis rivayet ederken pek s\u0131k\u0131 davranmad\u0131klar\u0131n\u0131, helal-haram konusunda ise s\u0131k\u0131 davrand\u0131klar\u0131n\u0131, buna ba\u011fl\u0131 olarak ta fazail konusunda zay\u0131f hadislerin delil olarak kullan\u0131labilece\u011fini, ama helal-haram konusunda kullan\u0131lamayaca\u011f\u0131n\u0131\u00a0 s\u00f6yledi\u011fi kaynaklarda aktar\u0131lmaktad\u0131r(s.178-179).<\/p>\n<p>Dikkat edilmesi gereken \u00f6nemli bir husus ise, Ahmed b. Hanbel\u2019in g\u00f6r\u00fc\u015flerini oldu\u011fu gibi aktarmakla yetinip, onun \u00f6tesine ge\u00e7meyen \u201cminimalist\u201d yakla\u015f\u0131mlar (en tipik \u00f6rne\u011fi el-Hallal ve \u00f6nde gelen \u00f6\u011frencisi \u011eulamu\u2019l-Hallal\u2019d\u0131r) yan\u0131nda, Hanbelilik ad\u0131na Ahmed b. Hanbel\u2019in g\u00f6r\u00fc\u015flerinden \u00e7\u0131kar\u0131mlarda bulunarak yeni g\u00f6r\u00fc\u015fler ortaya koyan(tahr\u00eec) \u201cmaksimalist\u201d yakla\u015f\u0131mlar\u0131n(mesela el-H\u0131rak\u00ee ve \u0130bn H\u00e2mid gibi)\u00a0 mezhep i\u00e7indeki mevcudiyetinin fark\u0131na varmakt\u0131r(s. 180). Bu sebeple genelde kat\u0131ks\u0131z bir hadis\u00e7i olarak sunulan Ahmed b. Hanbel portresine kar\u015f\u0131, \u00f6zellikle \u0130bn H\u00e2mid\u2019in maksimalist sunumunda oldu\u011fu gibi, Usul-i f\u0131k\u0131h tekniklerinin kullan\u0131m\u0131na kapal\u0131 ve kar\u015f\u0131 olmayan daha teorik bir Ahmed b. Hanbel portresi de s\u00f6z konusudur(s.181).<\/p>\n<p>\u00d6zellikle S\u00fcnnet s\u00f6z konusu oldu\u011funda\u00a0 \u0130bn H\u00e2mid, Ahmed b. Hanbel\u2019in el-Musned\u2019de derledi\u011fi hadis koleksiyonlar\u0131ndaki rivayetlere yakla\u015f\u0131m\u0131 ile, bunlar\u0131 f\u0131khi ama\u00e7la ele ald\u0131\u011f\u0131nda sergiledi\u011fi yakla\u015f\u0131mlar\u0131 birbirinden ay\u0131rmakta, yani el-Musned\u2019deki Ahmed b. Hanbel ile Mesail literat\u00fcr\u00fcndeki Ahmed b. Hanbel\u2019in ayn\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ima etmektedir(s.181).<\/p>\n<p>Ayr\u0131ca \u0130bn H\u00e2mid Ahmed b. Hanbel\u2019in g\u00f6r\u00fc\u015flerinden yola \u00e7\u0131karak, onun zannedildi\u011fi veya iddia edildi\u011fi gibi k\u0131yasa kar\u015f\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 da ileri s\u00fcrmektedir. Asl\u0131nda \u0130bn H\u00e2mid\u2019in b\u00fct\u00fcn bu \u201cmaksimalist\u201d \u00e7abalar\u0131, di\u011fer mezheplerle rekabet edebilecek sistematik bir f\u0131k\u0131h mezhebinin tesisi i\u00e7in Ahmed b. Hanbel\u2019in \u201cminimalist\u201d \u00f6\u011fretisinin ruhuna \u201cdaha az ba\u011fl\u0131l\u0131k\u201d ve bu suretle mezhebin \u00f6n\u00fcne geni\u015f ufuklar a\u00e7ma \u00e7abas\u0131n\u0131n bir sonucu olarak okunabilir (s.182).<\/p>\n<p>Zannedilenin aksine Hanbeli gelene\u011finde e\u015f-\u015eafii\u2019nin S\u00fcnnet\u2019i sadece sahih ve merfu hadislere hasretme \u00e7abas\u0131na pek te olumlu bak\u0131lmam\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcnmektedir. Nitekim Ahmed b. Hanbel, talebesi el-Merruzi\u2019nin e\u015f-\u015eafii\u2019nin <em>er-Risale<\/em>\u2019sini kopyalamas\u0131na kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131km\u0131\u015f, ama di\u011fer f\u0131k\u0131h\u00e7\u0131lar\u0131n kitaplar\u0131 ile mukayese edildi\u011finde e\u015f-\u015eafii\u2019ninkiler daha hadis temelli oldu\u011fu i\u00e7in onlar\u0131 tercih etti\u011fi de olmu\u015ftur (s.186\/dpnt.,9) Yine de onlara g\u00f6re e\u015f-\u015eafii\u2019nin bu yakla\u015f\u0131m\u0131n\u0131n sahih hadis bulunmayan konularda k\u0131yasa ba\u015fvurmay\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz k\u0131laca\u011f\u0131, dolay\u0131s\u0131yla k\u0131yas\u0131n \u00f6n\u00fcn\u00fc a\u00e7aca\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Bu sebeple Hanbeliler daha sonraki nesillerin g\u00fcvenilirlik riski ta\u015f\u0131yan k\u0131yaslar\u0131 yerine, sahih hadis d\u0131\u015f\u0131nda sahabe ve tabiun g\u00f6r\u00fc\u015flerine de ba\u015fvurulmas\u0131n\u0131n yerinde olaca\u011f\u0131n\u0131 savunmu\u015flard\u0131r (s. 183). Mamafih Hanbelilerin Zahiriler gibi k\u0131yas\u0131 kesin ve toptan reddetmediklerine dair nakillerin Hanbeli literat\u00fcr\u00fcnde mevcudiyetine daha \u00f6nce de i\u015faret edilmi\u015fti.<\/p>\n<p>Her ne kadar Goldziher, Schahcht, Coulson gibi oryantalistler taraf\u0131ndan Hanbelilik, fanatik literalistler \u015feklinde nitelendirilmi\u015f olsa da, Wael(Vail) Hallak, bu tan\u0131ma daha yak\u0131n olan erken d\u00f6nem Hanbelileri (mesela dar kafal\u0131 IV. yy Ba\u011fdad Hanbelileri ) ile daha \u0131l\u0131ml\u0131 ve de\u011fi\u015fime a\u00e7\u0131k olan ge\u00e7 d\u00f6nem Hanbelileri aras\u0131nda bir ay\u0131r\u0131m yapmakla, bir b\u00fct\u00fcn olarak ele al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda tutars\u0131z ve \u00e7eli\u015fkili g\u00f6r\u00fcnen Hanbeli gelene\u011fini, daha sa\u011fl\u0131kl\u0131 anlamam\u0131za katk\u0131da bulunmu\u015f g\u00f6r\u00fcnmektedir (s. 184). Mamafih kesin olan \u015fu ki, bilhassa Ahmed b. Hanbel\u2019den gelen farkl\u0131 rivayetler, bir genelleme yapmay\u0131 imkan d\u0131\u015f\u0131 bir hale getirmektedir. Ayr\u0131ca mezhep i\u00e7erisindeki sert fanatik e\u011filimlerin Ahmed b. Hanbel\u2019in kendisinden ziyade onun \u00e7evresindeki \u201cZahirilik\u201d e\u011filimleriyle olan ili\u015fkisi \u00fczerinde durmay\u0131 ihmal etmemek gerekir(s.184).<\/p>\n<p>Ahmed b. Hanbel\u2019in dindarane muhafazakarl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ise sadece g\u00fcnah korkusu ile de\u011fil, gelene\u011fe olan sevgisi ile \u0130slam \u00fcmmetinin birli\u011fini sa\u011flama amac\u0131 \u00e7er\u00e7evesinde de de\u011ferlendirmek gerekir. Dolay\u0131s\u0131yla Goldziher\u2019in \u0131skalad\u0131\u011f\u0131 bu duygusal boyutun, Hanbelilik ele al\u0131n\u0131rken g\u00f6z ard\u0131 edilmemesi de yerinde olacakt\u0131r (s. 185).<\/p>\n<ol start=\"9\">\n<li><strong> Zahiri Mezhebinde S\u00fcnnet \u2013 <\/strong>Amr Osman<\/li>\n<\/ol>\n<p>Amr Osman ise kitaptaki ilgili d\u00f6nemlerdeki S\u00fcnnet ile ilgili b\u00fct\u00fcn tart\u0131\u015fmalar\u0131, ya\u015fayan bir mezhep olmayan Zahirilik a\u00e7\u0131s\u0131ndan ve onlar\u0131n usul-i f\u0131k\u0131h perspektifinden ele alan bir katk\u0131 sunmaktad\u0131r. Sonu\u00e7ta o, \u0130bn Hazm\u2019\u0131n S\u00fcnnet anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n, hadis ile bir ve ayn\u0131 anlama gelen birikimin zirvesini yans\u0131tt\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtmektedir.<\/p>\n<p>[Zahiri mezhebinin kurucusu olmas\u0131 hasebiyle dudak b\u00fckerek ge\u00e7ilecek biri gibi g\u00f6r\u00fcnse de ] asl\u0131nda Davud ez-Zahiri\u2019nin ilmi birikimi ve arg\u00fcmantasyon(m\u00fcnazara) konusundaki becerileri kaynaklar taraf\u0131ndan tescil edildi\u011fi gibi, onun kariyeri hakk\u0131nda zaman\u0131nda Ba\u011fdad\u2019\u0131n b\u00fct\u00fcn ilminin onun \u015fahs\u0131nda topland\u0131\u011f\u0131 \u015feklinde nitelendirmeler de kaynaklarda yer almaktad\u0131r. Onun \u00f6l\u00fcm\u00fcnden be\u015f y\u00fcz sene sonra Tacuddin es-Subki\u2019nin bile ula\u015fabildi\u011fi 1000 c\u00fczl\u00fck <em>Kit\u00e2bu\u2019z-Zebb ani\u2019s-Sunen ve\u2019l-Ahk\u00e2m ve\u2019l-Ahb\u00e2r <\/em>adl\u0131 dev eser dahil pek \u00e7ok \u00f6nemli eser ortaya koyan \u00f6nemli bir ilim adam\u0131yla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya bulundu\u011fumuzu unutmamak gerekir(s. 195). Kaynaklarda kariyerine Muhammed b. el-Hasen e\u015f-\u015eeybani\u2019nin yolundan giderek ( \u00f6.189\/805) ba\u015flad\u0131\u011f\u0131, e\u015f-\u015eafii\u2019i Ba\u011fdad\u2019a gelince bu defa onu izlemeye ba\u015flad\u0131\u011f\u0131, hatta Davud\u2019un eserlerinde e\u015f-\u015eafii\u2019nin yakla\u015f\u0131mlar\u0131n\u0131n a\u00e7\u0131k etkilerinin g\u00f6zlemlendi\u011fi belirtilmekteyse de, asl\u0131nda Orta\u00e7a\u011f \u0130slami ilimler e\u011fitim-\u00f6\u011fretim paradigmas\u0131n\u0131n bir gere\u011fi olarak o da sadece Muhammed b. el-Hasen e\u015f-\u015eeybani ve e\u015f-\u015eafii\u2019den de\u011fil, Ebu Sevr el-Kelb\u00ee (\u00f6.240\/854\u00a0\u00a0 ) ve el-Kerabisi (\u00f6.245\/859) gibi pek \u00e7ok ilim insan\u0131yla fikir al\u0131\u015fveri\u015finde bulunmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Ancak \u00f6nemli olan onun yayg\u0131n bir \u015fekilde Ehl-i hadis sempatizan\u0131 oldu\u011fu \u015feklindeki yarg\u0131n\u0131n ger\u00e7eklerle \u00f6rt\u00fc\u015fmedi\u011fidir. e\u015f-\u015eafii ile olan ili\u015fkisi de onu bu \u015fekilde nitelemek i\u00e7in yeterli de\u011fildir. Zira onun hadis rivayetini tak\u0131nt\u0131 haline getiren hadis\u00e7ilere y\u00f6nelik ele\u015ftirileri yan\u0131nda, hadis rivayeti(m\u00fczakere) ile de\u011fil daha ziyade f\u0131khi tart\u0131\u015fmalar(m\u00fcnazara) ile ilgilendi\u011fi, hatta Ahmed b. Hanbel dahil Ehl-i hadis ile aras\u0131n\u0131n hi\u00e7 iyi olmad\u0131\u011f\u0131, nitekim Ahmed b. Hanbel\u2019in de onu bidat\u00e7\u0131 olarak itham etti\u011fi kaynaklarda yer almaktad\u0131r. Elbette bu gerilimde onun ili\u015fki i\u00e7erisinde oldu\u011fu Ebu Sevr ve el-Kerabisi gibi ilim insanlar\u0131n\u0131n e\u015f-\u015eafii\u2019nin hadis merkezli yakla\u015f\u0131m\u0131na s\u0131cak baksalar da re\u2019y\u2019i de tamamen terk etmeyen ve re\u2019y e\u011filimlerini s\u00fcrd\u00fcren ki\u015filer olmas\u0131n\u0131n rol\u00fc vard\u0131r. Muhtemelen Ahmed b. Hanbel\u2019e d\u00fc\u015fman olmas\u0131n\u0131n sebebi ise, Ahmed\u2019in onu Bi\u015fr el-Mer\u00ees\u00ee (\u00f6. 218\/833) ve el-Kerabisi\u2019nin yolundan giden ve hadisi b\u0131rak\u0131p onlar\u0131n kitaplar\u0131yla me\u015fgul olan bir bidat\u00e7\u0131 olarak damgalamas\u0131 olsa gerektir. Ahmed b. Hanbel\u2019in bunlara y\u00f6nelik husumeti ise \u00f6zellikle el-Kerabisi\u2019nin\u00a0\u00a0 \u201cKur\u2019an mahluk de\u011fildir, ama onu okuyu\u015fumuz(el-lafzu bi\u2019l-Kur\u2019\u00e2n) mahluktur\u201d g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc savunmas\u0131d\u0131r(s. 196). Mamafih hem bu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne hem de hadisle\u00a0 \u00e7ok fazla hemhal olmamas\u0131na ra\u011fmen Davud ez-Zahiri\u2019nin Ehl-i Hadis nezdinde\u00a0 itibar\u0131n\u0131n pozitif y\u00f6n\u00fcn\u00fc a\u011f\u0131r bast\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr(s. 207\/ dpnt.,6).<\/p>\n<p>Mamafih\u00a0 meseleyi daha iyi kavramak bak\u0131m\u0131ndan ayn\u0131 \u015fekilde bu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc benimsedi\u011fi i\u00e7in el-Kerabisi\u2019nin bir di\u011fer arkada\u015f\u0131 el-Buhari hakk\u0131nda da Ahmed b. Hanbel ve onun gibi d\u00fc\u015f\u00fcnen Ebu Zur\u2019a er-Razi ve Ebu H\u00e2tim er-Razi\u2019nin nas\u0131l bir engizisyon uygulad\u0131klar\u0131 da \u2013 yazar\u0131n verdi\u011fi bilgilere ek olarak &#8211; burada hat\u0131rlanmal\u0131d\u0131r. O halde kaynaklara bakarak Davud ez-Zahiri\u2019nin kendisini Ehl-i Hadis\u2019ten g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc s\u00f6ylemek m\u00fcmk\u00fcn olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, onun Ehl-i hadis mensubu olarak g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcne dair yeterli bilgi de mevcut de\u011fildir. Tam aksine onun Ehl-i Re\u2019y \u2018e ve fukahaya daha yak\u0131n oldu\u011funu s\u00f6ylemek daha isabetli g\u00f6r\u00fcnmektedir(s. 196,197). Muhtemelen Hanefi, \u015eafii ,Maliki, Mutezili ve Harici pek \u00e7ok ilim insan\u0131n\u0131n reddetti\u011fi bir g\u00f6r\u00fc\u015f olan \u201chaber-i vahidin kesin bilgi ifade edece\u011fi\u201d g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc Ebu Sevr ile birlikte kabul etmi\u015f olmas\u0131, onun Ehl-i Hadis ekol\u00fcne mensup oldu\u011funun zannedilmesine yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r(s.197). Davud\u2019un hadise olan ilgisizli\u011finin tabii bir sonucu olarak onun \u00f6\u011frencileri aras\u0131nda hadis ravisi olarak sadece birka\u00e7 \u00f6\u011frencisinin g\u00f6r\u00fclmesi de s\u00fcrpriz de\u011fildir.<\/p>\n<p>Davud\u2019un Re\u2019y ehline ve fukahaya daha yak\u0131n olmas\u0131 elbette her konuda onlarla ayn\u0131 fikirde oldu\u011fu anlam\u0131na da gelmemektedir. Bilakis k\u0131yas, istihsan ve i\u00e7tihat konular\u0131nda re\u2019y ehlinden farkl\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc kesindir. Ne var ki bu tekniklere kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmas\u0131 bir ba\u015fka usul ilkesi olan \u201cel-ibaha el-asliyye \u201d prensibini savunmas\u0131ndan dolay\u0131d\u0131r. Onun \u00e7evresini olu\u015fturan Ebu Sevr ile el-Kerabisi\u2019nin de bu g\u00f6r\u00fc\u015fte olmas\u0131 olduk\u00e7a manidard\u0131r.<\/p>\n<p>Davud ve o\u011flu dahil Zahirilerin sahabe icma\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda icma kabul etmedi\u011fi ve onlara g\u00f6re Kur\u2019an\u2019da mecaz olmad\u0131\u011f\u0131, ahad hadis dahil her t\u00fcr rivayetin Kur\u2019an\u2019\u0131 nesh edebilece\u011fi, rivayetlerin muhtemel b\u00fct\u00fcn meselelerin \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcn\u00fc i\u00e7erdi\u011fi hususlar\u0131 da kaynaklar taraf\u0131ndan ifade edilmektedir(s.197).<\/p>\n<p>Yazara g\u00f6re b\u00fct\u00fcn bu bilgiler sonu\u00e7 olarak \u015funu g\u00f6stermektedir:<\/p>\n<ul>\n<li>Zahiri gelene\u011finin hadis alan\u0131na ciddi bir katk\u0131lar\u0131 s\u00f6z konusu de\u011fildir.<\/li>\n<li>Bu gelene\u011fe mensup ad\u0131 ge\u00e7en ilim insanlar\u0131 usule ili\u015fkin pek \u00e7ok konuda standart bir yakla\u015f\u0131m sergilememi\u015f, aralar\u0131nda pek \u00e7ok konuda yakla\u015f\u0131m farkl\u0131l\u0131klar\u0131 daima s\u00f6z konusu olmu\u015ftur.<\/li>\n<\/ul>\n<p>\u0130bn Hazm\u2019a (\u00f6. 456\/1064) gelinceye kadar bu farkl\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015fler devam etmi\u015f, \u0130bn Hazm mezhebin g\u00f6r\u00fc\u015flerini standart hale getirerek, \u015fu hususlar\u0131 mezhebin \u00fczerinde ittifak edilmi\u015f olan temel yakla\u015f\u0131m\u0131 olarak takdim etmi\u015ftir:<\/p>\n<ul>\n<li>\u015eer\u2019i h\u00fck\u00fcm tesisinde sadece dini nasslar kaynakt\u0131r.<\/li>\n<li>Kesin bir delil olmad\u0131k\u00e7a nasslar en geni\u015f \u015fekilde yorumlanmal\u0131d\u0131r.<\/li>\n<li>Aksine kesin bir delil olmad\u0131k\u00e7a emir ve nehiyler v\u00fccuba delalet ederler.<\/li>\n<li>Peygamberin fiilleri, ayn\u0131 konuda s\u00f6zl\u00fc bir a\u00e7\u0131klamas\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131 m\u00fcddet\u00e7e tek ba\u015f\u0131na ba\u011flay\u0131c\u0131 ve h\u00fck\u00fcm kayna\u011f\u0131 de\u011fildir.<\/li>\n<li>Peygamberin fiilleri M\u00fcsl\u00fcmanlar i\u00e7in dinen ve \u015fer\u2019an ba\u011flay\u0131c\u0131 olmay\u0131p, sadece tavsiye niteli\u011findedir(s. 198).<\/li>\n<\/ul>\n<p><strong>Zahiri Mezhebinde S\u00fcnnet<\/strong><\/p>\n<p>\u0130bn Hazm, S\u00fcnnet\u2019i s\u00f6z, fiil ve takrir \u015feklinde \u00fc\u00e7e ay\u0131r\u0131r ve ilkinin farziyet ve v\u00fccup bildirece\u011fini, ikincisinin sadece zorunlu olmaks\u0131z\u0131n tavsiye (nedb) niteli\u011finde oldu\u011funu, \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fcn\u00fcn ise sadece m\u00fcbahl\u0131k bildirece\u011fini, v\u00fccup veya mendupluk bildirmesinin s\u00f6z konusu olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yler.<\/p>\n<p>Peygamberin fiilleri ba\u011flay\u0131c\u0131 de\u011fildir zira Allah Kur\u2019an\u2019da peygamberin fiillerinin taklit edilmesi gerekti\u011fini s\u00f6ylememi\u015ftir. Rasulullah\u0131n m\u00fcminler i\u00e7in \u00f6rnek oldu\u011funa dair ayet(33:21) v\u00fccup ifade eden bir ayet de\u011fildir, \u00f6yle olsayd\u0131 \u201cle-kad k\u00e2ne lekum\u2026\u201d yerine \u201cle-kad k\u00e2ne aleykum\u2026\u201d denirdi. Dolay\u0131s\u0131yla peygamberin fiillerine uymak sevapt\u0131r ama uymamak g\u00fcnah de\u011fildir (s.199).<\/p>\n<p>Peygamberin fiillerine uyman\u0131n zorunlu olmad\u0131\u011f\u0131na dair nasslarda herhangi bir delil olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, bu uygulamada da m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n Peygamberi taklit etmeleri gerekli olsayd\u0131, o zaman onun ikamet etti\u011fi yerde ikamet etmeleri, t\u0131pk\u0131 onun ibadet etti\u011fi gibi ibadet etmeleri, o ne g\u00fcnler ne kadar oru\u00e7 tutmu\u015fsa o kadar ve o zamanlarda oru\u00e7 tutmalar\u0131,\u00a0 yapt\u0131\u011f\u0131 her hareketi aynen tekrarlamalar\u0131 gerekirdi. \u00c7\u00fcnk\u00fc onun baz\u0131 fiillerine uyup baz\u0131lar\u0131n\u0131 terk etmeyi me\u015fru g\u00f6s-teren hi\u00e7bir makul gerek\u00e7e yoktur.<\/p>\n<p>\u0130bn Hazm\u2019a g\u00f6re Zahirilerin esas has\u0131mlar\u0131 Malikilerdir. O Malikilerin peygamberin fiillerine uyma konusundaki tutars\u0131zl\u0131klar\u0131na i\u015faret etti\u011fi gibi, bir hadisin delil olabilmesi i\u00e7in onun amel(tatbikat) ile desteklenmesi gerekti\u011fini iddia etmelerine de kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kar. Ayr\u0131ca Malikilere Medine amelinin b\u00fct\u00fcn \u00fcmmetin uygulamas\u0131n\u0131 temsil edip etmedi\u011fini de sorar. Sonu\u00e7ta da Medine\u2019nin di\u011fer \u0130slam \u015fehirleri ve b\u00f6lgelerinden herhangi bir fark\u0131n\u0131n ve \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yler (s.200-201). Mamafih Malik\u2019in kendisinin de Medine ulemas\u0131n\u0131n icma\u0131n\u0131 veya Medinelilerin uygulamalar\u0131n\u0131 mutlak ba\u011flay\u0131c\u0131 g\u00f6rmedi\u011fi de \u00e7a\u011fda\u015f ara\u015ft\u0131rmalarda ileri s\u00fcr\u00fclmektedir(s.,208\/dpnt.,55).<\/p>\n<p>\u0130bn Hazm bir \u00f6rnek \u00fczerinden Malikilere kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131karak, mesela zekat konusunda standart uygulaman\u0131n Hz. Peygamber\u2019den 80 y\u0131l sonra s\u00f6z konusu olabildi\u011fine, ondan \u00f6nce ise \u00e7e\u015fitli halifelerin farkl\u0131 uygulamalar\u0131n\u0131n s\u00f6z konusu oldu\u011funa i\u015faret ederek\u00a0 \u201camel(uygulama\/tatbikat)\u0131n daima ayn\u0131 ve standart olmad\u0131\u011f\u0131na dikkat \u00e7eker. Nitekim Medine ameli kavram\u0131n\u0131n mahiyeti ve mu\u011flakl\u0131klar\u0131 sebebiyledir ki baz\u0131 \u00e7a\u011fda\u015f ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar onu \u201ckara kutu\u201d olarak nitelendirmektedirler (s. 209\/dpnt.,69). Bu noktada \u0130bn Hazm [t\u0131pk\u0131 e\u015f-\u015eafii gibi ]\u00a0 farkl\u0131 uygulamalar kar\u015f\u0131s\u0131nda meselenin Allah (Kur\u2019an)\u00a0 ve Rasul\u00fc\u2019ne ( Hadis\u2019i kastederek) g\u00f6t\u00fcr\u00fclmesi gerekti\u011fine dair ayete at\u0131fla,\u00a0 standart oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc hadis rivayetlerini \u00f6nerir (s. 202).<\/p>\n<p>Ancak yazar\u0131n unuttu\u011fu bir nokta vard\u0131r: T\u0131pk\u0131 e\u015f-\u015eafii gibi konuyla ilgili hadis rivayetleri aras\u0131ndaki farkl\u0131l\u0131klar\u0131 hatta \u00e7eli\u015fkileri ve tutars\u0131zl\u0131klar\u0131 g\u00f6rmezden gelerek bunu yapar. \u00c7\u00fcnk\u00fc f\u0131khi konularda b\u00fct\u00fcn kaynaklar\u0131n ittifakla ayn\u0131 \u015fekilde aktard\u0131klar\u0131 ve delil olma konusunda hemfikir olduklar\u0131 rivayet bulmak olduk\u00e7a az ve zordur. En az\u0131ndan bu t\u00fcr rivayetleri her konuda bulabilmek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Dolay\u0131s\u0131yla \u0130bn Hazm\u2019\u0131n ve daha \u00f6nce Hanefilerin ve \u015eafiilerin Medine ameline y\u00f6nelik ele\u015ftirileri b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde, savunduklar\u0131 hadis rivayetleri i\u00e7in de ayn\u0131 \u015fekilde ge\u00e7erli olunca, yap\u0131lan itirazlar\u0131n k\u0131ymeti de azalmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Baz\u0131 sahabilerin birtak\u0131m hadis rivayetlerini bir tarafa b\u0131rakarak o rivayetlerin hilaf\u0131na uygulamada bulunduklar\u0131na dair rivayetleri de kabul etmez ve bunlar\u0131n uydurma olduklar\u0131n\u0131 \u2013 ciddi bir temellendirmede bulunmaks\u0131z\u0131n &#8211; ileri s\u00fcrer. Sonu\u00e7ta \u0130bn Hazm \u2013e\u015f-\u015eafii gibi- S\u00fcnnet ile hadisi \u00f6zde\u015fle\u015ftirerek, S\u00fcnnet\u2019in ye\u011fane kayna\u011f\u0131 olarak hadisleri kabul eder (s. 202).<\/p>\n<p>Sahabilerin ni\u00e7in S\u00fcnnet konusunda ihtilaf i\u00e7erisinde olduklar\u0131 sorusuna da, her sahabinin S\u00fcnnet\u2019e dair her konuda her \u015feyi ku\u015fatan bir bilgi sahibi olmalar\u0131n\u0131n s\u00f6z konusu olamayaca\u011f\u0131n\u0131, ya da birinin g\u00fcvenilir buldu\u011fu bir bilgiyi di\u011ferinin \u015f\u00fcphe ile kar\u015f\u0131lam\u0131\u015f olabilece\u011fini\u00a0 s\u00f6yleyerek cevap verir (s.202-203).<\/p>\n<p>\u00d6mer dahil baz\u0131 sahabilerin hadis rivayetini yasaklad\u0131klar\u0131na dair rivayetleri \u015f\u00fcphe ile kar\u015f\u0131lar, gerek\u00e7e olarak ta S\u00fcnnet\u2019in ye\u011fane kayna\u011f\u0131 olan hadisleri devre d\u0131\u015f\u0131 b\u0131rakmalar\u0131n\u0131n m\u00fcmk\u00fcn olmayaca\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yler(s.203) ama nedense Sahabilerin de kendisi gibi d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fckleri varsay\u0131m\u0131n\u0131 temellendirmeye ve iddias\u0131n\u0131 ispata pek gerek duymaz.<\/p>\n<p>Son olarak hadislerin sa\u011flaml\u0131\u011f\u0131 ve g\u00fcvenilirli\u011fi meselesinde \u0130bn Hazm, hadis rivayetlerinin do\u011frudan duymaya dayal\u0131 olarak ve bunun \u201cbunu falandan duydum, ondan i\u015fittim, o bana \u015f\u00f6yle s\u00f6yledi\u201d\u015feklinde a\u00e7\u0131k ifadelerle beyan edilmesi gerekti\u011fini savunur ve bunun sonucu olarak ta icazet ve benzeri dorudan duymaya dayanmayan rivayet \u015fekillerini ge\u00e7ersiz kabul eder (s.203).<\/p>\n<p><strong>Zahirilik : \u00a0Bir Metin Teorisi<\/strong><\/p>\n<p>Zahiri mezhebi S\u00fcnnet\u2019in ye\u011fane kayna\u011f\u0131n\u0131n hadisler oldu\u011fu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn zirvesini temsil eder. \u0130bn Hazm bu ba\u011flamda sunen, ahb\u00e2r ve riv\u00e2y\u00e2t\u00a0 kelimelerini hadis ile e\u015f anlaml\u0131 olarak birbirinin yerine kullan\u0131r.<\/p>\n<p>Buna ayk\u0131r\u0131 d\u00fc\u015fen Medine Ehlinin ameli nosyonunu k\u00f6kten reddeden \u0130bn Hazm, <em>el-\u0130hk\u00e2m<\/em>\u2019da bu ama\u00e7la geni\u015f bir b\u00f6l\u00fcm ay\u0131r\u0131r. Sahabilerin bir \u015feyin S\u00fcnnet olup olmad\u0131\u011f\u0131 konusundaki a\u00e7\u0131klamalar\u0131n\u0131 da, bazen baz\u0131 hadislerden haberdar olmamalar\u0131 veya baz\u0131 hadisleri yanl\u0131\u015f anlamalar\u0131 gibi sebeplerle ihtiyatla kar\u015f\u0131layan \u0130bn Hazm,\u00a0 bu t\u00fcr a\u00e7\u0131klamalar\u0131n asl\u0131nda sahabilerin kendi tatbikatlar\u0131ndan \u00f6te bir \u015fey olmayabilece\u011fini s\u00f6yler(s.204).<\/p>\n<p>Zahirilerin pratik\/uygulamal\u0131 s\u00fcnnete kar\u015f\u0131 tak\u0131nd\u0131\u011f\u0131 tav\u0131r bir s\u00fcrpriz de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc Zahirilerin kendileri i\u00e7in kulland\u0131\u011f\u0131 bu isimdeki \u201czahir\u201d tamamen metinlerle ilgili hermen\u00f6tik bir kavramd\u0131r. Daha \u00f6nce e\u015f-\u015eafii ve et-Taberi taraf\u0131ndan\u00a0 kullan\u0131lan \u201cz\u00e2hir\u201d terimi, m\u00fcmk\u00fcn olan b\u00fct\u00fcn tikelleri ku\u015fatacak \u015fekildeki\u00a0 genel anlam demektir. Mesela Kur\u2019an \u201cey insanlar\u201d dedi\u011finde burada kastedilen belli bir gurup de\u011fil b\u00fct\u00fcn insanlard\u0131r. Bununla belli bir grubun kastedildi\u011fini s\u00f6yleyebilmek i\u00e7in ya Kur\u2019an\u2019dan ya da hadislerden bir delilin bulunmas\u0131 \u015fartt\u0131r. Keza emir sigas\u0131 da, aksi y\u00f6nde kesin bir delil olmad\u0131k\u00e7a mendup veya m\u00fcbahl\u0131\u011fa de\u011fil\u00a0 farziyet ve v\u00fccuba, hem de an\u0131nda ve gerekli ise m\u00fckerreren yerine getirilmesi\u00a0 gerekti\u011fine delalet eder(s. 204).<\/p>\n<p>Zahirilik kelimesi bile onlar\u0131n F\u0131k\u0131htaki di\u011fer teknikleri ya da uygulamay\u0131 (ameli) de\u011fil de metinleri ve metinlerle ilgili incelemeleri merkeze almalar\u0131n\u0131n hem sonucu hem de sebebi olarak g\u00f6r\u00fcnmektedir.<\/p>\n<p>Zahirilik uzun bir s\u00fcre yanl\u0131\u015f olarak, literalist hermen\u00f6tik ve f\u0131khi bir teori olarak g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Literalizm dilbilimde hala tart\u0131\u015fmal\u0131 bir kavramd\u0131r ve zahirilik g\u00fcn\u00fcm\u00fczdeki alg\u0131lanan anlam\u0131yla literalist de\u011fildir(s.205). Herhangi bir metnin ba\u011flamdan ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak \u2013 ya da \u201cs\u0131f\u0131r ba\u011flam\u201d \u00e7er\u00e7evesinde \u2013 yorumlanabilece\u011fini savunan literalizme mukabil Zahirilik, metinleri tarihsel\u00a0 ve metinsel ba\u011flam \u00e7er\u00e7evesine oturtur. Asl\u0131nda Zahirilik metinsel delillerin mutlak \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc savunan ve k\u0131yas, istihsan, maslaha ve amel (uygulamal\u0131 S\u00fcnnet) gibi metin d\u0131\u015f\u0131 delilleri d\u0131\u015flayan bir \u201cmetin teorisi\u201d denmeye daha lay\u0131kt\u0131r. Bu dini metinleri ele al\u0131\u015f bi\u00e7imi s\u0131k\u0131 kurallara ba\u011fl\u0131 olup, bu anlamda Zahirilik ayn\u0131 zamanda\u00a0 \u201cformalist\u201d bir yakla\u015f\u0131md\u0131r.<\/p>\n<p><strong>[Zahirilik : Kesinlik Aray\u0131\u015flar\u0131]<\/strong><\/p>\n<p>Zahirilerin hem metinsel kaynaklar hem de bunlar\u0131n anla\u015f\u0131lmas\u0131 \u2013 mesela emir ve nehiy sigalar\u0131 \u2013 konusunda tak\u0131nd\u0131klar\u0131 tavr\u0131, asl\u0131nda onlar\u0131n \u201ckesinlik aray\u0131\u015flar\u0131\u201d ile izah etmek gerekir. Zira mesela hem amel konusundaki belirsizlikler hem de emir sigas\u0131n\u0131n,\u00a0 farziyet ve v\u00fccuba m\u0131 \u00a0, menduplu\u011fa m\u0131 yoksa m\u00fcbahl\u0131\u011fa m\u0131 delalet etti\u011fi \u015feklindeki belirsizlikler, M\u00fcsl\u00fcmanlar ara\u0131nda ihtilaflara yol a\u00e7mas\u0131 bir yana ortada Allah\u2019\u0131n iradesi konusunda bir mu\u011flakl\u0131k ve belirsizlik bulundu\u011fu anlam\u0131na gelir ki, bunun kabul\u00fc m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir(s.205).Bu sebeple Zahirili\u011fi Hanefilik ve Caferilik mezhebi gibi f\u0131k\u0131h alan\u0131nda \u201czann-\u0131 \u011falip\u201d ile yetinen de\u011fil, bilakis\u00a0 \u201ckesinlik\u201d pe\u015finde ko\u015fan mezhepler kategorisine sokmak\u00a0 m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr(s.205).<\/p>\n<p>\u015eayet Peygamberin s\u00f6zlerine de\u011fil de tatbikat\u0131na uymak gerekseydi, o zaman M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n izleyecekleri herhangi bir uygulaman\u0131n son uygulama olup olmad\u0131\u011f\u0131ndan emin olmalar\u0131 gerekirdi. S\u00f6zl\u00fc olan hadislerde ise pek \u00e7ok \u00f6rnekte oldu\u011fu gibi Peygamber herhangi bir uygulaman\u0131n daha \u00f6nceki bir uygulaman\u0131n h\u00fckm\u00fcn\u00fc iptal etti\u011fini s\u00f6zl\u00fc olarak bildirmesi, bu suretle belirsizlik veya \u015f\u00fcpheli durumlar\u0131n kendili\u011finden ortadan kalkmas\u0131 \u00a0s\u00f6z konusudur(s.206).<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<ol start=\"10\">\n<li><strong> Modernist M\u00fcsl\u00fcman D\u00fc\u015f\u00fcncede, Kur\u2019an Kar\u015f\u0131s\u0131nda Yasal Otorite Kaynaklar\u0131 Olarak S\u00fcnnet ve Hadisin G\u00f6receli Durumu \u2013 <\/strong>Adis Duderija<\/li>\n<\/ol>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>Ayn\u0131 zamanda kitab\u0131n edit\u00f6r\u00fc olan Adis Duderija ise bu son b\u00f6l\u00fcmde konuyu modern d\u00f6nem \u00f6ncesinden modern d\u00f6neme kayd\u0131rmakta ve klasik tart\u0131\u015fma konular\u0131n\u0131n hangilerinin g\u00fcn\u00fcm\u00fczde devam etti\u011fi hangilerinin ise devam etmedi\u011fi sorusunun cevab\u0131n\u0131 aramaktad\u0131r. S\u00fcnnet ve hadis\u2019in bir kaynak olarak Kur\u2019an kar\u015f\u0131s\u0131ndaki g\u00f6reli stat\u00fcs\u00fc ve Kur\u2019an\u2019\u0131n yorumundaki normatif rol\u00fc meselesini, bu konuda birtak\u0131m yenilik\u00e7i(innovative) arg\u00fcmanlar ve fikirler geli\u015ftiren Cavid \u011e\u00e2mid\u00ee, Fazlurrahman, Muhammed \u015eahrur ve \u011eulam Perviz gibi baz\u0131 modernist \u0130slam alimleri \u00fczerinden yapmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. Adis, ayr\u0131ca kendi S\u00fcnnet kavram\u0131na dair yakla\u015f\u0131m\u0131n\u0131 da \u00f6zetle takdim etmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131r.<\/p>\n<p>Ona g\u00f6re S\u00fcnnet kavram\u0131n\u0131n mahiyeti ve onun kavramsal, epistemolojik ve hermen\u00f6tik a\u00e7\u0131dan sahih hadis ve Kur\u2019an ile ili\u015fkisi ba\u011flam\u0131ndaki tart\u0131\u015fmalar \u00e7a\u011fda\u015f \u0130slam ara\u015ft\u0131rmalar\u0131nda hala devam etmektedir. \u0130lgin\u00e7 olan bu tart\u0131\u015fmalarla ge\u00e7mi\u015fteki tart\u0131\u015fmalar aras\u0131nda g\u00f6r\u00fclen s\u00fcrekliliktir.<\/p>\n<p><strong>Cavid \u011e\u00e2mid\u00ee(1951-\u00a0\u00a0 ) <\/strong>Pakistan dini d\u00fc\u015f\u00fcncesinin s\u0131k\u0131 bir ele\u015ftirmeni. Pakistan\u2019\u0131n Puncap eyaletinde do\u011fdu. Hem modern(Islamia High School, Pakpattan in 1967)\u00a0 hem de klasik \u0130slami e\u011fitim-\u00f6\u011fretim( Arap\u00e7a ve Fars\u00e7a ile Kur\u2019an\u2019\u0131\u00a0 Mevlavi Nur Ahmed ile) g\u00f6rd\u00fc. 1967\u2019de Lahor\u2019a geldi ve Taliban\u2019\u0131n tehditleri kar\u015f\u0131s\u0131nda, yak\u0131nlarda Pakistan\u2019\u0131 terk edip Malezya\u2019ya yerle\u015finceye kadar burada kald\u0131. 1972\u2019de Lahor\u2019daki Government College\u2019de \u0130ngiliz Edebiyat\u0131 mast\u0131r\u0131n\u0131 yapt\u0131 ve bu arada bir\u00e7ok hocadan geleneksel \u0130slami e\u011fitim g\u00f6rd\u00fc. 1973\u2019te \u011e\u00e2mid\u00ee \u00fczerinde derin etkisi olan \u00f6nde gelen Pakistanl\u0131 alim Emin Islahi\u2019nin \u00e7evresine dahil oldu. Islahi gibi o da me\u015fhur ihyac\u0131 el-Mevdudi (\u00f6.1979) ile dokuz y\u0131l beraber oldu. Fakat dinin mahiyeti ve toplumdaki rol\u00fc konusundaki g\u00f6r\u00fc\u015f ayr\u0131l\u0131\u011f\u0131ndan dolay\u0131 1977\u2019de Cemaat-\u0131 \u0130slami\u2019den ihra\u00e7 edildi. \u011e\u00e2mid\u00ee el-Mevdudi\u2019nin tersine din kurumunu devlet g\u00fcc\u00fcyle tesis edilecek bir \u015fey olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, onun temel i\u015flevinin nefis tezkiyesi ve insanlar\u0131 Allah\u2019a kullu\u011fa te\u015fvik etmek oldu\u011funu savunmu\u015ftur. Buna ba\u011fl\u0131 olarak \u011e\u00e2mid\u00ee, klasik \u0130slam hukukundaki\u00a0 S\u00fcnnet, hadis, tevat\u00fcr, icma, cihad\u00a0 gibi kavramlar\u0131 yeniden tan\u0131mlam\u0131\u015ft\u0131r. \u011e\u00e2mid\u00ee\u00a0 al-Mawrid Institute of Islamic Sciences(el-Mevrid \u0130slami \u0130limler enstit\u00fcs\u00fc) kurucu ba\u015fkan\u0131 ve ayl\u0131k Urduca \u201c\u0130\u015frak\u201d dergisi ile ayl\u0131k \u0130ngilizce \u201cRenaissance\u201d \u00a0dergilerinin ba\u015f edit\u00f6r\u00fcd\u00fcr. Ayr\u0131ca sa\u011flam ahlaki de\u011ferlere, \u00fcst d\u00fczey bir e\u011fitime ve dinler hakk\u0131nda bilgiye ve ilmi zihniyete sahip iyi Pakistanl\u0131 M\u00fcsl\u00fcmanlar yeti\u015ftirmek olan \u201cMus\u2019ab Okul Sistemi\u201d kurucusudur. Halk\u0131 \u0130slam konusunda e\u011fitmek i\u00e7in, \u0130slam ve \u00e7a\u011fda\u015f meseleler ile ilgili konularda televizyonlarda programlar yapmaktad\u0131r. Pakistan h\u00fck\u00fcmetinin \u0130slam ideolojisi konseyi \u00fcyesi olarak ta g\u00f6rev yapm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>\u011e\u00e2mid\u00ee Farah\u00ee ve Islah\u00ee gibi seleflerinden etkilenmi\u015fse de \u0130slam d\u00fc\u015f\u00fcncesine olan katk\u0131lar\u0131n\u0131n \u00e7o\u011fu orijinaldir(s. 212).<\/p>\n<p>Hocas\u0131 Islah\u00ee gibi o da S\u00fcnnet\u2019i \u201cMillet-i \u0130brahim\u201d kavram\u0131yla, yani Muhammed peygamber\u2019in yeniden canland\u0131rd\u0131\u011f\u0131, \u0131slah edip yeni unsurlar ekledi\u011fi \u0130brahim\u2019in dini gelene\u011fi ile bir tutmaktad\u0131r. Bu dini pratikler bize hadis gibi yaz\u0131l\u0131 veya s\u00f6zl\u00fc kanallardan de\u011fil, kitlesel uygulamalara dayal\u0131 bilgiler \u015feklinde intikal etmi\u015f olup, S\u00fcnnet\u2019in epistemolojik de\u011feri Kur\u2019an\u2019\u0131nki ile ayn\u0131 olup, hadislerden ise \u00e7ok daha y\u00fcksektir(s. 213). Bu s\u00fcnnetler ise sahabe ve tabiinin \u00fczerinde icma etti\u011fi \u201cameli tevat\u00fcr\u201d ile sabit olur.<\/p>\n<p>\u011e\u00e2mid\u00ee S\u00fcnnet\u2019i bir\u00e7ok alt birimlere(sunen) ay\u0131r\u0131r:<\/p>\n<p>1) \u0130badetler alan\u0131<\/p>\n<p>2) Sosyal alan<\/p>\n<p>3) Yeme-i\u00e7me, beslenme, yiyecekler, i\u00e7ecekler alan\u0131<\/p>\n<p>4) Adab-\u0131 mua\u015feret alan\u0131(s.213).<\/p>\n<p>S\u00fcnnet\u2019in i\u00e7eri\u011fini belirleme konusndaki bu t\u00fcr \u00e7abalar\u0131 yan\u0131nda S\u00fcnnet\u2019in mahiyetini ve amac\u0131n\u0131 belirleme konusunda metodolojik kriterler de geli\u015ftirmi\u015ftir:<\/p>\n<ul>\n<li>S\u00fcnnet sadece dini nitelikte ve g\u00fcnl\u00fck hayatla ilgili konularda s\u00f6z konusudur.<\/li>\n<li>\u0130nan\u00e7, ideoloji, tarih ve esbab-\u0131 n\u00fczul konular\u0131 S\u00fcnnet\u2019in kapsam\u0131 d\u0131\u015f\u0131ndad\u0131r.<\/li>\n<li>Kur\u2019an\u2019\u0131n koydu\u011fu ve Peygamberin uygulad\u0131\u011f\u0131 h\u00fck\u00fcmler S\u00fcnnet\u2019e dahil de\u011fildir.<\/li>\n<li>Yeni S\u00fcnnetler(mesela teravih), nafileler alan\u0131nda ihdas edilebilir, vacib\u00e2t alan\u0131nda de\u011fil.<\/li>\n<li>Sadece Peygamberin be\u015feri y\u00f6n\u00fcyle ilgili konularda S\u00fcnnet s\u00f6z konusu olabilir.<\/li>\n<li>Peygamberin S\u00fcnnet k\u0131lmak istemedi\u011fi hususlar vard\u0131r(Dua laf\u0131zlar\u0131 gibi).<\/li>\n<li>S\u00fcnnet te Kur\u2019an gibi ahad haberle sabit olmam\u0131\u015ft\u0131r, \u0130slam dininin ye\u011fane ba\u011f\u0131ms\u0131z iki kayna\u011f\u0131ndan biridir.<\/li>\n<\/ul>\n<p>Ona g\u00f6re S\u00fcnnet ahad haberle de\u011fil, sahabenin icmas\u0131 ve onlardan tevat\u00fcren nakledilmesi ile sabit olur. Onun, Peygamberin s\u00f6zleri, fiilleri ve takrirleri olarak tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 hadis, \u00e7o\u011fu ahad olup dinin, Kur\u2019an ve S\u00fcnnet\u2019te ifadesini bulan i\u00e7eri\u011fine herhangi bir \u015fey eklemesi s\u00f6z konusu de\u011fildir (s.214-215). Yine ona g\u00f6re hadislerin metni Kur\u2019an ve S\u00fcnnet ile ak\u0131l ve (kesin) bilgiye ters d\u00fc\u015fmemesi, y\u00fcksek bir arap\u00e7a \u00fcslupta olmas\u0131, Kur\u2019an\u2019\u0131n hadislerin de\u011fil hadislerin Kur\u2019an \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda ele al\u0131nmas\u0131 gerekir. Hadisler Kur\u2019an\u2019\u0131 hi\u00e7bir bi\u00e7imde de\u011fi\u015ftiremez, onda de\u011fi\u015fikli\u011fe yol a\u00e7amaz. S\u00fcnnet\u2019in i\u015flevi dini a\u00e7\u0131klamak ve Muhammed peygamberin \u00f6rnekli\u011fini tasvir etmekten ibarettir (s. 215).<\/p>\n<p>Bir hadisin sa\u011flaml\u0131\u011f\u0131 hakk\u0131nda karar vermek i\u00e7in, onun b\u00fct\u00fcn tariklerinin toplan\u0131p incelenmesi gerekir(s. 215).Herhangi bir hadisin \u015fer\u2019i bir delil olarak kullan\u0131lmas\u0131 i\u00e7in onun temelinin Kur\u2019an ve S\u00fcnnet\u2019te bulunmas\u0131 ve insan f\u0131trat\u0131na ve akla ters d\u00fc\u015fmemesi gerekir(s.215).<\/p>\n<p>\u00d6zetle S\u00fcnnet hadisten ba\u011f\u0131ms\u0131zd\u0131r ve hadis sadece yukar\u0131da ele al\u0131nan kriterlere uygun d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc takdirde kabul edilebilir(s.216).<\/p>\n<p><strong>Fazlurrahman(\u00f6. 1988)<\/strong><\/p>\n<p>Bug\u00fcnk\u00fc Pakistan\u2019da Hazara\u2019da do\u011fmu\u015f, bir medrese hocas\u0131 olan babas\u0131ndan klasik medrese e\u011fitimi g\u00f6rm\u00fc\u015f, mast\u0131r derecesini elde etti\u011fi Puncap \u00fcniveristesinde Arap\u00e7a e\u011fitimi g\u00f6rm\u00fc\u015f, doktoras\u0131n\u0131 Oxford\u2019da \u0130bn Sina\u2019n\u0131n <em>en-Nec\u00e2t<\/em> adl\u0131 eseri \u00fczerine yapm\u0131\u015ft\u0131r. 1950-1958 aras\u0131nda Durham \u00fcniversitesinde Fars\u00e7a ve \u0130slam felsefesi dersleri vermi\u015ftir. Oradan Kanada\u2019ya McGill \u00fcniversitesine ge\u00e7mi\u015f ve 1961\u2019e kadar orada ders vermi\u015ftir. Daha sonra Ey\u00fcp Han\u2019\u0131n \u0130slamizasyon politikalar\u0131nda g\u00f6rev yapmak \u00fczere Pakistan\u2019a d\u00f6nm\u00fc\u015ft\u00fcr. Bu ama\u00e7la kurulan \u201cCentral Institute of Islamic Research(\u0130slam Ara\u015ft\u0131rmalar\u0131 Merkez Enstit\u00fcs\u00fc)\u201dn\u00fc 1961-1968 aras\u0131nda y\u00f6netmi\u015ftir. \u0130slam \u0130deolojisi Dan\u0131\u015fma Kurulu \u00fcyesi olarak ta g\u00f6rev yapm\u0131\u015ft\u0131r. Pakistan politikalar\u0131n\u0131 belirlemede en y\u00fcksek kurulu\u015f olan bu konseyde sergilenen reform \u00e7abalar\u0131n\u0131 ray\u0131ndan \u00e7\u0131karmak isteyenlerin artan sald\u0131r\u0131lar\u0131na maruz kald\u0131. Di\u011fer g\u00f6r\u00fc\u015fleri yan\u0131nda S\u00fcnnet ve hadis konusundaki g\u00f6r\u00fc\u015fleri gelenek\u00e7ilerin tepkilerine yol a\u00e7t\u0131 ve buna sa\u011fl\u0131k problemleri de eklenince 1968\u2019de Chicago \u00dcniversitesine ge\u00e7ti ve 1988\u2019e kadar orada g\u00f6rev yapt\u0131.<\/p>\n<p>Onun S\u00fcnnet ve Kur\u2019an\u2019la ili\u015fkisine dair en sistematik eseri \u201cIslamic Methodology in History (Tarih Boyunca \u0130slami Metodoloji Sorunu)\u201d \u00a0adl\u0131 eseridir. \u011e\u00e2mid\u00ee gibi Fazlurrahman da S\u00fcnnet ile Hadis aras\u0131nda a\u00e7\u0131k bir kavramsal ayr\u0131m yapm\u0131\u015ft\u0131r. O s\u00fcnneti genel normatif ahlaki kurallar ve ahlaki-dini davran\u0131\u015f sistemi olarak tan\u0131mlar ve bu yakla\u015f\u0131m da metne s\u0131\u011fd\u0131r\u0131lmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn olmayan normatif bir prati\u011fe yol a\u00e7ar.\u00a0 Ayr\u0131ca o S\u00fcnnet\u2019i yoruma a\u00e7\u0131k ve uyarlamaya elveri\u015fli bir kavram olarak tan\u0131mlar. \u00c7\u00fcnk\u00fc ona g\u00f6re\u00a0 S\u00fcnnet peygamber\u2019in re\u2019y ve i\u00e7tihad\u0131 ile sahabilerin icma\u0131 olu\u015fturan rey ve i\u00e7tihatlar\u0131n\u0131 da i\u00e7eren bir kavramd\u0131r. Ona g\u00f6re S\u00fcnnet say\u0131sal olarak \u00e7ok de\u011fildir, \u00f6zellikli bir \u015fey de olmay\u0131p, moral, psikolojik ve maddi unsurlar\u0131 itibariyle\u00a0 hi\u00e7bir iki farkl\u0131 uygulama da ayn\u0131 de\u011fildir. Fazlurrahman Peygamberin S\u00fcnnetinin nadiren genel yasama niteli\u011findeki ad\u0131mlara ba\u015fvurdu\u011funu, onun sistematik bir yasamadan ziyade durumsal ve b\u00f6l\u00fck p\u00f6r\u00e7\u00fck yasamalarda bulundu\u011funu, Peygamberin f\u0131khi nitelikteki uygulamalar\u0131n\u0131n kesin ve literal anlamda ba\u011flay\u0131c\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ileri s\u00fcrer. Di\u011fer yandan s\u00fcnnet-i\u00e7tihat ve icma aras\u0131ndaki organik ba\u011f\u0131n kopar\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve S\u00fcnnet kavram\u0131n\u0131n sahih hadis kavram\u0131yla ifade edilir oldu\u011funu \u00f6zellikle vurgular. Fazlurrahman \u011e\u00e2mid\u00ee\u2019nin aksine S\u00fcnnet\u2019in i\u00e7eri\u011fini net olarak tasvir etmeye giri\u015fmez.<\/p>\n<p>Fazlurrahman hem M\u00fcsl\u00fcmanlar hem de tarih ara\u015ft\u0131rmalar\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan hadislerin \u00f6nemini a\u00e7\u0131k\u00e7a vurgular ve hadisler yok say\u0131ld\u0131\u011f\u0131\u00a0 zaman geriye Peygamber ile aram\u0131zda geni\u015fleyen bir u\u00e7urumdan ba\u015fka bir \u015fey kalmayaca\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yler. Hadis ve S\u00fcnnet\u2019i ilericilik ad\u0131na bir tarafa koymak isteyenlerin yapt\u0131\u011f\u0131 i\u015fin, Neron\u2019un Roma\u2019y\u0131 yak\u0131p y\u0131kmas\u0131ndan daha beter oldu\u011funu da s\u00f6yler. Fazlurrahman\u2019a g\u00f6re hadis peygamberin \u00f6\u011fretisinin bire bir ayn\u0131s\u0131 de\u011fildir, sadece onun bu \u00f6\u011fretisinin ruhunun yorumlanm\u0131\u015f bir \u015feklini temsil eder; i\u00e7tihat-icma faaliyetleri sonucunda kristalize olan\u00a0 daha \u00f6nceki dinamik \u201cya\u015fayan s\u00fcnnet\u201din sabitlenmi\u015f, dondurulmu\u015f\u00a0 bir halidir.\u00a0 Bunun yan\u0131nda Fazlurahman, Kur\u2019an ile herhangi bir hadis \u00e7at\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131nda Kur\u2019an\u2019\u0131n kategorik olarak hadise \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc de a\u00e7\u0131k\u00e7a kabul eder, zira Kur\u2019an Allah\u2019\u0131n hidayetinin do\u011frudan ve kusursuz kayna\u011f\u0131d\u0131r( s. 217).<\/p>\n<p>\u00d6zetle Fazlurrahman hadis temelli S\u00fcnnet anlay\u0131\u015f\u0131ndan bir kopu\u015fu temsil eder ve bu sebeple hadisleri S\u00fcnnet\u2019in i\u00e7eri\u011finin bir konteyneri olarak g\u00f6rmez. S\u00fcnnet\u2019in ba\u011f\u0131ms\u0131z bir kayna\u011f\u0131 olarak ta g\u00f6rmedi\u011fi hadisler, Fazlurrahman i\u00e7in yine de \u00e7ok \u00f6nemlidir, zira hadisler Kur\u2019an\u2019\u0131 anlama ve yorumlama konusunda ilk M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n Kur\u2019an ve Peygamber hakk\u0131ndaki kanaatlerini yans\u0131tan \u00f6nemli bir kaynakt\u0131r(s. 218).<\/p>\n<p><strong>Muhammed \u015eahrur (1938-\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0\u00a0 )<\/strong><\/p>\n<p>\u00c7a\u011fda\u015f Arap-\u0130slam d\u00fc\u015f\u00fcncesinin en ilgin\u00e7 ve yarat\u0131c\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerindendir. <em>el-Kit\u00e2b ve\u2019l-Kur\u2019\u00e2n : \u00c7a\u011fda\u015f Bir Okuma <\/em>(1990) onun best-seller\/en \u00e7ok satan kitab\u0131d\u0131r. Bu kitap onu 1990\u2019lardan bu yana en \u00e7ok tart\u0131\u015f\u0131lan ve kitab\u0131 \u00fczerine yaz\u0131l\u0131p \u00e7izilen entelekt\u00fcellerden biri yapm\u0131\u015ft\u0131r. Baz\u0131lar\u0131 onu Siyonistlerin Kur\u2019an\u2019\u0131n yeni bir yorumunu bir Arap ismi alt\u0131nda piyasaya s\u00fcrme \u00e7abas\u0131yla irtibatland\u0131r\u0131rken, baz\u0131lar\u0131 da Protestanl\u0131\u011f\u0131n babas\u0131 Martin Luther ile k\u0131yaslam\u0131\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p>1938 de D\u0131me\u015fk (\u015eam) da do\u011fdu. Liberal bir ortamda b\u00fcy\u00fcd\u00fc. Babas\u0131 dindar ama ahlak merkezli bir anlay\u0131\u015f sahibi idi. 1959\u2019da m\u00fchendislik okumak \u00fczere Sovyet Rusya\u2019ya g\u00f6nderildi. Orada inan\u00e7lar\u0131 Marksist felsefe ve Sovyet tarz\u0131 ateizm kar\u015f\u0131s\u0131nda kald\u0131\u011f\u0131ndan s\u00fcrekli olarak inanc\u0131n\u0131 savunma pe\u015finde ko\u015ftu. 1964\u2019te Moskova M\u00fchendislik Enstit\u00fcs\u00fcnden mezun oldu. Rus bir han\u0131mla evlendi ve bir o\u011flu oldu. \u00c7ok iyi Rus\u00e7a bilmektedir. Ayn\u0131 y\u0131l Suriye\u2019ye d\u00f6nd\u00fc. 1968\u2019de Dublin\u2019e\u00a0 gitti ve 1969\u2019da m\u00fchendislik alan\u0131nda\u00a0 mast\u0131r\u0131n\u0131 1972\u2019de doktoras\u0131n\u0131 tamamlad\u0131. Ayn\u0131 y\u0131l Suriye\u2019ye d\u00f6nd\u00fc ve 1998\u2019e kadar D\u0131ma\u015fk (\u015eam) \u00dcniversitesinde ders verdi. Arap birli\u011fi projesinin ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131\u011f\u0131 ve 1967 sava\u015f\u0131ndaki hezimet onun \u00fczerinde etkili oldu. \u0130slam\u2019a olan ilgisini hi\u00e7 kaybetmedi ve di\u011fer pek\u00e7ok Suriye\u2019li entelekt\u00fcel gibi \u0130slam\u2019\u0131n ak\u0131lc\u0131l\u0131k, bireyin \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc ve bilgi merkezlilik gibi hususlar\u0131 destekleyen evrensel bir epistemolojisi oldu\u011funu savundu. O\u2019nun ilham kayna\u011f\u0131 klasik \u0130slam felsefesi veya \u0130slam tefsir gelene\u011finden ziyade sahip oldu\u011fu modern m\u00fchendislik ve tabii bilimler formasyonuydu. Onun b\u00fct\u00fcn amac\u0131, Kur\u2019an\u2019\u0131n d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc ile realiteye dair kendisinin modern ve ak\u0131lc\u0131 tecr\u00fcbelerinin uyumunu g\u00f6sterebilmekti. Bu tecr\u00fcbelerinin olu\u015fumunda ise Whitehead, Russel, Kant, Fichte ve Hegel\u2019in rol\u00fc de vard\u0131.<\/p>\n<p>\u015eahrur \u00fclkesinde m\u00fcnaf\u0131kl\u0131k veya m\u00fcrtedlik su\u00e7lamas\u0131yla kar\u015f\u0131la\u015fmad\u0131, herhangi bir tutuklamaya maruz kalmad\u0131; <em>Kitap ve Kur\u2019an<\/em> adl\u0131 eseri M\u0131s\u0131r\u2019da resmen ve ge\u00e7ici bir s\u00fcre ile de Suudi Arabistan ve Kuveyt gibi \u00fclkelerde yasakland\u0131. Bug\u00fcn \u015eahrur \u0130slam\u2019\u0131n reformist(yenilik\u00e7i) yorumunun temel bile\u015fenlerinden kabul edilmektedir (s.218-219).<\/p>\n<p>\u015eahrur hadis merkezli s\u00fcnnet anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n fiili olarak Kur\u2019an\u2019\u0131 devre d\u0131\u015f\u0131 b\u0131rakarak maalesef birinci kaynak konumuna y\u00fckseldi\u011fini s\u00f6yleyerek bunun yanl\u0131\u015f oldu\u011funu ifade eder (s.219). Bu hadis merkezli s\u00fcnnet anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n \u0130slam hukukunda yarat\u0131c\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnce, yenilik(reform) ve r\u00f6nesans\u0131n \u00f6n\u00fcn\u00fc t\u0131kad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yler. Ona g\u00f6re s\u00fcnnet, \u201cel-Kitab\u201d\u0131n insan kapasitesi dahilinde Peygamberin i\u00e7tihatlar\u0131\u00a0 taraf\u0131ndan\u00a0 ortaya konan, ba\u011flay\u0131c\u0131 olmayan bir yorumundan ibarettir.<\/p>\n<p>S\u00fcnnet kavram\u0131n\u0131 reddetmemekle birlikte, onun \u00f6zel ve \u015fartlara ba\u011fl\u0131\/ba\u011flamsal \u00f6zellikte oldu\u011funu be\u015f noktadan temellendirmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131r:<\/p>\n<ol>\n<li>Peygamberin kararlar\u0131 tarihsel \u015fartlara ba\u011fl\u0131, bu \u015fartlar\u0131n \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr.<\/li>\n<li>Onun m\u00fcbah olan\u0131 s\u0131n\u0131rland\u0131rmas\u0131 vahiyle alakal\u0131 de\u011fildir.<\/li>\n<li>Onun mutlak helali s\u0131n\u0131rland\u0131rmas\u0131 kendi hayat\u0131ndaki de\u011fi\u015fimlerle ilgili birtak\u0131m d\u00fczeltmelerle ilintilidir.<\/li>\n<li>Onun i\u00e7tihad\u0131 vahiy gibi yan\u0131lmaz de\u011fildir.<\/li>\n<li>Peygamber s\u0131fat\u0131yla olsun olmas\u0131n onun i\u00e7tihad\u0131 \u015fer\u2019\u00ee yasa h\u00fckm\u00fcnde de\u011fildir(s.220).<\/li>\n<\/ol>\n<p>Rasule itaat ta ona g\u00f6re iki t\u00fcrl\u00fcd\u00fcr: Muttas\u0131l(et-t\u00e2\u2019a el-muttas\u0131le)\u00a0 ve munfas\u0131l(et-t\u00e2\u2019a el-munfas\u0131le). \u0130lki Allah\u2019a ve Rasul\u00fcne k\u0131yamete kadar itaat anlam\u0131ndad\u0131r; ikincisi ise Allah\u2019a mutlak olarak, Peygambere ise zamana ba\u011f\u0131ml\u0131 olarak itaat etmek anlam\u0131ndad\u0131r. \u0130lki peygamber hayattayken de \u00f6l\u00fcm\u00fcnden sonra da ge\u00e7erlidir, ancak mutlak ve g\u00f6receli olmak \u00fczere ikiye ayr\u0131l\u0131r: \u0130lki namaz, oru\u00e7, hac gibi Kur\u2019an\u2019\u0131n ruhu ve \u015fekliyle uyumlu uygulamalarda s\u00f6z konusudur. \u0130kincisi ise zekat oranlar\u0131 gibi sosyal ve ekonomik \u015fartlara g\u00f6re de\u011fi\u015f(tiril)ebilecek konularla ilgilidir. Bu ikincisiyle ilgili olarak yapt\u0131\u011f\u0131 i\u00e7tihatlarda \u015fartlara g\u00f6re bazen maksimum yasak\u00e7\u0131 bazen de minimum yasak\u00e7\u0131 tutumlar sergilemi\u015ftir. Mesela m\u00fczik, dans, g\u00f6rsel sanatlar[resim, heykel] ve kabir ziyareti gibi konulardaki yasaklar\u0131 bu kabildendir. Mamafih resim ve heykel yasa\u011f\u0131n\u0131n zaten sadece tap\u0131nma ama\u00e7l\u0131 olanlar\u0131na y\u00f6nelik oldu\u011funa dair yorumlar da s\u00f6z konusudur( 279\/dpnt.,20). O\u00a0 hadisleri de ikiye ay\u0131r\u0131r: Hikmetli s\u00f6zler ve Peygamberlikle ilgili a\u00e7\u0131klamalar.\u00a0 Evrensel birtak\u0131m ahlaki ilkeleri i\u00e7eren bu kategori genel olarak insan \u00fcr\u00fcn\u00fc olan \u201chikmet\u201d kabilindendir (s.221). Bunlar bir t\u00fcr vahiy\/ilham \u00fcr\u00fcn\u00fc olabilirse de, vahiyden ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak ta var olabilece\u011fi i\u00e7in, bunlar \u0130slam hukukunda herkesi ba\u011flay\u0131c\u0131 nitelikte bir kaynak olamaz, fakat ahlaki nitelikteki \u00f6\u011fretiler olarak de\u011ferlendirilmesi daha yerinde olur.<\/p>\n<p>\u015eahrur Peygamber\u2019in Peygamberlikle ilgili a\u00e7\u0131klamalar\u0131n\u0131 be\u015f kategoriye ay\u0131r\u0131r:<\/p>\n<ol>\n<li>Kur\u2019an\u2019daki ibadetlerin nas\u0131l yerine getirilece\u011fine dair olanlar (\u0130b\u00e2d\u00e2t). Muttas\u0131l itaat kapsam\u0131nda oldu\u011fu i\u00e7in m\u00fcminlerin ko\u015fulsuz olarak bunlara uymalar\u0131 gerekir<\/li>\n<li>\u011eayb ile ilgili olanlar. Peygamberin \u011fayb\u0131 bilmesi m\u00fcmk\u00fcn ve s\u00f6z konusu olmad\u0131\u011f\u0131ndan bu t\u00fcr rivayetleri ger\u00e7e\u011fin ifadesi olarak g\u00f6rmemek gerekir. (\u011eaybiyy\u00e2t).<\/li>\n<li>Ahkam alan\u0131na dair olanlar, Hz. Peygamberin kendi d\u00f6neminin \u015fartlar\u0131nda kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131 meseleleri \u00e7\u00f6zmek i\u00e7in bir m\u00fc\u00e7tehit olarak ortaya koydu\u011fu \u00e7\u00f6z\u00fcmlerden ibaret olup, daha sonraki d\u00f6nemlerdeki M\u00fcsl\u00fcmanlar i\u00e7in ba\u011flay\u0131c\u0131 de\u011fildir (Ahk\u00e2m). Bu onlar\u0131n i\u00e7tihatlar\u0131n\u0131n de\u011fersiz oldu\u011fu anlam\u0131na gelmedi\u011fi gibi, onlara kar\u015f\u0131 sayg\u0131s\u0131zl\u0131k anlam\u0131na gelmez.<\/li>\n<li>Kudsi hadisler denilen ve vahiy \u00fcr\u00fcn\u00fc oldu\u011funa inan\u0131lan, \u011fayba dair rivayetlerdir ki \u015eahrur bunlar\u0131 da ikinci kategoridekiler gibi de\u011ferlendirir [Kudsiyy\u00e2t]).<\/li>\n<li>Be\u015fer olarak ki\u015fisel davran\u0131\u015flar\u0131 [\u0130ns\u00e2niyy\u00e2t]. Bunlar M\u00fcsl\u00fcmanlar i\u00e7in ba\u011flay\u0131c\u0131 nitelikte de\u011fildir. Yeme-i\u00e7me, yatma-kalkma, giyim-ku\u015fam, yolculuk, avlanma gibi Peygamberlik s\u0131fat\u0131yla de\u011fil bir insan olarak yap\u0131p-ettiklerine dair rivayetler bu kategoriye \u00f6rnek verilebilir(s. 222).<\/li>\n<\/ol>\n<p>G\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi \u015eahrur s\u00fcnnet ve hadisi ba\u011f\u0131ms\u0131z bir kaynak olarak g\u00f6rmemekte, Kur\u2019an\u2019\u0131n yorumu veya ki\u015fisel i\u00e7tihad\u0131 olsun peygamberin a\u00e7\u0131klamalar\u0131n\u0131, mutlak ve ba\u011flay\u0131c\u0131 olmayan, d\u00f6nemin \u015fartlar\u0131na ba\u011fl\u0131 yorumlar olarak de\u011ferlendirmektedir(s.223).<\/p>\n<p><strong>\u011eulam Perviz (\u00f6. 1985)<\/strong><\/p>\n<p>Lahor\u2019lu ilim adam\u0131. Muhammed \u0130kbal\u2019in bir \u015fiirinden m\u00fclhem olarak ba\u015flatt\u0131\u011f\u0131 Tul\u00fb\u2019-i \u0130slam adl\u0131 hareketin kurucusudur. Kur\u2019an\u2019a ayk\u0131r\u0131 her t\u00fcr d\u00fc\u015f\u00fcnce, inan\u00e7 ve eyleme kar\u015f\u0131 Kur\u2019an merkezli bir \u0130slam tasavvurunu savunan bu hareketin kurucusu olan \u011eulam perviz, \u00a0Hindistan\u2019\u0131n \u2013 \u015fu anda Puncab eyaletinin bir kasabas\u0131 olan &#8211; Gurdaspur b\u00f6lgesinde Batala kentinde 1903\u2019te S\u00fcnni(Hanefi) bir ailede d\u00fcnyaya geldi. Dedesi Hakimbah\u015f\u2019tan Kur\u2019an ara\u015ft\u0131rmalar\u0131 ve di\u011fer geleneksel \u0130slami ilimler \u00f6\u011fretimi g\u00f6rd\u00fc. Kur\u2019an anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 belirleyen, yak\u0131n ili\u015fki i\u00e7erisinde oldu\u011fu\u00a0 allame Muhammed \u0130kbal idi. \u0130kbal sayesinde Hind alt k\u0131tas\u0131n\u0131n en b\u00fcy\u00fck alimlerinden biri olan Eslem Jairacpuri (\u00f6. 1955) ile tan\u0131\u015ft\u0131 ve ondan ileri d\u00fczeyde Arap edebiyat\u0131 dersleri ald\u0131. 1947\u2019de Pakistan\u2019\u0131n ayr\u0131l\u0131\u015f\u0131na kadar onbe\u015f sene bu hocas\u0131yla beraber oldu. 1938\u2019de Muhammed Ali Cinnah\u2019\u0131n talimat\u0131yla <em>Tul\u00fb\u2019-i \u0130slam<\/em> dergisini \u00e7\u0131karmaya ba\u015flad\u0131(s.222-223). Ona g\u00f6re bir toplumun temeli co\u011frafi s\u0131n\u0131rlar de\u011fil ideolojidir ve tam ba\u011f\u0131ms\u0131z bir \u00fclke olmak i\u00e7in \u0130slam\u2019\u0131 ya\u015fayan bir millet \u015fartt\u0131r. Onun bu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc hem i\u015fgalci \u0130ngiltere\u2019nin \u00e7\u0131karlar\u0131na tersti, hem de Hindu ekseriyete ve a\u015f\u0131r\u0131 M\u00fcsl\u00fcman Hind milliyet\u00e7ilerine tersti (s. 224).<\/p>\n<p>Pakistan hareketi esnas\u0131nda Cinnah\u2019\u0131n dan\u0131\u015fman\u0131 olarak, 1956 Pakistan anayasas\u0131na g\u00f6re kurulmu\u015f olan Hukuk komisyonunda Kur\u2019ani de\u011ferler ve ilkeler konusunda dan\u0131\u015fmanl\u0131k yapt\u0131. Lahor\u2019da kendi \u00f6nderli\u011findeki Kur\u2019an Ara\u015ft\u0131rmalar\u0131 merkezi\u2019nin direkt\u00f6r\u00fc idi ve ayr\u0131ca Kur\u2019\u00e2n\u00ee e\u011fitim derne\u011fini kurdu. Bezm-i Tul\u00fb\u2019-i \u0130slam ad\u0131 alt\u0131nda Kur\u2019an\u2019\u0131n \u00f6\u011fretilerini toplumda yaymak i\u00e7in bir a\u011f kurdu. \u201cSadece Kur\u2019an\u201d veya \u201cEhl-i Kur\u2019an\u201d gibi benzer yap\u0131lanmalar\u0131n M\u0131s\u0131r\u2019da da boy g\u00f6stermi\u015f olmas\u0131 dikkat \u00e7ekicidir.<\/p>\n<p>Perviz \u00e7ok velud bir m\u00fcellif olup Kur\u2019\u00e2n\u00ee \u00f6\u011fretiye dair yazd\u0131\u011f\u0131 eserlerin en me\u015fhuru sekiz ciltlik <em>Ma\u2019\u00e2rifu\u2019l-Kur\u2019\u00e2n, <\/em>d\u00f6rt ciltilik <em>Lu\u011fatu\u2019l-Kur\u2019\u00e2n ve <\/em>\u00fc\u00e7 ciltilik<em> Mefh\u00fbmu\u2019l-Kur\u2019\u00e2n\u2019<\/em>d\u0131r. Onun konumuzla ilgili g\u00f6r\u00fc\u015flerinin en iyi sergilendi\u011fi eseri ise <em>Muk\u00e2m-e-Hadis<\/em>( Hadis\u2019in Stat\u00fcs\u00fc) adl\u0131 eseridir. Bu eser takip\u00e7ileri taraf\u0131ndan \u0130ngilizceye de \u00e7evrilmi\u015ftir. Bu kitab\u0131nda \u0130slam hukuku alan\u0131nda S\u00fcnnet\u2019e olan klasik bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131 ve hadislerin Kur\u2019an tefsiri konusunda kullan\u0131lmas\u0131n\u0131 \u015fiddetle ele\u015ftirmi\u015ftir. \u015eahrur\u2019dan farkl\u0131 olarak akaid, ibadet ve hukuk alan\u0131nda\u00a0 Kur\u2019an\u2019\u0131n kendi kendine yeterli oldu\u011funu savundu\u011fu i\u00e7in kendisine Kur\u2019an\u2019c\u0131 (Kur\u2019\u00e2n\u00ee) denildi. Bu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn \u201ced-D\u00een\u201d kavram\u0131na dayand\u0131rd\u0131. Klasik teoride Kur\u2019an ve S\u00fcnnet\/Hadis\u2019i kapsayan bu terim Perviz\u2019e g\u00f6re sadece Kur\u2019an\u2019\u0131 i\u00e7erir ve insanlar i\u00e7in K\u0131yamete kadar eksiksiz olarak korunmu\u015f ve g\u00fcvenilir tek kaynak Kur\u2019an\u2019d\u0131r. Perviz, ayn\u0131 \u015feylerin hadisler i\u00e7in s\u00f6ylenemeyece\u011fini s\u00f6yler ve hadis\u00e7ilerin hadisleri vahy-i \u011fayr-i metluvv kategorisine sokmalar\u0131n\u0131 Kur\u2019an\u2019\u0131n S\u00fcnnet\/Hadisler\u2019e muhta\u00e7 oldu\u011fu ama tersinin do\u011fru olmad\u0131\u011f\u0131 veya S\u00fcnnet\/Hadis\u2019in Kur\u2019an\u2019\u0131 nesh edebilece\u011fi \u015feklindeki g\u00f6r\u00fc\u015flerini \u015fiddetle reddeder. Peygamber\u2019in Kur\u2019an\u2019\u0131n en iyi m\u00fcfessiri olarak g\u00f6ren klasik yakla\u015f\u0131m\u0131 da ele\u015ftirerek, eldeki hadis malzemesinin uzaktan bile bu konuda i\u015flevsel olacak kadar kapsaml\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ileri s\u00fcrer (s. 224-225).<\/p>\n<p>Onun Peygambere itaat\u2019\u0131n ger\u00e7ek anlam\u0131n\u0131n Kur\u2019an\u2019\u0131n sistemi (ed-D\u00een)e uymak oldu\u011fu \u015feklindeki g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn hakl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n\u00a0 di\u011fer gerek\u00e7esi ise, M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n S\u00fcnnet tan\u0131mlar\u0131n\u0131n birbiriyle \u00e7eli\u015fkili durumu ve bunun M\u00fcsl\u00fcmanlar aras\u0131nda tefrika ve par\u00e7alanmaya yol a\u00e7mas\u0131d\u0131r. Ona g\u00f6re tek ba\u011flay\u0131c\u0131 hadis Kur\u2019an\u2019d\u0131r, onun d\u0131\u015f\u0131ndakilerin ba\u011flay\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131na dair ileri s\u00fcr\u00fclen klasik temellendirme ve savunular epistemolojik ve metodolojik olarak tatminkar olmaktan uzakt\u0131r. Bundan dolay\u0131d\u0131r ki, hadisler olmadan Kur\u2019an\u2019\u0131n anla\u015f\u0131lamayaca\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc reddeder ve onun yerine \u2013 \u015eahrur\u2019dan farkl\u0131 olarak \u2013 Kur\u2019an\u2019\u0131n Kur\u2019an\u2019la tefsirini savunur ve bunu baz\u0131 Kur\u2019an ayetlerinin hadislerle \u00e7eli\u015fkisiyle de gerek\u00e7elendirir. Ona g\u00f6re hadisler \u201cdinin tarihi\u201d olarak anlaml\u0131d\u0131r, ama dini rasyonel olarak \u00f6rg\u00fctlemek etmek i\u00e7in yarar\u0131 \u00e7ok azd\u0131r. Zira hadisler hayat dolu Kur\u2019an\u2019\u0131n \u201chayat tutulmas\u0131\u201dna yol a\u00e7ar.<\/p>\n<p>Burada dikkat \u00e7ekici olan Perviz\u2019in ele al\u0131nan di\u011fer entelekt\u00fceller gibi S\u00fcnnet-Hadis ayr\u0131m\u0131na gitmemesidir(s. 225).<\/p>\n<p>\u00d6zetle Perviz\u2019e g\u00f6re S\u00fcnnet-Hadis \u201ced-D\u00een\u201d konusunda ba\u011flay\u0131c\u0131 f\u0131khi bir kaynak de\u011fildir. Dahas\u0131 S\u00fcnnet-Hadis\u2019in kabul edilmesi Kur\u2019an\u2019\u0131n \u00f6\u011fretisinin \u2013 f\u0131khi alan dahil &#8211; \u00e7arp\u0131t\u0131lmas\u0131na yol a\u00e7maktad\u0131r ve bunun pek \u00e7ok \u00f6rne\u011fi bu durumu g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne sermektedir(s.226).<\/p>\n<p>Adis Duderija sonu\u00e7 olarak yapt\u0131\u011f\u0131 de\u011ferlendirmede Kur\u2019an ve S\u00fcnnet\u2019in kapsam ve mahiyetinin ayn\u0131 oldu\u011funu, yani akaid ve ibadetler ( ameliyye\/ib\u00e2diyye) , ahk\u00e2m(f\u0131kh) ve ahlak(ahl\u00e2k) alanlar\u0131n\u0131 kapsad\u0131\u011f\u0131n\u0131, dolay\u0131s\u0131yla S\u00fcnnet\u2019in Kur\u2019an\u2019\u0131 yorumlama konusundaki ilkeler ya da usul-i f\u0131k\u0131h kurallar\u0131 \u00e7er\u00e7evesinde ele al\u0131nmas\u0131 gerekti\u011fini, zira [Kur\u2019an\u2019dan ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak] sadece hadislere otomatik olarak at\u0131fta bulunarak S\u00fcnnet\u2019in tesis edilemeyece\u011fini, nitekim klasik \u00f6ncesi d\u00f6nemdeki \u0130slam ulemas\u0131n\u0131n Kur\u2019an ile S\u00fcnnet aras\u0131ndaki ba\u011f\u0131n fark\u0131nda oldu\u011funu, bu sebeple usul-i f\u0131kha olan yakla\u015f\u0131mlarda, etik-moral veya ama\u00e7sal\/makas\u0131d\u00e7\u0131 yakla\u015f\u0131mlara hermen\u00f6tik \u00f6ncelik ve \u00fcst\u00fcnl\u00fck tan\u0131nmas\u0131n\u0131n yerinde olaca\u011f\u0131 \u015feklinde tavsiyelerde bulunmaktad\u0131r(s. 226).<\/p>\n<p>Bu ba\u011flamda edit\u00f6r Adis Duderija\u2019n\u0131n da \u201cToward a Methodology of Understanding the Nature and Scope of the Concept of Sunnah (S\u00fcnnet\u2019in Mahiyet ve Amac\u0131 Konusunda Yeni Bir Anlama Y\u00f6ntemi) ,\u201d <em>Arab Law Quarterly<\/em> 21 (2007): 1\u201312.; ve \u00a0\u201cA Paradigm Shift in Assessing\/Evaluating the Value and Significance of Hadith in Islamic Thought\u2013From ulum-ul-hadith to usul-ul-fiqh (\u0130slam D\u00fc\u015f\u00fcncesinde Hadis\u2019in De\u011fer ve \u00d6nemini De\u011ferlendirme ve De\u011fer Bi\u00e7mede Bir paradigma De\u011fi\u015fikli\u011fi \u2013Ulumu\u2019l-Had\u00ees\u2019ten Usulu\u2019l-F\u0131kh\u2019a)\u201d, <em>Arab Law Quarterly<\/em>, 23 (2009), 195\u2013206 ba\u015fl\u0131kl\u0131 iki \u00f6nemli makalesi bulundu\u011funu da belirtmekte yarar vard\u0131r.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p><strong>SONU\u00c7<\/strong><\/p>\n<p>Edit\u00f6re g\u00f6re bu b\u00f6l\u00fcmde ele al\u0131nan \u0130slam alimlerinin ald\u0131klar\u0131 e\u011fitim ve geldikleri sosyo-k\u00fclt\u00fcrel altyap\u0131 farkl\u0131 olsa da, hepsinin ortak yan\u0131, S\u00fcnnet ve Hadis\u2019in stat\u00fcs\u00fc ve rol\u00fcne dair \u00a0klasik uleman\u0131n pozisyonunun g\u00f6zden ge\u00e7irilmesi ve yeniden kavramsalla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 konusunda hemfikir olmalar\u0131d\u0131r. Bu sebeple onlar\u0131n bu konudaki yakla\u015f\u0131mlar\u0131 \u0130slam d\u00fc\u015f\u00fcncesinin te\u015fekk\u00fcl ve klasik d\u00f6nemdekilerden ciddi bir farkl\u0131l\u0131k anlam\u0131na gelmektedir.<\/p>\n<p>\u0130slam hukuku, ahlak ve politika alanlar\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan S\u00fcnnet\u2019in ne \u015fekilde kavramsalla\u015ft\u0131r\u0131laca\u011f\u0131 fevkalade \u00f6nemli sonu\u00e7lar do\u011furmaktad\u0131r. S\u00fcnnet konusundaki modernist (\u00e7a\u011fda\u015f\u00e7\u0131-yenilik\u00e7i) yakla\u015f\u0131mlar, sosyo-k\u00fclt\u00fcrel, politik, hukuki ve ahlaki alanlara da\u011f\u0131lan geni\u015f \u00e7apl\u0131 sonu\u00e7lara yol a\u00e7maktad\u0131r. Bu sebeple bu entelekt\u00fcellerle irtibat halinde olan otoriteler s\u0131k s\u0131k reformist olarak ta damgalanm\u0131\u015flard\u0131r. Klasik ulema ise bu reform (de\u011fi\u015fiklik ve yenilik) taleplerini bizatihi \u0130slam\u2019a yap\u0131lm\u0131\u015f bir sald\u0131r\u0131 olarak de\u011ferlendirmi\u015f ve kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131km\u0131\u015flard\u0131r. Nitekim Fazlurrahman ve \u011eamid\u00ee \u00f6rne\u011finde bu durum, bu ikisinin \u00f6l\u00fcm tehditleri almalar\u0131na ve \u00fclkelerini terk etmek zorunda kalmalar\u0131na yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Bu yeni yakla\u015f\u0131mlar\u0131m klasik yakla\u015f\u0131mlar\u0131 yerinden oynat\u0131p onlarla rekabet edip edemeyece\u011fi meselesi ise, \u0130slam\u2019da bir kaynak\/delil olarak S\u00fcnnet\u2019in yeri meselesinde \u0130slami bir reformun (yenilik, de\u011fi\u015fim) gereklili\u011fi konusunda seslerini y\u00fckselten koronun giderek geni\u015flemesinin \u00f6ng\u00f6r\u00fclebilir bir gelecekte daha fazla ilgiye mazhar olmas\u0131na ba\u011fl\u0131d\u0131r (s. 227).<\/p>\n<p>Edit\u00f6r\u00fcn bu de\u011ferlendirmesine son bir ek olarak kitab\u0131n sonundaki kaynak\u00e7an\u0131n(s. 232-249) kitab\u0131n konusuna dair zengin bir liste sundu\u011funu ve \u00f6zel olarak ayr\u0131ca g\u00f6zden ge\u00e7irilmeyi haketti\u011fini de dikkatlere sunmakta yarar vard\u0131r. Bibliyografya ard\u0131ndan yazarlar\u0131n \u2013 maalesef zaman ve yer darl\u0131\u011f\u0131ndan bizim burada sunamad\u0131\u011f\u0131m\u0131z &#8211; biyografilerinin sunulmas\u0131 faydal\u0131 bir uygulama olmakla beraber, bunun ard\u0131ndan gelen indeksin son derece c\u0131l\u0131z ve fakir olmas\u0131, ayr\u0131ca daha \u00f6nce i\u015faret edilen ve muhtemelen redaksiyonun yeterli olmamas\u0131ndan kaynaklanan bir\u00e7ok \u00e7eli\u015fkinin ve yanl\u0131\u015f\u0131n yeni bask\u0131larda eserin g\u00f6zden ge\u00e7irilmesini gerekli k\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 da belirtmek gerekir.<\/p>\n<p><strong>Bir Dilek ve Temenni : <\/strong><\/p>\n<p>Sadece \u00fclkemiz \u0130lahiyat camias\u0131 de\u011fil, S\u00fcnni d\u00fcnyan\u0131n neredeyse tamam\u0131 uzun as\u0131rlardan beridir\u00a0 S\u00fcnnet ve Hadis k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fc S\u00fcnnili\u011fin tamam\u0131n\u0131 temsil etti\u011fini zannederek Ehl-i Hadis (Hadis\u00e7iler) gelene\u011finin yakla\u015f\u0131mlar\u0131yla s\u0131n\u0131rland\u0131rm\u0131\u015f, kendisini bu k\u00fc\u00e7\u00fck d\u00fcnyaya hapsetmi\u015f durumdad\u0131r. Nano gelenek ad\u0131 verilebilecek olan bu hadis\u00e7i \u00e7izginin, mikro gelenek ad\u0131 verilebilecek\u00a0 Ehl-i S\u00fcnnet\u2019i temsil etmesi elbette s\u00f6z konusu de\u011fildir. Zira Ehl-i S\u00fcnnet denilen damar Hanefi, Maliki, \u015eafii, Hanbeli, E\u015f\u2019ar\u00ee, Matur\u00eed\u00ee, Z\u00e2hir\u00ee, Ehl-i hadis\/Selefi, Sufi bile\u015fenlerinden ve bu kategorilerin d\u0131\u015f\u0131nda ama Ehl-i S\u00fcnnet\u2019in i\u00e7inde kalan \u2013 el-Evzai, et-Taberi vb &#8211; pek\u00e7ok ba\u011f\u0131ms\u0131z ilim gelene\u011finden olu\u015fan bir mikro gelenekten ibarettir. Ehl-i hadis ise bu on bile\u015fenden sadece bir tanesidir ve ne hadis\u00e7iler ne de di\u011fer nano gelenekler \u2013aksini iddia etseler de \u2013 tek ba\u015flar\u0131na Ehl-i S\u00fcnnet\u2019i temsil edemezler. Bilakis \u201cmikro\u201d bir gelenek olarak Ehl-i S\u00fcnnet b\u00fct\u00fcn bu \u201cnano\u201d bile\u015fenlerin toplam\u0131n\u0131n ad\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Hadis\u00e7ilerin \u00e7izgisinin \u0130slam gelene\u011fini temsil etmesi ise daha da imkans\u0131zd\u0131r, zira \u0130slam gelene\u011fi S\u00fcnnilik, \u015eiilik, \u0130badilik, Zeydilik ve Mutezililik olmak \u00fczere bug\u00fcn de hala ya\u015fayan be\u015f mikro gelene\u011fin toplam\u0131ndan ibaret\u00a0 olan \u201cmakro\u201d gelenektir.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte bu kitap, adeta bizlere tak\u0131lm\u0131\u015f olan \u2013 tabir caizsse &#8211; Ehl-i hadis at g\u00f6zl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc \u00e7\u0131kararak, \u00f6nce S\u00fcnnili\u011fin bile\u015fenleri olan di\u011fer nano gelenekleri, ard\u0131ndan da S\u00fcnnilik d\u0131\u015f\u0131ndaki mikro gelenekleri farketmemize ve onlar\u0131 tan\u0131mam\u0131za, onlarla diyaloga girmemize katk\u0131da bulunacakt\u0131r. Bu sebeple bizlerde S\u00fcnnet ve hadis konusunda olu\u015fan \u201ck\u00f6r noktalar\u201da dair uyar\u0131c\u0131 nitelikteki bu gibi \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n terc\u00fcme edilerek \u00fclkemize kazand\u0131r\u0131lmas\u0131 fevkalade \u00f6nem arzeden bir husustur.<\/p>\n<p>Bir yandan bu gibi eserlerin terc\u00fcmesiyle bizim S\u00fcnnet ve Hadis konusunda nano d\u00fczlemden mikro d\u00fczleme, oradan da makro d\u00fczleme ge\u00e7i\u015fimiz h\u0131zlanmal\u0131, ama \u00f6te yandan bu kitab\u0131n konusuna dair daha y\u00fcksek kalitede eserler, antolojiler \u00fclkemizde de ortaya konulmal\u0131, hatta bunlar daha sonra d\u00fcnya dillerine terc\u00fcme edilerek, S\u00fcnnet ve Hadis alan\u0131ndaki \u00e7a\u011fda\u015f geli\u015fmelerde yerimizi almakta gecikmemeliyiz.<\/p>\n<p>Temennimiz ve duam\u0131z, bu kitab\u0131n,\u00a0 bu dilek ve temenninin ger\u00e7ek oldu\u011funu hep beraber g\u00f6rmeye vesile olmas\u0131d\u0131r.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>&nbsp; Eser a\u015fa\u011f\u0131da g\u00f6r\u00fclece\u011fi \u00fczere bir giri\u015fle on makaleden olu\u015fmaktad\u0131r. Kitab\u0131n kapsam\u0131 hakk\u0131nda ba\u015flang\u0131\u00e7ta genel bir fikir edinmeyi sa\u011flamak \u00fczere makalelerin ba\u015fl\u0131klar\u0131 ve yazarlar\u0131 \u00f6nce orijinal \u015fekliyle toplu olarak verilmi\u015f, bu ba\u015fl\u0131klar\u0131n T\u00fcrk\u00e7eleri ise her bir makale de\u011ferlendirilirken ayr\u0131ca verilmi\u015ftir. Eliinizdeki bu makale sadece kitab\u0131n i\u00e7eri\u011finin tasvirinden ibaret olmay\u0131p, zaman zaman kendi yorumlar\u0131m\u0131z, de\u011ferlendirmelerimiz, ele\u015ftirilerimiz ve katk\u0131lar\u0131m\u0131zla birlikte sunma yoluna gidilmi\u015ftir. Mamafih zaman darl\u0131\u011f\u0131ndan dolay\u0131 makalenin kompozisyonunda istenen d\u00fczeyde ba\u015far\u0131l\u0131 oldu\u011fumuzu s\u00f6ylemek baya\u011f\u0131 zor ise de,\u00a0 bu \u015fekliyle bile makalenin kitab\u0131n \u00f6nemi ve de\u011feri konusunda yeterince fikir verici oldu\u011funu s\u00f6ylemek o kadar da zor de\u011fildir. Kitab\u0131n \u0130slam gelene\u011finin tamam\u0131n\u0131 ku\u015fatma gayreti son derece yerinde ve \u00f6nemli olmakla beraber, \u00f6zellikle Malikilik ve \u015eia\/\u0130mamiyye\u2019nin S\u00fcnnet ve Hadis anlay\u0131\u015f\u0131na dair birer makalenin olmamas\u0131 sebebiyle biraz eksik kalm\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcnmektedir. Mamafih kitap bu \u015fekliyle bile S\u00fcnnet-Hadis deyince Ehl-i Hadis gelene\u011fi d\u0131\u015f\u0131nda di\u011fer gelenekleri duymam\u0131\u015f ve onlardan habersiz olan ilim taliplerinin yeni d\u00fcnyalarla tan\u0131\u015fmas\u0131 ve at g\u00f6zl\u00fcklerini \u00e7\u0131kararak, \u0130slam gelene\u011finin tamam\u0131n\u0131n S\u00fcnnet anlay\u0131\u015flar\u0131yla tan\u0131\u015fmas\u0131 bak\u0131m\u0131ndan fevkalade yararl\u0131 olacakt\u0131r. Bu kitapta yer alan konularda \u00fclkemizde de gayet ba\u015far\u0131l\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmalar yap\u0131lm\u0131\u015f olmakla birlikte, bunlar\u0131n yabanc\u0131 dillerde yay\u0131mlanmamas\u0131 y\u00fcz\u00fcnden, uluslararas\u0131 ilim \u00e7evrelerinin me\u00e7hul\u00fc olmas\u0131 tamamen bizlerin kusuru ve ayb\u0131d\u0131r. Buna ra\u011fmen \u2013 daha sonra yabanc\u0131 dillere \u00e7evrilmek \u00fczere &#8211; \u00f6nce T\u00fcrk\u00e7ede, \u0130slam gelene\u011finin \u201cmakro-mikro ve nano\u201d d\u00fczlemdeki b\u00fct\u00fcn bile\u015fenlerinin S\u00fcnnet ve Hadis anlay\u0131\u015flar\u0131n\u0131 tan\u0131tmay\u0131 ama\u00e7layan bir antolojinin haz\u0131rlanmas\u0131 art\u0131k bir zaruret halini alm\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcnmektedir. Bu yap\u0131lmad\u0131\u011f\u0131 takdirde S\u00fcnnet-hadis konusunda a\u011fac\u0131 g\u00f6r\u00fcp orman\u0131 g\u00f6rememe durumunda kalmaya devam etmemiz ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olacakt\u0131r. Kitapla ilgili olarak s\u00f6ylenecek \u00e7ok \u015fey olmakla birlikte, bunlar\u0131n bir k\u0131sm\u0131 makalede sat\u0131r aralar\u0131na serpi\u015ftirilmi\u015f, bir k\u0131sm\u0131 ise \u2013 zaman ve yer darl\u0131\u011f\u0131ndan &#8211; yine sizlerle payla\u015fmak \u00fczere ba\u015fka f\u0131rsatlar\u0131 g\u00f6zlemek \u00fczere muhafaza alt\u0131na al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. \u015eu kadar\u0131n\u0131 da s\u00f6yleyebilirim ki, b\u00f6yle bir yaz\u0131 kaleme almak amac\u0131yla de\u011fil sadece merak ve zevkle bu kitab\u0131 okumak ve meslekta\u015flarla tart\u0131\u015fmak amac\u0131yla tuttu\u011fum notlar\u0131n bir araya getirilmesinden ibaret bu sunum bile, \u00a0bilhassa ufuk a\u00e7\u0131c\u0131 sat\u0131r aras\u0131 yorumlar\u0131yla zevkle okunacak bir kitap oldu\u011funu g\u00f6stermeye yetecek niteliktedir. \u0130\u00e7indekiler: Introduction: The Concept of sunna and Its Status in Islamic Law Adis Duderija The Concept of sunna Based on the Analysis of s\u012bra and Historical Works from the First Three Centuries of Islam Nicolet Boekhoff -van der Voort U\u1e63\u016bl al-sunna: The Tenets of Islamic Orthodoxy and Orthopraxy According to the Traditionalists (Ahl al-\u1e25ad\u012bth) Ahmet Temel The Concept of sunna in Mu\u02bftazilite Thought Usman Ghani The Sunnification of \u1e24ad\u012bth and the Hadithification of sunna Aisha Y. Musa The Concept of sunna in the Ib\u0101\u1e0d\u012b School Ersilia Francesca The Concept of sunna in Early and Medieval \u1e24anafism Ali Altaf Mian The Concept of sunna in the Early Sh\u0101fi\u02bf\u012b Madhhab Gavin N. Picken From Tradition to Institution: sunna in the Early \u1e24anbal \u012b School Harith bin Ramli 9 Sunna in the \u1e92\u0101hir\u012b Madhhab Amr Osman 10 The Relative Status of \u1e24ad\u012bth and sunna as Sources of Legal Authority vis-\u00e0-vis the Qur\u02be\u0101n in Muslim Modernist Thought Adis Duderija &nbsp; G\u0130R\u0130\u015e: S\u00dcNNET VE \u0130SLAM HUKUKUNDAK\u0130 STAT\u00dcS\u00dc \u2013 SAH\u0130H HAD\u0130S ARAYI\u015eI \u2013\u00a0 AD\u0130S DUDER\u0130JA S\u00fcnnet, \u0130slam\u2019\u0131n ilk \u00fc\u00e7 y\u00fczy\u0131l\u0131nda, ya s\u00f6zl\u00fc olarak ya da sahabe prati\u011fi arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla form\u00fclle edilip korunan ve nakledilen \u201cilk \u0130slam toplumunun etik-davran\u0131\u015fsal (ethico-behavioral) prati\u011fi\u201d \u015feklinde sistematik olmayan genel bir tan\u0131m \u00e7er\u00e7evesinde anla\u015f\u0131lm\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcnmektedir. Maliki gelene\u011finde Peygamber taraf\u0131ndan vazedilmi\u015f dini ve ahlaki prensiplerden \u00e7\u0131karsanm\u0131\u015f yerle\u015fik dini normlar ve kabul g\u00f6rm\u00fc\u015f standartlar olarak kabul edilen S\u00fcnnet i\u00e7in ben \u201c Hadis\u2019e ba\u011f\u0131ml\u0131 olmayan S\u00fcnnet( non- hadith-dependent concept of sunna) tabirini kullanmak istiyorum. Mamafih I. yy sona ermeden, M\u00fcsl\u00fcmanlar Peygamberlerinin hayat\u0131na dair bilgileri sistematik olarak d\u00f6k\u00fcmente etmeye ba\u015flad\u0131lar. Bunun bir sebebi artan hukuki, dini, politik, sosyal ihtiya\u00e7lar iken, arkas\u0131nda yatan di\u011fer bir sebebi ise Abbasi hanedan\u0131n\u0131n do\u011fu\u015fu ve Abbasilerin kitleler nezdinde \u00f6nemi giderek artan S\u00fcnnet\u2019in me\u015fru hamisi olduklar\u0131 iddias\u0131yd\u0131. Peygamber\u2019in hayat\u0131na dair bilgileri hadisler \u015feklinde derleme faaliyetleri giderek ivme kazanm\u0131\u015f ve sonu\u00e7ta hem hadis koleksiyonlar\u0131 hem de hadis disiplinini takviye edecek \u201c Hadis bilgileri\/Ulumu\u2019l-Hadis\u201d ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. Ben bu geni\u015f \u00e7apl\u0131 s\u00fcrece \u201c\u0130slam D\u00fc\u015f\u00fcncesinin Gelenekle\u015fmesi \/Hadisle\u015fmesi (Traditionalization of Islamic Thought)\u201d ve \u201cS\u00fcnnet\u2019in hadisle\u015fmesi(Hadithification of Sunna)\u201d diyorum. Bu s\u00fcre\u00e7 m\u00fcteakip iki as\u0131rda sosyal, politik ve f\u0131khi mekanizmalar\u0131 arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla a\u015fa\u011f\u0131daki geli\u015fmelere yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r: &nbsp; Hadisin art\u0131\u015f\u0131n\u0131n ve yay\u0131l\u0131\u015f\u0131n\u0131n devam etmesi. \u0130slam\u2019\u0131n ilk iki y\u00fczy\u0131l\u0131nda egemen olan \u201c Hadis\u2019e ba\u011f\u0131ml\u0131 olmayan S\u00fcnnet( non- Hadith-dependent concept of sunna)\u201d aleyhine olarak Hadis\u2019e verilen artan \u00f6nem. S\u00fcnnet\u2019in s\u00f6zl\u00fc olmayan y\u00f6nlerinin s\u00f6zl\u00fc \u201cahad sahih hadisler\u201d \u015fekline sokulmas\u0131. Artan bir \u015fekilde hadisin Kur\u2019an ve S\u00fcnnet ilimlerine, tefsir, f\u0131k\u0131h ve usul-i f\u0131kha uygulanmas\u0131. Tamamen metin(Kur\u2019an ve hadis) merkezli f\u0131khi ve hermeneutik \u201chiyerar\u015fik\u201d modeller geli\u015ftirilmesi; Kur\u2019an ve S\u00fcnnet konusunda metinsel olmayan \u2013 re\u2019y, i\u00e7tihat ve istihsan gibi &#8211; epistemolojik ve metodolojik enstr\u00fcmanlar\u0131n marjinalle\u015ftirilmesi.(s.2) S\u00fcnnet ve Kur\u2019an, adalet, d\u00fcr\u00fcstl\u00fck ve H. II. yy\u2019da M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n kulland\u0131\u011f\u0131 \u201csunna \u00e2dile\u201d dahil baz\u0131 ahlaki de\u011ferler ve ilkeler bak\u0131m\u0131ndan, kavramsal olarak s\u0131n\u0131rda\u015f kavramlard\u0131r S\u00fcnnet\u2019in Hadisle\u015fmesi ile yaz\u0131l\u0131 hadis k\u00fclliyat\u0131n\u0131n S\u00fcnnet\u2019in ye\u011fane ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131s\u0131 haline gelmesini ve S\u00fcnnet\u2019i ortaya koymak i\u00e7in \u201c Hadis ba\u011f\u0131ml\u0131\u201d y\u00f6ntemlerin ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131na yol a\u00e7mas\u0131n\u0131 kastediyorum. \u0130kinci yy. ba\u015f\u0131nda baz\u0131 kesimler bu hadis k\u00fclliyat\u0131n\u0131n Peygamber miras\u0131n\u0131, di\u011fer bir kesimin savundu\u011fu epistemolojik ve metodolojik olarak hadise ba\u011f\u0131ml\u0131 olmayan S\u00fcnnet kavram\u0131ndan daha sad\u0131k bir bi\u00e7imde yans\u0131tt\u0131\u011f\u0131n\u0131 savundular. II. yy ikinci yar\u0131s\u0131nda bunlar Ehl-i Hadis ve Ehl-i Re\u2019y ad\u0131yla an\u0131l\u0131r oldular. Ehl-i Hadis S\u00fcnnet\u2019in tek ve eksiksiz kayna\u011f\u0131n\u0131n ve onu ebedile\u015ftirmenin ye\u011fane yolunun hadisler oldu\u011funu kabul ediyordu. Dolay\u0131s\u0131yla Ehl-i Re\u2019y\u2019in s\u00fcnnet anlay\u0131\u015f\u0131 ve re\u2019y konusundaki yakla\u015fm\u0131na ters d\u00fc\u015f\u00fcyordu. Hadis\u00e7ilere g\u00f6re f\u0131k\u0131h tamamen Kur\u2019an ve hadis temelli s\u00fcnnet\u2019e dayanmal\u0131yd\u0131 ve bu y\u00fczden re\u2019y de onlara g\u00f6re ya h\u00fck\u00fcm \u00e7\u0131karmak i\u00e7in gayr-\u0131 me\u015fru metodolojik bir ara\u00e7, ya da Kur\u2019an ve hadis metinlerinin tamamen s\u00fckut etti\u011fi konularla s\u0131n\u0131rl\u0131 olmak kayd\u0131yla ba\u015fvurulabilecek bir y\u00f6ntem olarak g\u00f6r\u00fcl\u00fcyordu. Melchert\u2019e g\u00f6re Ehl-i Hadis, f\u0131k\u0131h, ahlak ve teolojinin ye\u011fane kayna\u011f\u0131 olarak Kur\u2019an ve sahih hadisleri g\u00f6r\u00fcyordu. Ehli-i Hadis genel olarak Kur\u2019an\u2019dan \u00e7\u0131kar\u0131lan ya da k\u0131yas yoluyla ula\u015f\u0131lan ilkeler kar\u015f\u0131s\u0131nda zay\u0131f hadisi tercih ediyordu. Onlara g\u00f6re f\u0131k\u0131h hadisler \u00fczerine bina edilmeliydi. Onlar f\u0131khi meseleleri sadece hadislere at\u0131fta bulunarak ve ilgili hadis rivayetlerini aktarmak suretiyle ele al\u0131yorlard\u0131. IX. yy\u2019da Ehl-i hadis Ba\u011fdat\u2019ta Hanbelilerle irtibatl\u0131 ve onlarla kayna\u015fm\u0131\u015f idi. Melchert taraf\u0131ndan yar\u0131 ak\u0131lc\u0131 (semi-rationalist) olarak nitelendirilen Ehl-i Re\u2019y ise f\u0131kh\u0131, hadis ilimlerinden ayr\u0131 bir alan olarak de\u011ferlendiriyordu. Bu f\u0131k\u0131h ekol\u00fc \u00f6ncelikle II. ve III. yy\u2019da geli\u015fmekte olan Maliki ve \u015eafii d\u00fc\u015f\u00fcnce ekolleriyle ba\u011flant\u0131l\u0131 idi. mamafih bu noktada yazar\u0131n meram\u0131n\u0131 daha a\u00e7\u0131k ifade etmesi yerinde olurdu, zira Re\u2019y Ehlinin bu iki f\u0131k\u0131h mezhebi ile alakas\u0131ndan ziyade kronolojik olarak bu iki mezhebin Ehl-i Re\u2019y ile alakas\u0131ndan bahsetmek daha ger\u00e7ek\u00e7i gibi g\u00f6r\u00fcnmektedir. Bu ba\u011flamda yazar\u0131n hem kronolojik m\u00fclahazalarla hem de Ehl-i Re\u2019y i\u00e7erisindeki motor i\u015flevi sebebiyle \u00f6zellikle zikredilmesi gereken Hanefilerden s\u00f6z etmemesi gariptir. Yazara g\u00f6re Ehl-i Re\u2019y\u00a0 ve Ehl-i Hadis, \u0130slam f\u0131kh\u0131 alan\u0131nda ara\u015ft\u0131rma yapan iki gurup f\u0131k\u0131h\u00e7\u0131ya delalet etmektedir: \u0130lki bu alanda nakli kaynaklar\u0131n incelemesiyle ilgilenirken, ikincisi f\u0131kh\u0131n pratik y\u00f6nleri ile ilgilenen f\u0131k\u0131h\u00e7\u0131lardan olu\u015fuyordu. Hadis temelli S\u00fcnnet anlay\u0131\u015f\u0131 II.- III. yy\u2019da daha fazla g\u00fcven kazand\u0131k\u00e7a Ehl-i Re\u2019y de \u00f6nce b\u00f6lgesel ve ard\u0131ndan bireysel d\u00fc\u015f\u00fcnce ekolleri halinde kristalize olmaya ba\u015flad\u0131. Kendi Kur\u2019an-S\u00fcnnet hermen\u00f6tiklerinde hadis temelli s\u00fcnnet kavram\u0131na daha fazla me\u015fruiyet verici uyarlamac\u0131 ad\u0131mlar att\u0131lar. F\u0131khi hermen\u00f6tik konusunda Hanefiler Ehl-i Rey\u2019e daha yak\u0131n kabul edilirken, Hanbeliler genellikle Ehl-i Hadis yakla\u015f\u0131m\u0131n\u0131n devam\u0131 say\u0131l\u0131rlar. Maliki ve \u015eafiiler ise zaman i\u00e7inde evrilerek orta pozisyonda yer ald\u0131lar. Mamafih s\u00fcnnet kavram\u0131 mezheplere g\u00f6re hala epistemolojik ve metodolojik olarak hadisten ba\u011f\u0131ms\u0131zd\u0131. Nitekim hadisten ba\u011f\u0131ms\u0131z s\u00fcnnet kavram\u0131 Ebu Yusuf (\u00f6. 182\/798) gibi VIII. yy Irakl\u0131 bir f\u0131k\u0131h\u00e7\u0131n\u0131n eserlerinde a\u00e7\u0131k bir \u015fekilde \u201ces-Sunna al-mar\u00fbfa al-mahf\u00fbza( \u0130yi bilinen ve koruma alt\u0131na al\u0131nm\u0131\u015f S\u00fcnnet) \u201d \u015feklinde ya da Medine\u2019li Malik b. Enes\u2019in (\u00f6.178\/ 795) eserlerinde \u201ces-Sunna al-m\u00e2d\u0131ya\/ amal ( Uygulanagelen s\u00fcnnet\/amel)\u201d \u015feklinde a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6r\u00fclmekteydi. Daniel Brown\u2019a g\u00f6re ise mezhepler bir yandan teoride hadise \u00f6nem veriyor g\u00f6r\u00fcn\u00fcrken \u00f6te yandan uygulamada ona kar\u015f\u0131 bir diren\u00e7 sergiliyorlar, bu suretle Ehl-i Hadis\u2019in S\u00fcnnet tan\u0131m\u0131yla mezhebin fiili doktrini aras\u0131nda bir gerilim yarat\u0131yorlard\u0131. Ehl-i Hadis hareketi, mezheplerin sistematik olarak yap\u0131land\u0131rd\u0131klar\u0131 Kur\u2019an-S\u00fcnnet hermen\u00f6tik doktrinini, ger\u00e7ek S\u00fcnnet\u2019e dayanmad\u0131\u011f\u0131 gerek\u00e7esiyle sorgulamaya ba\u015flad\u0131. Bu husus S\u00fcnnet\u2019in ihyas\u0131 ve Peygamberin ger\u00e7ek S\u00fcnnet\u2019ine d\u00f6n\u00fc\u015f tart\u0131\u015fmas\u0131na yol a\u00e7t\u0131. Ehl-i Hadis\u2019e g\u00f6re ger\u00e7ek s\u00fcnnetin ihyas\u0131, yine Ehl-i Hadis taraf\u0131ndan belirlenmi\u015f olan sahih\/g\u00fcvenilir hadislere ba\u011flanmaktan taviz vermemek suretiyle ger\u00e7ekle\u015fecek bir \u015feydir. Asl\u0131nda S\u00fcnnet\u2019in ihyas\u0131 \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131n\u0131n alt\u0131nda yatan esas ama\u00e7, mezheplerin \u0130slam gelene\u011fini mezhep temelli olarak kavramsalla\u015ft\u0131rma ve yorumlama \u00e7abalar\u0131n\u0131n, \u00f6zellikle de S\u00fcnnet kavram\u0131n\u0131n amac\u0131 ve mahiyeti konusundaki mezheplerin kavramsal \u00e7er\u00e7evelerinin alt\u0131n\u0131 oymak idi. Asl\u0131nda Ehl-i Hadis\u2019in S\u00fcnnet anlay\u0131\u015f\u0131na tabi olan hadis uzmanlar\u0131n\u0131n epistemolojik ve metodolojik olarak hadis temelli s\u00fcnnet anlay\u0131\u015f\u0131 ile Mutezile ve baz\u0131 Hanefi ve Maliki usul-i f\u0131k\u0131h\u00e7\u0131lar\u0131n\u0131n &#8211; yukar\u0131da i\u015faret edilen \u0130slam d\u00fc\u015f\u00fcncesinin gelenekle\u015ftirilmesi\/ rivayetle\u015ftirilmesi ve S\u00fcnnet\u2019in hadisle\u015ftirilmesi s\u00fcreci \u00f6ncesindeki anlay\u0131\u015fa yak\u0131n duran &#8211; S\u00fcnnet anlay\u0131\u015flar\u0131 aras\u0131ndaki gerilim daima mevcuttu. F\u0131kh\u0131n kayna\u011f\u0131 olarak S\u00fcnnet-hadis kavramlar\u0131n\u0131n mahiyet ve stat\u00fcleri meselesi, M\u00fcsl\u00fcmanlar aras\u0131nda S\u00fcnnet ve Hadis\u2019in Kur\u2019an ile olan kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 hermen\u00f6tik ili\u015fkisi meselesini, \u00f6zellikle de S\u00fcnnet\u2019in Kur\u2019an gibi vahyin bir par\u00e7as\u0131 olup olmad\u0131\u011f\u0131 meselesini g\u00fcndeme gelmi\u015ftir. \u015eayet bu soruya m\u00fcspet cevap verilecek olursa, bunun anlam\u0131 S\u00fcnnet\u2019in (ve dolay\u0131s\u0131yla Hadis\u2019in ve Ehl-i hadis\u2019in) f\u0131k\u0131h ve teolojinin ba\u011f\u0131ms\u0131z ve kendi kendine yeterli kayna\u011f\u0131 olarak istihdam edilebilece\u011fi, ayr\u0131ca tefsir\/\u015ferh ama\u00e7l\u0131, hermen\u00f6tik me\u015fru bir enstr\u00fcman olarak kullan\u0131labilece\u011fidir. (s. 5). Konuyla ilgili olarak vahy-i metluvv ve \u011fayr-\u0131 metluvv\u00a0 ayr\u0131m\u0131\u00a0 da \u00f6zde de\u011fil \u015fekilde yap\u0131lm\u0131\u015f bir ayr\u0131m olup, Kur\u2019an ibadet ve dindarl\u0131k ama\u00e7l\u0131 olarak \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc korurken, S\u00fcnnet\u2019e de f\u0131k\u0131h alan\u0131nda Kur\u2019an\u2019a denk bir stat\u00fc bah\u015fetmektedir. Kur\u2019an\u2019\u0131n lafz\u0131 ve emirleri ilahi kaynakl\u0131 iken, S\u00fcnnet\u2019in i\u00e7eri\u011fi g\u00fcvenilirlik vasf\u0131na haiz ise de laf\u0131zlar tahriften korunmu\u015f de\u011fildir. Fakihlerin \u00e7o\u011fu \u201c S\u00fcnnet Kitap \u00fczerinde belirleyicidir ama Kur\u2019an S\u00fcnnet \u00fczerinde belirleyici de\u011fildir.\u201d ; \u201cKur\u2019an\u2019\u0131n m\u00fccmel olan y\u00f6nlerini S\u00fcnnet a\u00e7\u0131kl\u0131\u011fa kavu\u015fturur, muhtasar olan y\u00f6nlerini de o g\u00f6sterir \u201d derler ve s\u00fcnnet-hadise vahiy benzeri bir stat\u00fc vererek, onun Kur\u2019an\u2019\u0131n umumu tahsis edebilece\u011fini, hatta baz\u0131lar\u0131 Kur\u2019an\u2019\u0131 nesh edebilece\u011fini ileri s\u00fcrerler. \u00d6zetle S\u00fcnnet\/Hadis gerek Kur\u2019an hermen\u00f6ti\u011finde gerekse usul-i f\u0131k\u0131hta me\u015fru hermen\u00f6tik bir ara\u00e7 haline gelmi\u015ftir. Bu da ya ana ak\u0131m klasik \u0130slam\u2019da oldu\u011fu gibi sahih hadis \u015feklinde ya da Mutezile, Hanefi ve Malikilerde oldu\u011fu gibi m\u00fctevatir s\u00fcnnet veya ameli s\u00fcnnet (sunna mutevatira \u2013 sunna ameliyye) \u015feklinde olmu\u015ftur. Keza usul-i f\u0131k\u0131hta m\u00fcstakil bir kaynak haline gelmi\u015f, Kelamda ise bu daha d\u00fc\u015f\u00fck bir oranda ger\u00e7ekle\u015fmi\u015ftir. \u00d6zetle B\u00f6l\u00fcmler Siret ve Tarih Kitaplar\u0131n\u0131n Analizine dayal\u0131 olarak \u0130slam\u2019\u0131n \u0130lk \u00dc\u00e7 Asr\u0131nda S\u00fcnnet Kavram\u0131 Nicolet Boekhoff -van der Voort Birinci b\u00f6l\u00fcmde Nicolet Boekhoff-van der Voort, \u0130slam\u2019\u0131n ilk \u00fc\u00e7 y\u00fczy\u0131l\u0131nda tarih ve siret kitaplar\u0131ndaki S\u00fcnnet kavram\u0131n\u0131n mahiyeti ve anlamlar\u0131 \u00fczerine detayl\u0131 ve mukayeseli bir ara\u015ft\u0131rma ger\u00e7ekle\u015ftirmi\u015ftir. Bulunan en ilgin\u00e7 sonu\u00e7 bu kaynaklardaki sekiz s\u00fcnnet kullan\u0131m\u0131n\u0131n d\u00f6rd\u00fcn\u00fcn peygambere izafe edilerek \u201cAllah\u2019\u0131n Kitab\u0131 ve Peygamber\u2019in S\u00fcnneti\u201d kal\u0131b\u0131 i\u00e7erisinde kullan\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131d\u0131r. Bu d\u00f6neme ait en ge\u00e7 kaynaklarda ise S\u00fcnnet olduk\u00e7a de\u011fi\u015fik \u015fekillerde kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Nicolet, \u0130slam ulemas\u0131n\u0131n S\u00fcnnet\u2019in gelecek nesillere aktar\u0131m\u0131nda s\u00f6zl\u00fc ve yaz\u0131l\u0131 gelenek yan\u0131nda , \u201c\u0130slam toplumu\u201dnun da bilhassa uygulamalar konusunda bir ravi gibi aktar\u0131m arac\u0131 i\u015flevi g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcne dikkat \u00e7ekmektedir (s.14). Ona g\u00f6re H.II yy son \u00e7eyre\u011fine kadar S\u00fcnnet terimi sadece Peygamber\u2019in S\u00fcnneti anlam\u0131nda kullan\u0131lmay\u0131p, onun yan\u0131nda a) Sahabe ve bilhassa d\u00f6rt halifenin S\u00fcnneti, b) Uygulanagelen, ge\u00e7erli\u00a0 S\u00fcnnet (Sunna m\u00e2diya), c) Fukaha\u2019n\u0131n S\u00fcnneti(Sunnetu\u2019l-Fukah\u00e2) anlamlar\u0131nda da kullan\u0131l\u0131yordu(s.15). Meir Brawmann\u2019a g\u00f6re \u0130slam \u00f6ncesinde de \u0130slam\u2019da da S\u00fcnnet bireyler \u2013 yani bir birey olarak Hz. Peygamber &#8211; taraf\u0131ndan ihdas edilen bir \u015fey olup, bir gurup taraf\u0131ndan s\u00fcnnet ihdas\u0131 s\u00f6z konusu de\u011fildi. Hatta sonraki d\u00f6nemlerdeki baz\u0131 uygulamalar\u0131n S\u00fcnnet olarak kabul edilmesi bile, asl\u0131nda bu toplumsal uygulamalar\u0131n Peygamber \u00f6rnekli\u011fine dayand\u0131\u011f\u0131 \u201cvarsay\u0131ld\u0131\u011f\u0131ndan\u201dd\u0131r. \u00d6zetle Brawmann, Schaht\u2019\u0131n Nebevi S\u00fcnnet\u2019in sonraki nesiller taraf\u0131ndan ihdas edilip, daha sonra geriye yans\u0131t\u0131l\u0131p Peygamber\u2019e izafe edildi\u011fi iddias\u0131na kat\u0131lmaz. Patricia Crone ve Martin Hinds Schaht\u2019\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne kat\u0131lsalar da, S\u00fcnnet kavram\u0131n\u0131n normatif davran\u0131\u015f \u00f6rnekleri olarak \u0130slam \u00f6ncesine dayand\u0131\u011f\u0131nda Meir Brawmann ile hem fikirdirler. Ancak onlar\u0131n \u00fc\u00e7\u00fc de Peygamberin \u00e7evresinin Peygamber\u2019i dinde normatif davran\u0131\u015flar\u0131n ye\u011fane kayna\u011f\u0131 olarak g\u00f6rd\u00fckleri \u015feklindeki, daha sonralar\u0131 \u0130slam ulemas\u0131n\u0131n savundu\u011fu g\u00f6r\u00fc\u015fe kat\u0131lmamaktad\u0131rlar. Emevi d\u00f6neminin son \u00e7eyre\u011finde Peygamber s\u00fcnnet\u2019i halifelerin s\u00fcnnetinden ayr\u0131 ve ona alternatif bir kavram haline geldi. Ancak bu geli\u015fme \u0130slam ulemas\u0131n\u0131n benimsedi\u011fi fakat Emevi saray\u0131n\u0131n ve sarayda g\u00f6rev yapanlar\u0131n onaylamad\u0131\u011f\u0131 bir geli\u015fmeydi. Emevilerden sonra gelen Abbasi hanedan\u0131,\u00a0 imparatorlu\u011fu Kur\u2019an ve S\u00fcnnet\u2019e g\u00f6re y\u00f6netece\u011fini iddia etti. Ancak burada bile S\u00fcnnet hala, iyi, g\u00fczel, hay\u0131rl\u0131 veya kabul edilen uygulamalar anlam\u0131ndayd\u0131. H.II yy. ortalar\u0131nda hadislerde ifadesini buldu\u011fu \u015fekliyle S\u00fcnnet, f\u0131kh\u0131n ba\u011f\u0131ms\u0131z bir kayna\u011f\u0131 haline geldi. Crone ve Hinds\u2019in iddias\u0131na g\u00f6re bu yeni geli\u015ftirilen s\u00fcnneti ya da yeni s\u00fcnnet kavram\u0131n\u0131 ilk defa konu\u015fmalar\u0131nda kullanan halife el-Mehdi idi. H.II. yy sonlar\u0131na do\u011fru S\u00fcnnet \u0130slam ulemas\u0131 taraf\u0131ndan, hadislerde ifadesini bulan mahdut say\u0131daki kurallar manzumesiyle s\u0131n\u0131rl\u0131 bir hale getirildi. Abbasi halifelerinin art\u0131k yeni bir&#8230;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_monsterinsights_skip_tracking":false,"_monsterinsights_sitenote_active":false,"_monsterinsights_sitenote_note":"","_monsterinsights_sitenote_category":0,"footnotes":""},"categories":[8],"tags":[],"class_list":["post-587","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-yazilar"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/587","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcomments&post=587"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/587\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":588,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/587\/revisions\/588"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fmedia&parent=587"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcategories&post=587"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.hayrikirbasoglu.net\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Ftags&post=587"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}